Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mirasçı hangi davayı açmalıdır?

Yanıt
Old 13-06-2007, 17:43   #1
nergiskaragulle

 
Varsayılan Mirasçı hangi davayı açmalıdır?

Muris torununa diğer saklı paylı mirasçıların hakları ihlal edilmeyecek şekilde vasiyetname ile ev bırakmış.Mirasın açılmasına karar verilmiş,şimdi evi alabilmesi için mirasçının hangi davayı açması gerekir?
Old 13-06-2007, 19:27   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Konuyla ilgili karar

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/6353
K. 2003/7765
T. 28.5.2003
• MUAYYEN MAL VASİYETİNİN İFASI TALEBİ ( Menkullerin Musalehe Teslimi Gayrimenkullerin Onun Adına Tapuya Tesciliyle Olacağı )
• TAPUYA TESCİL ( Muayyen Mal Vasiyetinin İfası Menkullerin Musalehe Teslimi Gayrimenkullerin Onun Adına Tapuya Tesciliyle Olacağı )
• VASİYETNAMENİN İFASI TALEBİ ( Ayni Bir Hak Olmayıp Şahsi Alacak Hakkı Niteliğinde Olduğu - Vasiyeti İfa İle Mükellef Olanların Mal Vasiyetini İfa Etmemeleri Durumunda Vasiyet Lehdarı TKM’nin 541. m. Gereğince Vasiyet Olunan Malı İsteyebileceği )
• MAL VASİYETİNİN İFA EDİLMEMESİ ( Vasiyeti İfa İle Mükellef Olanların Mal Vasiyetini İfa Etmemeleri Durumunda Vasiyet Lehdarı TKM’nin 541. m. Gereğince Vasiyet Olunan Malı İsteyebileceği )
743/m.541,556
4722/m.17
ÖZET : Davada muayyen mal vasiyetinin ifası talep edilmiştir. Muayyen mal vasiyetinin ifası ( TKM md. 541 ); menkullerin musalehe teslimi gayrimenkullerin onun adına tapuya tesciliyle olur. Vasiyete konu taşınmazın tapu kaydı getirtilmeden; vasiyetin ifası olanağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik tahkikatla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Muayyen mal vasiyetinde, lehine mal vasiyet edilenin, vasiyet olunan malı, vasiyet borçlularından, talep etme hakkı ( vasiyetnamenin ifasını istemesi ), ayni bir hak olmayıp şahsi alacak hakkı niteliğindedir. Vasiyeti ifa ile mükellef olanların, mal vasiyetini ifa etmemeleri durumunda, vasiyet lehdarı; Türk Kanunu Medenisinin 541. maddesi gereğince vasiyet olunan malı isteyebilir. Vasiyet lehdarının, mal vasiyetini kabul etmemesi ( TKM. md 556 ) ifayı isteme hakkından feragat niteliğindedir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. ( 4722 S.K. md.17 )

1- Davada muayyen mal vasiyetinin ifası talep edilmiştir. Muayyen mal vasiyetinin ifası ( TKM md. 541 ); menkullerin musalehe teslimi gayrimenkullerin onun adına tapuya tesciliyle olur. Vasiyete konu taşınmazın tapu kaydı getirtilmeden; vasiyetin ifası olanağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik tahkikatla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2- Muayyen mal vasiyetinde, lehine mal vasiyet edilenin, vasiyet olunan malı, vasiyet borçlularından, talep etme hakkı ( vasiyetnamenin ifasını istemesi ), ayni bir hak olmayıp şahsi alacak hakkı niteliğindedir. Vasiyeti ifa ile mükellef olanların, mal vasiyetini ifa etmemeleri durumunda, vasiyet lehdarı; Türk Kanunu Medenisinin 541. maddesi gereğince vasiyet olunan malı isteyebilir. Vasiyet lehdarının, mal vasiyetini kabul etmemesi ( TKM. md 556 ) ifayı isteme hakkından feragat niteliğindedir. Vasiyet lehdarı olan davacı Hatice'nin vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyadaki beyanının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de doğru görülmemiştir. Bu yönün gözetilmemesi de bozma sebebi sayılmıştır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 28.05.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 14-06-2007, 00:05   #3
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini isteyebilir ki, Sayın Ergin, bu hususu emsal karara dayalı olarak açıklamış bulunmaktadır. Cevaba katılmakla birlikte, konunun diğer bir yönünün de değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. ( Olayın Türk Medeni Kanunu hükümlerine tabi olduğu varsayımı ile aşağıda TMK hükümlerine yer verilmiştir.)

Vasiyet alacaklısının dava hakkı, yasal mirasçıların mirası kabul ettiği ya da red hakkının düştüğü tarihte doğar. Daha önce doğmaz. Vasiyetname vasiyet alacaklısı tarafından biliniyorsa, yasal mirasçılara karşı olan dava hakkının doğacağı tarihe kadar da, vasiyet alacaklısı yararına başka bir müracaat yolu da vardır. Çoğu zaman koruma önlemleri açısından bu müracaat yolunun kullanılması zaruridir. Bu müracaat yolunu şöyle izah edebiliriz :

Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamesinin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslim edilmesi zorunludur. ( TMK m.595/1 )

Sulh hakimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhal inceler, gerekli koruma önlemlerini alır; olanak varsa ilgilileri dinleyerek, terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar verir. ( TMK m.595/3 )

Uygulamada, gerekli tedbirler alındıktan sonra, talep üzerine, vasiyet alacaklısının haklarının korunması açısından, genellikle resmen idareye geçilmektedir.

Terekeyi resmen yöneten sulh hakimi veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle yükümlüdür.( TMK m.593 )

TMK m.593 hükmünün 1.fıkrasının 5. bendi ise, Terekeyi resmen yöneten Sulh Hakimine ya da Tereke Yöneticisine, “ mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin, sulh hakiminin izni ve asliye hakiminin onayı ile yerine getirilmesi “ yükümlülüğünü düzenlemektedir.

Olayda, saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarının zedelenmediği belirtilmesi nedeniyle, ( başlangıçtan itibaren koruma önlemlerinin alınabilmesine de olanak sağladığından ) Sulh Hakimi'nin izni üzerine, vasiyetnamenin tenfizi – yerine getirilmesi – onay davasının daha uygun olabileceği kanısındayım.

Saygılarımla.
Old 14-06-2007, 10:09   #4
nergiskaragulle

 
Varsayılan

Yardımlarınız için teşekkürlerimi sunarım,saygılar..
Old 18-10-2007, 14:26   #5
Av.Ebru Caner

 
Varsayılan vasiyetname

vasiyetnamenin açıldığı duruşmada vasiyetnameye taraflardan hiç biri itirazda bulunmadı, bu durumda vasiyette yazan gayrımenkullerin lehlerine bırakılan şahıslara tapularının verilmesi için neler yapılması gerekiyor? yani bundan snr ki aşama nedir? teşekkürler
Old 18-10-2007, 14:48   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ebru Caner
vasiyetnamenin açıldığı duruşmada vasiyetnameye taraflardan hiç biri itirazda bulunmadı, bu durumda vasiyette yazan gayrımenkullerin lehlerine bırakılan şahıslara tapularının verilmesi için neler yapılması gerekiyor? yani bundan snr ki aşama nedir? teşekkürler

Sayın Av.Ebru Caner,

Sağ üst köşede bulunan "Forum İçi Arama" butonunu tıkladığımda şimdi bulunduğunuz forumu gördüm ve mesajınızı buraya taşıdım. Benzer forumlar bulunmaktadır. Bu forumda yanıt bulamazsanız, onlara da bir göz atın derim.

Saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
davayı hangi acenteye yöneltmeliyim sarissa Meslektaşların Soruları 8 18-08-2014 00:38
mirasçı muvazası(çok acil) flamelegal Meslektaşların Soruları 1 21-05-2007 20:03
Hangi Davayı Açmalıyım? Emin GÜNEŞ Meslektaşların Soruları 3 26-10-2002 17:34


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10070395 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.