Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Müvekkilden para nasıl istenir?

Yanıt
Old 02-01-2008, 14:03   #31
ali ekmekçi

 
Varsayılan

sn.maydin en önemli konuyu şimdiden çözümleme uğraşı içinde olmanız bile geleceğinizin ne kadar parlak olduğuna işarettir ha gayret doğru yoldasınız
Old 17-01-2008, 12:33   #32
avukat-21

 
Varsayılan

Tüm meslektaşlarımın yorumlarını okuyamadım AMA para istemek ve tahsil etmek çoğu meslekte bu ekonomik koşullarda bence zor....MESELE NE BİLİYORMUSUNUZ?
Mesele şu ki;Ücret konusunda tüm hukukçuların gizli bir işbirliği olmalı ama maalesef bizim meslekte tam tersi mevcut ve müvekkil haklı olarak hep kazık mı yiyorum düşüncesinde...Siz hiç bir doktora gittiğinizde ücret ödemeden muayene olabildiniz mi? Çünki DR'lar bu işi güzel başarmış herkez biliyorki dr'a gidince para ödeyecek...Bence bizim meslekte de herkez bilmeli ki ofiste sözlü danışmanın-çağrı üzerine gidilen yerdeki danışmanın dahi ücrete tabi olduğunu NASIL MI? Tüm meslektaşlarım bir - iki müvekkilini kaçırma pahasına bu bedeli talep ettiğinde,müvekkil "Ha demek ki bu iş paralıymış" desin...Üzgünüm hata tüm hukukçularda müvekkilde değil...
Old 19-01-2008, 23:26   #33
avukat152

 
Varsayılan

Arkadaşlar, yazdıklarınızı özetler ve hislerinize tercüman olur diye düşündüm


Sorununuz hukukî olsun veya olmasın bize her yer ve saatte danışabilirsiniz.
• Her birimiz milyonlarca kanun maddesini, hatta yönetmelikleri ezbere biliriz.
• Biz uyumayız, aile düzenimiz yoktur. O nedenle bizi haftanın her gün ve saatinde aramaktan çekinmeyin. Neresi olursa atlar geliriz.
• Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği tarafından “danışma ücrete tabidir” denilse de inanmayın. Doktorların muayene ücretini mutlaka ödeyiniz ama bizim, yılların bilgi birikimine dayanarak da olsa, sadece iki cümle kurmak için para almamız, hele ki falanca dostumuzun göndermiş olduğu sizden hiç mümkün değildir.
• Dava masraflarını cebimizden yaparız. Siz bir de bunu dert etmeyin. Allah’ın Avukatlara özel olarak para gönderdiğini hepiniz biliyorsunuz. Türkiye’de Allah bu yardımı başka hiçbir meslek mensubuna yapmaz.
• Dava harçlarının yüksek olması durumunda, bilirkişi ücretini fahiş bulduğunuzda yine bize kızıp söylenebilirsiniz. Çünkü Yasama organındakiler işi bize bıraktığından bunları biz belirliyoruz.
• Dava aşamasında biz avukatınız olsak bile, mutlaka bildiğiniz tüm avukat, emekli hâkim, zabıt katibi ve hatta başından buna benzer bir dava geçmiş olan tüm dostlarınıza ve bakkala danışıp bize iletin. Onların fikirleri bizim için çok önemli. Nasıl olsa işinizi bedava yaptığımız için hiç olmazsa hukukî bilgileri alalım sizden.
• İşin başlangıcında, size davanızın kazanılmasının çok zor olduğunu, hatta haksız olduğunuzu söylemiş olsak bile, dava kaybedildiğinde bu gene de sadece bizim suçumuzdur.
• Siz adam öldürmüş olabilirsiniz, ama beraat kararı alamayan avukat hatalıdır.
• Boşanma davanıza bakıyorsak eğer, bizi saat başı arayıp konu ile ilgili veya ilgisiz son gelişmeleri lütfen bildirin. Kayınvalidenizin görümcenize dedikleri, sabahı beklemeyecek kadar acildir bizim için.
Old 20-01-2008, 18:54   #34
Av.Barış

 
Varsayılan

Arkadaşlar bu konuda bütün herkesin mütabakata varmaları gerekmektedir.Ücret kesinlikle ve kesinlikle işin başlangıcında alınmalı!
Yoksa sonradan mutlaka sorun çıkıyor.Bilindiği üzere müvekkiller kendi aralarında anlaştıkları zaman ilk yapılan iş Avukatı aradan çıkarmak oluyor.
Asgari ücret yeniden ve daha çağdaş bir şekilde hazırlanmalı.bazen yıllar süren bir davada vekalet ücreti 300-500 YTL olmamalı.
Bunları çoğlatmak mümkün.Hep kendi aleyhimize işler yapıyoruz.Asgari ücret tarifesinde bunu gördük.
Old 20-01-2008, 21:30   #35
üye8180

 
Varsayılan

Adliye koridorlarında otururken, yanıbaşımda oturmakta olan insanların, biraz önce duruşmadan çıkmış avukatları hakkında konuştuklarını her duyduğumda sarsılırım dersem yeridir. ' Bizim avukat yaramaz, duruşmada hiç konuşmadı ' diyeni mi ararsınız, ' O kadar para verdik ne yaptı bugüne kadar ' diyeni mi ararsınız, ' Şikayet edeceğim ' diyeni mi ararsınız. Bu insanların, hem de avukat cübbem sırtımda olduğu halde, çekinmeksizin meslektaşıma atıp tutmalarını dinledikçe, bırakın mesleki duruşum, yardımsever, sevgi dolu insani duruşum hakkında ' acaba çok mu iyiniyetli, safım ben ' diye düşünerek sorgulama yapmaktan kendimi alamıyorum. O anlarda adliye koridorunda yanıma usulca yaklaşıp benden birşeyler öğrenmek için ' bir soru sorabilir miyim ' diyen insanlara ' hayır soramazsınız ' diye cevap vermekten kendimi alamıyorum. Bu cevabımı duyunca, söylene söylene gitmelerini ' avukat olmuşlar ama insana bir cevap vermiyorlar, aslında vermek zorundalar bunlar ' diyerek sitemlerini duyuyorum ve diyorum ki kararlılıkla ' evet herşeyin bir bedeli olmalı. Ne alırsam bedelini, fiatını, ücretini ödemiyor muyum ? İnsanlık başka mesleki profesyonellik başka. Parasını almadan kimseye ağzımı açmak, onların sorunları ile beynimi yormak zorunda değilim ' Büro kapımı açıp kafasını uzatan herkese de aynı şeyi söylüyorum kararlılıkla. ' Danışma ücrete tabidir '
Old 20-01-2008, 23:33   #36
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

[quote=maydin]Benim sorunum büroma gelen ve hukuki yardım isteyen insanlardan para istemek... quote]

Bunun kitabı olmadığı için,yaşadıkça öğreniliyor.tecrübe gibi..
Old 21-02-2008, 16:02   #37
av.taydin

 
Varsayılan

Saygıdeğer Meslektaşlarım,
Bu konu hepimizin karşı karşıya kaldığı, üstesinden gelmek zorunda olduğu bir konu. Ben de meslekte yeniyim. Ofisim bir handa ve her gün hiç gelmese bir iki kişi kapımı çalıyor. Çoğunun elinde bir kağıt, dillerinde "bişey soracaktık da" cümlesi. Benim verdiğim iki cevap var, canım hangisini söylemek istiyorsa onu söylüyorum. Bunlar; "1-) randevunuz var mı? randevusuz kabul etmiyoruz! 2-) danışma ücrete tabi" ikisi de çok önemli hususlar bence.
Bir keresinde kapıya gelen iki kişi randevusuz kabul etmediğimizi duyunca çok şaşırmışlardı. birbirlerine şaşkın şaşkın bakışmışlar ve randvu mu?nasıl ? demişlerdi. ben de "burası bakkal dükkanı mı? doktora giderken randevu almıyor musunuz? avukat burda her daim sizi mi bekleyecek?" demiştim. tabii suratlarındaki şaşkınlık yapışmış bir vaziyette gittiler.
Danışmanın ücretli olduğunu söylediklerim de birşey soracaktık diye ısrar ediyorlar genelde. Reklamlardaki "şu kadarcık birşey" gibi onların soracağı "bir şey" aslında. Soracakları şey önemsizse niye kapı kapı dolaşıyorlar, önemliyse niye para karşılığı olduğuna şaşırıyorlar hala anlayabilmiş değilim.
Aynı ofisi paylaştığım benden kıdemli arkadaşlarıma bunları anlattığımda ise " sen ya çok iyi paralar kazanacaksın, taviz vermeden işini yapacaksın ya da daha çoookk aç kalacaksın" diyorlar.
Eş, dost, akraba dahi olsa dava sözkonusu olduğunda baronun tarifesindeki rakamın altında bir rakam söylemiyorum.
sözün özü:
1- kapıya gelen kişiden emeğimin karşılığını almayacaksam boşuna zaman harcayıp kafa yormama gerek yok. geçer bilgisayar başına boş zamanımı bir şekilde geçiririm.
2- bir avukatın bürosuna giderken insanlar nereye gittiğinin farkında olmalı insanlar
3- aç kalma pahasına da olsa gelenlere avukatın müsait olduğu saatte ofisime gelebileceklerini ve bu ofiste konuşulan herşeyin bir bedeli olduğunu bir gün öğreteceğim
4- yukarıdaki 3 maddeyi de çöpe atıp evimin kadını olacağım
Old 26-02-2008, 22:22   #38
av.halil canda

 
Varsayılan

aslında her vatandaşın bir avukatlık sigortası olmalı ve parayı bu sigortadan almalıyız hAKsız ıyım
Old 26-02-2008, 23:58   #39
ayhakan

 
Varsayılan

Aslında mevzubahis sorunun cevabı çok karmaşık; para istemenin iyi Avukat olmakla ilk anlamda bir ilgisinin olduğunu söylemek yanlıştır diyemiyorum. Zaman içinde edindiğimiz ve üstadlarımızın bize aktardıkları gösteriyor ki; para istemenin ötesinde "parayı alabilmek" daha güçtür. İsteyenin bir yüzü vs.. Geldiğiniz yerel kültür, avukata ve avukatlığa bakış açınız diye onlarca etken başlık sayılabilir. Ama bazı meslektaşlarımın değindiği gibi kapında iyi bir araban, iyi döşenmiş ofisin, sağda solda borazanlığını yapan bir kaç tacir dostun varsa onlar zaten doğru adreste olduğuna inanıp işin para kısmından çok, hızlı çözülüp çözülemeyeceğini soruyorlar. Saygılar sunar iyi açlışmalar dilerim.
Old 11-03-2008, 13:56   #40
Kemal Yıldırım

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ferda AYDIN
Önce bir kitabevine gideceksiniz. Kevın HOGAN'IN etkileme sanatı üzerine "İstediğiniz kişiye 8 dakikada nasıl evet dedirtirsiniz" adlı kitabını alıp okuyacaksınız. Ben şu anda okuyorum. öneririm.

Kitabı dün aldım en kısa zamanda okuyacağım Teşekkürler.

Saygılarımla..
Old 11-03-2008, 21:47   #41
üye18721

 
Varsayılan

Müvekkilerden para istemek her ne kadar zor olsa da bu meseleyi son zamanlarda şöyle halletmeye çalışıyorum.Baro Asgari Ücret tarifesini müvekkil gelmeden önce masaya koyuyorum, geldikten sonra,yapılmasını istediği meselenin asgari ücretini-Listeden okuyarak- ne kadar olduğunu belirtiyorum bu surette uygun bir fiyatta anlaşıyoruz.
Bu konuda eskisi gibi tutuk değilim,daha özgüvenli olarak ücreti söylüyorum,meseleye beğenmeyen gider mantığıyla bakıyorum.
Old 12-03-2008, 17:59   #42
Av. O. TEKGUL

 
Varsayılan

Sanırım para isteyememek biraz iş kaçırma kaygısından kaynaklanıyor. şahsen mesleğin başlarında bu hataya çok düştüm. Zamanla aşılabilecek bir durum.
müvekkillerden yenen kazıklarla profesyonelleşme(para isteme yönünden)arasında doğru orantı olduğunu düşünüyorum.
Tüm meslektaşlara bol kazançlı günler dilerim.
Old 13-03-2008, 17:49   #43
cesur_yürek

 
Varsayılan

Müvekkiller genellikle avukatın yaptığı hukuki yardımın karşılığı olmadığını düşündükleri için para vermeye yatkın davranışlar içerisinde bulunmazlar.Bu hususu, biz avukatların müvekkillere aşılamamız gerekmektedir.Her avukat yaptığı işin karşılığını alırsa ; Toplum şu bilinci benimseyecektir : Avukatın yaptığı hukuki yardımın karşılığı vardır ve vekalet ücretinin verilmesi gerek diye düşenecektir.Gayet tabi Bu konuda avukatların görüş ve eylem birliği içerisinde bulunması gerekmektedir.Mesela 1 meslektaşımız danışma ücreti istiyorsa 5 meslektaşımız istemiyorsa bu sorun çözülmeyecektir.5 meslektaşımızın da danışma ücreti istemesi müvekkilerde şu bilinci yataracaktır : '' Ben hukuki sorunumla ilgili avukat bürosuna gider ve avukatla yazılı veya sözlü danışma yaparsam bu danı
şmanın karşılığı olan danışma ücretini ödemek zorundayım'' şeklinde düşünür ve danışma ücretini öder.

Konuyla tam olarak ilgili olmasa da yararlı olacağını düşündüğüm ve bu bağlamda kendimden alıntı yaptığım yazı.

Alıntı:
Yazan cesur_yürek
Avukatlık kanununda : avukatlık bir yönüyle serbest meslek icra etmek ve bir yönüyle kamu hizmet görmek ibaresiyle tanımlanmış olsa da pratik yaşamda avukatlığın serbest meslek yönü çok daha fazla bir şekilde ön plana çıkmaktadır.CMK hizmetinin karşılığının zamanında ve düzenli alınamaması ,CMK tarifesinin günün ekonomik koşullarına uymaması serbest meslek yönü daha ağır basan avukatın mesleğini icra etmesini zorlaştırmaktadır.Gayet tabii ,CMK hizmetinin işleyişi düzeltilse bile ; salt CMK hizmetinin getirisiyle avukatın yaşamını sürdürebilmesi ve mesleğini icra edebilmesi mümkün görünmemektedir.Kanaatimce ,Mesleğimizin hak ettiği yerde olabilmesi için yine biz avukatların mesleğimize sahip çıkması ve bu yönde somut adımlar atmasına bağlıdır. Mesleğimizin hak ettiği yere gelebilmesi için şunlar yapılabilir ya da yaptırılması için çaba sarf edilebilir : Arzuhalciliğin kaldırılması için gerekenlerin yapılması , Davaların avukatsız görülmemesi benimsenmesi için gereken girişimlerin yapılması , CMK paraları düzenli ödenmesi ve günün ekonomik koşullarına göre iyleştirilmesi için gerekenlerin yapılması ,Müvekkillerden alınacak vekalet ücreti konusunda ,baroların verdiği tavsiye niteliğindeki ücret tarifesini tüm meslektaşlar uygulaması , Yine danışma görevine sahip avukatların iş sahibiyle yaptığı danışmalardan ücret alması tabii bunun tüm meslektaşlar tarafından uygulanması ,Adli yardım ücret tarifesinin günün ekonomik koşullarına göre iyileştirilmesi vs..
Old 14-03-2008, 13:24   #44
askeplion

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarımın affına sığınarak bir fıkra anlatmak istiyorum, para böyle alınır;

Korsanlar bir uçak dolusu avukatı kaçırıp fidye görüşmelerine başlamışlar. Pazarlık olarak da istedikleri fidye verilmezse her saat başı bir avukatı serbest bırakacaklarmış.
Old 14-03-2008, 17:09   #45
Av.Ahmet DELİKANLI

 
Varsayılan Neden böyle sorunlar yaşanıyor!

Avukat olamadım ,fakat görüyorum ki ücret tarifesi sadece lafta klamış olan bir tarihe!Rafa kaldırılmış, kenarda, kıyıda, kösede duruyor.Keşke hersey koyulan kurallar kadar gerçeği yansıtsa.Bu hakkında kendi forumum da bile konu açmış durumdayım.Gerçekten çok büyük bir sorun haline gelmiş ve bir daha da dönülmeyecek gibi.Nedense meslektaşlarımızda da müşteri kaybetme endişesi,akraba,yakın dost ''bunlardan para isteyemem'' düşüncesi insanı daha da kahrediyor.Ben de aynı korku içindeyim...
Old 17-03-2008, 10:24   #46
cesur_yürek

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Adelkan_55
Nedense meslektaşlarımızda da müşteri kaybetme endişesi,akraba,yakın dost ''bunlardan para isteyemem'' düşüncesi insanı daha da kahrediyor.Ben de aynı korku içindeyim...

Sayın meslektaşım ,Siz istediğinizi yazmak da gayet tabii özgürsünüz ; fakat müşteri ibaresi yerine müvekkil ibaresi kullanılırsa daha doğru olur kanaatindeyim.
Old 17-03-2008, 19:07   #47
ahz

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım
üç yıldır tek başıma çalışıyorum.Üç yıldr vekalet ücreti almakta zorlanmadığım müvekkil sayısı çok az. Neyse ki çok çabuk kazık yemeye başladım, kısa sürede her müvekkille(baban dahi olsa) sözleşme imzalamayı huy edindim. Tabii ki getirsinler koysunlar önüme en güzeli ama sözleşme ile eninde sonunda o para alınıyor. Hatta bu avukat parasını inatla alıyor deyip icra takibi getirenleri bile var
Son dönemde de ben bir şey soracaktım diye gelenlere, kimliğinizi alayım diyorum. Neden deyince fatura keseceğim ondan lazım deyince zaten para verme niyeti olmayanlar o an kayboluyor. Niyeti olandan da belki emeğimin karşılığı değil kimi zaman ama muhakkak danışma ücreti alıyorum. Çünkü kimse bana bu aylık büroda bedava otur, bu da bizden olsun demiyor...
Old 17-03-2008, 21:41   #48
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan maydin
Benim sorunum büroma gelen ve hukuki yardım isteyen insanlardan para istemek... Bir türlü bunu başaramıyorum. Ne yapmalıyım? Nasıl bir yol izlemeliyim? Özellikle üstatlardan ve üstadelerimden öneri bekliyorum.Saygılarımla.


Hemen koltugunuzun arkasındaki duvara "Danışma Ücretlidir" tabelasını asın (Bu psikolojik olarak, konu açıldığında (ya da bizarur açtığınızda) size konusmanızda haklılık elçisi olarak eşlik eder ve işinizi kolaylaştırır )

Ücretinizi istemek, suç veya ayıp değildir.Ayıp olan, emeğinizi değersiz görmek ve görülmesini ücret istemeyerek (ya da isteyemeyerek, farketmez), bilfiil kolaylaştırmaktır.

Karşınızdaki kişi sorununu anlatıktan sonra telaş içinde sizden sorununun yanıtını beklemekte iken, HF sıralarında okumuş olmanın adalet heyecanıyla yanıt bekleyenin yanıt ihtiyacını gidermeyin. Unutmayın ki, HF sıralarında okurken, avukat olduğunuzda sorun çözmek için okuduğunuzu ve getireceğinz çözümler sayesinde yaşamınızı kazanacağınızı öngördünüz. X şahsının bu öngörünüzü haksız çıkarmasına izin vermeyin.

Yine o HF sıralarında, bazen bir öğününüzü bir simit, ayranla geçiştirirken, yahut harçlıksız kalıp okula yaya gitmek zorunda kaldığınız, gecelerinizi bol kahveli uykusuz iklimlerde geçirdiğiniz mevsimleri, işte tam da şu an, size sorununu anlatıp, ivedi çaresini sağlamanızı bekleyen ve o vakitler adından bile (ve onun da sizin adınızdan, ümitvarlığınızdan ve kurtarıcılığınızdan), haberdar olmadığınız "Ayşe teyze, Mehmet efendi" için okumadınız.

İçinizden geldiği zaman ücretsiz vekilik yapabilirsiniz, ama unutmayın ki, bu yalnız sizin adalet perspektifiniz ve inisiyatifinizle, istisnai olandır.

Aslolan, ücretsiz danışmanlık dahi yapmamaktır.

Ücretinizin hak, müvekkilinizin de avukatının ücret hakkının kendi sorumluluğu olduğunu, önce siz kavradığınız ve aşamalarda bunu benimsetebildiğiniz takdirde, bunca diyaloğa dahi gerek kalmaksızın hakkınızı ister ve alırsınız, hatta bazen fikir/ücret teatisi anında karşılıklı gülümsemeniz bile mümkün olabilir

Saygılarımla...


*Tecrübe, tecrübe edilen olumsuzlukların bileşkesidir (Kimin sözü anımsamıyorum )
Old 17-03-2008, 21:57   #49
Av.Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Tabii işin benimsetme seçeneği, bazı bakış açıları karşısında çaresiz de kalabiliyor Unutamadıklarımdan:

-Av. hanım, senedi hemen işleme koyalım, takibi başlatalım.

-Tabii, hemen başlatalım. Masrafınız şu kadar.

-A nasıl yani, zaten param ödenmemiş, zarardayım, bir de masraf verip zararımı nemalandıracağım, siz verseniz olmuyor mu? Onu da siz karşılayıverin.

-Benim size borçlanmama sebep?
Old 18-03-2008, 13:56   #50
Av.Kaan

 
Varsayılan

Alıntı:
Benim sorunum büroma gelen ve hukuki yardım isteyen insanlardan para istemek... Bir türlü bunu başaramıyorum. Ne yapmalıyım? Nasıl bir yol izlemeliyim? Özellikle üstatlardan ve üstadelerimden öneri bekliyorum.Saygılarımla.
Ne parası?
Old 18-03-2008, 18:44   #51
carnerion

 
Varsayılan Bana kızmayın :)

Nereden duyduğumu hatırlamıyorum ama, belleğimin bir köşesinden çıktı.
"Avukatlık, gelen müvekkilin cebindeki parayı tahmin ve tahsil edebilme sanatıdır."
Bana ait değil sadece, duruma uyduğu için yazdım. Saygılarımla.
Old 25-03-2008, 23:34   #52
duyurucu1

 
Yeni Fikir ÇocuĞun Adini Koymadan Para Alinmaz

Alıntı:
Yazan avukatsamsun
Bırakın danışma ücreti, vekalet ücretini tahsil ederken bile zorlanıyor insan. bir defasında hayatımda ilk defa gördüğüm o tanımadığım tanıdıklardan biri geldi. vekaleti yaptırdı.dava ile ilgili evrakları da bıraktı. ben telefon numaramı da bırakayım dava ile ilgili bilgi verirsiniz dedi ve kapıya yöneldi. tüm enerjimi toplayarak gidiyorsunuz ama masraf ve vekalet ücreti ödemeniz gerekiyor dedim.çünkü daha önce bu konuyu konuşmaya çalışmıştım. aslında başka tanıdık avukat varmış da o bana gelmiş diye geçiştirmeye çalışmıştı. ama yine de şaşırdı. dava sonunda para alacağız ya o zaman alırsınız dedi, bu şekilde dava alamayacağımı söyledim.nazla vekalet ücretinin yarısını getirdi, bana paragözsün der gibi bakarak.
onca zorlanarak isteyebildiğiniz danışma ücretinde insanların avukata layık gördükleri para 5 - 20 YTL. arasında değişiyor. biz para isteyerek onlaraı utandırıyoruz, onlar ödedikleri para ile adeta bize hakaret ediyorlar.
fakat en azından insanlara avukata danışma ücreti ödenmesi gerektiğini öğretmek adına her defasında danışma ücreti istemeliyiz.
tabii ben de yapamıyorum bunu çoğu defa.

Sevgili Avukat Samsun,

Ben bu kadar avukatlık hayatımda hiç danışma ücreti alamadım desem yalan olmaz.Danışma ücreti hem toplumumuz tarafından benimsenmedi hem de avukatlar bu konuda taviz verdikleri için danışam ücreti diye bir uygulama pratikte yok.Bu tıpkı uygulaması olmayan kanun gibi.Önce bunu bilelim.Ve kendimizi de kandırmayalım.

Büroya gelen insanlar danışır fakat danışma ücreti ödemez.

Mesele danışan insanlara bilgi verecek miyiz?Eğer avukat danışan insana yol gösterirse yandı gülüm keten helva.danışan insan gider kendi dilekçesini kendisi yazar.Davasını da avukattan aldığı bilgiler ışığında açar.

Öğleyse yapılacak şey nedir?
1)Önce vekaletname alınacak.
2)Sonra çocuğun adı konulacak.Ne kadar peşin ,geri kalan ne zaman ödenecek.
3)Hadi diyelim bir miktar peşin verdiler bakiyesi bir türlü ödenmiyor.Ne yapılacak?
a)Müvekkile telefonla ihtar edilecek
b)İhtara rağmen para getirmedi
c)Davadan çekileceksiniz.Davadan çekileceğinizi daha önce müvekkile ihtar etmek gerek.

-Tabi en makbul olanı vekalet ücretini peşin almaktır.Yada henüz davanın başında almaktır.

İnsanlarda şöyle bir yargı var:Ne oldu yani avukatla bir iki saat konuştuk.Onun çayını kahvesini içtik.Avukat bir şey yapmadı ki.

Doktor,reçeteyi yazdığında ücrete hak kazanır.Avukat ise vekaletnamesini bir işleme taktığında ücrete hak kazanır.

Danışma ile avukat ücret alamaz.İnsanlarda vermez.

Selam ve sevgiyle kalın
Old 25-03-2008, 23:48   #53
duyurucu1

 
Varsayılan bizim "evinin erkeği olma "seçeneğimiz yok

Alıntı:
Yazan av.taydin
Saygıdeğer Meslektaşlarım,
Bu konu hepimizin karşı karşıya kaldığı, üstesinden gelmek zorunda olduğu bir konu. Ben de meslekte yeniyim. Ofisim bir handa ve her gün hiç gelmese bir iki kişi kapımı çalıyor. Çoğunun elinde bir kağıt, dillerinde "bişey soracaktık da" cümlesi. Benim verdiğim iki cevap var, canım hangisini söylemek istiyorsa onu söylüyorum. Bunlar; "1-) randevunuz var mı? randevusuz kabul etmiyoruz! 2-) danışma ücrete tabi" ikisi de çok önemli hususlar bence.
Bir keresinde kapıya gelen iki kişi randevusuz kabul etmediğimizi duyunca çok şaşırmışlardı. birbirlerine şaşkın şaşkın bakışmışlar ve randvu mu?nasıl ? demişlerdi. ben de "burası bakkal dükkanı mı? doktora giderken randevu almıyor musunuz? avukat burda her daim sizi mi bekleyecek?" demiştim. tabii suratlarındaki şaşkınlık yapışmış bir vaziyette gittiler.
Danışmanın ücretli olduğunu söylediklerim de birşey soracaktık diye ısrar ediyorlar genelde. Reklamlardaki "şu kadarcık birşey" gibi onların soracağı "bir şey" aslında. Soracakları şey önemsizse niye kapı kapı dolaşıyorlar, önemliyse niye para karşılığı olduğuna şaşırıyorlar hala anlayabilmiş değilim.
Aynı ofisi paylaştığım benden kıdemli arkadaşlarıma bunları anlattığımda ise " sen ya çok iyi paralar kazanacaksın, taviz vermeden işini yapacaksın ya da daha çoookk aç kalacaksın" diyorlar.
Eş, dost, akraba dahi olsa dava sözkonusu olduğunda baronun tarifesindeki rakamın altında bir rakam söylemiyorum.
sözün özü:
1- kapıya gelen kişiden emeğimin karşılığını almayacaksam boşuna zaman harcayıp kafa yormama gerek yok. geçer bilgisayar başına boş zamanımı bir şekilde geçiririm.
2- bir avukatın bürosuna giderken insanlar nereye gittiğinin farkında olmalı insanlar
3- aç kalma pahasına da olsa gelenlere avukatın müsait olduğu saatte ofisime gelebileceklerini ve bu ofiste konuşulan herşeyin bir bedeli olduğunu bir gün öğreteceğim
4- yukarıdaki 3 maddeyi de çöpe atıp evimin kadını olacağım

Sevgili Avukat taydın,

Hadi sen 4 üncü madde ile 3 üncü maddeyi çöpe attın ve evinin kadını olsun diyelim.

Bizim(erkek avukatların)evinin kadını olma şansları yok.Tam tersi evinin kadını olmuş kadını ve olası doğacak çocukları,besleme,barındırma,onlara kaliteli bir yaşam sunma görevleri var.Bu nedenle avukat olmak zor.Hele erkek avukat olmak daha da zor,diye düşünüyorum.

Selam ve sevgiyle kalın
Old 26-03-2008, 10:02   #54
av.taydin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan duyurucu1

Bizim(erkek avukatların)evinin kadını olma şansları yok.Tam tersi evinin kadını olmuş kadını ve olası doğacak çocukları,besleme,barındırma,onlara kaliteli bir yaşam sunma görevleri var.Bu nedenle avukat olmak zor.Hele erkek avukat olmak daha da zor,diye düşünüyorum.

Selam ve sevgiyle kalın


Haklısınız sevgili duyurucu1, anlattığım onca şeye esprili bir nokta koymak adına yazmıştım 4. maddeyi Henüz evimin kadını olmaya karar vermiş değilim. Aynı safta savaşmaya devam ediyoruz şu an için. Yolumuz uzun, işimiz zor. Umarım bir gün kaytarmaya karar verip de sizin gibi bir erkek meslektaşımızın evinde bakmak zorunda olduğu bir kadın olmaya karar vermiş olmam Sevgiler, selamlar...
Old 26-03-2008, 12:24   #55
ozlemdurucan

 
Varsayılan

valla daha önce yanında çalıştığım bir avukat gelen sayın (!) müvekkillerine önce ndir senin derdin? diye sorup olayın tamamını dinlemeden ve ne yapılması gerektiğini söylemeden hemen ardından şu kadar bakarım davana diyordu:S işin ilginç yanıda hiç hayır diyen olmadı
Old 26-03-2008, 12:26   #56
Kemal Yıldırım

 
Varsayılan

Alıntı:
ilginç yanıda hiç hayır diyen olmadı

Bunda üzülecek bir durum yok. Hatta sevinmek gerek
Old 08-04-2008, 14:49   #57
Av. Özden SÖNMEZ DOBUR

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım gerçekten çok sıkıntılı bir konuya değinmişsiniz. Bazen, şu soru sormaya gelenlerin hepsinden ücret alsam büroyu döndürürüm diye düşünüyorum. Ben istanbulda avukatlık yapmıyorum o yüzden kapıdan gelenler var. Böyle durumlarda, iki yöntem uyguluyoruz. İlki pek başarılı olmadı ama bürodaki sekreterin odasına yönlendiriyoruz o alıyor, ikincisi ise yine ön görüşmeyi sekreter veya biz yaptığımızda danışmanın ücretli olduğunu ancak anlaşır isek vekalet ücretinden düşebileceğimizi söylüyoruz. Tabi, 10 kişiden 5 ine bunu ancak uygulayabilmişizdir. Danışma ücretlidir deyince dönüp gidenler daha çok. Bu toplumun mesleğimize bakış açısı ile ilgili bir sorun ve çözümü çok zor. Sen danışma ücreti istersen ben gider istemeyen birine danışırım nasılsa diye düşünüyor insanlar, niye para versin ki?
Old 11-04-2008, 10:36   #58
uye23620

 
Varsayılan

öncelikle belirtmeliyim ki Sy. Av. Günsu Akçagöz çok güzel bi yazı kaleme almış.. Özellikle şu ifadeler çok doğru;
11. Bir de şunu unutmayın Lütfen :
Müvekkilden danışmanlık ücreti isteyin. Bilin ki, insanoğlu, yatırım yaptığı kişiden ayrılamaz. Bu özel hayatımızda da öyle değil midir ? Hiç bir şey vermediğimiz insanlardan uzaklaşmamız daha kolaydır.
12. Ücret almadan hizmet verirseniz, müvekkil, 'Bedava bilgi bilgi değildir' gibi bir düşünceye kapılır ve genelde size itimad etmez. Bir de para vermeden giden müvekkil, genelde yeni bir iş için tekrar gelmez; çünkü İNSAN BORÇLU OLDUĞU KİŞİDEN KAÇAR, ONU SEVMEZ.
13. Müvekkiliniz ilk geldiği gün, onu en yakınınızdaki notere gönderip vekalet isteyin; vekalet vermek bile müvekkili size -ince iplerle de olsa- bağlar.

uygulanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Noter işi en iyisi, size bağlandıktan sonra gerisi gelir. önemli bir husus sizi tatmin edecek parayı ilk başta isteyin yani şöyle.. siz o davayı 1000 ytl alabilirsizin. fiyat olarak 2000 ytl deyin. bizim vatandaş pazarlık etmesini sever. 1500 olsun der, sizde vergi vs. deyin 1800 olsun deyin bu cumle önemli "aman lütfen dışarıda bu fiyata avukat tuttuğunuzu söylemeyin, meslektaşlarıma karşı mahçup olurum beni zor durumda bırakırsınız, sonrada size şöyle bir kolaylık yapayım 1000 ytl yi peşin verir, 800 ytl sini de 1 ay sonra alayım, 1 ay ömeli sakın daha sonra demeyin, daha sonraları hiç gelmez veya davadan sonrada demeyin heleki davayı kaybettiyseniz uğramaz bir daha yanınıza
Old 05-12-2011, 11:36   #59
Av. Emrah GELEŞ

 
Varsayılan süper

Alıntı:
Yazan av.taydin
Saygıdeğer Meslektaşlarım,
Bu konu hepimizin karşı karşıya kaldığı, üstesinden gelmek zorunda olduğu bir konu. Ben de meslekte yeniyim. Ofisim bir handa ve her gün hiç gelmese bir iki kişi kapımı çalıyor. Çoğunun elinde bir kağıt, dillerinde "bişey soracaktık da" cümlesi. Benim verdiğim iki cevap var, canım hangisini söylemek istiyorsa onu söylüyorum. Bunlar; "1-) randevunuz var mı? randevusuz kabul etmiyoruz! 2-) danışma ücrete tabi" ikisi de çok önemli hususlar bence.
Bir keresinde kapıya gelen iki kişi randevusuz kabul etmediğimizi duyunca çok şaşırmışlardı. birbirlerine şaşkın şaşkın bakışmışlar ve randvu mu?nasıl ? demişlerdi. ben de "burası bakkal dükkanı mı? doktora giderken randevu almıyor musunuz? avukat burda her daim sizi mi bekleyecek?" demiştim. tabii suratlarındaki şaşkınlık yapışmış bir vaziyette gittiler.
Danışmanın ücretli olduğunu söylediklerim de birşey soracaktık diye ısrar ediyorlar genelde. Reklamlardaki "şu kadarcık birşey" gibi onların soracağı "bir şey" aslında. Soracakları şey önemsizse niye kapı kapı dolaşıyorlar, önemliyse niye para karşılığı olduğuna şaşırıyorlar hala anlayabilmiş değilim.
Aynı ofisi paylaştığım benden kıdemli arkadaşlarıma bunları anlattığımda ise " sen ya çok iyi paralar kazanacaksın, taviz vermeden işini yapacaksın ya da daha çoookk aç kalacaksın" diyorlar.
Eş, dost, akraba dahi olsa dava sözkonusu olduğunda baronun tarifesindeki rakamın altında bir rakam söylemiyorum.
sözün özü:
1- kapıya gelen kişiden emeğimin karşılığını almayacaksam boşuna zaman harcayıp kafa yormama gerek yok. geçer bilgisayar başına boş zamanımı bir şekilde geçiririm.
2- bir avukatın bürosuna giderken insanlar nereye gittiğinin farkında olmalı insanlar
3- aç kalma pahasına da olsa gelenlere avukatın müsait olduğu saatte ofisime gelebileceklerini ve bu ofiste konuşulan herşeyin bir bedeli olduğunu bir gün öğreteceğim
4- yukarıdaki 3 maddeyi de çöpe atıp evimin kadını olacağım


hoşuma giden en güzel mesaj
Old 18-11-2013, 16:46   #60
detay82

 
Varsayılan

Mesleğe yeni başlayacak arkadaşlara da örnek olsun diye bu ay içerisinde başımdan geçen bir olayı anlatayım:

Yıllardır tanıdığım uyanık ve varlıklı bir müvekkil, dava konusu milyonları bulan bir taşınmaz davasıyla ilgili, bana 20.000 USD vereceğini, bunun sorun olmayacağını söyledi. Ben ne zaman dediğimde de, konuşuruz deyip geçiştirdi. Yılların ilişkisiyle güvendim.

Ben de derhal dosyaları tetkik etmeye başladım, bu dosyayla ilişkili onlarca dosyayı kalemlerde saatlerce inceledim, davayla ilgili 600-700 liralık kitap siparişi verdim. Hepsini hatmettim, dava taktik ve stratejilerini geliştirdim, dilekçe taslağı oluşturdum, kullanılacak Yargıtay kararlarını buldum, davanın kazanılmasıyla ilgili bir iki kritik veriyi de ağzımdan kaçırdım vs vs.

Diğer yandan da müvekkile durumu soruyorum, daha tebligat gelmedi, senden başkasına vermem, dava dilekçesi tebliğ edilmedi, biraz daha araştır, bak deyip beni oyalıyordu.

Şu anda ne mi oldu! Hiç bir şey ve aynı şekilde, aynı anda, benden başka avukatlara da davayı araştırttığını sonradan öğrendim.

Kaybettiğim saatler, emekler, masraflarım yanıma kar kaldı. Maddi manevi yıkım...

Birde üstüne üstlük uzun süredir yakalanmadığım, tükenmişlik sendromuna tekrar yakalandım.

Ücretinizi almadan ve sözleşmenizi yapmadan emeğinizi harcamayın. Bu mesleği huzurlu, ağız tadıyla yapmanın başka bir yolu yok.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
TRT'nin bandrolsüz satış nedeniyle verdiği para cezası idari para cezası mıdır ? Selahattin Meslektaşların Soruları 20 16-01-2008 14:23
mahkeme ne kadar tedbir nafakası bağlar? nafaka geriye dönük istenir mi? Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 21-03-2007 19:23
Ağır Para Cezası- Adli Para Cezası Kılıç Mest Meslektaşların Soruları 1 14-01-2006 21:03


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18815994 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.