Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Limited Şirkette Müdürün Şahsi Sorumluluğu

Yanıt
Old 10-05-2007, 20:08   #1
armani

 
Varsayılan Limited Şirkette Müdürün Şahsi Sorumluluğu

Limited şirkette ortaklardan biri hissesini diğer bir ortağa devrediyor. Devreden ortak ile şirkette devraldığı ortak müdür (iki müdür var)Ancak devreden ortak müdürlükten ayrılmamışsa, devreden ortağın müdür olarak görünmesi halinde devirden önce ödenemeyen borçlarından tamamında mı sorumludur? yoksa devir ettiği hisse oranında mı sorumludur?
Old 10-05-2007, 20:12   #2
Admin

 
Varsayılan

Sayın Armani,

Limited Şirketlerde ortakların (ve/veya müdürlerin) şirket borçlarından dolayı şahsi sorumluluğu var mı? (Vergi borcu vs. hariç)
Old 10-05-2007, 20:53   #3
Av.Turan

 
Varsayılan

sayın meslektaşım, şirketlerde ortaklar ancak tahhüt edipte koymamış oldukları sermayeyle sorumlu olurlar. onun haricinden vergi ve ssk hariç ortakların malvarlığına gidilemez.şirketler sadece şirketin malvarlığıyla sorumludur.
Old 10-05-2007, 20:55   #4
Ayşe BİLGİÇ TAHTACI

 
Varsayılan

Bildiğiniz gibi Müdürlük idari bir makam olup ortak olması gerekmez. Müdürlük sıfatı kaldırılmadığı sürece devam eder. Müdürün şirket borçlarından dolayı şahsen sorumlu olması düşünülemez.

Kamu alacakları ile ilgili bir alıntıyı, yasa metnini ve Yargıtay kararını gönderiyorum.


"2- Limited şirket ortaklarının sorumluluğu
Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarından sermaye
hisseleri oranında doğrudan doğruya, tüm malvarlıkları ile sorumludurlar (AATUHK 35).
Doğrudan doğruya sorumluluğun anlamı şahsi mal varlığı ile sorumluluktur. Dolayısıyla,
limited şirket ortakları kusurlu olsun olmasınlar borçlardan dolayı sorumlu tutulabileceklerdir.
Bu nedenle diğer şirket tiplerine nazaran limited şirket ortaklığı daha riskli hale gelmiştir."

"Limited şirketlerin amme borçları
Madde 35 - (Değişik: 22/7/1998 - 4369 21 Md.) Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. "


T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/10822
K. 2005/7674
T. 14.7.2005
• LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLARIN SORUMLULUĞU ( Sadece Şirkete Karşı Ve Esas Sermaye Payı İle Sınırlı Olduğu - Şirketten Tahsil İmkanı Olmayan Kamu Borçlarından Sermaye Hisseleri Oranında Doğrudan Doğruya Sorumlu Olduğu )
• KAMU BORCU ( Limited Şirket Ortakları Sermaye Miktarı İle Değil Sermaye Payları Oranında Sorumlu Olduğu )
• SERMAYE ŞİRKETİ ( Limited Şirket Ortakları Şirketten Tahsil İmkanı Olmayan Kamu Borçlarından Sermaye Hisseleri Oranında Doğrudan Doğruya Sorumlu Olduğu )
6762/m.529, 530, 531
6183/m. 35
ÖZET : Sermaye şirketlerinden olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve esas sermaye payı ile sınırlıdır. Bu ilkenin istisnalarından biri kamu borçlarından sorumluluktur. Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı olmayan kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Ortakların bu borcu sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Kamu borçlarından limited şirket ortakları sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında sorumludur.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Erzincan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2004 tarih ve 2002/465 - 2004/243 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşü1üp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili ve davalıların tasfiyesine karar verilen Y. Mobilya İnşaat Turizm Tarım Tekstil İthalat ve İhracat Tic. ve Paz. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, anılan şirketin fesih davasının devam ettiği dönemde ve dava sonuçlandıktan sonraki aşamada ödenmesi gereken 16.185.356.000.-Lira şirket borçlarının davacı tarafından ödendiğini, davalı ortakların bu ödemelere katılmadıklarını ileri sürerek, anılan meblağın hisseleri oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının şirketin sorumlu müdürü ve hissedarı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmayıp şirkete zarar verdiğini, şirkete ait malvarlığının davacıda kaldığını, şirketin iki aracının davacı tarafından satıldığını, davacının tüm ödemeleri şirketin mallarını, demirbaşlarını satmak suretiyle yaptığını, davacının müvekkillerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, tarafların ortağı bulunduğu şirkete ait olan araçlardan birinin dava dışı 3. kişi adına, diğerinin ise halen şirket adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, tasfiyesine karar verilen dava dışı limited şirketin borçlarını ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaklardan payları oranında tahsili istemine ilişkindir.

Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir.

Ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir. Türk hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Başka bir ifade ile, limited şirket, iki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren, ortaklık borçlarından sadece ortaklığın malvarlığı ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi muayyen ve bu sermaye ortakların sermaye paylarının toplamına eşit olan ortaklıktır. Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve esas sermaye payı ile sınırlıdır.

İlke olarak kanun, ortaklarla limited şirket alacaklıları arasında bir ilişki kurmamış, alacaklılara gereğinde ortaklara başvurma imkanını tanımamıştır. Bu ilkenin üç istisnası vardır. Birincisi, TTK'nun 532/f.3 maddesindeki açığı kapama yükümü, ikincisi selef sıfatıyla sorumluluk ( TTK. 529, 530 ve 531 maddeleri ) ve üçüncüsü ise kamu borçlarından ortakların sorumluluğudur.

Somut olaya gelince; davacı, davalılarla ortak bulunduğu dava dışı limited şirketin bankaya olan kredi borcu, çek bedeli borcu, vergi borcu, SSK borçları ile ticaret sicil harçları olmak üzere, toplam 16.185.356.000.-Lira borcunu ödediğini iddia etmiştir. Mahkemece, davalıların hisseleri oranında hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalıların ödenmemiş sermaye borçlan olduğu da iddia edilmediği gibi bu husus kanıtlanmış da değildir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ödeme kalemlerinden olan kredi borcu ile çek bedeli borcuna ilişkin olarak davacının ödediği şirket borcu için ortaklara husumet yöneltilemeyeceği gözetilip, davanın bu kalemlere yönelik olarak husumet yönünden reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.

2- Diğer kalemlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 4369 Sayılı Yasa ile değişik 35'inci maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır. Fakat, bahse konu borcun doğabilmesinin ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır.

Başka bir anlatımla, amme borcunun muhatabı şirketten tahsili yoluna gidilmesine rağmen, bunun tahsilinin mümkün olmaması halinde ortakların sorumluluğu söz konusu olur. Kamu borcundan dolayı ortakların sorumluluğu, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye paylan oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının amme alacağı olup olmadığı, borcun kaynaklan, ödemeler anındaki limited şirketin mali durumu, aktif ve pasifleri, uyuşmazlık konusu borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçlan hangi koşullarda ödediği, dava hakkı ve rücu koşullarının bulunup bulunmadığı üzerinde hiç durulmamıştır.

O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde araştırma yapılması, gerektiğinde şirket kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 10-05-2007, 23:51   #5
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

A) Tarifi:
Madde 503 - İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete limitet şirket denir.
Old 11-05-2007, 09:50   #6
ragıp

 
Varsayılan

Teorik olarak, şirket yöneticileri sermaye koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumludur.
Ancak, özel sorumluluk halleri vardır. Örneğin, ihtiyat akçesi ayırmamak, şirketin alacaklılarını zarar uğratacak muvazaalı borçlanmalar yapmak vs.
TTK 309,336,342 gibi maddeler, bu sorumnlulukları düzenler
Old 05-12-2011, 23:12   #7
Mozkul

 
Varsayılan

DANIŞTAY
11. Daire 1996/1016 E.N , 1996/1140 K.N.

İlgili Kavramlar

KANUNİ TEMSİLCİLERİN ÖDEVİ
LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN VERGİ BORCU SORUMLULUĞU

Özet
LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜ, ŞİRKETTEN TAHSİL OLANAĞI KALMAYAN VERGİ BORÇLARININ TAMAMINDAN SORUMLUDUR.


İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü.

Karşı Taraf : ......

İstemin Özeti : ... Süt ve Süt Mamulleri Geliştirme Sanayi Limited Şirketinin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket müdürü sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. İstanbul 7. Vergi Mahkemesi 8.12.1994 gün ve E:1994/993, K:1994/2607 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. raddesi uyarınca kanuni temsilcilerin şirketin vergi borçlarından sorumlu tutulabilmeleri için kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağının kalmamış olması gerektiği, olayda ilgili dönemlere ait katma değer vergisi beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle resen takdir yoluyla salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergilerine ait ihbarnameler ile süresi içinde ödemenin yapılmaması üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiği, bilahare asıl borçlu şirketin adresini terk etmesi ve mal varlığının tespit edilememesi sonucu şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağı kalmadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre şirket ortaklarının sorumluluğunun koydukları sermaye ile sınırlı tutulması karşısında, davacının takip edilen kamu alacağının 5.000.000.-liralık kısmından sorumlu olacağı gerekçesiyle ödeme emrinin 5.000.000.- liraya tekabül eden kısım onanmış, diğer kısımları ise iptal edilmiştir. Vergi dairesi müdürlüğünce, ödeme emrinin aynen onanması gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Savcısı Sadri Bozkurt'un Düşüncesi : İleri sürülen bozma nedenleri. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan, vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi Ünal Demirci'nin Düşüncesi : Limited şirketten tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağının tamamının ödemesinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi ile Türk Ticaret Kanununun 540 ve 542. maddesi hükmi uyarınca şirket müdürü sıfatıyla davacı sorunlu olduğundan, kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde isabetsizlik bulunmadığı cihetle, mahkemece yazılı gerekçeyle ödeme emrinin kısmen iptal edilmesinde yasal isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADIMA.

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, ... Süt ve Süt Mamulleri Geliştirme Sanayi Limited Şirketinin 1991 yılı Eylül ve Kasım dönemlerine ait kaçakçılık cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizi borcunun şirketten tahsil imkanı kalmadığı ileri sürülerek şirket ortağı ve müdürü olan davacıdan tahsil amacıyla düzenlenen ödeme emrinden doğmuştur.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiş. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlerde idare ve temsil yetkisini düzenleyen 540. maddesinde, limited şirketlerle ilgili olarak aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerim idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları, aynı kanunun "Temsil Salahiyeti" başlıklı 542. maddesinde de müdürlerin haiz oldukları temsil salahiyetinin şümul ve tahdidi hakkında, anonim şirketin idare meclisine dair olan 321. madde hükmünün tatbik olunacağı öngörülmüştür.

Öte yandan. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun limited ortaklıkların amme borçları başlıklı 35. maddesinde ise, limited ortaklıkların ödenmeyen ve tahsil imkanı bulunmayan amme borçlarından dolayı ortakların vazettikleri veya vaz'im taahhüt eyledikleri sermaye miktarında doğrudan doğruya mesul ve bu kanun hükümleri gereğince takibata tabi tutulacakları hükme bağlamıştır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, limited şirketlerde kanuni temsilcilerin (müdürlerin). kendilerine düşen vergisel ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden şirketten tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağının tamamının ödenmesinden sorumlu olacakları ve kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilcilerin mal varlığına gidilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda, kamu alacağının borçlu limited şirketten tahsili için düzenlenen ödeme emri şirkete tebliğ edildiği halde süresi içinde ödeme yapılmaması ve şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı ve müdürü olan davacı adına ödene emri düzenlendiği, vergi mahkemesince davacının şirketin vergi borçlarından sorumluluğunun şirkete konulan sermaye ile sınırlı olduğu gerekçesiyle ödeme emrinin kısmen iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

6183 sayılı Yasanın 35. maddesinde, limited ortaklıkların ödenmeyen ve tahsil imkanı bulunmayan borçlarından dolayı ortakların sorumluluğu belirlenmekte olup, yasal temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediğinden şirketten tahsil olanağı kalmadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket müdürü sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin vergi mahkemesince aynen onanması gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen iptal edilmesinde yasal isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle. İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 8.12.1994 gün ve E:1993/993, K:1994/2607 sayılı kararının bozulmasına 14.03.1996 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU.

İleri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile verilen karara karşıyım.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
limited şirkette müdürün sorumlulukları ve yükümlülükleri mertsonmezsoy Meslektaşların Soruları 2 22-03-2013 17:13
Anonim şirkette yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürün cezai sorumluluğu mertsonmezsoy Meslektaşların Soruları 4 16-08-2011 16:27
Müteahhitin sorumluluğu! muratozsa Meslektaşların Soruları 5 18-05-2009 09:59
Genel Müdürün 3 Yıl Hapsi İstendi niles82 Hukuk Haberleri 0 05-03-2007 12:01
hastanenin sorumluluğu avturgay Meslektaşların Soruları 9 05-01-2007 00:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11186004 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.