Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Avukatlık Ücreti Avukata Aittir

Yanıt
Old 18-05-2002, 22:25   #1
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Avukatlık Ücreti Avukata Aittir

T.C.

ZONGULDAK
İDARE MAHKEMESİ




ESAS NO: 2001/1206

KARAR NO: 2002/505


DAVACI : Nüket Kara

Orman İşletme Müdürlüğü Kdz.Ereğli-ZONGULDAK



DAVALI : Orman Genel Müdürlüğü-ANKARA



VEKİLİ : Av.Zehra D.Yurtseven, Orman İşletme Müdürlüğü

ZONGULDAK



DAVANIN ÖZETİ : Kdz. Ereğli Orman İşletme Müdürlüğü avukatı olarak görev yapan davacının, Avukatlık Yasası’nda yapılan değişiklik nedeniyle vekalet ücretlerinin herhangi bir limit olmaksızın tamamının kendisine ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13/9/2001 tarih ve 5724 sayılı işlemin; 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 164. maddesinde yapılan değişiklik sonucu getirilen “Avukatlık ücreti avukatındır. Aksine sözleşme yapılamaz.” hüküm ile değişiklikten önceki mevcut mevzuat çerçevesinde belirli limitler dahilinde avukatlık ücretinden kesinti yapılmasına cevaz veren hükümlerin kaldırıldığı, yeni yapılan düzenleme hükmünün amir hüküm olduğu, avukatın emek ve mesaisi karşılığında ve en önemlisi “avukat” olması sebebiyle, müvekkili ile ilgisi olmayan, müvekkilin hesabından çıkmayan ve tamamen davayı kazanmış olması ile ünvanından kaynaklanan, avukat ile takip edilmemesi halinde tahakkuk etmesi de söz konusu olamayacak olan avukatlık ücretine limit konulmasının mümkün olmadığı, avukatın kişisel emeği ve üzerine aldığı sorumluluk karşılığı tamamen alması gereken ücrette kesinti yapılmasının insan hakları ve hiçbir yasayla bağdaşmayacağı, mahkeme kararlarının uygulanma zorunluluğu kapsamında bizzat unvanı ve adı geçen kararlarda yasa gereği kararda adı geçen avukat adına hükmedilen ücretten kesinti yapılmasının ve limit konulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.





SAVUNMANIN ÖZETİ : 657 sayılı Yasanın 146. maddesi 2. fıkrası hükmü uyarınca memurlara yasa, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu yasayla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği ve hiçbir yarar sağlanamayacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre ise 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümlerin saklı olduğu ve vekalet ücretinin yıllık tutarının, 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemeyeceği ve bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktarın merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılacağı hükümlerine yer verildiği, idarelerince avukatlarına vekalet ücretlerinin, 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkındaki Yasa ve bu yasanın 2. maddesi uyarınca çıkarılarak 12/8/1961 tarih ve 5/1560 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konan 1389 sayılı Yasaya göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği ile 1136 sayılı Avukatlık Yasası ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 146. maddesi ile bu madde uyarınca çıkarılarak 22/3/1983 tarih ve 83/6259 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konan Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretinin Dağıtım Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine dayanılarak tevzi edilmekte ve ödenmekte olduğu, bu çerçevede 657 sayılı Yasanın 146. maddesi ile getirilen yasal sınırlamalar ile belirlenen en üst miktarı aşan vekalet ücretlerinde kesinti yapılmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.



TÜRK MİLLETİ ADINA


Karar veren Zonguldak İdare Mahkemesince dava dosyası ve ekleri incelenerek işin gereği görüşüldü:



Dava, Kdz. Ereğli Orman İşletme Müdürlüğü avukatı olarak görev yapan davacının, Avukatlık Yasası’nda yapılan değişiklik nedeniyle vekalet ücretlerinin herhangi bir limit olmaksınız tamamının kendisine ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13.09.2001 tarihli ve 5724 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.



657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 146. maddesinin 2. fıkrasında, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı, ancak, 2/1/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7/6/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/1/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/7/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13/1/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14.maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli kurumların, il özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümlerine saklı olduğu, şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarının, 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katının geçemeyeceği, bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktarın merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılacağı kurala bağlanmış,1389 sayılı Devlet Davalarının İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Yasanın 1. maddesinde ise, “Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretleri Muvazenei Umumiyeye dahil vekaletler ve umumi müdüriyetlerce hizmet mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur.”hükmüne yer verilmiş, gerek Yasasının devamındaki hükümlerinde, gerek bu yasa uyarınca ve 657 sayılı Yasanın 146/2. maddesi uyarınca yayımlanan yönetmeliklerde de bu kesintilerin hangi usul ve esaslara göre yapılacağı düzenlenmiştir.



1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 164. maddesinin 4. fıkrasının 4667 Sayılı Yasayla değiştirilmeden önceki halinde, avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olduğu belirtilmiş, 4467 sayılı Yasayla anılan maddede yapılan değişiklik sonucunda ise 164. maddede , “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.



Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.



İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.



Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde onbeşi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.



Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” Hükmüne yer verilmiştir.



Dava dosyasının incelenmesinde, Kdz. Ereğli orman İşletme Müdürlüğü avukatı olarak görev yapan davacının, Avukatlık Yasasında yapılan değişiklik nedeniyle vekalet ücretlerini herhangi bir limit olmaksızın tamamının kendisine ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun 13.09.2001 tarih ve 5724 sayılı işlemle reddedilmesi sonucu ret işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.



Yukarıda yer alan hükümlerin incelenmesinden, Avukatlık Yasası’nda yapılan değişiklikle hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararlarıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğu öngörüldüğünden, davalı idarenin tarafı olduğu davalarda da karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti davalı idare avukatı olan davacıya ait olacağından aksi yöndeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.



Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 15.180.000 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan 16.300.000 TL posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, 17/4/2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





Başkan Ertan Demirci Üye Üye

Ayşen Bal Recai Keskinkılıç

Karar İstanbul Barosu Web Sayfasından alınmıştır.
Old 28-06-2005, 09:54   #2
n.okyay

 
Varsayılan Danıştay Kararı

Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ONBİRİNCİ DAİRE 2003 4924 2002 4665 10/11/2003

KARAR METNİ
BAĞLI BULUNDUKLARI KURUMLARI TEMSİL YETKİSİNE SAHİP KURUM AVUKATLARI MEMUR OLMALARI NEDENİYLE, KURUMLARI ADINA TAKİP EDİP SONUÇLANDIRDIKLARI DAVALARDAN DOLAYI ALACAKLARI VEKALET ÜCRETLERİNİN ÖZEL YASA HÜKÜMLERİNDE GÖSTERİLEN ŞARTLAR VE ORANLARDA ÖDENECEĞİ HK.<
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. ? (Aynı yerde)
Karşı Taraf (Davacı) : ?
Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
İsteğin Özeti : Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde avukat olarak görev yapan davacı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü ve E:2002/751, K:2002/948 sayılı kararının; davalı idare tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi : Füsun Erkin Tüllük
Düşüncesi : Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu avukatı olan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak görev yapan davacı tarafından Avukatlık Kanununun 164. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip ettiği dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin hiçbir kısıntıya tabi tutulmaksızın hukuk müşavirleri ve avukatlara eşit olarak defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının 399 sayılı KHK'ye tabi olarak görev yaptığı ve anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin atıfta bulunduğu 657 sayılı Yasanın 146/2. maddesinde kurum avukatlarına ödenecek vekalet ücretine ilişkin esaslarda herhangi bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında hukuka uygun bulunan dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında yasal isabet bulunmayıp bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı : Handan Yağuş
Düşüncesi : Uyuşmazlık; Davacının, mahkemenin ücret tarifesine istinaden davada haksız çıkan taraftan tahsiline hükmettiği vekalet ücretinin tamamının avukat sıfatıyla kendisine ödenmesi yolundaki isteğinin reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının, davalı idarece temyiz yoluyla incelenerek bozulması isteğinden ibarettir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 164 üncü maddesinde "Memurlara Kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerinin tayin ettiği görevleri karşılığında bu kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. Ancak, .....1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların , İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarının sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.", 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde "Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretleri muvazenei umumiyeye dahil vekaletler ve umumi müdüriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur" hükümleri yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda; Davacının, ?.Genel Müdürlüğünde görevli ? olup 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle mahkemece Avukatlık Ücret Tarifesine istinaden davadan haksız çıkan tarafa yükletilen vekalet ücretinin tamamının kendisine verilmesi yolundaki istemin reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının, davalı idarece bozulması istendiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 116 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan "Avukatla iş sahibi arasında aksi yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir. hükmü 4667 sayılı Kanunla değiştirilerek "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." hükmü getirilmiştir.
Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinin son fıkrasında yapılan değişiklik ile daha önce avukatla iş sahibi (müvekkil) arasında aksi yazılı sözleşme hükmü bulunması halini içeren istisnai durum ortadan kaldırılarak her halükarda mahkemenin tarife kararına istinaden haksız çıkan tarafa yükletilecek vekalet ücretinin diğer taraf avukatına ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Değiştirilmeden önceki fıkra hükmünde öngörülen sözleşme hükmü ancak serbest faaliyette bulunan avukatlar yönünden söz konusudur. 657 sayılı Yasanın 36 ncı maddesinin (v) Avukat Hizmetleri sınıfında yer alan, avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisine haiz olan memurları kapsamaz. Çünkü; 657 sayılı Yasada öngörülen Avukatlık Hizmetleri sınıfında yer alan memurlar temsil yetkisini kanundan, serbest faaliyette bulunan avukatlar ise temsil yetkilerini bir akit olan vekaletnameden almaktadırlar.
Kurum avukatları; Mahkemelerde kurumlarını temsile yetkili devlet memuru olmaları nedeniyle diğer memurların tabi olduğu yasa hükümleriyle bağlıdırlar. Özlük haklarında olduğu gibi idarenin haklı çıktığı davalarda hükmedilen vekalet ücretlerinin kendilerine ödenmesinde yukarıda anılan bu konuya ilişkin özel yasa hükümlerine tabidirler. Bunun sonucunda; serbest meslek erbabı avukatlar, mahkemece hükmedilen vekalet ücretini vekil avukat sıfatıyla tamamını almakta, bağlı bulunduğu kurumunu temsil yetkisine sahip kurum avukatları ise mahkemece hükmedilen vekalet ücretini kurumlarını temsile yetkili memur olmaları nedeniyle özel yasa hükümlerinde gösterilen şekil ve miktarda almaktadırlar. Bu nedenle aksine verilen idare mahkemesi kararında yasal isabet bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle; Davalı idarenin yerinde görülen temyiz isteminin kabul edilerek temyiz konusu idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünde ? olarak görev yapan davacı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde 4667 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle kurum adına takip edip sonuçlandırdığı dava dosyalarında yargı kararıyla karşı tarafa yüklenilen vekalet ücretinin, hiçbir limit veya kısıntıya tabi olmaksızın tamamının hukuk müşavirleri ile avukatlara eşit olarak ve defaten ödenmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Zonguldak İdare Mahkemesince, Avukatlık Yasasında yapılan değişiklikle hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararlarıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğunun öngörüldüğü, dolayısıyla davalı idarenin taraf olduğu davalarda da karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davalı idare avukatı olan davacıya ait olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrası, "Avukatla iş sahibi arasında yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir." şeklindeyken 4667 sayılı Yasanın 77. maddesiyle yapılan değişiklikle, "Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." şeklinde değiştirilmiştir.
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinde, mahkeme ve icra dairelerince teşebbüs ve bağlı ortaklık lehine hükmedilip borçlusundan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, davaları izleyen ve sonçlandıran avukatlara dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinin 2. fıkrasında ise, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı kurala bağlanmış; 3. fıkrasında da, "Ancak 2.1.1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2. maddesi, 7.6.1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30.1.1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5. maddenin 1. ve 2. fıkraları, 19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161. maddesi, 13.1.1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14. maddesi ve 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/03/1997-KHK-570/8 md) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır. "hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu olayda, kurum avukatı olan davacının 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kamu personeli statüsünde görev yaptığı ve ücret ve özlük haklarının bu Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlendiği tartışmasız bulunmaktadır.
Öte yandan kurum avukatlarının; müvekkillerinin, tek yanlı olarak yaptırım gücünü uygulama yetkisine sahip bulunan devlet kurumları olduğu ve görevlerinin devlet hizmetinin yürütümü sırasında ortaya çıkan hukuksal sorunların çözümüyle ilgili olduğu dikkate alındığında, hem temsil ettikleri şahıslar (devlet kurumları) hem yaptıkları iş (kamu hizmeti) serbest avukatlara göre farklılık arzetmektedir.
Bu durumda, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 4667 sayılı Yasa uyarınca yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından sözetmek mümkün olmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmayıp bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 11.9.2002 günlü ve E:2002/751, K:2002/948 sayılı kararının yukarıda belirtilen hususlar gözönüne alınarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, 10.11.2003 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
Temyizen incelenerek bozulması istenilen idare mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
(DAN-KAR-DER; SAYI:4)
BŞ/ŞGK
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatlık Vekalet Ücreti mügekaplan Meslektaşların Soruları 13 19-01-2011 15:34
İhale Bedeli Üzerinden Avukatlık Ücreti Av.Özgül Meslektaşların Soruları 2 27-11-2006 09:57
Avukatlık Ücreti Ve Kara Parayı Aklama Suçu isfen Meslektaşların Soruları 0 14-04-2004 02:56
Avukatlık Ücreti salmus Hukuk Soruları Arşivi 4 19-06-2002 23:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09439397 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.