Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Mortgage- Füniküler- Yeni Kelimelere Neden Türkçe Karşılık Bulunmamaktadır?

Yanıt
Old 24-02-2007, 18:08   #1
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Mortgage- Füniküler- Yeni Kelimelere Neden Türkçe Karşılık Bulunmamaktadır?

Sayın Üyeler,

Dilimize yerleşmiş bir çok yabancı kelime bulunmaktadır. Bunların bazılarını(Örneğin televizyon) Türkçeleştirmek neredeyse imkansızdır. Bazıları ise(Örneğin bilgisayar) Türkçeleşmiştir. Dilimize son zamanlarda yine yabancı kelimeler girmeye başlamıştır.

1- MORTGAGE

Bunlardan birisi mortgage kelimesidir. Doğru yazabilmek için Google'ı kullandım. Bu kelimenin söylenişi o kadar zor ki; mortgıyç diyenler olduğu gibi, mortgeç diyenler de bulunmaktadır.TDK'dan yaptığım alıntıya göre ise okunuş 'morgıç' olmalıdır.

Bu kelimeninin Türkçeleştirilmesi gerektiğini söyleyenler 'Tutulu satış', 'İpotekli satış' gibi kelimeler önerdiler. Mortgage kelimesine hangi karşılığı koysalardı mecburen tutulacak ve yurttaşlar alışacaktı.Çeşitli ihtilaflarda mahkemelerde çok komik anlar yaşayacağımızdan eminim.

Alıntı:
mortgage

isim (morgıç) İngilizce mortgage
tutulu satış.

2- FÜNİKÜLER HATTI


İstanbullular bu kelimeyle yeni tanıştı. TDK sitesinde de karşılığı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere Taksim-Kabataş hattına, Tünel'deki gibi bir raylı sistem konuldu. Bunun da adına 'Füniküler Sistem' dediler. Neden Türkçe isim koymadılar? Kelimenin anlamını öğrenmek için TDK sitesine girdim, 3 değişik halde yazmak zorunda kaldım. Sonra Google'da aradım; doğru yazılışını öğrendim ama Türkçe karşılığını bulamadım.

Yakın bir zamanda İzmir'den gelen meslektaşıma Mecidiyeköy'den Havaalanına nasıl gideceğini tarif ederken bu kelimeyi zor anlatabildim.

Ben ise Levent-Havaalanı hattının tümüne 'Füniküler Sistem' dendiğini sanıyordum. Bu yazı için araştırırken, sadece Taksim-Kabataş hattına denildiğini öğrendim.

Nedir bu yabancı kelime hayranlığımız? Hiç olmazsa bundan sonraki kelimeler için yapılabilecek bir şey var mı?

Saygılarımla

Alıntı:
FÜNİKÜLER HATTI


• Taksim-Kabataş arasında inşa edilen füniküler sistem (vagonların bir kablo yardımıyla hareket ettirildiği sistem) 640 metre uzunluğunda... İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş ile Doppelmayr Tramways Ltd. konsorsiyumuna ihale edilen hattın temeli 27 Eylül 2003'te atıldı. Füniküler sistemde, Kabataş ve Taksim istasyonları arasında birbirine eklenen ve ikişerli gruplar halinde birleştirilen 375 yolcu kapasiteli vagonlar karşılıklı sefer yapacak. Taksim ile Kabataş arasını 110 saniyede katedecek araçlar 3 dakika aralıklarla hareket edecek ve saatte çift yönde toplam 15 bin kişi taşınacak. Yerin 30 metre altında, yüzde 22 eğimle inşa edilen Taksim-Kabataş füniküler sistemi, bu kadar yüksek bir eğimde çalışabilecek en güvenli, yatırım ve bakım açısından da en ekonomik sistem. Füniküler sistem, Galatasaray-Karaköy arasında 133 yıl önce yapılan ilk füniküler sistemin ardından ikinci olma özelliğini taşıyor.Sistemin devreye girmesiyle deniz ulaşımı ile raylı sistemler arasında entegrasyon sağlanacak. Buna göre, Taksim-4. Levent arasında hizmet veren İstanbul Metrosu ile gelen yolcular, yüzeye çıkmadan füniküler sistemle Kabataş'a inecek. Burada hem deniz ulaşımı, hem de Kabataş-Zeytinburnuarasında çalışan tramvay, Aksaray-Atatürk Havalimanı arasında çalışan hafif raylı sistem ve Zeytinburnu-Güngören-Bağcılar raylı sistemi ile entegre ulaşım mümkün olacak.

http://www.ntvmsnbc.com/news/378482.asp
Old 24-02-2007, 19:44   #2
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Atilâ Sav’ın önerdiği “konutal” sözcüğü toplumda bu kurumun içeriğinin algılanmasını sağlayacak niteliktedir.(Atilâ Sav, “Neden ‘Mortgage?’”, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Cilt XVII, Sayı 212, Ankara, Ekim 2005, s.385)
Ayrıca size Dil Derneği'nin sözlüğünü öneriyorum; 1980 öncesinde bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Dil Kurumu'nun üyeleri, kurum devlet dairesi haline dönüştürüldüğü için bu dernek altında çalışmalarını sürdürmüştür.
Old 24-02-2007, 23:24   #3
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Füniküler için kabloray denilebilir mi mesala?
Old 24-02-2007, 23:38   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Özge Yücel
Atilâ Sav’ın önerdiği “konutal” sözcüğü toplumda bu kurumun içeriğinin algılanmasını sağlayacak niteliktedir.(Atilâ Sav, “Neden ‘Mortgage?’”, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Cilt XVII, Sayı 212, Ankara, Ekim 2005, s.385)
Ayrıca size Dil Derneği'nin sözlüğünü öneriyorum; 1980 öncesinde bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Dil Kurumu'nun üyeleri, kurum devlet dairesi haline dönüştürüldüğü için bu dernek altında çalışmalarını sürdürmüştür.

Sayın Özge Yücel,

Sayın Sav'ın yazısını okumadım.Önerinize de teşekkür ederim. Dil Derneği'nin yayınlarına 4 aydır aboneyim. Atatürk'ün mirasına sahip çıktıkları için yetkililerine teşekkür ediyorum.

Saygılarımla
Old 25-02-2007, 10:39   #5
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Sayın Suat Ergin,
Dil Derneği'nin yayınlarına abone olmanıza sevindim. Yakında Dil Derneği Türkçe Sözlük adlı eserini de internet üzerinden erişilebilir kılacak. O zaman bu kaynağı kullanmayı öneriyorum. Çünkü göreceksiniz bu sözlük morgıç diye kavramlara yer vermez; çünkü bu kavram İngilizcedir ve İngilizce okunuştur. İlgilendiğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla
Old 25-02-2007, 13:46   #6
Tiocfaidh

 
Varsayılan

Kullandığımız dilin Türkçe olması veya değilse Türkçe'leştirilmesi her duyarlı Türk vatandaşının arzulayacağı, gerekliliği tartışılmaz bir durum. Ancak tartışılması gereken 'Türkçe' olarak değerlendirdiğimiz dilin aslında ne derece adına uygun(Türkçe) olduğu konusu. Kullandığımız dili Türkçeleştirmek isterken kelimeleri yeniden yapılandırmada kullandığımız sözcüklerin Türkçe olduğunu iddia edebilir miyiz? Örneğin, dilimize son yıllarda sızmayı başaran "kompliman" kelimesinin Türkçesi olarak nitelendirilen ve dil duayenleri tarafından ısrarla kompliman kelimesinin yerine kullanılması önerilen "iltifat" kelimesi Türkçe midir? Yoksa o da, 21. yüzyılda batı kökenli 'kompliman' kelimesinin yaptığını 15. yüzyılda yaparak dilimize dışardan mi sızmıştır? Toparlayacak olursak, Türkçe olarak değerlendirdiğimiz kelimelerin çoğu aslında Arapça ve Farsça dillerinin 5 asır öncesinden dilimize girmiş ve toplumumuz tarafından kanıksanmış yabancı kelimeler değil midir? Sorun yabancı kelimeleri Türkçeleştirmemek değil, yüzyıllardan beri doğu-batı ekseninde gelgitlerle boğuşan toplumumuzun buna tepki göstermemesidir. Bugün bile halen doğu ile batı arasında köprü görevi üstlenmekten gururla bahsedip, kendimizi başkaları için bir ulaşım aracı olarak görürken birleştirdiğimiz iki kültürden ve üstümüze basıp geçen mensuplarından etkilenmiş olmamızdan daha doğal bir şey olabilir mi? Şahsi fikrim, köprü görevi gördüğümüz sürece dilimize sızan kelimeleri tek tek Türkçeleştirmek yerine; öncelikle insanımızı 'köprü olma' psikolojisinden çıkarıp 'merkez olma' psikolojisine sokmalıyız. TDK'nın kurulması bu konuda çok önemli bir hamleydi, ancak faaliyet süreci sadece 1932 ile 1938 yılları arasında sıkışıp kalınca malesef o da sonuç vermedi.

Sayın Ergin'in 'Mortgage' ve 'Füniküler' kelimelerinin Türkçe karşılıklarının bulunması hakkında açmış olduğu konuyu yine her zaman olduğu gibi olaya tarih, sosyoloji ve siyaset bulaştırarak sabote ettim galiba. Dilin Türkçeleştirilmesinin dil bilimcilerden ziyade siyasi iradede tarafından yapılması gerektiğini düşündüğüm için meseleyi biraz daha geniş bir eksende ele almayı tercih ettim. Konuyu merkezinden saptırdıysam affola, mesajım siline, çöpe gönderile, yok edile..

Saygılarımla
Old 25-02-2007, 16:06   #7
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Tiocfaidh,

Hiç de -zannettiğiniz gibi- sabote etmediniz. Değerli katılımınız için, kendi adıma, teşekkür ederim.

Rahatsızlık duyulan mevzunun adını koyup, tanımını yapmadan, nedenlerini sorgulamadan, temelindeki oluşum/gelişimini izlemeden, herhangi bir çözüm de bulunamaz zaten. Bu noktada, forumun amacının, sadece iki kelimeye karşılık bulmak ile sınırlı kalması, zaten arzulanan bir sonuç da olamazdı. Millet olarak 15. yüzyıldan beri hemhal olduğumuz -velev ki yabancı (İster Fransızca, ister Arapça, ister Farsça) kaynaklı olsun- kelimelere, "Türkçe değil" itirazını artık yersiz bulduğumu ve ancak bundan sonrası için, mümkün olduğunca "bu bize ait değil" diyebilmeyi önemsediğimi belirtmek isterim.

Saygılarımla.
Old 09-03-2007, 18:17   #8
Hekimbaşı

 
Varsayılan Sahipsizlikten

Sn.Katılımcılar,

MORTGAGE

Collins Cobuild İng. X İng. sözlüğünde mortgage için iki anlam verilmiş:
1. ev satın almak için banka veya bir inşaat kurumundan alınmış borç
2. eldeki gayrımenkulün borç almak üzere rehine verilmesi (herhalde bizdeki ipotek oluyor)

Collins İng. XX Alm. sözlüğe baktığımızda da ipotekle karşılaşıyoruz. Almancada ipotek veren banka (hypotekarishe bank) dan söz ediliyor.

Bizim aradığımız anlam, (1) deki. Ama fiilen mortgage kullandığınızda borcunuz bitene dek tasarruf hakkı size geçmediği için, başka yolla edinilmiş eviniz var ama ipotekli olmasından hiç bir farkı yok. Dolayısıyla; 'ipotekl-i/e satış' doğru ve şimdiki sözcük dağarcığımız içinde bir isimdi. Tutulu satış daha da iyi olurdu.

Bin yılı aşkın süre mülkiyet kavramı yaşamımızda yer almadığı için ipotek sözcüğünün yerine birşey bulamamışız, mortgage a bulamamamız normal değil mi? Ama dikkatimi çeken bir nokta oldu. İkinci sözlükte bizde de kullanıldığını duyduğum 'geleceğini ipotek altına almak' kalıbı vardı. Bunun Türkçe' si 'geleceğini bağlamak' dır. Dolayısıyla 'bağlı satış' da olabilirdi gibi göründü. 'bağlı konut', 'bağlı ev', 'bağlı yuva', 'bağlı konut kurumu' hiç de fena değil. Belki bu arada ipotek sözcüğünden de kurtuluveririz; kim bilir? 'bağlak' örneğin?

FÜNİKÜLER

Böyle bir saçmalığa ne gerek vardı bilmem. Her ne kadar Türkçe olmasa da, ses uyumuna da oturmuş 'tünel' diye bir sözcük vardı. Hepimiz onunla haşır neşirdik zaten. Buna da 'yeni tünel' diyebilirlerdi pekala. Tünel semtinin adını da eş zamanlı değiştirebilirlerdi.

Öte yandan, San Francisco' da sokaktaki tramvayın adı da sadece 'cable', yani kablo/tel. Funicular' ın bir diğer adı da 'cable railway', yani kablolu/telli trenyolu/ray. Almanca' da ipli tren gibi de değerlendirilebilir (Seilbahn). Bütün mesele ortada bir ray, bir tel ya da ip bulunması ve vagonun tel/iple çekilerek veya bırakılarak ray üzerinde gitmesi. Öte yandan Almanca' da yönlendirilmiş tren anlamında bir başka adı daha var (Kettenbahn). Bunlardan aklına bir ad gelen olursa söylesin. Ama ben TÜNEL taraftarıyım; semtin adını değiştirelim derim.

NEDEN BULUNAMIYOR

1. Öncelikle, işi erbabına bırakmak, onların yetişebileceği, ustalaşacağı bir ortam yaratmak gerek. Yani, her bilim dalından uzmanların yer aldığı, her bir uzmana karşılık da bir Türkçe uzmanının bulunduğu bir ulusal kurul olmalı. Eskiden tam bu yapıda olmasa da, üniversitelerle yakın işbirliği içerisinde çalışan bir kurumumuz vardı: TDK. Etkisizleştirilince, dişe dokunur birşey üretmez oldu. YÖK ise maaşallah, herşeyle olduğu gibi bununla da çok yakından ilgileniyor.

2. Bu bir bilinç işi. Bir kurum olması da yetmez, bütün yurttaşların katılımını sağlamak gerekir. Yalnızca TC içerisinde yüzlerce farklı Türkçe var ve her geçen gün kaybolmaktalar. Herhangi birimizin hepsini bilmemiz olanaksız. Ama bu dilin uzmanlarının ilgili meslek ve bilim alanlarında çalışanlarla birarada çalışabilmelerine uygun bir ortam tasarlansa, herkesin de katılabilmesi kolaylaştırılsa, belki bir yere varılabilir.

3. İlköğretimdeki öğretmenler çok önemli. Türetilen sözcüklerin onlara iletilmesi, kullananların ödüllendirilmesi gerekli.

4. Benzer ödüllerin yazarlar, şairler, şarkı sözü yazarları, köşe yazarları, haberciler, milletvekilleri, bakanlar, toplum önüne çıkıp konuşan her türlü meslek erbabı için de verilmesi düşünülmeli. Her gün haberlerde en az yarım saat başbakan, bakanlar ve milletvekillerini dinliyoruz. Doğru dürüst konuşan kaç tanesi var?

5. Özel radyo (sesyaygaç?) veya televizyon (uzgörgüç?) dur, istediğini yapar deyip geçmemeli; çalışanlara belli bir belgelendirme, mesleki kurallar, önkoşullar getirilmeli. Her önüne gelen, ne dediğini bilmeyenin sunucu olmasına izin verilmemeli. RTÜK' ümüz var, yasaklamak ve cezalandırmaktan başka bir işe yaradığını henüz göremedik. Nerede mesleki denetimler, kurallar?

Kısacası, bence ilgisizlikten ve sahipsizlikten.

Saygılarımla,
Old 09-03-2007, 19:33   #9
hsn20

 
Varsayılan ....

bizim dilimizin asimile olduğunu kabullenmek zorundayız çünkü yabancı keli
meler artık dilimizin önemli bi parçası olmakla beraber onları türkçeden çıkarmakta olanaksızlaştı. Mortgage gibi yabancı bi kelimeyi ancak yine dilimizde yabancı bir kelime ile karşılayabiliriz.
Old 13-03-2007, 15:59   #10
*sinequanon*

 
Varsayılan

Arkadaşlar anlaşılan o ki "mortgage" kelimesine bir karşılık bulunmuş.Geçen hafta içinde TRT'nin haberlerinde mortgage yasasından "tutsat yasası" diye bahsediliyordu.

Saygılar...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
89/1 haciz ihbarına karşılık neler yapılabilir av.myıldız Meslektaşların Soruları 15 13-11-2011 22:47
Mortgage yasası Meclis'ten geçti Seyda Hukuk Haberleri 0 21-02-2007 21:58
Mortgage Yasası'nı IMF durdurdu Seyda Hukuk Haberleri 0 13-11-2006 09:08
Bir Sene Neden 12 Aydır Ve Şubat Ayı Neden Cüce Kalmıştır? Gemici Site Lokali 3 30-03-2004 07:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11300397 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.