Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Özel Hastane Tazminat Görevli Mahkeme hakkında farklı görüş

Yanıt
Old 13-09-2017, 12:30   #1
tegese

 
Varsayılan Özel Hastane Tazminat Görevli Mahkeme hakkında farklı görüş

Sayın Meslektaşlarım

20. Hukuk Dairesi 2015/1307 E. , 2015/3243 K

....Dava, davalı Özel sağlık kuruluşunda yapılan gebelik takibinin hatalı yapılması sonucu çocuğun down sendromlu olarak doğduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
....Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Tüketici Kanunu ile güdülen amaç tüketicinin tüketime yönelik satışlarda mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekir. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir.


13. Hukuk Dairesi 2014/30305 E. , 2014/35473 K.

Hemen belirtmek gerekirki, hasta ile Özel hastahane arasındaki tedavi hizmeti, dairemizin öteden beri değişme göstermeyen kararları kapsamında vekalet akdi olarak değerlendirilmekte olup, bu bağlamda eldeki davanın da vekalet ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. 6502 sayılı yasanın 87.maddesi doğrultusunda 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren aynı yasanın 3/L maddesinde vekalet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici yasasının uygulanması gerekmekte olup, bu nedenle vekalet ilişkisinden doğan uyuşmazlığında Tüketici Mahkemesinde görülmesi zorunludur.

Yakın tarihli iki dairenin farklı görüşleri var. 20 .hukuk dairesi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, 13. Hukuk dairesi ise vekalet ilişkisinden dolayı Tüketici Mahkemesi nin görevli olduğu görüşünde. Sizin bu konuda tecrübeleriniz ne şekilde?
Old 13-09-2017, 13:03   #2
Av. Zeynep TÜFEKÇİ

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım,

Aslında iki Daire arasında görüş farkı mevcut değil. Zira 20. H.D'nin kararı 4077 sayılı yasaya dayanırken, 13. H.D'nin kararı 6502 sayılı yasaya dayanmaktadır.

6502 Sayılı T.K.H.K. 4077 Sayılı T.K.H.K.'ndan farklı olarak - vekalet sözleşmelerini de Yasa kapsamına almış, bu yasa değişikliğinden sonra sağlık hizmetlerinden doğan davalar da Tüketici Mahkemelerinde görülmeye başlanmıştır.

İyi çalışmalar dileklerimle.

T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/1312

K. 2016/6953

T. 8.3.2016

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacılar, çocuklarını kekemelik sebebiyle davalı hastaneye götürdüklerini, MR çekimi sırasında verilen ilaç sonrasında çocuğun uyanmadığı gerekçesiyle çocuklarının yoğun bakıma kaldırıldığını, bu durumdan maddi ve manevi yönden zarar gördüklerini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.Davalı davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacılar eldeki davada, çocuklarının davalı hastanede yapılan tetkik ve tedavi sırasında uyanamayıp yoğun bakıma alınmasından dolayı zarar gördüklerini belirterek tazminat isteminde bulunmuşlardır. Dava 4077 Sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu 22.11.2012 tarihinde açılmış olup, doktor-hasta ilişkisinin vekâlet akdi niteliğinde olduğu dairemizin öteden beri sapma göstermeyen içtihatları ile istikrar kazanmıştır. Vekalet akdi ise 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı yasa kapsamına alınmıştır. 6502 Sayılı Kanun'un geçici 1.maddesi "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder" hükmünü içermektedir. Vekâlet akdi niteliğinde bulunan uyuşmazlık konusu olaya dair dava 6502 Sayılı Kanun'un yürürlüge girmesinden önce açıldığından ve dava tarihine göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Old 13-09-2017, 13:11   #3
avemre

 
Varsayılan

Kararlardaki farklılık uygulanan kanundan kaynaklıdır. 6502 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan bu tür davalarda görevli mahkeme Tüketici mahkemesidir.

Yürürlük tarihine kadar açılan davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakmaya devam edecektir.

Dolayısıyla ilk kararda tartışılan eski kanun ikinci kararda tartışılan 6502 sayılı yeni kanundur.

Eğer siz yeni dava açacaksanız bu durumda davayı Tüketici Mahkemesinde açmanız gerektiğini düşünüyorum.

İyi çalışmalar dilerim.
Old 13-09-2017, 14:16   #4
tegese

 
Varsayılan

Her ne kadar davanın açıldığı zaman açısından hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda bir anlaşmazlık olduğu düşünülse de; Yargıtay 13. Hukuk dairesi benzer nitelikli kararlarının gerekçesinde ''Ne var ki, 6502 sayılı yasanın geçici 1.maddesinde "bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar açıldıkları mahkemede görülmeye devam eder" hükmü bulunmakta olup, eldeki dava 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce 13.9.2013 tarihinde açılmış bulunduğundan eldeki davaya genel mahkemede bakılması gerekir. '' şeklinde açıklamada bulunuyor. Oysa 20. Hukuk dairesi ilk mesajdaki kararında bu şekilde bir açıklamada bulunmamış . Kararın içeriğinden olayın meydana geldiği zaman net olarak anlaşılmasa da 2015 esaslı olması dolayısıyla Tüketici kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (2014) sonra açılmış olduğu düşünüldüğünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna işaret etmesi gerekmez miydi?
20. Hukuk Dairesinin bu görüşünü Görüşlerine değer verdiğim tazminat konusunda uzman Çelik Ahmet Çelik in de benimsediğini okudum.

Ancak benim şahsi görüşüme göre de Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Old 13-09-2017, 20:05   #5
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tegese
Her ne kadar davanın açıldığı zaman açısından hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda bir anlaşmazlık olduğu düşünülse de; Yargıtay 13. Hukuk dairesi benzer nitelikli kararlarının gerekçesinde ''Ne var ki, 6502 sayılı yasanın geçici 1.maddesinde "bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar açıldıkları mahkemede görülmeye devam eder" hükmü bulunmakta olup, eldeki dava 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce 13.9.2013 tarihinde açılmış bulunduğundan eldeki davaya genel mahkemede bakılması gerekir. '' şeklinde açıklamada bulunuyor. Oysa 20. Hukuk dairesi ilk mesajdaki kararında bu şekilde bir açıklamada bulunmamış . Kararın içeriğinden olayın meydana geldiği zaman net olarak anlaşılmasa da 2015 esaslı olması dolayısıyla Tüketici kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (2014) sonra açılmış olduğu düşünüldüğünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna işaret etmesi gerekmez miydi?

Hernekadar soru metninde geçen kararlarda 13 ve 20'nci HD.sinin görüşleri arasında bir fark bulunduğu izlenimi görünmekte ise de, 20 HD side aşağıdaki kararında aynen 13.HD.kararlarında olduğu gibi " Taraflar arasında, tedavi hizmetine dair vekalet ilişkisi bulunmakta olup ihtilafın, vekâlet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, 6502 sayılı kanun dönemindeki uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde ,6502 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış davaların ise asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği " vurgulanmış ve her iki dairenin görüşleri arasında herhangi bir çelişki kalmamıştır.

T.C.
YARGITAY
20. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/10922
K. 2016/10356
T. 10.11.2016

DAVA : Taraflar arasındaki davada ... 4. Asliye Hukuk ve ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, yanlış tedavi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının tüketici olup vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... Tüketici Mahkemesi ise vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemesine ait ise de, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 1. maddesine göre, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder hükmü sebebiyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Somut olayda, davacılar vekili, müvekkili ...'in doğumunun yapılması için ... Özel Sağlık Hizmetlerine yatışının yapıldığını, aynı gün doğuma alındığını, doğum esnasında davalıların ihmal ve kusurları sebebiyle göbek bağı kesilmek istenirken yeni doğan bebek ....'in ayak parmağının kesildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında, tedavi hizmetine dair vekalet ilişkisi bulunmakta olup ihtilafın, vekâlet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(l) maddesiyle vekâlet sözleşmeleri de Kanun kapsamına alındığından, taraflardan birinin tüketiciolduğu vekâlet sözleşmelerine dair uyuşmazlıkların da tüketici mahkemesinde çözümlenmesi zorunludur. Ne var ki, 6502 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar açıldıkları mahkemede görülmeye devam eder." hükmü bulunmakta olup; eldeki dava, 6502 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 10/11/2011 tarihinde açılmış bulunduğundan, taraflar arasındaki hukukî ilişkinin dava tarihinde yürürlükte olan 4822 Sayılı Kanunla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 4077 Sayılı Kanunla güdülen amaç, tüketicinin tüketime yönelik satışlarda, mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, 4077 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek olan somut uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 13-09-2017, 20:27   #6
tegese

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Yücel Kocabaş
Hernekadar soru metninde geçen kararlarda 13 ve 20'nci HD.sinin görüşleri arasında bir fark bulunduğu izlenimi görünmekte ise de, 20 HD side aşağıdaki kararında aynen 13.HD.kararlarında olduğu gibi " Taraflar arasında, tedavi hizmetine dair vekalet ilişkisi bulunmakta olup ihtilafın, vekâlet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, 6502 sayılı kanun dönemindeki uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde ,6502 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış davaların ise asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği " vurgulanmış ve her iki dairenin görüşleri arasında herhangi bir çelişki kalmamıştır.

T.C.
YARGITAY
20. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/10922
K. 2016/10356
T. 10.11.2016

DAVA : Taraflar arasındaki davada ... 4. Asliye Hukuk ve ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, yanlış tedavi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının tüketici olup vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... Tüketici Mahkemesi ise vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemesine ait ise de, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 1. maddesine göre, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder hükmü sebebiyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Somut olayda, davacılar vekili, müvekkili ...'in doğumunun yapılması için ... Özel Sağlık Hizmetlerine yatışının yapıldığını, aynı gün doğuma alındığını, doğum esnasında davalıların ihmal ve kusurları sebebiyle göbek bağı kesilmek istenirken yeni doğan bebek ....'in ayak parmağının kesildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında, tedavi hizmetine dair vekalet ilişkisi bulunmakta olup ihtilafın, vekâlet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(l) maddesiyle vekâlet sözleşmeleri de Kanun kapsamına alındığından, taraflardan birinin tüketiciolduğu vekâlet sözleşmelerine dair uyuşmazlıkların da tüketici mahkemesinde çözümlenmesi zorunludur. Ne var ki, 6502 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar açıldıkları mahkemede görülmeye devam eder." hükmü bulunmakta olup; eldeki dava, 6502 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 10/11/2011 tarihinde açılmış bulunduğundan, taraflar arasındaki hukukî ilişkinin dava tarihinde yürürlükte olan 4822 Sayılı Kanunla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 4077 Sayılı Kanunla güdülen amaç, tüketicinin tüketime yönelik satışlarda, mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, 4077 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek olan somut uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın Kocabaş

Eklemiş olduğunuz karar 20. Hukuk Dairesinin görüşünü değiştirdiği yönünde netice doğuruyor. Ancak kararın son cümlelerinde "4077 Sayılı Kanunla güdülen amaç, tüketicinin tüketime yönelik satışlarda, mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, 4077 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek olan somut uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekir." Seklindeki nitelendirmesi de eski görüşümü de eklemeden geçemeyeceğim gibi bir yorum olmuş.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Özel Hastane-Hekim Hatası Tazminat av.m.a.g Meslektaşların Soruları 10 21-11-2012 13:09
Özel Hastane ve Hekimine karşı Maddi Manevi Tazminat PUSATLI Meslektaşların Soruları 8 18-09-2012 17:19
sgk-rucüen tazminat-özel hastane giderleri lawyersoylu Meslektaşların Soruları 1 12-04-2011 15:02
Hastane hakkında tazminat davası... Av.Arzu Erkan Meslektaşların Soruları 8 28-06-2010 11:56
özel öğretim kyurumları hakkında açılan davada görevli mahkeme? NAZ80 Meslektaşların Soruları 12 07-03-2010 17:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08577704 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.