Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Çocuğun Tehdit Edilmesi - Velayet Konusunda Tedbir Kararı

Yanıt
Old 11-01-2007, 15:58   #1
dark

 
Varsayılan Çocuğun Tehdit Edilmesi - Velayet Konusunda Tedbir Kararı

Bu başlığı Öncelikle çocuklar bakımından ele almak istediğimden bu başlıkta açmak zorunluluğu hissettim..

AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN Kanun Numarası: 4320
Kabul Tarihi: 14/01/1998
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 17/01/1998
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 23233
Madde 1 - Türk Kanunu Medenisinde öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi halinde, Aile Mahkemesi Hakimi re'sen meselenin mahiyetini gözönünde bulundurarak aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da bir kaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başkaca tedbirlere de hükmedebilir:
Kusurlu eşin;
a) Diğer eşe veya çocuklara veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,
b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer eşe ve varsa çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması,
c) Diğer eşin, çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
d) Diğer eşi, çocukları veya aynı çatı altında yaşan aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi,
e) Varsa silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesi,
f) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak konutta bu maddeleri kullanmaması.
Yukarıdaki hükümlerin tatbiki maksadıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti cezaya hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar olunur.
Hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini gözönünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder.
Birinci fıkra hükmüne göre yapılan başvurular harca tabi değildir.
Madde 2 - Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle izler.
Koruma kararına uyulmaması halinde zabıta, mağdurların şikayet dilekçesi vermesine gerek kalmadan re'sen soruşturma yaparak evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirir.
Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu davanın duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.
.........
........

TMK
Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar.

II. Ana ve baba evli ise

MADDE 336.- Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir.
Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
.................
Olay : Bir boşanma davası acılır ..olayda davalı eş davacıya bıçak çeker darp eder ..sinkaf ve bir çok tehdit olur..ayrıca 3 yaşlarında müşterek çocuklarına da ''sana bir şey yaparsam beni affet '' şeklinde söylemlerde bulunur..
soru : Öncelikle bakıma muhtaç olan bu çocuğun tehditlere maruz kalması , ayrıca davacıya çocuğu kaçıracağım asla goremeyeceksin v.s gibi soylemlerde bulunması ..ve cocuğun tehdit edenin yanında yaşaması ne derece doğrudur?
Bu gibi olaylarda çocuk için koruma.. en azından boşanma sonuçlanıncaya kadar davacı yan tarafında kalması için bir yol gerekmeyecekmidir?Böyle durumlar için bir tedbir kararı alınması gerektiği düşüncesindeyim..saygılar..
Old 11-01-2007, 20:40   #2
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba,

Bu konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.

Konu bence iki ayrı başlık altında inclenebilir.

1-4320 sayılı yasa ve koruma kararı

2-4721 sayılı TMK ve boşanma davası açıldığında alınacak tedbirler

Önce 4320 başlığında değerlendirme yapılacak olur ise:
Ailenin Korunmasına Dair Kanun,aile içi şiddetten aile üyelerini koruyan kanundur.eş,çocuk bu korumadan öncelikle yararlanır.

Olayımızda kadın şiddete maruz kalmış ve bıçaklanmıştır.Şiddet sabittir.Öncelikle yeniden şiddete uğrama olasılığı nedeni ile ,kadın aile mahkemesinden korunma kararı alabilir.

Kadının şiddete uğradığı adli makamlara yansımış işe,olayı haber alan kolluk,savcılık,talep olmasını beklemeksizin aile mahkemesinden korunma kararı için talepte bulunmalıdır.Bu gerek yasa gerek bakanlıkça yayınlanan genelgelerin zorunlu bir sonucudur.Şikayetin olup olmaması durumu değiştirmeyecektir.

Şiddet uygulayan,çocuğuna da şiddet uygulama ile tehdit etmiştir ki bu da korunma için yeterli bir sebebtir.

Kısacası hem kadın açısından hem de çocuk açısından koruma kararı verilmelidir.

Aile mahkemesi koruma kararı verirken , diğer başka korumalar yanında şiddet uygulayan kişinin 6 ay süreyle evden uzaklaştırılmasına karar verebilir.Bu yonde karar verildiğinde müşterek evin mağdura tahsisi,velayetin geçici bir süre eşlerden birine(olayımızda kadına) verilmesi ve bu süre boyunca tedbir nafakasına hükmetmesi gereklidir.

4721 Sayılı TMK bakımından düşündüğümüzde: Boşanma davası açılmakla eşler ayrı yaşama hakkına sahiptir.Davanın açılması hakime bazı önlemleri res'en alma görevini yükler. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına ( TMK. md.186/1 ) geçimine, ( TMK md.185/3 ) malların yönetimine ( TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215 ) ve çocukların bakım ve korunmasına ( TMK.md.185/2 ) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden ( resen ) almak zorundadır.

Olayımızda boşanma davası açılmıştır ve ilk duruşma günü beklenmeksizin çocuğun geçici velayetine ilişkin karar tensiben verilmelidir.

Uygulamada buna pek de özen gösterilmediğine tanık olmaktayız.Bu onlemlerin alınması açıkça talepte bulunmakta yarar var.

TMK ve 4320 sayılı yasalar gereği alınacak önlemlerin sonuçları bakımından bazı farklar olduğundan,öncelikle 4320 sayılı yasaya dayanmanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum.Derhal karar verilme ilkesi işe yarayacaktır.

Boşanma dosyasından veya ayrı bir dava olarak ve harçsız biçimde koruma kararı alınabilir.

Saygılarımla
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09682894 saniyede 12 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.