Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Ziynet Ve Çeyiz Eşyalarının Iadesi

Yanıt
Old 10-01-2007, 10:05   #1
dilekgulsen

 
Acil Ziynet Ve Çeyiz Eşyalarının Iadesi

Merhabalar...Bir evlilikte erkek tarafı bayanın ziynet eşyalarını alıkoymuştur.Tarafların boşanmalarına karar verilmiş olmakla birlikte karar yargıtay aşamasındadır.Bu aşamada ziynet eşyalarının iadesi için dava açılmıştır.Bildiğim kadarıyla yargıtay uygulamalarında geline takılan takılar bağışlama hükmünde sayılıyor ve ancak BK.daki bağıştan rücu sebepleri varsa geri alınabiliyor.Ayrıca kadının ziynet eşyaları kişisel mal sayılıyor.Bu konuda yargıtay kararları olan arkadaşlarımız paylaşırlarsa çok mutlu olurum.Ayrıca yanlışım varsa düzeltmenizede açığım.Saygılar sunuyorum...
Old 10-01-2007, 23:57   #2
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C.
Y A R G I T A Y
2.HUKUK DAİRESİ
SAYI:
ESAS KARAR
2005/1218 2005/4529
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN:

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı ziynet eşyalarının aynen, bulunmadığı halde bedellerinin kendisine verilmesini istemiştir. Tarafların 14.11.2002'de boşandıkları, kararın 19.11.2003'te kesinleştiği, eşler arasında evlendikleri tarihten 4721 sayılı Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, boşanmalarına kadar da edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı anlaşılmaktadır. (4722 S.K. m.10, MK.m.202) Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanan ihtilafların Aile Mahkemesinde bakılması gerekir. (4787 S.K.m.4/1) Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görev yönünden ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.03.2005 (Çrş.) .C.
Y A R G I T A Y
13.HUKUK DAİRESİ
BAŞKANLIĞI
SAYI:
ESAS 2003 KARAR
6694 11122
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :K Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :24.12.2002
NO :150-1054
DAVACI :Gülseren
DAVALI :1-Güner 2-Hacı
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 15.7.1999 tarihli çeyiz senedinde yazılı eşyaların evlenirken, davalı baba oğula teslim edildiğini, davalı Güner in boşanma davası açtığını, çeyiz eşyalarının iade edilmediğini öne sürerek, 45.000DM. karşılığı olan 14.400.000.000TL:nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, senette yazılı eşyaların gerçek olmadığını, geçimsizlik çıkınca Güner'in Almanya'dan Türkiye'ye döndüğünü, eşya ve altın varsa bile davacıda kaldığını bildirerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile 14.400.000.000TL.nı davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davasına dayanak yaptığı "Altın Ziynet ve Çeyiz Eşyası Senedi" başlıklı belgede dava konusu edilen altın ve eşyalar tek tek sayılarak davacı Gülseren ile davalı Güner'in evlilik merasimlerinde akrabaları ve damat tarafından getirilen hediye eşyalar olduğu ve para olarak bedelinin 45.000DM. ettiği açıklanmıştır. Davalı savunmasında ziynet eşyalarının davacıda kaldığını ileri sürmüştür. Davacı kadın, davalı kocası tarafından dövülerek sokağa atıldığını iddia ve ispat etmemiştir. Ziynet eşyalarının mutad olarak kadında olduğunun kabulü gerekir. Bunun aksine davalı kocada olduğunu davacı ispat edemediğine göre ziynet eşyalarının değerlerinin tesbit edilerek bunların mahsubu ile kalan miktara hükmedilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 13-11-2008, 10:03   #3
Av.Ahu Gökçen

 
Varsayılan Ziynet Eşyaları

Merhaba, ziynet eşyalarının kapsamı hakkında kararsız kaldım. Düğünde takılan küçük altın diye tabir ettiğimiz ; çeyrek altın vs. gibi değerlerde ziynet eşyası kapsamına girer mi yoksa geline bağışlanmış sayılacak olanlar bilezik, küpe, kolye gibi günlük hayatta ziynet olarak üzerinde taşıyabileceği takı nevinden olan bağışlar mıdır?
Old 26-01-2009, 20:02   #4
zübeyde kamalak

 
Varsayılan

hangi taraftan ziynet eşyası olarak kadına takılan herşey kadına yapılan bağış sayılır
Old 19-03-2009, 23:14   #5
zübeyde kamalak

 
Varsayılan

düğünde damada takılan bilezik kolye gibi kadın ziynetleri erkeğin tarafından takılmıştır boşanmada kime ait olur
Old 20-03-2009, 23:23   #6
justicewarior

 
Varsayılan

Sayın Zübeyde Kamalak;

Yargıtay Genel Kurulu, nişan ve düğün sırasında geline takılan ziynet eşyalarının geline ait olduğunu kararlaştırdı. Hukuk Genel Kurulu, ancak rızası ile bozdurulup ev ihtiyaçlarına harcanan ziynet eşyalarının iadesinin isteneme-yeceğini bildirerek şu kararı verdi: "Davacı kadın, davalı eşinde kalan ziynet ve eşyalarının iadesini talep etmiştir. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun, ona bağışlanmış sayılır, iadesi gerekir. "
Old 23-03-2009, 16:42   #7
zübeyde kamalak

 
Varsayılan

kim tarafından takılırsa takılsın kadına aittir[ziynet eşyaları] peki kime takıldığının önemi yokmu? damada takılanlar kime aittir
Old 23-03-2009, 22:54   #8
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan zübeyde kamalak
kim tarafından takılırsa takılsın kadına aittir[ziynet eşyaları] peki kime takıldığının önemi yokmu? damada takılanlar kime aittir

Sayın KAMALAK,
2.Hukuk Dairesi'nin eski bir kararını bir fikir vermesi bakımından aşağıya kopyaladım. Umarım faydası olur. Kolay gelsin.



T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

E. 1995/10121
K. 1995/11061
T. 26.10.1995

• KOCAYA TAKILAN ZİYNETLERİN MÜLKİYETİ
• MÜLKİYET KARİNESİ
• ÖRF VE ADET GEREĞİNCE HÜKÜM ( Kocaya takılan ziynetler )
• HUKUKİ HAMİL
• HUKUKİ ZİLYET

743/m.1,898

ÖZET: Tarafların oturdukları bölgede,düğünde kim tarafından takılmış olursa olun, takılan ziynet eşyalarının geline ait olduğunu kabule elverişli, istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış, örf ve adet varsa, kadını hukuki hamil kabul etmek gerekir. Eksik tahkikatla, kocanın üzerine takılan eşyanın kocaya ait kabulü ile kadından istirdadına karar vermek isabetsizdir.
DAVA VE KARAR : Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün: Dairenin 25.5.1995 gün ve 5220/6296 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI:
Taraflar karı kocadır. Davacı bir kısım eşyasının davalıda kaldığını iddia etmiştir. Davalı da karşı dava dilekçesinde düğünde takılan bazı ziynet eşyasının kendisine takıldığını, karısında kaldığını ileri sürüp istirdadını istemişlerdir.
İhtilaf düğünde takılan bazı ziynet eşyasının taraflardan hangisine ait olduğu noktasında düğümlenmektedir.
"Menkul bir şeyin zilyeti onun maliki addolunur" ( M.K. 898 ). Taraflar bu karinenin aksini her türlü delil ile ispatlayabilirler. Mahkeme söz konusu ziynet eşyasının kocaya takıldığını belirleyip isteği kabul etmiş, ancak yargılama sırasında kadın örf ve adet gereği tüm ziynet eşyasının kim tarafından hediye edilirse edilsin geline ait olacağını savunmuştur.
Medeni Kanunun 1. maddesi gereği Hakim Kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adet gereğince karar verme yetkisine sahiptir. Taraflar zilyetlik karinesinin aksini her türlü delil ile ispatlayabileceklerine göre.burada örf ve adetin tesbiti önem taşımaktadır. Tarafların oturdukları bölgede, düğünde kim tarafından hediye edilmiş olursa olsun, takılan ziynet eşyasının geline ait olduğunu kabule elverişli istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış örf ve adet varsa, kadını hukuki hamil kabul etmek gerekir. Bu yön gözetilmeden örf ve adet araştırılmadan, eksik tahkikatla düğün sırasında kocanın üzerine takılan eşyanın kocaya ait kabulü ile kadından istirdada karar verilmesi doğru değildir.
Bu ıtibarla hükmün bozulması gerekirken temyiz incelemesi sırasında bu yön gözden kaçmış ve hüküm onanmış olmakla onama kararına kaldırılması ve hükmün bozulması uygun düşmüştür.

SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440 ve 442 maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin kabulüne onama kararının kaldırılmasına ve hükmün gösterilen sebeple ( BOZULMASINA ) oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteği yersizdir. Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Ferman Kıbrıscıklı

Üye
Özcan Aksoy


Kaynak: Kazancı İçtihat Bilgi Bankası


Old 01-04-2009, 12:38   #9
justicewarior

 
Varsayılan

Her iki tarafından istemesine rağmen Reddedilen boşanma davasında ziynet eşyaların da reddedilmesi doğru mudur?...Davacı koca ziynet eşyalarını aldığını kabul etmiştir.
Old 25-09-2009, 16:17   #10
HATİCE

 
Varsayılan

Takıların iadesi için maddi tazminat dilekçesi örneğine ihtiyacım var.Örneklerini sunarsanız çok sevinirim
Old 10-03-2010, 13:20   #11
av.cologlu

 
Varsayılan slm

Alıntı:
Yazan justicewarior
Sayın Zübeyde Kamalak;

Yargıtay Genel Kurulu, nişan ve düğün sırasında geline takılan ziynet eşyalarının geline ait olduğunu kararlaştırdı. Hukuk Genel Kurulu, ancak rızası ile bozdurulup ev ihtiyaçlarına harcanan ziynet eşyalarının iadesinin isteneme-yeceğini bildirerek şu kararı verdi: "Davacı kadın, davalı eşinde kalan ziynet ve eşyalarının iadesini talep etmiştir. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun, ona bağışlanmış sayılır, iadesi gerekir. "

slm, verdiğiniz bu mühim bilgiden dolayı teşekkür ederim. çok istifade ettim. buna ilişkinyargıtay kararının varsa tarih ve sayısını da gönderirseniz çok memnun olurum. saygılarımla
Old 16-03-2010, 11:44   #12
Sarişeker

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/6788
K. 2004/7878
T. 8.7.2004


DAVA : Dava dilekçesinde 647.000.000.- Lira tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, birleştirilen davada 500.000.000.Lira maddi, 1.000.000.000.- Lira manevi tazminatın 21.5.1999 tarihinden işleyecek yasal faizi ile Ş. ve M'den tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü, karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, Ş. ( baba ) nişanın haksız olarak bozulması nedeniyle nişan merasimi için yapılan masraflar karşılığı olarak 647.000.000 TL tazminatın davalılar S. ve babası Y'den tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar birleştirilen karşı davada bu davanın reddi ile birlikte nişanın haksız bozulmasından dolayı 1.000.000.000.-TL manevi tazminat ile nişan merasimi için yapılan 500.000.000.-TL masrafın davacı Ş. ile oğlu M'den ( nişanlı ) tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

Mahkemece davanın kabulü, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 99.000.000.Lira maddi, 500.000.000.- Lira manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Hüküm başlığında, davalı M'nin isminin yazılmaması maddi hata olarak kabul edilmiştir.

MK'nun 85. ( TMK. 122. ) maddesine göre, nişanın bozulmasından dolayı kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan ( nişanlıdan ) manevi tazminat olarak uygun bir miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Üzüntü duymak başlı başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminat talep edebilmek için, kişilik haklarının ihlali, terkedilen nişanlının şeref ve namus duygularının yaralanmış olması veya çevresine karşı küçük düşmüş, itibarının zedelenmiş olması gerekir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin salt üzüntü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen miktarın yasa gereği karşı taraf olarak nişanlıdan tahsili gerekirken, babanın da sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.

Ayrıca, aynı yasanın 86. maddesi ( TMK. 122 md. ) uyarınca nişanın bozulması halinde mutad dışı hediyelerin iadesinin talep edilebileceği, yerleşmiş YARGITAY uygulamasına göre ise; kullanılmakla eskiyen ya da tüketilen eşyaların iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden ayakkabı ve giyim eşyası v.b. kullanılmakla eskiyen eşyaların bedeline hükmedilmesi de doğru değildir.

Bunun yanısıra, maddi tazminata dahil edilen fotoğraf çekimi, şeker, gelinlik kirası vb. giderlere ilişkin istemin, MK'nun 84. ( TMK. 120 ) maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle reddi gerektiği düşünülmeksizin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(Karar Tarihi : T. 8.7.2004)
Nişanın bozulması tek başına manevi tazminat sebebi değildir.Manevi tazminat talep edebilmek için, kişilik haklarının ihlali, terkedilen nişanlının şeref ve namus duygularının yaralanmış olması veya çevresine karşı küçük düşmüş, itibarının zedelenmiş olması gerekir

Tazminattan nişanlanan kişi sorumludur.
Old 10-01-2011, 01:33   #13
zübeyde kamalak

 
Varsayılan

Ziynetlerle ilgili davayı davalı protokolde bir kısmını vermeyi kabul etmesine boşanma davası kocanın altınları annesine göndermesi yüzünden açılmış olmasına ve daha pek çok delile rağmen reddedildi. İş Yargıtay'a kaldı dosyayı gerçekten incelerlerse kesin bozar ve talebimiz gibi karar verilmesini ister ama okurlarsa bu tür göz göre göre yanlış yapmaları hakimleri de hakimlik mesleğini de zedeliyor. Her şey o kadar açık ve hakime de durum defalarca izah edildi, ispatlandı, kör bile el yordamıyla görürdü doğruyu söylediğimizde kesin, maalesef red kararı çıktı.
Old 01-12-2011, 13:08   #14
üye38503

 
Varsayılan


Çeyiz eşyalarından kasıt nedir?

Örneğin kız tarafının veya bizzat kızın, evin kurulması aşamasında ve adetlere göre aldığı bulaşık, çamaşı makinaları,buzdolabı, yatak odası takımı, halılar vs. de çeyiz eşyalarına girmekte midir? Yoksa bunlar için ayrıca bir başlık mı açılması gerekmektedir boşanma davası dilekçesinde? Yani çeyiz eşyaları arasında sayılmamaları mı gerekir? Çeyiz eşyalarından kasıt danteller midir?
Old 02-12-2011, 14:08   #15
denver

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Mezopotamyalı

Çeyiz eşyalarından kasıt nedir?

Örneğin kız tarafının veya bizzat kızın, evin kurulması aşamasında ve adetlere göre aldığı bulaşık, çamaşı makinaları,buzdolabı, yatak odası takımı, halılar vs. de çeyiz eşyalarına girmekte midir? Yoksa bunlar için ayrıca bir başlık mı açılması gerekmektedir boşanma davası dilekçesinde? Yani çeyiz eşyaları arasında sayılmamaları mı gerekir? Çeyiz eşyalarından kasıt danteller midir?
Benim böyle bir davam olmuştu kızın beraberinde getirdiği yada satın aldığı herşeyi mahkeme çeyiz kapsamında saydı çeyiz olarak hepsini sıralayıp belirtmeniz yeterli olucaktır.
Old 13-02-2012, 23:35   #16
av.cologlu

 
Varsayılan mezopotamlının sorusuna cevap-ziynet ve çeyiz eşyası nedir?

sayın mezopotamyalı;
ziynet eşyaları düğünde damat ve yakınları (anne baba vs...) tarafından geline takılan altın gümüş vs.... takıları ihtiva eder. çeyiz eşyaları ise düğünde geline alınan ve bağışlanmış sayılan ev eşyalarını ihtiva eder. bu ev eşyaları bir evin herhangi bir veya birden fazla eşyalarını kapsamaktadır.
çeyiz ve ziynet eşyalarıyla ilgili davalarda düğünde geline takılan ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının hibe edildiği kabul edilir. düğünde alınan eşyalar nelerse bu eşyalar geline ait sayılır. ziynet eşyalarıyla ilgili yargıtayın görüşü eğer kadın evden zorla kovulmadı yada gönderilmesi ise gelinin (kadının) bu ziynet eşyalarını yanında götürdüğü varsayılmaktadır. aksini ispat yükü kadına aittir. kadın her türlü delille bilhassa şahitle bu durumu ispatlayabilir. eğer kadın zorla evden uzaklaştırıldı veya gönderildi ise bu altın bilezik vs... ziynet eşyalarının ise erkekde kaldığı kabul edilir. aksini ispat erkeğe aittir. ayrıca bu ziynet eşyalarının erkek tarafından kendi şahsi işlerine ya da evin ihtiyaçlarına harcanması erkeği bu ziynet eşyalarını iade külfetinden yani sorumluluktan kurtarmaz.
ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının nelerden ibaret olduğu her türlü delille (Şahit, senet,düğün fotoğrafları ve cd ve kamera kayıtları) ile ispatlanabilir. mahkeme eşya ve ziynet eşyalarıyla ilgili bilirkişiye başvurur. bilirkişi raporunda bu eşya ve ziynet eşylarının dava tarihi itibariyle değerlerini ortaya koyar, dava sonunda davanın kabulü halinde çeyiz eşyalarının aynen olmadığında bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte; ziynet eşyalarının ise aynen ya da misliyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verir. kararında aynen bu ifadelere yer vermek zorundadır.(Kısmen kabul kısmen red durumunda ise kabul edilen kısımla ilgili bu ifadelerin zikredilmesi zaruri olup yargıtay aksi halde kararı bozar)
Old 25-05-2012, 11:02   #17
GECE

 
Varsayılan

ziynet eşyaları konusunda bir başka konu:
2008'de evlenilmiş, ekim/2010'da boşanma davası açılmış ve bu davada ayrıca "düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesi" talebi var. ama bunun evlilik tarihindeki değeri mi dava tarihindeki değeri mi olduğu belirtilmemiş. bu halde ziynet eşyalarının değerinin iadesi talebi kabul edilince, hangi tarihteki değeri esas alınır?
Old 01-01-2013, 22:50   #18
salih.hukuk

 
Varsayılan

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.

Karar: Dava, ziynet ve bir kısım ev eşyaları ile çeyiz eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkiline ailesi tarafından nişan hediyesi olarak üç adet yarım altın, beş adet çeyrek altın, 2 adet burma bilezik ve 1600 Mark, düğünde ise 500 Euro, 1 yarım altın ve 5 adet çeyrek altın takıldığını, davalının ailesi tarafından ise nişanda 4 adet burma bilezik, 14 adet çeyrek altın, set takımı, 200.-TL para ve düğünde ise 2 adet burma bilezik 3 adet çeyrek altın ve 100.-TL para takıldığını, ayrıca davacı tarafından çeyiz olarak getirilen ev eşyaları ile çeyiz eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelleri olan 20.470.-TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacıya takılan altınlar ile paranın düğünden hemen sonra annesinin evine götürülüp bırakıldığını, davacının şahsi eşyalarını teslim etmeye hazır olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen eşyalardan battaniye, kırlent ve karyola örtüsü, havlu sayısının davacının bildirdiği miktarda olmadığını, yedi adet seccadenin hiç getirilmediğini, elektrik süpürgesi, ocaklı fırın, çamaşır makinesi ve halının davalı tarafından alındığını ve davanın reddini savunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.

Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.

Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.

Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.

Olayda, davacı kadın evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyalarının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce götürme fırsatı elde edemediğini, ziynetlerin ve paranın miktarı ile bir kısım ev ve çeyiz eşyalarının miktarını dinlettiği tanık beyanlarıyla ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, ziynetlerin ve paranın miktarı ile davalı tarafından varlığına ve miktarına karşı çıkılan eşyalar ile ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ayıpsız malın iadesi akif Meslektaşların Soruları 4 04-10-2009 16:07
Vergi iadesi son kez dolduruluyor Seyda Hukuk Haberleri 0 06-01-2007 09:56
iflas ertelemesinde teminatın iadesi av.kanbolat Meslektaşların Soruları 2 20-10-2006 19:14
yargılamanın iadesi Fatma Çınar Meslektaşların Soruları 6 13-04-2006 14:19
Bsmv iadesi cevat Hukuk Soruları Arşivi 1 22-06-2002 21:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14546394 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.