Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hakaret suçuna girer mi, girmez mi?

Yanıt
Old 30-12-2006, 08:28   #1
mutlakadalet

 
Varsayılan Hakaret suçuna girer mi, girmez mi?

Geçen gün gazetede okuduğum bir haberle ilgili olarak bu konuyu açmak istedim.
Siyasilerden biri diğerine: "Seçim lafını duyunca kırmızı görmüş boğaya dönüyor" şeklinde sözler sarfediyor. Bu söze muhatap olan siyasetçi ise kendisine hakaret edildiği düşüncesi ile dava açıyor. Sizlerin tartışmasını istediğim nokta ise "kırmızı görmüş boğaya dönmek" ibaresinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığıdır. Ne dersiniz?

Not: Şu noktayı belirtmek istiyorum ki; yapılan tartışmalar, "kırmızı görmüş boğaya dönmek" ibaresinin, hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı çevresinde gelişsin-zaten bizleri ilgilendiren de sorunun bu kısmıdır- Bu yüzden haberin tamamını okumuş olanlar varsa, onlardan da bu konuda hassas davranmalarını istirham ediyorum. Saygılarımla
Old 30-12-2006, 14:28   #2
a.tan

 
Varsayılan

Ben haberi okumadım. Ancak bir siyasetçinin, bir diğerine bu şekilde bir ifadede bulunması, bence hakaret suçu oluşturmaz. 'Kırmızı görmüş boğaya dönmek' ibaresi, çok sinirlenmek, kendine hakim olamamak anlamındadır. Kanımca kişilik haklarına saldırı içermez. Belki bir vatandaş için tartışılabilir ancak bir siyasetçi açısından, bazen dozu ağırlaşsa da eleştiriye tahammül yükümlülüğü vardır. Ayrıca, siyasetçilerin zaman zaman birbirlerine çok daha ağır sözler sarf ettikleri de bilinmektedir. Bu nedenle hakaret suçu oluşmamıştır diye düşünüyorum.
Old 30-12-2006, 16:33   #3
avenginakbaba

 
Varsayılan

T.C.K Madde 0125: Hakaret

( 1 ) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir."

yine 5237 sayılı yasanın 127. maddesi "isnadın ispatı" başlığında, isnadın ispatlanması durumunda hakaret eden kişiye ceza verilmeyeceğinden bahseder. olaya şu açıdan bakalım. "kırmızı görmüş boğaya dönen" yani çok sinirlenen birinin ceza muhakemesine sadece çok sinirlendiği için konu olabilmesi mümkün müdür? elbette değildir. sırf sinirlendiği gerekçesi ile kimsenin hakkında ceza davası açılamaz. ve dahi bu durumda da isnadın ispatı mümkün olmaz. hakaret suçunun işlene bilmesi için somut olgu isnadı şartır. örneğin: "sen yalancısın" demek sövmenin konusunu oluşturuken, " sen şu dava da yalancı tanıklık ettin" demek hakaretin konusunu oluşturabilmektedir. bu noktadan hareketle, "kırmızı görmüş boğaya dönmek" sözü olsa olsa sövme eylemine işaret eder.
olayt, sövme açısından değerlendirmekte fayda vardır. sövmek ise, "kişinin onur ve saygınlığına karşı saldırı" olarak nitelendirilirse burada ki sözün kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı oluşturup oluşturmadığına bakmamız gerekecektir. sözün anlatmak istediği "şuursuzca sinirlenmek, saldırmak" eylemidir. bu sözü sövmek olarak kabul eder isek, herkesi 125. maddeden dolayı sanık edebiliriz.
"ne kadar agresifsin be kardeşim" tümcesini kuran kişi de ceza davası ile muhattap olabilecektir.

bence, hakaret ya da sövme değildir netice itibari ile.
Old 03-01-2007, 01:03   #4
Kemal Yıldırım

 
Varsayılan

Her ne kadar hakaret oluşturmasa da (çünkü somut bir fiil veya oldu isnad edilmemiştir)"sövme" olarak nitelendirebiliriz. Fakat burada da bir deyim olması nedeniyle sövmenin de oluşmadığını söyleyebiliriz.

Bir örnekle bunu açıklamak daha uygun olacaktır: "Davacıya sarfedilen (dört gözlü)sözleri o kişinin gözlüklü olduğunu ifade etmekten öte hakaret (kastedilen sövme) teşkil etmez" Yargıtay CGK, 28.11.1988, 2-449/494
Old 07-01-2007, 19:05   #5
Av. R. Onur ÇINAR

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Kemal Yıldırım
"Davacıya sarfedilen (dört gözlü)sözleri o kişinin gözlüklü olduğunu ifade etmekten öte hakaret (kastedilen sövme) teşkil etmez" Yargıtay CGK, 28.11.1988, 2-449/494

1988 tarihli bu yargıtay kararı bence yerinde değildir...

bu suçun faili ile mağduru arasındaki ilişki de göze alınmalıdır. olayımızdaki gibi iki vekil arasında bu tip sözler sarfedilmesi mümkündür...

bu gibi durumlarda siyasilerin gayet hoşgörülü olmaları gerekir, hakaret konusunda siyasilerin ne kadar hoşgörülü olduklarına biraz da mizahi açıdan bakmak yerinde olacaktır... örneğin sayın demirel ve merhum ecevit kendileri için yapılan hiçbir eleştiri yüzünden hiçbir gazeteciye tazminat davası açmamıştır(syn ecevit ve demirel için neler denmedi neler çizilmedi ki, hala aklımızdadır bazıları ). gene geçtiğimiz günlerde rahmetli olan taşar da kendisine ''otel ayısı'' diyecek kadar zengin bir insandır.

bence de bu suçun maddi unsuru oluşmadığı için bu suç oluşmamıştır.
Old 07-01-2007, 22:24   #6
Emrah Güler

 
Varsayılan

Ben bu sözün sövme kapsamında değerlendirilmemsi gerektiğini düşünüyorum. Netice de bu bir deyimdir ve kişinin şeref ve haysiyetine karşı bir eylem olması amacıyla yapılamıştır. Bence hakaret amacıyla yapıldığının çok açık olmadığı durumlarda bu tür deyimleri hakaret kapsamı dahiline sokmamak gerekir.
Old 08-01-2007, 10:34   #7
avegunduz

 
Varsayılan

Hakaret ve sövme suçları görecelidir. Eğer ''kırmızı görmüş boğa'' benzetmesi yapılan siyasetçimiz bundan rahatsız olmuşsa kendisine hakaret yapılmış demektir. Her insanın bir sözü kaldırabilme sınırı vardır. Kanımca yargılamada bu sınırın aşılıp aşılmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca hiçbir makam ve ya mevki ya da kişiler arasındaki ilişki yekdiğerine her ağzına gelen sözü söylemek hakkını vermez. Bence böyle bir sözün milletimizin bir vekiline karşı sarfedilmiş olması O'nun müvekkilleri önünde küçük düşürülmesinden başka bir şey değildir.
Old 08-01-2007, 11:06   #8
nesli-han

 
Varsayılan

Eski TCK da ayrıca düzenlenmiş sövme suçu Yeni TCK ile 125. maddede tanımlanmış hakaret suçuna dahil edilmiştir.Fakat buradada "sövme" tabiri açıklanmış olmayıp yanlızca onur,şeref ve saygınlığın ihlali aranmıştır.Olay kendi içinde değerlendirildiğinde muhatabın bir siyasetçi olması göz önüne alınarak, eleştiriye daha fazla açık olması gerektiğinden sövme olarak nitelendirilmemelidir.Ayrıca sözü edilen hüküm bu denli genişletilirse eleştiri hakkının bir anlamı kalmaz.
Old 09-01-2007, 12:22   #9
avegunduz

 
Varsayılan

Sayın Neslihan. Bir ülkede en saygın olması gereken kişiler siyasetçiler olmalıdır. Çünkü onlar o ülkede yaşayan insanları temsil ediyor. Bu çeşit insanlar hakkında konuşulurken daha dikkatli olmak gerekmez mi. Tartışılan söz sizce saygınlığın ihlali değil mi. Çünkü bu söz bütün halkın önünde, o halkın bir vekiline karşı sarfediliyor. Okey masasında değil.
Old 10-01-2007, 13:58   #10
a.tan

 
Varsayılan

Sayın avegunduz'e katılmıyorum. Siyasetçiler her türlü eleştiriye açık olmalıdır. Bir vatandaşa söylenen hakaret niteliğindeki bir söz, bir siyasetçiye söylendiğinde hakaret suçu oluşmayabilmektedir. Gerek AİHM gerek Yargıtay içtihatlarında da kabul edilmiş ilkelerdendir, siyasetçi eleştiriye açık olmalıdır. Eleştirinin dozu bazen ağırlaşsa, hatta rahatsızlık yaratsa dahi hakaret suçu oluşmaz. Son olarak başbakanımızın Musa Kart'a açtığı karikatür davasında Yargıtayı'ın bozma kararında buna benzer hükümler vardı.
Old 17-09-2010, 14:05   #11
CATWOMAN

 
Varsayılan

ÇOK ACİLDİR.... Merhabalar... Bir avukata " Zurnanın son deliğisin." demek hakaret midir? Elinizde böyle bir mahkeme kararı, yazı yada başka döküman varsa, lütfen gönderirseniz çok sevinirim. Çünkü Savcılık bu cümleyi ne yazık ki " basit sitem" olarak kabul edip, takipsizlik kararı verdi. Teşekkürler.
Old 20-09-2010, 22:12   #12
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Sarfedilen cümlenin "basit sitem" olarak nitelendirilmesi bayağı bir basit olmuş!.

Zurnanın son deliği demek ile kişiye yönelik hakaretin gerçekleştiği kanaatindeyim ancak aramalarıma rağmen emsal içtihat bulamadım
Old 20-11-2010, 22:49   #13
ismailduygulu

 
Varsayılan

Duruşma sırasını bekleyen tutuklu sanığın vekili avukat ile görüşmek istediği bir anda çıkan tartışmada avukatın, "tutuklunun güvenliğini tehlikeye atıyorsun!" diyen astsubaya, "böyle konuşmayın o benim müvekkilim ve görüşme yapmakla güvenliğini tehlikeye atmıyorum!" sözü üzerine sertleşmesi sonrasında sarfedildigi ileri sürülen "sacmalama, sacmaliyorsun sen!" ve Sikayet edeceğini beyanı uzetine de "git istediğin yere Sikayet et!" sözleri hakaret olur mü?
Old 21-11-2010, 00:19   #14
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ismailduygulu
Duruşma sırasını bekleyen tutuklu sanığın vekili avukat ile görüşmek istediği bir anda çıkan tartışmada avukatın, "tutuklunun güvenliğini tehlikeye atıyorsun!" diyen astsubaya, "böyle konuşmayın o benim müvekkilim ve görüşme yapmakla güvenliğini tehlikeye atmıyorum!" sözü üzerine sertleşmesi sonrasında sarfedildigi ileri sürülen "sacmalama, sacmaliyorsun sen!" ve Sikayet edeceğini beyanı uzetine de "git istediğin yere Sikayet et!" sözleri hakaret olur mü?

Kesinlikle olmaz; belirttiğiniz sözler aşağılama, küçük düşürme ve tahkir oluşturmaya kafi ağırlıkta değildir.
Old 21-11-2010, 23:02   #15
ismailduygulu

 
Varsayılan

Bugün İstanbul Barosu Uyesi avukat Omer Kavilli arkadasımız nezaket gösterip, aradı ve benzer bir duruma dair basından gecen olaya dair sohbet etme imkanımız oldu. Tatil dönüşünde dosya ornegini göndermemi istedi. Bu konuda anlaştık. İnternet ortamında yaptıgım incelemede meslektaşımın mesleki ahlak, dayanışma ve itibarımız üzerine haklı mücadele orneklerine Tanik oldum. Mensubu oldugum Antalya Barosu tarafindan mücadeleci ornek tutumu için odullendirildigine sevindim. Gercekten meslektaşımın avukatların ceza davalarında katılan gibi sanık müvekkilleri ile de yan yana oturması, savcılar gibi oturdukları yerden konusabilecekleri, hakkında dava açılan sanık avukatların mudafisinin yanında durabilecegi ve mudafiisinin hukuki yardımından yararlanabileceği ve mahkemenin ara karar mutalalarinda avukatların yani sıra savcıların da salondan dışarı çıkması üzerine ciddi ve olumlu bir mücadele sürecine dair sunduğu katkıları ve bağlı bulunduğu baro bünyesinde Avukat Haklari Merkezi olusumuna öncülük etmesi fevkalede yureklendirdi. Ancak bir yandan ise ayrıca bir üzüntüm oluştu, o da, benzer durumlarda ödül verme duyarlılığı gösteren baromuzun, benim gibi yargılanan meslektaşlarımızın yanında yeterince duruş gösterememesine. Ama yine de negatif duyguların yerini Omer meslektaşım gibi dostlarımız pozitif hale dönüştürüyor. Bu konuları tartışırken arar bu konuya işaret etmeyi yararlı gördüm. Tartismyi ilerletmek ve üzerine gitmek üzere, daha bir yureklendim.
Old 22-11-2010, 15:59   #16
CATWOMAN

 
Mutsuz Merhaba...

Merhaba İsmail bey... Avukatların olur olmaz bahanelerle yada yıldırmak amacıyla şikayet edilmeleri, Barolar' ın avukat meslektaşlarımız hakkındaki şikayet gerekçelerini ve doğruluklarını hiçbir surette araştırmaksızın derhal ve sanki hevesliymiş gibi Yönetim Kurulu yada Disiplin Kurulu' na sevkederek işlemlere başlaması, sadece Antalya Barosu' nda değil, Ankara Barosu' nda da var. Yazdıklarınız çok güzel, ancak bence bir işe yaramıyor. Mesela beni bir müvekkilim şikayet etti, üstelik hazırlanan anlaşmalı boşanma davasındaki protokolde benim imzam bile yok. Protokolde davacının ve davalının karşı tarafa düşen mahkeme avukatlık ücretlerini, karşı taraf vekiline değil de, kendi avukatına ödeyeceği hükme bağlanmıştı. Mahkeme de aynı şekilde karar verdi. Velhasıl biz müvekkile öde bakalım deyince yok para kopartmaya çalışıyormuşuz da, yok öyleymiş böyleymiş de diye şikayette bulundu. Ve Baro Adli Yardım Kurulu, benden savunma dahi almaksızın, anlayıp dinlemeden, haklı mıdır diye araştırmadan, boşanma dosyasını, protokolü, vs delilleri celbedip incelemeksiniz beni adli yardım kurulundan çıkardı. Ben de mahkeme kararını icraya koydum, müvekkil itiraz edince takip durdu ve itirazın iptali davası açıp kazandım. Yani ilamdaki alacağımın haklı olduğuna kesin olarak karar verildi. Bu aşamadan sonra kesin kararı baro şikayet dosyasına sunduğum halde, hakkımdaki şikayet dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair bir karar da verilmedi, aylardır belki yıl oldu, hala inceleniyor. Velhasıl, olumlu bir karar çıktğında Adli yardım Kurulu aleyhine tazminat talebinde bulunacağım. Bu arada adli yardım Kurulu başkanı olan ve ne yazık ki avukat olan meslektaşım da beni bizzat 2 kez arayarak itirazın iptali davamı geri çekmemi, yoksa başımın cezai anlamda belaya gireceği ihtarında bulundu. Yani haksızlıklarını, beni savunma almaksızın suçlu bularak adli yardım kurulundan çıkardıklarını da böylece zımnen kabul etmiş oldu. Diyeceğim o ki; balık baştan kokuyor. Şikayet olunca, yapayalnız kalıyorsunuz ortada.. Sahip çıkan yok, üstelik bir de benim olayımda bunu yapan yine bir Avukat... Ülkemiz'de fazla umutlu olmak ne kadar mantıklı, inanın bilemiyorum....
Old 16-01-2011, 21:24   #17
erdalklnc

 
Varsayılan

bence siyasetçiler söz konusu olduğunda, eleştiri hakkı sınırları genişleyeceği için suç oluşmamıştır. elbetteki her cümle veya kelime yazı bütünlüğü içerisinde değerlendirilmelidir ama düşünce özgürlüğü ve eleştiri tahminimce somut olayda hukuka uygunluk nedenidir.
Old 20-01-2011, 22:11   #18
jurist27

 
Varsayılan

birisine "boğa gibi maaşallah;yıkılmaz bu adam" dersek bırakın hakareti iltifat etmiş oluruz ve dahası o adam gururlanır dolayısıyla kesinlikle hakaret sayılmaz diyorum.
Old 04-08-2011, 22:40   #19
Yaren Erdem

 
Varsayılan

"kırmızı görmüş boğaya dönmek" deyimi sinirlenmek anlamında kullanılmaktadır,somut olayın niteliklerine baktığımızda hakaret suçunu oluşturmadığını görmekteyiz. TCK madde 125/1 : ''Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.'' İlgili kanun maddesinde de açıkça belirtildiği üzere hakarete dair bir husus somut olayımızda bulunmamaktadır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hakaret madagaskar Meslektaşların Soruları 8 17-05-2012 16:18
tanık beyanı hakaret suçuna konu olur mu? avserdarozan Meslektaşların Soruları 8 26-09-2008 10:18
hırsızlık suçuna konu olan bir malın yağma suçuna uygulanabilirliği nasıl olur h.ünal Hukuk Soruları Arşivi 12 27-11-2006 02:19
bu durum bir suç kapsamına girer mi? Nesrin D. Meslektaşların Soruları 2 08-11-2006 13:27
Hangi Yasal Faiz Kategorisine Girer ? OSY Hukuk Soruları Arşivi 1 10-08-2005 20:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13499689 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.