Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Haberleri Hukuk Haberleri, duyuruları, güncel hukuki gelişmeler. [Haber Ekleyin]

Civan'ın "zimmet" davası zaman aşımına uğradı

Yanıt
Old 28-12-2006, 19:12   #1
KocherO

 
Varsayılan Civan'ın "zimmet" davası zaman aşımına uğradı



16:5028 Aralık 2006 / Perşembe

Civan'ın "zimmet" davası zaman aşımına uğradı
Ziraat Bankasına devredilen Emlak Bankasının eski Genel Müdürü Engin Civan’ın, Sultan Havayollarına verilen bir krediye ilişkin firmanın mevduat hesabındaki blokeyi çözerek bankanın zarara uğramasına neden olduğu iddiasıyla yargılandığı dava, zaman aşımı süresi dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırıldı.
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Emin Selimoğlu, sanığın yargılandığı eski TCK’da "zimmet" suçunu düzenleyen 202. maddesi açısından, eski TCK’nın 102.
maddesinin 3. fıkrasına göre 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu kaydetti.
Savcı Selimoğlu, suç tarihi tam olarak belli değilse de 1990 yılı suç tarihi olarak kabul edildiğinde "zaman aşımını kesen durumları" düzenleyen eski TCK’nın 104. maddesi açısından da zaman aşımı süresinin 2005 yılı sonunda dolduğunu bildirdi.
Yeni TCK’nın "zaman aşımı"nı düzenleyen 66 ve 67. maddelerinin sanığın aleyhine olması nedeniyle eski TCK’daki sürelerin uygulanması gerektiğine dikkat çeken Selimoğlu, davanın ortadan kaldırılmasını talep etti.
Suç tarihinin 6 Kasım 1991 olduğunu, bu tarih itibarıyla eski TCK’nın 102.
maddesinin 3. fıkrası ile 104. maddenin 2. fıkrasında belirtilen 15 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu belirten mahkeme heyeti, davanın zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verdi. Heyet, Civan hakkındaki bu suç nedeniyle verilen gıyabi tutuklama kararını da kaldırdı.

DAVANIN GEÇMİŞİ
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 26 Ekim 1992 tarihli iddianamede, Sultan Havayolları A.Ş’nin Emlak Bankası’nın Bakırköy Şubesi’nden kredi kullandığı belirtilmişti.
Bu nedenle firmanın döviz mevduat hesaplarının şube tarafından bloke edildiği, firmanın hesabın 632 bin dolarlık kısmındaki blokenin kaldırılmasını istediği, ancak şubenin bunu kabul etmediği belirtilen iddianamede, bankanın genel müdürü Engin Civan ve genel müdür yardımcısı Ahmet Paşaoğlu’nun yazılı emri üzerine ödemenin yapıldığı kaydedilmişti.
Sanık yöneticilerin alışılmamış yoldan firma lehine telkinde bulunarak "emniyeti suiistimal" suçunu işledikleri belirtilen iddianamede, Civan ve Paşaoğlu’nun 7.5’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edilmişti.
Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın 14 Mayıs 1996 tarihli duruşmasında, sanıkların eylemlerinin 6 ile 12 yıl arasında hapis cezası öngören ve "zimmet" suçunu düzenleyen eski TCK’nın 202. maddesi kapsamında kaldığı görüşüne varan hakim, davayı "görevsizlik" kararı ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. Bu kararın ardından sanıkların yargılanmalarına, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmişti.
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi de 22 Mart 2001 tarihli duruşmada suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Paşaoğlu’nun beraatına, ifadesi alınmayan Civan’ın ise dosyasının ayrılmasına karar vermişti.
Kararında dava konusu firmanın ödemelerini düzenli olarak yaptığına, iddianamede de bahsi geçen kredi borcunun vadesinde kapatıldığına, bankanın zarara uğramadığına dikkat çeken mahkeme heyeti, bu nedenlerle Paşaoğlu hakkındaki "zimmet" suçlamasının unsurlarının oluşmadığını bildirmişti.
Old 28-12-2006, 21:12   #2
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
22 Mart 2001 tarihli duruşmada suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Paşaoğlu’nun beraatına, ifadesi alınmayan Civan’ın ise dosyasının ayrılmasına karar vermişti.

Alıntı:
dava konusu firmanın ödemelerini düzenli olarak yaptığına, iddianamede de bahsi geçen kredi borcunun vadesinde kapatıldığına, bankanın zarara uğramadığına dikkat çeken mahkeme heyeti, bu nedenlerle Paşaoğlu hakkındaki "zimmet" suçlamasının unsurlarının oluşmadığını bildirmişti.

Sayın kocherO

Yukarıdaki alıntılardan anlaşıldığına göre, toplanan delilleri değerlendiren mahkeme suçun oluşmadığına kanaat getirmiş ve iki sanıktan biri hakkında beraat kararı vermiştir. Diğer sanık hakkında ise, ifadesi alınamadığından beraat kararı verilememiştir.

2005 yılından bu yana beraat kararı verilmemesi bence adalete ve 2005 yılında değiştirilen CMK 193.maddesine uygun düşmemektedir. Elde beraat kararı verilmesine yeter delil varsa, sanığın ifadesini yıllarca beklemeye ve ayda bir duruşma yapmaya gerek olmamalıdır kanısındayım.

Alıntı:
Sanığın duruşmada hazır bulunmaması
MADDE 193.- (Ek fıkra: 5353 - 25.5.2005 / m.28)
(2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.

Madem mahkeme kararını siz aktardınız, mahkemenin 2005 yılından bu yana beraat kararı vermemesinin nedenlerini de biliyor olmalısınız. Bu bilgiyi de aktarırsanız seviniriz.

Böylelikle sansasyon yaratacak bir başlıkla yayınlanan gazete haberine göre değil de, bir hukukçunun görüşüne göre aydınlanırız.

Saygılarımla
Old 30-12-2006, 01:46   #3
KocherO

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı



Madem mahkeme kararını siz aktardınız, mahkemenin 2005 yılından bu yana beraat kararı vermemesinin nedenlerini de biliyor olmalısınız. Bu bilgiyi de aktarırsanız seviniriz.

Sayın Konyalı
Ben bu haberi hukuki yönüyle tartıştırmak için buraya taşıdım elbet. Yalnız bu mahkemeyi 2005 yılından falan takip ettiğimi falan ifade etmedim, haberde öyle geciyor. Ben de herkes gibi basından öyle yada böyle takip ettim.

Şunu da belirtmek isterim Türkiye'de nice davalar (işkence, çeteci, tetikci, hortumcu, gibi) zaman aşımına uğradı. Bunları hepimiz az yada çok biliyoruz.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Stj. Av. ne "ofisboy"dur, ne de adliyedeki caycinin "ciragi..." metin karadag Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 26 28-07-2007 20:47
FSEK anlamında"eser"; "Mezdeke"oryantal grup adı ve oluşturdukları karakter eser mi? Aslı Hukuk Soruları Arşivi 6 27-12-2006 00:32
Kurşunlama davası zaman aşımına uğradı Seyda Hukuk Haberleri 0 01-11-2006 10:56


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08499503 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.