Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Anket Sonucu: Bir çocuğun tecavüz edilip öldürülmesinden dolayı zanlının cezaevinde linç edilmesi/tecavüze uğraması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Adaletin tecellisi için cezaevilerinde gerçekleşen bu tip eylemleri destekliyorum. 10 21,28%
Linç edilerek öldürülmesini doğru bulmuyorum ancak tecavüz edilmesi doğrudur. 1 2,13%
Aynı eylemin gerçekleştirilmesi durumunda zanlıyla aynı konuma gelinmektedir. Bu nedenle doğru bulmuyorum. 9 19,15%
Bunu hiç düşünmemiştim. Doğrusunu söylermek gerekirse nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda karar veremedim. 0 0%
Gereğini mahkeme yapacak, gereken cezayı uygulayacaktır. Hukukçu kimliğimde dolayı, böylesi bir durumda zanlıya işkence edilmesi/zanlının öldürülmesi gibi eylemleri meşru görmüyorum. 27 57,45%
Oy Verenler: 47. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 379)

Çocuğa Tecavüz Edip Öldüren Zanlının Hapishanede Tecavüze Uğraması

Yanıt
Old 30-04-2014, 08:29   #1
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan Çocuğa Tecavüz Edip Öldüren Zanlının Hapishanede Tecavüze Uğraması

Değerli Meslektaşlarım;

Malumunuz Brezilya'da bir adamın, üvey oğluna tecavüz edip öldürmekten dolayı tutuklanması ve cezaevine gönderilmesine ilişkin çok sayıda haber yayınlandı.

Şahsın mahkumlar tarafından işkence edilerek tecavüze uğraması hakkında, ülkemizde de son zamanlarda meydana gelen çocuk tecavüz ve cinayetleri perspektifinde adalet/hakkaniyet/hukuk/vicdan çerçevesinde görüş ve değerlendirmelerinizi aktarabilir misiniz?

Ancak dileğim odur ki; görüş paylaşımınızda "böylelerini sallandıracaksın, senin çocuğuna aynı şey yapılsa sen ne yapardın?" gibi yaklaşımlardan uzak durulması..

Ayrıca konuyu bir anket paylaşımıyla desteklemek uygun olur diye düşündüm.

bknz: http://t24.com.tr/haber/tecavuz-sucl...uz-etti,257159
Old 30-04-2014, 16:20   #2
Av_Acar

 
Varsayılan

Benim gözümde tüm çocuklar aynı masumiyettedir..
Onlara karşı işlenen her türlü fiilin cezası en ağır şekilde olmalıdır..
Ömür boyu hapis, ağırlaştırılmış müebbet hapis vs. sanık için bir ödüldür bana göre..
Old 01-05-2014, 01:14   #3
av.barisdalgic

 
Varsayılan

İDAM "CEZA"sı hukuki bir müeyyide olmayıp; siyasi, ideolojik, kültürel ve psikolojik bir yok etme yöntemi olması nedeniye hukuk kavramının tamamen dışında bir kavram ve uygulamadır. Dolayısı ile tarihte şimdiye kadar verilen tüm idam cezaları ve uygulamaları hukuki dayanak ve gerçeklikten yoksundur.

İdam "Ceza"sının hukuki mahiyetini kavrayabilmemiz için öncelikle;
Suç ve Ceza arasındaki ilgi ve ilişkiyi çözümlememiz gerekmektedir:

Suç ile Ceza arasındaki ilgi ve ilişkiyi kuran Özne (İnsan) dir. Yani Özne'siz ne Suç ne de Ceza mümkündür.

Suç, kendine özgü bir varlığa sahiptir yer ve zaman olarak; yani Özne'nin varoluşu üzerinden uzamda bir başlangıcı ve bitişi olan sui generis bir kavram ve olgudur.

Ceza da aynı şekilde, yer ve zaman olarak sui generis bir varlığa sahiptir; ki uzamda Özne'nin varoluşu üzerinden bir başlangıcı ve bitişi olan kendine özgü bir kavram ve olgusallığa sahip olandır.

Dolayısı ile her Suç ve Ceza kavramı ve olgusallığı, kendini tüketene kadar belirli bir Özne'yi ve bu Özne'nin varlığını zorunlu olarak gerektirir.

Hukukun kavramsal olarak tüketilen en son anlamında Özne'nin olmadığı bir yerde ya da Özne'nin yok edildiği bir anda ya da süreçte ne Suç'tan ne de Ceza'dan bahsedilebilir.

Dolayısı ile İdam "Ceza"sı, atılı suçu işlediği iddia edilen Özne'yi daha ilk anda imha suretiyle YOK EDEREK, hukuki cezai müeyyidenin Özne üzerinde bir süreç olarak uygulanma ve çekilme sürecini daha baştan imkansız hale getirmektedir.
Av.Oğuz Kayıran'dan alıntıdır.
Old 01-05-2014, 02:00   #4
Kanat

 
Varsayılan

Buna avukatlığı bir kenara bıraķıp,ilahi adalet demek istiyorum ve diyorum da.
Old 01-05-2014, 16:50   #5
nurullah açıkalın

 
Varsayılan Islah

Cezanın amacı ıslahdır. Suçlu ıslah edilene kadar cezasını çeker. İdam veya başka yöntemlerle suçluyu infaz etmek cezanın amacını aşmaktır.
Ayrıca söz konusu bu olayda adalet kavramından bahsedilemez.
Adaletin temsilcisi konumunda olmayan ve belki de kendileri de aynı suçu işlemiş mahkumlar tarafından yapılan bir işkence ve linç söz konusudur. Burada adaletin verdiği bir ceza değil kitlesel bir hareket vardır. Bu harekete de ancak vicdani yorumlar yapılabilir. Vicdani yorumum üzüntü verici. Çünkü,söz konusu mahkuma işkence ederek tecavüz eden mahkumlar da onun işlemiş olduğu suçun aynını işlemiş ve de canileşmiş olmaktadırlar. Dolayısı ile onlar da aynı şekilde cezalarını çekmeliler.(Asla bu suçluyu savunuyorum anlamına gelmesin. Çünkü onun cezasını adalet zaten vermiş ve cezasını çekmekte idi.)
Eğer suçlulara işlediği suçun aynısını işleyerek ceza vermeye kalkışır isek onlardan hiçbir farkımız kalmaz ve hukuk toplumu/devleti olmaktan uzaklaşır ve birer cani haline geliriz.

Saygılarımla
Old 02-05-2014, 08:00   #6
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

ELEMAN ARANIYOR

Tecavüzcülere tecavüz edecek infaz memurları alınacaktır. Ücret dolgundur. (Gönüllülere ücret yerine madalya verilecektir)
Old 02-05-2014, 11:45   #7
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
ELEMAN ARANIYOR

Tecavüzcülere tecavüz edecek infaz memurları alınacaktır. Ücret dolgundur. (Gönüllülere ücret yerine madalya verilecektir)

Ben yeni açılan bu konuda, aşağıda linkini aktardığım konudaki önerilerden daha yaratıcı cezalar önerileceğini umuyorum.

http://www.turkhukuksitesi.com/showt...?t=8199&page=2
Old 02-05-2014, 12:13   #8
Av.Deniz Dilek

 
Varsayılan

Hayatın her anında tabii ki hukukçu kimliği ile yaşanmaz ancak hukuki tartışma yaparken yaptığımız yorumu hukukçu kimliğimi bir kenara bırakıyorum deyip yapmak bana göre pek objektif değildir. Burası meslek ilgililerinin kullandığı bir forumdur. O nedenle hukuk dışı yaptırımlar tahayyül eden kişileri görünce aklıma hep şu gelir;

''Mesleki kıyafeti olan pek az meslekten biri de avukatlıktır. Avukatlar yasa gereği duruşmalara cübbe ile çıkmak zorundadırlar. Herkesin mutlaka görmüş olduğu avukatlık cübbesinin neden renklerinin siyah - kırmızı - yeşil'den oluştuğunu, neden sarı çizgileri olduğunu, neden cepsiz ve düğmesiz olduğunu ise pek çok kimse bilmez.

Her avukatın cübbe giyme zorunluluğu ve bunun tek tip oluşu avukatların kanunlar önündeki eşitliğinin bir sembolüdür. Cübbenin yeşil kısmı hukuk davalarını simgelerken, kırmızı kısımları ise ceza davalarını simgeler. Yakadaki sarı şeritler ise idareyi temsil etmektedir.

Avukatlık, Avukat Kanunu'ndaki tanımında da belirtildiği gibi bir kamu hizmeti olduğundan cübbenin cebi bulunmamaktadır. Avukatlık mesleği niteliği gereği bağımsızlığı gerektirdiği içinse cübbenin düğmeleri de yoktur.

Cübbenin ana rengi siyahtır. Bunun nedeni mesleğin ağırlığı ve adaletin renginin siyah oluşudur. Sebebi ise siyahın hiçbir rengi içermemesidir. ''
Old 02-05-2014, 16:39   #9
Ü. Yasin

 
Varsayılan

Bir şüpheliye veya sanığa işkence edilmesine veya bu şüphelinin veya sanığın öldürülmesine karşı olmak için illa ki hukukçu kimliğime sahip olmam gerekmez. İnsan kimliğim yeter.
Old 02-05-2014, 16:59   #10
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Önceleri, ceza evleri, kendi kurallarını kendisi koyardı; kendine has kuralları vardı; şimdiki durumu bilemiyorum. Saygılarımla...
Old 02-05-2014, 17:40   #11
Gemici

 
Varsayılan

Kimliklerimiz!

Alıntı:
Yazan Av.Deniz Dilek
Hayatın her anında tabii ki hukukçu kimliği ile yaşanmaz ancak hukuki tartışma yaparken yaptığımız yorumu hukukçu kimliğimi bir kenara bırakıyorum deyip yapmak bana göre pek objektif değildir. Burası meslek ilgililerinin kullandığı bir forumdur. O nedenle hukuk dışı yaptırımlar tahayyül eden kişileri görünce aklıma hep şu gelir;

Alıntı:
Yazan Av. O. TEKGUL
Linç
Sayın meslektaşlarım bu forumdaki ilk yazımda böyle hukuk dışı temennilerde bulunmak istemezdim ama bu mide bulandırıcı olay karşısında hukukçu olarak düşünmek elimden gelmiyor. bence bu caniler hakkında suçlarının sabit olması durumunda uygulanması gereken ceza linç olmalıdır. bu sapıklar ezilerek işkence çekerek ölmeli.
http://www.turkhukuksitesi.com/showt...?t=8199&page=2

Yazılanları okuyunca aklıma takılan soru:
Kimin kaç kimliği var var? Bu kimliklerin hangisini ne zaman ve nerede kullanırız?
Kimliklerimiz bir yere girip çıkarken kapıdaki vestiyere bıraktığımız şapkalara benzer birşey midir?

Saygılarımla
Old 06-05-2014, 12:03   #12
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Açmış olduğum başlıkla ilgili bir iki kelamda bulunmak istedim.

"Kadına Karşı Şiddet ve Toplum: İki Hindistan mı?" başlığı altında (bknz: http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=86680) idam cezası hakkında görüş paylaşımında bulunmuştum.

Bu başlık, idam cezasına onay verilip verilmemesi hususunda değerlendirmelerde bulunulması için açılmamakla birlikte, cezaların en üst derecede uygulanması durumunda dahi suç oranlarında düşüş yaşanmadığı ortadadır.

Ankette son seçeneği işaretledim zira yasal mevzuatımızda işlenen bir suçun mağduru ve/veya yakınlarının kısas uygulaması ya da birilerinin durumdan vazife çıkararak hukuk dışı yöntemlere başvurması gibi bir seçenek bulunmuyor.

Hukukçu, cezaevinde bulunan zanlılara karşı bir başka suç işlemek suretiyle bireysel cezalandırmadan yana olmamalıdır diye düşünüyor, katkıda bulunan meslektaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.

Saygılarımla..
Old 06-05-2014, 14:26   #13
Av.Deniz Dilek

 
Varsayılan

Şu yazı da nesnel bir bakış açısı sanıyorum ki; hem de insani duygularla bezeli...
http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/ben...ama-idam-58786
Old 16-05-2014, 14:22   #14
Mehtap TAŞDEMİR TUNÇEL

 
Varsayılan Kimlikler ve melekler

Hukukçu sıfatının verdiği düşüncelerle, katledilmiş tecavüze uğramış melekler arasındaki vicdani gelgitler...
Bir yanım, kalbim en ağır şekilde ve aynen ödetilsin derken, beynim ceza hukuku ilkeleriyle doluyor. Derken zihnime 5-6 yaşlarında gözlerinden sevgi, mutluluk ve masumiyet akan bir çocuk resmi geliyor. Ve nihayetinde kimse kusura bakmasın ama bunun adı birden fazla kimlik olarak konulsa da ben vicdanıma yenik düşüyorum. İdamın bu insan müsvettelerine verilebilecek en hafif ceza olduğunu düşüyorum.
Old 18-05-2014, 14:53   #15
Sinangil

 
Varsayılan

Mağdur da olsa bireyler ceza veremez.Ceza verme hakkı devlete aittir.Her suçun mağduru aynı zamanda devlettir.

Bu nedenle olaya kamu hukuku açısından baktığımızda DEVLET TOPLUMSAL BİR SÖZLEŞME İLE KURULUR.Bu toplumsal sözleşmede vatandaş-birey diğer tarafta ise DEVLET DENİLEN AYGIT VARDIR.

BU TOPLUMSAL SÖZLEŞME HER İKİ TARAFA DA HEM DEVLETE HEM DE O DEVLETİN VATANDAŞLARINA HAK VE SORUMLULUKLAR YÜKLEMİŞTİR.

Devletin bir yurttaşına karşı bir suç işlediğinde ,bu kişinin ihlal edilen hakkını DEVLET ELİYLE ALINIR.Suç işleyene gereken cezayı DEVLET VERİR.Mağdur dahi olsa vatandaşlar ceza veremez.Bu DEVLETİN HEM HAKKI HEM DE ÖDEVİDİR.

İHKAKI HAK DENİLEN HAKKINI ZORLA ELDE ETME KANUNLARA GÖRE YASAKTIR.

Bu nedenle OLAYA HUKUKİ OLARAK BAKARSAK,SİZİN ÇOCUĞUNUZ BİLE OLSA ,TECAVÜZ EDİP ÖLDÜRENİN CEZASINI DEVLET VERECEKTİR.

Bu suçu işleyene karşı diğer vatandaşların aynı fiili eylemi yapmaya hakları yoktur.Bu nedenle diğer vatandaşların da cezasını çekmekte olan bir mahkuma karşı eylemlerinden dolayı yargılanması gerekir.Çünkü diğer vatandaşlarda burada suçludur.

Malesef Türkiyedeki cezaevlerinin durumu içler acısıdır.

İNFAZ KORUMA MEMURU OLAN BİR YAKINIM TÜRKİYEDE TECAVÜZ SU.ÇUNDAN YATAN BİR MAHKUMA CEZAEVİNDE 30 KEZ TECAVÜZ EDİLDİĞİNİ BANA SÖYLEMİŞTİ.

CEZAEVLERİNDE TC KANUNLARI DEĞİL MAHKUMLARIN KENDİ HUKUKU UYGULANIYOR.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hırsızı Öldüren Gence Beraat Av.Betül Avcı Hukuk Haberleri 4 11-02-2008 13:37
13 Yaşındaki Çocuğa Tecavüz Ve Alıkoyma !!!!! Av.Habibe YILMAZ KAYAR Çocuk Hakları Çalışma Grubu 0 04-07-2007 08:18
Hırsız sandığı eşini öldüren kocaya 2 yıl Seyda Hukuk Haberleri 0 31-12-2006 09:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04783607 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.