Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Türk Parası Kıymetini Koruma Hk. 32 Sayılı Kararda Değişiklik, Serbest Bölgede Yerleşik Şirketleri De Etkiliyor Mu?

Yanıt
Old 17-09-2018, 07:55   #1
Av. Alper

 
Varsayılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hk. 32 Sayılı Kararda Değişiklik, Serbest Bölgede Yerleşik Şirketleri De Etkiliyor Mu?

Sayın meslektaşlarım merhaba,

13 Eylül 2018 Tarihli, 30534 sayılı Resmi Gazete'de "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik" başlıklı bir Cumhurbaşkanı Kararı yayınlandı.

Buna göre 32 sayılı kararın 4. maddesine şu bent eklendi;

"Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz."

Bu kararın uygulamasından, Serbest Bölge'de yer alan firmalar ile diğer firmalar arasında imzalanan sözleşmeler de etkilenecek midir?

Esasında merak ettiğim nokta, Serbest Bölge'de yer alan bir firma, "Türkiye'de Yerleşik" sayılacak mıdır?


Zira Serbest Bölgeler Kanunu Md. 6 düzenlemesinde "...ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen...yerlerdir." hükmü yer alıyor.

Burada öngörülen muafiyet hali, yukarıdaki karar yönünden nasıl değerlendirilecektir?

Konu hakkında yaptığım araştırmalardan sağlıklı bir netice alamadım. Bilgi paylaşımı yapacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.

Saygılarımla.

* Bu arada, "TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARAR", Türkiye'de yerleşik kişileri; "Yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişiler" olarak tanımlamakta.

Bunu sadece coğrafi olarak mı değerlendirmemiz gerekiyor?
Old 17-09-2018, 07:59   #2
Av.Duygu Işık Behrem

 
Varsayılan

Merhaba meslektaşım,

Konu maalesef henüz bir netlik içermiyor. 30 günlük geçiş süreci aşamasında bir açıklama yapılmasını yahut bir düzenleme daha çıkarılmasını bekliyorum. Aksi takdirde karar, yoruma açık kalacak ve taraflar arasında bu sebeple ihtilaflar doğabilecektir.

"Bakanlıkça belirlenen haller dışında" ibaresinden yola çıkarak o hallerin ne olduğunu belirleyeceklerini düşünüyorum. Umarım en kısa sürede belirlenir aksi takdirde bu geçiş sürecinde de farklı zorluklar yaşanacaktır.

Konu ile ilgili görüşleri olan meslektaşların da görüşlerini paylaşmasında fayda görüyorum. Bu konu oldukça önemli ve güncel bir konu.

Saygılarımla,
Old 18-09-2018, 10:25   #3
yihukuk

 
Varsayılan

Merhabalar tüm meslektaşlarıma;

Konu ile ilgili ofisimizce Hazine Bakanlığı ile görüşme sağlandı. Dün bir kamuoyu duyurusu yapılmış ve ilerleyen günlerde de uygulama esasları ve kararın hangi tip sözleşmelere ve kimlere uygulanacağı yönünde açıklama yapılacakmış. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi oldukça paylaşacağız. İyi çalışmalar.
Old 04-10-2018, 08:21   #4
Av. Alper

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,

Dün akşam şöyle bir haber yayınlandı sitelerde, sadece aşağıya bağlantı adresini verdiğim sayfada belgenin tam hali paylaşılmış. Başkaca kaynağa ulaşamadım fakat tebliğin bu halini de incelemeniz faydanıza olur diye düşündüm.

İlgili bağlantı; http://www.diken.com.tr/dovizli-sozl...gin-tam-metni/

Saygılarımla.
Old 06-10-2018, 18:12   #5
Av.Duygu Işık Behrem

 
Varsayılan

Konu ile ilgili Tebliğ 06.10.2018 tarihli (bugün) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Konuyu meslektaşlarımla detaylı şekilde tartışabilmeyi, görüşleri almayı çok isterdim ancak ne yazık ki kimse bu denli kritik ve önemli bir konuya ilgi göstermedi.


6 Ekim 2018 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 30557

TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığından:

TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARA İLİŞKİN

TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2008-32/34)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2018-32/51)

MADDE 1 – 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in mülga 8 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler

MADDE 8 – (1) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu serbest bölgeler dahil yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(2) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu serbest bölgeler dahil yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(3) Türkiye’de yerleşik kişiler; yurt dışında ifa edilecekler dışında kalan, kendi aralarında akdedecekleri, iş sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(4) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, aşağıda belirtilenler dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri,

b) İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,

c) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri,

ç) Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, Türkiye’de başlayıp yurt dışında sonlanan ve yurt dışında başlayıp Türkiye’de sonlanan elektronik haberleşme ile ilgili hizmet sözleşmeleri.

(5) Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, 16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tanımlanan gemilerin inşası, tamiri ve bakımı dışında kalan eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

(6) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, iş makineleri dâhil taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(7) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, iş makineleri dâhil taşıt kiralama sözleşmeleri dışında kalan, menkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(8) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

(9) 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tanımlanan gemilere ilişkin finansal kiralama (leasing) sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(10) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal kiralama (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

(11) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(12) Kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(13) Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası andlaşmaların ifası kapsamında olmak kaydıyla; yüklenicilerin üçüncü taraflarla akdedeceği gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(14) Hazine ve Maliye Bakanlığının 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(15) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

(16) Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

(17) Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmeleri; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az %50 hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdetmeleri mümkündür.

(18) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir.

(19) Uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya endekslenen ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen sözleşmeler, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında dövize endeksli sözleşme olarak değerlendirilir.

(20) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile doğrudan ya da dolaylı olarak sahipliklerinde bulunan şirketler Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirilir.

(21) Bu madde uyarınca akdedilecek sözleşmelerde istisna kapsamına alınan, ancak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan sözleşmeler de anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(22) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan iş makineleri dâhil taşıt kiralama sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisnadır.

(23) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunludur.

(24) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir. Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur.

Bu fıkra hükmü, bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar için uygulanmaz.

(25) Bu maddede, istisna tanınan tarafların mutabakatıyla yeni yapılacak sözleşmelerin Türk parası cinsinden yapılmasını veya mevcut döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmelerde yer alan bedellerin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi uyarınca Türk parası olarak yeniden kararlaştırılmasını talep etmesi durumunda sözleşmelerde yer alan bedeller Türk parası cinsinden kararlaştırılır.”

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
Old 06-10-2018, 21:05   #6
Av. Mustafa B.

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım,

iş makineleriyle ilgili Leasing hakkında görüşleriniz nedir? Tamam yeni sözleşmelerde kararlaştırılamaz deniliyor fakat mevcut sözleşmelerin değiştirilmesi konusunda hükmü göremedim.
Old 08-10-2018, 00:04   #7
Av.Duygu Işık Behrem

 
Varsayılan

Sayın Av. Mustafa B.,
Madde - 8 , 24. bendi görmemiş olamazsınız sanırım.
Old 08-10-2018, 14:01   #8
Av. Alper

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım merhaba,

Yayınlanan tebliği uzun süredir inceliyorum fakat 24/2 bendinin içinden çıkamadım. Ben mi yanlış anlıyorum, konu ile ilgilenen meslektaşlarım fikirlerini paylaşırsa çok memnun olurum.

Öncelikle 24/1'de yer alan "02.01.2018 Tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar TÜİK'in her ay için belirlediği TÜFE aylık değişim oranları esas alınarak artırılma" konusunda yaptığım hesabı belirteyim. Ben şu linkte yer alan tablodan faydalandım; http://www.tuik.gov.tr/PreIstatistik...o?istab_id=650

Buna göre 2018 Aylık TÜFE değişim oranları şu şekilde; Ocak(1,02), Şubat(0,73), Mart(0,99), Nisan(1,87), Mayıs(1,62), Haziran(2,61), Temmuz(0,55), Ağustos(2,30), Eylül(6,30).

02.01.2018 Tarihinde Merkez Bankası tarafından açıklanan Efektif Satış Kuru (Dolar İçin) 3,7776 (Bunun için de Merkez Bankası web sayfasından faydalandım, şu linkte; http://www.tcmb.gov.tr/kurlar/kurlar_tr.html)

3,7776 kuruna; her ay kümülatif olarak yukarıdaki oranları uyguladığımızda Eylül sonunda 4,508859 TL tutarına ulaştım. (Hesap yöntemim; örneğin Ocak başında 100 TL bedel için hesap yaparken Ocak için; (100+100*1,02/100), Şubat için; (101,02+101,02*0,73/100) şeklinde üst üste ekleyerek gittim.) (Aynı hesabı Euro için yaptığımda 4,5525 Efektif Satış Kurunu baz alarak 5,433763 TL tutarına ulaştım.) Ama buradaki yazıda Dolar üzerinden gidiyorum.

Dolayısıyla bedellere uygulanacak kurumuzu 4,5 TL olarak belirledim. Ancak bu hesaplamada hatam vs olabilir, soracağım sorunun temeli bu değil. Sadece hesapta kullanılacak bir değişken bu kurumuz.

24/2, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin olan kısım. Şimdi burada diyor ki;

"Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten (13.09.2018) önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir. Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli (Dolar için, hesapladığımız 4,5 TL Kuru baz alınarak), taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur."

Şimdi bu bende göre, örneğin 01.10.2017 Tarihinde, 3 Yıl süreli imzalanmış bir kira sözleşmesini göz önüne alalım.

Kira dönemlerimiz;
1. Kira Dönemi : 01.10.2017 - 30.09.2018
2. Kira Dönemi : 01.10.2018 - 30.09.2019
3. Kira Dönemi : 01.10.2019 - 30.09.2020

Aşağıdaki açıklamalarım için ön bilgiler;
Sözleşme bedellerini yeniden belirleme tarihimiz de 02.10.2018 olsun.
Buna göre belirlemenin yapıldığı kira yılı sonu; 30.09.2019 olur.

Tek tek şartları inceleyelim;
1 - Bu sözleşme, geçici 8. maddenin yürürlük tarihinden önce akdedilmiş bir kira sözleşmesidir.
2 - Bedellerimizi, bu fıkranın ilk paragrafına göre 2 Yıllık süre için belirleyeceğiz. (4,5 TL Kurumuz)
3 - Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren (belirlememizi 02.10.2018'de yaptığımıza göre, burada sonunu alacağımız kira yılımız 01.10.2018 - 30.09.2019 tarihleri arasında kalan, yani 2. kira yılımızdır ve bunun sonu 30.09.2019'dur) bir yıl geçerli olmak üzere (sonu 30.09.2019 olduğuna göre bundan itibaren, 30.09.2020'ye kadar geçerli olmak üzere); anılan paragraf uyarınca TL olarak belirlenen kira bedeli (4,5 TL kur ile belirledik), taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar (yani -belirleme t.- 02.10.2018'den -belirlemenin yapıldığı kira yılı sonu-30.09.2019'a kadar) Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir.
4 - Bir sonraki kira yılı (yukarıda 2. kira yılımızdan bahsettiğimize göre, 3. yılı kastediliyor yani 01.10.2019 - 30.09.2020. ama halbuki zaten yukarıdaki cümle ile bu süre bitti, 30.09.2020'ye kadar geçerli olacak bedel belirlenmişti yukarıda) Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar (bu fıkrada belirtilen iki yıllık süre, belirleme tarihinden itibaren hesaplanıyordu. biraz önce de belirttiğim gibi, belirleme tarihimize 2 yıl ekleyerek ulaştığımız süre bir üstteki cümlede tüketilmiş oldu.) geçerli olur."

Bana öyle geliyor ki; bu cümlelerle kurulan sistematikte bir yanlışlık var. Buradaki şartlar; belirlemenin yapıldığı tarihin denk geldiği kira yılından sonra gelen kira yıllarını düzenliyor ve bu da en az 3 kira yılına denk geliyor. Halbuki anlatılmaya çalışılan durum, 2 kira yılının düzenlenmesi yönünde. Zira işin en başından beri 2 yıl için geçerlidir hükmü getirilmiş.

Ben mi çok yanlış bir yorum yapıyorum, yoksa kavramlarda bir sıkıntı mı var? Fikirlerinizi alabilir miyim?

Teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
Old 08-10-2018, 16:21   #9
suiuris

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşlarım,

Ben de bu tebliğ ile ilgili kafamı karıştıran bir fıkrayı yorumlarınıza açmak istiyorum.

(8) Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri, bilişim teknolojileri kapsamında "yurt dışında
üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri" ile "donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde"
sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize
endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

Yukarıda tırnak içine aldığım iki ibareden birincisi açık bir şekilde yurtdışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmelerinden bahsediyor. Fakat ikincisinde, yani donanım ve yazılımlara ilişkin hizmet ve lisans sözleşmeleri açısından yurtdışında üretilmiş olması şartı aranıp aranmadığı noktasında net bir sonuca varamadım.

Konuyla ilgili değerli görüşleriniz için şimdiden teşekkür ederim.

Saygılarımla.
Old 17-10-2018, 07:19   #10
Av.Duygu Işık Behrem

 
Varsayılan

Hazine ve Maliye Bakanlığı web sayfasında "Basın Duyurusu" başlığı altında "Sıkça Sorulan Sorular" kısmından alıntıdır:


Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2008-32/34)’de 6/10/2018 Tarihinde Yapılan
Değişiklik İle İlgili Olarak Sıkça Sorulan Sorular

1. Tebliğ’in 8 inci maddesinin yirmi dördüncü fıkrasındaki hesaplamalara ilişkin örnek verebilir misiniz?
Örnek A- Sözleşme bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması
mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında
32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden
belirlenirken mutabakata varılamaması halinde 2008-32/34 Sayılı Tebliğ’in 8 inci maddesinin
yirmi dördüncü fıkrasının birinci paragrafı kapsamında yapılacak hesaplamaya ilişkin örnek
aşağıda yer almaktadır:
Örnek A- Sözleşme bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması
mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında
32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden
belirlenirken mutabakata varılamaması halinde 2008-32/34 Sayılı Tebliğ’in 8 inci maddesinin
yirmi dördüncü fıkrasının birinci paragrafı kapsamında yapılacak hesaplamaya ilişkin örnek
aşağıda yer almaktadır:
Sözleşme tarihi: 18/2/2017
TL’ye çevrilme tarihi: 11/10/2018
Döviz Sözleşme bedeli: 18/2/2017 tarihli 5 yıl süreli sözleşmede yer alan “yıllık”
sözleşme bedeli
TCMB kuru: 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası efektif satış kuru
TÜFE1
: 2/1/2018 tarihinden 11/10/2018’e kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından
açıklanan 9 aylık toplam TÜFE değişim oranı
TL’ye Çevrilen Sözleşme Bedeli= (Sözleşme bedeli * TCMB kuru ) *(1+TÜFE)

1
TÜFE hesaplamaları yapılırken TÜİK’ten alınan Tüketici Fiyat Endeksi rakamları dikkate alınacaktır. Örneğin
TÜFE1 değeri hesaplanırken [(
��Ü����������ü�� 2018
������������������ 2017
)−1] formülü kullanılacaktır. Yapılacak hesaplamalarda TÜFE oranı
kısten (aylık oranlar dikkate alınacak, artık günler dikkate alınmayacaktır) uygulanmayacaktır.
Örnek A- Sayısal Hesaplama:
Sözleşme tarihi: 18/2/2017
TL’ye çevrilme tarihi: 11/10/2018
Döviz Sözleşme bedeli: 1000 ABD doları
TCMB kuru: 3,7776 Dolar/TL
TÜFE: 19,37 %
TL’ye Çevrilen Sözleşme Bedeli= (1000 *3,7776) *(1+0,1937)
= 4.509,32 TL
Örnek B- Sözleşme bedeli döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması
mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında
32 Sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden
belirlenirken mutabakata varılamaması halinde 2008-32/34 Sayılı Tebliğ’in 8 inci maddesinin
yirmi dördüncü fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında “konut ve çatılı iş yeri kira
sözleşmeleriyle ilgili” yapılacak hesaplamaya ilişkin örnek aşağıda yer almaktadır:
Sözleşme tarihi: 18/2/2017
Çevrilme tarihi: 11/10/2018
Döviz Sözleşme bedeli: 18/2/2017 tarihli 5 yıl süreli sözleşmede yer alan konut veya
çatılı iş yeri yıllık kira sözleşmesi bedeli
TCMB kuru: 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası efektif satış kuru
TÜFE1 : 2/1/2018 tarihinden 11/10/2018’e kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından
açıklanan 9 aylık toplam TÜFE değişim oranı
Sözleşme Bedeli1:11/10/2018-18/2/2019 tarihleri arasında geçerli Sözleşme Bedeli
(TL)
Sözleşme Bedeli1 = (Döviz Sözleşme bedeli * TCMB kuru ) * (1+TÜFE1)
TÜFE2: 11/10/2018 tarihinden 18/2/2019’a kadar Türkiye İstatistik Kurumu
tarafından açıklanan 4 aylık toplam TÜFE değişim oranı
Sözleşme Bedeli2: 18/2/2019-18/2/2020 tarihleri arasında geçerli Sözleşme Bedeli
(TL)
Sözleşme Bedeli2 = Sözleşme bedeli1* (1+TÜFE2)
TÜFE3: 18/2/2019 tarihinden 18/2/2020’ye kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından
açıklanan yıllık TÜFE değişim oranı
Sözleşme Bedeli3: 18/2/2020-11/10/2020 tarihleri arasında geçerli Sözleşme Bedeli
(TL)
Sözleşme Bedeli3 = Sözleşme bedeli2* (1+TÜFE3)
Örnek B- Sayısal Hesaplama:
Sözleşme tarihi: 18/2/2017
TL’ye çevrilme tarihi: 11/10/2018
Döviz Sözleşme bedeli: 1000 ABD doları
TCMB kuru: 3,7776 Dolar/TL
TÜFE1: 19,37 %
Sözleşme Bedeli1= (1000 *3,7776) *(1+0,1937)
= 4.509,32 TL
TÜFE2: 6 % (VARSAYIM)
Sözleşme Bedeli2 = 4.509,32* (1+0,06)
= 4.779,88 TL
TÜFE3: 15 % (VARSAYIM)
Sözleşme Bedeli3 = 4.779,88* (1+0,15)
= 5.496,86 TL
2. Tebliğ’de yapılan değişiklikten önce ithal girdilerim olduğu için yurt içinde dövizle ya da dövize endeksli olarak ticari mal satıyordum. Söz konusu değişiklikten sonra yurt içinde yine aynı şekilde satmaya devam edebilir miyim?
Evet, menkul satış sözleşmeleri serbest olduğu için satılabilir. Yalnızca, iş makineleri dahil taşıt satış sözleşmeleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapılamaz.
3. Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde, sözleşmenin TL üzerinden yapılıp faturanın döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün müdür?
Mümkün bulunmamaktadır (Vergi mevzuatında yer alan hükümler saklıdır).
4. Tebliğ’in 8 inci maddesinin on dokuzuncu fıkrasında ifade edilen uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya endeksleme ne
anlama gelmektedir?

Bu ifadeyle, Tebliğ’in 8 inci maddesi uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde fiyatı dolaylı olarak dövize endekslenen altın, petrol vb. kıymetli maden ve/veya emtiaların kullanılması kastedilmektedir.
5. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketleri ne anlama gelmektedir?
Sermayesinin yarısından fazlası Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kurulmuş bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na ait olan ASELSAN,HAVELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, İŞBİR, ASPİLSAN gibi şirketler ifade edilmektedir.
6. Yazılım ve donanımlar yurt içinde üretilmişse, bunlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmeleri bu Tebliğ değişikliğinden muaf mıdır?
Muaf değildir. Yurt içinde üretilen yazılım ve donanımlara ilişkin lisans ve hizmet
sözleşmelerinde sözleşme bedellerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün değildir.
7. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler döviz ve dövize endeksli sözleşme yasaklamalarından muaf mıdır?
Eğer gerçek kişilerin, Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle vatandaşlık bağı bulunmuyor;
ancak Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunuyorsa gayrimenkul kiralama ve gayrimenkul satış sözleşmeleri döviz üzerinden gerçekleştirilemez, iş ve hizmet sözleşmeleri gerçekleştirilebilir.
Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunmayan dışarıda yerleşiklerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketlerin taraf olduğu “iş ve hizmet sözleşmelerinde”, sözleşme bedellerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.
Türkiye’de kanuni yerleşim yeri ve Türkiye Cumhuriyetiyle vatandaşlık bağı
bulunmayan kişiler dışarıda yerleşik olup Tebliğ’in 8 inci maddesinin kapsamı dışındadır.
8. Kamu kurum ve kuruluşu tanımına hangi kurum ve kuruluşlar giriyor?
Kamu kurum ve kuruluşları 5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde bahsedilen Kurum ve İdareler ile doğrudan ve dolaylı olarak en az %50'si bu kurum ve idarelere ait olan şirketleri kapsamaktadır.
9. Sigorta sözleşmeleri bu Tebliğ değişikliği kapsamında mıdır?
Sigorta sözleşmeleri Tebliğ kapsamına girmemektedir. Ancak, Tebliğ uyarınca döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapılması mümkün olmayan sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinden birinin sigorta sözleşmesi olması durumunda bu sigorta sözleşmesinin döviz cinsinden veya döviz endeksli olarak yapılması mümkün bulunmamaktadır.
10. Tebliğ’e aykırı davranmanın yaptırımı nedir?
Tebliğ’e aykırılıklara ilişkin Türk Parası Kıymetinin Korunması Hakkında 1567 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında 3.000-25.000 TL tutarında (yeniden değerleme oranları dikkate alındığında yaklaşık 6.300-55.000 TL) idari para cezası sözleşmenin her bir tarafı için ayrı ayrı olmak üzere uygulanacaktır. Tekerrür durumunda ise bu cezalar iki katı olarak uygulanmaktadır.
11. TL’ye dönen sözleşmeler için damga vergisi muafiyeti olacak mıdır?
Konu vergi mevzuatı ile ilgili olup kambiyo mevzuatının yetki alanı dışındadır.
12. İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında sayılan hizmet sözleşmelerine neler girmektedir?
İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler; İhracat,Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ (İhracat: 2017/4)’in 6 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasında sayılan hizmet ve faaliyetler kapsamında imzalanan hizmet sözleşmelerini kapsamaktadır.
13. Menkul kıymet sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilmesi serbest midir?
Evet, serbesttir.
14. Döviz kredileri bu kapsamda mıdır?
Döviz kredileri Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın 17 ve 17/A maddeleri kapsamına girmektedir.
15. İstisna sağlanan sözleşmelerde taraflardan birinin TL’ye dönme talebi olursa ve taraflar arasında mutabakat sağlanamazsa sözleşmenin TL’ye çevrilme zorunluluğu var mıdır?
Eğer istisna örneğin on ikinci fıkrada olduğu gibi yalnızca sözleşmenin bir tarafına tanınmışsa ve istisna tanınan taraf sözleşmeyi döviz ya da dövize endeksli olarak devam ettirme hakkını kullanmak istemiyorsa sözleşme bedeli TL’ye dönmek zorundadır. Ancak istisna taraflardan birine değil de sözleşme türüne genel olarak tanınmışsa sözleşme bedelinin TL’ye dönmesi için her iki tarafın da mutabakatı gerekir, tek bir tarafın istemesi yeterli değildir.
16. Tebliğ’in 8 inci maddesinin on altıncı fıkrası kapsamında yer alan, dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin her türlü sözleşmeyi döviz veya dövize endeksli olarak yapabilmesi mümkün müdür?
Hayır. Yalnızca iş ve hizmet sözleşmelerini yapmaları mümkündür.
17. Futbolcuların ücretleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ödenebilir mi?
Futbolcu ücretleri iş sözleşmesi kapsamında olup, Tebliğ’in 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca:
 Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan futbolcuların ücretlerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ödenmesi
mümkündür.
 Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunan futbolcuların Türkiye’de yerleşik kulüplerle yapacağı sözleşmelerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün değildir.

Kaynak: https://hazine.gov.tr/sikca-sorulan-...eler?type=icon
Old 20-10-2018, 19:55   #11
an.men

 
Varsayılan Nerede yerleşik?

Sayın Üyeler,

Bu kurumların yurtiçi yerleşik mi yurtdışı yerleşik mi sayılacağı konusunda bir kanaat edinen var mı?

Şimdiye kadar bu firmalar kendilerine özel statüye sahiptiler. Vergi ve muhasebe düzenleri de farklılık göstermekte idi. Zaten amaçları ihracat yapmak ve döviz girdisi sağlamaktı. Yanılmıyorsam 2017den önce bu firmaların TL ile işlem yapmaları bile yasaktı.

Şu an pek çok mükellef aynı sorunla karşı karşıya. bir yurtiçi mükellefin şubesi olan serbest bölge firması belki yurtiçi yerleşik sayılabilir ama diğer koşullarda bu firmaları yurtdışı yerleşik saymak gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca tebliğ kamu yararını da gözetmiyor. Net ihracatçı firmaların dövizle işlem yapmak yerine TL ile işlem yapması ülkeye döviz girişinin önüne engel. Sadece orada işyerini kiraya veren bir firma bile yurtdışından yurtiçine döviz ile kira girdisi sağlamış olur çünkü kiracı firmaların büyük çoğunluğunun ana merkezi yurtdışında olup serbest bölgelerdeki firmaları orada üretim yapmak için ruhsat almış yavru firmalar, şubeler.

hal bu iken görüşlerinize tekrardan sunayım; sizce bu firmalar yurtdışı yerleşik (dar mükellef) mi sayılır yoksa ülkemizde yerleşik mi? burada kullanılan kiralanılan işyerleri, verilen hizmetler yurtiçinde mi sayılacak yurtdışında mı?

veya şöyle düşünelim: burada işyerini kiraya veren Türk firması olsun ama kiralayan yabancı bir firmanın serbest bölgede faaliyet gösteren şubesi, bu firmanın ülke içinde kurulu bir şubesi ya da şirketi yok! o zaman kiracı ya da hizmet alanlar Türkiye'de mi yerleşik sayılacak yurtdışında mı?

bu konunun es geçilmemesi gerekir, en nihayetinde serbest bölgeler ülke ihracatında çok önemli bir paya sahip. Özellikle İzmir, Tekirdağ, Mersin Serbest Bölgeleri o şehirlerin ekonomisinde çok önemli hatta vazgeçilmez kabul edilmeli çünkü bu kentlere döviz girişinin en fazla sağlandığı yerler buralar

konuya lütfen daha fazla ilgi gösterelim
Old 17-11-2018, 14:07   #12
Av. Fatih KOCATÜRK

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım merhabalar,

Konuyla ilgili tebliğleri ayrıntılı okudum. Özellikle 24. fıkra ile ilgili (16.11.2018 tarihinde yayımlanan tebliğe göre 28. fıkra) ciddi bir karmaşa söz konusu.

Ancak Bakanlığın sitesinde paylaşılan sıkça sorulan sorularda verilen örnekler az çok meseleyi açıklıyor. Bir hesaplama yöntemi de bize sunuyor. Hesaplama konusunu aştığımı düşünüyorum. (Tabi doğru anladıysam )

Olayıma gelirsek; müvekkilin sözleşmesi Kasım 2018'de yenileniyor. Yani yeni kira döneminin (sözleşmenin 2. yılı) ilk ayı Kasım 2018. Müvekkille mal sahibi Ekim ayı içerisinde herhangi bir mutabakata varmıyor. Konu bana Kasım başı intikal ettiğinde müvekkil "kirayı hangi kurdan ödeyeceğiz ve artış yapacak mıyız?" sorusunu sordu.

Sözleşmede ilk yıl için 3.500 USD, ikinci yıl için 4.000 USD şeklinde kira bedeli belirlenmiş. Ben kendisine Kasım ayı için hesaplanan kur üzerinden ve 4.000 USD üzerinden kirayı yatırması gerektiğini söyledim.

Ancak benim kafamı karıştıran konu şu; eğer Ekim ayında TL üzerinden bir belirleme yapmış olsaydık yeni dönemdeki artış örnekteki hesaplamaya göre mi yapılırdı? Yani yeni dönemde kira bedeli 4.000 USD üzerinden hesaplanmadan, TL olarak belirlenen kira 1 aylık TÜFE artışı nazara alınarak yeniden belirlenir ve 1 yıl boyunca o rakam mı ödenirdi?

Cevap evet ise; ben böyle bir belirleme yapmadığım halde, 32 sayılı Karar'a göre bu şekilde hesaplanması gerekirdi diyerek ikinci kira dönemindeki rakamı ona göre belirlediğimi söyleyip kirayı o miktar üzerinden ödetebilir miyim? Yoksa yeniden belirleme yapıldığı anda artık kira bedeli 4.000 USD olduğu için bu rakam üzerinden hesaplanan kirayı mı ödetmem gerekir?

Umarım fazlasıyla karışık anlatmamışımdır. Yardımcı olan meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 09-04-2019, 12:26   #13
melis aksu

 
Varsayılan Karardan önce dolaşıma çıkmış döviz cinsinden kıymetli evrak

Değerli Meslektaşlarım Herkese İyi çalışmalar dilerim,

Müvekkil 2017 senedinde taşınmaz alımında bir kısmını peşin ödemiş, bakiye kısım için ise ileri tarihli dolar çeki vermiş. Çeklerin vade tarihleri 2019 ve 2020, yani hepsi kararın yürürlüğünden sonra.

Resmi devir senedinde çeklerden bahsedilmiyor fakat adi yazılı bir sözleşmede çek verileceği yazılmış.

Karar uyarınca çeklerin TL'yi aşan kısmı ile ilgili menfi tespit/istirdat davası açmak istiyoruz. Fakat kafama takılan sorun şu;

Çekler ileri tarihli olduğu için kazanma şansımız olur mu (şirket kayıtlarında çekler işlenmiş beyanname verilmediyse kayıtlardan çıkarabiliriz diye düşünüyorum, yoksa adi yazılı sözleşmeye dayanarak teamülen çekin devir tarihinde teslim edilmiş sayılacağından bahisle dava reddedilir mi?

Yanıtlarınız için şimdiden teşekkürler.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Serbest BÖlgede Hacİz avmurat Meslektaşların Soruları 5 26-06-2019 09:39
serbest bölgede çalışan işçiler... hukkuk Meslektaşların Soruları 4 12-01-2011 15:15
ACİLYurtdışındaki Yerleşik Türk Vatandaşının Türkiye'deki Malları Ve Sair Tasarruflar ad-hoc Meslektaşların Soruları 5 03-06-2008 12:00
Dolandırıcılıkla suçlanan Türk kefaletle serbest Y£LİZ Hukuk Haberleri 0 07-01-2007 11:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05730796 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.