Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Mazeret Dilekçesinde Tercih Sebebi Yazmadığından Reddedilen Mazeret

Yanıt
Old 20-10-2012, 22:22   #1
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan Mazeret Dilekçesinde Tercih Sebebi Yazmadığından Reddedilen Mazeret

Bir meslektaşımızın, bir sosyal paylaşım sitesinde yer alan paylaşımını ve uyarısını meslektaşlarımın bilgisine sunuyor ve bundan sonra mazeret gönderirken bir kere daha düşünmemizi gerektirecek bu tip uygulamaların yasal dayanağını ve yapılması gerekenleri burada tartışmaya açıyorum.

"Av.Ayşenur Baytaroğlu-Avukat arkadaşların dikkatine: Bugün mazeret gönderdiğimiz bir dosyada mazeret hakkında verilen karar: "Davalı tarafın mazeret dilekçesinde bildirdiği mahkeme dosyasını mahkememiz dosyasına tercih nedenini açıklamamış bulunması nedeniyle mazeret talebinin reddine" ... yani neden beni değil de onu seçtin diyor hakim..buyrun bakalım size bir uğraş daha,aklınızda olsun,mazeretiniz reddedilmesin!!!!"
Old 21-10-2012, 10:27   #2
AV.HAKANTEM

 
Varsayılan

Karar yerinde bir değerlendirme olmuş."Tanık dinleneceğinden, karar duruşması olduğundan" gibi nedenleri belirtmek gerekir düşüncesindeyim.
Old 21-10-2012, 10:32   #3
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.HAKANTEM
Karar yerinde bir değerlendirme olmuş."Tanık dinleneceğinden, karar duruşması olduğundan" gibi nedenleri belirtmek gerekir düşüncesindeyim.

Yapılan paylaşımdan; mahkemeyi bu yolda bir karar almağa sevk eden somut olayı ve saiki anlayamamaktayız. Acaba, mazeret hakkının kötüye kullanılması olarak mı, mahkemece, değerlendirildi? Kolay gelsin...
Old 21-10-2012, 13:18   #4
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Bir meslektaşımızın, bir sosyal paylaşım sitesinde yer alan paylaşımını ve uyarısını meslektaşlarımın bilgisine sunuyor ve bundan sonra mazeret gönderirken bir kere daha düşünmemizi gerektirecek bu tip uygulamaların yasal dayanağını ve yapılması gerekenleri burada tartışmaya açıyorum.

"Av.Ayşenur Baytaroğlu-Avukat arkadaşların dikkatine: Bugün mazeret gönderdiğimiz bir dosyada mazeret hakkında verilen karar: "Davalı tarafın mazeret dilekçesinde bildirdiği mahkeme dosyasını mahkememiz dosyasına tercih nedenini açıklamamış bulunması nedeniyle mazeret talebinin reddine" ... yani neden beni değil de onu seçtin diyor hakim..buyrun bakalım size bir uğraş daha,aklınızda olsun,mazeretiniz reddedilmesin!!!!"
Sayın Av. İlker DOLGUN;

Mahkemenin (hakimin), avukatın tercihinde hukuki bakış açısıyla hareket ettiğini tereddütsüz kabul etmesi ve kendisi gibi hukukçu olan bir avukatın diğer duruşma/duruşmaları tercih nedenini sorgulamaması gerektiği kanaatindeyim.

Saygılarımla..
Old 21-10-2012, 16:32   #5
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Sorgulamaya (tüm mazeretlerin gerçekten mazeret olmadığından hareketle) biz avukatların yol açtığını düşünüyorum. Yargıcı sorgulamadan iğneyi kendimize batırsak iyi olur. Mazeretin karşı tarafının vekili olarak, "takdir mahkemenin" veya "mazeretin reddi" yerine "meslektaşımızın mazereti kabul edilsin" diyebiliyor muyuz?
Dilekçemize, "tanıklı dosya", "sanık müdafii", "kararlık" v.b şerhi düşmek, hakimin takdirini veya keyfini, meslektaşımızın da tutumunu mümkün olduğunca lehe çevirir ve keyfe teslimi zorlaştırır (diye düşünüyorum).
Bu arada, KONYALI Üstadımın çok yerinde bir sözünü hatırladım: "Mazeret dilekçesi usulen mahkemeye, nezaketen de meslektaşa verilmeli"dir.
Old 21-10-2012, 17:53   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.H.Sancar KARACA
Sorgulamaya (tüm mazeretlerin gerçekten mazeret olmadığından hareketle) biz avukatların yol açtığını düşünüyorum. Yargıcı sorgulamadan iğneyi kendimize batırsak iyi olur. Mazeretin karşı tarafının vekili olarak, "takdir mahkemenin" veya "mazeretin reddi" yerine "meslektaşımızın mazereti kabul edilsin" diyebiliyor muyuz?
Dilekçemize, "tanıklı dosya", "sanık müdafii", "kararlık" v.b şerhi düşmek, hakimin takdirini veya keyfini, meslektaşımızın da tutumunu mümkün olduğunca lehe çevirir ve keyfe teslimi zorlaştırır (diye düşünüyorum).
Bu arada, KONYALI Üstadımın çok yerinde bir sözünü hatırladım: "Mazeret dilekçesi usulen mahkemeye, nezaketen de meslektaşa verilmeli"dir.

Üstadım ben İstanbul'a ilk geldiğim zamanlarda(İzmir'deki alışkanlıkla) "Mazeretin kabulüne karar verilsin" dediğimde hakimler bana "uzaylı" muamelesi yapıyorlardı. Bir tanesi, tebligat masrafının benim tarafımdan karşılanmasına, karar vermişti. Diğerleri, "geçerli bir mazereti yok, ne diye kabul ediyorsun hemşerim" şeklinde davranmışlardı. Kısaca hakimler davalı vekilinin bu şekilde beyan vermesine izin vermiyorlardı(Ankara'da uygulama nasıl bilmiyorum).

Bu arada ben 30 saniye(evet saniye) geç kaldığım bir duruşma nedeniyle davanın müracaata kalmasını yaşadım(üstelik benim dosyamdan sonra hakim kahve molası vermişti). Zaman o kadar dardı ki, hakimle mi avukatla mı kavga edeceğimi şaşırmıştım( Neyse ki 30 saniyede ikisini de halledip içimi boşaltmştım.)

Bir başka dosyada ise davalı vekili iken, davacı vekilinin sekreteri vasıtasıyla "yolda olduğu" bilgisi geldi.(Bu arada aynı semtte oturuyoruz) Duruşma başladıktan sonra hakime "bekleyelim" dedim.Meslektaşımı 45 dakika beklemiştim. Meslektaş geldiğinde teşekkür dahi etmemişti. Duruşmada bir talepte bulundum. Meslektaş ise "Davayı uzatmaya yöneliktir. Talebin reddine karar verilsin" dedi. Ben de "Beyfendi, davayı uzatmaya yönelik en yasal davranış gelmediğiniz için davayı müracaata bırakmaktır, siz ne diyorsunuz" dedim. Neyse, hakim bizi ayırdı da kafa-göz birbirimize girmedik.

Memleketimden meslektaş manzaraları sundum. Yani, siz ne kadar iyiniyetli olursanız olun, birileri buna engel olabiliyor.

Forum sorusuna gelince... Bence hakim, gereksiz bir alınganlık göstermiş. HMK 150 inci madde "geçerli bir özür"den söz etmiş. Bence bir başka davanın aynı saatlerde olan duruşma zaptının ekte olması yeterli olmalıdır. Bu arada sizin dediğiniz hususlar nedeniyle(belki), önceleri sadece “mazeretim var” beyanı yeterli iken, sonraları “posta pulunun ekli olması” arandı, daha sonra ise “mazeretin belgeli olması” arandı.

Forum konusuna dönersek…Diğer davanın “karar aşamasında olduğu” belirtilse, aynı hakim “bizimki de karar aşamasında”; “diğer davada tanık dinlenecek” denilse, “bizde de dinlenecek” diyebilir. Yani abartmış gibi. Ha, aynı dosyada sürekli mazeret dilekçesi verilmiş ise ve davayı uzatmaya yönelik hareketler sözkonusu ise başka tabi…

Sizinle forumlarda sohbet etmeyi özlemişim Üstadım. Konuyu ondan uzattım galiba, mazeretimi lütfen kabul edin.
Old 21-10-2012, 20:27   #7
AV.SERTANn

 
Varsayılan

Alıntı:
Mazeretin karşı tarafının vekili olarak, "takdir mahkemenin" veya "mazeretin reddi" yerine "meslektaşımızın mazereti kabul edilsin" diyebiliyor muyuz?
"Mazerete bir diyeceğim yoktur" çok mu anlamsız kaçıyor...
Old 22-10-2012, 10:21   #8
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SERTANn
"Mazerete bir diyeceğim yoktur" çok mu anlamsız kaçıyor...
Estağfurullah Sayın Meslektaşım.
Sadece yönlendirmek veya olumsuzluğa meydan vermemek uğruna görüş beyan etmiştim.
Old 22-10-2012, 10:30   #9
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
(Ankara'da uygulama nasıl bilmiyorum).
...
Meslektaş geldiğinde teşekkür dahi etmemişti.
..
Neyse, hakim bizi ayırdı da kafa-göz birbirimize girmedik.
...


Sizinle forumlarda sohbet etmeyi özlemişim Üstadım.
...
Mazeretimi lütfen kabul edin.
(Forumu okuyan tüm meslektaşlarımın affına sığınarak)
1) Aynen söylediğiniz gibi Üstadım
2) Arada bir teşekkür eden olursa tüm yorgunluğumuz çıkar ama.
3) Zamana bağlı bir durum bu. Siz de yaşlanınca kavgaya mecal bulamazsınız.
4) Burada, çok ince bir "mesleki konularda görünmüyorsunuz" göndermesi gördüm.
Eyvallah ve de kısmetse Üstadım.
Old 22-10-2012, 11:57   #10
kazimdeniz

 
Varsayılan

Kanunda mazeret müessesi düzenlenmemiştir.Bu nedenle hakimin mazereti ister gerekçeli olsun ister olmasın kabul etme mecburiyeti ne yazık ki bulunmamaktadır.Ancak uzun yılların müstekar tatbikatı mazeretlerin belli şartları taşıması halinde kabülünü de gerektirmektedir.Fakat gerekçesiz ve pulsuz -sadece e-imza ile yeni duruşma tarihini öğreneceğim ibareli de kafi-olmazsa haklı olarak mahkeme mazaereti reddecektir.
Old 22-10-2012, 18:48   #11
GECE

 
Varsayılan

genel ve soyut mazeretler istisna olmak üzere, bir avukat "falanca mahkemedeki falanca dosya nolu ve falanca saatteki duruşmam nedeniyle mazeret" diye açık ve denetlenebilir bir mazeret verirse bu dikkate alınmalı.
ayrıca tercih sebebi açıklansa iyi olur ama mazeretin kabulü "tercih sebebinin" açıklanmasına bağlı tutulması doğru değil bence.
bir de benim bir duruşmamda dilekçemde mazeretimi açıkladım ve belgeledim; bunun yanısıra ekine posta pulu koymadım ama dilekçe sonuna düştüğüm notta, "yeni duruşma gününü mahkeme kaleminden veya Uyap'tan bizzat öğreneceğim, tebligata lüzum yoktur" diye yazdığım halde, "pul eklenmediğinden mazeretin reddine" diye bir karar çıkmıştı
Old 06-11-2012, 22:59   #12
zedo

 
Varsayılan Zihniyet işi yokuşa sürmek olunca.......

Aslında yalnızca dosya numarası ile 'mazeretim var duruşmaya katılamıyorum' demek yeterli olmalı kabul edilmeyen mazeret sonucu dava düştüğünden en azından yargılama süresi uzuyor halbuki idare, yargılama sürecini kısaltmak için çalışıyor genel anlayış da zaten geciken adalet adalet değildir seklindedir. Detaylı bilgi verilmek zorunda değildir avukat belki bir sonraki celseye istifa dilekçesi verecek veya duruşma gününü elektronik sistemden öğrenecek.........v.s bunları düşününce mazeretlerde detay aramanın mantığını anlamakta güçlük çekilir sanıyorum. Saygılar sunarım.
Old 03-12-2012, 11:02   #13
aysenurbaytaroglu

 
Varsayılan mazeret mağduru olmak...

değerli meslektaşlarım.
yeni bir mazeret mağduriyetime dair internette araştırma yaparken kendi adıma,bir başka mazeret mağduriyetinde denk gelmek çok şaşırttı ve yaşadığım komediye bir hayli güldürdü. o olaydan sonra aklımı başıma topladım,her bir duruşmaya gerekçe bildirmeye başladım. daha önce anlamsız şekilde reddedilip işlemden kaldırılmasına karar verilmiş bir dosyada; iflas masası işlemleri devam ettiği ve o gün bir çok duruşmam olduğu için mecburen mazeret bildirdim,dayanak belgelerimi sundum ve davamızın açılmamış sayılmasına karar verildi.daha önce yapılmış bir ihtarat dahi olmadan...diyecek söz bulamıyorum,ne diyoruz, TAKDİR SAYIN MAHKEMENİN...
Old 03-12-2012, 11:10   #14
kazimdeniz

 
Varsayılan

Geçenlerde izleyici olarak katıldığım bir iş davası duruşmasında çok ilginç bir olaya tanık oldum.Hakim duruşma listesinde bir avukatın koyduğu bekletme 'B'işaretini resen mazeret beyanı kabul edip davalı vekilini katılamadığı halde mazeretli sayıp celseye geçirtti.
Old 04-12-2012, 15:26   #15
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan

Bir iş (her türlü iş/işlem) kabul edecek kişinin takdirine, tercihine ve o günkü haleti ruhiyesine bağlı olursa; kişiye ve duruma göre değişen ve birbiriyle çelişen, izahı ve anlaşılması mümkün olmayan kararlar verilmesi doğaldır.

Hergün binlerce duruşmanın yapıldığı ve onlarca mazeretin verildiği (verilebileceği) düşünüldüğünde;acaba mazeretim kabul edilirmi veya burada uygulama nasıl gibi sorular ve beraberinde ortaya çıkacak sorunlar ancak bu uygulamanın sınırlarının net bir şekilde çizilmesiyle ve içeriğinin belirlenmesiyle mümkün olacaktır.
Old 04-12-2012, 16:55   #16
jurist27

 
Varsayılan

Mahkemeler "örnek veriyorum neden 12 kasım değilde 13 kasımı duruşma günü olarak bizlere verdiğini" "neden başka duruşmalarımızın olduğu saatte kendisinin de duruşma verme tercihini kullandığını" "avukatların saatlerce duruşma beklemelerine sebep olacak işlemlerin ve tercihlerin neler olduğunu" tarafımıza bildirirse bence biz de gerekçemizi o zaman bildirelim sn meslektaşlarım.!
Old 04-12-2012, 16:59   #17
jurist27

 
Varsayılan

Sn. aysenurbaytaroglu

Durumu da Baronuz'a bildiriniz lütfen. Türkiye Barolar Birliği ve barolar bununla ilgili Adalet Bakanlığı ile ilgili yazışmalar içerisindedirler ve bu husus ile ilgili Danıştay' da dava açıldığını ve sürecin devam ettiğini biliyorum.
Old 05-12-2012, 14:58   #18
feyzaday

 
Varsayılan

Birkaç yıl evvel bilen bilir Üsküdar Çiçekçi adliyesi vardı(hala var mı bilmiyorum).
Koridorları dar, minare gibi, çık çık bitmez. Bebek bekleyen bir avukattım ve bu da belliydi. Duruşma salonuna nefes nefese ulaştım ve duruşma zaptı henüz katibin eline geçmeden yetiştim. Davacıydım, davalı vekili de bir bayan meslektaştı, yaşı epeyce büyük, emekliliği gelmiş geçiyor gibi görünen biriydi. Hakim kürsüden, davalı vekili ne derse ona göre zaptı düzenler, sizi var gösteririm dedi. Davalı vekili aynen ' müvekkilime karşı sorumluluklarım var, kabul edemem' dedi ve davam düştü. Sonra davayı yeniledim, kazandım, parayı da tahsil ettim ancak o meslektaşın anlayışsızlığını hala unutmam. Bir de geçen hafta 'İzmir'deyim , uçak biletim ektedir' deyip bir mazeret gönderdim. Mahkeme 'mazeret detaylandırılmamıştır (mesleki olup olmadığı belli değildir demek istemiş sanırım) diyerek davayı düşürdü. Bu son olayda hakim son derece haklı tabi. Mazeretler mesleki olacağı gibi bu da belgelendirilmeli. Peki soru şu; ihtiyati haciz kararı mazerete konu olabilir mi? Yoksa illa ki duruşma mı geçerli bir mazerettir?
Old 05-12-2012, 15:20   #19
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan feyzaday
Birkaç yıl evvel bilen bilir Üsküdar Çiçekçi adliyesi vardı(hala var mı bilmiyorum).
Koridorları dar, minare gibi, çık çık bitmez. Bebek bekleyen bir avukattım ve bu da belliydi. Duruşma salonuna nefes nefese ulaştım ve duruşma zaptı henüz katibin eline geçmeden yetiştim. Davacıydım, davalı vekili de bir bayan meslektaştı, yaşı epeyce büyük, emekliliği gelmiş geçiyor gibi görünen biriydi. Hakim kürsüden, davalı vekili ne derse ona göre zaptı düzenler, sizi var gösteririm dedi. Davalı vekili aynen ' müvekkilime karşı sorumluluklarım var, kabul edemem' dedi ve davam düştü. Sonra davayı yeniledim, kazandım, parayı da tahsil ettim ancak o meslektaşın anlayışsızlığını hala unutmam. Bir de geçen hafta 'İzmir'deyim , uçak biletim ektedir' deyip bir mazeret gönderdim. Mahkeme 'mazeret detaylandırılmamıştır (mesleki olup olmadığı belli değildir demek istemiş sanırım) diyerek davayı düşürdü. Bu son olayda hakim son derece haklı tabi. Mazeretler mesleki olacağı gibi bu da belgelendirilmeli. Peki soru şu; ihtiyati haciz kararı mazerete konu olabilir mi? Yoksa illa ki duruşma mı geçerli bir mazerettir?

Bence ihtiyati haciz kararının uygulanması, mesleki faaliyet olmasına rağmen "mazeret" olmamalıdır. Çünkü duruşma saatinde uygulanma mecburiyeti bulunmamaktadır.

Sadece "başka bir duruşmada bulunmak" mazeret olarak kabul edilmeli midir? Hayır. Örneğin gözaltındaki şüpheli-müvekkilin savcılık sorgusunda bulunmak, "mesleki mazeret" olabilir. Çünkü tutuklanma riski bulunmaktadır.

Not: Çiçekçi adliyesi halen vardır. Koridorları dar, merdivenleri halen diktir. Ocak-2013'te Kartal Adliyesine taşınana kadar.
Old 05-12-2012, 15:22   #20
feyzaday

 
Varsayılan

Suat Bey, ihtiyati haciz için İzmir'deydim Duruşma saatine yetişmem hiçbir şekilde mümkün değildi.
Old 05-12-2012, 15:27   #21
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan feyzaday
Suat Bey, ihtiyati haciz için İzmir'deydim Duruşma saatine yetişmem hiçbir şekilde mümkün değildi.

G.D:

1- Davacı vekilinin ihtiyati haczin tatbikini dün veya yarın yapması mümkünken, bugün yapmasının mesleki mazeret olarak kabul edilemeyeceğine...
Old 05-12-2012, 16:08   #22
Av. Murat ÇETİN

 
Varsayılan

Aslında burada mazereti tartışıyoruz, ama asıl tartışmamız gerekenin "duruşma" olduğunu düşünüyorum. Yazılı yargılamada duruşma, tarafların kendisini ifade etmesinden, iddia ve savunmanın tartışılmasından çok hakim ve kalemin dosyanın takibinde sıkıntı yaşamaması için (kayıp-kaçak dosya olmasın diye) yapılan bir uygulama gibi. Çoğu duruşmada ağzımızı bile açmadığımız, hakimin bizim adımıza "Taraf vekillerine soruldu, dosyanın bilirkişiden dönüşü beklensin dediler", "Önceki beyanlarımı tekrar ederim davanın kabulüne/reddine karar verilsin dediler" "Eksiklikler tamamlansın" dediler diye yazdırdığını, duruşmaların, tanık dinleme ve hukuki argümanların tartışıldığı istisnalar dışında dediğim amaç dışında bir amaca hizmet etmediğini düşünüyorum.
Hal böyleyken mazeret konusunda bu kadar hassas olmanın hiçbir pratik faydası yoktur. Davanın uzatılmasına yönelik mazeretleri hariç tutuyorum elbette.
Dosya bilirkişide ise, başka bir dosya bekletici mesele yapılmış ve belki seneler sonra gelecekse, esasa etkili bir müzekkere cevabı bekleniyor ve henüz gelmemişse duruşmada olsak ne olur, olmasak ne olur?
Old 06-12-2012, 14:10   #23
Y.Kurban

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
G.D:

1- Davacı vekilinin ihtiyati haczin tatbikini dün veya yarın yapması mümkünken, bugün yapmasının mesleki mazeret olarak kabul edilemeyeceğine...


Olağan bir haciz değil, ihtiyati haciz bu. Olağan haczin elbette başka bir gün yapılması mümkün. Ancak somut durumlarda, duruşmadan daha elzem bile olabilir. İhtiyati haciz ise, genel olarak mal kaçırma hazırlığı endişesiyle, derhal uygulanması gerekebilir. Bu konudaki yorumunuz biraz sert kanaatimce.
Old 26-12-2012, 12:36   #24
Av.CKaran

 
Varsayılan

Genelde mazeretlere hep "mesleki mazeret" yazılır. mesleki olmayan bir mazeretin kabul edilmeyeceği kanaatinden mi kaynaklanıyor bu açıklama? O gün ameliyatınız var, ya da cenazeniz var veya hastasınız yataktan çıkamıyorsunuz ! Bu sebepler mazeret olarak kabul edilmez mi? Tabi ki edilir. Bu tarz mazeretlerle çok karşılaştım.
Bir duruşma izliyordum, bir taraf avukatı hasta olduğunu ve bu yüzden mazeretli sayılmasını istemiş, hakim diğer taraf sordu ne diyorsunz diye, avukat geçmiş olsun diyorum dedi. Salon kahkahadan koptu. Hakim mazereti kabul etti gitti.
Pulsuz mazeret dilekçelerinin kabul edilmemesi unutmayın avukat meslektaşımız sayesinde (!) olmuştur. Hakim mazeretin kabulüne, duruşma gününü kalemden öğrenmesine diye karar vermiş. Sonra avukat duruşma gününü almayı unutmuş ve davası düşmüş. Avukat da temyiz etmiş kalemden duruşma günü öğrenmek diye bir tebligat şekli yoktur diye. O gün bugündür pulsuz mazeret kabul etmeyen hakimlere kızıyoruz ama haklı mıyız bunu sorgulamak lazım.
Diğer taraftan da benim davam yerine niye diğerini tercih ettin diyen hakim de işin cılkını çıkarmıştır. Davanın karar duruşması ya da tutuklu olması önemli değildir. Ön inceleme dahi olsa avukat hangi duruşmanın kendisi için daha önemli olacağını bilen kişidir. Mazeretin de tercih sebebi bildirmek zorunda değildir hatta belgelemek zorunda bile değildir. Nezaketen bildirilen sebepler uygulamada emredici kural haline gelmiştir. Hakimler avukatların beyanına itibar etmek zorundadır. Nasıl ki dosyanın incelemeye alınmasına karar veren hakimin aslında çalışmadan geldiğini ve bizden mazeret (İzin) talep ettiğini biliyorsak, hakimler de avukatların mazeretine itibar etmeliler.
Old 28-12-2012, 09:56   #25
Av. Taner BAŞ

 
Varsayılan

Bu mazeret konusun 10.000 çeşit ayrı uygulamaya söz konusu oluyor. Kanunda bu konu hakkında bir düzenleme yapılsa da bu karmaşıklık çözülse.
Old 28-12-2012, 21:33   #26
Av.İlker DOLGUN

 
Varsayılan

Diğer işlerini bir kenara bırakıp, saatler süren trafik çilesine katlanıp duruşmasına yetişmeye çalışan fakat duruşma salonu önüne geldiğinde o gün (şu ya da bu nedenle) duruşma yapılamayacağını öğrenip geri dönmek zorunda kalan avukatların sabrını ve anlayışını bekliyoruz hakimlerimizden; yanılıyormuyuz acaba?..
Old 15-02-2013, 09:00   #27
av.külcü

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.İlker DOLGUN
Diğer işlerini bir kenara bırakıp, saatler süren trafik çilesine katlanıp duruşmasına yetişmeye çalışan fakat duruşma salonu önüne geldiğinde o gün (şu ya da bu nedenle) duruşma yapılamayacağını öğrenip geri dönmek zorunda kalan avukatların sabrını ve anlayışını bekliyoruz hakimlerimizden; yanılıyormuyuz acaba?..

Yanılmıyorsunuz Sn. Meslektaşım, yanılmıyoruz..!!

Geçtiğimiz günlerde bir Ağır Ceza duruşmasını beklerken -3. sırada olmama rağmen- işin yoğunluğundan öğlenden sonraya kalacağımı tahmin ettim ve mübaşire; "duruşmam öğlenden sonraya kalacaksa gidip bürodaki işlerimi halledeyim" dedim. Mübaşir "reise söyle" deyince, mahkeme başkanına aynı gerekçeyi söyledim.
Başkan; "Biz öğlen arası vermiyoruz, (salondaki herkesi çıkarıp kürsüde tost yeyip çay içmek, öğlen arası vermekten sayılmıyor tabi!!) belli olmaz, dosyayı alabiliriz de almayabiliriz de" diye cevap verince, mazeret dilekçemi hazırlayıp, saat 12.00 ye kadar bekledim.
Saat tam 12.00 de; "duruşmanın saati 08.25 olduğu halde saat 12.00 ye kadar duruşma sırasının gelmemiş olması, Avukatlık Kanunundan kaynaklanan; iş görüşmesi, müvekkil görüşmesi gibi programlı işlerimin, günler öncesinden bugün öğlenden sonra yapılmasının kararlaştırılmış olması sebepleriyle, öğlenden sonraya bırakılması kuvvetle muhtemel duruşmaya katılmam mümkün olmayacağından, mesleki mazeretimin kabulü ile duruşmanın bir başka güne bırakılması...." içerikli mazeret dilekçemi imzalayarak mübaşire "dosyaya konması" için verdim ve salondan çıktım.

Baro odasında giyinirken mübaşir koşarak geldi "gitmeyin dosyanızı alıyoruz" dedi. Cübbemi giyip gittim. Sanki sıram gelmiş gibi, hiçbir şey olmamış gibi duruşmam yapıldı ve mübaşir vasıtasıyla mazeret dilekçem iade edildi.
Yorum sizin...

Bu küçük anı paylaşımından sonra bugün rastladığım bir Yargıtay Kararını paylaşmak istiyorum. Umarım işimize yarar;

YARGITAY
16. Hukuk Dairesi 2010/910 E.N , 2011/3962 K.N.

İlgili Kavramlar

TELGRAFLA MAZERET DİLEKÇESİ MASRAF

Özet
TELGRAFLA MAZERET DİLEKÇESİ GÖNDEREN MÜŞTEKİ VEKİLİNİN MAZERET DİLEKÇESİNE MASRAF EKLEMEMESİ DOĞAL OLUP, DURUŞMA GÜNÜNÜ DAHA SONRA KALEMDEN ÖĞRENMESİNİN MÜMKÜN BULUNMASINA GÖRE MASRAF EKLENMEDİĞİ GEREKÇESİ İLE MAZERETİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ İSABETLİ DEĞİLDİR.


İçtihat Metni

Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudu azaltmak suçundan sanık S…. hakkında açılan davanın ve şikayet hakkının İİK'nın 349/5. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığı'nın bozma istemli tebliğnamesi ile dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:

09.12.2009 tarihli duruşma için telgrafla mazeret dilekçesi gönderen müşteki vekilinin mazeret dilekçesine masraf eklenmemesi doğal olup, duruşma gününü daha sonra kalemden öğrenmesinin mümkün bulunmasına göre masraf eklenmediği gerekçesi ile mazeretin reddi ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 01.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mazeret Bildirimi hukukçuyum Meslektaşların Soruları 1 07-12-2009 21:44
mazeret dilekçesi avgubse Meslektaşların Soruları 3 14-05-2009 09:21


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06558704 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.