Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Vuk m. 359 örnek içtihatlar

Yanıt
Old 08-08-2014, 18:11   #1
halit pamuk

 
Varsayılan Vuk m. 359 örnek içtihatlar

VUK. 359 ÖRNEK İÇTİHATLAR



VUK-359/a-2


1. Noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit...” olan defter ve belgelerin, yetkili memura ibraz edilmemesi durumda suç oluşur.

“Defter ve belgeleri gizlemek suçunun oluşabilmesi için, “...varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit...” olan defter ve belgelerin, saklama zorunluluğu olan 5 yıllık süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen vergi incelemesi için yetkili memura ibraz edilmemesinin gerektiği, dava dosyası içerisinde bulunan vergi tekniği raporu, tarh dosyası ile Düden Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısından, mükellef sanığın 1999 yılı Ocak ayı itibariyle faaliyetini terk ettiğini, faaliyeti olmadığı için 2001 ve 2002 yıllarına ait defter ve belgeleri tasdik ettirmediğini beyan etmesi, inceleme sonucunda da, 2001 ve 2002 yıllarında beyanname vermediği gibi 2001 ve 2002 takvim yıllarına ait defter ve belgelerinin de tasdik edilmediğinin anlaşılması, fatura ve irsaliyelerin ise 12.12.1994 yılında bastırılarak teslim alınmasına rağmen, defter ve belge istem yazısının 30/09/2004 tarihinde tebliğ edildiğinin ve aynı tarihli tutanak içeriğinde de, sanık tarafından, 1999 yılı itibariyle faaliyete son verildiğinin belirtilmiş olması karşısında sanığa yüklenen defter ve belgeleri gizlemek suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,

2) Usulsüz tebligat;

A)Defter ve Belgelerini ibraz etmesi için yapılan tebligatın işyerinde yapılması;

“Sanığın, 2005 yılına ait defter ve belgelerini tebligata rağmen incelemeye ibraz etmediğinin iddia olunması karşısında; 213 sayılı Yasanın 139. maddesine göre incelemenin işyerinde yapılması gerektiği, ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığın vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için yapılan tebligatın işyerinde ve bizzat yapılmış olmasına nazaran, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, işyeri dışında inceleme yapılmasına ilişkin bir tespiti varsa belgesini dosyaya ibrazının istenmesi, aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmadığı gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,” (11. CEZA DAİRESİ E. 2011/6200 K. 2013/3494 T. 4.3.2013)

b) Tebliğ edilen yazının içeriğinin belirsiz olması;

“Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğünün 25.12.2006 gün ve 3016 sayılı inceleme yazısına istinaden mükellefin 2003 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesine gerek duyulduğunun belirtilmesine rağmen anılan yazı içeriğinin ne olduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığı gibi sanığın defter ve belgelerinin vergi incelemesi için istenildiğine dair usulünce yapılan bir tebligatın da bulunmadığı, yine 31.12.2005 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının resen terk edildiği, defter ve belgelerin iptal için istenmesi halinde suçun yasal unsurlarının da oluşmayacağı cihetle, Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğünün yukarıda belirtilen yazısının araştırılarak inceleme isteminin nedeni tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,” (11. CEZA DAİRESİ E. 2010/12822 K. 2012/21847 T. 17.12.2012 )

c)Şirketin İşçisine tebligat yapılmışsa;
“Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunda; sanığın yetkilisi olduğu işyerinde yokluğunda envanter denetimi yapıldığı esnada defter ve belgelerin 15 gün içerisinde ibraz edilmesinin denetimde hazır olan işçisine ihtar edildiğinin belirtilmesi suça konu defter ve belgelerin vergi denetmeni tarafından vergi incelemesine esas olarak istenildiğine dair sanığa yapılmış bir tebligat veya belgenin bulunmaması karşısında suçun yasal unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmelidir.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/634 K. 2013/9164 T. 3.6.2013)

4) Mücbir Sebep;
a) Tutukluluk, mücbir sebeptir.
“Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında tutuklu olduğunu beyan etmesi, tutukluluğun mücbir sebepler arasında sayılması karşısında; defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın yapıldığı tarihten önce tutuklanıp tutuklanmadığı ilgili Cumhuriyet Savcılığı 'ndan sorulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmelidir.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2008/13158 K. 2011/22672 T. 2.12.2011)

b) Mükellefin, Yaralanması, sakatlanması mücbir sebep değildir.
“Defter ve belgeleri gizleme suçundan sanığın, geçirdiği yaralanma olayında iki ayağının da kırıldığı ve işyerini kapattığını, bir yıla yakın yürüyemediği ve bu nedenle ibraz edemediğine ilişkin savunması defter ve belgeleri saklama ve ibraz etme zorunluluğunu ortadan kaldırmadığından ve 5 yıllık muhafaza süresi de dolmadığından suçun oluşacağı dikkate alınmalıdır.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2007/7847 K. 2010/4817 T. 27.4.2010)

c)Muhasebecesinde olduğunu ileri sürerse,
“Sanık hakkında defter ve belge ibraz etmemek suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davada: sanığın 2005 takvim yılı defter ve belgelerinin muhasebecisinde bulunduğuna yönelik savunması karşısında, muhasebecisinin tanık olarak dinlenmesi ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/3146 K. 2013/9317 T. 4.6.2013)

d) Yangın çıktığı iddiası;
“Bu nedenle, sanığın defter ve belgelerin ibrazı hususunda vergi denetmeni tarafından 04.08.2006 tarihinde telefonla haberdar edilmesinden bir gün sonra 05.08.2006 günü işyerinde meydana gelen yangında defter ve belgelerin yandığına ilişkin savunması karşısında, suçun oluşması yönünden usulüne uygun tebligatın aranmayacağı, 05.08.2006 günlü yangın raporunda, çıkan yangında ne tür ticari defter ve belgenin yandığından bahsedilmemesi, sanık tarafından hukuk mahkemelerine müracaatla usulünce alınmış bir zayi belgesinin bulunmaması gözetilerek yangının mahiyeti, çıktığı alan ve yoğunluğu, ibrazı istenen defter ve belgelerin yanıp yanmadığı gerektiğinde tutanak düzenleyicisi tanıklar da dinlenerek değerlendirilip karara varılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, “11. CEZA DAİRESİ E. 2012/3546 K. 2012/4614 T. 3.4.2012)

e) Çalındığı iddiası varsa;
”Sanığın defter ve belgelerinin işyerinde yapılan hırsızlık sırasında çalındığı savunması…… dosyasına ait duruşma tutanağını ibraz etmesi karşısında,….. anılan dava dosyası getirtilip incelenerek mücbir sebebin var olup olmadığı araştırılmadan …” (04.12.2012, 2010/10587 E, 2012/20940)

5) Defter veya belgenin yırtılması ile defter belgenin ibraz etmeme ile eş değerdir.

6) VUK.m.359/a-2 uyarınca açılan davalarda, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilebilmesi için, vergi zıyaının karşılanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ceza Genel Kurulunun 22.5.2001 gün ve 99/104 Sayılı kararında açıklandığı üzere: defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir vergi incelemesi yapılamayacağı açıktır. Vergi denetimi olanağını kaldıran bu halde artık somut bir vergi ziyamın tespiti olanağı da ortadan kalkmaktadır. O halde, mükellefin sorumluluğunu kaldıracak olan ve 213 Sayılı Kanunun 13. maddesinde düzenlenen durumlarda veya kastı ortadan kaldıran diğer hallerin kanıtlanması dışında, vergi ziyamın varlığının kabulü de zorunludur. Mefruz (soyut) vergi ziyaı bulunduğu kabul edilmeli, müspet (somut) vergi ziyamın varlığı aranmamalıdır.
“2002 ve 2004 takvim yıllarına dair defter ve belgelerini vergi incelemesine esas olmak üzere vaki istem üzerine merciine teslim etmediğinden bahisle eylemine uyan 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında: somut bir zarara yer verilmediği, ancak defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden dolayı, kdv, gelir vergisi ve geçici gelir vergisi beyanları yeniden hesaplanmak suretiyle, bu vergiler tarh edilerek, bunlara bağlı bir kısım cezalara hükmedildiği, bir başka ifadeyle tarh edilen bu vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Şu halde sanığın vaki eylemi sebebiyle C.M.K.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gibi adli sicil kaydındaki hükümlülük kayıtlarının da 3167 sayılı Kanun'un 13. ve 16. maddelerine muhalefet suçlarına dair olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eder nitelikte olmadıkları cihetle, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, sanığın kurum zararını karşılamadığı ve kasıtlı suçlardan sabıkalı olduğu şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde C.M.K.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/3030 K. 2013/9428 T. 5.6.2013)



VUK .M.359/b-1

1.Ayrı ayrı suç oluşması :

a) sahte fatura düzenlemek" ve "sahte belge kullanmak " suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlardır.
“Hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, "sahte fatura düzenlemek" ve "sahte belge kullanmak fiiline iştirak" suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu sanık hakkında mütalaa, vergi suçu ve vergi inceleme raporlarına uygun olarak "sahte fatura düzenlemek ve sahte belge kullanmak fiiline iştirak" suçlarından kamu davası açıldığı halde atılı eylemlerin ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden ve hangi suçtan hüküm kurulduğu da gösterilmeden tek hüküm kurulması hukuka aykırıdır.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/3260 K. 2013/9332 T. 4.6.2013)
“Hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup “sahte fatura kullanmak” ve “sahte fatura düzenlemek” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, birinin diğerine dönüşemeyeceği, iddianamede anlatılan eylemin dışına çıkarılarak hakkında vergi mütalaası düzenlenen ancak dava konusu yapılamayan başka bir suçtan yargılama yapılması ve hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmelidir….. vergi mütalaası verilmemesi durumunda ise, yargılama şartı gerçekleşmeyeceğinden davanın düşmesine karar verilmelidir. ( 11. CD, 04.11.2013, 5422/13873)



2) Zincirleme Suç oluşması;
a) aynı takvim yılı içinde farklı dönemlerde de olsa sahte fatura kullanılmışsa, zincirleme suç hükümleri uygulanır.
“Sanığın aynı takvim yılı içerisindeki farklı dönemlerde sahte fatura kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında; koşulları bulunduğu halde hakkında T.C.K.nun 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/1924 K. 2013/9240 T. 3.6.2013)

b) aynı takvim yılı içinde farklı dönemlerde de olsa sahte fatura kullanılmışsa, ayrı mahkemelerde dava açılmışsa, davaların birleştirilmesi düşünülmesi grerekir.
“…gözetildiğinde Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/800 esas numaralı dosyasının incelenmeye konu 2009/272 esas numaralı dosya ile aynı takvim yılı olan 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak eylemine ilişkin olduğu anlaşılmakla; öncelikle bu dosyanın aslı ya da onaylı fotokopisi getirtilmek suretiyle delillerin birlikte değerlendirilmesi ve mümkünse davaların birleştirilerek görülmesi” (11. CEZA DAİRESİ E. 2012/27552 K. 2013/9075 T. 30.5.2013)

C) Her takvim yılı eylemleri ayrı suç oluşturur. (2006/14577 E, 2008/1694 K)

3) Faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının araştırılması, nakit olarak elden ödeme yapılıp yapılmadığının ticari geleneklere göre saptanması gerekir.
“Sahte fatura kullanmaktan açılan davada; faturayı basan firmalar ile ilgili açılan dava dosyalarının getirtilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının araştırılması, nakit olarak elden ödeme yapılıp yapılmadığının ticari geleneklere göre saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.” (11. CEZA DAİRESİ E. 2008/1841K. 2010/159 T. 27.1.2010)

4) Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan şirket banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ve faturaları düzenleyenin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da araştırılması gerekir.

5) VUK.m.359/b-1 maddesi uyarınca belgenin sahte oalark düzenlemesi yeterli olup ayrıca vergi ziyaının oluşması zorunluluğu bulunmamaktadır. (11. CD, 2009/11359 E ve 2012/10704 K)
6)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
7- Tanıkla ilgili içtihatlar halit pamuk Medeni Usul, İcra ve İflas Hukuku Çalışma Grubu 10 30-08-2018 23:51
Temerrüt Nedeniyle Tahliye Kararından Sonra Tahliye ve Yarg.Gideri Tahsili İçin Örnek 2 mi Örnek 4-5 mi Göndermeliyiz denipre Meslektaşların Soruları 2 03-12-2012 19:46
Tek bir takip ile kiracıya aynı anda hem örnek 13, hem de örnek 14 gönderebilir miyiz? Arif Aydın Meslektaşların Soruları 12 10-02-2012 15:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03347707 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.