Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Bıçak parası rüşvet sayılır mı?

Yanıt
Old 28-10-2007, 14:46   #1
Hasan Bahadır Büyükavcı

 
Varsayılan Bıçak parası rüşvet sayılır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ameliyat ettiği hastalardan “bıçak parası” adı altında rüşvet aldığı iddia edilen doktorun hüküm giyip giymemesi gerektiğine karar verecek.

Trabzon Bölge Hastanesi'nde göz doktoru olarak görev yapan C.K. hakkında, ameliyat olacak hastaları önce kendi muayenehanesine yönlendirip muayene ücreti aldıktan sonra hastaneye yatırdığı ve ameliyat ettikten sonra da para aldığı, para vermek istemeyen hastalara ameliyat etmeyeceğini söylediği iddiasıyla Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

Mahkeme, sanık doktor C.K. ile ilgili olarak, “Hastalardan para aldığı, verilmediği takdirde ameliyat edilemeyeceğini söyleyip onlar üzerinde baskı kurduğu, hastaları ödememeleri gereken ameliyat ücretini ödemeleri gerektiği konusunda yalan hile ve desiselere başvurduğu konusunda herhangi bir delile rastlanmadığından sanığın beraatine hükmedilmiştir” kararını verdi.

Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak, “Sanığın yapmak zorunda şeyi yapmak için rüşvet aldığı anlaşılmıştır" dedi. Bozma kararında şöyle denildi:

"Sanığın aynı şekilde kendilerinden ameliyat parası aldığını iddia eden diğer müştekilerin iddialarının sübutu yönünden, öncelikle mahkemede dinlenilmeyen müştekilerin beyanlarının alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir” denildi.


MAHKEME, "DOKTOR, REKABET NEDENİYLE ŞİKAYET EDİLDİ"

Yerel Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararına direndi. Mahkeme, direnme kararında da şu görüşleri dile getirdi: “Sanık doktorun hastaneye yeni geldiği sıralarda halk arasında çok iyi doktor olduğu hususunda kanaat yayıldığı, bu nedenle biraz da rekabet nedeniyle şikayete uğradığı inancına varılmıştır.”

Yerel mahkeme Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizi ile dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu gündemine alındı. Ceza Genel Kurulu'nun vereceği karar sonrası, hastalardan 'bıçak parası' alan doktorun 'rüşvet almak' suçundan hüküm giyip giymeyeceği kesinlik kazanacak.

Kanaatimce burada rüşvet suçu söz konus değildir.TCK'da rüşvet şöyle tanımlanmıştır.
Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.
Olayda Doktor görevinin gereklerine göre uygun olarak yapması gereken, yani kişinin ameliyatı için para talep etmektedir.Bu durumda suç rüşvet olmaktan çıkıp "ikna suretiyle irtikap" suçu haline bürünecektir.
Kanunda;
Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi... demektedir.Olayda da Doktor görevinin gereği güveni kötüye kullanarak, zayıf taraf ve bakıma ihtiyacı olan hastayı para vermeye ikna etmektedir.
Old 28-10-2007, 16:42   #2
sword_can

 
Karar

Aynen katılıyorum. Rüşvet,kamu görevlisinin yapması gereken bir şeyi yapmamak ya da yapmaması gerken bir işi yapmak için başka biriyle anlaşmasıdır. Bu durumda suçu işleyenlerin rızası vardır ve bu rıza hiçbir baskı altında kalmadan verilmiştir. Ayrıca rüşvet suçunda hem alan hem de veren cezalandırılmaktadır. Halbuki ikna suretiyle irtikap suçunda kamu görevlisi zaten yapması gereken bir şeyi yapmak için karşısındakini kendisine bir çıkar sağlamakiçin ikna etmektedir. Ayrıca ikna suretiyle irtikapta sadece kamu görevlisi cezalandırılmaktadır. Karşı taraf ise mecburen çıkar sağladığı için cezalandırılmamaktadır. Olayda doktor ameliyat yapmak için bıçak parası istemektedir. Yani zaten yapmak zorunda olduğu ameliyatı belli bir ücretin ödenmesi halinde yapacağını söylemiştir. Böylece karşısındakini ikna edip ikna suretiyle irtikap suçunu işlemiştir. Olayda hükmün reüşvet suçu üzerinden kurulması yerinde olmamıştır.
Old 28-10-2007, 19:53   #3
Emin Cihan UYSAL

 
Varsayılan

Sayın arkadaşlarım;
Kısa olarak konuya değinmek gerekirse, şahsi fikrim olarak burada ne rüşvet vardır ne de ikna suretiyle irtikap vardır.
Benim kanaatim; icbar suretiyle irtikap suçunun gerçekleşmiş olduğu doğrultusundadır. Nedenine gelecek olursak; açıkça görülüyor ki doktor hastanın zor durumundan faydalanarak onu fiili gerçekleştirmeye mecbur etmekte ve başka çare bırakmamaktadır.
Saygılarımla
Old 28-10-2007, 21:54   #4
sword_can

 
Mutlu

Haklısınız arkadaşım.İcbar yazacağıma ikna yazmışım.Hatırlatman için teşekkür ederim.
Old 29-10-2007, 04:02   #5
Emin Cihan UYSAL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sword_can
Haklısınız arkadaşım.İcbar yazacağıma ikna yazmışım.Hatırlatman için teşekkür ederim.
Rica ederim..
Old 01-11-2007, 13:27   #6
Av.Ahmet DELİKANLI

 
Varsayılan Meslektaşlarıma kesinlikle katılıyorum

Burada rüşvet sucunu değil;irtikap sucunu sartları oluşmuştur.Sucun oluşum şartları aşgadıka gibi madde de açıklanmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza kanununun 250’nci maddesi “İRTİKAP” başlığını taşımaktadır. Buna göre İrtikap;

(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Buna göre madde lafzından da sarih bir şekilde anlaşılacağı üzere İrtikap suçu görevin kötüye kullanılmasının özel bir şeklidir. Diğer bir ifade ile memuriyet sıfatı veya görevinin kötüye kullanılması suçun ana temelini oluşturur.


Tartışma konusu suçta maddeden de anlaşıldığı üzere memuriyet ve menfaat elde etme şarı aranmıştır.Bıçak parası altında alınan ücret de kişi bunu kendi rızasıyla vermektedir.Hatta buna uygun bir Yargıtay kararıda mevcutur..


Makalemizin birinci ve ikinci bölümlerinde İrtikap Suçunun Türk Ceza Kanunundaki yerine ve suçun oluşmasında aranılacak unsurlara etraflıca değinilmiştir. Bıçak Parasının İrtikap Suçu olduğu şüphe götürmeyecek kadar kesin olduğunu Yargıtay Kararları ile örneklemek suretiyle kesinlik arz etmektedir. Bu konu ile ilgili Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.12.2000 tarih ve 2000/8318 Esas No, 2000/8876 No’lu Kararında özetle; "Sosyal Sigortalar Kurumu Nevşehir Hastahanesinde kadın doğum uzmanı olan sanığın yapması gereken ameliyatları kendisine para verilmediği taktirde yapmayacağını söyleyip hasta yakınlarından çıkar sağlama eylemlerinin kanıtlanması durumunda irtikap suçunu oluşturabileceği ve kanıtların değerlendirilip suç niteliğini belirlemenin Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden yargılamaya devam edip hüküm kurulması yasaya aykırıdır. 2-Kabule göre de; TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden ve gerekçesi belirtilmeden, feri cezanın alt sınırının belirlenmesi doğru değildir([1][5])" şeklinde hüküm vermiştir.
İYİ GÜNLER…

Old 16-11-2007, 11:25   #7
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yeni TCK rüsvet suçunun unsur ve tanımlarını degiştirmiş;
Bir memurun görevi ile ilgili olmak uzere ve görevi dahilinde olan bir işi yapmak için para istemesini ve almasını görevi kötüye kullanma,görevi dışında olan bir işi yapmak için para istemesi ve almasını ise ruşvet olarak tanımlamıs ve kabul etmiştir.Buna göre doktorun bıçak parası alması ruşvet degil,görevi kotuye kullanma suçunu olusturan bir eylem olarak degerlendirilecektir.

Aynı konuyu(Doktorun bıcak parası alması ile ilgili bir olaya dayalı davayı) tartısıp bu sekılde cozen 2007 tarihli bır içtihat vardı. Ceza Hukuku ile ilgili içtihatlar arasında yazmıştım.
Old 16-11-2007, 15:08   #8
agah

 
Varsayılan

Tck 257.maddesinin 3. fıkrasına göre -irtikap suçunu oluşturmadığı takdirde görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi cezalandırılır- denmektedir.İrtikap ile görevi kötüye kullanma arasındaki fark , görevi kötüye kullanmada kamu görevlisi ile karşısındaki kişi arasında bir eşitlik ve karşılıklı anlaşma söz konusudur.İrtikapta ise kamu görevlisinin üstün konumda olmasıdır.Olayda doktor, görevinin sağladığı yetkiyi karşısındakilere dayatarak,zorlayarak çıkar elde etttiği için icbar suretiyle irtikap suçu oluşmuştur.
Old 16-11-2007, 15:13   #9
agah

 
Varsayılan

Alıntı:
Hastalardan para aldığı, verilmediği takdirde ameliyat edilemeyeceğini söyleyip onlar üzerinde baskı kurduğu, hastaları ödememeleri gereken ameliyat ücretini ödemeleri gerektiği konusunda yalan hile ve desiselere başvurduğu
Olayda irtikap vardır dedik ama dikkatimden kaçmış. İrtikapın her iki türü de sözkonudur.Zira hem zorlama hem ikna etme suretiyle çıkar sağlama bulunmaktadır.
Old 16-11-2007, 15:26   #10
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Agah Bey ;

Yalnız,bu konunun aynen tartışılıp karara bağlandığı içtihat,cok yenı tarihli ve o olayda da doktor bıcak parası almış,yerel mahkeme rüşvet vasfı görerek mahkumiyet hükmü tesis etmiş,Yargıtay ise yeni TCK nun rüşvet suçunu düzenleyen 252.maddesinin. " memurun görevine ilişkin bir işi yapmak/yapmamak için para alınması halinin bu suç kapsamına girmeyeceği,madde metninde açıkça : görevinin gereklerine aykırı olarak menfaat temin edilmesinin suçun tanımı ve unsuru olmakla, ancak görevi olmayan bir konu için menfaat temin edilmiş veya edilmek istenmiş olması halinde rüşvet suçunun tekevvün edeceğini,bu itibarla görevi kötüye kullanmak suçundan ceza tayin edilmesi gerektiğini" açıklayarak hükmü bozmuştu.

Bu içtihadı daha evvel Ceza ile ilgili içtihatlar arasında yazmıştım. Ancak,buraya aktarmak için aradım, bulamadım,püf noktaları kısmında kaybolmuş,önemli olduğu için ilgimi ekmişti ve benim kişisel arşivimde mevcut.
Adana ya döndüğümde hafta içinde özet metnini yazarım.
Old 16-11-2007, 15:31   #11
agah

 
Varsayılan

Elinizde böyle bir Yargıtay kararı olduğuna inanıyorum.Fiili olarak avukatlık mesleğini icra ederken bu içtihat doğrultusunda davaları takip edeceğiz tabi ki.Hani doktrinle uygulama farklı olabiliyor ya.Benim fikirlerim de kitaplardan çıkan sonuçlardır.Teşekkür ederim.
Old 16-11-2007, 16:17   #12
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Agah Bey, dikkat etmemiz gereken nokta,Yargıtay kararının,yasa değişikliğine,daha doğrusu,rüşvet suçunun tanım ve unsurlarının eski yasa ile yeni yasada farklı olarak düzenlendiğine dair irdelemeye ve bu noktalara ilişkin olması. Hatta yeni TCK hazırlama çalışmaları devam ederken,basında şöyle bir sızlanma yer almıştı : " Yeni TCK rüşvet suçunu neredeyse kaldırıyor,memur korunuyor ve suç/lu himaye ediliyor..." gibi. Bu sızlanmanın nedenini içtihadı okuduktan sonra anlamıştım. Bu tanıma dayalı yeni suçkalıbını ve yasal değişikliği eleştirebiliriz,ancak mevcut son durum bu :Memur,görevi alanındaki bir iş/lem için menfaaf temin ederse GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA; görevi olmayan bir iş/lem için menfaat temin ederse RÜŞVET suçu oluşacak. Yeni TCK m 252 öyle diyor.
Old 16-11-2007, 16:20   #13
agah

 
Varsayılan

sayın hatun olguner peki irtikap nedir.ve bu suç tipine örnek verebilir misiniz.
Old 16-11-2007, 16:25   #14
agah

 
Varsayılan

yargıtayın içtihatı bu şekilde olabilir.2007 kasım ayı adli yagı sorusu
150. Hastaneye gelen hastalara ilgi göstermeyerek hastaları muayenehanesine gelmeye zorlayan Devlet hastanesi doktoru radyolog A, özel muayenehanesine gelip ücret yatıran hastaları hastanede devlete ait ve kendi yönetiminde olan ultrason cihazına öncelikle sokar.
Buna göre A’nın cezai sorumluluğu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Rüşvet
B) İkna suretiyle irtikâp
C) İcbar suretiyle irtikâp
D) Görevi kötüye kullanma
E) Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
Bu sorunun cevabı C şıkkı.Olayla örtüşmüyor mu.
Old 16-11-2007, 17:09   #15
agah

 
Varsayılan

Yeni tarihli yargıtay kararında bıçak parası istemenin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.Bu konuda bir tartışma yok.
doktrinden bir yazı
Doç. Dr. Hakan KESER 2006

İcbar ve zorlama suretiyle irtikap, mağduru zorlayıcı söz ve davranışlarla çıkar sağlanmasıdır. Mağdur, memur tarafından sıfatı veya yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle manevi baskı altına alınarak iradesi zorlanmakta ve faile yarar temin etmesi sağlanmaktadır Ancak icbarın maddi şiddet ya da tehdit boyutunda olmaması gerekir. En sık rastlanan şekli, mağdurun bir suç ya da yasaya aykırı eylemini öğrenen fail memurun, bu bilgisini işleme koymaması karşısında mağdurdan çıkar sağlaması ya da hekimlerin acilen ameliyatı gereken ve bu nedenle zorda bulunan hastalardan ameliyat yapma karşılığında bıçak parası adı altında para talep etmeleridir.

Yargıtay, SSK Nevşehir hastanesinde kadın doğum uzmanı olan sanığın yapması gereken ameliyatları kendisine para verilmediği takdirde yapmayacağını söyleyip hasta yakınlarından çıkar sağlama eylemlerinin kanıtlanması durumunda cebri irtikap suçunu oluşturabileceği ve kanıtlar değerlendirip suç niteliğini belirlemenin Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden yargılamaya devam ile hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. ( Yargıtay 4’üncü Ceza Dairesinin 13.12.2000 tarihli, E.8318, K.8876 sayılı kararı).
oysa yargıtay daha önceki bazı kararlarında buna rüşvet demişti.Benim düşüncem de Yargıtaya rağmen bu fiilin irtikap olduğu.
Ayrıca tck 257 madde. görevi kötüye kullanma ile ilgili suç tipi üç ayrı şekilde işlenebilir.Konuyla ilgili olarak bizi ilgilendiren 3. fıkrası.madde.fıkra şöyle başlıyor... İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde....
öyleyse irtikap maddesine bakıyoruz.
İrtikap

Madde 250- (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu yüzden her durumda irtikapa giriyor.
Old 16-11-2007, 21:29   #16
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2005/18318

K. 2006/8649

T. 7.11.2006

• AMELİYATLA TEDAVİ İÇİN PARA İSTEMEK ( İrtikabın İkna veya İcbar Unsuru Bulunmadığı )

• RÜŞVET ( Kamu Görevlisinin Yapması Gereken Bir İşi Yapması ya da Yapmaması Gereken İşi Yapmaması İçin Yarar Sağlamasının Rüşvet Şuçu Kapsamından Çıkarıldığı )

• NİTELİKLİ RÜŞVET ( 5237 Sayılı TCK nun Rüşveti Tanımlayan 252/3.Maddesinde Sadece Nitelikli Rüşvete Yer Verildiği )

• İRTİKAP ( Ameliyatla Tedavi İçin Para İstemekten İbaret Eylemde İrtikabın İkna veya İcbar Unsuru Bulunmadığı )

• DOKTORUN AMELİYATLA TEDAVİ İÇİN PARA İSTEMESİ ( İrtikabın İkna veya İcbar Unsuru Bulunmadığı )

5237/m. 257/3

765/m.61,212

ÖZET : Ameliyatla tedavi için para istemekten ibaret eylemde irtikabın ikna veya icbar unsuru bulunmamaktadır.
5237 sayılı TCK nun rüşveti tanımlayan 252/3.maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çevçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması yada yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının rüşvet şuçu kapsamından çıkarılmıştır.
DAVA : Uzman doktor olan ve aynı zamanda serbest muayenesi de bulunan sanığın,önceden hastanede yataklı tedavi görmesini sağladığı katılanın rahatsızlanarak tekrar özel muayenehanesine gelmesi üzerine böbreğinde bulunan taşı almak için bıçak parası ve narkozcuya verilmek üzere 300.000.000.TL talep ettiği, müştekinin maddi durumu iyi olmadığı Yeşilkartlı olduğunu söylemesi üzerine,sanığın parayı verdiği takdirde ameliyat yapacağını söylediği müştekinin rıza göstermeyip durumu yetkili bildirerek olayın ortaya çırarılmasında;
Ameliyatla tedavi için para istemekten ibaret eylemde irtikabın ikna veya icbar unsurunun bulunmadığı,
Sanığın teklifi katılan tarafından kabul edilmediğinden eylemin 765 sayılı TCK nun 212/1,61.maddesine uyacağı, ancak 765 sayılı TCK nun 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma şuçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, 5237 sayılı TCK nun rüşveti tanımlayan 252/3.maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çevçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması yada yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının rüşvet şuçu kapsamından çıkarıldığı,
SONUÇ : Sanığın eyleminin aynı yasanın 257/3.maddesinde düzenlenen "GÖREVİNİN GEREKLERİNE UYGUN DAVRANMAK İÇİN ÇIKAR SAĞLAMA SUÇUNU OLUŞTURUP OLUŞTURMADIĞININ İRDELENMESİ" gerektiğinden kararın BOZULMASINA, 07.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 16-11-2007, 21:30   #17
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Agah Bey,

Kusura bakmayın lütfen,şehır dışında oldugum için duzensiz ve yetersiz bir iletişim oldu,mesajınızı yeni okudum. Aktardıgınız karar 2000 tarihli ve 2005 tarihli TCK degişikliğinden önceye ait,benim bahsettigim karar ise 2007 tarihli ve konuyu etraflıca irdelemiş,yasal unsurları ile ele almış bir karar,haftaya aktarırım.
Old 16-11-2007, 22:53   #18
agah

 
Varsayılan

Alıntı:
Nevzat Toroslu Ceza Hukuku Özel Kısım 2005 sayfa 308.
Görevi kötüye kullanma ipotezinden bahsedebilmek için kamu görevlisinin kişileri kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya icbar veya hileli davranışlarla ikna etmemiş olması,çıkarın karşılıklı rızaya dayanması gerekir.Aksi halde -görevin yapılması için çıkar sağlama değil-, icbar veya ikna suretiyle irtikap suçları sözkonusu olur.Nitekim hükümde yer alan-irtikap suçunu oluşturmadığı takdirde- ibaresi bunu ifade etmektedir.
Dolayısıyla hastadan baskı kurarak veya hile ile para istemek irtikap suçuna girer.Hastaya, para vermediği takdirde ameliyatını yapmayacağını söyleyen doktor onu zorlamış olmaktadır.Yargıtayın bu kararları beni ikna edemedi.Ama mahkemelerde işe yarar.
Old 17-11-2007, 10:23   #19
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Agah Bey;

Yargıtay 5. Ceza Daıresının bu yondekı daıre ıctıhatları,CGK ca da aynı yorum ve gerekcelerle tekrar edılmıs,yanı gerek ılgılı ceza daıresı,gerekse CGK bu yorum ve uygulamada kararlı... Sız de aksı yonde kararlı olmaya devam edeceksınız gıbı...,ama sızın gorusunuz eskı TCK sıstemıne uyan ve bu yonde eskı uygulamada var olan bır gorus. Galıba yenı TCK ve ıstıkrar kazanmakta olan yenı uygulamaya bırlıkte alışacagız;basında ozetıne rastladıgım,gecen hafta verılen CGK nun tam metnıne ulastıgımızda,subat ayında verılen 5 CD ıctıhadına eklerız.


AA - ANKARA - Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ameliyat ettiği hastalardan 'bıçak parası' adı altında rüşvet aldığı iddia edilen doktorun 'görevi kötüye kullanmak'tan yargılanması gerektiğine hükmetti. Trabzon Bölge Hastanesi'nde göz doktoru olarak çalışan Can K. hakkında, ameliyat olacak hastalardan para aldığı iddiasıyla dava açılmış, beraatle sonuçlanmıştı. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, kararı 'eksik soruşturma' gerekçesiyle bozdu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise yeni TCK'ya göre doktorun suçunun 'görevi kötüye kullanmak' olduğuna karar verdi. Yeni yasa uygulanınca zamanaşımı süresi dolduğu için doktor ceza almadı.
'Bıçak parası görevi suiistimal'
31/10/2007 (429 kişi okudu)
Old 17-11-2007, 10:51   #20
agah

 
Varsayılan

Hakim olsaydım bıçak parası istemenin -tabi olayın içinde zorlama veya ikna varsa- irtikap suçu oluşturduğunda ısrar ederdim.Varsın yargıtay bozsun kararımı.
Old 17-11-2007, 12:02   #21
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Konu İle İlgili Yeni Tarihli Bir Daire İctihadı Daha :

(5 CD 3.5.2007 84/3195 )

Memurun Görev Gereği Aldığı Para, Rüşvet Değil
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yeni Türk Ceza Kanunu’na göre memurun görevi gereği yapması gereken bir işi yapmak için aldığı paranın "rüşvet suçu" değil, “görevi kötüye kullanma” suçu olduğuna karar verdi... Yeni TCK’daki bu düzenleme, basit rüşvet olarak adlandırılan rüşveti alan memuru, meslekten ihraçtan kurtarırken rüşveti verene de hiçbir ceza verilmemesi sonucunu doğuracak.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yeni Türk Ceza Kanunu’na göre memurun görevi gereği yapması gereken bir işi yapmak için aldığı rüşvet, artık rüşvet sayılmadığına karar verdi. Yargıtay’a göre memur ancak normalde yapmaması gereken bir işi yapması karşılığında menfaat sağlarsa rüşvet suçundan ceza alacak. Yeni TCK’daki bu düzenlemelere göre eskiden 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilen basit rüşvet suçuna paraya çevrilerek ertelenebilen “görevi kötüye kullanma” suçundan ceza verilebilecek.

Tunceli’de tapu dairesine giden vatandaşa bir memur, kendisine 250 YTL vermesi halinde ipotek tesis işlemi karşılığında ödemesi gereken 800 - 1000 YTL harç parasını ödetmeyeceğini söyledi. Vatandaş bu teklifi kabul etti. Ancak daha sonra memurdan şikayetçi oldu. Yapılan yargılama sonunda memura “rüşvet” suçundan ceza verildi.

Görevi kötüye kullanma

Memurun bu kararı temyiz etmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sanığın görevi gereği yapması gereken işlemi yapması karşılığında vatandaştan para aldığı belirtildi. Eski TCK’da (Türk Ceza Kanunu) bu eylemin “basit rüşvet suçu” olduğunu belirten Daire yeni TCK’da ise bu eylemin rüşvet sayılmadığına dikkat çekti. Daire, yeni TCK’ya göre bu eylemin rüşvet sayılması için kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için yarar sağlaması gerektiğini belirtti.

Dairenin kararında, yeni TCK’ya göre memurun zaten yapması gereken bir işi yapması için menfaat sağlamasının rüşvet suçuna değil, “görevi kötüye kullanma” suçuna girdiği belirtilerek sanığa rüşvet suçundan verilen ceza bozuldu.

Basit rüşvete hapis yok

Yeni TCK’da rüşvet suçuna paraya çevirme ve erteleme olanağı olmayan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilirken görevi kötüye kullanma suçuna ise sadece 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Üstelik bu ceza da paraya çevrilebiliyor ve ertelenebiliyor. Yani basit rüşcetin artık rüşvet sayılmaması bu suçu işleyenleri hapse girmekten kurtarıyor. Ayrıca yüz kızartıcı suç sayılan “rüşvet” suçundan ceza almayacağı için kamu haklarından yasaklanması da mümkün olmayacak.

Daire kabul etmedi

Daire ayrıca, Yargıtay Başsavcılığının bu suçun 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören “irtikap” (hileyle yiyicilik yapmak) suçu oluşturacağına ilişkin görüşüne ise memura para veren vatandaşın “hukuken meşru zeminde olmadığı” dolayısıyla hileli davranışya kurban gitmiş sayılamayacağı gerekçesiyle katılmadı.

Artık rüşvet değil

Dairenin bu kararına göre, memurun görevi kapsamına giren işi yapması için verilen ve “basit rüşvet” olarak adlandırılan rüşvet türüne “rüşvet cezası” verilemeyecek. Örneğin, işlerin hızlı yürümesi için dosya arasında verilen para rüşvet sayılmayacak.

Artık sadece “nitelikli rüşvet” olarak adlandırılan, yapmaması gereken bir işi yapmak ve yapması gereken bir işi yapmamak için çıkar sağlayan memura rüşvet cezası verilebilecek. Örneğin, bir ihaleyi rüşvet karşılığı birine vermek ya da normalde inşaat ruhsatı verilmeyen bir bölge için ruhsat vermek gibi hallerde rüşvet suçundan işlem yapılacak.

Verene hiç ceza yok

YENİ TCK’daki bu düzenleme, basit rüşvet olarak adlandırılan rüşveti alan memuru, meslekten ihraçtan kurtarırken rüşveti verene de hiçbir ceza verilmemesi sonucunu doğuracak. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Caner Yenidünya da konuya ilişkin yazısında yeni TCK’daki bu düzenlemeyle “basit rüşvet” veren vatandaş ayağının eksik bırakıldığını belirterek “Memura menfaat sağlayan ferdin her zaman masum ve suçun mağduru konumunda olduğunu söylemek mümkün değildir. Kanaatimizce basit rüşvet vermenin suç olmaktan çıkarılması, yolsuzlukla mücadelenin vatandaş-kamu görevlisi dengesinde, vatandaş tarafını eksik bırakmaktadır” görüşünü dile getirmişti.
Old 17-11-2007, 12:10   #22
agah

 
Varsayılan

Alıntı:
Tunceli’de tapu dairesine giden vatandaşa bir memur, kendisine 250 YTL vermesi halinde ipotek tesis işlemi karşılığında ödemesi gereken 800 - 1000 YTL harç parasını ödetmeyeceğini söyledi. Vatandaş bu teklifi kabul etti. Ancak daha sonra memurdan şikayetçi oldu.
Yargıtay bu fiilin görevi kötüye kullanmak olduğuna karar verirken doğru bir yaklaşım sergilemiştir.Nitekim memur vatandaşı bu parayı vermesi için zorlamamış veya vermesi gerektiğine yönelik aldatmaya yönelik davranışlar içine girmemiştir.Eğer bu tarz davranışlar söz konusu olsaydı İRTİKAP oluşurdu.Zaten tartışmaların odağında benim zihnimde rüşvet konusu yok.Fiil irtikapa mı girer yoksa görevi kötüye kullanmaya mı.
Old 17-11-2007, 13:20   #23
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Agah Bey ;

Daha once yazdıgım kararı belkı baska alanda rastlarım dıyerek ınternette aradım,ama bulamadım.O kararı ararken
konuya ılıskın baska ıctıhatlara rastladım ve az once ekledım. Sızın,ırtıkap sucunun olusacagına daır gorusunuz de bır baska olaya ve davaya ılışkın Yargıtay ıncelemesıne aynen konu olmus : Bır olayda doktor,para vermezlerse amelıyatı yapmayacagını ve gıbı baskıları kullanmıs,bu baskının ırtıkap sucunu teskıl edıp etmeyecegıne daır Yargıtay tartısması da,bu baskının ırtıkap teskıl etmeyecegı,bu boyuta ulasmadıgı ve Yenı TCK ya gore gorevı kotuye kullanma sucunun olustugu yonunde sekıllenmıs. O kararı okudugum yerı su anda bulamadım,konuya ılıskın tum kavramlarla aramıstım. Sız de arayın ıstersenız,umarım rastlar ve eklersınız,konunun bu boyutları zaten su anda uygulamaya esas guncel tartışmalar;galıba yasa koyucu,doktorların mahkum edıldıgı ulke ekonomık sartlarına gore suc ısleme kasıtlarını yasal nıteleme degısıklıgı ıle guncelledı...
Old 17-11-2007, 13:22   #24
agah

 
Varsayılan

Dün akşam bende gözlerim ağrıyana kadar aradım.Ama en son yakın zamanda yargıtay ceza kurulu karar verecek denilen bir çok haber sitesine rastladım.Ama o kararı bulamadım.Eminim ki karar çoktan verilmiştir.
Old 17-11-2007, 18:41   #25
agah

 
Varsayılan

Hekimlerin cezai sorumlulukları ve
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun
hekimlere getirdiği yükümlülükler
Ali Rıza Tümer
Öğretim Görevlisi, Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilim Dalı,
Ankara
İrtikap suçları: Bir kamu hizmeti veren hekimin kamu menfaatlerini kullanarak zorla veya ikna yolu ile haksız kazanç elde etmesine irtikap suçu denilmektedir. Hekimlerin bu yüz kızartıcı suç ile “bıçak parası”, “yatak ücreti” vb. durumlarda karşılaşılmaktadır
İrtikap suçunun eski ve yeni TCK’larda hem kanun içeriği hem de ceza süresi aynı şekilde korunmuştur. Hekimlik mesleğini yapan kişiler şunu çok açık olarak bilmelidirler ki, memurlukta belirtilen kuralların dışında haksız kazanç elde etmek biraz sonra değineceğimiz görevi kötüye kullanma suçundan da daha ağır bir suçtur.
......
Görevi kötüye kullanma (görevi suiistimal): Memur hekimlerin karşılaşabilecekleri en ağır suçlamalardan biridir. Görevi kötüye kullanma suçu “görevini kullanarak karşısındaki kişiden haksız kazanç elde etmek” olarak genellenebilir. İrtikap suçundan görevi kötüye kullanma suçunun farkı ilkinde karşı tarafın rızası bulunmazken, ikincisinde her iki tarafında rızası vardır
Görevi kötüye kullanma suçunda yeni TCK’da ceza oranlarında artış bulunmakla birlikte içerik değişmemiştir
Old 18-11-2007, 07:41   #26
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yukarıdakı alıntı,5237 Sayılı yeni TCK nun henüz uygulamasına geçilmeden,kabul edildiği ve değişiklikler üzerine tanıtıcı bilgilerin doktrin/bilimsel makalelerle işlendiği zamana ait. Asıl önemli olan, yeni yasanın uygulamadaki yorumu olduğu için,bu alandaki en önemli kaynaklarımız da Yargıtay"ın görüş ve yorumları olduğu için,içtihatların oluşmasını bekledik ve takip ediyoruz.
5. Ceza dairesi ve CGK ,memurların haksız para/rüşvet alması,özelde doktorların bıçak parası alması ile ilgili yorumunu yaptı;görevleri dahilinde bir işi yapmak için para alınmasında görevi kötüye kullanma suçunun oluşacagını ve bu suça ilişkin yeni TCK m 257 ye göre ceza tayin edilmesi gerekeceğini;ancak görevleri dahilinde olmayan bir iş için para alınması halinde rüşvet suçunun oluşacagını açık ve yerleşik içtihatlarla ortaya koydu. Doktorun,hakkı olmayan bir parayı istemesi her durumda mağduru zor durumda bırakan ve ona zarar veren bir eylem.Bıçak parası istemek tabii ki hukuka aykırı bir davranış ve aynı zamanda,mağduru baskı altına alan bir talep;ama işte kanun koyucu ile uygulama mercii olarak Yargıtay,bu hukuka aykırılığın ve baskının,görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kalacağını ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerekeceğini ; gerek kast gerekse maddi unsurların bu suçkalıbı içinde kalacagını tayin etmiş oluyor.Ayrıca CGK bu konuda 30 Ekim 2007 tarihinde çok yeni bir ıçtihat vermıs;AA dan alıntı olarak yukarıdakı mesajlarda yazılı. Hatta,ulusal ve yerel tüm basında bu karar ilgi ile takip edilmiş ve yazılmış : " CGK son noktayı koydu,kesın karar cıktı" gibi yorumlarla verilmiş. Kararın da verileceği günü bildikleri için 1 hafta öncesinden kurulun vereceği karara dair merak haberleri çıkmış.Ayrıca,yine yukarıda yazılı,3.5.2007 T 2007/84_3195 Sayılı ilam.bıçak parası istemenin basit rüşvet suçunu kaldıran yeni TCK hükümleri karşısında rüşvet suçunun değil görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğunu ; 7.11.2006 tarihli 5 CD 2006/8649 sayılı kararı ise,doktorun bıçak parası istemesinde irtikap suçunun icbar unsurunun bulunmadıgını açıkça belirlemiş ve kabul etmiş.Bu konular da tartışılmış ve çözülmüş. Son durum böylece yansımış oldu.
Artık Agah Bey"ın bakışı ve yorumu doktriner alanda ve muhalif görüş olarak yerini alır,şimdilik mevcut uygulama bu.
Old 18-11-2007, 10:20   #27
agah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hatun Olguner
Yeni TCK rüsvet suçunun unsur ve tanımlarını degiştirmiş;
Bir memurun görevi ile ilgili olmak uzere ve görevi dahilinde olan bir işi yapmak için para istemesini ve almasını görevi kötüye kullanma,görevi dışında olan bir işi yapmak için para istemesi ve almasını ise ruşvet olarak tanımlamıs ve kabul etmiştir.

Sayın hatun olguner
Bu konuda yalnız değilim. yukarıda dört kişi daha benimle aynı fikirde.Ama en fazla ben eğildim konunun üzerine herhalde.Rüşvet, memurun yapması gereken bir işi yapmamak veya yapmaması gereken işi yapmak için çıkar sağlaması, görevi kötüye kullanma ise zaten yapması gereken bir işi yapmak, yapmaması gereken işi yapmamak için kişilerden çıkar sağlamasıdır.Bu da diğer bir tanımı.
Old 19-11-2007, 11:50   #28
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Rüşvet suçunun eski ve yeni yasadaki karşılaştırmalarının , tanım ve unsurlarının değerlendirilip belirlendiği ve aşağıda bu yönlere ilişkin özet kısımları yazılı iki içtihada göre yukarıdaki tanım hatalı görünüyor :


" ... tapu memurunun görevi gereği yapması gereken ipotek tesis işlemini yapmak için 250 YTL isteyip alma eylemi 765 Sayılı TCK na göre rüşvet suçunu oluşturduğu,5237 sayılı TCK nun 252. maddesinde rüşvet suçunun 765 sayılı yasadan farklı olarak yalnızca,kamu görevlisinin GÖREVİNİN GEREKLERİNE AYKIRI OLARAK (GÖREVİNE GİRMEYEN BİR İŞİ YAPMASI/GÖREVİNE GİREN BİR İŞİ YAPMAMASI İÇİN)kişiyle vardığı anlaşmayla yarar sağlaması olarak düzenlendiği ve bu durumda 765 sayılı yasanın 212/1 maddesinde düzenlenen,yapılması gereken iş için menfaat sağlamanın 5237 sayılı yasada rüşvet suçu olarak kabul edilmediği ve 257. maddedeki görevi kötüye kullanmak suçu vasfında bulunduğu halde 5237 sayılı yasanın 252.maddesine göre (rüşvet suçuna ilişkin madde) uygulama yapılması bozmayı gerektirmiştir."
5 CD 3.5.2007,84-3195
-----------------------------------------------------

" Uzman doktor olan ve aynı zamanda serbest muayenehanesi olan sanığın,böbreğindeki taşı almak için bıçak parası ve narkozcuya verilmek üzere toplam 300 milyon Tl talep ettiği,müştekinin maddi durumu olmadığı için yeşil kartlı olduğunu söylemesi üzerine,sanığın parayı verdiği takdirde ameliyat yapacağını,aksi takdirde yapmayacağını söylemesi üzerine müştekinin durumu resmi mercilere şikayet ederek olayın ortaya çıkarılmasında;doktorun eyleminde irtikabın ikna ve icbar unsurunun bulunmadığı;

Sanığın teklifinin eski TCK m 212/1,61 e uyacağı,ancak 765 sayılı TCK nun 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde,5237 sayılı TCK nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet,bir kamu görevlisinin,görevlerinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği,kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının rüşvet suçunun kapsamından çıkarıldığı,sanığın eyleminin aynı yasanın 257/3 maddesinde düzenlenen " görevlerinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" = görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu irdelenmeden hüküm tesisi...bozmayı gerektirmiştir."
5 CD 7.11.2006 2006/8318-8649
-------------------------------------------------------

Yukarıdaki iki daire kararı ve benzer olarak sonradan verilen aynı dairenin aynı yöndeki kararları,30.10.2007 tarihli CGK ile de tekrar edilerek,bu konuya ilişkin hukuki tanım,yorum ve çözümler ortaya çıkmış oluyor.
Old 19-11-2007, 11:58   #29
agah

 
Varsayılan

Alıntı:
kamu görevlisinin GÖREVİNİN GEREKLERİNE AYKIRI OLARAK (GÖREVİNE GİRMEYEN BİR İŞİ YAPMASI/YAPMAMASI İÇİN)
Yargıtay burada doktrindeki tanımı sadece kelime farklılığı ile anlatmaya çalışmış.Görevine girmeyen işi yapması, örneğin polisin tapu dairesindeki işi yapması değil, polisin ceza kesmesi gerekirken kesmemesi yani görevi ceza kesmek iken bunu çıkar için yapmayarak görevinin gereklerine aykırı davranmasıdır.Yani yapması gereken işi yapmamak için çıkar sağlamasıdır.
Alıntı:

aksi takdirde yapmayacağını söylemesi üzerine müştekinin durumu resmi mercilere şikayet ederek olayın ortaya çıkarılmasında;doktorun eyleminde irtikabın ikna ve icbar unsurunun bulunmadığı;
Acaba yargıtay bırada sadece bu somut olaya bakarak, vatandaşın durumu resmi mercilere şikayet etmesini icbar unsurunun yokluğu olarak mı görmüştür.Örneğin yıllarca hasta yakınlarından bıçak parası isteyen, vermezlerse ameliyat yapmayacağını söyleyen bir doktor, hasta yakınlarının içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan faydalanmış ve onları kamu gücünün sağladığı yetkileri kötüye kullanarak kendisine çıkar sağlamaya zorlamış olur.Bahsettiğim bu örnek olayda icbar yoksa, acaba icbarın olması için daha başka hangi unsurlar lazım.İlla ki tutup dövmesi mi lazım.Ki zaten o zaman başka suç oluşur.Keşke yargıtay bu kararı verirken neden icbar unsurunun bulunmadığını açıklasaydı da olayı daha iyi anlayabilsek.
Old 19-11-2007, 12:07   #30
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yargıtay sizin yukarıdaki mesajda yazdığınız rüşvet tanımının eski yasaya ait olduğunu,yeni yasada ise rüşvet suçunun tanım ve unsurlarının farklı düzenlendiğini ve bu nedenle doktorun bıçak parası almasının artık rüşvet suçunun kapsamından çıktığını açık,anlaşılır,ayrıntılı bir dille ve sizin iddialarınızın aksine bir kabul ve anlayışla çözmüş.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Rüşvet artık rüşvet değil eylemk Hukuk Haberleri 1 07-08-2007 10:19
Hakimin kapkaç korkusu: Ya boğazıma bıçak dayarlarsa! Y£LİZ Hukuk Haberleri 0 17-02-2007 23:33
kapora parası iadesi akgnc Meslektaşların Soruları 2 06-02-2007 12:28
52 Bıçak Darbesi İçin Dört Yıl Yattı! PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 2 27-09-2006 23:33


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08156896 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.