Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Geçmişe Dönük Bağkur Hizmet Tespiti

Yanıt
Old 14-10-2015, 14:08   #1
AvukatHakan

 
Varsayılan Geçmişe Dönük Bağkur Hizmet Tespiti

Merhabalar herkese,

Bir sorum olacaktı da bağkur hizmet tespitine ilişkin.

Bir şahsın vergi levhasında yazan işe giriş başlangıç tarihi 1 Şubat 1993 ama sistemde girişi 2000 yılı gözüküyormuş. 1993'te düzenlenen işe başlama fişi de var. Geriye dönük olarak tespit davası açılabilir mi acaba? Sadece vergi levhası yeter mi başka bir evrak gerekir mi?

1479 sayılı kanuna tabi sanırım ama pek emin olup somutlaştıramadım.
Old 15-10-2015, 07:59   #2
av.hakan sarı

 
Varsayılan

Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir.Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 9 ‘ uncu fıkrasına göre, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir süre öngörülmüştür. Söz konusu beş yıllık süre hak düşürücü bir süredir. Zamanaşımı değildir.
Old 16-10-2015, 11:33   #3
AvukatHakan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.hakan sarı
Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir.Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 9 ‘ uncu fıkrasına göre, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir süre öngörülmüştür. Söz konusu beş yıllık süre hak düşürücü bir süredir. Zamanaşımı değildir.



Ancak burada şahıs sigortalı çalışan bir işçi değil, bağkurlu işveren sıfatında bir şahıs. 1993'ten beri kendi işi var ama sistemde girişi 2000.
Old 30-10-2015, 12:27   #4
av.hakan sarı

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım iki gün önce sizinkine benzer bir olay geldi.Müvekkil 91 yılında kendi iş yerini kuruyor ancak bağkur kaydını yaptırmıyor.2011 de ise terk ediyor.Şöyle bir yol izleyeceğim.Birincisi her hangi bir odaya kaydı var mı ? Mesela benim müvekkilim şöförler odasına kayıtlı.İkincisi bu zaman dilimi içerisinde basit usulde vergi mükellefi bile olsa çalıştığına dair belge fatura ne varsa istedim.Bunları toplayıp sgk ya başvuru yapacağım bir dilekçeyle.Eğer sgk onaylamazsa hizmet tespit davası açacağım.Saygılarımla.
Old 24-01-2017, 13:18   #5
sare_

 
Varsayılan

Hakan Bey, şöforler odasına kayıtlı müvekkiliniz için bağ kur hizmet tespit davası açtınız mı? benim müvekkilimin de benzer bir durumu söz konusu, ancak araştırmalarım bu davanın 1.10.2008 tarihli bir değişiklik sebebiyle sonuç vermediği yönünde. Tecrübelerinizi paylaşır mısınız?
Old 16-04-2019, 15:20   #6
Av Meliha

 
Varsayılan Bağkur tespiti

meslektaşım merhabalar bu konu üzerine çok zaman geçmiş, sonuçlanmıştır diye düşünüyorum. bu konuyla ilgili tecrübelerinizi benimle paylaşabilir misiniz?
benim de müvekkil 1992 tarihli 4Bli Bağkurlu yurt dışında çalışmış. Ancak sistemde 2011 girişli görünüyor ve bu nedenle emekli olamıyor.prim ödemesine dayalı belgeleri yok elinde ancak gelir vergisi ödemeleri var. Emekliliğe hak kazanabilmesi için Sgk ya üst yazı yazarak hangi bilgilerini talep etmeliyim ve iş mahkemesinde tespite yönelik nasıl bir dava açmalıyım. 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davamın redd olma olasılığı nedir? Bu konuyla ilgili tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim...
Old 17-04-2019, 16:19   #7
Av. Musa TAÇYILDIZ

 
Varsayılan

T.C YARGITAY
10.Hukuk Dairesi
Esas: 2012/ 24989
Karar: 2013 / 173
Karar Tarihi: 15.01.2013

Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve tasfiye halinde S..T..Sanayi Ticaret A.Ş adına tasfiye memuru tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda; davacıya ait 12.03.1985 tarihi ilk işe giriş bildirgesinin S..T.. Sanayi Ticaret A.Ş'ne ait işyerinden verildiği, ancak davacının dönem bordrolarında adının bulunmaması nedeniyle Kurum tarafından kabul edilmediği, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının istemi gibi davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun; “Sigortalı sayılanlar” başlığını taşıyan 2'nci maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları belirtilmiş, “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 3'üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayan ve/veya haklarında bazı sigorta kolları uygulanmayan kimseler sıralanmış, “Sigortalılığın başlangıcı ve mecburi oluşu” başlığını taşıyan 6'ncı maddesinde; çalıştırılanların, işe alınmalarıyla kendiliğinden “sigortalı” olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin, sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı açıklanmış, “Prim belgeleri” başlıklı 79'uncu maddesinde; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile kanıtlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı bildirilmiş, “Sigortalılık süresi” başlığını taşıyan 108'inci maddesinde, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sigortalı statüsünde bulunmayan, sigortalı niteliği taşımayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Olağan olarak sigortalılık niteliği, taraflar arasında hizmet akdi (iş sözleşmesi) ilişkisinin kurulması ve çalışmaya/çalıştırılmaya başlanması ile kazanılmakta olup, yazılı olarak düzenlenen veya sözlü olarak benimsenen hizmet akdi ile birlikte, sigortalılığın oluşumu yönünden eylemli (fiili = gerçek) çalışma olgusunun varlığının da kanıtlanması gerekmektedir. Kuruma verilen ve çalışmayı (hizmeti) ortaya koyabilecek belgeler; gerek 506 sayılı Kanunda, gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda, gerekse anılan Kanunlara dayanılarak hazırlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği (SSİY)'nde açıklanmıştır. Bunlar arasında; çalışmaya başlayan ve/veya çalışması sona eren sigortalıların durumlarının işveren/işveren vekili tarafından Kuruma bildirilmesi amacıyla kullanılan “Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi” (506/9. madde, 5510/8. madde, SSİY'nin ilgili maddeleri) ile “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi” (5510/9. madde, SSİY'nin ilgili maddeleri), çalışmaya başlayan sigortalıların kendilerini bildirmeleri amacıyla kullanılan “Sigortalı Bildirim Belgesi” (5510/8. madde, SSİY'nin ilgili maddeleri), çalıştırılan sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların kimlik bilgilerini, hesaplanacak prime esas kazançlarını, prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren, 01.05.2004 tarihine kadarki dönem yönünden “Aylık Sigorta Primleri Bildirgesi” ve “Dönemsel Sigorta Primleri Bordrosu” (506/79. madde, SSİY'nin ilgili maddeleri), 01.05.2004 gününden itibaren ise “Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi” (506/79. madde, 5510/86. madde, SSİY'nin ilgili maddeleri) yer almaktadır.
506 sayılı Kanunun 108'inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, bu Kanunun 79'uncu maddesinin onuncu fıkrasına dayalı olan ve “hizmet tespiti davası” olarak nitelendirilen bir görünüm arz etmekte olup, bunun doğal sonucu olarak da söz konusu 1 günlük çalışmanın belirlenmesi talepli davada, hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında haksız ve adaletsiz bir durumun oluşmasına yol açabilecektir. Yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de, sigortalılığın kabulü açısından kuşkusuz tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli başka kanıtla aranmalıdır. Bu tür 1 günlük sigortalı hizmetin belirlenmesine ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup, mahkemece, tarafların gösterdiği/sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalı, yukarıda belirtilen ve hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar, Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yöntemince belirlenerek bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun; 29.06.2005 gün ve 2005/21-409 E. - 413 K. sayılı, 22.03.2006 gün ve 2006/21-43 E. - 2006/98 K sayılı, 12.03.2008 gün ve 2008/21-242 E. - 2008/251 K. sayılı, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581 E. - 619 K. sayılı, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72 E. - 2010/72 K. sayılı, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527 E. – 2011/552 K. sayılı kararlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde:
Davacının işe giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olmasının, işe başlama tarihinin tespiti açısından yeterli olmadığı kabul edilmekle birlikte mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının çalıştığını ileri sürdüğü, işe giriş bildirgesini kuruma veren işyerinin Kurum dosyasından bildirilen adresinin sağlıklı biçimde araştırılması; işyerinde tutulması gerekli dosyalardan, belge ve kanıtlardan yararlanılması; Kurum nezdindeki çalışma dönemine ilişkin kayıtlar celp edilemediğinden işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin, imzanın, resmin davacıya ait olup olmadığı, bu bildirgenin kuruma intikal tarihi, müfettiş raporlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi; işe giriş bildirgesi üzerinde yaptırılacak grafolojik inceleme sonucuna göre bildirgedeki imza ve varsa fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu ve daha sonraki yıllarda gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi; ücret bordrolarının sağlıklı biçimde temin edilmesi; sigortalının hangi işte hangi süre ile çalıştığının; aynı dönemde işyerinde çalışanların bulunup bulunmadığının saptanması; komşu işyerlerinden o tarihte faaliyette bulunanlar ile bunların çalışanlarının etraflıca araştırılması, davacının birlikte çalıştığı kişilerin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulması; böylece gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya konulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi olmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucunda dayanılarak hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 15.01.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Old 18-04-2019, 15:07   #8
Av Meliha

 
Varsayılan

[quote=Av. Musa TAÇYILDIZ]
Meslektaşım çok teşekkür ediyorum. Fazlasıyla aydınlatıcı oldu, saygılarımla ..
Old 22-04-2019, 14:11   #9
Av. Musa TAÇYILDIZ

 
Varsayılan

[quote=Av Meliha]
Alıntı:
Yazan Av. Musa TAÇYILDIZ
Meslektaşım çok teşekkür ediyorum. Fazlasıyla aydınlatıcı oldu, saygılarımla ..


rica ederim meslektaşım
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Bağkur Sigortaliliğinin Tespiti Davasi Ve Geçmişe Dönük Borçlanma av.nhasar Meslektaşların Soruları 1 29-05-2015 15:21
geçmişe dönük ssk- bağkur tespiti Av. çağlar bildirici Meslektaşların Soruları 2 21-01-2015 10:53
Bağkur Hizmet Tespiti, 5510 Syılı Kanun coldplayer Meslektaşların Soruları 0 18-03-2011 13:38
Geçmişe dönük Bağkur kaydının istek dışı yapılması gerol Meslektaşların Soruları 2 04-05-2010 17:34
Bayanlar için Geçmişe dönük hizmet tespiti davası aile reisliği sorunu arkhon Meslektaşların Soruları 3 15-11-2008 12:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04044199 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.