Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İmzalı ücret bordrosundaki ödemenin eksik yapılması?

Yanıt
Old 17-10-2017, 17:47   #1
sailor1981

 
Varsayılan İmzalı ücret bordrosundaki ödemenin eksik yapılması?

Müvekkil ücret bordrosunu her ay imza etmiş (bordroda yazan ücreti aldım ibaresi mevcut- ödemeler banka hesabına yapılıyor- banka bilgisi bordroda yazılı)ancak banka hesabına bordroda gözüken miktarlar (örneğin prim alacağı) eksik gönderilmiştir.
Bilirkişi raporunda imzalı bordroda yazan miktarları esas almıştır.İtiraz etmeye hazırlanıyorum

İmzalı bordro ile banka kayıtlarının karşılaştırılması gerektiği hususunda emsal karar arıyorum.Yardımlar için peşinen teşekkür.
Old 18-10-2017, 15:19   #2
manolimato_06

 
Varsayılan

Neredeyse tüm Yargıtay kararlarında İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacağın ödendiği varsayılır. denilmektedir.

Emin olmamakla birlikte, imzalı bordrolar karşısında, banka kayıtlarının araştırılması gereksiz olmuş düşüncesindeyim ve para çekilirken ihtirazi kayıt da konulmamışsa sahtelik iddianız da yok ise eksik ödeme iddianızın dikkate alınmaması gerekir.
Old 18-10-2017, 18:13   #3
sailor1981

 
Varsayılan

9. Hukuk Dairesi 2017/21653 E. , 2017/10603 K.
•

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Belediyesinde hizmet akdine bağlı olarak çalışırken 6111 sayılı yasa gereği iş akdinin sonlandırıldığını, müvekkilinin ... Belediyesinde itfaiyeci olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin olmak üzere bu birimde yapılan çalışmalarda 5 kişilik vardiya halinde 24 saat çalışma, 24 saat dinlenme olmak üzere gün aşırı çalışma yaptığını, fazla çalışma karşılığının müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin Hizmet -İş sendikası üyesi olup, davalı ile Hizmet-İş sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesinden de faydalandığını, Toplu İş Sözleşmesinin 53. maddesinde fazla çalışma ve ücretinin düzenlendiğini, bu maddeye göre haftada 45 saati aşan çalışmanın fazla çalışma olacağı ve her bir saat mesai için verilecek ücretin normal çalışma ücretinin %100 fazlasıyla ödeneceğinin belirtildiğini fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Belediyenin zabıta ve itfaiye personelinin fazla mesai ücretlerinin 5893 sayılı Kanunun 51. ve 52. maddeleri kapsamında üst sınırı aşmamak kaydıyla Bütçe Kanununda nüfus oranlarına göre belirlenen limitlerde, Belediye Meclisince belirlenen maktu miktar üzerinden ödendiğini, 2011 yılı için 06.01.2011 tarih ve 2 sayılı meclis kararı ile geçen senenin fazla mesai ücretlerinin belirlendiğini ve bu limit üzerinden her ay için 187,00 TL. ödeme yapıldığını, fazla mesai alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının İtfaiye ... Makina Parkında 01.01.2008 ile 14.10.2011 tarihleri arasında çalıştığı, ücret bordrolarında ''Mesai Ücreti'' hanesi ödemelerinin 0 TL olarak gösterilmiş olsa da; ''Yakacak Yardımı'' ödemelerinin TİS uyarınca belirlenen bedelden fazla olduğu, bu sebeple yapılan bu ödemelerin esasen fazla mesai ücretini de kapsadığı, yapılan fazla ödemeler fazla mesai ücretinden mahsup edilerek, 21/06/2016 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamanın hükme esas alındığı, davacının 8.348,39 TL. fazla mesai alacağına hak kazandığı, belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkeme tarafından verilen 26.03.2013 tarih ve 2011/275 E., 2013/96 K. sayılı “7.746,77 TL. brüt fazla çalışma ücreti alacağının 1.000,00 TL.'sinin dava tarihi olan 09/12/2011 tarihinden itibaren, 6.746,77 TL.'sinin ıslah tarihi olan 18/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksekbanka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ilişkin karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2013/19357 E. 2013/14373 K. sayılı ilamının 1 numaralı bendinde, “Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine” yer verilmiş, 2 numaralı bendinde ise Resmi kurum olan davalı işyerinde davacının hangi tarihte itfaiyede görevlendirildiğine dair kayıtların getirtilerek davacının hizmet süresinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ve davacıya ait imzalı ücret bordroları ve banka kayıtlarının getirtilerek,bordrolarla banka kayıtlarının uyumlu olup olmadığının tespiti, davacıya Toplu İş Sözleşmelerine göre ödenen yakacak yardımının tespiti ile bu miktarın itfaiye mesai ücreti ve yakacak yardımı adı altında yapılan ödemelerden mahsubu ile davacıya ödenen itfaiye mesai ücretlerinin tespiti ve davacının fazla mesai alacaklarından yapılan tüm itfaiye mesai ödemelerinin mahsubu" gerekçesine yer verilerek bozulmuştur.
Mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk kararında davacı lehine 7.746,77 TL. brüt fazla mesai alacağına, temyize konu kararda ise 8.348,39 TL. brüt fazla mesai ücreti alacağına hükmedilmiştir.
Davacının tüm temyiz itirazları 7. Hukuk Dairesinin ilamıyla reddedildiğinden, davalı yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olup, bozma sonrası verilen kararda 7.746,77 TL. brüt fazla mesai alacağına hükmedilmesi gerekirken, 8.348,39 TL. brüt fazla mesai ücreti alacağına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 25-10-2017, 23:20   #4
FiNaZZi

 
Varsayılan

Maalesef uygulamada mahkeme hakimleri ve bilirkişiler imzalı ücret bordrolarini esas alarak bordroda tahakkuku yapılan alacak kaleminin odendigi anlamına geldiğini değerlendirmektedir. Ancak benim bir davamda bu hususu istinaf etmem neticesinde lehime karar çıkmıştır..
Old 26-10-2017, 13:34   #5
sailor1981

 
Varsayılan

Kararı paylaşmışsınız? çok teşekkür ediyorum
Old 26-10-2017, 15:49   #6
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Sayın FiNaZZi'nin mesajına istinaden aşağıdaki yorumlarımı paylaşmak istedim.

İş mahkemelerinden verilen kararlara bakan daire sayısı arttıkça işin şirazesi de kayıyor. Bordoya imza atan işçi bordroda yazan miktarı aldığını da teyit etmiş olur. Eğer açık bir itiraz bulunmuyorsa işverenin bu bedeli ödediğinin kabulü gerekir. Ödemenin banka üzerinden yapılması ya da elden yapılması ödeme türüne dair bir tercihtir. İşverene banka üzerinden ödeme yapma zorunluluğu getiren düzenlemeler idari bir düzenleme niteliğinde görülmeli ve bu düzenlemeyi ihlal edilen işveren davranışları idari para cezası ile cezalandırılmalıdır. Buna karşın idari bir cezaya konu olabilecek türde bir eylemi sanki hiç ödeme yapılmamış gibi bir sonuca bağlarsanız işte o zaman işin şirazesi de kaymış oluyor. Banka tarafından verilecek bir makbuz işçinin kendi imzasını taşıyan bir beyandan daha kıymetli değildir. Yukarıda arz edilen vakada işçi itiraz öne sürmek bir yana açıkça "bordroda yazan ücreti aldım" ibaresini de teyit etmiştir. Şu halde banka kayıtlarıyla bordroda yer alan kalemleri karşılaştırıp eksik kısımları tekrar ödetmek şeklindeki çözüm hukuki değildir fikrindeyim. Burada işçiyi koruma ilkesinden yola çıkıp farklı yorumlarda bulunulmasını da peşinen kabul etmiyorum. İşçiyi koruma ilkesi ayrı bir şey, hukukun temel ilkelerine ters içtihatlar üretmek ayrı şey. İşçiyi koruma ilkesi yorumlama esnasındaki dengeyi bir nebze de olsa işçi lehine çevirecek şekilde ve bununla sınırlı olarak son derece dikkatlice uygulanmalıdır. Buna karşın işçi tarafından sadır olmuş bir iradeyi yok sayacak ve yeniden ödeme yapmak gibi son derece ağır sonuçlar ortaya koyacak bir çözümün işçiyi koruma ilkesi adı altında sunulmasını kabul etmek mümkün değil.


Not:Yukarıda aktarılan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında geçen ibarenin banka kayıtlarında görünmeyen ödemenin tekrar ödenmesi maksadıyla yazıldığını düşünmüyorum. Muhtemelen somut dosyada alacak kalemleri ile ödemeler karşılaştırılarak hangi ödemenin hangi kalem için yapıldığına dair bir saptama yapılmak istenmiş. Ancak Sayın FiNaZZi benzer bir vakada yukarıda eleştirdiğim türde bir karar aldığını söylediği için yorumlarımı paylaşmak istedim.
Old 27-10-2017, 10:07   #7
sailor1981

 
Varsayılan

Av.Tevrat Duran sayfasından alıntıdır.
T.C YARGITAY
9.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 319
Karar: 2016 / 1019
Karar Tarihi: 18.01.2016

ÖZET: Somut uyuşmazlıkta dosya içerisinde bulunan fazla çalışma hesabı yapılan dönemlere ilişkin davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan bir kısım bordrolarda fazla çalışma ücretleri tahakkukları bulunduğu ancak tahakkukların sembolik olduğu ve dolayısı ile gerçeği yansıtamadığı anlaşılmaktadır. Daha önce aynı davalıya karşı seri nitelikteki dosyalar Dairemizce incelenmiş işçilerin ücret bordrolarındaki fazla çalışma sürelerine ilişkin tahakkukların gerçeği yansıtmadığına dair Yerel Mahkeme kararı Dairemizce kabul görmüş ve Dairemizin 30.11.2015 tarih ve … Esas… Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda davacının bordro ile ödenen fazla mesai ücret alacakları belirtilmiş, mahsup konusu ise mahkemeye bırakılmıştır. Mahkemece bordro ilke ödenen fazla mesai ücret alacakları mahsup edilmeden hüküm kurulması hatalıdır.(4857 S. K. m. 41, 46, 47)

Dava ve Karar: Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı işçinin gerçek ücretlerinin bordrolarda gösterilmediğini, ücretin bir kısmının banka aracılığı ile bir kısmının elden ödendiğini, gerçekte daha çok fazla çalışma yapmasına rağmen bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma süre ve ücretlerinin gerçeği yansıtmadığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatillerde çalışmasına rağmen karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı iş yerinde 02/02/2000-17/09/2013 Tarihleri arasında 13 yıl, 7 ay, 15 gün hizmet süresinin bulunduğu, davacının aylık brüt ücretinin 2.512,00 TL olduğu, davacının fazla mesai yaptığını ispatladığı, ancak fazla mesai ücretinin ödendiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı, hafta tatillerinde ve milli bayram ve genel tatillerde çalıştığı, ücretinin ödenmediği gerekçesi ile hakkaniyet indirimi de uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçi fazla çalışma alacaklarının ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise yapılan fazla çalışma karşılığı ücretlerin ödendiğini savunmaktadır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, kural olarak bordro hilesi taşımadığı sürece işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yapıldığını yazılı delillerle kanıtlanması gerekir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazî kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Keza bordro hilesi bulunmadığı ve bordro ile fazla mesai ücreti ödenmiş ve ihtirazı kayıt konmamış ise tanık beyanlarına dayalı fazla çalışma tespitinde ödenen ayların dışlanması, aksi halde ise ödenenlerin mahsup edilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, işverence işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir.

Somut uyuşmazlıkta dosya içerisinde bulunan fazla çalışma hesabı yapılan dönemlere ilişkin davacı tarafından ihtirazî kayıt konulmadan imzalanan bir kısım bordrolarda fazla çalışma ücretleri tahakkukları bulunduğu ancak tahakkukların sembolik olduğu ve dolayısı ile gerçeği yansıtamadığı anlaşılmaktadır. Daha önce aynı davalıya karşı seri nitelikteki dosyalar Dairemizce incelenmiş işçilerin ücret bordrolarındaki fazla çalışma sürelerine ilişkin tahakkukların gerçeği yansıtmadığına dair Yerel Mahkeme kararı Dairemizce kabul görmüş ve Dairemizin 30.11.2015 tarih ve … Esas… Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda davacının bordro ile ödenen fazla mesai ücret alacakları belirtilmiş, mahsup konusu ise mahkemeye bırakılmıştır.

Mahkemece bordro ilke ödenen fazla mesai ücret alacakları mahsup edilmeden hüküm kurulması hatalıdır.

F) Sonuç:

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.01.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Old 28-10-2017, 17:22   #8
FiNaZZi

 
Varsayılan

ÖZET: Hukuk Muhakemeleri Kanununun maddesi gereğince mahkemece davanın esasıyla ilgili olarak belirtilen deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle 6100 sayılı Kanunun sistematiği ve üç dereceli yargılamanın gereği olarak öncelikle ilk derece fonksiyonunun yerine getirilmesi, ardından istinaf incelemesi yapılması için ve Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesinde ıslah işlemi yapılamayacağı da gözetilerek, davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı ve davalının istinaf isteminin kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 353)

Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 11/02/2013-16/02/2016 tarihleri arasında mobilya ustası olarak net 1.775,00 TL ücretle çalıştığını, ücretlerin avans ödemesi şeklinde parça parça ve gecikmeli ödenmesi, SGK’ya prime esas kazançların eksik bildirilmesi nedeniyle akti feshettiğini, işyerinde mesainin haftanın 5 günü, 08.00-18.30 saatleri arasında olduğunu, ancak bazı haftalarda cumartesi günlerinde de çalıştığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının brüt ücretinin 1.920,00 TL olduğunu, feshin haklı nedene dayanmadığını, hak edilmesi halinde fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının kabulüne, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

A-) Davacı vekili, fesih tarihi itibarıyla net ücretin 1.775,00 TL olduğunun ve ücretin bir kısmının avans adıyla bankaya ödendiğinin kanıtlanmasına rağmen davalının bildirdiği ücret esas alınarak alacakların hatalı hesaplandığını, imzalı ücret bordrolarındaki fazla çalışma ücreti tahakkuklarının ödenmediğini, bu dönemler yönünden de fazla çalışma ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

B-) Davalı vekili, davacının istifa ettiğine dair belge ve 19/02/2014-06/03/2014 tarihleri arasında 14 gün izin kullandığına dair izin defterinin sunulduğunu, borcu sona erdiren nitelikteki bu belgelerin her aşamada ileri sürülebileceğinden dikkate alınması gerektiğini, fazla mesai tahakkuku içeren, imzalı 2014 yılı 8-9-10-11, 2015 yılı 2-5-6-7-11 ve 2016 yılı 1-2. aylar dışlanmaksızın fazla çalışma ücreti hesaplanmasının hatalı olduğunu, aile yardımı ödemesinin son bir yıllık tutarının 12’ye bölünmesi suretiyle ulaşılan değerin giydirilmiş ücrete eklenmesi gerekirken son ödenen tutarın eklenmesinin doğru olmadığını, fazla çalışma alacağının ıslah zamanaşımına uğradığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

GEREKÇE:

Davacının, davalıya ait işyerinde 13/02/2013-10/03/2014 (1 yıl 27 gün) ile 11/06/2014-16/02/2016 (1 yıl 8 ay 5 gün) olmak üzere 2 yıl 9 ay 2 gün süre ile mobilya ustası olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.

Davacı ücretinin net 1.775,00 TL olduğunu, ücretin bir kısmının banka hesabına “avans” açıklamasıyla ödendiğini iddia etmiş, davacı tanıkları da bu iddiayı doğrulamıştır. Dosyaya getirtilen banka kaydının davacı ile ilgisinin olmadığı görülmektedir. Bu durumda davacının maaş hesap özeti getirtilerek davacı tanıklarının beyanları gözetilerek avans olarak yapılan ödemeler varsa birlikte değerlendirilerek öncelikle ücret seviyesinin tespiti gerekirken davalının bildirdiği ücret esas alınarak sonuca gidilmesi hatalıdır.

Davalı vekili bilirkişi raporuna süresinde itiraz ederek 2014 yılma ilişkin yıllık izin kullanımına ilişkin belgeyi ve davacının ilk dönem çalışmasının istifa ile sona erdiğine ilişkin istifa dilekçesini sunmuştur. Geçerli olduklarının kabulü halinde istifa dilekçesinin ilk çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatını, yıllık izin belgesinin de 2014 yılına ilişkin yıllık izin alacağını sona erdireceği açıktır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre borcu sona erdiren nitelikteki belgelerin her aşamada ileri sürülebileceği gözetilerek bu belgelerdeki imza ve içerikle ilgili davacı beyanları alındıktan sonra bir değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi delil durumuna uygun değildir.

İmzalı ücret bordrolarında 2014 yılı 8-9-10-11, 2015 yılı 2-5-6-7-11 ve 2016 yılı 1-2. aylar fazla mesai tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Davacı tahakkukların ödenmediğini ileri sürdüğüne göre banka kayıtları incelenerek ödendiğinin tespiti durumunda bu aylar dışlanarak hesaplama yapılması gerekirken eksik araştırma ile bu aylar yönünden de fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.

Fesihten önceki bir yıl içerisinde dört ay değişen miktarlarda aile yardımı ödemesi yapıldığı görülmektedir. Giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken son bir yıl içerisinde yapılan ödemenin aylık ortalaması tespit edilerek eklenmesi gerekirken Ocak 2016 ayında ödenen tutarın eklenmesi de bir başka hatalı değerlendirmedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemece davanın esasıyla ilgili olarak belirtilen deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle 6100 sayılı Kanunun sistematiği ve üç dereceli yargılamanın gereği olarak öncelikle ilk derece fonksiyonunun yerine getirilmesi, ardından istinaf incelemesi yapılması için ve Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesinde ıslah işlemi yapılamayacağı da gözetilerek, davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı ve davalının istinaf isteminin kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/l-a/6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Davacı ve davalı tarafından peşin ödenen istinaf karar ve ilam harcının taraflara iadesine,

Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilerek kararda dikkate alınmasına,

İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06.06.2017 tarihinde kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
21.12.201 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücretlerde indirim yapılması Av.Muhammet Aydın Hukuk Sohbetleri 18 10-07-2017 12:32
Eksik Yatırılan SGK Primleri- Ücret Tespiti siloos Meslektaşların Soruları 2 30-07-2015 16:04
ilamlı takibin eksik yapılması Av. Kemal Yıldırım Meslektaşların Soruları 2 30-09-2014 18:34
ödemenin şirket hesabına değil ortağın şahsi hesabına yapılması avzey Meslektaşların Soruları 2 25-11-2010 17:44
ücret karşılığı ders veren usta öğreticiye eksik maaş ödemesi yusuf223345 Anayasa ve İdare Hukuku Çalışma Grubu 1 01-10-2009 19:18


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18217301 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.