Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

KKİS'de müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü; TBK ve 1984/1-3 E-K. sayılı İBK

Yanıt
Old 05-01-2013, 16:50   #1
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-TBK m.473 ve TBK m.126

Bilindiği üzere "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri" ile ilgili olarak Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulunun, 25.01.1984 T., Esas: 1983/3 , Karar: 1984/1 sayılı kararı ile: ( http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=5391 )

Müteahhidin teslim gününde yapıyı bitirmeyerek kendi kusuruyla temerrüdü hâline ilişkin olarak;

* Borçlar Kanunu'nun özel hükümlerinde bu duruma uygulanacak madde olmadığı;

(BK m.358'in arsa sahibinin (iş sahibinin), teslim günü gelmeden önce müteahhidin temerrüdünde sözleşmeden dönmesi hâlini düzenlediğini ve içtihada konu somut durumun müteahhidin, teslim gününden sonraki temerrüdüne ilişkin olması sebebiyle İBK'nda uygulanamayacağını;

BK m.360'ın eserin ayıplı tamamlanıp teslimine ilişkin olduğu ve içtihada konu somut durumun ise teslim gününden sonraki müteahhidin temerrüdü olmakla İBK'nda BK m.360'ın da uygulanamayacağını; kabulle)

bu sebeple somut duruma ilişkin olarak tam karşılıklı sözleşmelerde borçlunun temerrüdüne ilişkin BK m.106-108'deki genel hükümlerin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir...

** İBGK, yukarıda anılan tespiti akabinde;

BK m.108'de akitten rücu eden alacaklının (arsa sahibinin) tediye ettiği şeyi istirdadına ilişkin düzenleme olmasına rağmen borçlunun (müteahhidin) kısmî ifasının karşılığının iadesi hakkında BK m.108'de açıklık olmadığından bahisle bu konuda "kanun içi boşluk" olduğunu belirtmiş ve bu boşluğa ilişkin olarak;

TMK m.1 ve m.2/1'den yararlanarak yorum yoluyla;

müteahhidin, işte (inşaatta) tamamladığı kısım arsa sahibine ait olacağından; arsa sahibinin, bu tamamlanan iş karşılığını müteahhide iade etmesi gerekeceği;

müteahhide iade edilecek bedel belirlenirken ifanın, geçerli bir sözleşmeye dayandığının ve taraflar arasındaki sözleşmenin türünün gözönünde bulundurulması gerekeceği;
sonucuna ulaşmıştır.

___________________

* 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda, BK m.358'in karşılığı olan 473. maddede ve BK m.360'ın karşılığı olan 475. maddede İBGK kararına konu somut duruma ilişkin yapılan değerlendirme açısından bir değişiklik yoktur.

** İBGK kararında "kanun içi boşluk olduğu" belirtilen hâl için ise (BK m.108 karşılığı) 6098 sayılı TBK m. 125/3-c.1'de: "Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler." düzenlemesi yapılmıştır.
Böylece arsa sahibinin (alacaklının) sözleşmeden dönmesi hâlinde müteahhidin ifa yükümünden kurtulacağı ve tamamladığı iş karşılığını arsa sahibinin, kendisine iadesi gereği (TMK m.1 ve m.2/1'e gerek kalmaksızın) yapılan düzenlemeye mesnetle (kanuna mesnetle) söylenebilir.

___________________

İBK'nın devamında:

BK m.106-108'in âni edimli sözleşmelere göre düzenlendiği ve her ne kadar istısnâ akdi genel olarak "âni edimli" sözleşmeler grubuna dahil ise de istısnâ akdinin bir türü olan inşaat sözleşmelerinin niteliği gereği sürekli borç ilişkilerine özgü kuralların da gözetilmesi gerektiği ve KKİS'nin "geçici-sürekli karmaşığı" bir özellik taşıdığı belirtilerek;

karara konu somut durumda (müteahhidin kusurlu temerrüdü sonucu fesih),
âni edimli sözleşmelere ilişkin BK m.106-108 düzenlemeleri ve KKİS'nin niteliği gereği tam olarak âni edimli kabul edilememesi ile 2 zıt kuralın olduğu, aynı mesele hakkındaki bu zıt kuralların birbirini karşılıklı olarak yok edecekleri ve böylece örtülü bir kanun boşluğunun meydana geleceği;
karşılaşan bu iki zıt kuraldan hangisine üstünlük tanınacağının/inşaat sözleşmelerinin borçlu temerrüdü nedeniyle feshi halinde, bu feshin geriye mi, ileriye mi etkili sonuç doğuracağının belirlenmesi gereği ile yapılan değerlendirmede TMK m.2/2 (hakkın kötüye kullanılması yasağı) mesnet alınmıştır.

6098 sayılı TBK m.126'da "Sürekli edimli sözleşmelerde" başlıklı; "İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde (Borçlar Kanunu'nda olmayan yeni) bir düzenleme yapılmış ise de;

anılan madde "...sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde düzenlendiğinden; bu maddede de BK m.358'deki gibi (TBK m.473) teslim günü gelmeden önceki borçlunun (müteahhidin) temerrüdü hâline münhasır düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple İBGK'nun kat karşılığı inşaat sözleşmelerine ait TMK m.2/2 çerçevesinde yaptığı değerlendirmenin hâlen geçerliğini/bağlayıcılığını koruduğunu söyleyebiliriz...?

İBGK kararı değerlendirmesi/gerekçesi çerçevesinde bir sorun:

KKİS, istısnâ akdini içinde barındıran karma sözleşme niteliğindedir. İstısnâ akdine ilişkin TBK'daki özel düzenleme: BK m.358 ve karşılığı TBK m.473'e göre: "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir..."

İBGK kararındaki gibi KKİS'nin âni edimli sözleşme olmadığı, niteliği gereği sürekli edimli sözleşmelere benzediği değerlendirmesi kabul edildiğinde; TBK'daki genel düzenleme: TBK m.126: "İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir."

Özel hüküm varken genel hüküm uygulanmaz... Sözleşmeden dönme (sözleşmenin geriye etkili feshi) ve sözleşmenin feshi (sözleşmenin ileriye etkili feshi), sonuçları bakımından farklı hukukî durumlar yaratır... v.s.
KKİS'de borçlu müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü söz konusu olduğunda TBK m.473 mü TBK m.126 mı uygulanacaktır...?

Saygılar...
Old 05-01-2013, 21:36   #2
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Anlamak için

Alıntı:
Av.Nevra Öksüz
Alıntı:
Özel hüküm varken genel hüküm uygulanmaz... Sözleşmeden dönme (sözleşmenin geriye etkili feshi) ve sözleşmenin feshi (sözleşmenin ileriye etkili feshi), sonuçları bakımından farklı hukukî durumlar yaratır... v.s.
KKİS'de borçlu müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü söz konusu olduğunda TBK m.473 mü TBK m.126 mı uygulanacaktır...?



KKİS.’de yüklenicinin “ Teslim gününden önceki temerrüdü” bağlamında:

1.Ani Edimli Sözleşme

2.Sürekli Edimli Sözleşme

3.Eser Sözleşmesi

4.Eser sözleşmesinin bir türü olan KKİS.
a.Tanımı
b.Karma sözleşme niteliği

5.Sözleşmenin sona ermesi:
a.Sözleşmeden dönme (geriye etkili fesih)
b.Sözleşmenin feshi ( ileriye etkili fesih)

6.Temerrüt

7.Yüklenicinin temerrüdü
a.Genel olarak
b.Teslim gününden önceki temerrüdü

8.Yasa hükmü:

a.TBK.m.473/1- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

b.TBK.m.126- İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

9.Uygulanacak yasa hükmü:
a.Özel hüküm – Genel hüküm
b.TBK m.473 ?
c.TBK m.126 ?
d.Uygulanacak yasa hükmüne ilişkin “uygulama” gerekçesi

Saygı ile

Ve Mola...
Old 05-01-2013, 23:53   #3
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Biraz açalım...

Âni edim-sürekli edim ayrımı için "alacaklının edime olan çıkarının gerçekleşmesinin bir ân içinde mi olduğu yoksa bir süreye mi yayıldığına bakılmalıdır (Prof.Dr. M.Kemal Oğuzman-Prof.Dr. M.Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, sayfa 9, İstanbul 2009)." İstısnâ akdinde işsahibinin (alacaklının) edime olan çıkarının gerçekleştiği ân eserin teslim edildiği ândır. Bu sebeple istısna akdi kural olarak âni edimli sözleşmelerdendir (Aslen KKİS'nde de arsa sahibinin edime olan çıkarı, müteahhidin yükleniminde olan inşaatı bitirip arsa sahibine teslimi ânıdır ve KKİS de âni edimli sözleşme kabul edilmelidir).

Âni edimli sözleşmelerde (ve âni edimli sözleşmelerden olan istısnâ akdinde) fesih (kural olarak) geriye etkili sonuç doğurur; başka bir deyişle âni edimli sözleşmelerde sözleşmeden dönme sözkonusudur (TBK'da da istısnâ akdi âni edimli sözleşmelerden olduğundan; akdin feshinin ileriye etkili sonuç doğuracağına ilişkin düzenlemeler istisna olarak kabul edilmiştir (yaklaşık bedelin aşılması başlıklı TBK m.482'nin 2.fıkrası; tazminat karşılığı fesih başlıklı TBK m.484... gibi)).

Sorun, İBGK'nun, yukarıda anılan kararında karma sözleşme niteliğindeki KKİS'nin istısnâ akdi ayağına sürekli edimli sözleşme nitelemesi yapmasından kaynaklanmaktadır.
Bu ahvalde; İBGK kararı çerçevesinde KKİS'nin sürekli edimli sözleşme niteliğinde olduğunun kabulü ve KKİS'nde müteahhidin, teslim gününden evvelki gecikmesi hâlinde arsa sahibi:

* TBK m.473'e binaen sözleşmeden dönebilir mi (ki KKİS de istısnâ akdinin bir türü olmakla özel hükümdür)
** TBK m.126'ya binaen sözleşmeyi feshedebilir mi (ki KKİS sürekli edimli sözleşme olarak kabul edilirse bu konuda TBK'da özel hüküm yok genel hüküm uygulanmalıdır denecektir)
diyeceğiz...? Yoksa:
***
Alıntı:
Yazan İBGK içeriğindeki gibi özetle
...aynı mesele hakkındaki bu zıt kuralların birbirini karşılıklı olarak yok edecekleri ve böylece örtülü bir kanun boşluğunun meydana geleceği;
karşılaşan bu iki zıt kuraldan hangisine üstünlük tanınacağının/inşaat sözleşmelerinin borçlu temerrüdü nedeniyle feshi halinde, bu feshin geriye mi, ileriye mi etkili sonuç doğuracağının belirlenmesi gereği ile yapılan değerlendirmede TMK m.2/2 (hakkın kötüye kullanılması yasağı)...
esas alınarak sonuca gidilmelidir (mi) diyeceğiz...?
(ki bir nev'i TBK m.480/2'nin madde gerekçesinin kullanılması:
http://www.turkhukuksitesi.com/showp...54&postcount=3 )

P.S: Doğumgününüz kutlu olsun Hulusi Bey... Sağlıklı, huzurlu ve gönlünüzce nice yıllara...

Saygılar...
Old 06-01-2013, 12:48   #4
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Değerlendirme ve Görüş

Alıntı:
Av.Nevra Öksüz
Alıntı:
KKİS'de borçlu müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü söz konusu olduğunda TBK m.473 mü TBK m.126 mı uygulanacaktır...?

Görüş:TBK.m.126 uygulanmalıdır.

Ve devamı...

1.ESER SÖZLEŞMESİ; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK.m.470).

2.İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur (TBK.m.479).

3.Eser Sözleşmesi, kural olarak, “ani edimli” sözleşmelerdendir. Edimin bütünüyle yerine getirilmesinden evvelki çalışmalar; “eseri meydana getirme çalışmaları”dır.

4.Eser sözleşmesinde “iş sahibinin (alacaklının) edime olan çıkarının gerçekleştiği an eserin teslim edildiği andır ”.

5.“Bu sözleşmelerde yüklenicinin temel borcu, yapımını taahhüt ettiği bir eseri sözleşmesine, amacına, fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirmek ve bu haliyle, “ifa olarak” iş sahibine sunmaktır.” Kural olarak, aksine sözleşme hükmü yoksa, TBK m.479 gereği eser bedeli ancak eserin teslimi halinde muaccel olur. “Eserin teslimi demek; o şeyin sözleşmesine, amacına, fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirilmesi demektir. Eserde eksiklik, teslime manidir. Bu gibi durumlarda tam bir ifadan bahsetmek olanaklı bulunmamaktadır” (Y.14.HD. E. 2012/7721,K. 2012/8429,T. 14.6.2012).

6.KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ (KKİS.); TBK.m.470’de tanımlanan "Eser" sözleşmesinin bir türü ve karşılıklı haklar ve borçlar içeren tam iki taraflı bir sözleşmedir.

7.İrdeleme: KKİS.
a.YİBGK. E. 1983/3,K. 1984/1,T. 25.1.1984:
i.İstisna sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmelerinde müteahhidin kendi kusuruyla işi muayyen zamanda bitirmeyerek temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde, uyuşmazlığın kural olarak BK m.106-108 hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceğine; ancak olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda, Medeni Kanunun 2. maddesi hükmü gözetilerek, sözleşmenin feshinin ileriye etkili sonuç doğuracağına; birinci ve ikinci toplantılarda 2/3 çoğunluk sağlanamadığından, 25.1.1984 günlü üçüncü toplantıda çoğunlukla karar verildi.

b.YİBGK'nin “…kat karşılığı inşaat sözleşmelerine ait TMK m.2/2 çerçevesinde yaptığı değerlendirmenin hâlen geçerliğini/bağlayıcılığını koruduğunu söyleyebiliriz...? “( Av. N.ÖKSÜZ)

8.BK – TBK.:

a.Yüklenicinin temerrüdü
i.İşi “belirlenen zamanda” bitirmemesi halinde
ii.Belirlenmiş olan “teslim gününden önce temerrüdü” halinde
b.KKİS. “Ani Edimli” sözleşme kabul edilirse…
c.KKİS. “Sürekli Edimli” sözleşme kabul edilirse…
9.SORU: Yüklenicinin “teslim gününden evvelki gecikmesi hâlinde arsa sahibi:

a.TBK m.473'e binaen sözleşmeden dönebilir mi?

b.TBK m.126'ya binaen sözleşmeyi feshedebilir mi?

c.Yoksa YİBGK. Kararı doğrultusunda ‘esas alınarak sonuca gidilmelidir (mi) diyeceğiz...?’
(ki bir nev'i TBK m.480/2'nin madde gerekçesinin kullanılması) “(Av.N.ÖKSÜZ)

d.(a,b,c) seçeneklerinden hangisi ile “soru bağlamında” bir Karma Sözleşme kabul edilen KKİS. Sözleşmesine en uygun çözüme ulaşılabilir?

10.Seçenekler:

a.“…iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa… İş (arsa) sahibi sözleşmeden dönebilir (TMK.m.473/1).

b.İfasına başlanmış (sürekli edimli sözleşmelerde) …. Yüklenicinin (Borçlunun) temerrüdü hâlinde arsa sahibi (alacaklı),sözleşmeyi feshedebilir (TBK.m.126).

11.Seçeneklerin değerlendirilmesi:

a.TMK.m.473/1: SÖZLEŞMEDEN DÖNMEYE olanak tanıyan olgular
i.Ortaya çıkan gecikme
ii.Tahmin
iii.Açıkça anlaşılması

b.TBK.m.126: SÖZLEŞMENİN FESHİNİ mümkün kılan olgular
i.İşin ifasına başlanmış olmak şartı
ii.Sözleşmeye aykırılık oluşturacak “Temerrüt” hali

12.GÖRÜŞ: KKİS.’nin “Sürekli Edimli Sözleşme” olarak kabulü ve soru bağlamında
(Yüklenicinin belirlenmiş olan “teslim gününden önce temerrüdü” halinde) “TBK'de (Eser Sözleşmesi, m.470-486) özel hüküm yok, genel hüküm uygulanmalıdır” görüşüyle TBK.m.126 uygulanmalıdır.


Saygı ile.
Old 06-01-2013, 14:57   #5
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

"TBK m.126 uygulanmalıdır" dediğimizde:

Taraflar arasında 10.10.2010 tarihinde akdedilen KKİS'de:
* inşaatın 20 daire-5 dükkan olarak inşaasına,
** inşaatın teslim gününün (işin bitirilmesi tarihinin) 10.10.2012 tarihi olmasına,
*** sözleşme bedeli: 10 daire-4 dükkanın müteahhide ait olmasına,
karar verilmiştir.

Durum 1- Müteahhit, 10.09.2012 tarihinde inşaatın %50'sini tamamlayabilmiş durumdadır. Arsa sahibi, kalan 1 aylık sürede müteahhidin işi bitiremeyeceği açık olmakla; teslim gününden önce sözleşmeyi feshetmiş; müteahhit de bu feshi kabul etmiştir. KKİS'de işbu feshin TBK m.126'ya göre sonuç doğuracağını kabul ettiğimize göre KKİS, ileriye etkili olarak feshin sonuçlarını doğuracaktır.
Bu durumda:
İleriye etkili fesihte müteahhit, sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan bağımsız bölümleri, yaptığı işle orantılı olarak talep edebilecektir. İnşaat %50 seviyesinde olduğuna göre müteahhit, sözleşme bedelinin %50'si olan 5 daire-2 dükkanı (/karşılığı arsa payını) arsa sahibinden talep edebilir.

Durum 2- Müteahhit, 01.11.2012 tarihinde inşaatın %70'ini tamamlayabilmiş durumdadır. Arsa sahibi, müteahhidin temerrüdü sebebiyle sözleşmeden dönmüş ve müteahhit de bu dönmeyi kabul etmiştir. %70, İBGK'nun kararına mesnetle kabul edilen yüzde açısından, hakkın kötüye kullanılmasının kabulü sınırının altındadır ve fesih, geriye etkili feshin sonuçlarını doğuracaktır.
Bu durumda:
Kendi kusuruyla temerrüde düşen müteahhit, inşaa ettiği binanın işe yarayan kısmının serbest piyasa rayicine göre hesaplanacak bedelini (kârsız olarak) sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde talep edebilecektir.

Yukarıdaki 2 durumun neticesi, İBGK'nun verdiği karardaki amacına uygun mudur?

Alıntı:
Yazan İBGK; E:1983/3, K: 1984/1
...Görülmektedir ki, 106-108. maddeler tüm olaylara aynen uygulanırsa, bazı istisnai hallerde "hakkı şekle mahkum edecek derecede" adalete aykırı sonuçlara neden olabilmekte ve bu kanun hükümleri tatminkar olmaktan uzak kalabilmektedir. O halde, bu adalete aykırı sonuçlar nasıl giderilebilecektir?...


Alıntı:
Yazan İBGK; Sn. İsmail Doğanay'ın Muhalefet Şerhinden
...daire kararları ile Yargıtay Genel Kuruluna ait ... karar arasındaki aykırılık; (arsa payı karşılığı apartman inşaatı yapımı sözleşmelerinde), inşaatı (keyfi) veya kendi (kusurlu hareketi) sonucu sözleşmede belirtilmiş olan (süre) içinde tamamlamayarak inşaatı yarıda bırakıp işi terk eden ve fakat o arsa sahibi tarafından, ya kendi imkanları içinde veya bir başka müteahhitle yeni bir sözleşme yapmak suretiyle ancak inşaatı tamamlanan o apartman binasında - kusurlu ilk müteahhide yaptığı iş oranında ve (kar) şeklinde - kendisine apartman dairesi vermek suretiyle, o müteahhit, o binanın mülkiyetine ortak mı olacak, yoksa Borçlar Kanunu`nun "haksız iktisap hükümleri"ne göre, müteahhidin arsa sahibinden sadece inşaatı yarım bıraktığı ana kadar o inşaata sarfettiği ve inşaatın bünyesine giren (malzeme bedeli + işçilik ücreti) toplamı neye baliğ oluyorsa sadece onu para olarak mı alabileceği noktasında toplanmakta idi... arsa sahibini kendi kaderi ile baş-başa bırakan ve bunun sonucu olarak onu mahkeme kapılarında süründürüp perişan eden müteahhidin aynı binada arsa sahibi ile birlite (kat maliki) durumuna girmesinden, burada sayılamıyacak kadar, değişik mahzurlar ortaya çıkacağı ve bu halin tam bir (huzursuzluk kaynağı) oluşturacağı ve müteahhidin (kar karşılığı) olarak kendisine düşen daire veya daireleri bir başkasına satsa ve o binada fiilen oturmasa bile bu satışı - arsa sahibine sırf huzursuzluk vermek için - içtimai ve ahlaki durumları münasip olmayan kişilere satmayı tercih edeceği, halbuki 634 sayılı (Kat Mülkiyeti Kanunu)`nun ana espirisinin her şeyden önce apartmanda huzur ve sükunu sağlamak olduğu ve eskilerin (ev alma, komşu al!...) deyimini kullandıkları, bunun da ancak (kusurlu) hareketi ile inşaatı yarıda bırakıp kaçan müteahhide sadece yaptığı işe karşılık (nakit para) vermekle mümkün olabileceği, noktasında toplanmakta idi...

Sayın Metin,

İBGK'nun kararında KKİS'ni "sürekli edimli sözleşme" olarak kabulü ve bu kararın açıkladığım şekilde hâlen geçerliğini koruması TBK m.126'daki yeni düzenleme sonucu KKİS açısından bazı sorunlara da gebe durumdadır (diye düşünüyorum ).
Bu bağlamda -sizce- KKİS, sürekli edimli sözleşme olarak kabul edilebilir mi/edilmeli midir? İBGK'nun bu kabulünü; sadece İBGK'nun somut olayı değerlendirme biçimine has yol bulma çabası olarak kabul edip o noktada bırakmalı mıyız?
Veya...?
Buradan yola çıksak...?

Teşekkürler,

Saygılar...
Old 06-01-2013, 18:37   #6
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

1.Eser Sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenebilmesi de mümkündür (HMK.m.412-1). Yargıtay, sözleşmede maddi hukuk kurallarının uygulanacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı takdirde, uyuşmazlığın hak ve nesafet kuralları içinde çözümlenmesini öngörmektedir (HGK.E.2005/15-728,K. 2006/1,T. 25.1.2006).

2.İçtihadı Birleştirme Kararları benzer hukukî konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar (Yargıtay K.m.45-5). “ …bağlayıcılık yönünden ‘Tevhidi İçtihat kararı’ ile kanun hükmü arasında hiçbir ‘değer farkı’ yoktur.”

3.Maddi hukuk kuralları - Hak ve nesafet kuralları – Kıyas

4.İçtihat Uyuşmazlığı – İBK. (E. 1983/3,K. 1984/1,T. 25.1.1984)
a.HGK. (6.10.1982, E.1982/15-356, K.1982/817) = BK.m.106-108 (ani edimli sözleşme)
b.15. HD. = BK.360. (işin ayıplı tamamlanması) (TBK.m.475) madde kıyas yoluyla uygulanmalı
c.İBK= Ani Edimli Sözleşme (TBK.m.126) + TMK.m.2

5.SORU:
Alıntı:
İBGK'nun kararında KKİS'ni "sürekli edimli sözleşme" olarak kabulü ve bu kararın açıkladığım şekilde hâlen geçerliğini koruması TBK m.126'daki yeni düzenleme sonucu KKİS açısından bazı sorunlara da gebe durumdadır (diye düşünüyorum ).


Görüş:

1.Tahkim = Hak ve nesafet kuralları

2.Dava = Maddi Hukuk (TBK.m.126) + TMK.m.2 = İBK.

Alıntı:
Bu bağlamda -sizce- KKİS, sürekli edimli sözleşme olarak kabul edilebilir mi/edilmeli midir? İBGK'nun bu kabulünü; sadece İBGK'nun somut olayı değerlendirme biçimine has yol bulma çabası olarak kabul edip o noktada bırakmalı mıyız?
Veya...?
Buradan yola çıksak...?

Görüş:

1.KKİS.’nin “sürekli edimli sözleşme” olarak kabulünden (İBK.den) dönülmesini gerektirecek zorlayıcı bir neden olduğunu – en azından şimdilik-düşünmüyorum.

2.Odak noktasının iş (arsa) sahibi olduğu kabulünden hareketle ve yüklenici yönünden –gerektiğinde- TMK.m.2’ye de dayanılabileceğine göre…

6.“Veya…?” ile başlayan görüşlerinizi dinlemeye hazırım.

Saygı ile
Old 07-01-2013, 14:26   #7
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın Metin,

1- İBGK; 15 HD'nin olaya BK m.360'ın (ki âni edimli sözleşmelerin özelliğine göre düzenlenmiş bir maddedir;TBK m.475) kıyas yoluyla uygulanabileceği görüşünü:
Alıntı:
BK m.360 hükmü, kural olarak, bir eserin istenen vasıflara uygun olarak meydana getirilmemesi (yani işin ayıplı tamamlanması) hallerinde uygulanabilir. İnceleme konusu olaylarda ise, müteahhidin teslim gününde yapıyı bitirmemesi yüzünden temerrüde düşmesi ve yapıyı kısmen tamamlaması söz konusudur.

sebebiyle kabul etmemiştir...

2- İBGK; BK m.358'in (ki âni edimli sözleşmelerin özelliğine göre düzenlenmiş bir maddedir; TBK m.473) uygulanamayacağını söylerken:
Alıntı:
BK m.358 genellikle iş sahibinin sözleşmeden erken dönebilmesi haline ilişkindir. Bu nedenle, içtihadı birleştirmeye konu olayda 358. maddenin uygulanabileceğini kabul etmek de mümkün görülmemiştir.
demektedir.

Görüldüğü üzere İBGK, özel hükümler hakkında yorum yaparken "bu özel hükümleri uygulayamayız; çünkü KKİS sürekli edimli sözleşmelerdendir; fakat bu anılan düzenlemeler âni edimli sözleşmelere göre düzenlenmiştir" dememiştir.

3- İBGK, kararının A bendinde BK m.106-108'i uygularken (TBK m.123-125; yeni düzenleme TBK m.126) 108'deki kanun içi boşluğu tamamlamak amacıyla yorum yapmış; TBK'da bu boşluk giderilmiştir: "...Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler..." (yine burada sözleşmeden dönmeden bahsedilmesi; âni edimli sözleşmelere göre düzenleme yapıldığını göstermektedir)

4- Yukarıdaki tüm hususlardan sonra İBGK, KKİS'nin feshinin geriye etkili mi (sözleşmeden dönme) ileriye etkili mi (sözleşmenin feshi) sonuç doğuracağını değerlendirmeye alırken "B" bendi girişinde:
Alıntı:
...İş görme sözleşmeleri arasında yer alan istisna sözleşmesi genel olarak "ani edimli" sözleşmeler grubunda mütalaa edilmekte ise de, istisna sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmelerinde; müteahhidin (emeğe ve masrafa dayanan) edim borcunun genellikle uzun bir zaman süreci içine yayılmış olmasından dolayı ve edim borcunun bu özelliği yönünden, sürekli borç ilişkilerine özgü kuralların da gözetilmesi gerekir...

demektedir.
1. olarak: bir sözleşmenin âni edimli mi sürekli edimli mi olduğu değerlendirilirken gözönünde bulundurulması gereken kriter: "borçlunun (müteahhidin) edim borcunun uzun bir zaman sürecine yayılmış olup olmadığına bakılması" DEĞİL "alacaklının edime olan çıkarının gerçekleşmesinin bir ân içinde mi olduğu yoksa bir süreye mi yayıldığı"dır.

2. olarak: İBGK konuya bu şekilde giriş yaparken KKİS'ne net olarak "sürekli edimli sözleşmedir" dememekte; bir sonuca varabilmek için sözleşmeyi esnetmeye çalışmaktadır...

FAKAT İBGK, kararına:
Alıntı:
...O halde, Hukuk Genel Kurulu kararında da açıkça belirtildiği gibi, inşaat sözleşmeleri "geçici - sürekli karmaşığı" bir özellik taşımaktadır. Baskın olan bilimsel görüşler de bu yoldadır. BK m.106-108 ise, ani edimli sözleşmelere ait kuralların doğuracağı sonuçlara göre düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, müteahhidin kusurlu temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshi halinde, hukuki sonuçları farklı olan iki ayrı kural karşılaşmaktadır...

şeklinde devamla; KKİS'ni "sürekli edimli sözleşme" olarak kabul edip sonuca gitmiş ve TBK m.126 düzenlemesi ile de belirttiğim karmaşa husule gelmiştir.

* Elbette; İBK bağlayıcıdır. Lakin konunun yukarıdaki şekilde değerlendirilmiş olması
+

İBGK'nun, KKİS için; kararının "A" bendinde "âni edimli sözleşmelere göre düzenlenmiş" BK m.106-108'i uygulayıp "kanun boşluğu yoktur" demesi; akabinde "B" bendinde ise "KKİS aslında sürekli edimli sözleşmedir" deyip konuyu yorumlaması ve hatta "B" bendindeki değerlendirmesini hem âni edimli sözleşmelere özgü olduğunu söylediği BK m.106-108'e mesnetle sözleşmeden dönmeye hem de sürekli edimli sözleşmelere göre ileriye etkili feshe dayandırması çelişkidir ve İBGK'nun hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmeye çalıştığı için bu şekilde yorum yaptığı izlenimi uyandırmaktadır.

+

İBGK kararının "B" bendinde dahi:
Alıntı:
...106-108. maddeler tüm olaylara aynen uygulanırsa, bazı istisnai hallerde "hakkı şekle mahkum edecek derecede" adalete aykırı sonuçlara neden olabilmekte ve bu kanun hükümleri tatminkar olmaktan uzak kalabilmektedir...
şeklinde yorum yapması, aslen KKİS'nin âni edimli sözleşme olduğunu kabul ettiğini göstermektedir...

Neticeten ben, KKİS'de borçlu müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü* söz konusu olduğunda özel hüküm olan TBK m.473'ün uygulanması gerekeceği; şayet teslim gününden önce müteahhit, inşaatın büyük bir bölümünü bititrmişse bu halde "hakkın kötüye kullanılması" yasağı çerçevesinde değerlendirme yapılarak arsa sahibinin sözleşmeyi ileriye etkili feshedebileceği (sözleşmenin feshi) yönünde karar verilebileceği kanaatindeyim...


Teşekkürler,

Saygılar...

* Konu açısından çok önemli değil ise de; doktrinde bir kısım yazarların BK m.358'deki (TBK m.473) duruma "direnim/temerrüt" denmemesi gerektiğini savunduklarını da Sayın Dikici'ye saygılarımla eklemek isterim...
Old 07-01-2013, 15:49   #8
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Sayın Öksüz,

Desem ki …
Konu bağlamında,"İşin özelliği" dikkate alınarak, iş sahibi “Sözleşmeden Dönme” (m.475) veya “Sözleşmeyi fesih” (m.126) hakkını kullanabilmekte (TMK.m.2 unutulmadan) özgür olsa…

Teşekkür ederim.

Saygı ile
Old 08-01-2013, 16:52   #9
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Deneme

İBK ve TBK. (m.126, 473) bağlamında deneme:

1.Madde gerekçelerinden ve Sayın ÖKSÜZ'ün sohbetinden yararlanarak:

1.1.(818 s.) BK.’nin 106-108.maddelerinde, ani edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdünün hukukî sonuçları düzenlenmiş idi.

1.2.Bu husus göz önünde tutularak, TBK.’nin 126. maddesinde ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmeler için de, ayrı bir düzenleme yapılmıştır.

1.3.Böylece, borçlunun temerrüdü hâlinde, alacaklı:

a.Ani edimli sözleşmelerde:

i.Borcun ifasını ve gecikme tazminatını (m.125/1),

ii.Derhal ifadan vazgeçip, müspet zararının tazminini (m.125/2) isteyebilir veya

iii.Sözleşmeden dönebilir (m.125/2).

b.Sürekli edimli sözleşmeler”de (m.126):

“İfasına başlanmış” ise..: (Başlanmamışsa ?)

b.1.İfa ve gecikme tazminatı isteyebilir (m.126),

b.2.Sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir (m.126)

İrdeleme: Maddede (m.126), “İfasına başlanmış” sözleşmelerde, alacaklıya seçimlik bir hak olarak, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bu zarar olumlu (müspet) zarar niteliği taşımaktadır.

2.YİBGK.E. 1983/3,K. 1984/1,T. 25.1.1984

1.İnşaat sözleşmelerinde müteahhidin kendi kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde, uyuşmazlığın TBK.m.126 (BK.m.106-108) çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.

2.Olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda TMK. m. 2 hükmü gözetilerek sözleşmenin feshi ileriye etkili sonuç doğurur.

3.TBK. karşısında İBK.nin Hukukun gelişmesine engel olacağını söylemek mümkündür.

4. Yaşam-Yasa uyumu ancak uygulamayla sağlanabileceğinden, İBK., KKİS.nin güncel olarak irdelenmesinde ve TBK.m.126 veya 473’nın uygulanmasında, yargıcın hükmünü bağlayıcı sayılmamalı, gerektiğinde yeni bir İBK.oluşturulabilmelidir."Hüküm Yargıcındır".

Saygılarımla
Old 09-01-2013, 16:16   #10
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın Metin,
Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Sayın Öksüz,

Desem ki …
Konu bağlamında,"İşin özelliği" dikkate alınarak, iş sahibi “Sözleşmeden Dönme” (m.473) veya “Sözleşmeyi fesih” (m.126) hakkını kullanabilmekte (TMK.m.2 unutulmadan) özgür olsa…
O sözleşmeyi feshetmek istiyorsa özgür zaten, "ben sözleşmeyi feshediyorum ve yüklenicinin alacağını da sözleşmeye göre arsa payı olarak vereceğim" diyen arsa sahibine kim, ne diyebilir ki

Ben diyorum ki arsa sahibi, müteahhidin teslim gününden önce temerrüdü üzerine sözleşmeden dönse; müteahhit "bi' dakika KKİS, sürekli edimli sözleşmedir; bu sebeple TBK m.126'ya göre sözleşmeyi feshedebilirsin ancak; benim sözleşme bedelimi de arsa payı/taşınmaz olarak ödeyeceksin" diyebilir mi?

Akabinde de dediğim şu:

KKİS, âni edimli sözleşmedir=> özel hüküm TBK m.473 uygulanır... İnşaat TBK m.473'ün hakkaniyete uygun olmadığı bir aşamada ise TMK m.2 delaletiyle sözleşmenin feshine karar verilebilir...

İBK'ndaki "sürekli edimli sözleşme" tespitine itibar edilirse de:
KKİS, sürekli edimli sözleşme denir =>
özel hüküm -> yok
genel hüküm -> TBK m.126
Bu halde TBK m.126 uygulanır... Tabii ki bu durumda da inşaat, TBK m.126'nın uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığı bir aşamada ise TMK m.2 delaletiyle sözleşmenin geriye etkili feshine (sözleşmeden dönmeye) karar verilebilir...

Netice aynı gibi görünse de takdir edersiniz ki hukuken durum farklıdır. Aynı sözleşmeye hem 473'ü hem de 126'yı uygulayamazsınız...

diye düşünüyor ve özellikle 99 no'lu mesajınız ve tüm emekleriniz için çok teşekkür ediyorum...

Saygılar...
Old 09-01-2013, 17:48   #11
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Deneme-2

Sayın Öksüz’e teşekkürümün ifadesi olarak…

1.Yüklenicinin Teslim Gününden Önceki Temerrüdü

2.Uygulanacak yasa hükmü:

2.1.m.126 … Çünkü…

2.2.m.473 … Çünkü…

3.KKİS. bağlamında Yargıç ve TBK.m.126,m.473:

3.1.Taleple bağlılık ilkesi

3.2.Yargıç, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK.m.26-1).

4.Çünkülerin yanıtı için önce …

4.1.Sözleşme tipinin irdelenmesi: Eser Sözleşmesi kapsamındaki KKİS.’nin

4.1.1.Ani Edimli mi?
(Alacaklı Arsayı verir, Borçlu yapıyı teslim eder!)

4.1.2.Sürekli Edimli mi?
(Alacaklı Arsayı verir…Borçlunun yapıyı teslim etmesi (edimini yerine getirmesi) zaman alır!)(Aslında başka bir edim de doğmaz!)

olduğunun tespit edilmesi gerekir.

4.2.Sözleşme tipinin belirlenmesindeki odak noktası:

4.2.1.Arsa sahibi (Alacaklı) açısından:

4.2.2.Yüklenici (Borçlu) açısından:

4.2.3.Edim(ler) açısından:

4.2.3.1.Arsa sahibinin (Alacaklı) edimi:

4.2.3.2.Yüklenicinin (Borçlu) edimi:

4.2.4.KKİS.’nin bir “Karma Sözleşme” oluşunun sözleşme tipine etkisi

4.2.4.1.Taşınmaz satış vaadi – Mülkiyeti nakil taahhüdü

4.2.4.2.Yapının teslimi

Sözü Sayın Öksüz'e bırakıyorum...

Saygı ile
Old 10-01-2013, 10:41   #12
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Deneme 2'ye Dair

1.Yüklenicinin Teslim Gününden Önceki Temerrüdü: Tartışmaya açılan konudur

2.Uygulanacak yasa hükmü:

2.1.m.126 … diyorsak; Çünkü… İBK'ndaki "KKİS, sürekli edimli sözleşmedir"i kabul etmişizdir... Bu durumda TBK'da istısnâ akdinin bir türü olan KKİS için, sürekli edimli sözleşme kabulünde uygulanacak özel hüküm yoktur ve genel hükmü uygulamak gerekecektir.

2.2.m.473 … diyorsak (ki ben öyle diyorum ) Çünkü… "KKİS, istısnâ akdinin bir türüdür ve âni edimli sözleşmedir; âni edimli istısnâ akdinde yüklenicinin teslim gününden önceki temerrüdüne ilişkin TBK'da uygulanacak özel hüküm vardır ve bu da TBK m.473'tür."

3.KKİS. bağlamında Yargıç ve TBK.m.126,m.473:

3.1.Taleple bağlılık ilkesi- 3.2.Yargıç, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK.m.26-1). Hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve talep sonuçlarıyla bağlı olmasına rağmen tarafların dayandıkları kanunî düzenlemelerle ve tarafların vasıflandırmalarıyla bağlı değildir. HMK m.33: "Hâkim, Türk hukukunu resen uygular."

4.Çünkülerin yanıtı için önce …

4.1.-4.1.1.-4.1.2.-4.2.-4.2.1.-4.2.2.-4.2.3.-4.2.3.1.-4.2.3.2.- 93 ve 97 no'lu mesajlarımda açıkladığım üzere KKİS, bence, âni edimli sözleşmedir...

.2.4.KKİS.’nin bir “Karma Sözleşme” oluşunun sözleşme tipine etkisi
KKİS'nin karma sözleşme olmasının sebebi:
4.2.4.1.Taşınmaz satış vaadi – Mülkiyeti nakil taahhüdü'nü de içeriyor olmasıdır. KKİS'nin istısnâ akdi ayağına ve istısnâ akdinin âni edimli sözleşme olmasına bu ayağın etkisi yoktur. Başka bir deyişle KKİS'nin taşınmaz satış vaadini de içeren bir sözleşme olması onu sürekli edimli sözleşme yapmaz...

4.2.4.2.Yapının teslimi ile alacaklı işsahibinin (arsa sahibinin) edime olan çıkarı gerçekleşir. Bu, bir an içinde olduğundan KKİS, âni edimli sözleşmedir.

Sayın Metin'e teşekkürlerimle,

Saygılar...
Old 10-01-2013, 12:53   #13
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Deneme-3 - An Zaman

1.KKİS. Sözleşmesi bir “Karma Sözleşme”dir (Ortak kabul).
a.Taşınmaz satış vaadi – Mülkiyeti nakil taahhüdü
b.Yapının teslimi

2.Bu Karma Sözleşmeye "Alacaklının edime olan çıkarının gerçekleşmesi” açısından bakarsak, “Ani edimli Sözleşme” diyeceğiz (Tartışmalı!).

3.Bu Karma Sözleşmeye “Tarafların edime olan çıkarlarının gerçekleşmesi” açısından bakılması da mümkün:

a.Eser Sözleşmesi’nde (m.470) “İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.” (m.479/1) ise de;

b.KKİS.’de iş (arsa) sahibi (alacaklı), “Taşınmaz satış vaadi – Mülkiyeti nakil taahhüdü”nde bulunmakla, Eser Sözleşmesi’nin tipik özelliğinden (m.479/1- Bedelin teslim anında muaccel olması) yararlanmamayı kabul etmekte, sözleşmenin başında edimi için güvence vermekte (Bir tür bağlanma parası, -para yerine arsa- m.177); sözleşmenin tapuya şerh edilmesiyle de tasarruf hakkının beş yıl boyunca (TMK.m.1009, Tapu K.m.26) sınırlandırılmasını kabul etmektedir

c.“Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.” (m.479/2) hükmüne dayanarak, “Karma Sözleşme” kabul ettiğimiz KKİS.’yi “ Sürekli Edimli Sözleşme” olarak kabul edebiliriz. Bu kabulle de m.126’yı uygularız.

d.Yasa koyucunun m.126 hükmüyle KKİS.’ni Eser Sözleşmesi’nden ayırmak istediği de söylenebilir. Maddenin başlığı “d. Sürekli edimli sözleşmelerde” ise de, tek fıkradan oluşan madde metni; yalnızca “ifasına başlanmış” olmak koşulu ile sınırlı ve bundan ibarettir. Böylece KKİS.’nin “işin ifasına başlanmış ise, “sürekli edimli sözleşme” kabulüyle m.126’nın uygulanması mümkündür.

e.“Tarafların edime olan çıkarlarının” birlikte düşünülmesi, m.126 için bir gerekçe olabilir.

Sayın Öksüz,
Teşekkür ederim.
Saygı ile.
Old 10-01-2013, 19:03   #14
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Deneme 3'e Dair...

KKİS, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerden olmakla sözleşme çerçevesinde arsa sahibinin ve müteahhidin hem borçlu hem de alacaklı konumunda oldukları doğrudur.

Âni edimli-sürekli edimli sözleşme ayrımında (doktrinde baskın olan ve benim de katıldığım görüşe göre) alacaklının edime olan çıkarının gerçekleşme anının ölçü alınması gerekmekle;

* Alacaklı arsa sahibinin edime olan çıkarının gerçekleşmesi ânı inşaatın müteahhit tarafından tamamlanarak kendisine teslimi ânı ve;

** Alacaklı müteahhidin edime olan çıkarının gerçekleşme ânı da sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan bağımsız bölümlerin (taşınmazın/taşınmazların) mülkiyetinin kendisine geçirilmesi(ne hak kazandığı) ânıdır. Ki müteahhidin buna hak kazanabilmesi için yükümündeki inşaatı sözleşmeye uygun olarak tamamlayarak arsa sahibine teslimi gerekir.

Böylece KKİS'ne alacaklı müteahhit açısından da baksak KKİS, sürekli edimli sözleşme niteliğini almaz. Çünkü:

KKİS'de taraflarca kararlaştırılan (kısaca belirtelim) "kademeli ferağ" şartı kısmî ödeme değil; kısım kısım ödemedir. Başka bir deyişle KKİS'de kararlaştırılan bedelin ödenmesi şekli TBK m.479/2'deki (Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.) parça teslimi karşılığı bedel ödeme değildir; müteahhidin , KKİS ile yapımını yükümlendiği inşaatı arsa sahibine parça parça teslimi gibi bir durum sözkonusu değildir; müteahhit, inşaatın kül halinde yapımını ve teslimini yükümlenir. Yargıtay'ın bu durumu ifade şekline örnek:
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 04.03.2005 T., E: 2004/3299, K: 2005/1234: "...arsa payı karşılığındaki eser sözleşmeleri nedeniyle yüklenicinin tapuya hak kazanabilmesi, inşaatın sözleşme, imar mevzuatı ve projelerine uygun biçimde yapılıp arsa sahibine teslim edilmesi şartına bağlıdır. Yükleniciden bağımsız bölüm satın alanların da yüklenicinin edimini yerine getirip tapuya hak kazanması halinde hak sahibi olacakları ortadadır. İnşaat aşamasında arsa sahibince yükleniciye pay devredilmesi, inşaat yapımı sırasında yükleniciye sermaye sağlanması ve işin bir an önce bitirilmesi amacına matuf olup, bu devirlerin avans niteliğinde geçici bir intikal olarak kabulü zorunludur..."

Alıntı:
Yazan Av.Hulusi Metin
...Yasa koyucunun m.126 hükmüyle KKİS.’ni Eser Sözleşmesi’nden ayırmak istediği de söylenebilir...
benim de burnuma böyle bir koku geliyor... Lakin bu kabulün; yukarıdaki tüm mesajlarımda açıklamaya çalıştığım sebeplerle -hukuken- mümkün olamayacağı kanaatindeyim...

Teşekkürler,

Saygılar...
Old 11-01-2013, 15:10   #15
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Kahve molasında

İBK. (E. 1983/3,K. 1984/1,T. 25.1.1984):

Bu İBK. “…müteahhidin - sudan sebeplerle - inşaatı daima yarıda bırakıp kaçma kanaat ve temayülünü gönlünde taşıyacağı görüşünün, heyetce,-12 özel daire görüşü oyuna karşı, 65 gibi çok farklı bir oyla - benimsenmesi sonucu, ittihaz buyrulmuş bir karardır.” (Karşı oy yazısı’ndan)

O zaman İBK.’ye egemen olan bu görüş, bugün de geçerli midir?

Teşekkürler.

Saygılar
Old 11-01-2013, 15:43   #16
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Çay molasında...

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
... “…müteahhidin - sudan sebeplerle - inşaatı daima yarıda bırakıp kaçma kanaat ve temayülünü gönlünde taşıyacağı görüşünün, heyetce,-12 özel daire görüşü oyuna karşı, 65 gibi çok farklı bir oyla - benimsenmesi sonucu, ittihaz buyrulmuş bir karardır.” (Karşı oy yazısı’ndan)

O zaman İBK.’ye egemen olan bu görüş, bugün de geçerli midir?...

Bu görüş de "müteahhidin teslim gününden önceki temerrüdüne" TBK m.473'teki sözleşmeden dönmenin uygulanmasını gerekli ve hakkaniyete uygun kılar. Çünkü TBK m.126'yı uygularsanız arsa sahibini; teslim gününden önce temerrüdü ile inşaatı örn: %50 seviyesinde bırakan müteahhide; sözleşme bedeli arsa payını/taşınmazı devrettirmeniz gerekecektir...

___
Sorun:
Alıntı:
Yazan İBGK
...Hukuk Genel Kurulu kararında da açıkça belirtildiği gibi, inşaat sözleşmeleri "geçici - sürekli karmaşığı" bir özellik taşımaktadır. Baskın olan bilimsel görüşler de bu yoldadır. BK m.106-108 ise, ani edimli sözleşmelere ait kuralların doğuracağı sonuçlara göre düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, müteahhidin kusurlu temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshi halinde, hukuki sonuçları farklı olan iki ayrı kural karşılaşmaktadır. Aynı mesele hakkındaki bu zıt kuralların birbirini karşılıklı olarak yok edecekleri ve böylece örtülü bir kanun boşluğunun meydana geleceği öğretide ifade edilmektedir...

değerlendirmesi
+
2797 S.K. m.45/5: "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukukî konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar."
+
Yargıtay HGK'nın da bir kararında (29.01.2003 T., E: 2003/7-42, k: 2003/39): "İçtihadı Birleştirme Kararlarının gerekçesi ile sonuç bölümü bir bütündür. Bu nedenle sonuç bölümü kararın gerekçelerinden soyutlanamaz. İçtihadı Birleştirme Kararları uygulanırken ve yorumlanırken gerekçeden yararlanılması zorunludur. Ayrı metinler halinde düzenlendiği halde kanunların yorumlanması sırasında gerekçelerinden yararlanıldığı, kanun koyucunun amacına uygun olarak yorum ve uygulama yapıldığı hukukun bilinen bir gerçeğidir. Aynı metin içinde düzenlenen ve birbirinin ayrılmaz parçası olan İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinden yararlanılmaması düşünülemez." şeklinde belirttiği ve hukuken geçerli olan ve kabul edilen görüş...

Teşekkürler,

Saygılar...
Old 11-01-2013, 23:22   #17
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Geceyi dinlerken

"...kat karşılığı inşaat sözleşmesi adıyla tanımlanan akitlerin, genel anlamdaki inşaat sözleşmelerinden soyutlanarak, sürekli akit tipi olduğu belirlenmeli..."dir.
(İBK. Karşı Oy Yazısı'ndan)

KKİS. - Eser Sözleşmesi.

Boynuz - Kulak misâli...

Teşekkür ederim.
Saygı ile
Old 12-01-2013, 11:13   #18
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan OLAY ve HUKUK-1

Yeni izleyiciler için ANIMSATMA!

I.TARTIŞILAN KONU: Yüklenicinin “Teslim Gününden Önceki Temerrüdü”

II.Konuyla ilgisi bakımından:

1.Eser Sözleşmesi

2.Para karşılığı inşaat sözleşmesi

3.Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi (KKİS.)


III.ÖN SORUN: KKİS.’nin “Ani edimli” – “Sürekli edimli” olup olmadığı…

IV.Sözleşme tipinin nitelendirilmesinde

1.İş (arsa) sahibinin edime olan çıkarı (İşin teslimi)

2.Sözleşmeden doğan edim(ler) (Karma Sözleşmeden doğan edimlerin ifası- Adi Ortaklık)

V.HAREKET NOKTASI: "Hâkim, Türk hukukunu resen uygular." (HMK.m.33)

VI.ÇALIŞMA: Hangi madde uygulanmalıdır -m.126(?);m.473(?)

VII.Aşağıdaki “OLAY-1” ve “OLAY-2 İÇİN” ORTAK BİLGİ:

1.Yasanın belirtilen maddelerinde “İnşaatın seviyesi” kavramı bulunmadığından, bu unsurun ve

2.TMK m.1 ve m.2/1'nin

3.İBK. (E. 1983/3,K. 1984/1,T. 25.1.1984)’nin

(şimdilik) dikkate alınmaması ricasıyla…

OLAY-1:
TBK.m.126

Yanlar arasındaki “36 ayda teslim” koşullu ve “gecikme tazminatını” da öngören sözleşmenin (KKİS.) “ifasına başlanmış”, işin 18.ayında alacaklı (arsa sahibi -A); durum tespiti yaptırtarak, inşaatın ulaştığı evre itibariyle, yapının, kalan 18 ayda tamamlanıp teslim edilemeyeceği sonucuna ulaşmış ve yükleniciye karşı dava açmaya karar vermiştir.
Yüklenicinin “temerrüt” halinde olduğuna ve “sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesi” gerektiğine karar veren arsa sahibi (A), yüklenici (Y)’ye karşı

1.İfa ve gecikme tazminatı veya

2.Fesih

taleplerinden birini ileri sürebileceğine göre...

SORU-1: Seçimlik haklardan birini kullanmanın ölçütü nedir?


Kavram:

1.Temerrüt:

2.Seçimlik hak:

3. Tazminat - Zarar:

4.Gecikme tazminatı:

5.Fesih - İLERİYE ETKİLİ FESİH (Müspet Zarar)

OLAY-2:
TBK.m.473

Yanlar arasındaki “36 ayda teslim” koşullu ve “gecikme tazminatını” da öngören sözleşmenin (KKİS.) “ifasına başlanmış”, işin 18.ayında alacaklı (arsa sahibi-A); durum tespiti yaptırtarak, inşaatın ulaştığı evre itibariyle, yapının, “bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça” anlaşıldığı, sonucuna varmıştır.
Bu sonuçtan hareketle, yüklenici (Y)’nin işe “zamanında başlamış” ve işi “sözleşme hükümlerine aykırı olarak” geciktirmemiş olduğunu görmesine rağmen, arsa sahibi (A); kendisine “yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme” nedeniyle yükleniciye karşı dava açmaya karar vermiştir.

Kavram:

1.Zamanında işe başlamamak

2.İşin geciktirilmesi

3.İş sahibine yüklenemeyecek sebep

4.Sözleşmeden Dönme - GERİYE ETKİLİ FESİH (Menfi Zarar)

SORU-2: “İş sahibine yüklenemeyecek sebep” nasıl yorumlanmalıdır?

YASANIN MADDELERİ:

TBK.m126
- İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, SÖZLEŞMEYİ FESHEDEREK, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

TBK.m. 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın SÖZLEŞMEDEN DÖNEBİLİR.

SANAL HÜKÜM: ?

Saygılarımla
Old 12-01-2013, 12:41   #19
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Görüş

KKİS. Karma özelliği, kapsamı, uygulanışı, 3.kişilere etkisi, tasfiyesi vb. nedenlerle, Eser Sözleşmesi’nden çok daha fazla Adi Ortaklık (TBK.m.620) sözleşmesine yakındır. Bu nedenle de “sürekli edimli sözleşme” olarak kabulü gerekir.

KKİS. (Adi ortaklık kapsamında): Arsa sahibinin malını (arsa), yüklenicinin emeğini (sermaye+ iş gücü), ortak bir amaca (yapının teslimi – taşınmaz satış taahhüdünün satışa dönüştürülmesi) erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşmedir.

"Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır." (TBK.m.620/2).

Saygılarımla
Old 12-01-2013, 15:57   #20
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan KKİS'nin -istısnâ akdinin bir türü olduğu- ve gerekçesi...

TBK'da (ve BK'da) KKİS'ne özel ve açık bir düzenleme yok ise de; TBK m.475/3'te (BK m.360/3) : "Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup..."; TBK m.482/2'de (BK m.367/2) "Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi..." ve TBK m.483/2'de (BK m.368/3): "Eserin işsahibince ... gösterilen arsanın ayıbı..." şeklindeki düzenlemeler sebebiyle inşaat sözleşmeleri, istısnâ akdinin bir türü ve KKİS de inşaat sözleşmelerinin bir türü olarak; ve böylece KKİS, istısnâ akdinin bir türü olarak kabul edilir... Yani KKİS'nin, istısnâ akdinin bir türü olarak kabulü soyut bir duruma değil; pozitif hukuka dayalıdır.

TBK m.470'te (BK m.355) istısnâ akdi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel* ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. KKİS'de müteahhit (yüklenici) bir eser (inşaat) meydana getirmekte, arsa sahibi de (işsahibi) bunun KARŞILIĞINDA bedel olarak arsa payının müteahhide satışını (meydana getirilen eserdeki bağımsız bölümün/bağımsız bölümlerin mülkiyetini müteahhide geçirilmesini) taahhüt etmektedir. KKİS'nin "karma sözleşme niteliği" de bedel olarak işbu taşınmaz satışının taahhüdü sebebiyledir; başka bir deyişle KKİS'nin karma sözleşme olarak nitelendirilmesi, KKİS'nde istısnâ akdinin farklılaşması gibi bir sebeple değildir. (İstısnâ akdi ayağını, Sn. Edip Şimşek'in belirttiği gibi vekalet, hizmet sözleşmesi, adi ortaklık ... olarak bölmek çözüm değil çözümsüzlüktür. Vekalet akdinde vekil, bir sonucun gerçekleşmesini üstlenmez; hizmet akdinde işçi, belli bir sonucu gerçekleştirme yükümü olmadan -işverene- bağlı çalışır; adi ortaklıkta karşılıklılık ilişkisi yoktur v.s.)

İBK'da "adi ortaklık" yorumunu getiren Sn. Edip Şimşek de aslında bu durumu:
Alıntı:
Yazan İBK-Karşı Oy-Sn.Edip ŞİMŞEK
"Taraflar arasında geçerli ve tipik ( kat karşılığı inşaat sözleşmesi ) kurulmuş olup, yüklenicinin edimi kendi levazımatı ile başkasının arsası üzerinde yapacağı inşaattan belirli bölümleri arsa sahibine bırakmak, iş verenin edimi ise, inşaatın diğer bölümlerini kat irtifakı ya da kat mülkiyeti şeklinde yükleniciye veya onun göstereceği 3 ncü kişilere tapuda ferağını vermekten ibarettir. Böylece ortaya çıkan bu hukuki ilişkide karma akit niteliğinin varlığı açıktır."
şeklinde belirtmiştir.

KKİS hakkında özel düzenleme yapılana kadar durum budur... (diye düşünüyorum )

Alıntı:
Yazan İBK-Karşı Oy-Sn.Edip ŞİMŞEK
"Yükleniciye veya onun emrine bırakılan bağımsız bölümler açısından taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi; başkasının arsası üzerinde inşaat yapmak, projeleri ve değişikliklerini arsa sahibi adına hazırlamak ve onaylatmak, inşaat ve iskan ruhsatlarını almak gibi işlemler açısından vekalet, istisna ve hizmet sözleşmeleri; kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması, ortak yerlerden yararlanma ve bunlarla ilgili işlemler açısından taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi oluşmuş bulunmaktadır."
bunun kabulü KKİS'ni karma akit değil; karman çorman akit yapar

* madde gerekçesinden: "semen" teriminin, satış bedelini ifade etmek için kullanılması yerinde olmakla birlikte, yükleniciye ödenecek karşılığın, "bedel" terimiyle ifade edilmesi gerekir. TBK genel gerekçesinden: "Gösterilen bütün çabalara karşın, aşağıdaki bazı terimlere uygun düşebilen arı Türkçe karşılıklar bulunamamış, bunları aynen kullanmak zorunda kalınmıştır... bedel... Kanunda kullanılan kavram, deyim ve terimler, imkânlar ölçüsünde arılaştırılmış ve Tasarının tümünde "terim birliğinin sağlanmasına" büyük çaba harcanmıştır. Birçok kavram, deyim ve terimler günümüzde yerleşmiş veya kullanılmaya başlanmış olan ve Türk Medenî Kanununda da yer almış bulunan yeni karşılıkları ile değiştirilmiştir. Bu değişikliklerin başlıcalarını aşağıdaki kavram, terim ve deyimler oluşturmaktadır... Semen: Satış bedeli..."

Saygılar...
Old 12-01-2013, 17:43   #21
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Pozitif Hukuk-Yorum

Alıntı:
Av.Nevra Öksüz

Alıntı:
KKİS'nin, istısnâ akdinin bir türü olarak kabulü soyut bir duruma değil; pozitif hukuka dayalıdır.

Pozitif Hukuk hükümleri:

1.TBK m.475/3 :
“Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.”

KKİS. >>> Eserin “ sökülüp kaldırılması “ ! ?

2.TBK m.482/2
“Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın… “

indirilmesini KKİS.’de işsahibi isteyebilir mi?

KKİS. >>> İşsahibine sözleşmeden “dönme” için bir gerekçe midir?

3.TBK m.483/2
“Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması…” koşulları,

KKİS. İçin geçerli olabilir mi?

Görüş: “KKİS'nin, istısnâ akdinin bir türü olarak kabulü” Pozitif Hukuka dayalı bir “yorum”dur yalnızca…

Kabahat yorumcuda... Yorma dediler, yorma dediler...Yordu

Alıntı:
Av.Nevra Öksüz
Alıntı:
KKİS hakkında özel düzenleme yapılana kadar...


Sayın Öksüz,

Teşekkür ederim.
Saygı ile.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
GÜnÜnden Önce İbraz Edİlen Çek avukat1980 Meslektaşların Soruları 6 28-06-2012 09:52
Müteahhidin temerrüdü-Menfi ve müspet zarar-Sözleşmenin feshi Av.Oğuzhan Dayar Meslektaşların Soruları 4 28-11-2010 16:10
Hukuk Genel Kurulunun 04/12/1984 Tarih ve 1984/12-527 Esas - 984 Karar sayılı kararı Av. Caner Meslektaşların Soruları 9 24-10-2010 12:21
Sözleşmeye Aykırılık ve Müteahhidin Temerrüdü Av. Aykut Toklu Meslektaşların Soruları 1 27-06-2009 15:03


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10522008 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.