Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

zamanaşımına uğramış çek ile yapılacak takibin türü ne olmalıdır

Yanıt
Old 17-01-2007, 16:33   #1
altiokebru

 
Varsayılan zamanaşımına uğramış çek ile yapılacak takibin türü ne olmalıdır

Şu an müvekkilimin hamili olduğu keşide tarihi 10.06.2004 olan bir çekle ilgili araştırma yapıyorum. Takip türünün ilamsız takip olması gerektiğini düşünüyordum. Ancan bunun aksine Yargıtay kararlarına rastaldım. Nasıl takip yapabilirim ve ayrıca takip türü ne olursa olsun bu çekle yapılacak takibin süresi ne kadardır? Süre geçmiş olabilir mi?
Old 17-01-2007, 16:44   #2
Av.G.Öz.

 
Varsayılan

Zamanaşımına uğramış bir çeki kambiyo yolu ilede takibe koyabilirsiniz. Her ne kadar icra müdürü evrağın kambiyo vasfına haiz olduğunu incelemek zorunda olsada zamanaşımını nedeniyle takibe koymaktan imtina edemez. Ancak burda şikayet yolu ile takip durabilir. Ve de takip iptal olursa yargıtayın son kararlarına göre ilamsız icraya dahi konulamayacağı görüşü mevcuttur.
İlamsız icraya koydunuğunuz takidirde ve de borçlunun buna itiraz ettiği düşünülürse aradaki ticari ilşkiyi fatura v.b evraklarla itirazıb kaldırılmasını sağlayabilrisiniz.Tabii zamanında itiraz etmeyip menfi tespit davası açarsa yine aynı sorunla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Old 18-01-2007, 11:21   #3
altiokebru

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Gökhan ÖZDEMİR
Zamanaşımına uğramış bir çeki kambiyo yolu ilede takibe koyabilirsiniz. Her ne kadar icra müdürü evrağın kambiyo vasfına haiz olduğunu incelemek zorunda olsada zamanaşımını nedeniyle takibe koymaktan imtina edemez. Ancak burda şikayet yolu ile takip durabilir. Ve de takip iptal olursa yargıtayın son kararlarına göre ilamsız icraya dahi konulamayacağı görüşü mevcuttur.
İlamsız icraya koydunuğunuz takidirde ve de borçlunun buna itiraz ettiği düşünülürse aradaki ticari ilşkiyi fatura v.b evraklarla itirazıb kaldırılmasını sağlayabilrisiniz.Tabii zamanında itiraz etmeyip menfi tespit davası açarsa yine aynı sorunla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Sn.Av.Gökhan Özdemir,yanıtınız için teşekkürler. Peki emre yazılı havale hükümleri uygulanabilir mi? Bir avukat arkadaşım buna göre işlem yapmamı önerdi ama açıkcası nasıl uygulanacağını bilmiyorum. Bilginiz varsa cevaplar mısınız? Tekrar teşekkür ederim.
Old 18-01-2007, 12:02   #4
ragıp

 
Varsayılan

Zamanaşımına uğramış bir çekin icraya konmasında sakınca yok. İcra Müdürü takibi almak zorundadır. Ancak, ödeme emri düzenlemek icra müdürünün görevidir. Bu nedenle Kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri gönderemez. Aksi şikayet konusu olur.
Yargıtay inançlarına göre, zamanaşımına uğramış çek, ilamsız takibe de konu olamayacağı için itiraz üzerine itirazın iptali davası açamazsınız.
Zamanaşımına uğramış çek nedeniyle, çek keşidecisi hakkında alacak davası açabilirsiniz
Old 18-01-2007, 12:08   #5
Av.G.Öz.

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan altiokebru
Sn.Av.Gökhan Özdemir,yanıtınız için teşekkürler. Peki emre yazılı havale hükümleri uygulanabilir mi? Bir avukat arkadaşım buna göre işlem yapmamı önerdi ama açıkcası nasıl uygulanacağını bilmiyorum. Bilginiz varsa cevaplar mısınız? Tekrar teşekkür ederim.

Çekin şekli şartalrında da eksiklik "emre yazılı havale" olarak kabul edilmesini sağlar. Buda kambiyo vasfı taşımaz. Zamanaşımı nedeniyle "emre yazılı havale " olamayacağı görüşündeyim.
Burda zamanaşımı dolmuş bir çek "yazılı delil başlangıcı" olarak kabul görmektedir.Şekli eksiklik söz konusu değildir.
Old 18-01-2007, 12:18   #6
Av.Yasar SALDIRAY

 
Varsayılan

Zamanaşımına uğramış bir çeki kambiyo senediyle icraya koymanız mümkün itiraz olmaması durumunda zaten takip kesinleşir...

Ama bence ilamsız icra yoluna başvurmak daha mantıklı çünkü çek burada artık kambiyo senedi vasfını yitirmiştir....Bunun üzerine dahi yapılacak itiraz üzerine benim en son yol olarak size önerim Sebepsiz Zenginleşmeye dayanarak dava açmanız olacaktır...

Saygılarımla

HAREKETE GEÇMEK İÇİN ÜŞENME
Old 18-01-2007, 15:17   #7
Av.Ufuk

 
Varsayılan

Zamanşımı çekin kambiyo olma vasfını değiştirmediği için kambiyo takibi yapılabilir.Zamanaşımını icra müdürü reesen nazara alamaz.Bu nedenle zamanaşımı şikayet konusu değil itiraz konusu yapılabilir.Borçlu itirazında zamanaşımını belirtmemişse tetkik merciindeki ilk duruşmada da zamanaşımı itirazında bulunabilir zira senet içeriğinden anlaşılan itiraz sebepleri itirazın genişletilmesi sayıl mıyor.Borçlu zamanaşımı itirazında bulunursa icra takibini bırakır alacak davası açarsın.

Veya adi takip yapar ve takip de temel ilişkiye de dayanırsın.Ben hiç yapmadım ama kanımca adi takipde takip talebine çekin dayanağı olan temel ilişkiyi de belirtirsen ileride faydası olabilir.Fakat borçlunun zamanaşımı itirazında bulunması durumunda müvekkilinden önce cirantalar varsa keşideciye karşı itirazın iptali davasını kazanamazsın.Çünki müvekkilinle arasında temel ilişki bulunmadığı için zamanaşıma uğramış çekten dolayı sorumluluğu kalmaz.

Çekle ilgili ciranta durumunu da belirtirsen daha sağlıklı bilgi verebilirim.
Old 18-01-2007, 16:21   #8
madlock

 
Varsayılan

Çeke dayalıicra takibi yapabilmek için 6 aylık süre geçmiş olduğuna göre böyle bir takipte borçlunun zamanaşımı itirazında bulunabileceği göz önünde tutulmalıdır. Bilindiği gibi kambiyo senetlerinden doğan borçlar mücerrettir. Ancak kambiyo senedinin zamanaşımına uğramış olduğu itirazı karşısında senedin verilmesine neden olan asıl borç alacak ilişkisinin ispatlanması gerekecektir. Bu halde de o ilişki için kanunda tanımlanan zamanaşımı kuralları geçerli olacaktır. Yapılacak masraflar da dikkate alınarak önce çek takibi yapılması bu takip iptal edilirse genel kurallara göre alacağın talep edilmesi uygun olabilir. Tabii ki asıl borç ilişkisini ispatlayabilecek başka belge ve vakıalar mevcutsa
Old 18-01-2007, 17:25   #9
Av.Yasar SALDIRAY

 
Kitap Çeklerde ZamanaŞimi ?

Hamilin cirantalarla keşideci ve diger cek borçlularına haiz olduğu müracaaty hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar.( TTK m.726 )

ALacaklı para veya teminat alacağı hakkında daha önce mahkemede dava acıp bir ilam ( Hüküm ) almaya mecbur olmaksızın para veya teminat alacagına ldoğruca icra dairesine başvurup ilamsız icra takibi yapabilir.

Bu çesıd icrada alacağın bir senede veya belgeya baglıu olması da şart değildir..Ancak borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacaklının Mahkemede dava acmasından baska çaresi yoktur. ( İİK m.67 )

SAYGILARIMLA
Old 19-01-2007, 15:18   #10
altiokebru

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ufuk
Zamanşımı çekin kambiyo olma vasfını değiştirmediği için kambiyo takibi yapılabilir.Zamanaşımını icra müdürü reesen nazara alamaz.Bu nedenle zamanaşımı şikayet konusu değil itiraz konusu yapılabilir.Borçlu itirazında zamanaşımını belirtmemişse tetkik merciindeki ilk duruşmada da zamanaşımı itirazında bulunabilir zira senet içeriğinden anlaşılan itiraz sebepleri itirazın genişletilmesi sayıl mıyor.Borçlu zamanaşımı itirazında bulunursa icra takibini bırakır alacak davası açarsın.

Veya adi takip yapar ve takip de temel ilişkiye de dayanırsın.Ben hiç yapmadım ama kanımca adi takipde takip talebine çekin dayanağı olan temel ilişkiyi de belirtirsen ileride faydası olabilir.Fakat borçlunun zamanaşımı itirazında bulunması durumunda müvekkilinden önce cirantalar varsa keşideciye karşı itirazın iptali davasını kazanamazsın.Çünki müvekkilinle arasında temel ilişki bulunmadığı için zamanaşıma uğramış çekten dolayı sorumluluğu kalmaz.

Çekle ilgili ciranta durumunu da belirtirsen daha sağlıklı bilgi verebilirim.

İlginize teşekkür ederim. Çekte ciro yok. Bu konuya Talih Uyar'dan biraz baktım. Kambiyo senetlerine özgü takip zamanaşımı itirazı ile bertafaf edilebiliyor. İlamsız takip de yapılamayacağı tarzında kararlar okudum. Bu nedenle her iki takip türüne de şüpheli bakıyorum. Konuyu aydınlatan emsal kararlarınız varsa iletir misiniz? Teşekkürler
Old 19-01-2007, 17:07   #11
Av.Ufuk

 
Varsayılan

Çekte ciro olmadığına göre keşideciyle müvekkilin arasında çekin verilme sebebini oluşturan temel ilişki var demektir.Borçlu zamanaşımı itirazında bulunursa adi takip talebinde temel ilişkiyi de belirttiysen.bu ilişkiyi yazılı delil başlangıcı bulunduğu için tanıkla ispatlayabilirsin.Ayrıca borçlu itiraz sebepleriyle bağlı olduğu için adi takip talebinde temel ilişkiyi de belirteceğin için borcu kabul edip zamanaşımı itirazında bulunma ihtimali gibi kendi aleyhine olabilecek itirazlarda da bulunabilir.Bu ihtimalde tanığa bile gerek kalmaz.Şu satım nedeniyle verilen şu tarihli çek gibi takip talebinde belirtmelisin.Buradfa borçlunun itiraz şekli çok önemli.
Old 19-01-2007, 17:29   #12
Av.Ufuk

 
Varsayılan

daha doğrusu borcun sebebini .... tarihli satış akti ve ... tarihli çek olarak belirt bence sen çeke değil temel ilişkiye dayalı adi takip yapmış olursun.Borçlunun sadece zamanaşımı itirazı kendi aleyhine olur çün ki satım aktini kabul etmiş olur.Borcu inkar ederse tanıkla ispatlama şansın olur zira çek yazılı delil başlangıcı sayılır.

Bu konuda yargıtay kararları çok da çelişkili değil aslında.İtirazın iptali üzerine alınmış bir yargıtay kararıyla direk alacak davası olarak açılan davada verilen yargıtay kararları değişik olabilir.Bu iki dava birbirinden tamamen ayrı ve farklı sonuçları vardır.Zira temel ilişkiye dayalı olmayan adi takiplerde borçlunun zamanaşımı itirazı üzerine açılan bir itirazın iptali davasında buraı çok önemli temel ilişkiye dayanılmadığı için tanık da dinlenilmeyecektir.bence gayet de mantıklı çünki Yargıtay itirazın iptali davalarının bir eda davası olmadığını kabul etmekte.Bu açıdan bakıldığında itirazın iptali davalarında sadece çeke dayanmışsanız temel ilişkiye zaten girilmeyecektir.Ama alacak davasında veya temel ilişkiye dayalı adi takip dolayısıyla açılan itirazın iptali davasında çekin yazılı delil başlangıcı sayılacağı ve davanın esasını her türlü delillle ispatlayabileceğin de tereeddüt yok bence.
Old 19-01-2007, 17:37   #13
Av.Ufuk

 
Varsayılan

kısaca benim şahsi kanaatim bu konudaki karışıklığın temeli Yargıtayın İtirazın İptali ve Alacak Davasına farklı sonuçlar bağlaması bu kapsamda itirazın iptali davasını bir eda davası olarak görmemesidir.Böyle olunca çekten dolayı yapılan bir takipte zmanaşımı itirazı varsa temel ilişkiye ve temel ilişkinin bağlı olduğu zamanaşımına girilmeyecektir.

Ama bir eda davası açarsan veya adi takibini temel ilişkiye indirgersen durum tamamen değişmektedir.
Old 19-01-2007, 17:44   #14
kenan iskender

 
Varsayılan

Kambiyo senetlerinden sayılın çeklerle ilgili ibraz tarihinin bitiminden itibaren 6 ay içerinde kambiyo takibi yapılabailecektir.6 aylık sürenin bitiminden sonra alacak zamanaşımına ugramaz sadece çek kambiyo vasfını kaybeder.Bu durumda artık söz konusu evrak havale hükmündedir.Her nekadar yargıtay içtihatlarına göre bu vasıftaki evrakla ilgili icra takibi yapılamaz densede bu açıklama şöyle anlaşılmalıdır. 6 aylık sürenin dolmasından iti baren (çek bankaya ibraz edilip arkası yazılmışsa) 1 yıllık süre içerisinde çeki elinde bulunduran hamil çeki kendisine veren kişiye karşı aralarındaki temel borç ilişkisine dayanarak ilamsız icra taibi yapabilecektir.Takibin bu durumda itiraza ugraması kuvvetle muhtemeldir.İşte bu durumda açacağınız ititrazın iptali davası size çeki veren cirantaya karşı aradaki temel borç ilişkisine dayanark sebepsiz zenginleşme davasıdır aslında.Tabi direk keşideciden çek size geçmişse davayı ona açacaksınız. Aksi takdirde çeki size veren kişiye karşı bu takibi açıp takip itiraza ugrarsa itirazın iptalini isteyeceksiniz.Bu 1 yıllık sürenin sonunda da alacak artık zamanaşımına ugrayacktır. Çek bankaya ibraz edilmemişse 1 yıllık aradaki temel borç ilişkisine dayanma süresi bankaya ibraz süresinin bitiminden itibaren başlayacaktır. Her halükarda elinizdeki çek 2004 yılına ait olması nedeniyle alacağınız zamanaşıma ugramıştır. Ama yine icra takibi yapın.en fazla ödeyeceğiniz harç miktarını riziko altına sokarsınız. Ama yine de fazla umutlanmamanızı tavsiye ediyorm.
Old 19-01-2007, 17:50   #15
Av.Ufuk

 
Varsayılan

HD 11 Esas : 1998/009597 Karar: 1999/001673 Tarih: 01.03.1999

* ZAMANAŞIMINA UĞRAYAN ÇEK
* YAZILI DELİL BAŞLANGICI



Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, zamanaşımına uğramış çeklerde ciro yoksa keşideci ile hamil arasındaki temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılacağı ve temel ilişkiden kaynaklanan alacağı tanıkla kanıtlanabileceği kabul edilmekle birlikte, cirolu çeklerin taraflar arasındaki temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılmayacağı kabul edilmektedir.

(6762 s. TTK. m. 726) (1086 s. HUMK. m. 292)

Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 25.Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 30.9.1998 tarih ve 753-595 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık, davalının toplam 370.000.000 lira bedelli 3 adet çek keşide ettiğini, anılan çeklerin icra takibine konulduğunu ancak davalının zamanaşımı itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek 370.000.000 liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takip konusu çeklerin zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalının dava konusu çeklerin kendisi tarafından keşide edilmediği yolunda bir itirazı bulunmadığı, çeklerin zamanaşımına uğradığı, davacının gösterdiği tanıkların, davacının toptan giyim eşyası sattığı, davalının da giyim mağazası olup, zaman zaman davacıdan mal ve borç para aldığı, dava konusu çeklerin mal karşılığı olarak keşide edildiğini beyan ettikleri, dava konusu çeklerin mal karşılığı olarak keşide edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 370.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, çeke dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık davalının keşide ettiği üç adet çek verdiğini ancak bedelini ödemediğini ileri sürerek anılan çek bedellerinin tahsili isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, çeklerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Dava konusu çeklerin TTK.nin 726.maddesi uyarınca, zamanaşımına uğradığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış çeklerin HUMK.nun 292.maddesi uyarınca, yazılı delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ve taraflar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan alacağın tanıkla kanıtlanıp kanıtlanamayacağı hususunda toplanmıştır.

Dava konusu çekler incelendiğinde keşidecisinin davalı olup, hamiline oldukları saptanmıştır.

Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, zamanaşımına uğramış çeklerde ciro yoksa keşideci ile hamil arasındaki temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılacağı ve temel ilişkiden kaynaklanan alacağı tanıkla kanıtlanabileceği kabul edilmekle birlikte, cirolu çeklerin taraflar arasındaki temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılmayacağı kabul edilmektedir. Somut olayda, davaya konu edilen 15.1.1997 keşide tarihli 120.000.000 lira bedelli çekte ciro bulunmadığı, 31.1.1997 ve 30.3.1997 keşide tarihli çeklerde ise ciro bulunduğu anlaşılmaktadır.

O halde, cirosu olan 15.1.1997 keşide tarihli çekin yazılı delil başlangıcı sayılıp bu çek yönünden tanık dinlenmesi mümkün olduğundan bu çeke ilişkin istemin kabulünde bir isabetsizlik yoktur.

Ancak, cirolu çeklerin de, yazılı delil başlangıcı sayılıp, bunlar yönünden de, tanık dinlenmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.3.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 19-01-2007, 17:51   #16
Av.Ufuk

 
Varsayılan

Bu arada zamanaşıma uğrayan çekin kambiyo vasfının kaybolduğu iddiasına katılmak mümkün değildir.
Old 26-02-2007, 14:09   #17
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın Av. Ufuk,
Yazılı delil başlangıcı ile ilgili bir konuda fikrinizi almak isterim. Elimde ciro edilmiş bi senet var fakat hamiline olan bu çekte ilk ciranta müvekkilim.
Dolayısıyla acaba yazılı delil başlangıcı hükümleri müvekkilim için de geçerli olacak mıdır?
Old 26-02-2007, 23:41   #18
Av. Salim

 
Varsayılan

Sayın kenan iskender, 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımından bahsetmişsiniz sadece. Alacaklı bu 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı dışında normal hukuki ilişkiye ait zamanaşımından (5 veya 10 yıllık zamanaşımı sürelerinden) faydalanarak da alacağını isteyebilir. Sanki sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep hakkı dışında temel ilişkiye dayanarak daha uzun süreli zamaşamından yararlanamaz gibi yazmışsınız. Buna katılmak mümkün değil.
Old 27-02-2007, 00:36   #19
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

sayın meslektaslarım...
anladıgım kadarı ıle hamıl cıranta yoksa kesıdecıye karsı acılacak alacak davasında cek yazılı delıl baslangıcı sayılacak ve temel borc ılıskısı kuruldugunda tanık dınlenebılecektır...
pekı hamıl cıranta varsa acılacak davada davacının delıllerı neler olacaktır...bu davada hamıl kendısınden once gelen cırantayamı dava acacak yoksa kesıdecıyemı dava acabılecektır...ıyı calısmalar..sımdıden tesekkurler...
Old 27-02-2007, 01:49   #20
ragıp

 
Varsayılan

Eğer çek çek 6 aylık süre içersinde icra takibine konmamışsa;
1 yıl içersinde alacak ilişkisi olan kişiye karşı sebepsiz zenginleşme davası açılır
2-Eğer bu süre içersinde dava açılmazsa, dava hakkı kaybolur
3- Kambiyo ilişkisi dışında alacağın belgelendiği bir ilişki varsa, buna bağlı alacak davası zamanaşımı süresi içersinde açılır. Ancak burada Ticaret Kanunu değil, Borçlar kanunu hükümlerine göre hareket edilir.
4- Zamanaşımına uğramış çek, kambiyo senedi olur ya da olmaz. Ancak kambiyo senetlerine ilişkin icra iflas kanunudaki hükümlerinden yararlanamz
5-Zamanaşımına uğramış çeki, icra takibine konu edemezsiniz. Zira Kambiyo senetlerine ilişkin takip usulü farklı olup, icra müdürü resen nazara alır. Zamanaşımının ilk itiraz olduğu kuralı burda işlemz

Şimdilik bu kadar. Tartışmaya açığım elbet
Old 27-02-2007, 18:25   #21
Av.Ufuk

 
Varsayılan


A)Haciz yolu ile takip:
Ödeme emri:
MADDE 168 - (DE:1965-538.81) İcra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:
1. Takip talebindeki kayıtlar,
2. Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarı,
3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde mercie şikâyet etmesi lüzumu,
4. (DE:1988-3494.31) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile tetkik merciine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve merciden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
5. (DE:1985-3222.21) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde tetkik merciine bir dilekçe ile bildirerek merciden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı
6. (DE:2003-4949/45) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. [2]
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.


Old 27-02-2007, 18:37   #22
Av.Ufuk

 
Varsayılan

Madde incelendiğinde icra müdürünün resen zamanaşımını gözetemeyeceği aksine borçlunun 5 gün içerisinde itm ye itirz etmesi gerektiği 5.bentten anlaşılmaktadır.İcra müdürü sadece senedin vadesinin gelip gelmediğine bir de senedin kambiyo vasfında olup olmadığına bakabilir.Zamanaşımının dolması senedi kambiyo senedi olmaktan çıkartmayacağı gibi bunun bir itiraz sebebi olduğu şikayet sebebi olmadığı açıktır.İcra müdürü resen zamanaşımına bakarsa kendisini borçlunun yerine koymuş olur.
Old 27-02-2007, 18:43   #23
Av.Ufuk

 
Varsayılan

sayın ad-hoc müvekkilin ilk ciranta olduğuna göre keşideciye bir mal satmış 2.cirantadan da bir mal satın almış demektir(muhtemelen).Dolayısıyla bu ikisiyle arasında temel ilişki var demektir.Bu iki kişiyle arasındaki ilişkide bu çek yazılı delil başlangıcı olur.3. ve devamındaki cirantalarla ise yazılı delil başlangıcı olmaz kanaatindeyim.
Old 27-02-2007, 19:00   #24
Av.K.P

 
Varsayılan

Sayın Av. Ufuk, zamanaşımına uğrayan çekin kambiyo vasfını yitirmediğini neye dayanarak ifade ediyorsunuz.Yukarıda 168.maddenin 5. bendi alacağın zamanaşımına uğramasından bahsetmektedir ki bu borca itiraz niteliğindedir.Ancak senedin zamanaşına uğraması nedeniyle kambiyo vasfı niteliğini yitirmesi alacaklının kambiyo senedine müstenit takip yapma hakkını ortadan kaldırır ki bu durum şikayet sebebidir.Alacağın zamanaşımına uğraması ile kambiyo senedinin zamanaşımına uğramasını karıştırdığınızı düşünüyorum. Saygılarımla.
T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2000/4789
K. 2000/5019
T. 23.5.2000
• İTİRAZIN İPTALİ ( Taşınmaz Satımı Karşılığı Verilen Üç Çekin Zamanaşımına Uğramış Olması Nedeniyle İlamsız Takip Yapılması Ve İtiraz Edilmesi Nedeniyle )
• YAZILI DELİL BAŞLANGICI ( Zamanaşımı Nedeniyle Kambiyo Senedi Niteliğini Kaybeden Çekler Usul Hukuku Bakımından Bu hükümde Olması )
• ZAMANAŞIMI NEDENİYLE KAMBİYO SENEDİ VASFINI YİTİREN ÇEKLER ( Yazılı Delil Başlangıcı Sayılması )
• YEMİN TEKLİFİ ( Davacı Bu Delile Dayanmış Ve İddiasını İspat Hususunda Mahkemede Kanaat Oluşmamışsa Davacıya Hatırlatılmalısının Gerekmesi )
2004/m.67
1086/m.356,292
6762/m.726
ÖZET : Kambiyo senedi niteliğini zamanaşımına uğramış olmaları nedeniyle kaybeden çeklerin, borç ikrarını taşıyan belgeler olarak kabulleri dahi mümkün değildir. Usul hukuku bakımından sadece yazılı delil başlangıcı hükmündedir. Yazılı delil sunamayan ve yazılı delil başlangıcına dayanarak tanık dinletme hakkına sahip iken bundan da vazgeçen davacının, alacak iddiasını kanıtladığının kabulüne hukuken olanak yoktur.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalının inşa ettiği binadan dükkan ve daire satın almak üzere ödemeler yaptığını, ancak tapunun verilememesi üzerine satıştan vazgeçip ödediği parayı geri istediğini, davalının kendisine dört adet çek verdiğini, bunlardan üçünün karşılıksız çıkması üzerine icra takibi yaptığını, zamanaşımı nedeniyle takibin icra tetkik mercii tarafından iptal olunduğunu, yaptığı ilamsız takibe de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, üç adet çekin bedeli 40.000.000.000 TL.nin, karşılıksızlık şerhlerinin verildiği tarihlerden itibaren reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, kendisiyle davacı arasında bir satım ilişkisi bulunmadığını, davacıdan faizle toplam 6.332.000.000 TL. para aldığını, bu paralar karşılığında, fahiş oranda faizler eklenmek suretiyle, 26.3.1998 tarihli 10.000.000 TL. bedelli bir çek alındığını, dava konusu üç çekin de teminat olarak ve ayrı tarihte verildiğini, bu çeklerden dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, dava konusu çeklerin, daire satım sözleşmesi nedeniyle verilen paranın, satıştan vazgeçilmesi yüzünden iadesi amacıyla düzenlendikleri, davacının çek bedelleri kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 40.000.000 TL.nin, her bir çekin karşılıksızlık şerhinin yazıldığı tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacının eldeki davada bedellerinin ödetilmesini istediği, 8.2.1998, 8.3.1998 ve 26.3.1998 keşide tarihli üç adet çekin, zamanaşımı nedeniyle kambiyo senedi niteliğini kaybettikleri; kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan icra takibinin de, icra tetkik mercii tarafından bu gerekçeyle iptal edilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Kambiyo senedi niteliğini kaybeden çeklerin, borç ikrarını taşıyan belgeler olarak kabulleri dahi mümkün değildir. Bu nedenle dava konusu çekler, usul hukuku bakımından sadece yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, davacı ancak buna dayanarak, davaya konu alacağının dayanağını oluşturan ve davalı tarafından reddedilmiş bulunan, taşınmaz satımına ilişkin temel hukuki ilişkiyi ve o ilişkiye dayalı bir alacağının var olduğunu tanık dinleterek kanıtlama hakkına sahiptir. Nitekim davacı da,15.9.1999 havale günlü delil listesinde tanıklarının ad ve adreslerini bildirmiş, ancak sonradan, davacı vekili 25.10.1999 günlü duruşmadaki imzalı beyanıyla, bildirdiği bu tanıkları dinletmekten vazgeçmiştir. Yazılı delil sunamayan ve yazılı delil başlangıcına dayanarak tanık dinletme hakkına sahip iken bundan da vazgeçen davacının, alacak iddiasını kanıtladığının kabulüne hukuken olanak yoktur. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde "ve sair kanuni delail" sözleriyle aynı zamanda yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece, alacak iddiasıyla ilgili olarak davalıya bir yemin teklif etme hakkına sahip bulunduğu davacıya hatırlatılıp, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 23.5.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 27-02-2007, 22:53   #25
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Türk Hukuk Sitesi Forum Alanları > Hukuk Forumları > Meslektaşların Soruları > zama

Arkadaşlar öncelikle zamanaşımının ne olduğunu anımsayalım
Zamanaşımı borcu ortadan kaldıran nedenlerden değildir. Def'i olarak ileri sürülür ve BORCUN İSTENEMEYECEĞİNİ ifade eder. Yani borç vardır ama tahsili mümkün değildir (veya ben ödemek istemiyorum bu kadar zaman aramadı şimdi de beni rahatsız etmeh akkı yok)
Burada alacaklının farklı seçenekleri vardır:
1- Çek zamanaşımına uğramakla kambiyo senedi niteliğini kaybetnemiştir. Bu nedenle kambiyo senetlerine ilişkin takip yolu ile takip yapıabilir.

Takip yapıldı ve borçlu zamanaşımı itirazında bulundu:
alacaklı;
1- Temel ilişki var ise temel ilişkiye dayanarak (BK) dava açabilir veya TTK daki özel hükme dayanarak nedensiz zenginleşme davası açabilir.

2- Tartışmaların çoğunda zamanaşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirileceği belirtilmektedir. Bu bir yanlıştır.

Çek havale hükmündedir. Bu anlamda kime ödeme yapılacağının bilinmesi gerekir. Bu çerçevede hamiline yazılı çek yazılı delil başlangıcı olmaz.

temel ilişkiye başvurulduğunda herkes kendi ilişkisi olan insana başvurmak zorundadır 8Örn satım akdi, karz vb) diğerlerine gidemez.

Nedensiz zenginleşme de ise TTK nın özel hükmü gereği borçlu nedensiz zenginleşmediğini kanıtlamaz zorundadır.Burada isbat yükü borçluya yüklanmiştir.

Saygılar
Old 28-02-2007, 12:28   #26
Av.Fatih KISA

 
Varsayılan

FİKRİMCE:
TTK'nın 730/14 yollamasıyla Çekler hakkında da uygulanacak olan TTK 644. madde hükmüne göre; BNAKAYA SÜRESİNDE İBRAZ EDİLMEMİŞ VEYA ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ ÇEKLERİ ELİNDE BULUNDURAN HAMİL hiçbirşey kanıtlamak zorunda olmadan doğrudan keşideciye karşı nedensiz zenginleşmeden dolayı dava açabilir. Hamilin bu durumda temel ilişkiye dayanmasına da gerek yoktur. Muzaffer Beyin de söylediği gibi ispat yükü borçluda olsa bile bunu hamile karşı ileri sürmesi pek mümkün değil.

elinde zamanaşımına uğramış veya bankaya ibraz süresi geçirilmiş çek olan kimseye Bendeniz ilamsız takip yapmasını, takip talebinde TTK'nın 644. maddesine atıf yapmasını ve itiraz halinde de doğrudan çek nedeniyle borçlu keşidecinin nedensiz zenginliştiğini, bunu bildiğini, nedensiz zenginleştiği meblagı iade etmesi gerektiğini itirazı ile bunu iade etmeyeceğini ve çek miktarı nedeniyle de alacağın likit olduğunu ileri sürerek inkar tazimnatı istemli itirazın iptali davası açarım.
Saygı ve Dostlukla...
Old 28-02-2007, 17:13   #27
Av. Salim

 
Varsayılan

Taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde zamanaşımına uğramış çek yazılı delil başlangıcı niteliğindedir, temel ilişki tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir. Bu takdirde zamanaşımı süresi temel ilişkiye ait zamanaşımı süresi olacaktır. Taraflar arasında temel ilişki yoksa (mesela keşideciye takip yapmışsanız ve onunla aranızda cirantalar olması nedeniyle onunla bir temel ilişkiniz yoksa) o takdirde ancak TTK 644'e göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye dava açabilirsiniz. O takdirde de zamanaşımı süresi sebepsiz zenginleşme zamanaşımı olan 1 yıldır.

Ekte ki karar da bunu ifade ediyor.


T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/9545
K. 2005/3052
T. 22.3.2005
• ZAMANAŞIMINA UĞRAYAN ÇEK ( Kambiyo Hukukundan Doğan Hakların Yitirileceği - Ancak Taraflar Arasındaki Temel İlişki Yönünden Yazılı Delil Başlangıcı Olduğu )
• YAZILI DELİL BAŞLANGICI ( Zamanaşımına Uğrayan Çek Taraflar Arasındaki Temel İlişki Yönünden Olduğu - Alacağın Dahil Her Türlü Delil İle Kanıtlanabileceği )
• ALACAĞIN İSPATI ( Zamanaşımına Uğrayan Çek Taraflar Arasındaki Temel İlişki Yönünden Yazılı Delil Başlangıcı Olduğu/Alacağın Dahil Her Türlü Delil İle Kanıtlanabileceği - Temel İlişki Bulunmaması Halinde Sebepsiz İktisap Hükümlerinden Yararlanılabileceği )
• SEBEPSİZ İKTİSAP ( Zamanaşımına Uğrayan Çek Taraflar Arasındaki Temel İlişki Yönünden Yazılı Delil Başlangıcı Olduğu - Temel İlişki Bulunmaması Halinde Sebepsiz İktisap Hükümlerinden Yararlanılabileceği )
6762/m. 642, 644
1086/m. 292
ÖZET : İtirazın iptali davasına konu çeklerin zamanaşımına uğradığı tartışmasızdır. Çeklerin zamanaşımına uğraması halinde, kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilir. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliği kazanır. Yazılı delil başlangıcı bulunması halinde ise alacak tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir. Temel ilişki bulunmaması halinde sebepsiz iktisap hükümlerinden yararlanılabilir.
DAVA : Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin ayakkabı satışı nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için girişilen İcra takibine davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe konulan çeklerin süresinde bankaya ibraz edildikleri halde takibe konulmadığını, çeklerin hamiline çekler olup, borç ikrarı içeren belge olmadığını, bu haliyle delil başlangıcı niteliğinde bulunmadığını, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller göre dosyaya asılları ibraz edilen çeklerin zamanaşımı süresi geçmiş olmasına rağmen on yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı, borcun ödendiğine dair dayalı yanca dosyaya delil sunulmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının % 40 tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

İcra takibine dayanak yapılan çeklerin zamanaşımına uğramış olduğu tartışmasızdır. Zamanaşımına uğramış çekler sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olur. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliği alır ve belgeye dayanan kişi alacağını ( tanık dahil ) her türlü delille kanıtlayabilir ya da arada temel ilişki bulunmaması halinde TTK'nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanılabilir.

Somut olayda taraflar arasında temel ilişki bulunduğu mahkemece de kabul edildiğine göre takip ve dava konusu zamanaşımına uğramış çeklerin yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebileceği ve alacağın varlığını ispat etme külfetinin davacı tarafta olduğu düşünülmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-02-2007, 17:44   #28
ragıp

 
Varsayılan

Arkadaşlar
burada borçlar kanunundaki zamanaşımı ile, Ticaret kanunudaki kambiyo senedine ilişkin zamanaşımı karıştırılıyor bana kalsa
Çek, ibraz tarihinden itibaren 6 ay geçmekle, çeke dayalı takip hakkı düşer. Bu konuda hemfikiriz.
Ancak, İcra müdürü, çekin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını, resen nazara alır. Zişra kambiyo senetlerine mahsusu takip, esas olarak ilamsız takip olmakla; takibin özel türüdür. Yollanacak ödeme emrinin içeriğini icra müdürü belirler.
Burada sözkonusu, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramaması değil, kambiyo senedinden doğan hakkın zamanaşımına uğrayıp uğramamasıdır
Old 28-02-2007, 18:29   #29
Av. Salim

 
Varsayılan

Sayın ragıp,
Uygulamada icra müdürleri çekin veya bononun zamanaşımına uğrayıp uğramadığını resen nazara almamaktadırlar. Bence de zaamanaşımı bir defi dir ve resen nazara alınmaz. Borçlunun çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürüp sürmeyeceği belli olmadığı için icracı bunu resen nazara alamaz kanaatindeyim. Zamanaşımına uğramış bir çok bono ve çeki icraya koydum ve icracılar da zamanaşımını dikkate almadılar, ancak alacaklı icra tetkik merciine başvurarak itiraz veya şikayet yoluna giderek zamanaşımı nedeniyle takibi iptal ettirebilir. Uygulamada da bunun dışında bir şeye ben rastlamadım.
Old 28-02-2007, 23:15   #30
ragıp

 
Varsayılan

sayın salim
itiraz yoluna mı gider şikayet yoluna mı?
Önce bunu açıkçlasanız iyi olur
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
bankadaki mevduatın on yıllık zamanaşımına uğraması nedeniyle fona devri gunermeric Meslektaşların Soruları 4 12-05-2012 19:43
borca itiraz ve takibin iptali avukat Meslektaşların Soruları 22 21-09-2011 11:39
Zamanaşımına Uğramış Cek Adi Belge Niteliğini Haizmidir İlgili Meslektaşların Soruları 9 13-05-2009 14:13
takibin yenilenmesi Av. Kader DEMİR Meslektaşların Soruları 6 11-03-2009 16:51
İTM Şikayet Davasında İlamlı İcrada Takibin Durdurulmasına Karar Verebilir mi? advokat34 Meslektaşların Soruları 8 17-04-2008 14:32


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06891990 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.