Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Hakkında Yazışmalar Siteyle ilgili sohbet ve tartışmalar ile teknik yardım içeren mesajlar. (Bu alan, yeni konulara kapalı ve mevcut konulara yanıt eklemeye açıktır)

Elimizin Altında Olması Gereken Faydalı Hukuk Bilgileri

Konuyu Kilitleyin
Old 17-05-2007, 00:19   #31
Ayşe BİLGİÇ TAHTACI

 
Varsayılan

Memnuniyetle. Birkaçını da zaten formlara gönderdim. Bende genelde şirketler hukuku kararları var. Herhalde farketmişsinizdir. Siz bölümü açın. Katkıda bulunan mutlaka olacaktır.
Old 17-05-2007, 10:49   #32
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Pratik ve her zaman lazım olabilecek yaşam alanları ve bu yaşam alanlarından kaynaklı davalarda verilmiş içtihatlardan hatırlayabildiğim ve paylaşmak istediğim örneklere devam etmek üzere ;
10- Eşlerden biri için ahlaki görev teşkil eden hususların diğer eş için de ahlaki görev sayılacağı ve bu kapsamda eşin ailesine,özellikle anne,baba ve kardeşlerine saygısızlık yapmanın kusur ve boşanma sebebi teşkil edeceği;
11- İradi olmayan sebeplerle yaptığı hareketlerden dolayı eşin kusurlu sayılamayacağı,hareketlerin iradi olup olmadığı yönünde uzman görüşüne başvurulması gerekeceği;
12-Tenfiz davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu ve bu nedenle adli aravermede bakılabileceği;
13- Borcu ödeyen kefilin alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklı bankanın haklarına halef olarak icra takibine devam edebileceği,icra takibinden önce borcu ödemişse takip hakkını temliken bankadan alabileceği,vasıta rehin hakları için de aynı prosedürün geçerli olduğu;
14- Menkul rehninin,menkulün rehin hakkı sahibine teslim edilmemiş olması halinde rehin hakkının geçerli olmayacağı ve doğmayacağı,ancak rehin hakkı sahibinin yediemin olarak rehin borçlusuna menkulü teslim etmiş olması halinde rehin hakkının geçerlilik kazanabileceği;
15- İİK daki icra inkar tazminatına istirdat davaları nedeniyle hükmedilemeyeceği;
16- Kanunen resmi şekil ve yazılı şekle tabi tutulmuş akitlerin,şekle uygun yapılmamış olmakla beraber her iki tarafın edimini yerine getirmiş olması halinde şekil eksikliğine rağmen geçerlilik kazanmış olacakları ve açılan davada şekil eksikliğini ileri sürmenin edimlerin karşılıklı ifa edilmiş olması durumunda hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği; ( Özellikle tapulu taşınmazların haricen satışı durumlarında satıcı parasını almış,alıcı da gayrımenkulü teslim almış ve uzun süredir kullanagelmekte ise,şekil eksikliğini ileri sürmenin artık hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceğine dair içtihat adilanedir,kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de aynı görüş ve uygulama ile haklı ve adil sonuçlara ulaşan çok sayıda içtihat mevcuttur)

Hatırladıkça paylaşmak üzere iyi günler ve iyi çalışmalar dilerim.
Bu arada çok sevdiğim bir Çin Atasözü"nü aktarmak istiyorum :
"Çinli bir bilge der ki : Senin bir yumurtan,benim bir yumurtam olsa ve bunları değiş tokuş yapsak,ikimizin yine birer yumurtası olur. Senin bir bilgin olsa,benim bir bilgim olsa ve bu bilgileri değiş tokuş etsek her birimizin iki bilgisi olur."
Paylaşmak mutluluktur ve insanı çoğaltır,diyorum.
Old 17-05-2007, 11:06   #33
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Hatun Olguner

Katkılarınız için çok teşekkürler. Birikimleriniz üyelerimizin bilgilerine aktarıldı.

Saygılarımla
Old 17-05-2007, 13:03   #34
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

Noter Harçları da gerekir diye düşündük. İyi Çalışmalar...





Noter Harçları
I. Değer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar:

1.Muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan beher imza için Binde 0,90

Bütün imzalar için bu suretle alınacak harcın toplam miktarı (27,00 YTL’den) az, (13.755,10 YTL’den ) çok olamaz.

2. Emanet harçları:

Saklanmak üzere noterlere tevdi edilen değeri belli emanetlerden Binde 1,8
Harç miktarı (2,20 YTL’den) az olamaz, harç yıllık olarak hesaplanır. Bir yıldan fazla olan her yıl için ilave olarak yarı harç alınır. Yıl kesirleri tam itibar olunur.

3. Gayrimenkul ve menkullerin idaresi harcı: Binde 3,6

Harç yıllık olarak hesaplanır, bir yıldan fazla olan her yıl için ilave olarak yarı harç alınır. Yıl kesirleri tam itibar olunur. Gayrimenkullerin değerleri belli değilse değerler takdir yolu ile tespit edilir.

4. Konşimento yazılması harcı:

Konşimento yazılmasında eşyanın her gayrisafi tonundan 0,24 YTL

5. (3239 sayılı Kanunun 139 uncu maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)

II. Maktu harçlar:

1.Belli meblağı ihtiva etmeyen ve alınacak harç miktarı kanun ve tarifede ayrıca gösterilmemiş olan senet, mukavele ve kağıtlardaki imzaların beherinden 4,30 YTL

2.Her nevi tebliğ (6830 sayılı Kanun hükümleri muvacehesinde noterlerce muhataba yapılacak tebliğler dahil) ihbar, ihtar ve protestolardan muhataba tebliğ edilecek beher nüsha için 7,60 YTL

3.Vekaletnameler:

a)Özel vekaletnamelerde beher imza için 3,70 YTL

b)Genel vekaletnamelerde beher imza için 5,60 YTL

4.Defter tasdiki:

a)Açılış, ara ve kapanış tasdik ve şerhleri (Beher defter için):

aa)İşletme defteri ve diğer her türlü defterler 10,5

bb)Serbest meslek kazanç defteri 13,10 YTL

cc)Bilanço esasına göre tutulan defterler 13,10 YTL

b)Açılış tasdiklerinde sayfaların mühürlenmesi:

100 sayfaya kadar (100 dahil) 3,60 YTL

100 sayfadan yukarı beher 50 sayfa ve fazlası için 3,60 YTL

(5035 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile eklenen bent.Yürürlük:1.1.2004) Ticaret sicili memurluklarınca yapılacak defter tasdiki işlemlerinden yukarıda be lirtilen harçlar aynen alınır.

5.Suretler ve tercümeler:

a)İlgililere veya ibraz edenlere verilecek her türlü mukavele, senet, yazılı kağıt ve kayıt suretlerinin ve fotokopilerinin beher sayfasından 1,00 YTL

b)Tercüme suretleri ve yabancı dille yazılmış kağıtların suretleri ve tercümeleri beher sayfasından (Fotokopiler dahil) 2,20 YTL

6.Saklanmak üzere noterlere tevdi olunan ve değeri belli olmayan emanetlerle vasiyetnameler her yıl için (Yıl kesirleri tam sayılır) 7,60 YTL

7.Tespit ve tutanak harçları:

Mukavelename, senet veya yazılı kağıtların veya bir şeyin veya bir yerin hal ve şeklinin ilgili şahısların hüviyet ve ifadelerinin tespiti 7,60 YTL

8.Piyango, seçim ve toplantılar- da hazır bulunmaktan alınacak harçlar:

Davet üzerine piyango ve hususi müesseselerin kur'a, seçim ve toplantılarında hazır bulunarak düzenlenecek tutanaklarda 137,00 YTL

9.Düzeltme harcı:

Evvelki işin mahiyet ve değeri değişmemek şartiyle yapılacak düzeltmelere ait beyannamelerden beher imza için 1,70 YTL

10.Mukavele feshi harcı:

Değeri belli bir borç veya bir taahhüdün ikrarını tazammun etmeyen muka velelerin feshinde beher imza için 1,70 YTL

11.Belli bir meblağı ihtiva etmeyen umumi ibra, umumi makbuz, tahkimname, ölüme bağlı tasarruf senet ve mukaveleleri, ölünceye kadar bakma akdi, vakıf, aile vakıfları, evlat edinme, karı-koca haklarının idaresi, babalığı tanıma senetleri, miras taksim mukaveleleri, ifraz mukaveleleri ve bunlardan rücu ve bunların feshi ve bunların teferruatına dair senet, mukavele ve kağıtların düzenlenmesinden ve noter tarafından re'sen düzenlenecek tutanaklardan 27,00 YTL
Old 17-05-2007, 13:06   #35
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

Tapu Kadastro İşlemlerinden Alınacak Harçlar...

TAPU VE KADASTRO İŞLEMLERİNDEN ALINACAK HARÇLAR

I-Tapu İşlemleri:

1.Kayıt harici kalmış olan gayrimenkullerin tescilinden takdir olunan değer üzerinden Binde 9

2. Deniz, göl ve nehir kıyılarında izinli ve izinsiz doldurma suretiyle iktisabedilen yerlerin tescilinden takdir edilecek değer üzerinden Binde 1260

3. Gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların, kanuni ve mansup mirasçılara intikalinde, bağışlamadan rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisabında kayıtlı değer üzerinden Binde 9

4. Gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayrı ayni hakların bağışlanmasından, kanuni mirasçılar dışında intifa hakkından kuru mülkiyet sahibi lehine ivazsız feragat edilmesinde ve süreli intifa haklarında süre dolarak intifa hakkının sona ermesinde kayıtlı değer üzerinden Binde 54

5. Dalyan ve voli mahallerinin tescil, intikal, hibe, vasiyet, temlik ve sair tasarrufu muamelelerde takdir olunacak kıymet veya bildirilen bedelden yüksek olanı üzerinden Binde 54

6. a) İfraz veya taksim veya birleştirme işlemlerinde kayıtlı değerler üzerinden Binde 9

b) Terekeye dahil gayrimenkullerin kanuni ve mansup mirasçılar arasında aynen veya ifrazen yapılacak taksimi ile imar parselasyon planları uygulama sonucu şuyulanan parsellerin pay sahipleri arasında rızaen veya hükmen taksiminde kayıtlı değer üzerinden Binde 9

c) Yukarıdaki fıkralar dışında kalan ve müşterek mülkiyete konu olanların rızaen veya hükmen pay sahipleri arasında aynen veya ifrazen taksiminde kayıtlı değer üzerinden Binde 3,6

7. İpotek tesisinde:

a) İpotekle sağlanan borç miktarı üzerinden Binde 3,6

b) İpoteğe dahil gayrimenkullerden birisinin çıkarılarak başkasının ithalinde veya teminat ilavesinde borç miktarı üzerinden Binde 3,6

c) Mevcut ipotek derecelerinin sonradan istenilen değişikliklerinde borç miktarı üzerinden Binde 1,8

8. Muvakkat tesciller: Medeni Kanunun 921 inci maddesi ( 22.11.2001 gün ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1011 inci maddesi) gereğince yapılacak tescillerde kayıtlı değer üzerinden Binde 1,8

9. Mal birliği ve mal ortaklığının, mukaveleden mütevellit şüf a, iştira ve vefa haklarının, aile yurtlarının mutlak veya nakil ile mükellef mirasçı nasbinin sicile şerhinden veya tescilinden kayıtlı değer üzerinden Binde 5,4

10. Adi veya hasılat kira mukavelelerinin tapu siciline şerhinde mukavele müddetine göre hesaplanacak kira toplamı ve mukavele mevcut değilse veya mukavelede müddet belirtilmemişse bir yıllık kira bedeli üzerinden Binde 5,4
11. Teferruatın tapu siciline kaydında beyan olunan değeri üzerinden Binde 3,6
12. Satış vaadi sözleşmeleriyle, irtifak hakkı tesisi vaadi sözleşmelerinin tapu siciline şerhinde, sözleşmede yazılı bedel ile kayıtlı değerin yüksek olanından, bedelsiz olanlarından kayıtlı değerden Binde 5,4

13. a) (4369 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile değişen fıkra. Yürürlük:29/7/1998) Arsa ve arazi üzerine yeniden inşa olunacak bina vesair tesislerin tescilinde emlak (Bina) vergisi değeri üzerinden Binde 15
Bayındırlık ve İskân Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilmiş bulunan sosyal mesken, işçi evleri ve bunlardan daha düşük nitelikteki meskenler için Emlak (Bina) Vergisi değeri üzerinden Binde 7,5
Yukarıdaki iki fıkra gereğince hesaplanacak harç, (4751 sayılı Kanunun 6/C maddesi ile değişen ibare.Yürürlük:9/4/2002) Emlak Vergisi Bildiriminin verilmesi gereken süre içinde, şekli ve muhtevası Maliye Bakanlığınca tespit edilecek bir beyanname ile beyan edilir ve beyanname verme süresi içinde ödenir.
Tapu siciline tescil yapılmaması halinde de bu harcın tahsili aynı esaslar dahilinde yürütülür.

b) Meşfu payın şüf'a hakkı sahibi tarafından ilama müsteniden iktisabında, kayıtlı değer üzerinden Binde 18

c) (4684 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile değişen fıkra. Yürürlük: 3/7/2001) (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde emlak verdisi değeri üzerinden Onbinde 5

14. Tapu Harcı mevzuuna giren işlemlerle ilgili tescil ve şerhlerin terkininden 9,20 YTL

15. Yapı kooperatiflerinin ortaklarına dağıtacağı gayrimenkullerin ortaklar adına tescilinde kayıtlı değer üzerinden Binde 1,8

16. Gayrimenkullere ait haritaların kopyalarının verilmesinde her parsele ait kopya için 18,7

17. İlgililerin isteği üzerine gayrimenkullere ait verilecek kayıt örneklerinin her birisiyle çıkarılacak belge örneklerinin beher sayfasından (Fotokopiler dahil 3,60 YTL

18. Taksim hakkının bertaraf edilmesinde bunun beyanlar hanesine işlenmesinde gayrimenkulün kayıtlı değeri üzerinden Binde 9

19. Muvazaa tarikiyle vaki tescillerin hükmen düzeltilmesinde kayıtlı değer üzerinden Binde 108

20. a) Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında (4751 sayılı Kanunun 6/C maddesi ile değişen ibare. Yürürlük:9.4.2002) gayrimenkulun beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (cebrİ icra ve şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı, Tapuda kaydı bulunmayan gayrimenkullerin, zilyetlik devir sözleşmeleri ile devrinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Hesaplanacak harç, zilyetlik devir sözleşmeleri yapılmadan önce, şekli ve muhtevası Maliye Bakanlığınca tespit edilecek bir beyanname ile bildirilir ve beyanname verme süresi içinde ödenir Binde 15

b) (4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile değişen ibare.Yürürlük: 24/4/2003) Gayrimenkullerin irtifak haklarının ve gayrimenkul mükellefiyetinin sermaye şirketlerine sermaye olarak konulmasında ticaret mahkemesince tayin olunan değer üzerinden devir alan için ve gayrimenkul devir hallerinde devir eden için Binde 15

c) (4369 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile değişen fıkra. Yürürlük:29/7/1998) Gayrimenkul mükellefiyetinin tesis ve devir yoluyla iktisabında tesis ve devir için ödenen bedel üzerinden (Bu bedel muayyen zamanlarda bir şey yapmak veya vermekten ibaret olduğu takdirde mükellefiyet bedeli beher sene verilecek veya yapılacak şeylerin 20 misline eşit sayılır) devir alan için Binde 15

d) (4369 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile değişen fıkra.Yürürlük: 29/7/1998) Gayrimenkul hükmündeki daimi ve müstakil hakların tesis ve devri için ödenen bedel üzerinden (Bu bedel, bunların ayrı kayıtlı değerleri mevcut ise bu değerden, mevcut değilse üzerlerinde bu hakların tesis edildiği gayrimenkullerin emlak vergisi değerinin yarısından aşağı olamaz) devir alan için Binde 15

e) (4369 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile değişen fıkra. Yürürlük: 29/7/1998) Gayrimenkul üzerine irtifak hakkı tesis ve devrinde (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre yapılan kat irtifakları hariç olmak üzere) tesis ve devir için ödenen bedel üzerinden devir alan için Binde 15

f) (4369 sayılı Kanunun 78 inci maddesi ile değişen fıkra. Yürürlük:29/7/1998) İvaz karşılığında kuru mülkiyet iktisabında devir bedeli üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı ayrı Binde 15

Yukarıdaki (e) fıkrasındaki yer alan intifa hakkı ile (f) fıkrasında yer alan kuru mülkiyetin değerleri bu Kanunun 64 üncü maddesinin son fıkrasına göre hesaplanan miktarlardan düşük olamaz.

II -Kadastro ve tapulama işlemleri:

Kadastro ve tapulama işlemleri sonucunda tapu siciline tescil edilen bazı gayrimenkullerde kayıtlı değer üzerinden:

a) Tapuda murisi veya kendisi adına kayıtlı olup da kadastroda beyanname verenlere, tapulamada tespitte hazır bulunanlara ait gayrimenkullerin kadastrolanmasında veya tapulamasında Binde 5,4

b) Tapuda murisi veya kendisi adına kayıtlı olup da kadastroda beyanname vermeyenlere, tapulamada tespitte hazır bulunmayanlara ait gayrimenkullerin kadastrolanması veya tapulanmasında, Binde 9

c) Aslen senetsiz gayrimenkullerin zilyedi adına kadastrolanması veya tapulanmasında, beyanname verenler ile tespitte hazır bulunanlardan, Binde 7,2

d)Aslen senetsiz gayrimenkullerin zilyedi adına kadastrolanması veya tapulanmasında, beyanname vermeyenler ile tespitte hazır bulunmayanlardan, Binde 10,8

(Yukarıdaki fıkralar gereğince ödenecek harç miktarı her parsel için 7,60 YTL'den aşağı olamaz) Tapu ve Kadastro işlemlerinde de nispi harçların en az miktarı (7,60 YTL)'dir.

(5035 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen bent. Yürürlük: 1/1/2004) Kadastro işlemlerinin yenilenmesinden harç alınmaz. Bu tarifenin 13 numaralı bendinin (a) ve (c) fıkralarında belirtilen işlemlerden (4751 sayılı Kanunun 6/C maddesi ile değişen ibare. Yürürlük:9.4.2002) emlâk vergisi bildirimi verilmesini gerektirenlerin 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununda yazılı bildirim verme süresi sonuna kadar tapuda gösterilmemesi halinde harç % 50 fazlasıyla alınır.
Old 17-05-2007, 16:29   #36
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Toplumsal ve ekonomik yaşam,sosyal ve kültürel düzey, görünüm ve yönelişe bağlı olarak ceza hukuku ve yargılaması ve özellikle hırsızlık,gasp,dolandırıcılk gibi toplumsal yaşama alanlarımıza en çok hakim olan (ticaret,alım-satım,kira,v.b.genel ve olağan hukuki ilişkilerin yerini alan ve giderek artan suç alanları ile ilgili davalar nedeniyle son 10 yıldır en çok gözüme çarpan Cezaya ilişkin uygulama örneklerinden :

1- Özellikle Hırsızlık suçlarında,gözcülük yapan kişinin ikiden fazla kimselerin suç işlemesi halinde üst sınırdan ceza alacağına dair hükme esas olmak üzere,üç kişinin hesabında üçüncü kişi olarak kabul edilmesi için istikrar kazanan Yargıtay Görüşüne göre,keşif yapılarak,gözcünün olay yerini görecek bir yerde bulunması halinde 3 kişinin hesabına dahil edilmesi,olay yerinden uzakta ve olay yerini göremeyecek bir yerde bulunduğunun anlaşılması halinde ise 3 kişinin hesabına dahil edilemeyeceği ve fer"i fail olarak cezalandırılacağı,diğer iki failin ise bu durumda 3 kişi ile suç işlemiş sayılamayacakları,ferden ceza tayini gerekeceği ;
2- Pasaport kontrolünde pasaportun sahteliğinin polis tarafından farkedilmiş olması halinde pasaportun iğfal kabiliyetinin bulunmadığının eylemli olarak ortaya çıkmış olmasına göre fail hakkında beraat kararı verilmesi gerekeceği ;
3- Sahte nüfus cüzdanı v.b. resmi belgelerde ve genel olarak sahtecilik suçlarında belgenin aldatma gücü (iğfal kabiliyetinin ) bulunmaması,özellikle kontrollerde veya işlem sırasında memurlarca sahteliğin anlaşılmış olması durumunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı ortaya çıkan sahte belgelerden dolayı sahtecilikten ceza verilemeyeceği;
- Çeklerden ötürü dolandırılık tahkikatı ve yargılaması da yapılıyorsa,doğmuş borç için sonradan verilen çeklerle ilgili olarak ayrıca dolandırıcılık suçunun oluşamayacağı,doğmuş borç için daha sonra çek verme suçunun yalnızca karşılıksız çek vermek olabileceği,dolandırıcılık iddiasının ve eyleminin sözkonusu olamayacağı,ancak alışverişin çeke duyulan ve failce duyurulan güven neticesinde gerçekleşmiş olması ve alışveriş sırasında borç doğuran işlemin çeke dayalı güven neticesi ve aynı anda çek verilmesi halinde karşılıksız çek ve ayrıca dolandırıcılık suçunun sözkonusu edilebileceği ;unsurları oluşmadığından karşılıksız çek vermekten ceza verilememesi halinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının yine,doğmuş borçtan sonra /doğmakta olan borç sırasında verilmesi zamanına göre araştırılacağı ;
4- Asıl amacı kimliğini gizlemek olan sanığın,sahte nüfus cüzdanı,sahte ehliyet,sahte pasaport yaptırıp taşıması halinde ; her biri için ayrı ayrı ceza verilemeyeceği,tek kasıt(kimliğini gizleme kastı) altında birden çok suç işleme hali nedeniyle en ağır cezayı gerektiren eylemden ötürü ve eski TCK m. 80 ile artırım yapılarak ceza verilmekle yetinilmesi gerektiği ;
5- Sahte çekin bankaya ibrazı sırasında sahteliğinin farkedilerek ödenmemesi halinde sahtecilik suçundan beraat,dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçundan ceza verilmesi gerektiği ;
6- Birlikte çalışan karı-koca,kardeş,ticari temsilci ve vekillerin resmi vekaletname olmasa bile,önceden mevcut rıza,yazılı izin var ise adi yazılı yetki ile de birbirlerinin yerine çek,bono,v.s. kıymetli evrat imzalamaları halinde sahtecilik suçunun manevi ögesinin oluşmayacağı ve beraat kararı verilmesi gerekeceği ;
6- Piyasaya sahte para sürme suçunun mahiyeti gereği temadi eden suçlardan bulunduğu ve bu nedenle birden çok kişiye sahte para vermenin tek eylem ve temadi kavramı içinde tek suç teşkil edeceği,sahte para verilen her mağdur adedince değil,tüm mağdurlar piyasa kavramını oluşturmakla tek ceza verilmesi gerektiği ve eski TCK m. 80 ile artırım yapılmasının dahi mümkün bulunmadığına dair,hatırladıkça yenilerini eklemek üzere birkaç örnekle başlıyorum,ancak ne yazık ki,tamamı içtihat dosyamda mevcut ve savunmalarda kullandığım,ancak ortama teknik bilgisizliğim nedeniyle aktaramadığım bu içtihatları ileride öğrendiğimde forum ortamına aktarmak isteğimi tekrar ediyorum.
Old 17-05-2007, 20:29   #37
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın sinerjigroup

Değerli katkılarınız için yeniden teşekkür ederiz. Noter Harçları'nı listeye ekledim. Ancak izninizle Tapu Harçları'nı eklemeyeyim.

Tapu harçları bir hukukçuyu ilgilendirmez kanısındayım. Bu tür bilgiler müvekkili ilgilendirir ve bu bilginin araştırmasını da ilgilisi sıfatıyla müvekkil yapmalıdır.

Eğer müvekkilin yapacağı işi avukat yapacak olursa avukat müvekkilin katibi durumuna düşer. Halbuki avukat sadece avukatlık yapmalıdır. Avukatlıktan başka iş yapması meslek kurallarına da aykırıdır.

Emekleriniz nedeniyle çok teşekkür ederiz. Şimdiye kadar esirgemediğiniz katkılarınızın artarak sürmesini dileriz.

Saygılarımla
Old 18-05-2007, 01:36   #38
Av.Hikmet ÖZLÜ

 
Varsayılan HUMK ' nda temyizin parasal sınırı

HUMK 'ta temyiz sınırının düzeltilmesi gerekiyor galiba.Saygılar

Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 428.- (Yeniden Düzenleme: 5236 - 26.9.2004 / m.16 - Yürürlük m.22) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna gidilemez:

1. Miktar veya değeri beşmilyar (*) lirayı geçmeyen davalara ilişkin kararlar,

2. 8 inci maddede gösterilen davalar ile (Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup gayrimenkulün aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.

3. Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar.

4. Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.

5. İrs ve soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar.

6. Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hakimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiili engellerinin çıkması halinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar.

(1) numaralı bentteki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, beşmilyar (*) liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl istemin kabul edilmeyen bölümü beşmilyar (*) lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. (**)


_____

(*) Maddedeki parasal sınır, 26.9.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle bu Kanuna eklenen EK MADDE 4 hükmü gereğince, (Yürürlüğe Giriş Tarihi 1.6.2005) her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı V.U.K Mük. 298 inci hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır
Old 18-05-2007, 07:49   #39
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Hikmet Özlü

5 milyarlık sınır Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarının temyizi ile ilgili olup, mahkeme kararlarının temyiz sınırı HUMK'da 1 milyar olarak yazılıdır ve yeniden değerleme oranı ile hesaplandığında 2007 yılı için 1.170 YTL' dir.

İlginize ve emeklerinize teşekkür eder, sitemize katkılarınızın artarak sürmesini dileriz.

Saygılarımla
Old 18-05-2007, 16:45   #40
şimal

 
Varsayılan

Emeği geçen herkese çok teşekkürler. Özellikle yoğunluk nedeniyle kısa süreli hafıza kaybı yaşadığım dönemlerde çok sık başvuracağım kesin...
Old 18-05-2007, 16:48   #41
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan şimal
yoğunluk nedeniyle kısa süreli hafıza kaybı yaşadığım dönemlerde

Yaşasın tek ben değilmişim!
Old 19-05-2007, 13:10   #42
nephilis

 
Varsayılan

Muhatap bankanın süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için sorumlu olduğu miktar olan 410 YTL'nin de faideli hukuki malumat köşemize eklenmesini rica ediciğim

29/1/2007 tarihinden itibaren geçerli rakam için Tıklayınız
Old 19-05-2007, 19:22   #43
muratsadioğlu

 
Varsayılan Masaüstü olacak bir çalışma..

Hukukçu,uygulamacı El kitabı gibi..
Tekniğini becerirsem Masa Üstüne/kısayol'a alacağım.
Elleriniz dert görmesin..
Old 21-05-2007, 10:42   #44
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Hukuk Alanı İle İlgili,Pratik ve Faydalı Olabilecek Bazı İçtihat ve Uygulama Örneklerine Devam olarak ;

- Resmi Şekilde Yapılmadığı halde,taraflar arasında filen kurulmuş ve yaşanmış olan evlatlık ilişkisinin varlığına ve biçim eksikliğine rağmen geçerli bulunacağına;
- Babalık davasına ilişkin hak düşürücü sürenin davalının hileli davranışları nedeniyle kaçırılmış olduğu iddiasının dinlenmesi ve kanıtlanması halinde davanın bu nedenle süresinde açılmış sayılacağına,süreden dolayı reddedilemeyeceğine dair (HGK)
- Su,elektrik,doğal gaz gibi tek eldenh yürütülen hizmetlere ilişkin iltihaki sözleşmelerin,hizmet veren kurumlar tarafından haksız sebeplerle vatandaşla kurulmaması,abonelik isteğinin haksız sebeple reddi,sürüncemede bırakılması halinde asliye hukuk mahkemelerine " sözleşmenin mahkemece kurulması " hususunda dava açılabileceği ;
- Kiranın devri halinde,kiraya verenin alt kiracıya karşı dava açamayacağı,kendi sözleşmesinin tarafı olan üst kiracıya tahliye davası açabileceği( mecurda alt kiracının oturması halinde alt kiracıya değil,kirayı devreden kendi kiracısına);
- Tenkis davası ile muvazaa davasının şartlarının aynı olayda birleşmesi halinde,tenkis davasının sürelere tabi olmasına rağmen ,yalnızca muvazaa nedeniyle murisin işleminin iptalinin süreye tabi olmadan istenebileceği;(muvazaa davaları süreye tabi değildir) ;(tenkis davasına ilişkin sürelerin kaçırılması halinde muvazaa nedeniyle her zaman murisin işleminin iptalini istemek mümkün olmakla,aynı zamanda davaya konu malın tamamı terekeye dönebilmektedir.)
- Satın alınan vasıtanın çalıntı çıkması hukuki ayıp olup satın alanın bu hukuki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshini isteyebileceği,ancak vasıta bedeli olarak ödediği paranın
iadesini,ancak bir önceki kendi satıcısına kendi bedel iade borcunu yerine getirdiği zaman isteyebileceği,diğer bir anlatımla kendisine karşı fesih hakkı kullanan alıcıya bedeli iade ettiğinde,kendi satıcına rücu ederek,bu nedenle kendisinin zararını teşkil eden,iade ettiği bedeli aynen isteyebileceği;( Hırsızlık mahsülü aracın birden çok el değiştirmiş olması halinde,her alıcı kendi satıcısına fesih ihbarında bulunup parasını geri alacak,rızaen veya dava yolu ile bedeli ödemeyen satıcı,
kendi satıcısından bedelin iadesini isteyemeyecek)
- Karayolları Trafik Kanununa göre, objektif sorumluluk sahibi olan araç maliki,aynı zamanda aracın işleteni değilse zarardan sorumlu tutulamayacağı,aracı kendi nam ve hesabına işleten,fayda ve zararı kendisine ait olmak üzere kullanan uzun süreli kiralama,ariyet gibi sebeplerle araca fiilen hakim olan işletenin sorumlu tutulacağı,ancak bu durumda trafik kayıtları esas alınarak dava açan davacı aleyhine,işletenin araç malikinden başkası olup olmadığını araştırma görevi yüklenemeyeceğinden ve dava açarken kayıtlara dayanmış olması normal olduğundan araç maliki lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ;
yönünde Yargıtay görüş ve uygulamaları,içtihatları mevcuttur.
- Sigortalılığın kamusal bir hak ve görev olduğu,hizmet tesbit davası açan davacının davasını takip etmemesi,feragat etmesi halinde re"sen yargılamaya devamla delillerin resen toplanması ve elde edilecek sonuca göre davanın karara bağlanması gerektiği yönünde de içtihatlar vardır.
Old 21-05-2007, 11:30   #45
muratsadioğlu

 
Varsayılan

Sayın Av.Olguner,

İki mesajınızda da güncel ve her gün karşılaşılabilir konuları,çok özlü ve net biçimde toparlamışsınız. Kendi hesabıma,Admin'in,sizin ve diğer arkadaşlarımın bu tür ''el altı'' bilgi derlemelerinizi şükranla karşılıyorum.Elinize sağlık.

Saygılarımla.
Old 21-05-2007, 13:48   #46
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Hatun Olguner

Emekleriniz emeklerinize eklendi. Birikimlerinizi paylaştığınız için tüm üyelerimiz müteşekkir olacak.

Saygılarımla
Old 21-05-2007, 16:42   #47
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Ceza Hukuku İle İlgili,Pratik ve Faydalı Olabilecek,Yaygın Uygulama ve Kabullere İlişkin Örnekler :

- Bilinçli taksir olarak kabul edilen hallerden birkaçı :
alkollü araç kullanma,kırmızı ışıkta geçme,ehliyetsiz araç kullanma neticesinde gerçekleşen trafik kazaları.
-Eski TCK ile yeni TCK hükümlerinin karşılıştarılması ve lehe kanunun tatbiki taleplerini içeren uyarlama istemleri ile ilgili duruşma açılmasının zorunlu olduğu durumlar :
- iki kanun arasında ceza miktarının farklı bulunması;
- Yeni kanunun cezayı erteleme kapsamına almış olması;
- yeni kanuna göre takdir hakkının kullanılması ile ilgili düzenleme getirilmiş olması ve takdir hakkını kullanma imkanının bulunması ,
- Yeni kanuna göre cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin uygulama yapma olanağının bulunması gibi hallerde uyarlama taleplerinin mutlaka duruşmalı olarak değerlendirilmesi zorunludur.
--- Modern ceza hukuku ve politikalarına göre sanık lehine uygulama ve değerlendirme esas olup,şartları mevcut olduğu halde erteleme-paraya çevirme taleplerinin dosya ile sabit haklı sebebi ve gerekçesi olmadan reddedilmesi bozma sebebi yapılmaktadır.
---Yargıtay görüş ve uygulamalarına göre,cezanın alt sınırdan tayini sırasında olumlu değerlendirilen sanığın kişiliğinin,paraya çevirme ve erteleme,takdiri tahfif sebepleri ile takdiren cezanın indirilmesi taleplerinin reddi suretiyle bu kez olumsuz olarak değerlendirilmesi takdirde ve gerekçede çelişki olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yerel mahkeme kararları bozulabilmektedir. (CGK nun bu doğrultuda görüş ve uygulamalarını yansıtan çok sayıda kararı vardır)
-- Borcunu ödemediği için mühürlenen sayacını sökerek elektrik tüketen abonenin hırsızlık kastı bulunmadığından beraatine,mühür fekki suçundan tecziyesine karar verilmektedir.(mühürü fekketse de sayaçtan geçirerek kullanmış olduğu için hırsızlık kastı olmadığı kabul edilmektedir.)
---Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçu ile ilgili yapılan tahkikat kapsamında,kullanılan sahte kimlik bilgilerinin nüfustan araştırılarak öyle bir isim mevcut ise suçun iftira olarak kabulü,öyle bir isim yok ise kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçunun gerçekleştiğinin kabul edileceği ;
--Sahte tapu düzenlemek suçu ile ilgili olarak,tapu kayıtlarının aleniyeti ve esasen tapu belgelerinin tek başına hukuki kıymeti bulunmaması,hak sahipliğini ispat etmemesi,tapu kayıtlarının hukuki değer taşıması ve bu kayıtların herkese açık olması sebepleri ile tapu belgesindeki sahteciliğin suç teşkil etmeyeceği,tapu kayıtlarındaki sahteciliğin suç teşkil edeceği ve tapu kayıtlarının HMUK da teker teker sayılan "aksi ispat edilenceye kadar geçerli sayılan belgeler arasında sayılmadığı" yönünde Y.Ceza Daireleri kararları ve uygulamaları mevcuttur.
Old 21-05-2007, 18:47   #48
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Hatun Olguner

Yine emeklerinize eklenen emeklerinize yeni emekleriniz eklendi. Teşekkür ederiz. Saygılarımızla
Old 23-05-2007, 13:28   #49
BİHTER ELÇİN

 
Varsayılan

Böyle bir çalışmanın hepimiz için çok yararlı olacağına eminim.Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler
Old 24-05-2007, 13:30   #50
Seyda

 
Varsayılan İstanbul'daki adliyelerin yargı çevresi

İstanbul'daki adliyelerin yargı çevresi için :

http://www.edb.adalet.gov.tr/ymb/256/256.htm
Old 24-05-2007, 17:05   #51
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

HUKUK ALANI İLE İLGİLİ BAZI İÇTİHATLAR :

--Sağlığınca bakma sözleşmesinin varlık kazanabilmesi ,miras sözleşmesinin biçiminde(resmi şekilde) yapılmasına bağlıdır. Burada biçim geçerlilik koşuludur. Ne var ki edimin yerine getirilmesine karşın biçim eksikliğini ileri sürmek MK m 2 ile çelişir.
Davacılar yanlar arasında kurulan sözleşme ilişkisi uyarınca üçüncü kişiyi sağlığınca bakıp gözetmiş ve böylece edimlerini yerine getirmiş iseler,artık somut olayda biçim eksikliği tartışma konusu yapılamaz. MK m 2 buna engeldir. Üstelik MK m 2 bu olasılıkta biçim eksikliğini giderir. (13.HD 10.11.1980 T 5020-5684)

Aynı doğrultuda,kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile ilgili karar : (14.HD 7.5.1985 T 8820 E 3269 K ve
15.HD 6.11.1980T 2148 E 2279 K)

Evlatlık Sözleşmesi ile İlgili :

" ... genel kural böyle olmakla birlikte şekil eksikliği veya bozukluğu nedeniyle sözleşmenin iptali isteminde bulunmak hakkında Medeni kanunun 2. maddesinin :
... herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsnüniyet kaidelerine riayetle mükelleftir.. hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak bir biçimde kullanılmaması zorunludur. Olayda evlatlık sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış ise de taraflar evlat edinenin ölümüne kadar sözleşmenin gereklerini (adi yazılı sözleşme) geçerli olduğu düşüncesi ile yerine getirmişler ve davacılar ancak evlat edinenin ölümünden sonra sözleşmenin sözleşmenin iptali için mahkemeye müracaat etmişlerdir. Davacıların bu davranışı hakkın kötüye kullanılması olup yasal bakımdan korunmaya değer görülemez. " (HGK 2.10.1970 1971/2-180-1043)
--- Veraset- Nüfusa Kayıtlı Olmayan Kişi İçin Veraset Belgesi İstenebileceği ve Tanık Dahil Her Tür Delille İspatın Mümkün Bulunduğu ( Y HGK 3.2.1999 E 1999/2-58-53)

-- İpotekle güvenceye bağlı bir alacak adi yazılı belge ile temlik edilebilir:

İpotekle inancaya bağlanmış bir alacağın temliki için tapuda işlem yapılması zorunlu değildir. Bir tasarrufi işlem olan temlik,BK m 162 ve Medeni Yasa 806 hükmünce yazılı adi belgeyle yapılabilir.(4.HD 22.4.1971 12962-3837
-- İCRA DOSYASINA İBRAZ EDİLMİŞ VEKALETİN MERCİ DOSYASINA İBRAZININ ZORUNLU OLMADIĞI :

iCRA DOSYASINDA VEKALETNAME BULUNMASI HALİNDE MERCİİ DOSYASINA İBRAZ ZORUNLU DEĞİLDİR. ( HGK 1997/12-637-807)

-- Adli Tıp Kurumu en son merci değildir. (HGK 23.1.1968,
E 73- K : 7)
-- Adli Tıp Fizik Şubesinin Raporu imza incelemesinde Son Merci Değildir : 11. HD 31.10.1978 978/4159-4845)
--Sağlıklı Bir Sonuca Varılmak İçin Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyelerinden Rapor Alınmalıdır. (Yazı ve İmza İncelemeleri Hususunda) : 11.HD 9.12.1976. 6984-5291

-- Çeklerde Lehtarın Tüzel Kişiliğinin Bulunmaması Halinde
Çek Hamiline Yazılmış Sayılır : 12.HD 30.1.2001 334-1395

-- Ceza Yargılamasının gereğinin hiçbir duraksamaya yer bırakmadan maddi gerçeğin ortaya çıkmak olmasını sağlamak olması,Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Şubesinin sahtecilik konusunda rapor düzenlemekte son mercii olmaması... karşısında çelişkiyi ve doğan duraksamayı gidermek üzere,
her türlü teknik aygıttan yararlanacak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak ... ayrıntılı rapor alınması gerekirken eksik soruşturma nedeniyle hükmün bozulmasına ... 6. CD 20.10.2000 6184-7183

--- Satın aldığı aracın hırsızlık mahsülü olduğunun anlaşılması halinde alıcının hukuki ayıp nedeniyle akdin feshi ve ödediği paranın iadesi( kendi alıcısına semeni iade etmiş olmak koşulu ile bu kez kendi satıcısından iadeyi talep edebileceği : 11.HD 8.5.1984 1949-2702; verdiği senetlere borçlu bulunmadığı konusunda menfi tesbit davası açabileceğine dair:11.HD 18.6.1982 2779-2945

-- Noterlikçe re"sen düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan şahsi hakkın,satış vaadinde bulunanın rızası aranmaksızın üçüncü kişiye yazılı biçimde temliki geçerlidir. Temellük eden kişi satış vaadinde bulunana karşı ferağa icbar davası açabilir :
14. HD 141 E 859 K 16.2.1982 T.

-- İTM de incelenen bir konunun dava konusu edilmesi derdestlik itirazı ile karşılaşamaz.
11 HD 20.4.1993, 764-2695

--Görevsiz mahkemede açılan davanın görevsizlik kararı kesinleşmeden görevli mahkemede açılması mümkündür. Derdestlik iddiasında bulunullamaz. 13.HD 1993 9059-8632

--İcra Tetkik Mercii Kararları kesin hüküm teşkil etmez,genel mahkemeleri bağlamaz : 15 HD 1991 2654-5848

-- Karşılık Dava süresinde açılmamışsa davanın reddine değilayrılmasına karar verilmelidir.
2 HD 21.10.2003 11046-14024

-- Davalı banka TTK m 711/son maddesi uyarınca aldığı ödemeden men talimatı karşısında çek bedelini bloke etmiş olsa bile ödeme mükellefiyeti altında olmadığından,aksine davranışı kendisini keşideciye karşı sorumlu kılacağından hamilin çek bedelini tahsil istemiyle bankaya karşı açtığı davanın dinlenmesi mümkün değildir.
11. HD 8.2.2001 T 2001/185-955

-- Davadan feragatin karşı tarafın hilesi ile gerçekleştiğinden bahisle , feragatin iptalini/feshini ve davaya devam edilmesini bir başka dava ile talep etmek imkanı vardır. 14. HD 2002/9403-2003/143 20.1.2003
Aynı konuda : HGK 8.11.1995 2-660-947
Old 24-05-2007, 18:52   #52
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Seyda

Katkınız için teşekkürler.

Gönderdiğiniz bağlantı içeriğinin bölümler halinde aktarılmasının nedeninin yayına hazırlamanın zorluğu olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.

Saygılarımla
Old 24-05-2007, 19:10   #53
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Av. Hatun Olguner

Teşekkürlerimiz emeklerinize yetişemez oldu. Kutlarım.
Old 25-05-2007, 08:36   #54
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım Armağan Konyalı ;

Uğraştığım işler ve davalarla ilgili yaptığım araştırmalar kapsamında çok çeşitli kaynaklardan yararlanarak 20 yıldır derlemekte olduğum ve istifade ettiğim içtihatları Hukuk,Ceza Ve Aile ile ilgili olmak üzere 3 ayrı klasörde topladım. Adana "da arkadaşlarımla yıllardır paylaştığım bu dosyaları,forum ortamında diğer meslektaşlarla da paylaşmaya, daha çok sizin teşvikinizle devam ediyorum. Aile Hukuku ile ilgili ve Ceza Hukuku ile ilgili derlemiş olduğum önemli ve yararlı olabilecek içtihatları da eklemek ve paylaşmak üzere iyi günler dilerim.
Old 25-05-2007, 13:49   #55
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Hatun Olguner
forum ortamında paylaşmaya, daha çok sizin teşvikinizle devam ediyorum.

Sayın Av.Hatun Olguner

Bu nedenle, hayatımda ilk kez, sayenizde, kendime de teşekkür etme ihtiyacı duydum.

Saygılarımla
Old 01-06-2007, 11:41   #56
Kavaz

 
Varsayılan

Çok şanslıyım.Herkese teşekkür ediyorum.Saygılarımla...
Old 01-06-2007, 11:51   #57
ecesaka

 
Varsayılan

Emek veren herkese teşekkür ederim. Bu benim için -ve sanıyorum benim gibi mesleğe adım atmak üzere olanlar için- eşsiz bir kaynak niteliğindedir... Ellerinize sağlık
Old 01-06-2007, 12:54   #58
nakil

 
Varsayılan

USULE İLİŞKİN KARARLARDA VEKALET ÜCRETİ

1- Görevsizlik Kararlarında
Görevsizlik kararı bir nihai karar olduğundan mahkemece vekalet ücretine hükmedilir. Bu ücret yine davalı lehine ve davanın türüne göre maktu yada nisbi olur

2- Yetkisizlik Kararlarında
Yetkisizlik kararları da nihai kararlar olup, mahkeme davadan el çektiği için aynen görevsizlik kararlarında olduğu gibi ücret takdiri yapılır.

3- Açılmamış Sayılma Kararlarında
Yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda bu karar nihai bir karar olduğundan yargılama giderleri ve dava türüne göre nisbi yada maktu vekalet ücretine hükmedilir. Ancak delillerin toplanmasından önce bu karar verilirse nisbi ücretin yarısına hükmedilir. Tabi ki buradaki ücret davacı değil davalı yararına hükmedilir.

4- Gönderme Kararlarında
Bir ticari dava görülürken işbölümü itirazı ile dava hukuk mahkemesine gönderilirse veya tam tersi bir durum söz konusu olduğunda bu kararlara gönderme kararı denir. Bu kararlarda aslında nitelikleri itibarı ile nihai kararlardır ancak, davanın yada dilekçenin reddi söz konusu olmadığı için vekalet ücretine hükmedilmez.

5- Dava Şartlarının Yokluğu İle Red Halinde
Yargı yetkisinin yokluğu, yargı yolu yetkisinin bulunmaması, taraf ehliyetinin bulunmaması, kesin hüküm bulunmaması ve hukuki yararın bulunmaması gibi dava şartlarının yokluğunda davanın reddine karar verilmesi halinde davanın türüne göre nisbi yada maktu vekalet ücretine hükmedilir. Ancak nisbi vekalet ücretinin maktu ücreti geçememesi gerekir. Husumet yönüyle davanın reddi halinde de aynı yol izlenir.

6- Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Reddi
Zamanaşımı defi ile veya hak düşürücü sürenin geçmesi ile davanın reddi halinde verilecek karar nihai ve davadan el çektirici bir karardır. Bu nedenle dava türüne ve mahkemesine göre maktu yada nisbi vekalet ücretine hükmedilir

7- Dilekçe Reddi Halinde
Hukuki noksanlıklar yüzünden dava dilekçesinin reddi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmez.
8- İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararları
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri görülmekte olan dava haricinde ayrıca istenmişse (dava açmadan önce) maktu vekalet ücretine hükmedilir.

DAVA TÜRLERİNE GÖRE VEKALET ÜCRETİ

Tapu İptal Ve Tescil Davaları
Bu davalarda taşınmazın keşif sonucu belirlenen bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir.

Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davalarında Ücret
Tapu kaydının düzeltilmesi davalarında taşınmazın mülkiyeti (aynı) dava konusu olmadığı için, davanın sonunda kendisini vekil ile temsil ettiren taraf yararına,davanın görüldüğü mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi için tarifede öngörülen maktu vekalet ücretine hükmeder.


Şufa Davalarında
]Şufa davalarında, dava konusu taşınmazın aynı dava edildiğinden,şufa davalarında nisbi ücrete hükmedilir.
Davanın reddine karar verildiğinde; davalı lehine hükmedilecek ücret, taşınmazın tapu kaydındaki değerine göre değil,davacının dava dilekçesinde belirttiği değere göre hesaplanır.
Davanın kabulü halinde, davacı tarafından yatırılmasına karar verilen şufa değeri üzerinden davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilir.

İpoteğin Kaldırılması Davalarında Ücret
İpoteğin kaldırılması davalarında, taşınmazın mülkiyeti dava konusu olduğundan,dava konusu olan taşınmazın değerine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilir.
Taşınmaz Satış Vaadinden Doğan Davalarda Ücret
Taşınmazın satışının vaadine ilişkin sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde yani taşınmazın satılması ya da bedelin ödenmemesi üzerine açılacak tazminat davalarında,davanın konusu tarafından sözleşme ile belirledikleri değerdir. Bu nedenle bu değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir.

Eğer, taşınmazın kendisine satılması vaat edilen kişi, taşınmazın adına tescilini talep ederse o takdirde, davanın konusu, taşınmazın mülkiyeti olacağından, vekalet ücreti, taşınmazın keşifte belirlenen ve harcı buna göre alınan değer üzerinden nisbi olarak verilir. Zira, bu durumda dava artık tapu iptal ve tescil davası niteliğini almıştır.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Ücret
Ortaklığın giderilmesi davalarında, Tarifenin ikinci kısmının birinci bölümünde belirlenen maktu ücrete hükmedilir. Ancak, ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olduğu için, Mahkemede kendini vekil ile temsil ettiren kişi davacı da olsa, davalı da olsa bu ücrete hükmedilir ve kendisini vekil ile temsil ettiren paydaşlara payları oranında ödemesine karar verilir. Bu durumda vekalet ücretini tüm paydaşlar payları oranında öderler.Yani, kendisini vekil ile temsil ettiren paydaş da kendi avukatına ait ücretin payı oranındaki kısmından sorumludur.

Müdahalenin Önlenmesi Davalarında Ücret
Davacının hakkı bulunduğunu bildirdiği bir taşınmaza davalının el atması sonucunda, davacının, davalı tarafından yapılan bu el atmanın önlenmesi istemini içeren el atmanın önlenmesi davalarında, konusu para ile ölçülebilen bir taşınmaz bulunduğundan, vekalet ücretinin taşınmazın değerine göre hesaplanması ve nisbi olarak belirlenmesi gerekir.

Zilyetliğin Misil Davalarında Ücret
Bu davalarda dava konusu şeyin mülkiyeti ihtilaflı olmadığından bunların değerine bakılmaksızın dava sulh hukuk mahkemesinde görülür.( HUMK.m. 8/2-3 ). Bu nedenle dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın vekalet ücreti maktu olarak belirlenir.

Ecri Misil Davalarında Ücret
Ecri misil davalarında, davacı tarafından davalının tazminat olarak belli bir miktar para istendiğinden, davanın konusu paradır. Bu nedenle dava sonunda haksız çıkan taraf aleyhine, dava konusu olan paranın miktarı üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir

Kooperatif Davalarında Ücret [/font]
Açılan davanın konusu para yada para ile ölçüleblen bir dava ise ( taşınmazın tescili, yükleniciye karşı açılan tazminat davası, ortağa karşı açılan aidat alacağı davası alacağı davası, arsa sahibinin atığı tazminat ve kira davaları v.b. ) nisbi vekalet ücretine hükmedilir.Eğer davanın konusu para ile ölçülemiyorsa, maktu vekalet ücreti verilir.,

Kira Davalarında Ücret
Bir taşınmazın tahliyesine ilişkin, kiralananın tahliyesi davalarında,vekalet ücreti, dava konusu taşınmazın taraflar arasında davanın açıldığı tarihte geçerli olan bir yıllık kira bedeli üzerinden nisbi olarak belirlenir. Ancak nisbi olarak belirlenen bu miktarın davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifede belirlenen maktu ücretin altında olmaması gerekir.

Miras Davalarında Ücret
Miras hakkından ıskat edilen mirasçının diğer mirasçılar aleyhine açacağı miras hakkından ıskatın iptaline ilişkin davalarda, dava edilen husus, miras hakkı bulunan kişinin bu hakkından mahrum bırakılması olduğundan ve somut olarak bir malın mülkiyeti dava edilmediğinden maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Muris yaptığı vasiyetnamenin veya miras mukavelesinin iptaline ilişkin davalarda da, maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Tenkis davalarında,davacı,miras bırakanın yaptığı bir tasarruf ile kendi saklı payını ihlal ettiği iddia ettiğinden ve miras bırakanın yaptığı tasarruf ile devrettiği bir malın kendisine saklı payı oranında verilmesini istediğinden, ortada konusu para olan veya para ile ölçülebilen bir dava konusu bulunmaktadır. Bu nedenle dava sonunda haksız çıkan aleyhine dava konusu edilen malın dava edilen kısmı üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilir.

Tespit Davalarında Ücret
Delil tespitine ilişkin davalarda vekalet ücreti konusu Tarifenin ikinci kısmının birinci bölümünde düzenlenmiştir.Buna göre; görülmekte olan bir davanın içinde olmamak koşulu ile yani, tek başın açılan delil tespiti davları maktu ücrete tabidir. bu ücret, tespit işleminin duruşmalı yapılması halinde artmaktadır.

Boşanma Davalarında Ücret
Boşanma davası sonucunda verilen kararda, haksız çıkan tarafa tarife uyarınca asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalar için ön görülem maktu vekalet ücreti eklenir. Boşanma davası ile birlikte yapılan, nafaka, tazminat ve vekalete ilişkin istemler, boşanma davasının ferisi niteliğinde sayıldığından ayrı harca, dolayısıyla ayrı vekalet ücretine tabi değildir yani, boşanma davası ile birlikte istenen nafaka ve tazminat taleplerine karar verildiğinde yada b taleplerin reddine karar verildiğinde mahkemece ücrete hükmedilmez, sadece boşanma davası için maktu ücret verilir.Nafaka ve tazminata ilişkin talepler ayrı dava konusu yapıldığı takdirde ücret hesabında dikkate alınır.

Medeni kanun uyarınca eşler arasındaki boşanma davalarında evlilikte elde edilen malların paylaşımı ile ilgili davalarda söz konusu olmaktadır.
Bu tür davalarda, davacı eş mal rejiminden kaynaklanan bir alacak talep etmektedir. Bu nedenle, bu tür davalara "katkı payından kaynaklanan alacak davaları" demek yerine olacaktır. Nitekim, bu davalar ile paylaşım konusu edilen şey malın kendisi değil onun değeridir. Evlilikleri sırasında satın aldıkları evle ilgili dava açan eş, söz konusu evin mülkiyetinin yarısını değil o evin değerinin yarısını talep etmektedir.
İşte mal rejinden kaynaklanan alacak davasının bu ayrı ve bağımsız niteliği gereği bu tür davalar açılırken talep konusunun değeri üzerinden nisbi harç tahsil edilmektedir. Bu nedenledir ki bu davalarda dava sonunda hükmedilecek vekalet ücretinin de alacak davalarında olduğu gibi kabul ve ret oranı üzerinden nisbi olarak belirlenmesi gereklidir. Davacının davasını açarken, söz konusu davayı tazminat davası olarak nitelemiş olması da sonucu değiştirmez.Zira, hakim davaya uygulanacak hukuk kurallarını kendiliğinden belirler.Açılan davanın bir tazminat davası olmadığını katkı payından kaynaklanan alacak davası olduğunu belirleyen hakim harcı buna göre tamamlatmalı ve değer üzerinden nisbi vekalet ücretine karar vermelidir.


Nafaka Davalarında Ücret
Nafaka davalarında, yapılan yargılama sonucunda tespit olunan bir yıllık nafaka tutarı üzerinden yapılacak nispi vekalet ücreti davacı yararına hükmolunur.

Velayet,Vesayet ve Kayyımlık Davalarında Ücret
Velayetin verilmesi, kaldırılması davaları,vesayete ilişkin çekişmeli davalar kayyumun ilişkilerine ilişkin çekişmeli davalar gibi davalarda, dava konusu para olmadığından ve para ile de ölçülemediğinden haksız çıkan aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Nüfus Davalarında Ücret
Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan bu tür davalarda davacı,davayı kazansa bile, dava Nüfus Müdürlüğüne yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenemez.Aynı şey, davalı Nüfus Müdürlüğünün kendisine vekil ile temsil ettirmesi ve dava sonunda davanın reddi halinde de söz konusudur.Yani, davalı Nüfus Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde, davacının davasını reddine karar verilse bile, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez.

Maddi Tazminat Davalarında Ücret
Maddi tazminat davalarında, dava konusu para olduğunda dava sonunda haksız çıkan aleyhine haksız çıktığı miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücreti yüklenir.

Maddi tazminat davası, manevi tazminat davası ile birlikte açıldığında, vekalet ücreti hesaplama yöntemleri farklı olduğundan, maddi tazminat için ayrı, manevi tazminat için ayrı vekalet ücreti hesaplanır.

Manevi Tazminat Davalarında Ücret
Manevi tazminat davalarında, davacının haklı bulunduğu kısım için davalı aleyhine hükmedilen değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Davacının haksız çıktığı kısım için de davacı aleyhine nisbi vekalet ücreti verilir. Ancak, davalı lehine verilen nisbi vekalet ücretinin davacı lehine verilen nisbi vekalet ücretini geçmemesi gerekir.(tarife 10/2). Manevi tazminat davasının tümü ile reddi halinde ise, davalı lehine, davacı aleyhine, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmında belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilir.(tarife m.10/3).

Menfii Tespit davalarında Ücret
Menfii tespit davalarında davacı, hakkında bir icra takibi yapıldığında veya icra takibi yapılmadan önce, kendisinden istenmesi muhtemel gördüğü bir borcun borçlusu olmadığını iddia eder ve mahkemeden böyle bir borcunun bulunmadığının tespitini ister. Görüldüğü gibi menfi tespit davalarının konusu para veya para ile ölçülebilen bir maldır.
Bu nedenle vekalet ücreti, bu değer üzerinden nisbi olarak hesaplanır.
İİK. `nun 89/3 maddesi uyarınca kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine rağmen süresi içinde bu ihbara cevap vermeyen üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğinde, bu kişi borçlu olmadığına dair tespit davası açtığında, bu davada haklı çıksa bile, birinci haciz ihbarnamesine cevap vermeyerek, ikincisinin gönderilmesine kendi kusuru ile sebep olduğu için lehine avukatlık ücretine hükmedilemez.

İş Davalarında Ücret
İşçi tarafından açılan, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, tatil ücreti ve ikramiye alacakları, fazla çalışma ücreti alacağı davalarının konusu para olduğundan bu davalar sonunda haklı çıkma oranına göre haklı çıkan yararına nisbi vealet ücretine hükmedilir.

Şahsi Haklara İlişkin Davalar
Özel ve Tüzel kişiler hakkındaki bu tür davaların tümü konusu para olmayan ve para ile de ölçülemeyen davalar olduğu için, dava sonunda haksız çıkan aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Tüketici Mahkemelerinde Görülen davalar
Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 8. maddesi Tüketici Mahkemelerinde görülen davalar için 180 lira avukatlık ücreti verileceğini hükme bağlanmıştır. Ancak dava konusunun değeri 1,500 lirayı aşıyor ise o takdirde vekalet ücreti nisbi olarak hesaplanacaktır.

Tüketici mahkemelerinde görülen manevi tazminat davasının tümü ile reddi halinde Tarifenin 10/3 . maddesinin Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 8.maddesinde belirtilen ücretin maktu kısmına yani 180 liraya atıf yaptığının kabulü ile davalı yararına 180 lira maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekir.

Fikri Ve Sinai Haklar Mahkesinde Görülen Davalar
Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 9. maddesi ile Fikri Sınai Haklar Mahkemesinde görülen davalar için 1,100 lira avukatlık ücreti verileceği hükme ağlanmıştır Ancak dava konusu para ile ölçülebilen bir iş ise ve bu dava konusunun değeri 10,000 lirayı aşıyor ise o takdirde vekalet ücreti nisbi olarak hesaplanacaktır.

Fikri ve Sinai Haklar Mahkemelerinde görülen manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilir ise; davalı yararına hesaplanacak avukatlık ücretinin davacı yararına hesaplanandan fazla olmaması gerekir.Davanın tümü ile reddi halinde davalı yararına maktu avukatlık ücretine hükmetmek gerekir.

Sıra Cetveline İtiraz Davaları
Bu tür davalarda, davanın konusu alacağın miktarı değildir. Mahkeme tarafından talebin kabulüne karar verildiğinde, sadece davalı- alacaklının alacağının olmadığı veya davacı- alacaklının alacaklı olduğunun veya alacağının cetveldeki sıranın tespitine gidilir, bir eda hükmü kurulmaz. Bu nedenlerle, bu tür davalarda karşı tarafa yargılama gideri olarak hükmedilecek vekalet ücreti nisbi değil maktu olarak belirlenir.

İtirazın İptali Davaları
İtirazın iptali davalarında dava konusu üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir. İcra Mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması davasında ise vekalet ücreti maktu olarak hesaplanır.

İtirazın iptali davasının konusu, takip konusu olan alacaktır. Davacı alacaklı takip konusu bu alacağın yanı sıra İİK. `nundan kaynaklanan icra inkar tazminatını da isteyebilir. Ancak bu icra inkar tazminatı dava konusuna dahil değildir. Bu nedenle karar ve ilam harcı alınırken ve vekalet ücreti hesaplanırken icra inkar tazminatı dikkate alınmaz.

İstihkak Davaları
İstihkak davalarında; dava konusu malın mülkiyeti dava edilmekte olduğundan, bu malın değeri üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmetmemek gerekir.Davanın kabulü halinde davacı yararına, davanın reddi halinde davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Davanın kısmen kabulünde ise kabul ve ret oranlarına göre yine nisbi vekalet ücretine hükmetmek gerekir.


Tasarrufun İptali Davaları
İptal davası açıldığında davanın değeri; iptal konusu malın değeri değil, alacak ve eklentilerinin miktarı ile iptal konusu tasarrufun değerinden hangisi az ise o değerdir. Harç ve vekalet ücreti de bu miktar üzerinden hesaplanır.

İİK: ` dan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti
takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi olarak takdir edilir.Ancak miktarından maksat, takip konusu asıl alacak ve ferilerinin toplamıdır.


Av. Sönmez AHİ


NOT: Bu bilgiler aşağıda yeralan linkten alıntı yapılmıştır.

http://www.hukukveyasam.org/turkce/k...tay.aspx?id=86
Old 02-06-2007, 13:46   #60
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın nakil

Gönderdiğiniz bilgilerin ışığında konuyu anlaşılır biçimde yeniden düzenlemek, düzeltmek ve bir kaç madde daha eklemek gerekti. Bu arada aynı numara altında iki ayrı başlık ile konuya ulaşılması kolaylaştırıldı. Başlıklar ''Vekalet ücreti verilen ve verilmeyen kararlar'' ve ''Kararlara göre vekalet ücreti takdiri'' adını aldı.

Sayenizde listemize işimize yarayacak bir konumuz daha oldu. Teşekkür ederiz.

Saygılarımızla
Konuyu Kilitleyin


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hukuk eğitimi sırasında yapılan sınavların test şeklinde olması ne kadar faydalı? Özge Özbakır Hukuk Lisans Eğitimi 35 14-04-2012 11:31
olan ve olması gereken açısından hukuk Av.Denizhan Erbek Hukuk ve Felsefe 44 29-07-2007 21:14
Bazı Faydalı Hukuk Programları symbazz Hukuk ve Bilgisayar Yazılımları 1 22-03-2007 06:14
faydalı bir link dark Ceza Hukuku Çalışma Grubu 3 05-03-2007 16:31
Hukuk Ayaklar Altında Av.Suat Ergin Hukuk Haberleri 2 06-11-2006 23:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09259009 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.