Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İmar para cezası ve 42. madde hakkındaki sorular ve yanıtları

Yanıt
Old 15-03-2010, 16:21   #1
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan İmar para cezası ve 42. madde hakkındaki sorular ve yanıtları

Sayın İlgililer

İmar Kanunu’nun idari para cezalarını düzenleyen 42.maddesinin 17.12.2009 tarihinden sonraki yeni haliyle ilgili sorularınız bu başlık altında itina ile yanıtlanır.

Böylelikle yeni maddenin yeni uygulamasında çıkacak düğümleri elbirliği ile çözeriz umudundayım.

Saygılarımla
Old 23-03-2010, 00:35   #2
tanerderinler

 
Varsayılan

42 . maddede ilk defa duzenlenen tck 184 mahkumıyet halınde idari para cezaları faizsiz olarak iade edilir düzenlemesi;
1- Kanun yürürlüğe girmeden idari para cezası uygulanmış, ödenmiş ve ceza yargılaması sonucu mahkum edilmiş olanlar açısından iadeye konu edilebilir mi?
2- Kanun yürürlüğe girmeden idari para cezası uygulanmış, ödenmemiş ve ceza yargılaması sonucu mahkum edilmiş olanlar açısından iptale konu konu edilebilir mi?
Old 23-03-2010, 12:56   #3
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
1- Kanun yürürlüğe girmeden idari para cezası uygulanmış, ödenmiş ve ceza yargılaması sonucu mahkum edilmiş olanlar açısından iadeye konu edilebilir mi?

Ödenmiş olan cezalar açısından konuyu ceza hukukçularının yanıtlaması daha doğru olur. Ben yine de, gereksiz bir cesaretle, kendi düşüncemi ortaya koyayım:

Yargıtay’ın görüşüne göre “Bir usul işlemine, o sırada yürürlükte olan hukuk kurallarının uygulanmasına "derhal uygulama" ilkesi denilmektedir. Bir olay veya işleme daha sonra yürürlüğe giren bir hukuk kuralının uygulanması ise istisnayı oluşturur. Sonradan yürürlüğe giren hukuk kuralının bir olay veya usul işlemine uygulanmasına "geçmişe yürüme" ilkesi denilmektedir. Geçmişe yürüme esasen bir istisnadır. “

Sizin sorduğunuz konuda 42.maddeye geçmişe yürüme istisnası tanınmalıdır:
42.madde değişikliğinden önceki durumda TCK 184.maddeye tabi olan eylemlere (Kabahatler Kanunu’nun 15/3 maddesi engeliyle) 42.maddede yazılı idari para cezası verilmesi mümkün değildi. KK 15/3'e rağmen 42.maddeye göre verilmiş cezalar hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı olarak verilmiş ve ilgilisinden tahsil edilmiş idari para cezalarının 42.madde değişikliğinden sonra ilgilisine geri verilmesi adaleti yerine getirecektir.

Bu istisnayı uygulamak için Kabahatler Kanunu’nun 5.maddesi ile gönderme yapılan TCK 7/2. maddesi kullanılabilir. "Lehe uygulama" kuralını kullanarak 42.madde geçmişe yürüyebilir. Öte yandan Kabahatler Kanunu'nun 5.maddesinde yer alan "derhal uygulama kuralı" "lehe uygulamaya" engeldir.
Alıntı:
2- Kanun yürürlüğe girmeden idari para cezası uygulanmış, ödenmemiş ve ceza yargılaması sonucu mahkum edilmiş olanlar açısından ceza İptale konu edilebilir mi?

Henüz ödenmemiş cezalar açısından
1- TCK 7/2 maddesi gereğince lehe uygulama ilkesi nedeniyle ve
2- “derhal uygulama kuralı” nedeniyle artık ceza tahsil edilemez kanısındayım.

1- Kabahatler Kanunu’nun 5.maddesiyle gönderme yapılan TCK 7/2.maddesi gereğince: “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan Kanun uygulanır ve infaz olunur."

İmar Kanunu'nun değişik 42.maddesinin getirdiği lehe kural önceden işlenmiş kabahatlerin cezalarının (infazı veya) iadesi için de uygulanır.

2-Derhal uygulama kuralı gereği, Yargıtay'ın dediği gibi: “Kanunlarda yapılan değişiklikler, yasada aksine bir hüküm yoksa yürürlüğe girdikleri andan itibaren hüküm ifade ederler ve derdest olan tüm davalara da uygulanırlar. Kanunda da bu değişikliğin uygulanabileceği zaman yönünden bir açıklama bulunmadığından henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir.”

Kabahatler Kanunu
Zaman bakımından uygulama
MADDE 5.- (1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatlar bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatlar karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.


TCK
Zaman Bakımından Uygulama
MADDE 7 - (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan Kanun uygulanır ve infaz olunur.
3) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.

Saygılarımla
Old 16-07-2010, 13:23   #4
erergin

 
Varsayılan

Merhabalar,

Forumu okuduktan sonra biraz kafa karışıklığı yaşadım. 42. maddenin anayasa mahkemesince iptalinden ve yeni yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılan, ancak imara aykırılığına ilişkin olarak Mayıs 2010 içerisinde tutanak tutulan yapılar ile ilgili durum nasıl olacak?

1. Yeni yasa ancak yürürlük tarihinden sonra yapılan yapılara uygulanabileceğinden, 05.03.2009 tarihinden önce yapılan yapılar için idari para cezası verilemeyecek mi?

2. Yoksa önemli olan belediyenin tutanak tarihi mi? Yani ben yeni tespit ettim, sen 3 yıl önce de yapmış olsan cezayı keserim mi diyecek?

Şimdiden teşekkürler.
Old 16-07-2010, 13:49   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan erergin
1. Yeni yasa ancak yürürlük tarihinden sonra yapılan yapılara uygulanabileceğinden, 05.03.2009 tarihinden önce yapılan yapılar için idari para cezası verilemeyecek mi?
42.madde değişikliğinin yayınlanarak yürürlüğe girdiği tarih 17.12.2009 tarihidir. Bu tarihten önce yapılmış ruhsatsız yapılara idari para cezası verilmemesi gerekir.
Alıntı:

2. Yoksa önemli olan belediyenin tutanak tarihi mi? Yani ben yeni tespit ettim, sen 3 yıl önce de yapmış olsan cezayı keserim mi diyecek?
Belediyenin ruhsatsız yapının ne zaman yapılmış olduğunu tespit etmesi ve ona göre ceza vermesi gerekir. Eğer belediye ceza verirse ve ilgilisi 17.12.2009 tarihinden önce yaptığını iddia ederse mahkemece bilirkişi raporuna ve diğer delillere göre ne zaman yapıldığını belirler ve ona göre karar verir. Kısmen daha sonra yapılmış binalarda 17.12.2009 tarihinden önce yapılmış kısım için ceza verilemez; sonradan yapılan kısım için 42.maddeye göre metrekare hesabı da kısmen yapılmalıdır.

Saygılarımla


SONRADAN EKLENEN NOT: Danıştay 6.Dairesi 17.12.2009 tarihinden önceki aykırılıklara ceza verilemeyeceğine hükmediyordu. Daha sonra imar cezalarına bakma görevi Danıştay 14'üncü Dairesine verildi. Danıştay 14'üncü Dairesi ise aykırılık 17.12.2009 tarihinden önce olsa bile aykırılık devam ettiğinden EĞER 17.12.2009 TARİHİNDEN SONRA DÜZENLENMİŞ BİR YAPI TATİL VARSA ceza verilebileceği yolunda kararlar verdi. Bu kararlar istikrar kazandı.

Böylelikle kişiler, aykırılık yapıldığı anda belirlenmiş cezalardan daha yüksek cezalara uğradılar. Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralına ters gibi gözüken bu uygulamada tek gerekçe olarak "aykırılığın sürmesi" gösteriliyor.

Saygılarımla
Old 17-07-2010, 18:33   #6
ismail41

 
Varsayılan

sayın Av.Armağan Konyalı


Tamamı 1995 yılından önce yapılmış zemin katı ruhsatlı 1. ve 2. katı ruhsatsız ve catısı için belediye encumenince 3194 sayılı imar kanunun 5940 S.K ile değişik 42. madde 2 fıkra hükmünün (a) bendi ile (c) bendinin 8. ve 11. maddesi uyarınca ...........tl nin tahsil edilmesine encumence karar verilmiş ( karar tarihi 30 haziran 2010 )ve bu karar yeni tebliğ edilmiştir

ayrıca belediye gelirler müdürlüğünden ilgili paranın tahsili için 10 gun odeme suresi veren genel tahakkuk fişi tebliğ edilmiştir.


yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum

bu olay karsısında sizin duncelerinizi alabilirmiyiz
Old 04-08-2010, 13:27   #7
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ismail41
Tamamı 1995 yılından önce yapılmış
1995 yılında yapılmış ruhsatsız bina için ancak yıkım kararı verilebilir; 17.12.2009 tarihinden önce yapıldığı için idari para cezası verilemez. Verildi ise 17.12.2009 tarihinden önce yapıldığına ilişkin kanıtları sunarak (veya 17.12.2009 tarihinden önce yapıldığının kanıtlanması külfeti belediyeye düştüğünden kanıtlama işini belediyeye bırakarak) encümen kararının iptali için dava açmanız gerekir.

Saygılarımla

SONRADAN EKLENEN NOT: Danıştay 6.Dairesi 17.12.2009 tarihinden önceki aykırılıklara ceza verilemeyeceğine hükmediyordu. Daha sonra imar cezalarına bakma görevi Danıştay 14'üncü Dairesine verildi. Danıştay 14'üncü Dairesi ise aykırılık 17.12.2009 tarihinden önce olsa bile aykırılık devam ettiğinden EĞER 17.12.2009 TARİHİNDEN SONRA DÜZENLENMİŞ BİR YAPI TATİL VARSA ceza verilebileceği yolunda kararlar verdi. Bu kararlar istikrar kazandı.

Böylelikle kişiler, aykırılık yapıldığı anda belirlenmiş cezalardan daha yüksek cezalara uğradılar. Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralına ters gibi gözüken bu uygulamada tek gerekçe olarak "aykırılığın sürmesi" gösteriliyor.

Saygılarımla
Old 05-08-2010, 14:51   #8
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Elimde bu tip dosyalar var; henüz ne yapacağıma karar veremedim.

Mesele şu: Dosyaların ağırlıklı kısmında, İPC ödenmiş, ödendikten sonra da sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş.

Biliyorsunuz, HAGB kararlarında Mahkeme ceza hükmünü kuruyor, cezayı da tayin ediyor; sonra da hükmün açıklanmasını geri bırakıyor. 42. madde anlamında bunun mahkumiyet sayılıp sayılmayacağı konusunda tereddütlerim var. Bence, HAGB kararı, sanığın hukuk alanında değişiklik yaratıyor, denetim süresinde bir suç işlerse işle/diği-yeceği suçun neticesini ağırlaştırıyor. En azından denetim süresinde bir suç işlerde hakkında bir daha HAGB kararı verilmeyecek. Bu anlamda HAGB kararı da mahkumiyet kararıdır diyorum; ama daha kendimi inandıramadım ki hakimi nasıl inandırayım
Old 05-08-2010, 15:13   #9
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SEDAT
Mesele şu: Dosyaların ağırlıklı kısmında, İPC ödenmiş, ödendikten sonra da sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş.
TCK 184.maddesi nedeniyle verilen hagb kararları ile İmar Kanunu'nun 42.maddesinin ilgisi bulunmamaktadır. TCK 184.maddesi suç ile ilgilidir; İmar Kanunu'nun 42.maddesi kabahat ile ilgilidir.
Alıntı:
henüz ne yapacağıma karar veremedim
Hagb kararı yerine, verilen cezanın çektirilmesini mi istiyorsunuz? Ben bunda bir yarar görmüyorum.

Saygılarımla
Old 05-08-2010, 16:07   #10
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Demek istediğim, hagb düzenlemesinden önce mahkemelerce İmar kirliliğinden verilmiş para cezaları da var elimde.. para cezası verilmiş (daha doğrusu paraya çevrilmiş hapis) ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı cezalar da... Verilmiş ve ödenmiş para cezaları için problem yok, en büyüğü 6100 TL. Ama belediyelerin kestiği idari para cezaları ise daha yüksek; mesela bir tanesinde 151.000 TL (gerçi o ödenmedi ama ödenen 12.000 TL lik var elimde bir tane).

Alıntı:
Hagb kararı yerine, verilen cezanın çektirilmesini mi istiyorsunuz? Ben bunda bir yarar görmüyorum.

Hakkınızda verilen 6100 TL'lik adli para cezası hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığını, buna karşılık aynı eylemden dolayı 151.000 TL'lik İPC nin de tahsil edildiğini düşünürseniz... Tahsil edilen 151.000 TL'nin de hagb kararı yüzünden iade edilmediğini... yarar kavramı nereden bakıldığına bağlı olarak farklılaşabilir.
Old 05-08-2010, 16:16   #11
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SEDAT
Demek istediğim, ...
İlk sorunuzu anlayamamışım ama şimdi de anlayamıyorum:

Hagb kararı verilirken sanığa bu kararı isteyip istemediği soruluyor diye biliyorum. İstemeyen almaz.
Old 05-08-2010, 16:22   #12
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Alıntı:
TCK 184.maddesi nedeniyle verilen hagb kararları ile İmar Kanunu'nun 42.maddesinin ilgisi bulunmamaktadır.
İlgisi bulunmamaktadır derken?? Nasıl bulunmamaktadır? 42 net şekilde:

Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.

Hagb kararları bu anlamda mahkumiyet değildir, derseniz; bu bir görüştür. Ama yukarıda da dediğim gibi kişinin hukuki durumunu değiştiren, en azından ilk suçunu işleyip de hagb'den yararlanma olanağını ortadan kaldıran bir düzenleme olduğuna göre bence mahkumiyettir-ki zaten genel "beraat verilebilecekken hagb verilemez" kural da bunu doğrulamaktadır.

Şahıs mahkum olmuştur, ancak hüküm açıklanmamıştır. Mesela mahkum olmamış ise niye katılan vekiline takdir edilen ücreti ödemek zorunda kalmaktadır? Usuli yönden mahkum sayılmaktadır demek ki...

Madde biraz yanlış yazılmış bence, tahsil edilmemiş cezalar ne olacak? hagb veya o zamanki haliyle erteleme halinde ne olacak? bunlara da açıklık getirilebilirdi...
Old 05-08-2010, 16:26   #13
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Alıntı:
Hagb kararı verilirken sanığa bu kararı isteyip istemediği soruluyor diye biliyorum. İstemeyen almaz.
Hagb verilirken sanığa sorulması, daha doğrusu sanığın hükmün açıklanmasını isteme hakkı sonradan getirildi (hatta hâla getirilmemiş de olabilr ama tasarıydı)... "Taş atan çocuklar" torba yasa tasarısının içindeydi o hüküm, çıktı mı bilmiyorum.
Old 05-08-2010, 16:31   #14
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Benim mantığımla şu an için elimdeki dosyaları İPC iade talebine ve devamında davaya çevirmek konusunda durduran tek bir şey var; o da bir belde bld. başkanının bu konuda:

"-İstesinler bakalım, parayı geri verir, kaçak evleri de başlarına yıkarız biz de"

şeklindeki yaratıcı çözümüydü -ki ilk başta hiç aklımıza gelmemişti; Allah'tan pilot dava filan açıp bir müvekkili bu hale düşürmedik.
Old 05-08-2010, 16:36   #15
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SEDAT
Hagb verilirken sanığa sorulması, hükmü çıktı mı bilmiyorum.
Çıktı:

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=52692
Old 07-08-2010, 09:48   #16
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.SEDAT
sanığın hükmün açıklanmasını isteme hakkı sonradan getirildi
Sonradan getirildi ama önceden karar verilenler hakkında da hüküm getirdi:

6008 sk
GEÇİCİ MADDE 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren onbeş gün içinde mahkemeye başvurmaları halinde, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı geri alınır ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki kayıtla bağlı olmaksızın, başvuruda bulunan sanık hakkında yeniden hüküm kurulur.
Old 09-08-2010, 12:52   #17
AV.SEDAT

 
Varsayılan

Burada sıkıntı şu noktada toplanıyor (yukarıda yazdığım yıkım hali hariç, neticede o fiili bir problem hukuki değil):

42. maddenin yeni halinden önce de verilen para cezaları 42'nin önceki haline göre veriliyor(du). Hüküm de AYM tarafından iptal edilmişti. Yeni 42/8 (8. olması lazım bentlere fıkra numarası vermezsek) hüküm olarak yukarıda fıkralardan birine göre değil de, daha önce yukarıdaki fıkraların yerinde yer almakta olan fıkralardan birine göre verilmiş bir İPC nin de iadesini gerektirir mi?

Yani 42'nin yeni hali bir bütün olarak 09/12/2009 tarihli... Ama 42. madde hep vardı bir ceza hümkü olarak... Yeni kanunla getirilen iade hükmü, eski kanun maddesine göre verilmiş cezalar için de bir talep hakkı doğurur mu?

Bence doğurması gerekir. Maddedeki "yukarıdaki fıkralara göre tahsil olunan" tanımını geiş yorumlamak lazım. Yukarıdaki fıkralar getirilmeden evvel de yine "yukarıda" bazı ceza hükükmleri vardı çünkü... Ancak sanırım dar yorumlanacaktır... Benim yorumum belediyeleri ciddi bir maddi yük altına sokacak zira.
Old 12-08-2010, 17:24   #18
orhan6591

 
Varsayılan

Sayın Armağan Konyalı, 3194'e göre Belediye Encümeninin verdiği yıkım kararı üzerinden 5 yıl geçtiğinde yıkım ifa edilmez şeklinde bir duyum aldım. Doğru mudur?
teşekkür ederim.
Old 12-08-2010, 20:35   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan orhan6591
5 yıl geçtiğinde yıkım ifa edilmez şeklinde bir duyum aldım. Doğru mudur?
Doğru değildir: Yıkım bir tedbirdir; zamanaşımına-hakdüşümüne uğramaz.
Old 01-10-2010, 14:03   #20
KOÇ

 
Varsayılan hagb kararı mahkumiyet midir?

yukarıda buna ilişkin bir soru vardı sanırım tam olarak netlik kazanmadı. Benim desormak istediğim bir husus var sayın Armağan Konyalı ; İmar kanunu 42 de ''yukarıdaki fıkralar uyarındca tahsişl olunan para cezaları aynı fiil nedeniyle 5237 sayılı tck nun 184 üncü maddesine göre mahkum olanlara faizsiz iade edilir'' demektedir. Aynı konu nedeniyle şahsa idari para cezası kesilmiş ve ödenmiş, Asliye Ceza Mahkemesi de hagb kararı vermiştir.Bu karar iamr kanunu 42 nin bahsettiği anlamda bir mahkumiyet kararı mıdır. Bu konuda neyapılabilir.
Old 03-10-2010, 11:45   #21
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan KOÇ
Asliye Ceza Mahkemesi de hagb kararı vermiştir.Bu karar iamr kanunu 42 nin bahsettiği anlamda bir mahkumiyet kararı mıdır.
Değildir. Hükmün açıklanması geri bırakıldığına göre, ortada hüküm yoksa mahkumiyet de yoktur.

Mahkum = hüküm giyen

Saygılarımla
Old 07-12-2015, 19:47   #22
av.mucahit

 
Varsayılan

Sn Konyalı

Müvekkilim 2012 senesinde ruhsat alarak 4 katlı bina yapmaya başlıyor. Aradan aylar geçiyor inşaatı 6 kata çıkarmak için belediyeye başvuruyor ve belediye encümenleri uygunluk kararı veriyor ve buna istinaden müvekkilim tadilat için bir firma ile anlaşıyor.
Daha tadilat projesi hazırlanmadan belediye ruhsata aykırı yapıdan dolayı inşaatı mühürlüyor ve müvekilimi ihbar ediyor ve müvekkilim hakkında tck 184 ten dava açılıyor.

Mühür işleminden sonra müvekkilim inşaatı yapmaya devam etmiş.İnşaat hali hazırda bitmiş ve belediye ruhsata aykırı yapıdan dolayı 600.000 ,00 TL gibi bir ceza istiyor.

Öncelikle belediye cezayı istiyor dedim çünkü ceza kesilmesi ile ilgili bir encümen kararı yok, ve bu talepleriyle ilgilide yazılı bir beyan vermiyor.

Şimdi sormak istediğim

1) müvekkilim HAGB aldı ceza davasından bu imar kanunu 42 göre kesilecek cezanın ödenmesi halimde iadesi söz konusu olur mu?

2) Zamanaşımı , idari iptal davası vs. bu cezanın iptali için ne yapalabilir?
Old 08-12-2015, 22:01   #23
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mucahit
1) müvekkilim HAGB aldı ceza davasından bu imar kanunu 42 göre kesilecek cezanın ödenmesi halinde iadesi söz konusu olur mu?
Hagb kararı verildiğinde hüküm açıklanmadığından sanık mahkum olmaz ve mahkum olmayan sanık idari para cezasını geri isteyemez.

Alıntı:
Meraklısına not:
Yargıtay'ın isabetle fikir değiştirmesi sayesinde TCK'nın 184.maddesinin beşinci fıkrası nedeniyle artık hagb kararı verilemiyor.

Alıntı:
MADDE 184 - (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Sanık aykırılığı (eski hale getirerek veya ruhsat alarak) giderirse TCK 184/beşinci fıkra gereğince sanığa ceza verilmiyor.

Sanık aykırılığı (eski hale getirerek veya ruhsat alarak) gidermezse zararı gidermemiş olduğundan CMK'nın 231.maddesinin altıncı fıkrasının c bendi gereğince hagb kararı verilmiyor.

Alıntı:
CMK MADDE 231 - 6 - c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.

TCK 184.maddesi için hagb kararı verilmemesi CMK'nın 231.maddesinin lafzına ve ruhuna uygundur kanısındayım.


Alıntı:
2) Zamanaşımı , idari iptal davası vs. bu cezanın iptali için ne yapalabilir?
- Zamanaşımı, Kabahatler Kanunu'nun 20.maddesinin beşinci fıkrasının göndermesiyle dava zamanaşımı uygulanır ki bu süre TCK'nın 66.maddesi gereğince sekiz yıldır.

- İdari iptal davası açılabilmesi için cezanın verilmiş olması gerekir. İmar Kanunu'nun 42.maddesine göre idari para cezası verilmesi ancak ve sadece belediye encümen kararıyla mümkündür. Encümen kararı müvekkilinize tebliğ edilmelidir. Tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Şimdilik dava konusu olacak bir işlem yapılmamışsa şimdilik sizin dava açmanız mümkün değildir.

-Şimdi açılabilecek tek idari iptal davası, mühürleme işlemi sırasında yapıya asılan ve bir nüshası da muhtara bırakılan yapı tatil zaptının iptali talebiyle açılabilir. Eğer yapı tatil zaptında bir imza eksikliği, inşaat teknikeri olmayan yetkisiz kişilerce tutulmuş olması, adres yanlışlığı, muhtara bırakılmamış olması gibi bir hukuka aykırılık varsa yapı tatil zaptı iptal edilebilir. Ancak bunun pratikte yararı olmayacaktır: Belediye yeniden yapı tatil zaptı tutarak işlemlere devam edecektir.

Kolaylıklar dilerim.

Saygılarımla
Old 10-12-2015, 10:03   #24
av.mucahit

 
Varsayılan

Sn Armağan cevabınınız için çok teşekkür ederim.
Son bir soru sormak istiyorum ( üstadımızı bulmuşken )

İmar kanunu okuduğumda şöyle bir ibare geçiyor. İlgili aykırılığın tespiti halinde belediye encümeni 10 iş gününde yapılacak yaptırımla ilgili karar verir.

Bizim olayımızda idari para cezasıyla ilgili 10 iş gününde belediye encümeni karar alma süreci mühürleme işlemi sonrası mı yada başka bir zaman mı başlar ?
Yada bu süre ile ilgili idari para cezasının iptali davasında kullanmamız için bilmemiz gereken nedir ?
Old 28-12-2015, 08:11   #25
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mucahit
İmar kanunu "İlgili aykırılığın tespiti halinde belediye encümeni 10 iş gününde yapılacak yaptırımla ilgili karar verir."

bu süre ile ilgili idari para cezasının iptali davasında kullanmamız için bilmemiz gereken nedir ?
10 iş günü içinde ceza verilmesi hususu idarenin iç işidir. Eğer 10 iş günü içinde ceza verilmezse ilgili memurlar hakkında disiplin soruşturması ve ceza soruşturması açılır.

Öte yandan 10 gün içinde ceza verilmemesi idari iptal davasında davacıya bir hak bahşetmez.

Saygılarımla
Old 29-12-2015, 12:54   #26
yasin.sezer

 
Varsayılan

merhaba,
İmar Kanununun 42.maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen "10 günlük süre" idare hukuku açısından disipliner bir süredir. hak düşürücü ya da zamanaşımı süresi değildir. bu süre geçtikten sonra da idare yaptırım kararı verilebilir
Old 31-12-2015, 16:50   #27
halit pamuk

 
Varsayılan

10 günlük süre, iç işleyişle ilgili düzenleyici bir süre ancak on günlük süre geçirilmiş olsa bile "makul sürede" para cezası verilmesi gerekir.
Old 01-01-2016, 20:22   #28
halit pamuk

 
Varsayılan

TCK 184. maddeye göre yargılanıp HAGB kararı alanların tahsil olunan paranın iade edilip edilmeyeceğine ilişkin Danıştay 14. Dairenin içtihatı şu şekildedir:

"........ Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur.
İlk karar, teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.
Henüz tümüyle bitmeyen yargılama sürecinin sonraki aşamaları da dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uyuşmazlığı nihai biçimde çözen nitelikteki kararlardan olmadığı anlaşılmaktadır. Esasen, hükmün açıklanması kararı ile birlikte sanık bakımından yasada öngörülen denetim süresi başlayacak ve mahkeme bu süre içinde sanığa bazı denetimli serbestlik tedbirlerine uyma yükümlülüğü getirebilecektir. Bu süre içinde sanığın kasıtlı bir suç işleyip işlemediği ve öngörülen denetimli serbestlik tedbirlerine aykırı davranıp davranmadığına göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Şayet sanık, bu süre içinde kasıtlı bir suç işlemez ve öngörülen denetimli serbestlik tedbirine uygun davranırsa, hakkındaki davanın düşürülmesine karar verilecek, kasıtlı suç işler veya tedbirlere aykırı davranırsa hakkındaki hüküm aynen veya gerektiğinde değiştirilerek açıklanacaktır. İşte bu aşamadan sonra verilecek ve uyuşmazlığı nihai biçimde çözecek olan düşme veya mahkûmiyet kararları hüküm niteliğindedir.

...........Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olarak değerlendirilemeyeceği açık olup, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca tahsil edilen idari para cezasının iadesini gerektirir nitelikte bir mahkumiyet kararı olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapmak fiili nedeniyle hakkında idari para cezası işlemi tesis edilenlerin, aynı fiil kapsamında Türk Ceza Kanununun 184. maddesinde düzenlenen "İmar Kirlilğine Neden Olma" suçu nedeniyle yapılan ceza yargılaması neticesinde mahkum edilmesi halinde, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezasına ilişkin tutarın kendilerine iade edilebileceği açık olmakla birlikte, bu durumun para cezasının iptali istemiyle açılan davanın konusunu teşkil etmediği, kişinin tahsil edilen para cezasının iadesi istemiyle idareye başvurması, başvurunun reddedilmesi halinde başka bir davada uyuşmazlık konusu edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca tahsil edilen idari para cezasının iadesini gerektirir nitelikte bir mahkumiyet kararı olmadığı, ayrıca ceza yargılaması sonucunda mahkum edilmesi halinde dahi tahsil edilen para cezasının iadesi istemiyle idareye başvurması, başvurunun reddedilmesi halinde bu hususun başka bir davada uyuşmazlık konusu edilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 24/05/2012 günlü, E:2011/662, K:2012/1080 sayılı kararının temyiz edilen kısmının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/04/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
Old 09-10-2019, 22:16   #29
Av.Ömeroğlu

 
Varsayılan

X Belediyesi tarafından kaçak inşaat nedeniyle tutulan tutanağa dayalı olarak oluşturulan yıkım ve idari para cezası içerikli Encümen Kararı'na karşı süresi içinde idari yargıda iptal davası açılıyor.Dava devam ederken aynı İdare(Belediye)bu kez de Encümen Kararı'na konu para cezası için ödeme emri düzenleyip tebliğ ediyor.Dayanak Encümen Kararı aleyhine açılan iptal davası sonuçlanmadan düzenlenen ödeme emri hukuka uygun mudur iptali istenirse sonuç ne olur?İdari para cezasını tesis eden İdarenin 'geliri genel bütçeye kaydedilmeyen'bir Belediye olması bu konuda farklılık yaratır mı?
İlgilenen herkese teşekkür ederim.
Old 11-10-2019, 16:32   #30
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ömeroğlu
Dayanak Encümen Kararı aleyhine açılan iptal davası sonuçlanmadan düzenlenen ödeme emri hukuka uygun mudur ?
Uygundur. İYUK 27.maddeye bakınız.

İdarenin ödeme emri göndermesi istenmiyorsa mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı istenmeli.

Alıntı:
İdari para cezasını tesis eden İdarenin 'geliri genel bütçeye kaydedilmeyen'bir Belediye olması bu konuda farklılık yaratır mı?
Kabahatler Kanunu'nun 17/4 maddesine göre Belediyelerde işleme devam etmek için kesinleşme aranmaz.

Kolay gelsin.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İmar kanuna aykırılıktan - para cezası - 42 maddenin iptali lawyer1316 Meslektaşların Soruları 6 07-10-2013 14:27
4081 sayılı Çİftçi Malları Korunması Hakkındaki Kanun Para Cezası oceans17 Meslektaşların Soruları 3 23-02-2009 11:05
İdari Para Cezası (Çevre Kanunu madde 20/r) Av.Cengiz Aladağ Meslektaşların Soruları 3 23-01-2009 15:36
Ltfn Acil! Dernekler kanunu madde 32 kapsamında adli para cezası avesrademr Meslektaşların Soruları 3 03-12-2008 14:11
TRT'nin bandrolsüz satış nedeniyle verdiği para cezası idari para cezası mıdır ? Selahattin Meslektaşların Soruları 20 16-01-2008 15:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08290005 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.