Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

ortaklığın giderilmesi davasını intifa hakkı sahinin açması

Yanıt
Old 15-05-2018, 16:32   #1
Av. Reyhan Şahin

 
Varsayılan ortaklığın giderilmesi davasını intifa hakkı sahinin açması

Merhabalar,
kanundan kaynaklanan intifa hakkı sahibi eşin, ortaklığın giderilmesi davası açması, tek başına intifa hakkından vazgeçtiğini gösterir mi, bu hususta bir Yargıtay kararı olduğunu zannediyorum ama bulamadım. Konu hakkında bilgisi olan meslekdaşlarımızın yardımını bekliyorum. Teşekkürler iyi çalışmalar dilerim
Old 15-05-2018, 19:34   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

1.) İntifa hakkı sahibinin ortaklığın giderilmesi davasını açabilmesi için aynı zamanda taşınmazda paydaş(mülkiyet hakkı sahibi) de olması gerekir. Salt intifa hakkı sahibi ise dava açamaz. Ancak paydaşın açtığı davada intifa hakkı sahibinin de davaya dahil edilmesi gerekir.

2.) Açılan davada intifa hakkı sahibi eşin intifa hakkı şu şekilde değerlendirilir.

a.) Kural olarak taşınmazın 14.03.1960 gün ve 1/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca intifa hakkı ile yükümlü olarak satılması gerekir.

b.) İntifa hakkı sahibi yalnız başına bu hakkının paraya çevrilmesini, taşınmazın intifasız satışını isterse, diğer paydaşların muvafakatları aranmaksızın taşınmazın intifasız satışına karar verilmesi gerekir.

c) İntifa hakkı 01.01.2002 tarihinden sonra kurulmuş ise, 4721 Sayılı TMK'nın 700. maddesi uyarınca “Bir paydaşın kendi payı üzerinde intifa hakkı kurması halinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa; satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı, buna dair paya düşecek bedel üzerinde devam eder.”

Dolayısı ile, soruda geçtiği gibi "kanundan kaynaklanan intifa hakkı sahibi eşin, ortaklığın giderilmesi davası açması, tek başına intifa hakkından vazgeçtiğini gösterir "
şeklinde bir hukuk kuralı mevcut değildir. Yalnız yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde intifa hakkı taşınmazın satışı sureti ile bedel üzerine geçebilir.

T.C.
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/15745
K. 2017/6211
T. 13.9.2017

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.2012 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2014 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkiline olan borcundan dolayı davalı ... hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5947 Sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takip sonucu davalı ...'in ölü babası ... den intikal eden ve diğer davalılarla birlikte iştirak halinde malik oldukları 455 ada 12 Sayılı parsel, 1071 Sayılı parsel, 294 Sayılı parsel ve 384 Sayılı parsel üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi, borçlu mirasçıya düşecek paranın icra dosyasına gönderilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüyle davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 455 ada 12 parsel sayılı taşınmaz, ... Mahallesi 1071 parsel sayılı taşınmaz, ... Mahallesi 294 parsel sayılı taşınmaz, ... Mahallesi 384 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüyle taşınmazların pay ve paydaş sayısına göre taksimi mümkün olmadığından bu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satışın genel arasında ve üzerindeki tüm yükümlülükleri ve muhdesatları ile birlikte açık artırma suretiyle yapılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların, davaya konu 455 ada 12 ve 1071 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- 294 ve 384 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa bu hak sahibinin davaya dahil edilmesi zorunlu olduğu gibi taşınmazın 14.03.1960 gün ve 1/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca intifa hakkı ile yükümlü olarak satılması gerekir. İntifa hakkı sahibi yalnız başına bu hakkının paraya çevrilmesini, taşınmazın intifasız satışını isterse, diğer paydaşların muvafakatları aranmaksızın taşınmazın intifasız satışına karar verilmesi gerekir.İntifa hakkı 01.01.2002 tarihinden sonra kurulmuş ise, 4721 Sayılı TMK'nın 700. maddesi uyarınca “Bir paydaşın kendi payı üzerinde intifa hakkı kurması halinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa; satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı, buna dair paya düşecek bedel üzerinde devam eder.”

Somut olaya gelince, davaya konu 384 Sayılı parselin tapu kaydından davalı ... 'e ait 8/32 oranındaki payın tamamında ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece, davaya konu 384 parsel sayılı taşınmazda lehine intifa hakkı tesis edilen ... 'ın davaya dahil edilmesi gerekir.

SONUÇ : 2-) ... 'e ait ... 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2013 tarih ve 2013/454 Esas 2013/650 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hüküm sonucunda murise ait miras toplamının 8 pay kabul edilerek denildikten sonra miras payları belirlenirken 3 payın murisin eşi 2'şerden 4 payın da murisin çocuklarına aidiyetine karar verilmek suretiyle toplamda 7 payın aidiyetine karar verildiği bu sebeple hükümde çelişki olduğu anlaşıldığından muris ... 'e ait anılan çelişkinin giderildiği mirasçılarını ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesinin dosya arasına alınması gerekir.O halde, anılan hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin davaya konu 455 ada 12 parsel ve 1071 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 27.70 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin davaya konu 294 ve 384 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 16-05-2018, 12:40   #3
Av. Reyhan Şahin

 
Varsayılan

Sorduğum konuda, sağ kalan eş 743 sayılı yasanın 444. maddesindeki 23.11.1990 tarihindeki değişiklikten önce miras hakkına sahip olduğundan intifa hakkına sahip, müvekkille birlikte mirasçı oldukları pek çok taşınmaz bulunduğu ve intifa hakkı hep sorun olduğundan bunu bertaraf edebilmenin yollarını arıyorum, ancak bahsettiğim konu tek başına kendi hissesini satması durumunda söz konusu olabilir sanırım, ortaklığın giderilmesi davasında durum net, intifa hakkı sahibi açıkça aksini istemedikçe taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü olarak satılacak.Tekrar teşekkür ederim, sizin gibi bir üstadın burada bizimle olması çok değerli. İyi çalışmalar dilerim
Old 01-06-2018, 13:11   #4
Av. Reyhan Şahin

 
Varsayılan

Merhaba, bu başlık altından olmak üzere araştırmalarıma göre, intifa hakkı sahibinin hak ve yükümlülükleri yönünden intifa hakkının yasal ya da sözleşmeye dayalı olarak kurulmuş olması açısından bir fark olmadığını düşünüyorum, aksine bir hüküm varmıdır. İlgilenen meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim
Old 02-06-2018, 17:40   #5
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

İntifa hakkı sahibin hak ve borçları TMK. 794 ve müt.maddelerinde yazılıdır.TBK m. 26'ya göre taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. Dolayısı ile kanunun izin verdiği ölçüde sözleşmelere kanuna aykırı hükümler konulabilir.

Örneğin intifa hakkı ile ilgili 794/2 m.deki " Aksine düzenleme olmadıkça bu hak sahibine konusu üzerinde tam yararlanma hakkı verir"
806 m.deki " Sözleşmede aksine hüküm yoksa...intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir" hükümleri sözleşme ile kanunun belirtilen hükümlerine aykırı hükümler konulabileceğini göstermektedir.

Bu durumda bence ; "intifa hakkı sahibinin hak ve yükümlülükleri yönünden intifa hakkının yasal ya da sözleşmeye dayalı olarak kurulmuş olması açısından bir fark olmadığını" söylememiz mümkün gibi gözükmüyor.Her durumu somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor.
Old Dün, 15:10   #6
Av. Reyhan Şahin

 
Varsayılan

Tekrar merhaba, cahilliğimi bağışlayın ama, Yargıtay İctihadı Birleştirme Kurulunun 14.03.1960 tarih 1/3 sayılı kararında belirtilen "ancak intifa hakkı sahibi muvafakat ettiği taktirde gayrımenkul intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın satılabilir ve intifa hakkı da satış bedelinden takyitli hisseye isabet eden para üzerine geçer" ibaresindeki altı çizili kısmın somut olaya nasıl uygulandığını anlamış değilim, elimizde bu yönde bir karar var, intifa hakkı sahibinin talebi ile taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın ortaklığın giderilmesi yoluyla satılarak paraya çevrildi, para satış memurluğunca, paydaşlar arasında payları oranında paylaştırıldı, intifa hakkı sahibine de diğer paydaşlar gibi payı oranında ödeme yapıldı, intifa hakkına yönelik herhangi bir ödeme yapılmadı. Bu nedenle yukarıdaki ibarenin uygulamada nasıl hayata geçirildiğini anlayamadım.şimdi intifa hakkı sahibi pay cetveline itiraz etti. ortaklığın giderilmesine ilişkin karar paylaştırmanın dosyada mevcut veraset ilamları dikkate alınarak yapılması şeklinde idi, karar da bu haliyle kesinleşmişti.
Old Bugün, 14:26   #7
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Reyhan Şahin
Tekrar merhaba, cahilliğimi bağışlayın ama, Yargıtay İctihadı Birleştirme Kurulunun 14.03.1960 tarih 1/3 sayılı kararında belirtilen "ancak intifa hakkı sahibi muvafakat ettiği taktirde gayrımenkul intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın satılabilir ve intifa hakkı da satış bedelinden takyitli hisseye isabet eden para üzerine geçer" ibaresindeki altı çizili kısmın somut olaya nasıl uygulandığını anlamış değilim, elimizde bu yönde bir karar var, intifa hakkı sahibinin talebi ile taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın ortaklığın giderilmesi yoluyla satılarak paraya çevrildi, para satış memurluğunca, paydaşlar arasında payları oranında paylaştırıldı, intifa hakkı sahibine de diğer paydaşlar gibi payı oranında ödeme yapıldı, intifa hakkına yönelik herhangi bir ödeme yapılmadı. Bu nedenle yukarıdaki ibarenin uygulamada nasıl hayata geçirildiğini anlayamadım.şimdi intifa hakkı sahibi pay cetveline itiraz etti. ortaklığın giderilmesine ilişkin karar paylaştırmanın dosyada mevcut veraset ilamları dikkate alınarak yapılması şeklinde idi, karar da bu haliyle kesinleşmişti.

Ortaklığın giderilmesi davasında, "intifa hakkı" bakımından karar oluşturulmaması büyük bir yanlışlık olmuş.İntifa hakkı ile yükümlü olarak satılmadığına göre, paraya çevrilmeliydi. Satış memuru kararda yazmayan bir hususu değerlendiremez.Sıra cetveline itiraz üzerine mahkeme zorlama bir karar vererek, "sıra cetvelinde gözetilsin" der mi? Bence dememeli ve sanki "yargılamının yenilenmesi" istenebilmeli(ezberden ilk aklıma gelen).
Old Bugün, 16:29   #8
Av. Reyhan Şahin

 
Varsayılan

Ben de aynı kanıya vardım, yargılamanın yenilenmesi gerektiğini düşündüm, gerçi ben taşınmazı satın alan diğer hissedarın vekiliyim ama zaten bu konu benim için hep muallakta kalmıştı, taşınmaz bedelinin yanısıra intifa hakkı için de bir bedel mi belirleniyor, bu bedel diğer hissedarların payından düşülüp intifa hakkı sahibine mi ödeniyor, hiç karşılaşmadığım için bunları anlamaya çalışıyorum, ben dosyaya sonradan dahil oldum, intifa hakkı sahibi taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın satışını talep ettiğini, satışın intifa hakkıyla yükümlü olmaksızın yapıldığını, daha sonra da intifa hakkının tapuda hak sahibi lehine devamıyla yetinildiğini, satış bedelinin hissedarlar adına bankaya yatırılarak faizinden yararlandırılması gerektiğini belirterek şikayette bulunmuş, bu arada satış memurunun satışı yaptıktan sonra !!! muhtemelen sözlü ikazlar nedeniyle, sulh hukuk mahkemesine görüş sorduğunu, mahkemenin de intifa hakkı ile birlikte satışında sakınca yoktur şeklinde cevap verdiğini öğrendim, olay baştan sona karışık, ben sadece ne olması gerekip de olmadığını anlamaya çalışıyorum ve bu aşamada satış memurunun işlemi yönünden mi karar yönünden mi işlem yapılması gerektiğini anlayamadım. ilginize teşekkürler
Old Bugün, 17:14   #9
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
intifa hakkı sahibi taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olmaksızın satışını talep ettiğini, satışın intifa hakkıyla yükümlü olmaksızın yapıldığını, daha sonra da intifa hakkının tapuda hak sahibi lehine devamıyla yetinildiğini, s

Burası biraz karışık geldi bana. İntifa hakkıyla birlikte satılmadı değil mi?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
kamulaştırma davası ortaklığın giderilmesi davasını bekler mi ? kanune Meslektaşların Soruları 3 11-05-2018 21:39
ortaklığın giderilmesi davasında intifa hakkı sahibinin ölümü sorunu halloween Meslektaşların Soruları 5 26-04-2016 09:18
evlilik devam ederken eşlerin birbirine karşı ortaklığın giderilmesi davası açması avukat1980 Meslektaşların Soruları 8 12-11-2012 12:22
Ortaklığın giderilmesi davasında el atmanın önlenmesi ve kal davasını bekletici mesele yapabilirmi av.alpay yıldız Meslektaşların Soruları 9 29-08-2012 12:00
Intifa Hakkı ile hisse alımı - inşaat sözleşmesi - intifa hakkı sahibinin onayı KAANKAL Meslektaşların Soruları 1 06-04-2007 12:47


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04149199 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.