Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

89/1. Haciz İhbarnamesine İtiraz Sonucunda İİK 89/4 .Maddesine göre Dava Açmak

Yanıt
Old 31-10-2011, 23:27   #1
tiryakim

 
Mutsuz 89/1. Haciz İhbarnamesine İtiraz Sonucunda İİK 89/4 .Maddesine göre Dava Açmak

Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Banka dosyamda borç miktarı çok yüksek olduğu için ve banka tarafından kredi kullananlardan ipotek alındığı için ipotekli takip yaptık bunun neticesinde ipotekli taşınmazları banka alacağa mahsuben aldı. Şu anda dosyada açık kalan miktar ise; 100.000,00 TL ' dir. Bankaya taşınmazını ipotek veren borçlulardan bir tanesinin bir taşınmazına tapudan haciz koyduk. yalnız taşınmazının yarı hissesi kendi adına diğer yarı hissesi ise eşinin adınadır.Bunun üzerine eşine 1. haciz ihbarnamesini gönderdik. 1. Haciz İhbarnamesine itiraz olmaması üzerine 2 .haciz ihbarı gönderdik ve bu haciz ihbarnamesine itiraz edildi.
---Ben İİK 89/4 e göre İcra Mahkemesine İİk 338. Maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açsam ve tazminat istesem kazanma şansım olur mu ? ( çünkü bunlar karı koca aynı ev içinde yaşıyorlar )( evlilik birliği devam ediyor )
---Bu davayı açarsam ispat külfeti bende olduğu için bu davamı nasıl ispat edebilirim ? ( Hangi tür delillerle bu dava ispat edilir ) ( karı kocanın birlikte yaşaması , karı kocanın evli olmaları ispatım açısından önemli bir ispat yöntemi olabilir mi ? )
---Bu davayı kaybettiğimizi düşünürsek karşı tarafda avukat tutarsa avukata vekalet ücretini nispi mi yoksa maktu mu öderiz ?
---Bu davaların yargılaması çok uzun sürüyor mu ?
---Bu davayı açmanın süresi nedir ?

Teşekkürler...
Old 09-11-2011, 17:33   #2
phantomagony

 
Varsayılan

İİK md 338 uyarınca gerek tazminat gerek ceza istemli davanızı, ihabrnameye yapılan itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açabilirsiniz. Tabii ki, tarafların evli olmaları ve birlikte yaşamaları salt davanızı haklı kılacak nitelikte değildir. Tazminat talebinizi mahkeme genel hükümlere göre değerlendirecektir ve burada 6100 sayılı HMK'nın genel ispat kuralları geçerli olacaktır. Ceza tertibini sağlamanız için de hakikate aykırı beyanda bulunulduğunu Mahkeme ceza yargılaması açısından kendisi şahsi kanaatını kullanacaktır. Önemli bir hatırlatma: Tazminat ve tecziye talepli açacağınız bu davayı "İcra ( Ceza ) ya da İcra ( Hukuk ) Mahkemesi'ne" şeklinde açmayınız. Doğrudan "İcra Mahkemesi Hakimliği"ne şeklinde açınız.
Saygılar
Old 09-11-2011, 17:55   #3
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan phantomagony
İİK md 338 uyarınca gerek tazminat gerek ceza istemli davanızı, ihabrnameye yapılan itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açabilirsiniz. Tabii ki, tarafların evli olmaları ve birlikte yaşamaları salt davanızı haklı kılacak nitelikte değildir. Tazminat talebinizi mahkeme genel hükümlere göre değerlendirecektir ve burada 6100 sayılı HMK'nın genel ispat kuralları geçerli olacaktır. Ceza tertibini sağlamanız için de hakikate aykırı beyanda bulunulduğunu Mahkeme ceza yargılaması açısından kendisi şahsi kanaatını kullanacaktır. Önemli bir hatırlatma: Tazminat ve tecziye talepli açacağınız bu davayı "İcra ( Ceza ) ya da İcra ( Hukuk ) Mahkemesi'ne" şeklinde açmayınız. Doğrudan "İcra Mahkemesi Hakimliği"ne şeklinde açınız.
Saygılar
Peki;
---Bu davayı açarsam ispat külfeti bende olduğu için bu davamı nasıl ispat edebilirim ? ( Hangi tür delillerle bu dava ispat edilir ) ( karı kocanın birlikte yaşaması , karı kocanın evli olmaları ispatım açısından önemli bir ispat yöntemi olabilir mi ? )
---
Bu davayı kaybettiğimizi düşünürsek karşı tarafda avukat tutarsa avukata vekalet ücretini nispi mi yoksa maktu mu öderiz ?
Old 09-11-2011, 19:00   #4
phantomagony

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Peki;
---Bu davayı açarsam ispat külfeti bende olduğu için bu davamı nasıl ispat edebilirim ? ( Hangi tür delillerle bu dava ispat edilir ) ( karı kocanın birlikte yaşaması , karı kocanın evli olmaları ispatım açısından önemli bir ispat yöntemi olabilir mi ? )
---Bu davayı kaybettiğimizi düşünürsek karşı tarafda avukat tutarsa avukata vekalet ücretini nispi mi yoksa maktu mu öderiz ?

Öncelikle dava nispi harca tabi olduğundan hükmedilecek vekalet ücreti de nispi olacaktır. Tazminat talebinizin kabul edilebilmesi için borçlunun eşinden alacağı olduğunu ispatlamanız gerekecektir. Haciz koyduğunuz taşınmazda her iki eşin hisseye sahip olması tazminat davanızı ispatlamaya yetmez ancak, taşınmazın tapu kayıtlarını dikkatlice inceleyin. Tarihini, edinme nedenini, kalan hissenin ne amaçla diğer eş üzerinde göründüğünü v.s.. Zira sizin tazminat talebinizin dayanağı taşınmazdaki diğer eşe ait hisse ile ilgili. Bence siz fazlaya dair haklarınızı saklı tutarak şimdilik olayın ceza hükümlerine yönelik kısımlarına yoğunlaşın. Hem caydırıcı olup ve kısa sürede karar çıkacağından tazminat talebinizi genel hukuk mahkemelerinde arama şansınız da bulunduğundan nispi harcı da ödememiş olur önünüzü daha net görebilirsiniz. Tazminat açısından tarafların eş olması, aralarındaki mal rejimi dahil bir çok sorunsalı beraberinde getireceğinden ceza yargılamasının sonucu beklenmeli diye düşünüyorum.
Saygılar...
Old 09-11-2011, 19:17   #5
tiryakim

 
Varsayılan

peki sadece cezalandırılması istemi ile ilgili dava açsam davayı kaybettiğimizi düşünürsek karşı tarafa yine nispi mi yoksa maktu mu vekalet ücreti öderiz. ( Tabii karşı tarafın vekili olduğunu düşünürsek )
Old 09-11-2011, 19:31   #6
phantomagony

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
peki sadece cezalandırılması istemi ile ilgili dava açsam davayı kaybettiğimizi düşünürsek karşı tarafa yine nispi mi yoksa maktu mu vekalet ücreti öderiz. ( Tabii karşı tarafın vekili olduğunu düşünürsek )

Bu durumda elbette maktu.
Old 09-11-2011, 19:34   #7
tiryakim

 
Varsayılan

Peki Üstadım İİK 89/4 e göre hiç dava açtığınız oldu mu ve davanın neticesi ne oldu ?
Old 10-11-2011, 08:39   #8
phantomagony

 
Varsayılan

Evet açtım ancak, İcra hukuk mahkemesi davanın İcra cezada açılması gerekliliğinden bahisle görev yönünden reddetti ve temyiz ettim esasa giremedik ama Yargıtay'dan olumlu bir sonuç beklemekteyim.
Old 10-11-2011, 18:58   #9
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan phantomagony
Evet açtım ancak, İcra hukuk mahkemesi davanın İcra cezada açılması gerekliliğinden bahisle görev yönünden reddetti ve temyiz ettim esasa giremedik ama Yargıtay'dan olumlu bir sonuç beklemekteyim.

Temyiz sonucunuz geldiğinde sitemize kararın tam metnini eklerseniz sevinirim.
Old 08-01-2012, 00:55   #10
aunustu

 
Varsayılan

hocam burada neden 89/4 göre dava açacaksınız anlamadım. karı koca bir taşınmaza %50 hissedarsa 89/4 dava açmanız mantıklı değil. ama 89/4 göre dava açacaksanız icra ceza mahkemesinde hem cezalandırılması için hem de tazminat için dava açmanız gerekli. görevli mahkeme icra ceza.
Old 06-10-2012, 17:02   #11
av.bal

 
Varsayılan

Peki meslektaşlarım, 89/2'ye itiraz eden 3. kişi aleyhinde 338'e göre sadece cezalandırılmasını istemek olur mu? 89/4'te kanun koyucu, "ve" ibaresini koyarak tazminat ve ceza talebi birarada istenebilir demiş ancak tazminat hakkımızdan vazgeçerek sadece 3. kişinin cezalandırılmasını isteyebilir miyiz?
Görüşlerinizi bekliyorum, saygılarımla.
Old 06-10-2012, 18:01   #12
Korayc

 
Varsayılan

Aslinda bunun tam tersini de ben sorayim yani sadece tazminat icin dava acabilir miyiz?
Old 06-10-2012, 21:21   #13
Luck

 
Varsayılan

İİK 89/4'e göre açılacak ceza ve tazminat davasının birlikte açılması şart olmayıp, sadece ceza veya sadece tazminat davası açılabileceği kabul edilmektedir. Bu husus doktrinde ve Yargıtay kararlarında benimsenmektedir. Hatta Yargıtay yeni tarihli bir kararında 89/4 e göre açılacak tazminat davasının -hükümde açıkça icra mahkemesi geçmesine rağmen- müstakil bir tazminat davası olarak genel mahkemelerde açılacağını dahi kabul etmektedir. Bu kararın numarasını hatırlamıyorum ama diğer kararın bilgilerini aşağıda sunuyorum.

Yukarıda bir de ispat husus var ki, bu konuda da davanın dayanağı haksız fiil olarak kabul edildiğinden, her türlü delille ispatı mümkün kabul edilmektedir.

Saygılar..


“Haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz eden 3. şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat eden alacaklı, 3. şahsın cezalandırılması isteğine, bu isteğin tabi tutulduğu şekil ve şartlara bağlı olmaksızın, tazminat talebini de katabilir. Bu tazminat isteği, ceza davasından ayrı olarak, müstakil bir dava konusu da yapılabilir.” HGK, 24.06.1998, 8-537/540
Old 21-06-2013, 16:45   #14
av__emrah

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım; borçlu şirketin ortaklarının sermaye borcu olup olmadığı hususunda Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderdiğimiz müzekkereye; "şirketin tasfiye halinde olduğunu, sermaye artırımından önceki sermaye borcunun ödendiğini fakat artırımdan sonra şirket ortaklarının sermaye borcu olup olmadığına sicil dosyasında rastlanmamıştır" şeklinde cevap vermişlerdir.

Bu cevabın üzerine şirket ortaklarına 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdik. Şirket ortakları herhangi bir belge sunmaksızın ve açıklama yapmaksızın, basit bir biçimde şirkete sermaye veya herhangi bir borçları olmadığını içeren bir itiraz dilekçe vermişlerdir.

89/4'e göre tetkik merciine dava açmadan evvel şirket ortaklarının sermaye borcunun olup olmadığı hususunu tam olarak nerden öğrenebilirim? Buna ilişkin nereye müzekkere yazmam gerekiyor? (Mizan yolunu deneyen var mı?)
Old 21-06-2013, 19:44   #15
olgu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av__emrah
Sayın meslektaşlarım; borçlu şirketin ortaklarının sermaye borcu olup olmadığı hususunda Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderdiğimiz müzekkereye; "şirketin tasfiye halinde olduğunu, sermaye artırımından önceki sermaye borcunun ödendiğini fakat artırımdan sonra şirket ortaklarının sermaye borcu olup olmadığına sicil dosyasında rastlanmamıştır" şeklinde cevap vermişlerdir.

Bu cevabın üzerine şirket ortaklarına 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdik. Şirket ortakları herhangi bir belge sunmaksızın ve açıklama yapmaksızın, basit bir biçimde şirkete sermaye veya herhangi bir borçları olmadığını içeren bir itiraz dilekçe vermişlerdir.

İtiraz vekil(avukat) aracılığı ile yapılmışsa ceza çıkmamakta ayrıca alttaki karara bakmanızda da fayda olacağını düşünüyorum.

Alıntı:
T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/16517
K. 2005/20224
T. 18.10.2005
• ŞİRKET ORTAKLARINA GÖNDERİLEN HACİZ İHBARNAMELERİ ( Borçlu Şirket Yönünden Ortaklar 3. Kişi Sayılamayacağından Hukuki Sonuç Doğurmadığı )
• SÜRESİZ ŞİKAYET ( Borçlu Şirket Yönünden Ortaklar 3. Kişi Sayılamayacağından Gönderilen Haciz İhbarnamelerinin Hukuki Sonuç Doğurmaması Nedeniyle )
• ŞİRKET ORTAKLARININ 3. KİŞİ SAYILAMAYACAĞI ( Borçlu Şirket Ortaklarına Gönderilen Haciz İhbarnamelerinin Hukuki Sonuç Doğurmaması Nedeniyle )
2004/m. 16, 89
ÖZET : Borçlu şirket aleyhindeki icra takibinin kesinleşmesi üzerine şirket ortaklarına haciz ihbarnameleri gönderilmiştir. Takip borçlusunun 3. kişilerdeki hak ve alacakları için haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Şirket ortakları, borçlu şirket yönünden 3. kişi sayılamaz. Bu nedenle gönderilen haciz ihbarnameleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda şikayet süreye tabi değildir.
DAVA : Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişiler vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : İcra takibinin borçlusu A. Danışmanlık İnşaat Yatırım Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi olup, adı geçen borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesi sebebiyle şirket ortakları A. ve H'ye İİK'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmiştir. Anılan maddede takip borçlusunun 3. şahıs nezdinde bulunan hak ve alacakları ile menkul mallarının haczedileceği öngörülmüştür.
Somut olayda haciz ihbarnamesi gönderilen şirket ortakları, borçlu şirket yönünden 3. kişi sayılamayacağından sözü edilen haciz ihbarnameleri sonuç doğurmaz. Yasanın emredici kuralına aykırı bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan İİK'nun 16/2 maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir. O halde, mahkemece şikayetin bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sadece tebligatın usulüne uygun olduğundan bahisle sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : 3. Kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/10552
K. 2005/13982
T. 28.6.2005
• 3. KİŞİYE GÖNDERİLEN HACİZ İHBARNAMESİ ( Şirket Ortağının Borçlu Şirket Yönünden 3.Kişi Sayılamayacağından Sözü Edilen Haciz İhbarnamesinin Sonuç Doğurmadığı - Şikayetin Süresiz Olduğu)
• ŞİRKET ORTAĞI ( Borçlu Şirket Yönünden 3.Kişi Sayılamayacağından 89/1 Haciz İhbarnamesinin Sonuç Doğurmadığı - Şikayetin Süresiz Olduğu )
• SÜRESİZ ŞİKAYET ( 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilen Şirket Ortağının Borçlu Şirket Yönünden 3.Kişi Sayılamayacağından Sözü Edilen Haciz İhbarnamesi Sonuç Doğurmaması Nedeniyle )
2004/m.16/2,89/1
ÖZET : Somut olayda 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen şirket ortağının borçlu şirket yönünden 3.kişi sayılamayacağından sözü edilen haciz ihbarnamesi sonuç doğurmaz. Bu durumda şikayet süresizdir ve kabulüne karar verilmelidir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takibinin borçlusu İnter-Mop San. ve Tic. Ltd. Şti. olup, adı geçen borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesi sebebiyle şirket ortağı Yılmaz Aldıkaçtı’ya İ.İ.K.'nun 89/1.maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmiştir.
Anılan maddede takip borçlusunun 3. şahıs nezdinde bulunan hak ve alacakları ile menkul mallarının haczedileceği öngörülmüştür. Somut olayda 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen şirket ortağı Yılmaz Aldıkaçtı borçlu şirket yönünden 3.kişi sayılamayacağından sözü edilen haciz ihbarnamesi sonuç doğurmaz. Yasanın emredici kuralına aykırı bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan İİK.nun 16/2.maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.O halde Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin süreden reddi isabetsizdir. SONUÇ : 3.Kişi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 22-06-2013, 11:36   #16
av__emrah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan olgu
İtiraz vekil(avukat) aracılığı ile yapılmışsa ceza çıkmamakta ayrıca alttaki karara bakmanızda da fayda olacağını düşünüyorum.

Sayın meslektaşım paylaşmış olduğunuz kararlar şirket ortaklarının 3.kişi sayılmayacağı yönünde kararlar.(Dosyada vekil yok, ortaklar kendileri dilekçe verdi) Ben ise yalnızca sermaye borcu açısından ihbarname gönderdim. Şirket ortakları şirkete taahhüt edip ödemedikleri sermaye borcu oranında şirket alacaklılarına karşı kendi malvarlığı ile sorumlu oluyorlar. Sorumda da belirttiğim üzere ortakların sermaye borcunu ödeyip ödemediğini nasıl öğrenebilirim onu araştırıyorum.(ticaret sicil memurluğundan sonuç çıkmadı)Şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden şirketin mizanını talep edeceğim. Mizanda ortakların sermaye borcu olup olmadığı ortaya çıkıyormuş. Eğer ortakların sermaye borcu varsa 89/4'e göre dava açmayı düşünüyorum.
Old 22-06-2013, 11:42   #17
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Peki tazminat istemli davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açabiliyormuyuz.

İcra dosyasındaki alacak miktarı davayı açarken ödenecek harçta dikkate alınıyormu?

Mahkeme tazminatı belirlerken neye göre belirliyor. Yani davada davalının (üçüncü kişi) haksız olduğu anlaşılırsa tazminat olarak borçluya olan borcumu hükmedilecek.

Bilgisi ve deneyimi olan meslektaşlarım bilgi ve deneyimini paylaşırsa sevinirim.
Old 22-06-2013, 12:01   #18
olgu

 
Varsayılan

Şirketin bilançosu dışında ortakların borcu olup olmadığını göremez/ öğrenemezsiniz.
Risk alıp ceza davasını açacaksınız. Şirket kayıtları incelenrcek itirazın aksi çıkarsa tazminat davası açabilirsiniz(zamanaşımına dikkat)

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılabilir ancak şirket kayıtlarının incelenmesi bu davada şart olduğundan belirsiz alacak davası şeklinde de açılabileceğini düşünüyorum. Hükmedilecek tazminat da 89-1 in tebliğ tarihinde mevcut alacak kadar( olmadığını beyan ettikleri borçlunun alacağı). Bu tür 2 dava takip ettim birinde vekil aracılığı ile itiraz ettiğinden ceza da beraat çıktı. Diğerinde de tebliğ tarihindeki miktarın faiz ile ödenmesine karar verildi.
Old 22-06-2013, 12:02   #19
av__emrah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Yasin Yıldız
Peki tazminat istemli davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açabiliyormuyuz.

İcra dosyasındaki alacak miktarı davayı açarken ödenecek harçta dikkate alınıyormu?

Mahkeme tazminatı belirlerken neye göre belirliyor. Yani davada davalının (üçüncü kişi) haksız olduğu anlaşılırsa tazminat olarak borçluya olan borcumu hükmedilecek.

Bilgisi ve deneyimi olan meslektaşlarım bilgi ve deneyimini paylaşırsa sevinirim.

Aşağıdaki kararlar işinize yarayabilir. İyi çalışmalar.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/5197
Karar: 2010/6449
Karar Tarihi: 08.11.2010

ÖZET: Haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddia edildiğine göre asıl borçlu E.. D... Müh. Ltd. Şti. ile üçüncü şahıs A. D. Ltd. Şirketi arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesi gereğince A.. D. Ltd. Şti'nin asıl borçlu şirkete itiraz tarihinde borcu olup olmadığı konusunda uzman elektrikçi, muhasebeci ve hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan yapılan işin miktarı, ödemeleri içeren defter, kayıt ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı inceleme yaptırılarak sonucuna göre tazminat konusunda karar verilmesi gerekir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

12.Hukuk Dairesi
Esas: 2006/19147
Karar: 2006/22468
Karar Tarihi: 28.11.2006

ÖZET: İİK'nun 89/4. maddesi hükmünde öngörülen tazminat üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanından kaynaklanan ve haksız fiile dayalı bir istektir. Tazminat miktarı 1. haciz ihbarı ile istenen miktarı aşamaz. Adı geçenin takip borçlusuna daha az borçlu olduğu tespit edilmiş ise, tazminat bu miktar kadardır. Bu durumda birinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiden yatırılması istenen borç miktarı kadar alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken sözü edilen miktarı aşacak şekilde tazminatın davalı 3. kişiden alınarak alacaklıya ödenmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.


Alıntı:
T.C. YARGITAY

12.Hukuk Dairesi
Esas: 2006/11334
Karar: 2006/14089
Karar Tarihi: 29.06.2006


YANLIŞ BEYANDA BULUNMA ÜZERİNE CEZALANDIRILMA TALEBİ - YASAL DÜZENLEME KARŞISINDA İCRA HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA İŞİN HALLEDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Yasal düzenleme karşısında icra hukuk mahkemesi sıfatıyla işin halledilmesi gerekir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu
Esas: 1998/8-537
Karar: 1998/540
Karar Tarihi: 24.06.1998


GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNAN SANIKLARIN CEZALANDIRILMASI VE TAZMİNAT DAVASI - TAZMİNAT İSTEĞİNİN CEZA DAVASINDAN AYRI OLARAK MÜSTAKİL BİR DAVA KONUSU YAPILABİLECEĞİ HUSUSU

ÖZET: Dava, gerçeğe aykırı beyanda bulanan sanıkların cezalandırlması ve tazminat istemine ilişkindir. Haciznameye göre verilen cevabın gerçeğe aykırı bulunmasından dolayı 3. kişinin cezalandırılması isteğine; bu isteğin tabi tutulduğu şekil ve şartlara bağlı olmaksızın alacaklının ayrıca tazminat talebini ve katabileceği gibi bu tazminat isteğinin ceza davasından yarık olarak müstakil bir dava konusu da yapılabileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca merciin bu yöne ilişkin direnmesi yerindedir. Ne var ki; Tetkik Merciince hükmedilen tazminat ve miktarına yönelik temyiz itirazları incelendiğinden dava dosyasının görevli Onikinci hukuk Dairesine gönderilmelidir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/9403
Karar: 2011/2160
Karar Tarihi: 26.04.2011


GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNMAK SUÇU - HACİZ İHBARNAMESİNE VERİLEN CEVABIN GERÇEĞE AYKIRI OLDUĞU İDDİASI İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN CEZALANDIRILMASI İSTEĞİ - CEZANIN KİŞİSELLİĞİ PRENSİBİ - TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN DAVANIN GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/9150
Karar: 2011/365
Karar Tarihi: 31.01.2011


GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNMAK SUÇU - HACİZ İHBARNAMESİNE VERİLEN CEVABIN GERÇEĞE AYKIRI OLDUĞU İDDİASI - TAZMİNAT VE CEZALANDIRILMA İSTEMİYLE BİRLİKTE AÇILAN DAVALARA CEZA MAHKEMESİ SIFATIYLA BAKILACAĞI

ÖZET: Haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Ancak tazminat ve cezalandırılma istemiyle birlikte açılan davalara ceza mahkemesi sıfatıyla bakılacağı gözetilmeksizin hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilerek karar verilmesi isabetsizdir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2007/3366
Karar: 2007/5249
Karar Tarihi: 25.12.2007


GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNMAK SUÇU - ŞİKAYET DİLEKÇESİNDE BORÇLU TÜZEL KİŞİLİĞİ TEMSİL EDEN YETKİLİNİN İSMİNİN BELİRTİLMEDİĞİ - TÜZEL KİŞİLİĞİN ŞİKAYETİ - ŞİKAYET DİLEKÇESİNDE GÖSTERİLMEYEN KİŞİLERİN CEZALANDIRILAMAYACAĞI - DAVANIN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde borçlu tüzel kişiliği temsil eden yetkilisinin ismini belirtmediği, tüzel kişiliğin şikayeti ile şikayet dilekçesinde gösterilmeyen kişilerin araştırılmasına ve cezalandırılmasına yasal imkan bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Alıntı:
T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/3032
Karar: 2010/5246
Karar Tarihi: 20.09.2010


GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNMAK SUÇU - HACİZ İHBARNAMESİNE VERİLEN CEVABIN GERÇEĞE AYKIRI OLDUĞU İDDİASI - EYLEMİN VE SUÇUN NE OLDUĞU - TAZMİNAT İSTEMİ YÖNÜNDEN DAVANIN GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Ceza verilememesi hali tazminata hükmedilmesinden bağımsız bir konudur ve tazminat yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gözetilmeksizin, tazminat talebinin icra hukuk mahkemesi esas defterine kaydedilmesine karar verilmesi isabetsizdir.
Old 22-06-2013, 12:41   #20
av__emrah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan olgu
Şirketin bilançosu dışında ortakların borcu olup olmadığını göremez/ öğrenemezsiniz.
Risk alıp ceza davasını açacaksınız. Şirket kayıtları incelenrcek itirazın aksi çıkarsa tazminat davası açabilirsiniz(zamanaşımına dikkat)

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılabilir ancak şirket kayıtlarının incelenmesi bu davada şart olduğundan belirsiz alacak davası şeklinde de açılabileceğini düşünüyorum. Hükmedilecek tazminat da 89-1 in tebliğ tarihinde mevcut alacak kadar( olmadığını beyan ettikleri borçlunun alacağı). Bu tür 2 dava takip ettim birinde vekil aracılığı ile itiraz ettiğinden ceza da beraat çıktı. Diğerinde de tebliğ tarihindeki miktarın faiz ile ödenmesine karar verildi.

Sayın meslektaşım haklısınız bende riski sıfırlamak istiyorumdosyaya vergi dairesinden borçlu şirketin mizanının istenmesi için talep açacağım. İcra müdürünün itiraz edeceğini sanmıyorum, müzekkereyi yazacaktır. Eğer vergi dairesi mizanı gönderirse sıkıntı kalmıyor çünkü mizanda tüm bilgiler zaten mevcutmuş.(Açıkçası bunu bilmiyordum, muhasebeci bir arkadaşımdan yardım aldım) Bakalım sonuç ne olacak. Sorunu dava açmadan, bu şekilde çözmeyi düşünüyorum.
Old 22-06-2013, 12:49   #21
olgu

 
Varsayılan

eğer şirkete borcu %10 dan fazlaysa bilançonun dipnotunda borcu olan ortağın adıgözüküyormuş (35 yıllık bir muahasebeciden öğrendim) ama şunu da ekledi eğer şirket kayıtları doğru ve usule uygun tutuyorsa.

%10 dan az ise yada usule uygun tutmuyorsa ortakların şirkete olan borcu diye genel bir ibare yer alıyoruş.

Vergi dairesinden isteyin kaybınız olmaz ama ceza zamanaşımının 3 ay olduğu unutmayın, vergi dairesinin cevabı geç gelebilir.
Old 22-06-2013, 12:56   #22
av__emrah

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan olgu
eğer şirkete borcu %10 dan fazlaysa bilançonun dipnotunda borcu olan ortağın adıgözüküyormuş (35 yıllık bir muahasebeciden öğrendim) ama şunu da ekledi eğer şirket kayıtları doğru ve usule uygun tutuyorsa.

%10 dan az ise yada usule uygun tutmuyorsa ortakların şirkete olan borcu diye genel bir ibare yer alıyoruş.

Vergi dairesinden isteyin kaybınız olmaz ama ceza zamanaşımının 3 ay olduğu unutmayın, vergi dairesinin cevabı geç gelebilir.

Yazmış olduğunuz bilgileri yeni öğrendim, teşekkür ederim. Müzekkereyi bizzat elden takipli olarak ben takip etmeyi düşünüyorum.
Old 05-10-2018, 19:52   #23
Av. Umare Atasoy

 
Varsayılan 89/4 davasını kazandıktan sonra yeni takip mi açılmalı?

89/4 tazminat davasını kazandıktan sonra, 89/1'e itirazından dolayı 3. şahıs için durmuş mevcut icra dosyası üzerinden mi alacağı tahsil edeceğiz, yoksa yeni takip mi açmamız lazım?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Haciz İhbarnamesine itiraz Av.Ali GÖKBAYRAK Meslektaşların Soruları 8 25-03-2011 08:52
haciz mi iflas mı yoksa dava açmak mı üye14072 Meslektaşların Soruları 3 03-03-2010 17:08
Haciz İhbarnamesine İtiraz Davası? solaris1981 Meslektaşların Soruları 2 09-12-2009 11:57
Vergi Dairesi Haciz İhbarnamesine İtiraz Usulü Adalet34 Meslektaşların Soruları 2 11-09-2009 13:34
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz ve Sıra Cetveli. av.özgekaya Meslektaşların Soruları 3 18-03-2008 23:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06193495 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.