Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

sadece kefilin imzasını taşıyan senedin durumu

Yanıt
Old 08-02-2010, 15:43   #1
didem kunal

 
Varsayılan sadece kefilin imzasını taşıyan senedin durumu

Elimde bir senet mevcut. Bu senette borçlusu anne kefili de oğlu olmak üzere iki kişinin borçlandırıldığı bir senet. Ancak şöyle bir sorun var ki senette sadece kefilin imzası var ve senedin arkasında asıl borçlu annenin şirket kaşesi var ancak yine imzası yok.

Bu halde elimdeki bu senet kambiyo senedi vasfına haiz olmamakla birlikte ilamsız icraya kefil yönünden koyabilir miyim? Yoksa menfi tespit davası mı aşmalıyım? Ya da yanlış yoldamıyım?

Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok teşekkürederim.
Old 10-02-2010, 09:15   #2
themis01

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/14381

K. 2003/18183

T. 23.9.2003

• SENET ( Takibe Konu Senette Düzenleyenin İmzasının Bulunmasının Gerekmesi )

• İMZA ( Takibe Konu Senette Düzenleyenin İmzasının Bulunmasının Gerekmesi )

• KEFALET ( İmzası Olmadığından Sorumlu Görülmeyen Senedi Düzenleyen Kişiye Karşı Kefalet veya Aval Durumunun Geçersiz Olması )

• AVAL ( İmzası Olmadığından Sorumlu Görülmeyen Senedi Düzenleyen Kişiye Karşı Kefalet veya Aval Durumunun Geçersiz Olması )

• MÜTESELSİL BORÇLULUK ( Senedi Düzenleyenin İmzasının Olmadığı Senedi Kefilin Müteselsil Borçlu Sıfatı ile İmzalamamasından Dolayı Kefilin Sorumluluğun Olmaması )

• KEFİLİN SORUMLULUĞU ( Senedi Düzenleyenin İmzasının Olmadığı Senedi Kefilin Müteselsil Borçlu Sıfatı ile İmzalamamasından Dolayı Kefilin Sorumluluğun Olmaması )

6762/m.688/7


ÖZET: Takibe konu senette düzenleyenin imzası olmalıdır. İmzası yoksa sorumlu görülmeyen bu kişi için kefalet veya aval durumu geçersiz olacağından, kefil konumundaki borçludan senet bedeli tahsil edilemeyeceğine ve senet müteselsil borçlu sıfatı ile imzalanmadığına göre, kefilin imzasının bulunması sonuca etkili değildir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı ve borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR : 1 ) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin ve borçlu Ceml vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2 ) Borçlu kefil Kemal vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde :
Takip dayanağı senette keşideci Cem olarak gösterilmiş olup diğer muteriz borçlu Kemal kefil konumunda bulunmaktadır. Mercii Hakimliğinin de kabul ettiği gibi senette sadece kefil borçlunun imzası olup keşidecinin imzası bulunmamaktadır. TTK.nun 688/7. maddesine göre senette tanzim edenin imzasının bulunması gerekir. Keşidecinin imzasının bulunmaması halinde sorumlu görülmeyen bu kişi için kefalet veya aval durumu geçersiz olacağından kefil konumunda bulunan borçludan senet bedeli talep edilemez. Müteselsil borçlu sıfatı ile senet imzalanmadığından kefilin imzasının bulunması duruma etkili değildir. Mercice bu nedenle muteriz borçlu Kemal'in itirazının kabulü ile onun yönünden de takibin iptaline karar verilmek gerekirken anılan hususun göz ardı edilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu Kemal vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle borçlu Kemal yararına İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 23.09.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 12-02-2010, 09:40   #3
didem kunal

 
Varsayılan

Evet.Bu kararı daha sonra ben de bulabildim.Emeğinize yardımınıza çok teşekkürederim ancak bu noktadan sonra ne yapmam gerektiği hususunda beni bilgilenmdirebilirmisiniz? Ellimdeki senet icra yolu ile takibi yapılamayacak.Ancak ortada bir alacak var.Bunun tahsili nasıl sağlanabilecek?
Old 12-02-2010, 10:34   #4
themis01

 
Varsayılan

Elinizdeki senet kambiyo senedi niteliği taşımasa dahi borcun varlığı konusunda HUMK 292 anlamında yazılı delil başlangıcı teşkil eder ki bu durumda senetle ispat kuralının bir istisnası olarak alacağınızın varlığını ispatlamak üzere tanık dinletmeniz de mümkündür. Kanaatimce yapılması gereken elinizdeki adi senede dayanarak genel hükümler uyarınca alacak davası açmak olmalıdır.
Old 12-02-2010, 10:44   #5
themis01

 
Varsayılan

Yine keşideci aleyhine ilamsız icra takibi başlatmak da bir yol olarak görülebilir. Bu halde keşideci tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine açacağınız itirazın iptali davasında da alacağın varlığı bakımından HUMK 292 gereği elinizdeki adi senede dayanarak ispat kolaylığı sağlamanızın mümkün olduğunu düşünüyorum.
Old 12-02-2010, 10:53   #6
themis01

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2001/437
K. 2001/931
T. 1.2.2001
• İTİRAZIN İPTALİ ( Tanzim Tarihi Bulunmayan Bonoya Dayanılarak Yapılan İlamsız İcra Takibine Vaki İtirazın İptali İstemi )
• YAZILI DELİL BAŞLANGICI ( Bono Niteliği Taşımayan Belge Adi Yazılı Belge Niteliğinde Olup Yazılı Delil Başlangıcı Sayıldığından Tanık Dinlenebilmesi )
• SENETLE İSPAT ZORUNLULUĞUNUN İSTİSNASI ( Davalı Tarafından Yazılı Delil Başlangıcı Sayılan Belge Sunulması Halinde Davalının Tanık Dinletebilmesi )
2004/m.67
1086/m.292,356
6762/m.689
ÖZET : Bono şeklinde düzenlenmekle beraber yasal unsurlarından biri olan tanzim tarihi noksan olduğu için bono niteliği taşımayan belgeye doğrudan doğruya dayanılarak alacağın varlığı hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Davanın dayanağını oluşturan delil, adi yazılı belge niteliğinde olup, davalı tarafından verilmiş bulunduğundan ötürü HUMK.nun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı sayılır. Bu da anılan temel borç ilişkisinin ispatı yolunda tanık dinleme olanağı sağlar.

O halde davacı tarafın temel borç ilişkisinin ispatı konusunda göstereceği deliller toplanıp hepsi birlikte değerlendirilerek ( dava dilekçesinde sair deliller denilerek yemin deliline de dayanılmakla gerektiğinde davacı tarafın yemin teklif hakkı da hatırlatılarak ) sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde 156.000.000 lira alacağa vaki itirazın iptali, %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davada, 156.000.000 lira alacak için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiş, davacı bono niteliği taşımayan senedin ciro yolu ile de devir edilemeyeceği ve takip yapılamayacağı nedeniyle davanın reddini savunmuş, mahkemece davacının alacağını İbrahim Aslan'a devir etmesinden sonra davalıya müracaat hakkı kalmadığından bahisle dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı tanzim tarihi bulunmayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfı taşımayan senedin alacaklısı, davalı ise borçlusudur.

Davacının senedi ciro ettiği 3. şahıs İbrahim Aslan'ın senet borçlusu davalı Yaşar Demir aleyhine açtığı itirazın iptali davası kambiyo senedi niteliği taşımayan senette cironun geçersiz olması ve İbrahim Aslan'ın senet alacaklısı bulunmaması nedeniyle red edilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Bono şeklinde düzenlenmekle beraber yasal unsurlarından biri olan ( tanzim tarihi ) noksan olduğu için bono niteliği taşımayan belgeye doğrudan doğruya dayanılarak alacağın varlığı hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Davanın dayanağını oluşturan delil, adi yazılı belge niteliğinde olup, davalı tarafından verilmiş bulunduğundan ötürü HUMK.nun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı sayılır. Bu da anılan temel borç ilişkisinin ispatı yolunda tanık dinleme olanağı sağlar.

O halde davacı tarafın temel borç ilişkisinin ispatı konusunda göstereceği deliller toplanıp hepsi birlikte değerlendirilerek ( dava dilekçesinde sair deliller denilerek yemin deliline de dayanılmakla gerektiğinde davacı tarafın yemin teklif hakkı da hatırlatılarak ) sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 1.2.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 18-02-2010, 22:38   #7
didem kunal

 
Varsayılan

icra takibi ya da alacak davasını kefile yönelteceğim borçluyu olay dışınd amı bırakacağım? şöyle bir ayrıntı da var olayda. borçlu ile kefil anne oğul olmakla aynı ltd şti nin annesi sahibi olup tüm malların yönetimini verdiği veklaet ile oğluna devretmiştir. bu sebeple senette borçlunun ismi yazmaısna rağmen sadece lefil olan oğlu imza atmıştır. Bunun bir yardımı olur mu ispat açısından? Bu sebeple soruyorum davayı ya da icra takibinde husumeti her ikisine demi yoksa sadece kefile mi yönelteceğim?
Old 23-08-2012, 13:25   #8
üye25928

 
Varsayılan

Saygıdeğer Didem Kunal;

Çekte kefil diye bir müessese Türk Ticaret Hukuku açısından mümkün değildir. Burada Kefaret olmadığı için, kafanızın karışması normal. Hülasa buradaki sorun için herhangi bir Kıymetli Evrak kitabından "Aval" kısmını okumak sizin sorununuzu fazlasıyla çözecektir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
tarim kredi koop. borçları kefilin durumu... erdal düzgün Meslektaşların Soruları 1 25-02-2010 16:38
belirsiz süreli kira sözleşmesine dönen kira akdinde kefilin durumu Av. Emine ŞEKER Meslektaşların Soruları 5 09-12-2009 15:34
Temlik alınan icra dosyasında kefilin durumu... Av.Nuri Keserci Meslektaşların Soruları 0 08-10-2008 11:49
Kira kontratında kefilin durumu ? avangardea Meslektaşların Soruları 3 18-06-2008 09:25


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03921604 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.