Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Murisin Bankadaki Parasının Çekilmesi

Yanıt
Old 13-05-2015, 16:46   #31
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Dijle Durgunlu
Merhaba....
doğru mu anladım emin olmak istiyorum.Açılacak bu davada,davalı banka mı? Ve eğer öyleyse bankanın merkez yada ilgili şubesinin olduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi mi yetkili?

Davalı: Banka, Mahkeme:Şubenin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi.
Old 06-06-2016, 12:11   #32
Av.AEU

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Davalı: Banka, Mahkeme:Şubenin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi.

Merhabalar,

Bu davada banka niçin "davalı" olsun ki?
Bence davalı tarafta sadece diğer yasal mirasçılar olmalı. Zaten TMK 644 de "diğer mirasçılara" yapılacak bir çağrıdan bahsediyor. Dava sonunda elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürüldüğünde ve buna ilişkin mahkeme kararı bankaya ibraz edildiğinde banka, her bi miraçıya yasal miras payı oranında ödeme yapmak zorunda. Banka buna rağmen ödeme yapmazsa işte ancak o zaman davalı olabilir diye düşünüyorum.

Nasıl ki ortaklığın giderilmesi davası diğer paydaşlara yöneltiliyorsa, ortaklığın giderilmesi mertebesine ulaşmayan ve fakat belirli bir mal üzerindeki mülkiyet türünün değiştirilmesini amaçlayan bu dava da diğer paydaşlara (yasal mirasçılara) karşı ikame edilmedilir.

Bankaya karşı açılan olası bir davanın "husumet yokluğundan" reddedileceğini düşünüyorum.

Saygılarımla.
Old 06-06-2016, 12:31   #33
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.AEU
Merhabalar,

Bu davada banka niçin "davalı" olsun ki?
Bence davalı tarafta sadece diğer yasal mirasçılar olmalı. Zaten TMK 644 de "diğer mirasçılara" yapılacak bir çağrıdan bahsediyor. Dava sonunda elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürüldüğünde ve buna ilişkin mahkeme kararı bankaya ibraz edildiğinde banka, her bi miraçıya yasal miras payı oranında ödeme yapmak zorunda. Banka buna rağmen ödeme yapmazsa işte ancak o zaman davalı olabilir diye düşünüyorum.

Nasıl ki ortaklığın giderilmesi davası diğer paydaşlara yöneltiliyorsa, ortaklığın giderilmesi mertebesine ulaşmayan ve fakat belirli bir mal üzerindeki mülkiyet türünün değiştirilmesini amaçlayan bu dava da diğer paydaşlara (yasal mirasçılara) karşı ikame edilmedilir.

Bankaya karşı açılan olası bir davanın "husumet yokluğundan" reddedileceğini düşünüyorum.

Saygılarımla.

Merhaba,

Önceki mesajlarıma bakınca, "bankanın pasif husumeti" ile ilgili bir şey yazmamışım. Alıntısını yaptığınız mesajda banka yer alıyor. Acele ile yapılmış bir hata. Düzeltme fırsatı verdiğiniz için teşekkürler. Oysa önceki mesajlarımda takip ettiğim davalardan söz etmişim. Şu anda da karara çıkmış ama henüz kesinleşmemiş "mevduattaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi" davası var ve taraf ABD'deki diğer mirasçı. Yine derdest olan bir davada taraflar mirasçı ve konu taşınmazdaki "elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi" davasıdır.
Old 06-06-2016, 12:42   #34
Av.AEU

 
Varsayılan

Belirsizliği giderdiğiniz için teşekkürler üstat
İyi çalışmalar dilerim,saygılarımla.
Old 06-06-2016, 17:36   #35
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

İyi de tarla mı, arsa mı, yoksa 10 katlı bina mı ?..
Menkul mal olan para Bankada, Veraset ilâmı ve mirasçıların adı ve hisseleri ortada..
Vasiyetname varsa, (istisnai durum) sonradan biri birlerine rücû ederler.
Başımdan da çok geçti ve fakat uygulamayı içime sindirmiyorum.. Bir noktada, mirasçılardan biri veya bir kaçının zorunlu ihtiyacı da olabilir. Muris, bu parayı böyle beklesin, uzasın diye mi bırakmış?
Saygılarımla...
Old 26-12-2016, 16:08   #36
selinSSS

 
Varsayılan

Sayın Av. Suat Ergin , düzeltme mesajı da benim içi net olmadı

Husumet bankaya yöneltilmiyor, davalılar diğer tüm mirasçılar oluyor değil mi?


Banka aleyhine açılan davalarda iştirak halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevirilmesi gereğinden red talebinin iptaline dair husumet yöneltilen davalar ..

Bir de Harca tabi değer olarak mirasbırakanın bankadaki parası üzerinden mi harç ödemeliyiz, yoksa dava açılışında başvuru harcı yeteli mi?


Nitekim yüksek meblağlarda yüksek harç çıkacak
Old 28-12-2016, 15:14   #37
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan selinSSS
Sayın Av. Suat Ergin , düzeltme mesajı da benim içi net olmadı

Husumet bankaya yöneltilmiyor, davalılar diğer tüm mirasçılar oluyor değil mi?


:

Doğru anlamışsınız.

Alıntı:
Banka aleyhine açılan davalarda iştirak halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevirilmesi gereğinden red talebinin iptaline dair husumet yöneltilen davalar ..



Cümlenizin sonunu anlamadım ama banka aleyhine dava açılmamalı.

Alıntı:
Bir de Harca tabi değer olarak mirasbırakanın bankadaki parası üzerinden mi harç ödemeliyiz, yoksa dava açılışında başvuru harcı yeteli mi?

Harç maktudur, miktar önemli değil.
Old 30-12-2016, 15:29   #38
primavera

 
Varsayılan

Merhaba,

Meslektaşlarında belirttiği üzere bu konuda farklı uygulamalar bulunmaktadır. Halihazırda bir tereke davası devam ediyor ise bu Mahkeme den de talep edebilirsiniz. Tereke hakimliğinin böyle bir zorunluluğu yok ama bazıları tereke hesabına yatırılan bu parayı payları oranında mirasçı hesaplarına aktarıyor. İyi yıllar.
Old 05-01-2017, 20:20   #39
Av.Figen Koç

 
Varsayılan

Arkadaşlar dava ile uğraşmak yerine banka ile uğraşırsanız veraset ilamı doğrultusunda parayı çekebiliyorsunuz. Nitekim bazı arkadaşlar bu yolla parayı almışlar. Biz de epey uğraş sonucu %20 vergi depo edilerek kalan kısmı almıştık.
Old 06-01-2017, 13:25   #40
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Figen Koç
Arkadaşlar dava ile uğraşmak yerine banka ile uğraşırsanız veraset ilamı doğrultusunda parayı çekebiliyorsunuz. Nitekim bazı arkadaşlar bu yolla parayı almışlar. Biz de epey uğraş sonucu %20 vergi depo edilerek kalan kısmı almıştık.

Bankaların uygulamaları farklı maalesef. Siz hangi bankadan alabildiniz. Akbank vermez, misal.
Old 28-08-2018, 11:41   #41
Av.Onur Tunga

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2006/19-552 K. 2006/589 T. 27.9.2006

DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.11.2004 gün ve 2004/422 E., 750 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2005 gün ve 2005/903 E., 10610 K. sayılı ilamı ile;

( ... Davacı vekili, müvekkilinin miras bırakanı S.' nin davalı bankada bulunan vadesiz hesabından hissesine düşen paranın ödenmesi için davalı bankaya müracaat ettiğini, miras hisselerinin ödenmemesi üzerine, İcra takibi başlattıklarını ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, istenen paranın iştirak halinde mülkiyet esasına tabi bir miras hissesi olduğunu, tüm mirasçıların bankaya birlikte başvurmaları ya da iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın konusunun misli eşyadan sayılan para olup veraset ilamına göre payın bölünebilir olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 4.279.631.834.-TL'lik kısmının iptali ile bu kısma takip tarihi olan 16.06.2004 tarihinden itibaren % 15 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 4.279.631.834.-TL üzerinden devamına, kabul edilen miktar üzerinden İİK.nun 67. maddesi uyarınca hesaplanan 1.711.854.734.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, muris S.'nin ölümü üzerine mirasçılarından sadece davacı ve iki çocuğu tarafından veraset ilamı ibraz edilerek, miras bırakana ait bankadaki paranın kendi paylarına ilişkin kısmının ödenmesi istemine ilişkindir.

Miras bırakanın davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyaya sunulan veraset ilamından anlaşılmaktadır. TMK. 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür. TMK.'nun 701/2. maddesinde ise "elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa ait malların tamamına yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, miras bırakanın davalı banka nezdindeki mevduat hesabının paylaştırılması konusunda tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması yahut TMK.'nun 644. maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekmektedir.

Açıklanan koşullardan hiçbiri somut olayda gerçekleşmediğinden, miras bırakanın bir kısım mirasçılarını teşkil eden davacı tarafın terekeye dahil mevduat hesabından kendi mirasçılık paylarını talep yönünden aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Davacı vekili, davacının murisi S.'den kalan davalı bankada bulunan 10.699.079.586.-TL paradan veraset belgesine göre kendisine ve velayeti altındaki çocuklarına düşen payların ödenmesi için başvurduğunu; ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiğini, davalı bankanın itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi miras hissesinin ödenemeyeceğini, davanın reddini cevaben bildirmiş; mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm özel dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, iştirak halinde mülkiyet ( elbirliği ortaklığı )hükümlerine tabi olan davalı bankadaki paranın, tüm mirasçıların başvurusu olmadan, bir kısım pay sahibi davacılara, paylarına tekabül eden oranda ödenip ödenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Muris S.'nin, davalı banka nezdinde parası bulunduğu, geriye davacı dışında, dava dışı kişileri mirasçı olarak bıraktığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

TMK. 599. maddesi uyarınca miras, murisin ölümü ile mirasçılarına geçer. TMK. 640. maddesinde "Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler" hükmü yer almıştır.

TMK'nun 701/2. maddesinde ise "Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş paylan olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır" denilmektedir.

Bu hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke paylan ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir.

Bu durumda, tüm mirasçıların birlikte bankaya müracaat ederek ödeme talebinde bulunmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri ya da miras ortaklığına temsilci atanması; TMK.'nun 644. maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Aksi halde; ileride çıkacak bir anlaşmazlıkta davalı bankanın sorumluluğu söz konusu olabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.1986 tarih ve 1985/11-820 E., 1986/1177 K. sayılı kararı da; yukarıda açıklanan hukuki görüşleri doğrulamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 27.09.2006 gününde yapılan 2. görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
icra dosyasından para çekilmesi zamanaşımını keser mi? Kibitzer Meslektaşların Soruları 7 24-07-2013 11:38
bankadaki mevduatın on yıllık zamanaşımına uğraması nedeniyle fona devri gunermeric Meslektaşların Soruları 4 12-05-2012 19:43
Bankanın Tutumu Hukuki Midir? Genel Vekaletname İle Murisin Parası Çekilebilir Mi? Av.Suat Ergin Meslektaşların Soruları 17 03-07-2009 12:36
vekaletnamede yetki olmamasına rağmen para çekilmesi halinde bankanın sorumluluğu minerva Hukuk Soruları Arşivi 2 31-08-2006 17:17


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05152202 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.