Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

THS Mesleki Hukuk Rehberi / (Elimizin Altında Olması Gereken Faydalı Hukuk Bilgileri)

Yanıt
Old 07-01-2010, 21:27   #61
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Bu tür dökümanı bankalar bile zor derleyip toparlıyor. Bir şikayet davasında 2 bankadan istedik bankalar becerip de gönderene kadar dava 1,5 yıl sürdü. Biz ancak bu tip davalarda ilgili dönem için gönderdikleri faiz oranlarını dosyadan fotokopi alıp onları tarayarak yapabiliriz ama yazılar çok küçük punto olduğundan o da çok mümkün olmuyor. Bu nedenle bence en sağlamı Ziraat Bankası oranları hem fiilen uygulanan faiz olması bakımından şikayete uğrama riskiniz yok hem de bankanın piyasadaki bankalardan faiz yönünden aşağı kalır yanı yok. (Gerçi şu anki oranı 7,75 ama ben yakında yasal faizi de %4 , %5 gibi bir orana düşürmelerini bekliyorum.
Old 01-03-2010, 21:26   #62
Av.Meryem Kaya

 
Varsayılan

Kıdem tazminatı hesabında yargıtay kararlarına İş aktinin feshi tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankaların fiilen uyguladığı en yüksek mevduat faizi oranı arandığı için ben en azından bu konuda Ziraat Bankası internet sitesinden bu hususları içeren bilgi edinme başvurusu yapıyorum.Bir iki günde cevabı geliyor.Karara uygun takip yapma imkanı oluyor böylece.
Old 01-03-2010, 23:11   #63
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. Kaya,
Yukarıdaki mesajımda Ziraat Bankası kelimelerinin üzerine tıklarsanız. Bankanın faiz oranlarını excell tablosu olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Old 01-03-2010, 23:47   #64
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Mevduat faizi

Öncelikle merhaba;

Okuduğum bir karardan anımsadığım kadarı ile Yargıtay M.B. den sorulan en yüksek mevduat faizi oaranlarına itibar etmiyor, ilgili dönemler için iddia sahibinin (davacının) göstereceği bankalardan mevduat faiz oranlarının sorulması gerektiğini belirtiyordu.

Bu durumda ne M.B. faiz oranları ne de Z.B. faiz oranları kıstas olamayacaktır. Yukarıda bir arkadaşımızın ifade ettiği gibi Halk Bankası internet üzerinden açılan vadeli mevduat hesaplarına %8,75 faiz uygulamaktadır. Bu oran diğer bankalarda değişmektedir.

Konunun diğer ilginç yanı bu oran; yatırdığınız paranın miktarına ve pazarlık gücünüze göre de değişmektedir. Bu oranlar açıklanmayan oranlardır.

Böyle bir düzenleme karşısında gerçeğe ulaşmak zorlaşmaktadır. En iyisi bankaların o döneme ait vedeli mevduat hesap cüzdanlarını toplayıp işinize geleni kullanmak olacaktır. Güldüğünüzü tahmin edebiliyorum ama böyle.

Saygılar.
Old 02-03-2010, 07:35   #65
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Sn. Erdoğan,
Verdiğim linkteki oranlar fiilen uygulanan faiz oranlarını göstermektedir. Merkez Bankasının açıkladığı "Bankalarca Uygulanacağı Bildirilen En Yüksek Faiz Oranları" ile bir ilgisi yoktur. Mahkemelerce kullanılmakta ve verilen hükümlere esas alınmaktadır.

Saygılarımla
Old 02-03-2010, 11:41   #66
Av.Meryem Kaya

 
Varsayılan

Sn.Doğanel,
Bir Hukuk Genel Kurulu kararında hakkın doğumu tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde faiz oranlarının belirlenmesi gerektiği belirtildiği ve takibime bu hususta itiraz olmaması açısından Ziraat Bankasından olaya uygun somut cevabı da içeren verileri alıp takipte kullandığım için bu seçtiğim yolu paylaşmak istedim.Sizin belirttiğiniz siteden de temin edileceği konusunda bir itirazım yoktur.Anılan HGK kararı ile 11.Hukuk Dairesinin kararlarını ekliyorum.
Saygılarımla.
T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2006/12-594

K: 2006/534

T: 20.09.2006

FAİZ
Özet: Takip dayanağı ilâmın hüküm fıkrasında, "4857 sayılı Yasanın 34. maddesi doğrultusunda yasal en yüksek mevduat faizi" ibaresi yer aldığı için, takibe konu ilâm gere*ğince hükmedilen alacağa uygulanacak yasal en yüksek mevduat faizinin belirlenmesi gerekmektedir. Ülkenin ekonomik gerekleri ve faize ilişkin tüm yasal düzenlemeler göz önüne alındığında; hükmedilen alacağa uygulanacak faizin belirlenmesinde kural olarak "hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan yasal en yüksek mevduat faiz oranının taraflarca belirlenerek bildirilen banka*lardan sorulması "yöntemi kabul edilmektedir. Bu kurala göre; mahkeme, tarafların bildirdikleri banka*lardan, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranını sormalı ve oluşacak sonuca göre bir karar vermelidir.



4857 s. İŞ KANUNU [Madde 34]
Taraflar arasındaki "icra emrinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Kartal Üçüncü İcra Mahkemesi)'nce "istemin kısmen kabulüne" dair verilen 09.06.2005 gün ve 2005/91-327 sayılı kararın incelenmesi borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onikinci Hukuk Dairesinin 25.10.2005 gün ve 2005/16553-20781 sayılı ilâmı ile; ("...Takibe dayanak ilâmda, hükmedilen izin ücreti alacağına dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, T.C Merkez Bankası'nın bildirimine göre hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak itirazın kısmen kabul edildiği görülmektedir. Dosyada bulunan merkez bankası cevabı kamu bankalarının uyguladığı en yüksek mevduat faizi oranları olmayıp, bankalarca uygulanan âzami faiz oranlarıdır.

Takibe konu ilâm gereğince hükmedilen izin ücretine uygulanacak en yüksek mevduat faizi kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi olup, mahkemece birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcında, 1 yıllık vadeli mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının adı geçen bankalardan sorulup tespitinden sonra, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının yeniden bilirkişiden rapor alınarak hesaplattırılması gerekirken kamu bankalarının fiili uygulamalarını göstermeyen merkez bankası yazısındaki azami faiz oranlarını belirtilen genel nitelikteki beyanları içeren cevaba göre oluşturulan bilirkişi raporuna göre sonuca gidilmesi isabetsizdir...") gerek*çesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Borçlu vekili

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görü*şüldü:

İstek, icra emrinin iptaline ilişkindir.



İlama dayalı takip söz konusu olup; borçlu tarafından icra emrine "faiz yönünden" itiraz edilerek, iptali istenmiştir.

Takip dayanağı ilâmda "Davanın kısmen kabulü ile; 10.764.164.594.- TL izin ücreti alacağının 10.11.2003 dava tarihinden itibaren 4857 sayılı Yasa'nın 34. maddesi doğrultusunda yasal en yüksek mevduat faizi ... ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair isteklerin reddine" karar verilmiştir.

Mahkemece, Merkez Bankasıyla yapılan yazışmayı esas alan bilirkişi raporuna dayanılarak kısmen kabule karar verilmiştir.

Özel Daire; borçlu vekilinin temyiz istemini kabulle, bu hesap tarzını yerinde görmeyerek kamu bankalarınca uygulanan faiz değerlerinin esas alınması gereğine işaretle, hükmü bozmuştur.

Mahkeme, bu bozma kararından sonra Özel Dairenin görüş değiş*tirdiğini ifadeyle ve ilk kararında yer alan gerekçelerle direnme kararı ver*miştir.

Hükmü temyize şikayetçi borçlu vekili getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; takip dayanağı ilâmda yer alan "4857 sayılı Yasanın 34. maddesi doğrultusunda yasal en yüksek mevduat faizi" ibaresinin infazında "kamu bankalarınca uygulanan yasal en yüksek mevduat faizinin mi", yoksa "fiilen bankalarca uygulanan ve taraflarca belirlenecek bankalardan sorularak tespit edilecek olan yasal en yüksek mevduat faizinin mi" uygulanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Takip dayanağı ilâmın hüküm fıkrasında aynen; "...4857 sayılı Yasanın 34. maddesi doğrultusunda yasal en yüksek mevduat faizi" ibaresi yer almaktadır.

Öncelikle;bu ibare karşısında, takibe konu ilâm gereğince hükmedilen alacağa uygulanacak yasal en yüksek mevduat faizinin belirlenmesindeki kuralın ne olacağı üzerinde durulmalıdır.

Ülkenin ekonomik gerekleri ve faize ilişkin tüm yasal düzenlemeler göz önüne alındığında; hükmedilen alacağa uygulanacak faizin belirlenmesinde kural olarak "hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan yasal en yüksek mevduat faiz oranının taraflarca belirlenerek bildirilen bankalardan sorulması" yöntemi kabul edil*mektedir.

Bu kurala göre; Mahkeme, tarafların bildirdikleri bankalardan, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarınca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranını sormalı ve oluşacak sonuca göre bir karar vermelidir.



Bu kural karşısında Özel Dairenin "bir yıllık vadeli mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının adı geçen bankalardan tespiti" ne işaret eden bozma gerekçesi yerinde görülmemiştir.

Nitekim, Özel Daire de dosyaya yansıyan emsal kararlarında açıkça belirtildiği üzere görüş değişikliğine giderek, önceki uygulamasından dönmüş; yukarıda da açıklanan "tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması" yöntemini benimsemiştir. Hukuk Genel Kurulunca da bu yöntem oybirliği ile usul ve yasaya uygun bulun*muştur.

Ne var ki, mahkemenin direnme kararı benimsenen bu yönteme uygun olarak yapılmış bir araştırmaya değil; Merkez Bankasının genel nitelikteki bilgileri içeren, bankaların fiili uygulamalarını göstermeyip, uygulanması muhtemel azami faiz oranlarını ortaya koyan cevabi yazısına ve buna göre düzenlenen bilirkişi raporuna dayanmaktadır.

Özel Daire bozma kararı da, direnme kararı da, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırıdır.

Şu durumda, Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan "hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarınca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının" sorulması ve "hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının yeniden bilirkişiden rapor alınarak hesaplattırılması" suretiyle olu*şacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.

Açıklanan nedenlerle;direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Şikayetçi/borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,

maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 70.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

Onikinci Hukuk Dairesi

E: 2006/2522

K: 2006/5088

T: 13.3.2006

KAMU BANKALARININ UYGULADIĞI EN YÜKSEK MEVDUAT FAİZİ
KIDEM TAZMİNATINA UYGULANACAK FAİZİN BELİRLENMESİ


1475 s. İŞ KANUNU (1) [Madde 14]
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Takip dayanağı ilamda kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden tahsiline karar verildiği görülmüştür. İcra Mahkemesine, Merkez Bankasından gelen ve fiilen uygulanan değil, uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranları bildirilmiştir. Yargılama aşamasında bilirkişiden alınan faiz hesabına yönelik raporun incelenmesinde, Mahkemece, Dairemiz enflasyon geçiş dönemindeki ülke gerçekleri nazara alınarak uygulanan "kamu bankalarından sorulması"gerekeceği görüşüne değer verilerek kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, Dairemizce bu görüş terk edilerek, Yargıtay diğer Daireleriyle içtihat birliği sağlanması ve ülkenin ekonomik gerçeklerine uygun düşeceği görüşleriyle oluşturulan son içtihatlarına göre, Mahkemece yapılması gereken iş, "hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının" ( tarafların bildirdikleri ) bankalardan sorulmak üzere oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken önceki içtihatlar doğrultusunda ve yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK' nın 366. ve HUMK' nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 13-04-2010, 11:56   #67
Av.Nadiye Kocatepe

 
Varsayılan burada yazılı yargı çevreleri değişti.

Adliyelerin birleştirilmesi sonucu artık burada yazılı yargı çevrelerinin adliyeleri faklı oldu.Örneğin Eyüp adliyesinde görülmesi gereken Ticaret davalatına İstanbul adliyesi yetkili kılınmış.
Old 13-04-2010, 12:07   #68
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nadiye Kocatepe
Adliyelerin birleştirilmesi sonucu artık burada yazılı yargı çevrelerinin adliyeleri faklı oldu.Örneğin Eyüp adliyesinde görülmesi gereken Ticaret davalatına İstanbul adliyesi yetkili kılınmış.

Hangileri değişti, yazarmısınız? Eyüp'te görülmesi gereken ticari davalar ise, yıllardır İstanbul Ticaret Mahkemesinde görülmektedir.
Old 04-06-2010, 08:30   #69
janan

 
Varsayılan 03.05.2010 tarihli değişiklik?

Alacaklı vekili olduğumuz icra dosyasının faizine yapılan itiraz dilekçesinde reeskont faizi oranının 03.05.2010 tarihli TCMB faiz tablosu uyarınca %15 olduğu yazılmıştır. Ancak bu bilgiye ulaşamadım. BÖyle bir değişiklik var mıdır acaba?
Old 04-06-2010, 10:56   #70
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Reeskont faiz oranı 22.12.2009'dan bu yana %15'tir. Yani yazılan doğrudur. Ancak Kastedilen Ticari İşlerde temerrüt faizi ise bu Avans faizidir ve %16'dır. Eğer reeskont faizi talep ederek %16 yazdıysanız karşı tarafın itirazı haklıdır. Çünkü taleple bağlılık gereğince avans faizi talep edebilecekken reesknot faizi talep etmiş sayılırsınız. Ticari Temerrüt Faizi talep ederek veya Avans faizi diyerek %16 yazdıysanız talebiniz doğrudur. Karşı taraf haksızdır.

İlgili faiz oranlarına TCMB'nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Yukarıda defahatle anlatıldığı gibi Bu faizler yürürlük tarihleri itibariyle Bankacılık İşlemlerini ilgilendirmektedir. Ticari Temerrüt Faizi yalnızca yılbaşı ve yıl ortasında değişebilir. Yıl ortasında yani 1 temmuz itibariyle değişmesi için de yılbaşında açıklanan oranın (+), (-) 5 puan farklı avans faizi açıklanmış olması gerekir.
Old 04-06-2010, 11:48   #71
bilal_gedikci

 
Varsayılan

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 2006/65
Karar Sayısı : 2009/114
Karar Günü : 23.7.2009
R.G. Tarih-Sayı :07.10.2009-27369

4".4.1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun, 21.1.1983 günlü, 2789 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değiştirilen 305. maddesinin ikinci fıkrasının 18.11.1992 günlü, 3842 sayılı Yasa’nın 28. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür. "

Ceza yargılamasında halen uygulanan parasal temyizsınırına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtien kararıyla iptal edilmiştir. Ancak iptal karar henüz yürürlüğe girmediğinden kanun hükmü halen uygulanmaktadır.(07.10.2010 tarihine kadar uygulanacaktır.)

Değerlimesteklaşlarımla payaşmak istedim
Yanlışım varsa düzeltin lütfen, saygılarımla...
Old 30-12-2010, 09:13   #72
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan 01.01.2011 Başlangıç Tarihli Reeskont ve Avans Faiz Oranları

30 Aralık 2010 PERŞEMBE



Resmî Gazete


Sayı : 27801


TEBLİĞ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Bankamızca, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık %14, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık %15 olarak tespit edilmiştir.
Belirlenen bu oranlar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.









Old 01-01-2011, 01:34   #73
altanmahmut

 
Varsayılan

burada değerler verilirken sulh hukuk mahkemesi asliye hukuk mahkemesi görev ayrımı 7780 TL değil mi
çünkü yeniden değerleme oranı 1,077 olduğundan yapılan işlemde 7230 x 1,077 = 7786,71 çıktığından ve HUMK'nın ilgili hükmü gereğince 10 TL nin küsüratı atılacağından 7780 TL olması gerekmiyor mu?
(bu arada yazılan diğer rakamlar Adli yargı yönünden doğru)
Old 01-01-2011, 14:58   #74
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Aynı tabloda hesaplıyorum ama aktarırken yanlış yazmışım herhalde teşekkürler.
Old 07-01-2011, 19:51   #75
dkkeskin

 
Varsayılan 2011 Tüketici Hakem Heyeti Görev sınırları

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: 4077 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’UN 22 NCİ VE TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETLERİ YÖNETMELİĞİ’NİN 5 İNCİ MADDELERİNDE YER ALAN PARASAL SINIRLARIN ARTTIRILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ


18 Aralık 2010 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 27789
TEBLİĞ
Sanayi ve Ticaret Bakanlığından:
4077 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’UN 22 NCİ VE TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETLERİ YÖNETMELİĞİ’NİN 5 İNCİ MADDELERİNDE YER ALAN PARASAL SINIRLARIN ARTTIRILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: TRKGM-2010/1 )
MADDE 1 – (1) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un değişik 22 nci maddesinde belirlenen usule göre Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bildirilen Üretici Fiyatları Endeksinde meydana gelen ortalama % 9,92 (dokuz virgül doksaniki) oranında artış esas alınarak 1/1/2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere:
a) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un değişik 22 nci maddesinin 5 ve 6 ncı fıkrasındaki tüketici sorunları hakem heyetlerinin kararlarının bağlayıcı olacağına ilişkin üst veya tüketici mahkemelerinde delil olacağına ilişkin alt parasal sınır 1.031,87 TL,
b) 1/8/2003 tarihli ve 25186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, büyükşehir statüsünde bulunan illerde faaliyet gösteren il hakem heyetlerinin uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin alt parasal sınır 2.693,78 TL,
olarak tespit edilmiştir.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2011 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.

Old 14-02-2011, 14:19   #76
suigeneris

 
Varsayılan reeskont faiz oranı

Merkez bankasının sitesinde %15 lik faiz oranı yürürlük tarihi 30.12.2010 olarak belirtilmiş..
http://www.tcmb.gov.tr/yeni/reeskont/reeskont.html
Old 20-03-2011, 00:12   #78
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

TEBLİGAT KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN



Kanun No. 6099 Kabul Tarihi: 11/1/2011

MADDE 1 – 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1 - Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”

MADDE 2 – 7201 sayılı Kanuna 7 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Elektronik tebligat:

MADDE 7/a - Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir.

Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur.

Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 3 – 7201 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

MADDE 4 – 7201 sayılı Kanunun 11 inci maddesine aşağıdaki fıkra, ikinci fıkra olarak eklenmiştir.

“Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.”

MADDE 5 – 7201 sayılı Kanunun 21 inci maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrada yer alan “fıkra” ibaresi “fıkralar” olarak değiştirilmiştir.

“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”

MADDE 6 – 7201 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan “yapıldığını” ibaresi “yapıldığını, adreste bulunmama” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (8) numaralı bent eklenmiş ve diğer bent teselsül ettirilmiştir.

“8. Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı,”

MADDE 7 – 7201 sayılı Kanunun 25/a maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bu maddeye göre kazaî merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir.”

MADDE 8 – 7201 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ayrıca” ibaresi metinden çıkarılmış ve anılan bentte yer alan “gazetede” ibaresi “gazetede ve ayrıca elektronik ortamda” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 9 – 7201 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.”

“Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.”

“Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.”

MADDE 10 – 7201 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Celse esnasında veya kalemde tebligat:

MADDE 36 - Celse esnasında veya kalemde, soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın, taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında, tebliğ konusu belirtilerek tevdii, tebliğ hükmündedir. Bu durumda ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmesi gerekmez ve masraf da alınmaz.”

MADDE 11 – 7201 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49 - Tapuda kayıtlı taşınmazların veya miras, istimlak, cebrî icra veya mahkeme ilâmı ile iktisapta bulunan hak sahipleri, adreslerini ve değiştirdikleri takdirde yenisini, bulundukları yerin tapu idaresine bildirmeye mecburdur. Davetiye veya tebliğ evrakı, bu suretle bilinen son adrese gönderilir. Hak sahiplerinin adres bildirmemeleri hâlinde adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir.”

MADDE 12 – 7201 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yönetmelik:

MADDE 60 - Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar İçişleri, Maliye ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınmak suretiyle, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 13 – 7201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Teknik altyapının kurulması, tüzük hükümlerinin uygulanması:

GEÇİCİ MADDE 1 - Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, elektronik ortamda yapılacak tebligatla ilgili her türlü teknik altyapıyı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde kurarak faaliyete geçirir.

60 ıncı maddede belirtilen yönetmelik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen altı ay içinde hazırlanır. Anılan yönetmelik yürürlüğe girene kadar Tebligat Tüzüğünün bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

Mevzuatta, Tebligat Tüzüğüne yapılan atıflar 60 ıncı madde hükmü uyarınca çıkarılacak yönetmeliğe yapılmış sayılır.”

MADDE 14 – 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Görevli ve Yetkili Mahkeme:

MADDE 110 - İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”

MADDE 15 – 2918 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 21 - Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz.”

MADDE 16 – 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa 36 ncı maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Kamu tarafından açılan davalarda yargılama giderleri:

MADDE 36/A - Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.”

MADDE 17 – 3402 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 - Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.”

MADDE 18 – Bu Kanunun;

a) 1 inci maddesiyle değiştirilen 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan elektronik ortamda tebligata ilişkin hüküm yayımı tarihinden bir yıl sonra,

b) 2 nci maddesiyle 7201 sayılı Kanuna eklenen 7/a maddesinin sermaye şirketlerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğu getiren ikinci fıkrası yayımı tarihinden iki yıl sonra, maddenin diğer fıkraları yayımı tarihinden bir yıl sonra,

c) 8 inci maddesi yayımı tarihinden dokuz ay sonra,

ç) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 19 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

18/1/2011
Old 20-05-2011, 11:39   #79
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

SULH / ASLİYE HUKUK GÖREV SINIRI (HUMK m.8/I)

2011/7.780 TL

SENETLE İSPAT SINIRI
(HUMK m.288)

2011/590 TL

TEMYİZDE DURUŞMA SINIRI (HUMK m.438)

2011/15.620 TL

KARAR DÜZELTME SINIRI
(HUMK m.440)

2011/9.350 TL

İCRA MAHKEMESİ KESİNLİK (TEMYİZ) SINIRI
(İİK m.363)

2011/ 4.420,00 TL

TAM YARGI DAVALARINDA DURUŞMA TALEP ETME SINIRI
(Mahkemece Re'sen Duruşma Yapılmasına Karar Verilirken Sınıra Bakılmaz.)
(2577 m.17)

2011/8.380 TL

VERGİ DAVALARINDA DURUŞMA TALEP ETME SINIRI
(Mahkemece Re'sen Duruşma Yapılmasına Karar Verilirken Sınıra Bakılmaz.)
(2577 m.17)

2011/ 8.380

TEK HAKİMLE ÇÖZÜMLENECEK DAVALAR
(2576 m.7)

2011/8.380 TL
Old 19-07-2011, 11:26   #80
law is illegal

 
Varsayılan

2011 YILI YARGI MAHKEME TEMYİZ BAŞVURMA HARÇLARI
01/01/2011 (*) Yargı Harçları :

A) Mahkeme harçları:

Hukuk ve ticaret davalarıyla, idari davalarda ihtilafsız yargı konularında ve icra tetkik mercilerinde

I- Başvurma harcı:

Dilekçe veya tutanakla dava açma veya davaya müdahale veya tevdi mahallinin tayini, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, tesbiti delail

ile ilgili taleplerde,

1.Sulh mahkemelerinde, icra tetkik mercilerinde 8,60 TL

2.Asliye mahkemelerinde, idare mahkemelerinde 18,40 TL

3.(5035 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişen bent. Yürürlük:1/1/2004) Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare

Mahkemeleri, Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (Mahkemenin yetkisizlik veya görevsizlik kararı

vermesi sebebiyle yetkili veya görevli mahkemeye yeniden başvurulması halinde bu harç alınmaz.) 28,20 TL

II- Celse Harcı:

(Taraflar veya vekilleri tarafından ertelenmelerine sebebiyet verilen celselerden.)

1.Sulh mahkemeleri:

a)Konusu belli bir değerle ilgili davalarda dava konusu miktardan (10,60 TL)‘den aşağı olmamak üzere (Binde 1,98)

b)Belli bir değer bulunmayan davalarda 10,60 TL

2.Asliye mahkemelerinde, idari yargı mercilerinde (18,40 TL)’den az olmamak üzere (Binde 1,98)

III- Karar ve ilam harcı:

1.Nispi harç:

a)Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu

değer üzerinden (Binde 59,4)

Bakanlar Kurulu, dava çeşitleri itibariyle birlikte veya ayrı ayrı olmak üzere bu bentte yazılı nispeti binde 10′a kadar indirmeye

veya Kanunda yazılı nispete kadar çıkarmaya yetkilidir.

b) Bir gayrimenkulün hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuun izalesine dair olan hükümler (Gayrimenkulün satış bedeli

üzerinden) (Binde 9,9)

c) Gayrimenkulün hissedarlar arasında taksimine dair olan hükümler (Taksim edilen gayrimenkul değeri üzerinden) (Binde 3,96)

d) Nafaka verilmesine dair hükümler (Bir senelik nafaka bedeli üzerinden) (Binde 9,9)

e) (5035 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişen bent. Yürürlük:1/1/2004) Yukarıdaki nispetler Bölge Adliye

Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm

altına aldığı kararları için de aynen uygulanır.

f)(5582 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen hüküm Yürürlük:6/3/2007) Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda

ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan

alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ihalenin feshi talepleri ile ilgili

olarak esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 59,4)

Bakanlar Kurulu, dava çeşitleri itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı olmak üzere bu alt bentte yazılı nispeti binde 10′a kadar indirmeye

veya Kanunda yazılı nispete kadar çıkarmaya yetkilidir.

Nispi harçlar (18,40 TL)‘den aşağı olamaz.

2. Maktu harç:

a) 1′inci fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın

reddi kararı ve icra tetkik mercilerinin 1′inci fıkra dışında kalan kararlarında 18,40 TL

b)(5035 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişen bent. Yürürlük:1/1/2004) (a) fıkrasında yazılı davalarda esasa taalluk

eden veya tashihi karar taleplerinin reddine dair Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararlarında 38,20 TL

c)(5035 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişen bent. Yürürlük:1/1/2004) Bölge Adliye Mahkemeleri, İdare

Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Yargıtay, Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin icranın tehiri kararlarında 30,30 TL

d)Tespiti delail, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında 30,30 TL

IV- Temyiz ve itiraz harçları (5766 sayılı Kanunun 11. maddesi ile eklenen bölüm. Yürürlük:6/6/2008)

79,50 TL

b) Yürütmenin durdurulmasına ilişkin itirazlar dahil olmak üzere Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerine itirazen yapılacak

başvurularda 53,00 TL

c) Ağır Ceza Mahkemelerine itirazen yapılacak başvurularda 39,70 TL

(6009 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük;01/08/2010)

V- Keşif Harcı 129,20 TL

(Mahkemelerce re’sen veya istem üzerine verilen keşif ya da tespit kararlarını yerine getirmek için)

D) Diğer yargı harçları (Müşterek kısım):

I. Suret harçları:

a)İlamın her sayfasının suretinden (Tasdikli fotokopiler dahil) 1,20 TL

b)Mahkeme ve merci zabıtnameleri ve diğer evrakın beher sayfasının suretlerinden 1,20 TL

(Tasdikli fotokopiler dahil)

c)Avukatların tasdik ettiği vekaletname suretlerinden (Tasdikli fotokopiler dahil) 2,90 TL

d)Sulh hakimi tarafından tasdik edilen vekaletname suretlerinden 2,90 TL

(Tasdikli fotokopiler dahil)

Re’sen verilmesi icap eden suretler hariç olmak üzere ceza mahkemelerinden alınacak suretlerden de aynı harçlar alınır.

II. Muhafaza harçları:

Adliye veznelerine tevdi olunan kıymetli eşyanın kabul ve muhafazası için, muhafaza olunan değer üzerinden:

a)Bir yıla kadar (Binde 9,9)

b)Bir yılı geçen her yıl ve kesirler için (Binde 4,95)

III. Defter tutma harçları:

a)Alelumum, defter tutma ve tahrir işlerinde (10,60 TL)‘den az olmamak üzere deftere kaydolunan değer üzerinden (Binde 3,96)

b)Miras işlerinde defter tutulmasında:

aa)Mevcut ve alacak bakiyesi hasıl olmuş ise bu bakiye üzerinden (Binde 3,96)

bb)Borç bakiyesi hasıl olmuş veya mevcut ve alacaklar ile borçlar bakiyesi eşit ise 28,20 TL

c)İflas dairesi tarafından tutulacak defterlerden 28,20 TL

IV. Miras işlerine ait harçlar:

Terekenin tahrir ve tespiti, mirasın taksimi, tasfiyesi ve idaresinde, bunların konusunu teşkil eden değerler üzerinden (Binde 3,96)

(Miras idaresinde her sene ve kesirler için harç alınır.)

V. Vasiyetname tanzimine ait harçlar:

Medeni Kanunun 479′uncu maddesine göre sulh hakimi tarafından tanzim edilen resmi vasiyet senetleri:

a)Belli bir meblağı ihtiva edenler (Binde 0,99)

b)Belli bir meblağı ihtiva etmeyenler 38,20 TL
Old 16-08-2011, 10:28   #81
cinequanon

 
Varsayılan

ZAMANAŞIMI ya da HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE nedeniyle davanın reddi halinde Avukatlık Asgari ücret tarifesi 7/2 gereği MAKTU vekalet ücretine hükmedilir.
Old 16-08-2011, 11:54   #82
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Hak düşürücü süre dava ön şartı yokluğu olarak kabul ediliyor. Ancak zamanaşımı dava ön şartı değildir. Zamanaşımına uğramış bir alacak dava edilebilir. Karşı taraf süresinde zamanaşımı defi ileri sürmezse lehe hüküm de elde edilebilir. Zamanaşımını hakim resen gözetemez. Esasa ilişkin bir red kararı olduğundan ve alacakla ilgili kesin hüküm teşkil edeceğinden nisbi vekalet ücreti doğurur. Uyarınız üzerine ilgili maddeler hakkında gerekli değişiklikler yapılmıştır.
Old 17-08-2011, 16:13   #83
cinequanon

 
Varsayılan

Zamanaşımının dava ön şartı olmadığı yazdığınız gerekçeler ile açıksa da süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğumuz alacak davasında işin esasına girilmiş,tanıklar dinlenmiş, tüm deliller toplanmış, aradan 4 yıl geçtikten sonra dava zamanaşımı yönünden reddedilmiş bize de nisbi vekalet ücreti verilmişken; davacının temyiz talebi üzerine Yargıtay yerel mahkemeyi zamanaşımı yönünden haklı vekalet ücreti yönünden haksız bulmuş ve nisbi olan vekalet ücretini maktu şeklinde yazarak kararı hmuk 438 gereği düzelterek onamıştır. Oysa dava zamanaşımından reddedilmiş olup 4 yıl süren yargılama boyunca tanık dahil tüm deliller toplanmış yani işin esasına da girilmiştir. 2 gün önce tebliğ ettiğim bu Yargıtay kararının açıkça hatalı olduğunu düşünmekteyim zira bu karar zamanaşımını dava ön şartı sayarak maktu ücret ödenmesi yönünde olup, Yargıtay'ın eski kararları ile çelişmektedir.Düzelterek onanmış bu karar karşısında ne yapabilirim?
Old 07-09-2011, 20:04   #84
AvukatRaul

 
Varsayılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na Gore Yeni Temyiz Sureleri

Bu sayfada guncelleme yapmak gerekiyor sanirim. Artik yeni HMK 361. madde geregi temyiz icin sure 1 aya cikarildi.
Old 08-09-2011, 07:54   #85
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

6100 sayılı kanun 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yanıltıcı olmaması adına gerekli değişiklikler bu tarihte yapılacaktır.
Old 06-10-2011, 11:38   #86
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Gerekli değişiklikler yapılmış ve mesleki hukuk rehberi sayfamıza eklenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri henüz açılmadığından temyiz sürelerinde ve kesinlik sınırları gibi konularda bir değişiklik söz konusu değildir.
Old 13-10-2011, 15:40   #87
üye7160

 
Varsayılan

Sayın Admin, mesleki hukuk rehberi sayfasında ki bilgileri yeni HMK'na uygun olarak düzenleyebilir misiniz?
Old 13-10-2011, 23:15   #88
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Yürürlükteki HMK'na aykırı olan yer neresi sizce?
Old 14-10-2011, 10:21   #89
üye7160

 
Varsayılan

Sayın Doğanel,
HUMK, İİK, CMK ve İYUK parasal sınırları başlığına tıklarsanız sanırım göreceksiniz
Zira söz konusu başlıkta hala HUMK hükümleri yazıyor.
görev sınırı gibi. o kısım komple kaldırılsa olur yani gerçi alt tarafa bilgi eklenmiş ama..kaldırılsada olurdu..
Old 14-10-2011, 11:25   #90
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

HMK ibaresi başlığa ayrıca eklenecektir. 1086 döneminde açılmış davalarda, görevsizlik kararı verilmiş halen kesinleşmemiş olabilir. Bu nedenle bu bilgilerin bir müddet daha durmasında yarar görüyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hukuk eğitimi sırasında yapılan sınavların test şeklinde olması ne kadar faydalı? Özge Özbakır Hukuk Lisans Eğitimi 35 14-04-2012 11:31
Elimizin Altında Olması Gereken Faydalı Hukuk Bilgileri Admin Site Hakkında Yazışmalar 111 10-10-2007 20:06
olan ve olması gereken açısından hukuk Av.Denizhan Erbek Hukuk ve Felsefe 44 29-07-2007 21:14
Bazı Faydalı Hukuk Programları symbazz Hukuk ve Bilgisayar Yazılımları 1 22-03-2007 06:14
Hukuk Ayaklar Altında Av.Suat Ergin Hukuk Haberleri 2 06-11-2006 23:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,21644592 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.