Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

İş kazası tanımı

Yanıt
Old 10-12-2012, 09:47   #1
kalsit

 
Varsayılan İş kazası tanımı

Merhabalar,
Ben bir iş güvenliği uzmanıyım ve işimle alakalı olan konularda sürekli mevzuat takip ediyorum.
Bildiğiniz gibi iş kazası 5510 sayılı sosyal sigortalar kanununda aşağıda yazan şartlara bağlanmıştı;
İŞ KAZASININ TANIMI, BİLDİRİLMESİ VE SORUŞTURULMASI

Madde 13- İş kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) (Değişik bend: 17/04/2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) (Değişik bend: 17/04/2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.

Fakat yeni çıkan 6331 sayılı kanunun Tanımları içeren 3. maddesinde
g) İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olayı,
şeklinde yeniden tanımlanmış.

Değerli hukukçu dostlarım, 6331 sayılı kanun iş güvenliği ile ilgili çıkarılmış özel bir kanun olduğu için bu kanunda yazan tanımmı geçerlidir, yoksa 5510 sayılı kanundaki hükümler hala geçerlimidir?
Örneğin işveren tarafından sağlanan araçla işe gidip gelişte yaşanan kaza hala iş kazası sayılır mı?
Yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Old 10-12-2012, 19:27   #2
gökyüzü

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan kalsit
Değerli hukukçu dostlarım, 6331 sayılı kanun iş güvenliği ile ilgili çıkarılmış özel bir kanun olduğu için bu kanunda yazan tanımmı geçerlidir, yoksa 5510 sayılı kanundaki hükümler hala geçerlimidir?
Örneğin işveren tarafından sağlanan araçla işe gidip gelişte yaşanan kaza hala iş kazası sayılır mı?


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren olmak üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun bazı maddelerini değiştirecek ve aynı kanunun iş sağlığı ve güvenliği hakkında düzenlemeler içeren maddelerini de yürürlükten kaldıracak şekilde yasalaşmıştır.

6331 sayılı yasanın 3.maddesindeki tanımlar sadece bu kanuna özgü olmayıp diğer kanunlarda da vardır: Örneğin işyeri tanımı 5510 sayılı kanun 11. m'de düzenlenmiştir ve 6331 sayılı kanunda ifade edilen işyeri tanımı ile hemen hemen aynıdır. Yine aynı şekilde 5510 sayılı kanun 13. m'de ayrıntılı bir biçimde ifade edilen iş kazası, 6331 sayılı kanunda da tekrar tanımlanmıştır.

İş ve sosyal güvenlikle ilgili işçi, işyeri, işveren, iş kazası v.b temel kavramlarda her hangi bir değişiklik yoktur. 5510 sayılı kanundaki hükümler yürürlüktedir ve sorunuzdaki kavram ve tanımlar hangi kanunda daha ayrıntılı düzenlenmişse o tanımdan yararlanabilirsiniz.
Old 10-12-2012, 22:57   #3
fountain

 
Varsayılan

İşveren tarafından sağlanan araçla işe gidip gelişte yaşanan kaza hala iş kazası sayılır. Nitekim; 6331 sayılı yasa ile getirilen genel tanımdan aksini anlamak mümkün değildir.
Tanımda; 'işin yürütümü nedeniyle meydana gelen' ifadesinden de işveren ile sağlanan araç ile işe gidip gelişte yaşanan kazanın iş kazası sayılacağı sonucunu rahatlıkla çıkarabilmekteyiz. Yerleşmiş Yargıtay içtihatları da bu yönde olmakla birlikte, kafanızı karıştıracak bir düzenleme olmadığı kanaatindeyim.
Old 28-05-2013, 14:53   #4
volkankul

 
Varsayılan

iki kanun arasında sorduğunuz soru açısından herhangi bir çelişki mevcut değildir.
Old 28-05-2013, 18:17   #5
SMMM berna

 
Varsayılan

Kazanın hangi saatte olduğu önemli. Şöyle ki; işveren işçinin işe ulaşımını sağlamak maksadıyla araç tahsis etmişse ve söz konusu kaza, mesaiye geliş gidiş saatlerinde ise iş kazası sayılmaz.

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1977/9-612

K. 1979/334

T. 28.3.1979

• YOLDA GEÇEN SÜRE ( İş Süresinden Sayılması İçin İş Yasasındaki Koşulların Bulunmasının Gerekmesi )

• İŞ SÜRESİNDEN SAYILAN YOLDA GEÇEN SÜRE ( İş Yasasındaki Koşulların Bulunmasının Gerekmesi )

• İŞÇİLERİN GETİRİLİP GÖTÜRÜLMESİ ( İşin Niteliğinden Değil de Sosyal Yardım Niteliğinde İse İş Süresinden Sayılmaması )

• SOSYAL YARDIM NİTELİĞİNDEKİ İŞE GETİRİP GÖTÜRME ( İş Süresinden Sayılmama )

1475/m.62


ÖZET : Yolda geçen sürenin iş süresinden sayılabilmesi için, işyasasının 62. maddesindeki koşulların bulunması gerekir.eğer işçilerin işyerine getirilip götürülmeleri işin niteliğinden doğmayıp, sosyal yardım niteliğinde ise,bu süreler iş süresinden sayılamaz.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.10.1976 gün ve 975/470-1456 sayılı kararın incelenmesi, davalı idare tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi'nin 8.2.1977 gün ve 977/724-2629 sayılı ilamı : ( ... Yolda geçen sürenin iş süresinden sayılabilmesi için, İş Yasası'nın 62. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İşyerine getirip götürme işin niteliğinden doğmayıp, sosyal yardım niteliğindedir.. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaların, dosyadaki kağıtlara, dayandığı gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararını Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-05-2013, 18:25   #6
SMMM berna

 
Varsayılan

506 Sayılı SOSYAL SİGORTALAR KANUNU
İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ TARİFİ:
Madde 11 - A) İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır:
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısiyle,
c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında.
B) Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.
Bu kanuna göre tesbit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerinde çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

İlgili yasanın e bendine dikkat edilirse işverenin sağladığı araçla " toplu" olarak denmektedir. Araç tahsisi bu kategoride midir?
Old 28-07-2013, 12:21   #7
fountain

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım; paylaştığınız Yargıtay kararı 1979 yılına aittir. 4857 sayılı İş Kanunu ile çalışma süresinden sayılan haller düzenlenmiştir. Yolda geçirilen sürelerde geçirilen kazaların iş kazası sayıldığı yönünde birçok Yargıtay kararında geçmektedir diye biliyorum. O yüzden güncel kararlara bakacak olursak işverenin tahsis ettiği araçta veyahut işe gidip gelirken yolda geçirilen kazalar iş kazasıdır.
Old 31-01-2017, 08:58   #8
Avukat İlkay Uyar Kaba

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY

10.Hukuk Dairesi
Esas: 2014/16331
Karar: 2014/19901
Karar Tarihi: 17.10.2014


HİZMET TESPİTİ DAVASI - DAVACININ HİZMET AKDİYLE ÇALIŞMASININ GERÇEK OLUP OLMADIĞI - KAZANIN NE ŞEKİLDE MEYDANA GELDİĞİNİN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI - EKSİK ARAŞTIRMA - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Dava, hizmet tespiti ve iş kazasının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu dönemde, davacının hizmet akdiyle çalışmasının gerçek olduğu belirlendiği takdirde; davaya konu kazanın ne şekilde meydana geldiği açıklığa kavuşturularak, 506 sayılı Kanunun ilgili maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelip gelmediği belirlenmeli ve böylece, hakkında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılan uyuşmazlık konusu olay; hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

(506 S. K. m. 2, 11, 79)

Dava: Dava, hizmet tespiti ve iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

Karar: Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun “İş Kazası ve Meslek Hastalığının Tarifi” başlıklı 11. maddesinde yer almakta ve bu maddenin iş kazasına ilişkin (A) fıkrasında aynen;

“A) İş kazası aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında...” Denilmektedir.

Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya, maruz kalan kişinin 506 sayılı Kanunun 2. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 506 sayılı Kanunun 11/A maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Somut olayda, davacının işverene ait servis aracında iken trafik kazası geçirdiği sabitse de; davacının davalı işverene ait olan işyerinde hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı ve görevli olduğu sırada kaza geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, olayın, iş kazası olarak kabul edilip edilemeyeceği yeterince aydınlatılmamıştır.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde mahkemece yapılacak iş, öncelikle; davacının hizmet akdiyle çalışmasının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla, hizmet akdi ile çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıt olarak; iş yerinde tutulması gerekli dosya, puantaj kayıtları, ücret bordroları, vergi dairesine verilen muhtasar beyannameleriyle, Kurumdaki belge ve kayıtlardan yararlanılmalı, müfettiş raporları, davacının vergi kaydı, meslek odası ve sicil kaydı olup olmadığı araştırılmalı, daha önce dinlenip de işyerinde çalıştıklarını beyan eden tanıkların dava konusu dönemde işyeri dönem bordrolarında yer alıp almadıkları belirlenmeli, dinlenen tanıkların işyeri dönem bordrosunda yer almadıklarının tespit edilmesi halinde; işyerinin dava konusu dönem bordrosundan saptanan çalışanlar ile, gerektiğinde, komşu iş yeri sahipleri ve bordrolara geçmiş çalışanların da bilgi ve görgülerine başvurularak hizmet akdi ve gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde belirlenmelidir. Bu araştırmada; gerekirse, zabıta aracı kılınmalı, elde edilen bilgilerin tanık anlatımlarında belirtilen olgularla örtüşüp örtüşmediği de denetlenmelidir. Dava konusu dönemde, davacının hizmet akdiyle çalışmasının gerçek olduğu belirlendiği takdirde; davaya konu kazanın ne şekilde meydana geldiği açıklığa kavuşturularak, 506 sayılı Kanunun 11. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelip gelmediği belirlenmeli ve böylece, hakkında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılan uyuşmazlık konusu olay; hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 17.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
haksız rekabetin tanımı.. Av.Baran Karadağ Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 8 10-01-2011 22:22
Ayıp Ürün tanımı selim Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 3 07-09-2009 14:25
Mahkemenin Porno Tanımı Av.Suat Ergin Hukuk Haberleri 23 02-11-2008 14:24
Aidatın Yasal Tanımı HOlmez Meslektaşların Soruları 0 18-09-2008 23:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03362703 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.