Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Anket Sonucu: (Bu anket sadece AVUKAT Üyelerimiz içindir) Serbest mi Çalışıyorsunuz?
Serbest Çalışan (Kendi bürosu ve vergi kaydı olan) Avukatım 221 63,14%
Bir meslektaşımın ofisinde ücretli olarak çalışıyorum 93 26,57%
Kamu ya da özel sektörde kurum, kuruluş, şikretlerde ücretli olarak çalışıyorum 36 10,29%
Oy Verenler: 350. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 135)

Bağlı Çalışan Avukatlar

Yanıt
Old 22-12-2006, 23:37   #1
Adli Tip

 
Varsayılan Bağlı Çalışan Avukatlar

Değerli Meslektaşlarım;

Malumunuz üzere İş Kanununa göre işçi ile işveren arasındaki BAĞLILIK unsuru iş ilişkisini doğurur.
Avukatlık ise "bağımsız" çalışmaktır.

Bugun çalıştığım şirkette işyeri müdürlerine verilen iş hukuku eğitimine katıldım.
Semineri sunan Meslektaşımıza biraz da latifeyle şu soruyu sordum:
"Ben hergun işveren vekili olarak mahkemelere giriyorum,işveren vekili sayılır mıyım?" tabi ki "hayır"dı yanıt.
Bağlı çalışan avukat olarak,bu "arada kalmışlığın" ne zaman nasıl ortadan kalkacağını merakla bekliyorum. Beklemek yerine neler yapılabilir bilmiyorum.
Birçok başka platformda da bu tartışılageliyordur belki de. Burada da bir kamuoyu oluştururuz belki de diye,beraber hareket edebiliriz umuduyla...
Zira "bağlı avukatlık" avukatlıktan ayrı bir meslek olma yolunda hızlıca yol alıyor.(maalesef!!!)
Avukatlık Kanunun bir çok hukmu "yargı kararlarının da desteğiyle" bağlı avukatlar için işlemiyor.
Bağlı avukatın dosyasına yeni bir vekalet girerse İlk avukatın orada muvafakat aranamaz...
Bağlı avukat işini yaparken bağımsız olamaz...
Bağlı avukatın muvekkilini hiç tanımıyor olması çok olasıdır.
vs. vs.
Bunlar ilk akılma gelenler.
Düşüncelerinizi ve özellikle bu konudaki hislerinizi de paylaşırsanız,
bir çözüme ulaşamasak da ikna olabiliriz diye düşünüyorum.

Saygılarımla,
Old 23-12-2006, 02:52   #2
Adli Tip

 
Varsayılan köleleri de var efendileri de...

maalesef,
hipokrat yemini değişmedi ama,biz artık avukatların efendileri olmadı köle de kullanmadılar diyemiyoruz.ya da "di'li geçmiş zaman" kullanıyoruz.
Old 23-12-2006, 17:56   #3
tiyerianri

 
Varsayılan

bağlı avukatlık bence avukatlı kanununa da aykırıdır.zira kanunda avukatlık serbest bir meslektir demektedir.ben de bağlı bir avukatım.ama yaptığım işi hiçbir zaman avukatlık olarak görmüyorum.zira insiyatifi kendim kullanmıyorum,parayı ben kazanmıyorum,benim fikrime ters de gelse savunmadığım gerekçeleri davalar da yazmak zorunda kalıyorum vs.dolayısıyla bağlı avukatlığı bir nevi iş takipçiliği olarak görüyorum.ne yapmak gerekir sorusuna gelince zannedersem risk alıp bağları kopartmak lazım bir yerden sonra
Old 24-12-2006, 12:29   #4
Adli Tip

 
Varsayılan iş takipçiliği!!!

bağlı avukatlığı iş takipçiliği olarak görmekte -belki haklısınız ama- biraz rencidici edebilecek cesur bir benzetme.

Bağımsızlığa kavuşma mucedelesi hepimiz için geçerli ama bu da BİREYSEL KURTULUŞ olacaktır.

Bu eğer bir sorunsa, belirsizlikse "-ki bence oyle" sorunu çozmek gerek, el birliğiyle.
Old 24-12-2006, 14:24   #5
Tiocfaidh

 
Varsayılan

Tartışılmasında ve üzerinde kafa yorulmasında yarar olan güzel bir konu açılmış. Sanırım böylece avukatların ülkede maruz kaldığı nicelik enflasyonu ve nitelik erozyonuna çözüm için alternatif görüşler de çıkacaktır bu konu içinde.

"Hukuk fakültesinden mezun olan bir kişi neden avukat olmak ister?" sorusuna verilecek cevapta sunulacak sebep sayısı sorunun muhatabı olan kişiye göre değişebilir. Kimisi üç, kimisi beş, kimisi yedi veya on gerekçe gösterebilir bu mesleği neden seçtiği konusunda. Ancak cevap sayısı her kaç olursa olsun ilk sebep(küçük istisnalar dışında) serbest çalışma ve kendi işinin patronu olma; kısaca özgür olma arzusudur. Oysa üniversite, hatta lise yıllarından beri hayali kurulan bu özgür çalışma arzusu "oğlum/kızım, büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna bilinçsizce verilen "avukat" cevabının gerekçesi olmaktan daha öteye gitmez çoğu zaman. Türkiye'de her geçen gün biraz daha kötüye giden piyasa şartlarından haberdar olmayan kişiler için filmlerde görülen 'o' kendi ofisinde hiç kimseden direktif ve onay almadan çalışan, bol para kazanan ve özgürlüğünün tadını çıkaran avukat profili vardır sadece. İşte bu yüzden 'avukat' demek 'şahsi ofis', 'bol kazanç' ve tabi ki 'özgürlük' demektir Türkiye'de avukatlığı sadece filmlerden tanıyan bu kişiler için. Oysa filmlerde ve idealdeki gelişmiş ülkelerde var olan bu manzaranın aksidir Türk avukatlarının içinde bulunduğu durum. Her bin kişiye bir avukatın düştüğü ve dolayısıyla para kazanmanın arzudan çok bir kaygı halini aldığı, hukukun bir piyasa; daha da kötüsü paylaşılmak istenmeyen bir rant haline geldiği Türkiye'de serbest çalışmak ve bahsettiğimiz o özgürlüğün tadını çıkarmak pek mümkün değildir genç bir avukat için. Çünkü 'serbest çalışmak' artık arzudan da öteye gitmiş, bir fantazi halini almıştır ve ekonomik kaygılarla hareket eden avukat için fantaziler dünyasında vakit geçirmek beyhude bir uğraş olmuştur. Yapılması gereken hayalleri gerçekleştirmek değil, ayakta kalma mücadelesi vermektir. Bunun yolu da mümkün olduğunca erken şekilde iş yoğunluğu olan bir ofiste veya şirkette iş başı yapmak ve komik bir rakam da olsa gelir sahibi olmaktır.

Her yıl 6.000'e yakın hukuk mezununun arz edildiği ülkemizde, genç avukatlarca kaçınılmaz şekilde yaşanan bu sorunlar 'bağlı avukatlık'ın Türkiye'de neden zorunlu bir çalışma modeli olduğunu gözler önüne sermeye yeterlidir.

Herkese kolaylıklar dilerim.
Old 24-12-2006, 18:13   #6
Adli Tip

 
Varsayılan Kendi Meslektaşlarımızla Mücadele

Sayın Tiocfaidh
"Tartışılmasında ve üzerinde kafa yorulmasında yarar olan" bu konunun en trajik yonu bu bence: Kendi meslektaşlarımızla mücadele etmek durumunda kalmamız,bunun için kendi birliğimizden umduğumuz desteği bulamamız. Gerçi Sayın TİYERİANRİ'nin de belirttiği gibi bağlı avukatların,avukatlarla meslektaş değil,aynı sektorde çalışan insanlar olduğunu da soyleyebiliriz.Muvzuatın mevcut durumu yansıtamamasından halen her ikisine de avukat deniyor belki de.

Biz derdimizi en iyi meslketaşlarımızla paylaşabaliriz,paylaşmalıyız.
Yapmamız gereken tek şey bunun artık bir sorun olduğunu ortaya koymak ve farkındalık yaratabilmek.
THS bu mucadelenin oncusu olabilir diye düşünüyorum.

Saygılarımla,
Old 25-12-2006, 00:12   #7
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Av.Uygar,

Belki de -sizin tabirinizle- "bağlı avukat" olarak, sorunlarınızı somutlaştırarak, işe başlamalısınız!

Saygılarımla.
Old 25-12-2006, 00:26   #8
Adli Tip

 
Varsayılan isim arıyoruz...

Sorunlar aslında o kadar somut ve ortada ki,Ben aklıma geldikçe yazacağım.
ama bir de isim sorunsalı var galiba. "bağlı avukat" benim tabirim mi yoksa bunu başka bi yerden mi duydum hatırlamıyorum. "Bağlı çalışan avukatlar" deniyor galiba.
ve işte ilk somut sorun:
bu mesleğin adı ne? avukatlık mı???


bu başlığı açarkenki şu çekincemi taşıdığımı da belirtmek isterim.
bunu bir sorun olarak gormemin sebebi şahsi hislerim ve durumum değildir.
Old 25-12-2006, 09:39   #9
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Av.Uygar bu konuyu açana dek "bağlı avukat" olmanın bir sorun olabileceğini hiç düşünmemiştim, doğrusu. 6 yıl serbest çalıştıktan sonra bir firmaya geçtim, yani hem serbest çalışmanın avantaj ve dezavantajlarını hem de bağlı çalışmanınkileri biraz bildiğim varsayımıyla soru üzerinde düşündüm.

Serbest çalışmak gerçekten de ciddi bir özgürlük hissi veriyor. Ancak, sunduğu özgürlük verdiği his kadar gerçek değil gibi gelmişti bana. Yani, çok tepeniz atarsa, saat 16:00 seansına sinemaya gidebilirsiniz, serbest çalışırken ( ki bu azımsanacak bir durum değil) Ancak, işi yoğun olan bir avukat serbest çalışırken gerçekten çok çalışır. zira, bu öyle bir meslektir ki, ister serbest ister bağlı olun müvekkiliniz sizi görmek, sizinle görüşmek, işi takip ettiğinizi bilmek ister. Çok sayıda müvekkili olan bir avukat için, geçtim işlerin yürütülmesini müvekkillere bilgi aktarımını gerektiren bu organizasyon bile ciddi ölçüde yorucudur. Kısaca, benim tecrübem odur ki, serbest çalışan bir avukat gerçekten de çok çalışır, yanında meslektaşlarını istihdam etse dahi onlardan daha çok çalışır.

Bağlı çalışmak, tabirimi maruz görün ama bence kaynanayı teke indirmek gibi Müvekkiliniz bir kurum ya da firmadır ( kurum başka bir tecrübe olduğu için onun üzerinde durmayacağım) Firmanın yetkilileriyle sürekli irtibat halindesinizdir. takip ettiğiniz konular, dosyalarla ilgili aylık raporlar yazarsınız ve bilgilendirme görevinizi kolayca halledersiniz. Ayrıca, şayet kurumsallaşmasını tamamlamış biryerde çalışıyor iseniz,neredeyse on yıl geriye kadar evrak talebiniz halinde hemen arşivlerden çıkarılır, önünüze serilir. Yine toplam kalite yönetiminin benimsendiği bir firma ise bu, uzmanlığa saygı duyulur ve sizin alanınıza girilmez. Çözmekte zorlandığınız bir konu var ise, ilgili birimlerin yetkilileriyle bir toplantı talep edip sorununuzu aktarırsınız ve somut olay bazen iyice somutlaştırılır ve önünüz açılır. ( bazen de işler iyice karışır tabii ) Siz bir hukukçu, avukat, danışman olarak bilirsiniz ki, sizin işiniz davaları en iyi şekilde çözmek dışında firma çalışanlarına hukuki bazı eğitimler vermek, tip sözleşmeler hazırlamak ve buna benzer önleyici hukuki faaliyetlerde bulunmaktır. Yani, doğru ve yerinde müdahale ederseniz, işler arap saçına dönmeden önünüze gelir ki sizin "içeride olmak nedeniyle kolayca halledebileceğiniz" bu durum serbest çalışan avukatlar için bulunmaz bir nimettir.

Elbette firmalar da çok çalışma isterler, genellikle sizi kapsam dışı gördükleri için mesainiz olmaz. 7 gün 24 saat emre amadesinizdir.


Ancak, ister serbest çalışın ister bağlı, size ve mesleğinize duyulan saygının mimarı sizsinizdir. Mesleğinizi icra ediş biçiminiz, kurduğunuz ilişkilerin düzeyi ve özsaygınız temel ve belirleyicidir. Avukatlık, hukukçuluk kişiliğe yapışık bir meslektir, bardak satmaya benzemez. Bu nedenle hangi ortamda çalışırsak çalışalım, varoluşumuz ve değerlerimiz insanların bize ve mesleğimize bakışını belirleyecek ve bazen de değiştirecektir.

Bu nedenle "bağlı avukat" olmayı özellikli bir sorun olarak görmüyorum. Benim içinde yer aldığım mesleğin belli kuralları var, bir yasası var. Benim kişi olarak bu dünyada bir hacmim var, bir duruşum var. Benim, bugüne kadar geliştirdiğim bir sistemim ve çalışma metodum var. Bunları görece doğru bir formülle birleştirmişsem nerede çalıştığım çok da önemli değil.

Bence bağlı avukat, işvereninin sesi değildir. Bağlı avukat , avukatlığın, hukukçuluğun yapısı gereği işverenin danışmanıdır, hukuk gibi son derece rafineleştirilmiş, teknik bir alanda işverinin ( yani müvekkilinin ) yol göstericisidir ve hatta önleyici hukuki faaliyetleri nedeniyle oyun kurucudur.

Saygılar.
Old 25-12-2006, 10:01   #10
Adli Tip

 
Varsayılan

Sayın Işıl YILMAZ;

Öncelikle duyarlılığınız için teşekkur ederim.
Ben de kendi buronuzda çalışmayı da başka bir meslektaşınızın burosunda ucret karşılığı çalışmayı da bir kurumda çalışmayı da biliyorum.
Burada tartışılmasını dilediğim husus hangisinin daha avantajlı olduğu değildir. Elbette hepsinin artıları ve eksileri farklıdır.
Bunun dışında tartışmasız bir husus daha vardır ki, Avukatlık, çalışma usulünüze gore, muvekkil portfoyunuze ve baktınız iş turlerine gore yaptığınız işi çok farkılılaştırabilecek bir meslektir. Bir avukat bir başka avukatın yaptığı işlere ve çalışma sistemine bir doktorun ya da bir muhendisin mesleğine uzak olduğu kadar uzak olabilir.
İşi kabul ve red hakkını kullanabilme açısından,
Yapacağı savunmanın dayanaklarını seçme açısından da "bağlı" olan avukatların durumlarına dikkat çekmeyi istiyorum ben.
Ayrıca yazınızdan anladığım ve hissettiğim kadaryıla siz bir şirkette yalnız çalışıyorsunuz?
Amir-Memur Avukatların bir arada çalışmasından,
İşçi-İşveren Avukatların bir arada çalışmasından,
"Müvekkil" değil "işveren" olan ve avukat olmayan (gerçek ve tüzel)kişilerin maiyetinde çalışan avukatlardan bahsediyorum.

Saygılarımla,
Old 25-12-2006, 10:20   #11
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Av.Uygar,

Elbette ki müvekkile "bağlı " çalıştığınızda işi red hakkınız vardır. Ancak bu red hakkını kullanırken serbest çalışan bir avukattan daha farklı sonuçları göze almanız gereklidir.

Yalnız çalışmıyorum, birlikte çalıştığım ve firmanın hiyerarşik düzeni içinde bana "bağlı" bulunan bir meslektaşım var, bir dönem katip de almıştık. Ara sıra stajyerimiz de oluyor. Baktığınızda, bu kişiler ile benim aramda bir ast-üst ilişkisi var. Ancak, bana göre bu ilişkinin belirleyicisi ben değilim, karşılıklı tavırlarımız ve iş yapma biçimimiz belirleyicidir. Biz burada bir takımız. Bu takımın bir yönlendiricisi olacak ise bu kişi ben oluyorum. Kısaca kimse benim "yanımda" çalışmıyor. Birlikte çalışıyoruz. Ancak, takımı yönlendiren bir kişinin olması işleri her daim kolaylaştırır.

Sizin sorunuzu ve kaygınızı anlamıyor değilim. Ben, serbest çalıştığımda bir iş için benden kıdemli bir meslektaşımla kısa süren bir işbirliği içine girmiştim. Ancak, bu mesletaşım bana "bir meslektaşı" gibi değil de burnunun sürtülmesi gereken bir çömez gibi davrandığı anda da bu davranışı kabul edemeyeceğimi belirtip işi bırakmıştım. Söylemek istediğim şey şu, serbest çalışırken de bağlı çalışırken de yapılan iş avukatlıktır. Bir aöukatın da her zaman sonuçlarını göze almak kaydıyla işi red hakkı bulunmaktadır. Bazen öyle durumlar olur ki, hem şöför mahalli olsu, hem teker üstü olmasın hem da havadar olsun diyemiyoruz.

yapacağınız savunmanın dayanaklarını seçememe konusunu ise katiyyen anlayamadım, biraz somutlaştırmanızı rica ediyorum. zira, hukukçu olan ben isem, stratejiyi de ben kurarım. Bu bir güven ilişkisi ise, ilişkini temeline uygun davranmayan müvekkili de en sert biçimde uyarırım. Ben nasıl başka birimlerin işine karışmıyorsam, mühendise nasıl bina dikeceğini anlatmıyorsam, anlatacak yeterliliğe sahip değilsem o da benim savunma ya da iddia araçlarıma karışamaz. Ancak, müvekkilimize bu araçları ve sonuçlarını anlatmak ve dava ile ilgili riski göstermek de bizim birincil vazifemizdir. Bir avukatın en önemli ödevlerinden biri müvekkilini bilgilendirmektir. Müvekkiliniz ikna olmadı ise size soru sorma ve kullandığınız bu enstrümanları sorgulama hakkı vardır.

Bence, müvekkillerle de meslektaşlarımızla da yaşadığımız sorunun temelinde "bağlı" ya da "serbest" çalışmak değil, meslek kültürünü oturtamamak yatıyor.

Saygılar.
Old 25-12-2006, 10:41   #12
Adli Tip

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşım;
Şunun altını tekrar çizmek isterim ki, ben kişisel ilişkilerim ya da mesleki kulturumle ilgili ve şu an içerisinde bulunduğum ortamla ilgili bir sıkıntı içerisinde değilim. Gözlemlerime dayanarak dile getiriyorum bir çok hususu.
Sizi erdemli tavrılarınızdan dolayı tebrik ederim.
Ama öyle meslektaşlarımız var ki, gereğinden fazlasını -maalesef- kabullenmiş ya da kabullenmek zorunda kalmış ve farkında bile değil bazı sıkıntılarının.

"kaynanayı bire indirme benzetmeniz süperdi"

Saygılarımla,
Old 25-12-2006, 11:25   #13
tiyerianri

 
Varsayılan

av.uygar arkadaşa sorunu belirleme konusunda katılıyorum.sorun kabullenmiş olmak yada kabullenmek zorunda kalmak. ben bağlı avukatlığı hiçbir zaman serbest çalışan avukatlık olarak asla görmüyorum ve o kadar çok sorunu var ki hele de istanbulda.Ayrıca avukat olmayan bir işverenin maiyetinde olmak avukat olan bir patronun maiyetinde olmaktan çok zor olmasa gerek
Old 25-12-2006, 15:00   #14
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Aslında konunun dışında kalmak istemiştim ama beceremedim. Henüz doğum sancıları çekse de; bence nur topu gibi sorunsallarımız olacak!

Mesala;

1)Esasen sayısının azımsanmayacak derecede olduğunu düşündüğüm "bağlı avukatlar" neden konuya aktif katılım göstermiyor? Herşey güllük gülistanlık mı? Sürekli şikayet edilmesine rağmen hakkın aranmaması da ayrıca bir sorun değil midir? Malum, hak verilmez arkadaşlar alınır! (Bkz.Stj. Avukatların Sınava Hayır Mücadelesi)

2)Bağlı avukatların topluluk sigorta primlerinden kim sorumludur? Bu konuda sıkıntı yaşayan bağlı meslaktaşım hiç mi yok? Mesala ben mesleğin henüz başlarında, adını bilmeden ama bağlı çalışıyorken, işveren avukatım topluluk sigorta primlerimi ödememişti. Aynı yerde yine böyle bağlı çalışan bir başka meslaktaşım işten ayrıldıktan sonra, işveren avukatı bölge çalışma müdürlüğüne şikayet etti, işveren avukatın müvekkilleri ile ilgili olarak kendi adının geçtiği, o dönemden noterde çıkarılması mecburi tevkil vekaletnameleri, duruşma zabıtlarını gösterdiği halde, SSK müfettişlerince düzenlenen raporda şikayetinin haksızlığı vurgulandı, bağlı meslaktaşım, işveren avukat tarafından tehdit edildi, vs. Bağlı meslektaşım ennihayetinde başka olumsuzlukları da düşünerek dava açmaktan vazgeçti.

3)Bağlı avukatların ücretleri ne kadardır? Bu ücret emeklerinin karşılığı mıdır? Yasa ile güvence altına alınan ücretin uygulanıp uygulanmadığını kim denetlemektedir? Bir çoğu zaten mesleğin başında, ailesinden uzakta, büyük şehirde ayakta kalmak mücadelesi vermekte olup, iş ve ekonomik kaygılar güttüğünden; işveren avukatın önerdiği ancak yasal ücretten az olana kanaat mı etmektedirler? Öyleyse baronun bu konuda bir denetimi var mıdır? Yoksa Baromuz çoook mu meşguldür?

4)Sağlık güvenceleri nasıldır?

5)İşveren avukatın dosyası olsa bile, başından sonuna bağlı avukat tarafından yürütülen bir dosyada kanuni karşı vekalet ücreti kime ait olmalıdır? Bu ücretin işveren avukata ait olduğu düşünülse bile bir kısmının kanunen bağlı avukata ait olacağı düzenlenebilir mi?

6)Haciz ya da sair hallerde bağlı avukatın yaşayacağı mesleki hastalık ve kazalar, meslek hastalığı ya da iş kazası mıdır?

7)Bağlı avukat olarak çalıştığınız ve yüzlerce belki binlerce dosyaya, evraka işveren avukat adına imza attığınız iş/işlemlerle ilgili olarak, yarın öbürgün karşılaşılabilecek hukuki risklerin önüne nasıl geçilebilir? Açmak gerekirse; bağlı olarak çalıştığım bir işveren meslektaşım tahsil ettiğimiz ve ancak müvekkile ait olan paralar konusunda bir miktar kaygısızdı. Bu işveren avukatın mali durumu da gittikçe bozulduğundan işten ayrılırken, tahsil ettiğim onlarca icra dosyasında, tahsilat makbuzlarında adımın ve imzamın olduğunu düşünerek ve yarın öbürgün müvekkillere karşı işveren avukat tarafından benim sorumlu gösterilebileceğim ihtimali de göz önünde tutularak, işten ayrılırken ibra edilmemi istedim. İşveren meslektaşım küplere bindi, siniri yatışınca da tüm dosyaları gözden geçirip beni öyle ibra edeceğini söyledi, 5 yıl oldu hala gözden geçiriyor!

Esasen benim durumum serbest avukatlık ve Sayın Işıl Yılmaz'ın harika bir şekilde betimlediği üzere; "gitmek mi zor kalmak mı" bilemiyorum. Bu nedenle de faraziye olarak geliştirdiğim sorunlar, mevcudu karşılamayabilir. Ancak Sayın Av.Uygar'ın çabasını takdir ile bağlı avukatların gerçek sorunlarını ve çözüm önerilerini ben de merakla bekliyorum.

Saygılarımla.

Not:
Alıntı:
bu başlığı açarkenki şu çekincemi taşıdığımı da belirtmek isterim.
bunu bir sorun olarak gormemin sebebi şahsi hislerim ve durumum değildir.

"Sorunlarınız"la kastım sizin şahsi sorunlarınız değildi zaten, bu forumu açmakla; bağlı avukatların fahri sözcüsü oldunuz ve benim kastım da elbette ki şahsınızdan bağımsız olarak bağlı avukatlar.
Old 25-12-2006, 15:04   #15
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan

Herşeyden önce Sn: Av.Uygarın kullandığı "Bağlı avukatlık" tabirini çok beğendiğimi söylemeliyim.Bende bağlı çalışan bir avukatım.Bağlı avukatlığın kendine özgü koşulları, kendine özgü sorunları vardır.Aslında biz bağlı avukatlar "avukat" olmamız nedeniyle ne çalıştığımız işyeri tarafından ne de serbest çalışan meslektaşlarımız tarafından tam olarak benimsenen insanlarız. Bu "arada kalmışlık" hem ücret karşılığı çalıştığımız müvekkilimiz/işverenimizledir, hemde avukatlık mesleğiyledir. Avukatlık kanunu hükümleri tamamen serbest çalışan avukatlara göre düzenlenmiştir. Kamuoyunda "Avukat" denilince serbest çalışan avukat anlaşılır.Bu nedenle meslek yaşamım boyunca avukatlık mesleğinin bordro karşılığı olup olmayacağını hep sorgulamışımdır. Açıkçası bu konuda düşüncelerim net değil.Avukatlığın "bağlı avukatlık" olarak yapılıp yapılamayacağı konusunda hem lehte hem aleyhte düşünmek mümkün.Yukarıda da belirttiğim üzere bağlı avukatlığın kendine özgü şartları ve sorunları olduğu kesin, bunlar üzerinde konuşmanın, çözüm fikirleri üretmenin daha iyi olacağını düşünüyorum.
Saygılarımla
Old 25-12-2006, 15:32   #16
Adli Tip

 
Varsayılan Sayın Dar'c

Hepimiz bu soru işaretlerini ortaya koyduğumuzda (ki siz çok ayrıntılı ve güzel bir dille ifade etmişsiniz, teşekkür ediyorum) bir süre sonra bu forumdan ciddi bir rapora ulaşabilir ve çözüm yollarını hep birlikte mücadele ederek arayabiliriz.

Siz de belirtmişsiniz ama ben de başka bir şekilde sorayım,

bağlı çalışan avulkatın bireysel sorumluğunu, biresyel hatalırını ve fakat bireysel başarı elde edebilme ihtimalini kıyasladınız mı hiç?

Bence öncelikle sorunları ortaya koymalı sonra alternatif çözüm yollarını araştırmalıyız.

Saygılarımla,
Old 25-12-2006, 16:05   #17
özlem demirel

 
Varsayılan

merhaba...ben de bir kuruma "bağlı avukatım".doğrusu biz kuruma bağlı çalışanların sorunlarının "avukata bağlı"çalışanlara göre daha az olduğunu düşünüyorum ben.kendi çalışma şartlarımız açısından baktığımda "yapacağım savunmanın dayanaklarını seçme" açısından bağımsız davranabildiğimizi düşünüyorum en azından.bi de her vekalet ilişkisi (karşılıklı olarak istediğinizde bitiribileceğiniz)müvekkil ile avukat arasında bir bağlılıktır zaten ve ben bu bağlılık ilişkisini tek bir müvekkille yaşadığımı düşünüyorum sadece.haaa yaptığımız iş avukatlık kanunu ile çelişiyor mu derseniz çelişenler yönleri var tabii
ve işin kötü tarafı maalesef kişisel sorumluluk ihtimali kişisel başarı elde etme ihtimalinden çok daha yüksek oluyor.
Old 25-12-2006, 16:16   #18
Adli Tip

 
Varsayılan Sayın DEMİREL,

Değerli katkılarınız için meslektaşlarım adına teşekkür ederim.Sayın Dar'c'ın mesajında olduğu gibi farklılıkları ve sorunları somut olarak sıralayabilmemize yardımcı olacak düşünceleriniz de bizi mutlu edecektir.

Saygılarımla,
Old 25-12-2006, 16:22   #19
özlem demirel

 
Varsayılan

sayın av.uygar,
somut olarak aklıma ilk gelen sorun özellikle hukukçu olmayan kişilerin hiyerarşik altı olarak değerlendiriliyor olmak ve vekalet ücretlerinin dağıtımı!ayrıntılı olarak değerlendirilecek bi konu....
Old 25-12-2006, 16:24   #20
tiyerianri

 
Varsayılan

bence kuruma bağlı çalışanların sorunlarıyla başka bir avukata bağımlı çalışanlar arasında çok fark var.hatta diğer avukata bağlı çalışan avukat sayısı da hayli fazla.Mesela bir avukatın yanında çalışan bağımlı avukatın en az alması gereken maaş bellidir.Ama o rakamın altında çalışan yüzlerce bağımlı avukat var sorunlardan biri de budur.Ayrıca istanbul barosuna bağlı 30 küsür bin avukat bunların içinden 9 küsür bini vergi mükellefi bu da demek oluyor ki geri kalanı işçi statüsündeki bağımlı ya da bağlı avukatlar.Sorun bayağ büyük .Ayrıca bağlı avukat bir şirkete bağlı çalışan avukat demek olsun.Bağımlı avukat ise diğer bir meslektaşının yanında çalışan avukat olarak kullanılsın kanaatindeyim.
Old 25-12-2006, 16:42   #21
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan

En temel sorunlarımızı somutlaştırırsak;
-Birden fazla olarak çalışılan kurum,şirketlerdeki avukatlar arasındaki katı hiyerarşik ilişki,
-Bağlı avukatların avukat olmayan üstlerine tabi oluşu,
-Bağlı avukatların avukat olmayanların denetimine tabii olması,
-Çalışılan kurum/ya da şirket mevzuatıyla avukatlık mesleğiyle,ilkeleriyle bağdaşmayan yükümlülük ve sorumluluklar yükletilmesi,
-Yapılan iş karşılığı verilen aylık ücretin yetersiz oluşu
-Ödenen yasal avukatlık ücretinde yapılan kesinti ve kısıtlamalar,
-Mesleğin gerektirdiği fiziki şartların, ulaşım araçlarının, teknolojik altyapının, işverence tahsis edilmemesi
şeklinde sıralayabilirim.
Old 25-12-2006, 16:51   #22
özlem demirel

 
Varsayılan sn,av.özsoy

veee avukatlık kanunu ile avukatlara tanınan haklardan birini kesilikle kullanamıyor olmamız ki;bu da istemediğimiz işi almayabilme hakkımız!
Old 25-12-2006, 16:54   #23
özlem demirel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan özlem demirel
veee avukatlık kanunu ile avukatlara tanınan haklardan birini kesilikle kullanamıyor olmamız ki;bu da istemediğimiz işi almayabilme hakkımız!
Madde 37 - Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir. Reddin, iş sahibine gecikmeden bildirilmesi zorunludur.
Old 25-12-2006, 17:09   #24
Adli Tip

 
Varsayılan

Bunu belki de çözümler kısmında dile getirmek gerekirdi ama (bence; 1.Sorunların tespiti,2.Çözüm önerileri,3.Bu çözüm önerilerinin hayata geçirilme mücadelesi şeklinde bir yol izleyebiliriz);
Satjyer yetiştirmek için (çok çok yetersiz de olsa)bir kriter getrilmişken, Avukat isdihdam edebilmek için hiç bir şart aranmıyor olması da bir sorun, belki de sebep.
Old 26-12-2006, 08:44   #25
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Stajım bittiği andan ititbaren kullandığımız tabirle "bağımlı avukat" olarak görev yaptım ve hali hazırda mesleğimi bu şekilde ifa etmekteyim.
Bundan bir yıl kadar önce "işçi avukat"başlıklı bir makale okumuştum ve nedense tam olarak da beni anlatmaktaydı
İşçi avukatın,
1.kendine ait bir bürosu
2.vergi mükellefiyeti,
3.adına çıkarılan vekaleti ile takip ettiği dosyası,
4.mesleki sigortası v.s.
yoktur.SSK ya asgari ücret tarifesinden ödenen bir sigortası,tevkil ile takip ettiği dosyaları ve maalesef asgari ücrete denk bir maaşı bulunmaktadır.Çalıştığı ve bağlı bulunduğu avukatın hertürlü işini(icra,hukuk ve ceza davaları,hatta adliyedeki getir-götür işlerini dahi yapmaktadır.Üstelik yaptığı işlerin başarısı çalıştığı avukata,başarısızlığı ise bizzat kendisine yüklenmektedir ve hiç bir dosyada şahsi fikri ile haraket edememekte,tam tersi attığı her adımda hesap vermek zorundadır.Ben bunu en ağır şartlarla yaşadım.Hatta şu çizdiğim tablo benim açımdan fazlasıyla da iyimser.
Ancak son 10 aydır kurum nezdinde bağımlı olarak çalışmaktayım ve buyaşadığım tecrübe şunu bana öğretti ki "bağımlı avukat"lık 2 türlü.Şuan da dosyalar benim adıma vekaletlendiriliyor ve benim adım ve benim imzam oluyor yaptığım işlerde.Karar organı ve dosyanın seyrini belirleyen yine benim.Yaptığım işlerle ilgili hesap veriyorum yalnız benim belirlediğim periyodlarda ve yazılı rapor şeklinde oluyor ve denetlenmiyorum.Evet maaşlı ve yine ssk ya bağlı sigortalı olarak çalışıyorum ama en azından yaptığım işin karşılığını alıyorum.Takdir görüyor,başarı ve başarısızlıklarımı üstlenebiliyorum.
Ayrıca kendi açımdan belirtmek istiyorum:Genç ve tecrübesiz bir avukat olduğum için mesleğimde geçirdiğim 2 yıl boyunca bağımlı avukat olarak çalışmayı tercih ettim ve tercihlerimde de yanılmadım.Eğer büro açmış olsa idim hem mesleki,hem maddi hemde manevi açıdan zorlanacaktım.
Bence bağımlı avukatlık konusundaki sorunlar yalnızca "bağımlı"olduğumuzdan kaynaklanmamaktadır.Asıl önemli olan bağlı olduğumuz kişi,kurum yahut şirketten,tarafımıza verilen yetkilerden(ki kanunda yetkilerimiz açıkca belirtilmişse de bunları ne kadar uygulayabilirliğimizden bahsediyorum)ve bu yetkileri kullanabilirliğimizden kaynaklanmaktadır.
SAygılarımla...
Old 26-12-2006, 10:59   #26
Av.Nebi

 
Varsayılan

Aslında ''Bağlı Avukat '' terimi pek hoş bi terim olmamakla beraber bende az çok bu kavrama dahil oluyorum şu anda herhangi bir sıkıntım maddi ve manevi yönden yok. Yanlız serbest çalışmak hep kafamın bir ucunda. Çalıştığım yerle ilgili hiçbir sorun olmamasına rağmen serbest olmanın, özgür çalışmanın tadı ayrı olsa gerek diye düşünüyorum. Bilmiyorum yanılıyormuyum. Belki de rahat batıyor Bağlı çalışmanın bence en kötü yanı köklerinizi fazla yayamıyosunuz . Bu iş büyümeye açık bir iş ve birilerinin yanında büyümek zor. Güneş görmek lazım
Old 26-12-2006, 14:49   #27
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan Sorunun Çözümü

Gerek "bağlı avukat" olarak çalışan gerekse , "bağımlı avukat" olarak çalışan meslektaşlarımızın karşılaştığı sorunlarının çözümü avukatlık yasasında yapılacak düzenlemeler olduğunu düşünüyorum.Avukatlık yasasında yapılacak düzenlemeyle artık iyice yaygınlaşan ve ileride de dahada yaygınlaşacak gibi görünen "bağlı avukat" ve "bağımlı avukat"ların durumları sağlam bir hukuksal zemine oturtulabilir.Bu konuda baroya daha etkin bir denetleme, uyarma hatta yaptırım yetkisi de verilmelidir.
Old 26-12-2006, 15:06   #28
Adli Tip

 
Varsayılan Sn. ÖZSOY;

Sizinle hemfikirim. Benim bu konuyu açarken ki hedefim (daha doğrusu hayalim) şuydu:
Bu platformda öncelikle sorunları tespit etmek(bence bu aşamadayız), sonra alternatif çözümleri değerlendirmek. Neticede elimizde rapor niteliğini haiz bir öneri olduğunda, meslektaşlarımızın da desteğiyle(hatta, tüm üyeler görüş birliği içerisinde olur da Sayın Site Yöneticilieri de bunu uygun bulursa, THS önderliğinde) barolara ve Bakanlığa durumun ve dilkelerin sunulmasıdır.

Geçtiğimiz yıl ilk kez bağlı ve bağımlı çalışan avukatlar için asgari ücret belirlendi fakat bu (düşük) ücret dahi uygulanamadı.

Etik kurallara uyulmadığın üzülerek gözlemliyoruz. Bu konuda yasal düzenleme getirilmesi ve CİDDİ BİR DENETİMİN olması gerektiğini ben de düşünmekteyim.

Saygılarımla,
Old 27-12-2006, 13:40   #29
Av.Ümit Arif Özsoy

 
Varsayılan

Sn:Meslektaşlarım
"Bağlı" ve "Bağımlı" avukatların hukuksal durumlarının netleştirilmesi ve sağlam hukuksal bir zemine oturtulması için avukatlık kanununda değişiklik yapılması gerektiği konusunda hem fikiriz sanırım.
Ülkemizde şehirleşme ve sanayileşmenin artmaya devam etmesi nedeniyle şirketler çoğalmakta büyümekte, büyüyen şirket ve bankalar bünyesinde avukat çalıştırmakta , ya da özel avukatlık büroları işlerinin artmasıyla bünyelerinde avukat istihdam etmektedir. Gerçekten bürolarda avukat işvereni tarafından çalıştırılan ya da şirketlerde istihdam edilen binlerce "bağlı" ve "bağımlı" avukata özgü düzenlemelerin yasada yer alması kaçınılmaz bir gereksinimdir.Şirketlerde çalışan işçilerin sendikası varken, bu şirketlerde çalışan avukatlar ve avukat yanında çalışan avukatlar adeta sahipsiz konumdadır.
Avukatlık yasasında yapılacak değişiklikle baroların üyelerinin çalışma koşullarını denetleme,belirleme, ücertlerine müdehale etme ve yaptırım yetkisi tanınmalıdır.
Bu tür değişiklik ve meslektaşlarımızında önereceği değişiklikler için için kamuoyu oluşturulmalı ve gündemde tutulmalıdır. Sn: Uygarın bu konuda bir rapor hazırlayıp sunma önerisi bu iş için bir başlangıç olabilir diye düşünmekteyim.Tüm bunlar için tabii "bağlı" ve "bağımlı" çalışan meslektaşlarımzın konuya soruna sahip çıkması gerekmektedir.
Old 15-01-2007, 13:40   #30
Adli Tip

 
Varsayılan

istanbul barosuna bağlı 30 küsür bin avukat bunların içinden 9 küsür bini vergi mükellefi bu da demek oluyor ki geri kalanı işçi statüsündeki bağımlı ya da bağlı avukatlar.Sorun bayağ büyük .Ayrıca bağlı avukat bir şirkete bağlı çalışan avukat demek olsun.Bağımlı avukat ise diğer bir meslektaşının yanında çalışan avukat olarak kullanılsın kanaatindeyim.[/quote]

THS üyelerinde bu oran nasıl acaba? Sayın Site Yöneticleri boyle bir arşatırma yapılmasına (anket açılması suretiyle) musade eder ve/veya karar verirse Avukatlık yapan, Bağlı çalışan ve Bağımlı çalışan avukat sayısı hakkında fikir sahibi olabiliriz.

THS üyelerinin sadece %1-2'si falan bağlı ya da bağımlı çalışan avukatsa konuya ilgilinin düşük olması daha kabullenilir olur en azından.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Erkekler çalışan kadınlara ne kadar destekçi..? yağmurdamlası Kadın Hakları Çalışma Grubu 10 21-10-2006 14:43
Yurtdışında çalışan işçiye sigorta yapılmaması orthia Meslektaşların Soruları 5 08-09-2006 12:50
senede bağlı alacak-bk 86 avyusuf Meslektaşların Soruları 3 10-08-2006 17:03
isteğe bağlı sigorta nbasaran Hukuk Soruları Arşivi 2 25-05-2006 14:56


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06564808 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.