Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Değerlendirme -13- İkrar- Delillerle İlgili Genel Hükümler

Yanıt
Old 20-01-2013, 14:24   #1
halit pamuk

 
Varsayılan Değerlendirme -13- İkrar- Delillerle İlgili Genel Hükümler

İKRAR


----- Tarafların veya vekillerinin mahkemeönünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez. Sulh görüşmelerisırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz. (HMK.m.188)

------- İhtiyatitedbir ya da delil tespiti dosyasındaki ikrarlar mahkeme içi ikrar sayılır mı?

Asıl dava dosyasının eki niteliğindeki, İhtiyati tedbirya da delil tespiti dosyasındaki ikrarlar, mahkeme içi ikrar sayılır. (HGK25.2.1983, 2-34/178)

------ * Savcılıkta, yapılan ikrar mahkeme dışıikrardır. (Yılmaz- Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi. Sh. 996 vd)

------ Teyp bandı mahkeme dışı ikrar sayılır mı?

Teyp bandı mahkeme dışı ikrarolarak kabul edilmektedir. (15. HD, 30.06.1975, 2494/3306) Tabi bu içtihatıHMK.m.189 dikkate alarak kabul etmek gerekiyor.

----- Başka bir davada yapılan ikrar, mahkeme içiikrar mıdır?

Başka bir davada yapılan mahkeme içi ikrarın görülmekte olandava bakımından da geçerli olup kesindelil niteliğinde olacaktır. (HGK.13.05.1992, 14-249/323)

------ İcra mahkemesinde takibedayanak teşkil eden belgenin altındaki imza kabul edilmişse, ileride açılacakmenfi tespit ya da istirdat davasında bu ikrar tarafın aleyhine kullanılabilirmi?

İcra mahkemesi kararları kesinhüküm olmasa dahi, icra mahkemesinde imzayı ikrar etmişse, menfi tespit bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmaz.İkrar eden ikrarı ile bağlıdır. (11. HD, 24. 10.1983, 4426/4529)

------- Borçlu, ihtiyati haciz sırasında, borcun kabul etsedahi, daha sonra, zamanaşımı itirazında bulabilir mi ya da imzaya itiraz edebilir mi?

12. Hukuk Dairesinin 4. 10.1993 tarih ve 9597/14564 sayılıkararında, ihtiyati haciz sırasında,borcun kabul etse dahi, daha sonra, zamanaşımı itirazında edebilir demekte; 12.Hukuk Dairesinin 26.11.1992 tarihve 7920/14835 K sayılı ilamında ise,ihtiyati haciz sırasında, borcun kabul edilmesi, bonodaki imzanın inkarınaengel değildir, demiştir.

------- * “………davacının traktörünü muhafaza altındankurtarabilmek için icra dosyasında borcu kabul edip ödeme mehli istemesi,borcun kesin ve samimi olarak ikrarı anlamına gelmediğinden, menfi tespit veistirdat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.” (11. HD, 15.6.1989,6597/3653)(Taylan Özgür Kiraz- Medeni Yargılama Hukukunda İkrar)

-------- Ceza mahkemesi önünde yapılan ikrar da mahkeme içi ikrar mıdır?

Yargıtay, Cumhuriyet savcılığına verilendilekçede ve CumhuriyetSavcılığında bu dilekçe içeriğinidoğrulayan beyanlarda, ceza mahkemesi önünde sanık sıfatı ile alınan beyanlar kesin ikrarolarak kabul etmiştir. (14. HD, 23.9.2003, 4737/6273) ( Alongaya Kamil- NevhisYıldırım- Medeni Usul Hukuku Esasları- Sh. 319)

------ * “Davacı, davalının ariyet olarak aldığı kırma av tüfeğini iadeetmediğinden varsa aynen bedeli yoksabedeli 8000 Liranın tahsilini istemiş;davalı av tüfeğini kısmen para kısmen de tek kırma av tüfeği trampa suretiyle satınaldığını bildirmiştir. Yargıtay ikrarınbölünemeyecğini ve davacının ariyet sözleşmesinin varlığını ispat etmesigerektiğine karar vermiştir.Taylan Özgür Kiraz- Medeni Yargılama Hukukundaİkrar. Sh.199)

---- Bankada hesaba yatırılan parayı göstererek,paranın iade edilmediği gerekçesiyle açılan bir alacak davasında davalı buyatan paranın daha önce sattığı malın karşılığı olduğunu iddia ederse, ispatyükü kimdedir?
Davalının ikrarı vasıflı ikrardır, ispat yüküdavacıdadır. (13. HD, 31.3.1997, 2827/2821)

Aynı şekilde baka havalesiylegönderilen paranın daha önce verilen ödünç paranın karşılığı olduğunu iddiaetmesi de vasıflı (gerekçeli) ikrar olup davacı ispat yükü altındadır. (HGK-26.9.2001, 13-630/647)

------ Davacı ödünç olarak verdiği parayı ödenmediğigerekçesiyle dava açmış; davalı ise fazlasıyla ödediğini iddia etmiştir. İspatyükü kimdedir?

Yargıtay’a göre, davalının ikrarıbağlantılı bileşik ikrardır ve davalı parayı ödediğini ispatla yükümlüdür. (13.HD, 12.12.2002, 10468/13325)

------- “Davacı, mülkiyet hakkına dayanarak istihkakiddiasında bulunmuş, davalı ise, dava konusu malların davacı olan babasına aitolduğuna kabul etmiş, daha sonra bumalların kendisine bağışlandığısavunmasında bulunmuştur. Davalının bu beyanı bağlantısız bileşik ikrar olupbölünebilir niteliktedir.” HGK 18.6.1997, 13-285/542 (Taylan Özgür Kiraz-Medeni Yargılama Hukukunda İkrar. Sh.199)

------- Yemin ederken yapılan bileşik ikrarbölünebilir mi?

Uygulamada yemin altında yapılan bileşik ikrarbölünemeyeceği ve bir bütün olarakdeğerlendirebileceği görüşü hakimdir. Taylan Özgür Kiraz- Medeni YargılamaHukukunda İkrar. Sh.233)

DELİLLER İLGİLİ GENEL HÜKÜMLER

------ Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispathakkına sahiptir.Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkemetarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.Kanunun belirli delillerleispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. Bir vakıanınispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.(HMK.M.189)

Madde gerekçesinde “İkinci fıkra ile, ispat hakkının delillereilişkin yönünün hukukî çerçevesi çizilmiş, bir davada ileri sürülebilecek hertürlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş deliller olması esasıgetirilmiştir. Fıkrada öngörülen düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak eldeedildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatındadikkate alınamayacağı düzenlenmek suretiyle, yargılama sırasında taraflarcasunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önünealınması ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak eldeedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmesedahi mahkemece caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamındadeğerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. Bu hususta mahkemece re’sen kararverilebileceği hususu dördüncü fıkra ile öngörülmüştür.

Bu kapsamda gizlice ses ve görüntü kaydedilmiş olması delilolarak kabul edilmeyecektir.

----- Yargıtay diğer eşe ait günlüğü boşanma davasında delilolarak kabul etmiştir. (Pekcanıtez- Atalay- Özekes. Medeni Usul Hukuku- Sh. 595.13. Bası)

--------- Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izniolmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez. (HMK.m.196)


----- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddiaedilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıayailişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşıtaraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK.m.190)


--------- * “Esersözleşmesinde yüklenici ne iş yaptığını, iş sahibi ise ödediği miktarı ispatetmekle yükümlüdür”. ( 15. HD, 01.06.2004, 2910/3042)

------- * “Sıracetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır” (19. HD,12.11.2004, 9784/11359)

------- * Ücret veyıllık ücretli izin alacaklarının ödendiğini ispat davalı işverene düşer. (9.HD, 17.10.1995, 21361/31703)

------- * “Şatısınveresiye yapıldığının ve teslim edilen mal miktarının dört ton olduğunu davacının kanıtlaması gerekir” (19. HD,21.11.1996, 2155/10367)

----- * “Ayıbın ispatkülfeti davalıdadır” (19. HD, 26.05.2003, 2169/5420)

------ Menfi Tespitdavasında ispat yükü kimdedir?

“Menfi tespit davasında ispat yükü, MK'nın 6. maddesindeki genel kuralgereği davalı (alacaklı) ya düşer. Ancak, ispat yükünün davacı (borçlu) yadüştüğü istinai halleri de vardır. Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu),davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığınıiddia etmeyip, başka nedenle örneğin kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığınıbelirttiği durumda, borçlu olmadığının ispatı davacı (borçlu) ya düşmektedir.Ohalde davacı keşideci, TTK'nın 644. maddesi gereğince sebepsizzenginleşmediğini usulen kanıtlamak durumundadır. Mahkemece; bu yöngözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” 3.Hukuk DairesiEsas: 2008/1639Karar:2008/3514Karar Tarihi: 04.03.2008)

------- * İspat yükü hayatınolağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer.(2. HD, 7.10.1997,7065/10295)


------ “Evliliksırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsunona bağışlanmış sayılır, ona iadesi gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iadeedilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziyneteşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yancakanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada, davacıyaait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalıtarafından bozdurularak ev ihtiyacı için harcandığı davalı yanca kabuledilmiştir, davalı, kadının kendi rızası ile ziynet eşyalarını verdiğinikanıtlayamadığından dava konusu ziynet eşyalarını davacıya iade ilemükelleftir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ziynet eşyalarına ilişkintalebin tümden reddedilmiş olması isabetsizdir.” YARGITAYHUKUK GENEL KURULUE.2004/4-249 K. 2004/247T. 5.5.2004)


------ * Senet metnindavacı tarafından anlaşmaya aykırı doldurulduğunun davalı tarafından ispatedilmelidir.

-------- * Bedeliödediği halde satıcının malı kendisine teslim etmediğini alıcı ispat etmekleyükümlüdür. (Kuru- Hukuk Muhakemesi Usulü- Cilt 2. Sh. 1993)

-------- * “bakiyealacağı kaldığını davacı müteahhit ispatlamalıdır. (Kuru- Hukuk MuhakemesiUsulü- Cilt 2. Sh. 1993)

------- * Senedin yırtılmış olması, ödenmiş olduğununkarinesidir. (12. HD, 3.12.1999, 14229/15633)

------- * Kapalı fatura borcunödendiğine karine teşkil eder. (HGK. 18.02.2004, 11-69/91)

-------- Diğer taraf, ispat yükünü taşıyantarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispatfaaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. (hmk.m.191)
-------- İspat yükü kendisine düşmeyen tarafın teklifettiği yemin hukuki sonuç doğurur mu?

Kuru, bukonuda, mahkemenin, ispat yükünü kendisine düşmediğini ve bu nedenle yemin teklif etmesinegerek bulunmadığını o tarafa açıkça bildirmesi, taraf buna rağmenyemin teklifinde direnirse yeminin hukuki sonuç doğuracağı görüşündedir. (Kuru- Hukuk Muhakemesi Usulü- Cilt2. Sh. 2020)

-------- Kanunun belirlibir delille ispat zorunluluğunu öngörmediği hâllerde, Kanunda düzenlenmemişolan diğer delillere de başvurulabilir.(HMK.m.192)

------- Taraflar yazılıolarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanundabelirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerleispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyenvakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabuledebilirler.Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veyafevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. (HMK.m.193)

Yazılı şekil delil sözleşmesinin geçerlilik şartı değildir. İspatiçin gereklidir. Bu nedenle, delil sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir.(Pekcanıtez- Atalay- Özekes. Medeni Usul Hukuku- Sh. 608. 13. Bası)


------- *”Yapım İşleriGenel Şartnamesi, taraflar arasında akdedilen yapım işi ihale sözleşmesinin ekiolarak kabul edilmiştir. Söz konusu şartnamenin 40 ve 41. maddeleri uyarıncayüklenici tarafından ara ve kesin hakedişlere şartnamede belirlenen usuldeitiraz edilmemesi halinde; yüklenicinin artık herhangi bir alacak talebindebulunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan bu hükümler HUMK’nın 287. maddesiuyarınca "münhasır" delil sözleşmesi niteliğindedir. Bu nedenle,yüklenici tüm iddialarını ve itirazlarını, ancak imzalamış olduğu bu delilsözleşmesine uygun olarak dermeyanedebilir.

Somut vakıada, yüklenici tarafından yanlar arasında 1086 sayılı Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu’nun 287. maddesi anlamında düzenlenen münhasır delilsözleşmesine uygun bir şekilde hakediş raporlarına itiraz edilmediği ve bunedenle yüklenicinin hakediş raporlarının içeriğini olduğu gibi kabul etmişsayılacağı anlaşıldığından, yüklenicin alacak isteminin reddi gerekir.” (HGK 2010/15-609,Karar: 2010/634)



------- Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekildesomutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilinhangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.(HMK.m.194

----- Somutlaştırma yükümüne uymamanın yaptırımı nedir?

Somulaştırma yükümünü yerine getirilmezse, Hakim davayı aydınlatmayükümü kapsamında aydınlatılması istenecek taraf yine de yerine getirmezse,ispatlanamayan davanın reddi gerekecektir. (Özekes- Hukuk Muhakemeleri Kanunu Değerlendirilmesi. Sh.143)


------Kanunda belirtilen hâller dışında, deliller davaya bakanmahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir.Zorunlu hâllerde, bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmayabırakılabilir. Başka yerde bulunan vemahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. Delillerinincelenmesi veya beyanların dinlenmesi sırasında taraflar, istinabe olunanmahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarınıkullanabilirler. Bu hususu sağlamak için, taraflara incelemenin yapılacağıtarih ve yer bildirilir. Bu davet üzerine taraflar istinabe olunan mahkemedehazır bulunmasalar dahi deliller incelenir veya beyanlar dinlenir.(HMK.m.197) Kanuni istisnalar dışındahâkim delilleri serbestçe değerlendirir. (HMK.m.198)







Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İnternetin Güvenli Kullanımıyla İlgili Hukuki Düzenlemeler Hakkında Değerlendirme Dr. Özge Yücel Hukuk Sohbetleri 6 14-05-2011 07:38
Eski ve Yeni Kat Mülkiyeti Kanununda Kombiye Geçiş İle İlgili Hükümler av_mine Meslektaşların Soruları 6 01-06-2010 12:51
Mal Rejimi Genel Hükümler Av.Habibe YILMAZ KAYAR Aile Hukuku Çalışma Grubu 0 29-04-2008 21:02


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05246210 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.