Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yeni Malik Eski Kiracının Depozito İadesinden Sorumlu mudur?

Yanıt
Old 23-01-2007, 22:00   #1
Av.Aynur26

 
Varsayılan Yeni Malik Eski Kiracının Depozito İadesinden Sorumlu mudur?

Müvekkilim, emlakçıdan evi kiralarken kiralananda meydana gelebilecek zararlara karşılık belli bir miktar emlakçıya depozito vermiştir.Bir kaç sene sonra kiralanan satılmış,yeni malik müvekkilime şifahi olarak kiralanandan çıkmasını söylemiştir.Yeni malik kiraları almamış kira bedelleri adreste ödemeli olarak postadan gönderilmişve teslim alınmıştır.Müvekkilim satıştan 3 ay sonra kiralananı boşaltmış ve yeni malikten,herhangi bir alacağının kalmadığına dair yazı almıştır.Kiralama sırasında eski maliğe ödenen depozito bedeli,kiralanan boşaltıldıktan sonra yeni malikten istenmiş ancak yeni malik ödeme yapmamıştır.
Yeni malik, kira sözleşmesinde yazılı depozitodan sorumlumudur.Yeni malik eski sözleşmeye göre 3 ay müvekkilimden kira bedellerini almış olduğundan,sözleşmedeki depozito yeni malikten istenebilirmi?Buna ilişkin Yargıtay kararı olan meslektaşlarım gönderirseler sevinirim.Şimdiden teşekkürler.
Old 23-01-2007, 23:03   #2
Kadir COŞKUN

 
Varsayılan Depozito İadesi

Sayın Meslektaşım,
Aşağıda sunduğum yargıtay kararları umarım işinize yarar. Burada özellikle vurgulanan yeni malikin eski malikin külli halefi olduğu ve sözleşmeden kaynaklı hak ve borçları tümüyle üstlendiği noktasıdır. Kanımca yazılı kira sözleşmesinde depozitonun kiralayana verildiği yazıyorsa ilamsız takip yolunu seçebilirsiniz. Saygılarımla...



HD 13 Esas : 2002/13516 Karar: 2003/1965 Tarih: 27.02.2003
* İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
* İCRA TAKİBİNDE İŞLEMİŞ TEMERRÜT FAİZİ
* TEMERRÜDE DÜŞÜRME

Davacı, icra takibinde işlemiş temerrüt faizi talep etmiş, mahkemece itirazın iptali davası kabul edilmekle işlemiş temerrüt faizine hükmedilmiştir. BK. 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı icra talebi yapmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda işlemiş faize ilişkin talebin reddi gerekir.
(818 s. BK. m. 101)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, davalının daireyi dava dışı Turgut K´ya sattığını, yeni maliklede aralarında kira sözleşmesi düzenleyerek depozito verdiğini, bu nedenle eski malik olan davalıya verdiği depozito bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece itirazın iptali ile takibin devamına, 221.850.800 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, icra takibinde 45 USD işlemiş temerrüt faizi talep etmiş, mahkemece itirazın iptali davası kabul edilmekle işlemiş temerrüt faizine hükmedilmiştir. BK. 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı icra talebi yapmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda işlemiş faize ilişkin talebin reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Davalının sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.





HD 13 Esas : 2002/12483 Karar: 2003/1925 Tarih: 26.02.2003
* BEYİ İLE İCARIN İNFİSAHI
* HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİN DEVRİ
* FAİZ

Davacı, kiralananı davalıdan satın almakla, satın aldığı mecurla birlikte bütün hak ve yükümlülüklerde devredilmiş olur. Yeni malik satıcının halefi olarak eski malikin kiracıdan talebe hakkı olduğu bütün hakları kiracıdan talep edebileceği gibi kiracıya karşı da sözleşme ve yasadan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Depozitonun elektrik, su, doğalgaz, ortak giderler ve hor kullanmaya karşı teminat olarak alındığı olayda davalı satıcı, mecurun satış tarihine kadar depozitonun teminat olarak verildiği konularda kiracıdan talep edebileceği bir hak ve alacağı olduğunu, bu hak ve alacakları için teminatı yedinde tutmak hakkı olduğunu kanıtlamadığı gibi bu yönde bir savunması da yoktur. Bu durumda davalının depozitoyu elinde tutmasının yasal dayanağı kalmadığından yeni malik olarak kiralayan sıfatını kazanan davacıya devretmesi gerekir. Davacı icra takibinde % 15 oranında faiz talep etmiş, davalı bu faiz orarına itirazda bulunmuştur. 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince davacı sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet Bakanlarının o yabancı para ile açılmış bir yıla vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz isteyebilir.
(3095 s. Faiz K. m. 4) (818 s. BK. m. 254)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı Mustafa T. arasında yapılan 1.8.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 7. maddesi gereğince kiracının mecura verilecek hasar ile elektrik, su, doğalgaz ve ortak giderlerin teminatı olarak 3000 ABD doları depozitonun davalıya verildiğini, mecuru 17.7.2001 tarihinde davalıdan satın aldığını, kiracıya karşı doğan hak ve borçlardan dolayı davalı satıcının halefi olduğunu, kiracıdan alınan 3000 ABD doları depozitonun tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile % 40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ihtarname çekmeden doğrudan icra takibi yaparak kötüniyetli davrandığını, depozitonun davacı tarafça istenemeyeceğini faiz ve inkar tazminatı taleplerinin yasal dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, mecurun davacıya satışına ilişkin akit tablosunda kiracı ile yapılan sözleşmeden doğan alacak ve borçların davacıya devredildiğine dair bir hüküm olmadığı depozitoyu isteme hakkının kiracıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı, satıcı ile dava dışı Mustafa T. arasında yapılan 1.8.2000 tarihli kira sözleşmesi gereği, kiracının mecura vereceği zararlar ile elektrik, su, doğalgaz ve ortak giderlerinin teminatı olarak kiralayana (davalıya) 3000 ABD doları depozito verdiği, mecurun 17.7.2001 tarihinde davacıya satıldığı, kira sözleşmesinin halen yürürlükte olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.
BK.nun 254. maddesi gereği satımla birlikte kira sözleşmesinin bütün şartlarıyla birlikte davacıya geçtiğinin kabulü gerekir. Diğer bir deyişle davacı, kiralananı davalıdan satın almakla, satın aldığı mecurla birlikte bütün hak ve yükümlülüklerde devredilmiş olur. Yeni malik satıcının halefi olarak eski malikin kiracıdan talebe hakkı olduğu bütün hakları kiracıdan talep edebileceği gibi kiracıya karşı da sözleşme ve yasadan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Depozitonun elektrik, su, doğalgaz, ortak giderler ve hor kullanmaya karşı teminat olarak alındığı az yukarıda açıklanmıştır. Davalı satıcı, mecurun satış tarihine kadar depozitonun teminat olarak verildiği konularda kiracıdan talep edebileceği bir hak ve alacağı olduğunu, bu hak ve alacakları için teminatı yedinde tutmak hakkı olduğunu kanıtlamadığı gibi bu yönde bir savunması da yoktur. Bu durumda davalının depozitoyu elinde tutmasının yasal dayanağı kalmadığından yeni malik olarak kiralayan sıfatını kazanan davacıya devretmesi gerekir. Davacı icra takibinde % 15 oranında faiz talep etmiş, davalı bu faiz orarına itirazda bulunmuştur. 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince davacı sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet Bakanlarının o yabancı para ile açılmış bir yıla vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz isteyebilir. Mahkemece bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.



HD 03 Esas : 2000/3271 Karar: 2000/3539 Tarih: 17.04.2000
* TEMİNAT PARASI
* TEMİNAT PARASININ İADE BORCU
* ESKİ VE YENİ MALİKİN DURUMU

Kiralayan malikin kiralananı satması halinde kira ilişkisi kurulurken kiracıdan almış olduğu teminat parasını iade borcu doğar. Şayet yeni malik önceden yapılan sözleşmeyi benimser ve eski malikin borçlarını üstlenmiş olur ve buna kiracı rıza gösterirse, eski malik borçtan kurtulmuş sayılır.
(818 s. BK. m. 254) (6570 s. GMKHK. m. 7/d)
Dava dilekçesinde 500 DM.nin aynen tahsili yada 500 DM. karşılığı olan 108.565.000-lira alacağın 04/06/1998 tarihinden reeskont faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı kiracı, davalı ise eski malik (kiralayan)dır.
Davada, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 12. maddesine göre kiracı (davacı)nın, davalı olan kiralayana ödemiş bulunduğu 500 DM. teminat parasının (depozitonun) kiralananın üçüncü kişiye satılması nedeniyle iadeten tahsili istenilmiştir.
BK. md. 254´e göre yeni malik kira sözleşmesini kabul etmiş olmadıkça, kiracıyla olan kira ilişkisine taraf olarak girmediği halde, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 7 (d) maddesi uyarınca yeni malik kira sözleşmesinde kanunen eskisinin yerini alır ve sözleşmeyi yüklenmiş sayılır. Böylece kira sözleşmesi kendisinden doğan bütün alacak ve borçlarıyla birlikte yeni malike devredilmiş olur. Uyuşmazlık konusu taşınmazın ise 6570 sayılı Yasanın kapsamı içerisinde kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Eski malikin borçtan kurtulması, ancak kiracının yeni malik tarafından borcun üstlenilmesine açıkça yada delalet edici eylemle rıza göstermesi üzerine gerçekleşebilir.
Kiralanan davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satılmış ve devir edilmiş bulunmaktadır. Böyle olunca davalının kiralayan sıfatını satım tarihinde yitirdiğini kabul etmek gerekir. Bunun doğal sonucu olarak ta kiralayanın kiracıya (kiracının da kiralayana) karşı kira sözleşmesinden kaynaklanan asli ve yan edim yükümlülükleri son bulmaktadır. Bir başka anlatımla yeni malik kira sözleşmesinde eskisinin yerine geçerek sözleşmeyi tümüyle devir alırken, eski malik ile kira ilişkisi sona ermektedir. Borcun sona ermesi, bir edimi yerine getirme yükümünün hukuken ortadan kalkmasını ifade eder. Böylece borçlu borçtan kurtulur, alacaklının alacak hakkı kalmaz. Borç ilişkisi eski kiralayan bakımından (kiralanan taşınmazın satımı ile) sona ermesine karşın bu ilişkiden doğmuş bir borcun (örneğin uyuşmazlık konusu olayda olduğu üzere sona eren kira ilişkisi nedeniyle muaccel hale gelen güvence parasının iadesi isteminin) devam etmesi olanaklıdır. O zaman kira ilişkisinin satım tarihi itibariyle tasfiye edilmesi gerekecek ve kiracının (davacının) kiralayandan (depozitoyu) geri isteme hakkı doğacaktır. Şu var ki kiracının yeni malik tarafından borcun üstlenilmesine (açıkça ya da delalet edici eylemle) rıza göstermesi halinde eski malikin (davalının) borçtan kurtulması gerçekleşmiş olur.
Mahkemece yukarıdaki ilkeler dikkate alınıp işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken (kiracının ödediği depozito bedelini yeni malikin ancak eski malikten isteyebileceği gerekçesi ile ve sonuç itibariyle davanın husumet noktasından reddine) şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-01-2007, 21:56   #3
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Yeni malik, eski malikle kiracı arasında yapılan sözleşmeyi yüklenmemiştir, bence depozitodan sorumlu değildir.
Old 11-02-2018, 20:51   #4
Av. Aybars Karakırık

 
Varsayılan

6. Hukuk Dairesi 2014/2092 E. , 2014/12561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2013
NUMARASI : 2013/95-2013/351

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira sözleşmesi uyarınca davalıya verilen depozitonun iadesine yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; taraflar arasında 10.04.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davalıya 2.000 TL depozito verdiklerini, davalının kiralananı 16.05.2012 tarihinde üçüncü kişiye sattığını, kiralananı satarak elinden çıkaran davalının sözleşme uyarınca aldığı depozitoyu iade etmediğini, iadesi için hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı ise davanın sözleşmenin halefi haline gelen yeni malike yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin hak ve borçları ile birlikte yeni malike geçtiği, sözleşme uyarınca verilen depozito bedelinin yeni malikten istenmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.04.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunmakta olup, sözleşme uyarınca davacıdan 2.000 TL depozito alındığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı kiralananı 16.05.2012 tarihinde üçüncü kişiye satmış, davacı da depozitonun iadesi konusunda davalıya karşı 08.06.2012 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık güvence parasının eski malik olan davalıdan istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kiralananın üçüncü kişiye satılmasının kira sözleşmesine etkisi TBK’nun 310.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan her hangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik sözleşmenin tarafı olur. Yasa hükmü uyarınca yeni malik satımla birlikte sözleşmenin tarafı haline gelirken, eski malik ile kiracı arasındaki akdi ilişki de sona erecektir. Sona eren akdi ilişkinin satım tarihi itibariyle tasfiyesi gerekir. Bu çerçevede davalının akdi ilişkinin başlangıcında kiracıdan almış olduğu güvence parasını yeni malike teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece güvence parasını kiracıya iade etmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece güvence parasının davalı tarafından dava dışı yeni malike teslim edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
yargılamanın iadesi Fatma Çınar Meslektaşların Soruları 6 13-04-2006 14:19
Bsmv iadesi cevat Hukuk Soruları Arşivi 1 22-06-2002 21:53
Kira Depozito İlkay TÜRKOĞLU Hukuk Soruları Arşivi 3 01-03-2002 23:03
Kiracının Depozito Alması Üzerine... guven Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 15:09
$ 1000.- Depozito İadesinin Gerceklesmemesi Didem Ozcan Hukuk Soruları Arşivi 4 18-02-2002 01:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03217196 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.