Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

borca itiraz ve takibin iptali

Yanıt
Old 24-11-2006, 11:15   #1
avukat

 
Varsayılan borca itiraz ve takibin iptali

Değerli site sakinleri ve ziyaretçileri;
İlamsız takip yolu ile yapılan hacize aynı gün verilen dilekçe ile hem itiraz edilmiş ve hem de İİK 58 ve devamı maddelerinde ki şartlar mevcut olmadığından iptal davası açılmıştır. İcra müdürü aynı gün takibin durdurulmasına karar vererek karşı tarafa tebliğ etmiş ve takibi durdurmuştur. Şimdi burada takibin durmasına dair verilen karar ile aynı zamanda takip talebi ve ödeme emrinin kanunda ki şartları taşımadığından bahisle takibin iptaline karar verilebilir mi? Verilebilir ise kanuni gerekçesi ne olmalıdır. Saygılarımla;
Old 24-11-2006, 11:32   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukat
Değerli site sakinleri ve ziyaretçileri;
İlamsız takip yolu ile yapılan hacize aynı gün verilen dilekçe ile hem itiraz edilmiş ve hem de İİK 58 ve devamı maddelerinde ki şartlar mevcut olmadığından iptal davası açılmıştır. İcra müdürü aynı gün takibin durdurulmasına karar vererek karşı tarafa tebliğ etmiş ve takibi durdurmuştur. Şimdi burada takibin durmasına dair verilen karar ile aynı zamanda takip talebi ve ödeme emrinin kanunda ki şartları taşımadığından bahisle takibin iptaline karar verilebilir mi? Verilebilir ise kanuni gerekçesi ne olmalıdır. Saygılarımla;

Sayın avukat,

Borca itiraz nedeniyle takip durmuş olduğundan, 58 inci maddeye göre yapmış olduğunuz müracaat hukuki yararınız bulunmadığı için reddilmelidir.

Saygılarımla
Old 24-11-2006, 17:07   #3
ragıp

 
Varsayılan

sayın avukat
sanırım konuyu biraz daha açsanız iyi olacak. Borca itiraz ile takip duru. Ancak İİK 58 maddesindeki koşulların oluşmamaı nedeniye şikayet yoluna başvurulabilir. Bunlar farklı konular. Şikayet gerekçesini bilmiyoruz. Ancak sayın Ergin e katılmıyorum.
İtiraz üzerine takip durur. Ancak, alacaklı itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali davası açabilir. Her iki davanın dayanağı da icra dosyası olacaktır.
Ancak, icra takibi şikayet nedeniyle iptal edildiğinde, alacaklının itirazın kaldırılması ya da iptali davası konusuz kalacaktır.
Hukukçu arkadaşların soruyu daha açık yazmalarını rice ederim
Old 25-11-2006, 17:36   #4
av.c_ergul

 
Varsayılan

Ödeme emrinde bulunması gereken esaslı kayıtlardan (alacaklı veya borçlu adı gibi)biri eksikse ödeme emri batıldır. İptal edilebilir. Esaslı olmayan kayıtlar eksikse ( alacaklının vergi kimlik no gibi) şikayet yoluna gidilecektir. şikayetin kabulu halinde ödeme emri iptal edilebilir. İptal kararı ile mevcut ödeme emrinin bir hükmü kalmaz.Tabi bu durumda itiraz konusuz kalacaktır. Ancak fikrimce borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz etmişse ayrıca ödeme emrinin iptali için şikayette bulunmasında bir hukuki yararı olmalıdır. Yargıtayın bu yönde bir kararını ekliyorum.saygılar

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/3780
K. 2003/6314
T. 25.3.2003
• TEBLİGATIN VEKİLE YAPILMA ZORUNLULUĞU ( Takip Dosyasında Vekil Yerine Borçlulara Ödeme Emri Gönderilip Tebliğ Edilmesinin Yasa Hükümlerine Aykırı Olması )
• ASİLE TEBLİĞ ( Borçlu Vekili Tarafından Süresinde Borca İtirazda Bulunulduğu için Ayrıca Mercie Başvurularak Ödeme Emrinin Borçlu Asillere Tebliğ Edildiğinden Bahisle İptalinin İstenememesi )
• ÖDEME EMRİNİN İPTALİ ( Borçlu Vekili Tarafından Süresinde Borca İtirazda Bulunulduğu için Ayrıca Mercie Başvurularak Ödeme Emrinin Borçlu Asillere Tebliğ Edildiğinden Bahisle İptalinin İstenememesi )
1086/m.62,68
1136/m.41
2004/m.66
7201/m.11
ÖZET : Takip dosyasında vekil yerine borçlulara ödeme emri gönderilip tebliğ edilmesi yasa hükümlerine aykırıdır. Ancak, borçluların yasa/ süresi içinde vekilleri aracılığı ile icra dairesine başvurarak borcun esası ile ilgili itirazlarını da bildirdikleri görülmektedir. Borçlu vekili tarafından süresinde borca itirazda bulunulduğu için, ayrıca mercie başvurularak ödeme emrinin borçlu asillere tebliğ edildiğinden bahisle iptalinin istenmesinde adı geçenlerin hukuki yararları bulunmamaktadır. O halde, şikayetin reddine karar vermek gerekirken kabulü isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HUMK' nun 62-68. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Bu nedenle, takip dosyasında vekil yerine borçlulara ödeme emri gönderilip tebliğ edilmesi anılan yasa hükümlerine aykırıdır. Mercii Hakimliği'nin yukarıdaki ilkeyi esas alan gerekçesi doğrudur. Ancak, borçluların yasal süresi içinde vekilleri aracılığı ile icra dairesine başvurarak borcun esası ile ilgili itirazlarını da bildirdikleri görülmektedir. Bu nedenle, İİK' nun 66. maddesi gereğince takip durmuştur. Borçlu vekili tarafından süresinde borca itirazda bulunulduğu için, ayrıca mercie başvurularak ödeme emrinin borçlu asillere tebliğ edildiğinden bahisle iptalinin istenmesinde adı geçenlerin hukuki yararları bulunmamaktadır. O halde, şikayetin reddine karar vermek gerekirken kabulü isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 25.03.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 25-11-2006, 20:05   #5
ragıp

 
Varsayılan

Sayın Armağan Konyalı bir forum açmış. Yargıtay kararları ile ilgili. Bu forumu görünce aklıma geldi. Sorulan soruya verilen yanıtlar değerlendirilmeden bir yargıtay kararı eklenmiş. Kaldı ki bu kararla, sorunun ilgisi de yok.
Old 26-11-2006, 01:38   #6
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın ragıp'a katılıyorum.

İlamsız takibin, itiraz üzerine durması ile takip talebi ve ödeme emrindeki eksiklikler veya usulsüzlükler nedeniyle, ödeme emrinin ve dahası takibin iptali birbirinden ayrı durumlardır.

İtirazınız üzerine zaten takip durmuştur. Ancak ödeme emrinin ve esas önemlisi takibin iptalini sağlayabilecek unsurlar mevcutsa, bunları ileri sürerek ödeme emrini veya tümden takibi iptal ettirmekte hukuki yararınız vardır.

Diğer halde itiraz üzerine duran takip, alacaklı yanın itirazın kaldırılması veya iptali davasına konu olacaktır. Davaya muhatap olmaktansa, tümden takibi iptal ettirmekte hukuki yararınız vardır.

Sizin bu davalarınız, alacaklı tarafın itirazın kaldırılması/iptali davasında bekletici sorun olmalıdır.

Saygılarımla.
Old 26-11-2006, 01:54   #7
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

1976 tarihli bir karar. Daha yenisini bulamadım. 76'da Yargıtay hukuki yarar yokluğu yerine "fuzuli" demeyi seçmiş

Saygılarımla...






HD 12, E: 1976/008492, K: 1976/010560, Tarih: 26.10.1976
[*]İCRA KOVUŞTURMASININ DURMASI

İtiraz sebebiyle borçlu hakkındaki icra kovuşturması durmuş olup devam edebilmesi için süresinde alacaklı itirazın kaldırılmasını merciinden istenmelidir. Borçlunun ayrıca mercie başvurması gereksiz olduğundan istemin reddi gerekir.

(2004 s. İİK. m. 66, 67)

Mercii kararının alacaklı vekili tarafından temyiz olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 06/09/1976 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşüp düşünüldü:

Borçlu hakkında umumi haciz yolu ile takip yapılmış ve 49 örnek ödeme emri 10/08/1976 tarihinde tebliği müteakip 11/08/1976 tarihinde icra memurluğuna dilekçe ile itiraz ettiğinden İİK.nun 66. maddesi gereğince hakkındaki takip durmuştur. Takibin devam edebilmesi için sözü geçen yasanın 67. maddesi gereğince süresinde alacaklının itirazın ref’i için merciie başvurması gerekir. Bu itibarla borçlunun ayrıca merciie başvurması fuzuli olup, yapılan isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı nedenlerle zaman aşımından dolayı takibin geçici olarak tadiline ve imza inkarına ait itirazın alacaklıya teveccüh eden bir taleple incelenmesi gerektiğinde bahisle talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Takip dayanağı belge 20/08/1966 tarihini taşıdığına göre 05/08/1976 tarihinde yapılan takibin 10 sene içerisinde olduğu düşünülmeksizin zaman aşımı bulunduğu şeklinde karar verilmesi de kabul şekline göre doğru değildir.

Bu nedenlerle temyiz olunan mercii kararının esastan ve kabul şekline göre İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26/10/1976 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 26-11-2006, 02:05   #8
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Av.Şehper Ferda Demirel,

Bu kararda; borçlu yanın merciie taşıdığı şikayet/itirazlar, borcun esası ile ilgili ve bir de imza itirazı ki; bunlar itirazın kaldırılması/iptali davasında ileri sürülebilir hususlardır. Bu nedenle Yargıtay'ın, borlunun, merciie başvurmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki kararı doğrudur. Yani borçlu fuzuli davranmıştır.

Ancak ödeme emri ve takip talebinde bulunması gerekli unsurların bulunmaması nedeniyle vaki olabilecek itiraz/şikayetler, itirazın kaldırılması/iptali davasında görülemeyecektir. Kaldı ki süreye tabi olanlar bakımından süre kaçırılmış olacaktır. O nedenle de sanırım borçlu tarafın burada hukuki yararının olup-olmaması durumu biraz da itiraz/şikayet konusuna bağlı.

Saygılarımla.
Old 26-11-2006, 02:11   #9
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Sayın D'arc,

İlamsız takibe dayalı ödeme emrini tebellüğ eden borçlu hem takip usulüne hem de borca yönelik tüm itirazlarını yasal süre içinde icra dairesine bildirmekle yükümlü.

Duran takipte, borcun esasına yönelik açılan davayı "fuzuli" bulan yargıtay, usule yönelik davayı "evleviyetle fuzuli" (eskilerden gidiyoruz) bulmaz mı?
Old 26-11-2006, 02:20   #10
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın Demirel,

Borçlu tüm itiraz sebeplerini icra dairesine ve şikayet sebeplerini de itm'ye bildirmelidir. Şikayet sebeplerinden bazıları süresiz olabildiği halde bazıları 7 gün ile sınırlıdır. Bu halde itiraz/şikayetini icra dairesine bildirirse ve nasılsa takip durdu ve alacaklının açacağı davayı 6 ay veya 1 yıllık süreyi bekleyeyim derse; ilk olarak belki tümden iptal ettirebileceği bir takip için boşu boşuna itirazın kaldırılması veya iptali davası ile uğraşacak demektir ve ikincisi bu davada itirazları dikkate alınsa bile şikayetlerinin dinlenmesine mahal yoktur.

Yargıtay'ın borcun esasına ilişkin itirazlardan dolayı merciie başvuruyu fuzuli görmesi normal, çünkü bu iddialar itirazın kaldırılması/iptali davasında tartışılabilir. Hatta imza inkarı ya da bazı usulü itirazlar da böyle. Ancak mesela takip talebinde bulunması zorunlu hususların yokluğu nedeniyle takibin iptali, hem hak düşürücü sürenin geçmesi ve hem de görev nedeniyle dinlenmeyecektir.

Saygılarımla.
Old 26-11-2006, 05:17   #11
ragıp

 
Varsayılan

yukarda yazdığım konularda itirazı olan arkadaşımız varsa gerekli açıklamayı yapabilirim.
Ancak Yargıtay İİD 22.2.1971 gün ve 1255 Es. 1947 sayılı kararına bakmak gerekir.
Old 28-11-2006, 17:31   #12
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ragıp
yukarda yazdığım konularda itirazı olan arkadaşımız varsa gerekli açıklamayı yapabilirim.
Ancak Yargıtay İİD 22.2.1971 gün ve 1255 Es. 1947 sayılı kararına bakmak gerekir.

Sayın ragıp,

Benim itirazım var...Durmuş olan takip için ayrıca şikayet hakkı kullanılmasında borçlunun nasıl bir hukuki yararı bulunmaktadır? Somut örneklerle açıklarsanız memnun olacağım.

Saygılarımla
Old 28-11-2006, 18:07   #13
ragıp

 
Varsayılan

Sayın Ergin şöyle anlatayım. Ukalalık saymayın lütfen. Forumlardan anladığım kadarıyla hukuk bilginiz benden fazla. Şöyle bir örnek vereyim. Takip talebindeki koşullar yerinde değil. Alacaklı ölmüş ve ölmüş bir kişinin adına alacaklı sıfatıyla takip yapılmış ancak mirasçılar adına değil de ölü kişi adına.
Borçlu borca itiraz etti ve takip durdu. Alacaklı vekili itirazın kaldırılması davası açtı.davayla uğraşmak mı, takibi iptal ettirmek mi avantajlı?
Ya da zamanaşımı itirazında bulunmayı unuttu ve sadece borca itiraz etti. Alacaklı itirazın iptali değil de kaldırılması yoluna gitti. Tekrar zamanaşımı itirazını ileri süremez. Ama takip iptal olursa yeniden ödeme emri gelecek
Bunun gibi örnekler.
Old 29-11-2006, 16:08   #14
av.c_ergul

 
Varsayılan

Hukuki yarar fikrini savunduğum için sayın Ergin'e cevap verme ihtiyacı hissettim.
ödeme emri ve takip talebinde bulunması gereken kayıtlar İİK md. 58 v.d anlatılmıştır. Bu tamamiyle şekil sorundur. Borçlu, borca veya imzaya itiraz etmek istiyorsa bunu kanunun kendine vermiş olduğu yollarla yapmalı. Ödeme emrini iptal ettirerek borçlu olmadığını ıspatlyamaz zira iptal edilen ödeme emri yerine yenisi gönderilebilir. Daha önce eklediğim yargıtay kararına dikkat buyurmanızı öneriyorum. Saygılarımla...
Old 29-11-2006, 16:26   #15
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ragıp
Sayın Ergin şöyle anlatayım. Ukalalık saymayın lütfen. Forumlardan anladığım kadarıyla hukuk bilginiz benden fazla. Şöyle bir örnek vereyim. Takip talebindeki koşullar yerinde değil. Alacaklı ölmüş ve ölmüş bir kişinin adına alacaklı sıfatıyla takip yapılmış ancak mirasçılar adına değil de ölü kişi adına.
Borçlu borca itiraz etti ve takip durdu. Alacaklı vekili itirazın kaldırılması davası açtı.davayla uğraşmak mı, takibi iptal ettirmek mi avantajlı?
Ya da zamanaşımı itirazında bulunmayı unuttu ve sadece borca itiraz etti. Alacaklı itirazın iptali değil de kaldırılması yoluna gitti. Tekrar zamanaşımı itirazını ileri süremez. Ama takip iptal olursa yeniden ödeme emri gelecek
Bunun gibi örnekler.

Sayın ragıp,

Öncelikle iltifatınız için teşekkür ederim. İltifatların hukuki bilgisine önem verdiğimiz üyelerden gelmesi açıkçası gururlandırıcı...THS'de soru soran, cevap veren hiç bir üyeye ukalalık yakıştırması yapılmaz. Önemli olan karşılıklı nezaket sınırları içinde birbirimiz anlamaya çalışmaktır. Hatalı cevap verip, hatasında ısrarcı olan üyeye bile kimse o yakıştırmada bulunmamıştır.

THS özellikle mesleğin başlangıcında olanlar için bir hazine...Ben de buradaki tartışmalardan çok şey öğrendim/öğreniyorum. Çünkü bildiğiniz üzere hukuk bir deryadır. Asıl "ben herşeyi biliyorum" diyen bir avukat ukalalık yapmış olur.

Şimdi verdiğiniz örneklere ve forum konusuna dönecek olursak; bildiğiniz üzere şikayet nedenlerinin bazıları 7 günlük süreye tabi olduğu gibi, bazıları ise süresizdir.

Ölü kişiye dava/icra takibi açılamadığı gibi, ölen kişi adına da dava/icra takibi açılamaz. Bu husustaki şikayet de süresizdir. Teknik olarak bunu tartışıyoruz. Oysa, alacaklı vekili acemilik veya kötüniyetten dolayı ölmüş müvekkili adına icra takibi yaptı diyelim. Alacaklının öldüğünü bilen borçlu, zaten borca itiraz dilekçesinde bunu belirtecektir. Buna rağmen hangi avukat ölmüş kişi adına bir de itirazın iptali/kaldırılması davası açacaktır. Yine de dava açıldı ve itiraz kaldırıldı diyelim. Borçlunun hala şikayet hakkı mevcuttur.

İkinci örnek olarak zamanaşımı ile ilgili bir örnek vermişsiniz. Borca itiraz süresi bildiğiniz gibi 7 gündür. Şikayet süresi ise 7 gün veya süresizdir. Süreye tabi bir şikayet nedeni sözkonusuysa borçlu hem şikayet hem de borca itiraz süresinde bunu bildirmek zorundadır. Yani, borca itiraz süresinde zamanaşımı itirazını unutan borçlu, şikayet süresini de geçirmiş olacaktır. Şikayet nedeni süresiz olanlardan ise, yukarıda izah ettiğim üzere her zaman ileri sürülebilecek,(İtirazın iptali/kaldırılması davası neticelense bile)dolayısıyla bir hak kaybı olmayacaktır.

"Benim verdiğim örneklerin dışında da bir sürü şikayet nedeni var" diyeceksiniz. Elimde Talih Uyar'a ait İcra Hukukunda Şikayet ve İtiraz isimli eski bir kitap bulunmaktadır. Buradan şikayet nedenlerine bakıyorum. 45 adet şikayet nedeni bulunmaktadır. Bunların bir kısmı ilamlı takip bir kısmı kambiyo senedine ilişkin takibe ait şikayet nedenleridir.Bir kısmı da takip açıldıktan sonraki işlemlere ait nedenlerdir. Süresiz şikayet nedenleri olarak da 25 adet neden gösterilmiştir.

Hemen şunu da hatırlatmak da fayda vardır. Bazı katılımcılar, vergi kimlik no.sunun yazılmamasını ödeme emrinin iptali için şikayet nedeni olarak saymaktadır. Uygulama ve Yargıtay kararlarına göre ödeme emri iptal edilmemektedir. Aynı şekilde, alacaklı veya vekilinin adresinin yazılmaması; faize faiz yürütülmesi gibi nedenlerle ödeme emri iptal edilmemekte; düzeltilmekle yetinilmektedir. Dolayısıyla ilamsız takiplerde şikayet nedenleri azalmıştır. Sizi haklı çıkaracak bir şikayet nedeni ben bulamadım.

Önemle belirtmek isterim ki, borçlunun şikayet hakkı elinden alınmamaktadır. Borçlu itiraz yerine şikayet ile sonuca ulaşabileceğine inanıyorsa yine şikayet hakkını kullanabilir. Soru ve sorun ise zaten duran bir takipte ayrıca şikayete ne gerek vardır?Hem usul ekonomisi(Alacaklı gereksiz yere harç ve belki de avukatlık ücretine mahkum edilecektir), hem de M.K. 2 birarada düşünüldüğünde de şikayet reddedilmelidir. Çünkü şikayet hakkı varken borca itiraz etmektedir.

Yine Talih Uyar'dan bir alıntı ile konuyu bitirmek istiyorum: " Konusu, icra ve iflas organlarının yaptığı -işlem-ler olan şikayetin hedefi; 'bu işlemlerin yasaya ve hadiseye uygunluğunu temin etmek'dir"

Saygılarımla
Old 30-11-2006, 20:21   #16
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

degerlı arkadaslar bu konuyla ılgılı basımdan soyle bır olay gectı..
muvekkılıme ornek 51 gonderılmıstı..ancak kanunı sureler olan 7 ve 30 gunluk sureler yoktu odeme emrınde...aynı gun hem borca ıtıraz ettık hem sıkayet ettık...borca ıtırazımız olmasına ragmen takıp bu halıyle durmus olmasına ragmen sıkayetımız kabul edıldı ve odeme emrı ıptal edıldı....muvekkılıme tekrar odeme emrı gonderıldı tabı bu sefer tekrar ıkıncı odeme emrıne ıtıraz ettık..ve ıkıncı odeme emrınde faıze faız yurutuldugunden ve su an hatırlayamadıgım bır cok sebepten sıkayet davası actık....ıkıncı davamız baska ıcra mahkemesıne dustu ve mahkemece zaten ıtıraz edılmıs ve takıp durmus oldugu ıcın dosya ıle ılgılı meselelerın sıkayete konu edılemeyecegını bunların ıtırazın kaldırılması yada ıptalı davalarının konusu oldugunu sıkayette hukukı yarar olmadıgına karar vererek hıcbır sıkayet sebebeımızı karar baglamadan bu sebepten red ettı..bızde sıkayet ve dıger davalar ayrı meselelerdır odeme emrı ıptal edılırse dıger davalar acılamaz karar verılmelı ıdı vs gb sebeplerle temyız ettık beklıyoruz.....galıba uygulama ve bakıs acısı hakımden hakıme bu durumda degısıyor...ıyı calısmalar
Old 01-12-2006, 00:06   #17
Av.Bülent Özkan

 
Varsayılan

Sevgili Meslekdaşlarım;
İİK 58. maddeye aykırılık sebebiyle İlamsız takiplerdeki örnek 7 ödeme emrinin usulsüz düzenlendiğinden bahisle İcra Mahkemesine yapılacak şikayet ile, ödeme emrine yapılan ve takibi otomatikman durduran İcra Dairesine yapılan itiraz açık bir şekilde birbirlerini nesh etmektedir.
Bilindiği üzere ödeme emrini düzenlemek İcra Dairesinin görevi olduğundan memurun işlemini şikayet İcra MAHKEMESİNE yapılacaktır. Oysa ilamsız takipte itiraz İcra Dairesine yapılır. Aslında çelişki de buradan kaynaklanır. Zira itiraz ettiği ödeme emrinin usulsuz olduğunu ve iptali gerektiğini iddia eden kişinin evvelce yaptığı itiraz ; Eğer şikayet kabul olursa konusuz kalacaktır. Eğer icra mahkemesi şikayet sonucu ödeme emrini iptal ederse bu ödeme emrine yapılan itiraz da yok hükmünde olur. Dolayısıyla itiraz konusuz kalır. Fikrimce buradaki çelişki ilamsız takiplerde itiraz ve şikayet leri değerlendirecek mercilerin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır. Zira kambiyo takiplerinde itiraz ve şikayet mercii aynı olduğundan yukarıda anılan çelişki de ortadan kalkmaktadır.
Ama belirtmek gerekir ki İİK 58. maddedeki şartlara uyulmadan düzenlenen ödeme emriyle ilişkili şikayet söz konusu olduğunda İcra Mahkemesinin takibi iptal etmesi söz konusu dahi olmaz. Zira sadece şikayet konusu işlemle ilgili karar verilebilecektir. Dolayısıyla ancak ödeme emrinin iptali gündeme gelir. Takibin iptali ise ancak itirazın iptali davasının reddi halinde mümkün olur.
Ayrıca belirtmek gerekir ki yapılacak şikayet itiraz süresi geçmeden İcra mahkemesince hükme bağlanabilmektedir
Sonuç olarak yukarıdaki durumda müvekkile pratik faydası dokunacak hareket tarzı kanımca evleviyetle muhabere yolu ile İcra Dairesine itirazda bulunup, itiraz esas dosyaya girene kadar şikayeti yapmak olabilir. Şikayetin menfaat yokluğu nedeniyle reddi riski bu surette bertaraf edilebilir. Zira muhabere yoluyla yapılan itiraz icra dosyasına girmeden İcra Mahkemesi şikayet incelemesini yapabilecektir.Fakat şikayet kabul görür de ödeme emri iptal olursa, ödeme emrine yapılan itiraz da hükümsüz olacağından bu iki işlem bir diğerini hükümsüz bırakabilmektedir. Sonuç itibari ile borca itiraz eden borçlunun itirazında haklı ise ayrıca şikayette bulunmasını durum açısından yararlı bulmuyorum. Zira itiraz haklı ise itirazın kaldırılması veya iptali davalarına ait hak düşürücü sürelerin geçmesi ile veya açılacak davaların reddi ile borçlu daha kısa zamanda borçtan kurtulabilecektir.
Saygılarımla..
Old 14-11-2007, 20:10   #18
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,
Bugun itibariyle konuya ilişkin olumlu yönde bir karar aldık. Hakim, hukuki menfaat ve usul ekonomisi hususlarını incelemeksizin 58 ve 61 maddelere aykırılıktan ödeme emrinin iptaline hükmetti.
Old 21-03-2009, 11:21   #19
av_abay

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım borca itirazla alakalı benimde şu an karşılaştığım bir durum var ve nasıl hareket etmem gerektiğine bir türlü karar veremiyorum. Umarım sorunumun cevabını burda bulurum. Borçlu borca itiraz etmek için sunduğu dilekçede açıkca borca değilde, 1. haciz ihbarnamesine itiraz ediyorum demiş. Sizce bu borca itiraz sayılmalı mı?
Old 21-09-2011, 00:28   #20
çaçaça

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlar.. Alacaklı ne ödeme emrinin ekine, ne de icra dosyasına alacağın dayanağı olan belgeyi koymamış.. (Alacaklı TTNet, ödeme emrinde sözleşmeden doğan alacak yazıyor.. Muhtemelen müvekkilin aboneliğini iptal etmesinden kaynaklanıyor.. Ancak müvekkile hiçbir resmi bildirimde bulunulmamış.. Sadece kısa mesajla borcunu ödemesi istenmiş.)

Bu durumda hem İTM'de ödeme emrinin iptalinin (alacağın dayanağı olan belgenin ibraz edilmemesi sebebiyle) istenmesi hem de herhangi bir bildirimde bulunulmadığından (müvekkilin temerrüde düşürülmediğinden) bahisle icra müdürlüğünde itiraz yoluna gidilmesinde hukuki yarar yok mudur?

Doğruyu söylemek gerekirse, genel işlem şartlarına karşı yaklaşımım sebebiyle itm'de şikayet yoluna gidip vekalet ücreti almak istiyorum.. Ancak itm'den çıkabilecek olumsuz bir kararda borca itiraz hakkı kaybolmuş olacak ki müvekkil temerrüde düşürülmediğinden itiraz yolundan da sonuç alabilme ihtimalimizin yüksek olduğunu düşünüyorum..
Old 21-09-2011, 11:06   #21
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan çaçaça
Sayın meslektaşlar.. Alacaklı ne ödeme emrinin ekine, ne de icra dosyasına alacağın dayanağı olan belgeyi koymamış.. (Alacaklı TTNet, ödeme emrinde sözleşmeden doğan alacak yazıyor.. Muhtemelen müvekkilin aboneliğini iptal etmesinden kaynaklanıyor.. Ancak müvekkile hiçbir resmi bildirimde bulunulmamış.. Sadece kısa mesajla borcunu ödemesi istenmiş.)

Bu durumda hem İTM'de ödeme emrinin iptalinin (alacağın dayanağı olan belgenin ibraz edilmemesi sebebiyle) istenmesi hem de herhangi bir bildirimde bulunulmadığından (müvekkilin temerrüde düşürülmediğinden) bahisle icra müdürlüğünde itiraz yoluna gidilmesinde hukuki yarar yok mudur?

Doğruyu söylemek gerekirse, genel işlem şartlarına karşı yaklaşımım sebebiyle itm'de şikayet yoluna gidip vekalet ücreti almak istiyorum.. Ancak itm'den çıkabilecek olumsuz bir kararda borca itiraz hakkı kaybolmuş olacak ki müvekkil temerrüde düşürülmediğinden itiraz yolundan da sonuç alabilme ihtimalimizin yüksek olduğunu düşünüyorum..

Müvekkilinizin temerrüde düşürülmesi gerekiyor mu?
Old 21-09-2011, 11:20   #22
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan çaçaça
Sayın meslektaşlar.. Alacaklı ne ödeme emrinin ekine, ne de icra dosyasına alacağın dayanağı olan belgeyi koymamış.. (Alacaklı TTNet, ödeme emrinde sözleşmeden doğan alacak yazıyor.. Muhtemelen müvekkilin aboneliğini iptal etmesinden kaynaklanıyor.. Ancak müvekkile hiçbir resmi bildirimde bulunulmamış.. Sadece kısa mesajla borcunu ödemesi istenmiş.)

Bu durumda hem İTM'de ödeme emrinin iptalinin (alacağın dayanağı olan belgenin ibraz edilmemesi sebebiyle) istenmesi hem de herhangi bir bildirimde bulunulmadığından (müvekkilin temerrüde düşürülmediğinden) bahisle icra müdürlüğünde itiraz yoluna gidilmesinde hukuki yarar yok mudur?

Doğruyu söylemek gerekirse, genel işlem şartlarına karşı yaklaşımım sebebiyle itm'de şikayet yoluna gidip vekalet ücreti almak istiyorum.. Ancak itm'den çıkabilecek olumsuz bir kararda borca itiraz hakkı kaybolmuş olacak ki müvekkil temerrüde düşürülmediğinden itiraz yolundan da sonuç alabilme ihtimalimizin yüksek olduğunu düşünüyorum..

Alacaklı takip dosyasına belge sunmamış ise zaten ödeme emri ekine de eklenemez. Zira ödeme emrini yasa gereği müdür hazırlar. Dosyada olmayan bir belgeyi ekleyemeyeceğine göre..

Diğer taraftan sayın Ergin'in dikkat çektiği üzere alacaklı takip başlatmadan önce müvekkilinizi temerrüde düşürmek zorunda değildir. Temerrüt faizin işlemeye başlaması için gerekli olan bir unsurdur.

Risk almayın, itiraz edin, takip dursun.
Old 21-09-2011, 11:39   #23
çaçaça

 
Varsayılan

Belki de temerrüd yanlış bir ifade oldu.. Söylemek istediğim şu.. Alacaklı müvekkilime ne kadar borcu olduğunu ve nereye ödemesi gerektiğini söylemeden müvekkilim bu borcu nasıl ödeyebilir ki? Buna ilişkin bir belgenin takip öncesinde müvekkilime gönderilmesi gerekli değil miydi? (Muacceliyet şartı mı oluyor bu? Yoksa ikisi de mi değil? Sanırım biraz kafam karıştı..
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
takibin yenilenmesi Av. Kader DEMİR Meslektaşların Soruları 6 11-03-2009 16:51
İTM Şikayet Davasında İlamlı İcrada Takibin Durdurulmasına Karar Verebilir mi? advokat34 Meslektaşların Soruları 8 17-04-2008 14:32
idarenin eğitim ödeneğini başka bir borca mahsup etme hakkı var mıdır? sendurhukuk Meslektaşların Soruları 3 23-11-2006 23:36
Yetkisiz İcra Dairesinde Başlatılan Takip. borçlunun Sadece Borca İtiraz Etmesi avmhy Meslektaşların Soruları 1 27-04-2005 09:38
Borca İtiraz AVDILEK Hukuk Soruları Arşivi 1 17-02-2002 23:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05664897 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.