Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Türkçe İle İlgili Haberler

Yanıt
Old 01-11-2007, 10:34   #61
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Marat Bey;

Hukuk ve Türkçe grubu alanında bugün yazdığınız mesajda acele ile yazılmasından veya dikkatten kaçırmaktan olacak ;birkaç yazım hatasına yer vermişsiniz : Yazdığınız alan,bu konuda hassas ve iddialı bir alan olduğu için ve eğer düzeltmek isterseniz,size hatırlatmış olayım :

mevhum kelimesi,sizin kullanmak istediğiniz mefhum kavramından farklı bir kavramın adıdır. Yazınızın içinde mefhum kelimesini kullanmayı amaçladığınız belli.(mevhum : vehim konusu yapılan,vehmedilen; mefhum : kavram)

Ayrıca ülke ve millet isimlerinin ilk harflerini çoğunlukla küçük harf ile yazmışsınız.

Yazdığınız metin-sizin inançlarınıza ve bakış açınıza göre çok samimi ve güzel olduğu için-harf hatalarını taşımaması biçimsel açıdan da tamamlayıcı olur.

Unutmadan şunu da hatırlatayım : Anayasamıza göre ,Türkiye Cumhuriyeti"ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk"tür."(Etnik kökeni ne olursa olsun).
Böylece, Anayasa"mızın Türk olarak kabul ettiği ve Türk"lüğünü tartışmadığı kişilerin Türk"lüğünü," Türkiye Nüfusu"nun ne kadarının Türk olduğunu " sormak suretiyle sizin tartışmanız,hukuka,anayasal vatandaşlık bilincine ve etnik köken yerine vatandaşlık bağı gibi birleştirici bir bağı kabul eden,sizi de rahatsız etmemesi gereken bu ulusal bilinci amaçlayan M.Kemal Cumhuriyet"ine,giderek insanların ve vatandaşların,ülkelerin kardeşliğine,birliğine inanan, kafatasçılığı reddeden,modern hümanist ve kozmopolit anlayışlara uygun düşmeyecek ve zarar verebilecek,bugünkü dünya insanları ve dünya uluslarının tümünün ortak insani değerlerde buluşmasına ve her türlü ayrımcılığa son verilmesine dayalı uluslararası politikalara ve bunların temelinde insan özüne değer verme düşüncesine ters gelen bir yaklaşım. Yazılarımızda ve fikirlerimizde daha birleştirici,ortak değerleri geliştirici olursak,daha faydalı bir iş yapmış oluruz,kanaatindeyim.

İyi Günler ve İyi Çalışmalar.

( Bu mesaj,dün özel mesaj olarak Marat Bey"e iletilen bir mesaj.)

Sanırım,Marat Bey,ayrımcılık amacı ile değil de,kendi kimliğine,yani Türk kimliğine övgü ve vurgu yapmak amacı ile işlediği bir yazı yazmış. Amaç; başka kimlikleri aşağılamak,reddetmek değil de,Türk kimliğini,tarihsel ve siyasal bağlamda uğradığını düşündüğü aşınmalara karşı savunmak gibi. Öyle algılanıyor.
Ama tabii duygu ve düşüncedeki bu heyecan,yazının amacını aşan hatalı algılamalara neden oluyor.

Marat Bey,bizim ülkemizde,Türkiye Cumhuriyeti"ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan ve kendini Türk hisseden herkes Türk"tür.
Old 01-11-2007, 12:48   #62
Marat Ahmadi

 
Varsayılan

Yazdıklarım belli ki okuyan herkesi rahatsız etmiş, hatta belli ölçüde üzmüştür. Öncelikle,herkesten ayrı ayrı özür dilerim. Türkiye'deki fikir ve düşünce vakumundan haberdar olduğum halde ve hele toplumun dış etkenlere karşı bu kadar hassas olduğu bu dönemde bunları yazmak belki hataydı. Ancak bir umut vardı içimde, o da yazılarımı okuyacak olanların hukukçu olmasından kaynaklanıyordu. Zira hukukçu alelade toplum ferdi değildir, hukukçu toplumsal ilişkilerin mühendisidir. Tolumda tartışılan bazı meseleleri siz hukukçular olarak tartışmaz, çözüm üretmezseniz yarın başkalarının dayattığı çözüme razı olamak mecburiyetinde kalırsınız. Yukarıda yazdıklarımı bir nebze olsun anlayıp da kızmen de olsa doğru bulan yoksa, bu millet hür düşünemiyor demektir.
Old 31-12-2008, 08:36   #65
serkank1984

 
Varsayılan

2009 oldu hâla aynı ama türkçe karakter yazınca 2. mesaj sınırına geçiyor
Old 04-01-2009, 12:09   #66
Engin Özoğul

 
Varsayılan 200 YTL Hatalı mı?

"İkiyüz" bitişik mi, ayrı mı yazılır? Günlerdir devam eden tartışmaya son noktayı kondu, ama Koleksiyonerler yeni paranın peşini bırakmıyor


YTL'nin Y'sini attık ancak bu kez de tarihi bir hata yaptık. Koleksiyonerler hata yapılan TL'nin ilk serileri için bankalara koştu. Türk dili uzmanları, piyasaya sürülen yeni 200 TL’lik banknotlarda imla hatası tespit etti. İşte alanında uzman akademisyenleri bile şaşırtan bu ilginç hata!

Banknotun ön yüzündeki “İKİYÜZ” yazısı, “Sayıların her rakamını ve basamağını gösteren sözcük ayrı yazılır” kuralına uymuyor. Dil bilimciler ‘iki yüz’ yazılması gerekirken ‘ikiyüz’ yazılarak önemli bir hata yapıldığı görüşünde birleşti. Türk Dil Kurumu eski Başkanı Prof. Bican Ercilasun, “Banknottaki rakam bitişik olarak yanlış yazılmıştır. Ayrı yazılmalıydı” dedi.

İstanbul Üniversitesi Yeni Türk Dili Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özkan da rakamların sadece çek ve senetlerle birleşik yazıldığını vurgulayarak, “Çek ve senetlerde, araya başka rakamlar koyarak aldatma olmasın diye bitişik yazma esası benimsenmiştir. Para baskıdır, üzerine herhangi bir rakam girme gibi durum söz konusu değildir. Banknotta ‘iki yüz’ yazılmalıdır” dedi.


Merkez Bankası'ndan açıklama

Merkez Bankası, 1 Ocak tarihinde dolaşıma çıkarılan 200 Türk Lirası'ndaki ''İKİYÜZ'' ibaresinin bitişik yazılmış olmasının, para ile ilgili belgelerdeki ve kıymetli evraktaki sayıların yazım kuralına ve 1939 yılından bu yana oluşan teamüllere uygun olduğunu bildirdi.

TDK: YANLIŞLIK YOK

TDK'dan yapılan yazılı açıklamada ise, sayı adlarının nasıl yazılması gerektiğinin Yazım Kılavuzunun ilk baskılarından itibaren belirtildiği, son baskı Yazım kılavuzunda da ''Sayıların Yazılışı'' başlığı altında ''Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticari belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır'' bilgisinin yer aldığı hatırlatıldı.

Doğrudan doğruya ticari belgelere konu bir ödeme aracı olan Paranın ''sayı adının'' bitişik yazılmasının yanlış olmayacağı kaydedilen açıklamada, şu hususlara yer verildi:

''Yazım, yani imla, bir gelenektir. Yeni Türk harflerinin kabulünden bu yana paralarımızın üzerindeki sayı adlarının yazılışında da bir gelenek oluşmuştur. Bu gelenek, paradaki sayı adlarının bitişik yazılması biçimindedir. Örneğin 1939 ve 1946 yıllarında dolaşıma çıkarılan 500 TL'de sayı adı 'BEŞYÜZ', 1992'de dolaşıma çıkarılan 250000 TL'de ise sayı adı 'İKİYÜZELLİ BİN' biçimlerinde yazılmıştır. Bu nedenle yeni dolaşıma çıkarılan 200 TL'deki sayı adının 'İKİYÜZ' biçiminde yazılması yanlış sayılamaz.''

Gazete Habertürk: http://www.haberturk.com/ekonomi/hab...hatali-mi.aspx
Old 04-01-2009, 12:21   #67
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Yazım salt bir gelenek olarak kabul görseydi yöresel ağızların yazı dilinde kullanılması kural olurdu ama öyle değil.
Her dilin dilbilgisi kuralları vardır. Türk dilinin bilimsel ölçütlere göre kabul edilen kurallarına göre sayılar yazıyla yazılırken ayrı yazılır. Türk Dil Kurumu 1980 sonrasında bilimsel esaslara uygun çalışmadığı için bilimsel olmayan kurallar koyması şaşırtıcı olmamalı. Türk Dili Kurumu eski başkanı Prof.Dr.Bican Ercilasun bu konuda haklı, zaten Türk Dili Kurumu'nda doğruyu söyleyen sadece "eski" başkan ve üyeler... Türk Dil Kurumu'nun dernek tüzelkişiliğine sahip yapısının son başkanı Prof.Dr. Şerafettin Turan'ın onursal başkanı olduğu Dil Derneği'nin yazım kılavuzu da Ercilasun'un belirttiği gibi ayrı yazılması gerektiğini belirtiyor.
Old 08-01-2009, 17:36   #69
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Söz meclisten dışarı,
"Zenginin parası, züğürtün çenesini yorar" misali...


Yeterki cebimizde para olsun! İster İKİYÜZ, İster İKİ YÜZ fark etmez.
Old 08-01-2009, 17:39   #70
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Bugün belki fark etmez ama yarın çok fark eder.
Old 08-01-2009, 17:48   #71
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Saim
Söz meclisten dışarı,
"Zenginin parası, züğürtün çenesini yorar" misali...


Yeterki cebimizde para olsun! İster İKİYÜZ, İster İKİ YÜZ fark etmez.
Cebinde 200 Yüz Lirası olana ikiyüzlü diyecek miyiz? Dolayısıyla banknotta "ikiyüz" şeklinde yazılması hatalıdır.
Alıntı:

ikiyüzlü
sıfat

Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai:



Old 09-01-2009, 10:06   #72
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Cebinde 200 Yüz Lirası olana ikiyüzlü diyecek miyiz? Dolayısıyla banknotta "ikiyüz" şeklinde yazılması hatalıdır.

İkiyüzlü ile ikiyüz arasında "lü" den çok daha büyük bir fark var Sayın Şakacı Abi.

Benim asıl merak ettiğim husus, acaba bu ikiyüz olayının (arka)sında da başka bir "bahçe" çıkar mı hususudur. )
Old 09-01-2009, 10:07   #73
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Özge Yücel
Bugün belki fark etmez ama yarın çok fark eder.

Bu konudaki yetkinliğinize tanık olduğum için, size aynen katılıyorum Sayın Özge Yücel.
Old 09-01-2009, 20:45   #74
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

"İkiyüz"mü, "İki yüz" mü diye araştırıp karıştırırken Merkez Bankası'nın adının, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası değil de, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olduğunu öğrendim.Yıllardır taşıdığımız kağıt paraların üzerinde de "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" yazılı olduğunu şimdi fark ettim.
Old 09-01-2009, 20:58   #76
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Özge Yücel
Konuyla ilgili yazışmayı aşağıdaki bağlantıda görebilirsiniz.
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=1219
Teşekkürler Sayın YÜCEL, yönlendirdiğiniz forumu iştahla okuyacağım.
Şu kadarını belirteyim; o başlık ben doğmadan açılıp kapandığı için (aslında tembelliğimden) görememişim.
Selam ve saygı ile.
Old 05-03-2009, 05:21   #77
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

Hafızamı zorlayıp lise bilgilerimi hatırladımda; sadece çek, bono gibi kıymetli evraklarda, senetlerde ve sahtecilik yapmaya elverişli evraklarda sayılar birleşik yazılabilir. bunun dışında sayılar harfle yazılacaklarında ayrı yazılırlar diye hatırlıyorum.
Eğer TDK yeni bir kural getirmediyse bu şekilde olmalıydı, zira iki de bir kural değiştiriyorlar. Bazı harflerin üzerinde olan şapkayı bir getiriyorlar bir kaldırıyorlar. Yalama ettiler Türkçe'yi. Her sene yazım klavuzu çıkarıyorlar ve hepsinde de kelimeler farklı farklı çıkıyor.
Old 05-03-2009, 08:44   #78
Dilge

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.S.Karaca
"İkiyüz"mü, "İki yüz" mü diye araştırıp karıştırırken Merkez Bankası'nın adının, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası değil de, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olduğunu öğrendim.Yıllardır taşıdığımız kağıt paraların üzerinde de "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" yazılı olduğunu şimdi fark ettim.

Aa öyle miymiş?!? Evet, öyleymiş.
Old 21-11-2009, 21:22   #79
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

1932'den önce yazı dilimizdeki Türkçe sözcük oranı %35-40 arasındayken; Atatürk'ün gerçekleştirdiği dil devrimi ve ardından kurduğu Türk Dil Kurumu sayesinde, Türkçe sözcük oranı bugün %75-80'lere ulaştı.

http://www.teksatir.com.tr/teksatir/...konusuyor.aspx
Old 21-11-2009, 21:22   #80
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Türkçe'nin en eski sözlüğü Divanü Lugat-it Türk'te 'baba' sözcüğü bulunmamaktadır. Sözcüğün etimolojisi belli değildir. Dilimize bebeklerin ses taklidi ile kazandırıldığı kabul görmektedir.

http://www.teksatir.com.tr/teksatir/...lu_olsun_.aspx
Old 30-03-2010, 08:37   #81
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

"ANAYASA PAKETİ"NİN DİLİ

Dil Derneği, Türkçenin her alanda yenileşerek gelişmesi için uğraş veren; Bakanlar Kurulunun 24.7.2002 günlü, 2002/4812 sayılı kararıyla kamu yararına çalışan bir dernektir. Bu kimliğimizle, değiştirilmesi öngörülen Anayasa maddelerinin diliyle ilgili düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:
1) 1982 Anayasasının Atatürk’ün vasiyetnamesini çiğneyen 134. maddesi ile üniversitelerimizde alanımızla ilgili (toplumbilimleri kapsayan fakültelerde) bilimsel, sanatsal etkinlik ve ürünleri azaltan YÖK’le ilgili 130 ve 131’nci maddeler Anayasadan çıkarılmalıdır.
2) Anayasa, ortak (resmi) dilimiz Türkçenin olanaklarını yansıtacak, tek bir anlatım ve yazım yanlışı taşımayacak metin olmalı; bu metni hangi düşünceden olursa olsun, belli eğitim aşamalarından geçen her yurttaş “büyük ölçüde” anlamalı; maddelerin yorumunda bütün hukukçular “büyük ölçüde” anlaşabilmelidir.
3) TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı bir TV’de, 1982 Anayasasının dilinin çok kötü olduğunu, kötü dil kullanımında “birincilik” alabileceğini belirtmiştir; bu saptama doğrudur. Ne ki bizlere sunulan “taslak”ta kullanılan dil, 1982 Anayasasından daha doğru, daha anlaşılır, daha Türkçe değildir. Bulanık anlatımlar ve yazım yanlışları hemen göze çarpmaktadır.
1982 Anayasası içeriği ile değil, diliyle de cumhuriyet Türkiyesine yakışmayan bir metindir. Metnin bütününde anlatım bulanık olduğu için 30 yıldır yorumlar da birbirini tutmamaktadır. Türkçesi olan sözcüklerin Osmanlıcası yeğlenmiş, yaygın yazım biçimlerine uyulmamıştır.
Bu duygu ve düşüncelerin ışığında, özenle hazırlandığı söylenen “anayasa paketi”nde kullanılan dile yönelik saptamalarımızı şöyle sıralayabiliriz:
* Anayasa, Dil Devrimiyle kazandığımız bileşik bir sözcüktür; adı “anayasa” olan bir metinde sıklıkla “kanun” sözcüğünü kullanmak, dili siyasaya araç yapan yanlış “bir duruş”tur. “Anayasa, anayasal” denebiliyorsa, “yasa, yasal” da denilmelidir.
* Örneğin 10’uncu ve 148. maddelere yapılan ekleri açıklamak için kullanılan “…teselsül, muvafakat” gibi mezardan çıkarılan sözcüklerin yanı sıra “fiil-eylem, denetçi-müfettiş, hürriyet-özgürlük…” benzeri sözcükler ikili biçimde yer almıştır. Sözcük seçimindeki tutarsızlık, eski sözcüklere tutunmak, dil kendini sürekli yenilediği için zamanla “değişik yorumlar”a yol açabilir.
* Kimi maddelerde anlatım açık değildir, tıpkı 82 Anayasasında olduğu gibi yasa koyucu, gereksiz sözcük ve zorlama tamlamalarla özden uzaklaşmaktadır. Örneğin, değiştirilen madde 145’in ikinci tümcesi şöyledir: “Bu mahkemeler; asker kişilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.” Buradaki, “asker kişiler” ve “askerî suçlar” tamlamaları dil mantığını zorlamaktadır. Asker kişi; mesleği asker olan ya da askerlik yapan mıdır? “…sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askerî suçlara ait davalara” anlatımında, “sadece” denildiği için “askerî suçlar” yerine “suçlara” sözü yeterlidir. Çünkü suçun “sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili” olduğu açıkça belirtilmiştir.
Yine aynı maddedeki, “Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür” tümcesinde “karşı” ve “her halde” yanlış kullanılmıştır. Dahası maddenin bütünü, kötü yapılmış bir çeviri gibidir. Aynı biçemsizlik başka maddelerde de söz konusudur.
* 82 Anayasasındaki “Özel hayatın gizliliği”ne ilişkin, 20.maddeye yapılan ek, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar” tümceleriyle başlamaktadır.
İlk tümce, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir” yerine, “Herkes, kendisiyle ilgili verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir” ya da “Herkes, kişisel verilerinin korunmasını isteme hakkına sahiptir” biçiminde olmalıdır. Maddenin öteki tümcesinde de “Kendisiyle ilgili” dedikten sonra “kişisel”; “kişisel” denildiğinde de “kendisiyle ilgili” demek gereksizdir. “Kişisel” zaten “kişiyle ilgili, kişiye ilişkin” demektir.
* Kimi bileşik sözcüklerin “yükseköğretim-yüksek öğretim” gibi bir yerde ayrı, başka yerde bileşik olması; “yurt dışı, toplu sözleşme…” gibi sözcüklerin ayrı yazılması; “hürriyet-özgürlük; fiil-eylem; siyasî- siyasal; müfettiş-denetçi” gibi sözcüklerin birlikte yer alması; “ilan-ilân, şikâyet-şikayet” gibi yazım özensizlikleri söz konusudur. Taslaktaki “10 uncu, 20 inci…” gibi kullanımlar yanlıştır; “10’uncu, 20’nci…” olmalıdır. Aralarına başka sayıların girmesi olanaksız olan “ondokuz, onbeş, kırkbeş…” gibi bileşik yazımlar da yanlıştır. Büyük harflerin, noktalama imlerinin kullanımı da sorunludur.
* Dil Devrimiyle kazandığımız pek çok yeni sözcüğün yanı sıra, kimi sözcüklerin Türkçesi varken ve bu sözcükler yaygın olarak kullanılırken gereksiz yere eski sözcükler yeğlenmiştir.
Özetle:
Hukukçu değiliz; ama hukukun üstünlüğünün sağlam bir dille pekişip korunacağına inanıyoruz. Anayasayı yurttaşın doğru anlaması; her hukukçu ya da her politikacının “bana göre” diye değil, “Anayasaya göre” diye davranması gerekir. Bir metinde bir virgülün, bir bağlacın anlamı değiştirmesi dilbilimsel gerçektir; bu nedenle anayasanın taslağında bile bir virgüllük yanlış olmamalıdır. Öyleyse yasa koyucu dil kullanımındaki eksiğini ya kendi çabalarıyla gidermeli ya da dilcilerin desteğini almalıdır.
Taslağa dilci gözüyle baktığımızda, dil yanlışı ve anlatım bulanıklığı içindeki 82 Anayasasının, başka dil yanlışlarıyla yamalı bohçaya döneceğini düşünüyoruz. Taslağı hazırlayanlar, 27 yıldır ölçünlü dil ve yazım birliğini bozan resmi Türk Dil Kurumu’nun etkisi altında kalmıştır. Yasa koyucunun kullandığı dilin karma oluşu, anlatım ve yazım yanlışları Anayasanın yenileneceğine ilişkin umutlarımızı köreltmiştir!
Saygılarımızla.
Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Sevgi Özel
http://www.dildernegi.org.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF9 88E3E59B2E907C4
Old 29-05-2010, 23:47   #82
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

UŞAK BELEDİYESİNİN ÖRNEK ALINACAK KARARI

Uşak Belediye Meclisi, 4 Mayıs 2010 tarihli toplantısında oybirliğiyle aldığı kararla kentteki tabelalarda Türkçe kullanımını zorunlu kılarak Harf Devriminin çiğnenmesine yol açan uygulamalara "dur" dedi.
Uşak Belediyesi, kentteki işyerlerinin, mağazaların tabelalarında yabancı dillerin yoğunluklu olarak kullanılması konusunda araştırma yapmak amacıyla belediye meclisinin Hukuk Komisyonu ile Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunu görevlendirdi. Her iki komisyon da Nisan 2010 boyunca yaptıkları çalışmalar sonrasında belediye meclisine sundukları yazanaklarda (raporlarda), 3 Kasım 1928 tarihli Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun'a aykırı uygulamalar yapıldığını, belediye sınırları içindeki her türlü duyuru (ilan), reklam, pano, tabela, ası (afiş) ve benzerlerinin Türk harfleriyle basılması ve yazılmasının bir zorunluluk olduğunu belirterek, başta yasal düzenlemeler olmak üzere, toplumsal, ekinsel ve eğitsel açıdan da önlem almak gerektiğini dile getirdi.
Komisyon yazanaklarını değerlendiren Uşak Belediye Meclisi, 4 Mayıs 2010'daki özel gündemli oturumunda, kentteki tabelaların, duyuruların Türk abecesindeki harflerle, yabancı sözcükler kullanılmadan yazılması ve basılması, bu doğrultuda gereken önlemlerin alınması; yabancı sözcükler içeren tabelaların değiştirilmesi için oybirliğiyle karar aldı.
Uşak Belediyesinin yasadışı uygulamaları önlemek için aldığı kararın diğer kentlerimiz, ilçelerimiz, beldelerimiz için örnek olmasını diliyoruz. Yurttaş sorumluluğu, dil bilinciyle dil kirliliğine karşı yılmaksızın savaşım veren Uşaklı çalışkan üyemiz Sayın Mükremin Özenç'e de bu önemli girişimi yakından izleyerek bizleri bilgilendirdiği için içtenlikle teşekkür ediyoruz.

http://www.dildernegi.org.tr/TR/Belg...754CD281D7E794
Old 06-06-2010, 11:36   #83
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 5 Haziran 2010'da yaptığı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi 8. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı'nın A Kitapçığındaki ilk soru aşağıdaki gibidir. Böylece bu konudaki çalışmalar bir sınav sorusuna da yansıdı.

Old 05-08-2010, 19:48   #84
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Türk İşaret Dili ve Onay Kurulu oluşturdu
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk İşaret Dili ve Onay Kurulu'nun (TİBDO) oluşturulduğunu açıkladı.

ANKA

Ankara - Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Türk Dil Kurumu'nun ilk toplantısını Kasım 2006'da yaptığı ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, İşitme Engelliler Milli Federasyonu ile üniversitelerin ilgili bölümlerinden temsilcilerin yer aldığı TİBDO'nun, Türkiye'de ilk kez yapılan "Uluslar arası Türk İşaret Dili Çalıştayı"nı 2007 yılında gerçekleştirdiği bildirildi.

Türk işaret dili parmak alfabesi belirlendi

Çalıştayda Türk İşaret Dili Parmak Alfabesi'nin belirlendiğinin ifade edildiği açıklamada, "Belirlenen alfabenin her harfinin canlandırma tekniği ile hareket karşılıklarını gösterir bir yazılım yaptırılmıştır" denildi. Açıklama şöyle sürdü:

"Güncel Türkçe Sözlük veri tabanındaki sözcüklerin parmak alfabesiyle karşılıklarının gösterildiği yazılım ise Türk Dil Kurumu ağ sayfasında 26 Nisan 2010 tarihinde hizmete sunulmuştur. İşitme engelli kişilerin toplumsal hayattaki ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde karşılayabilmeleri için gerekli olan iletişimin sağlanabilmesi amacıyla ulusal Türk İşaret Dili sisteminin oluşturulabilmesi ve işaret dili çalışmalarının kurumsal bir çerçevede yürütülebilmesi hedefleriyle ikinci dönem çalışmalarına başlayacak olan TİBDO, 6 Ağustos 2010 tarihinde bir toplantı düzenleyecek."

Öte yandan açıklamada, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın'ın bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi sunumunun yanı sıra genel bir değerlendirme yapılacağı toplantıda ilgili kurum yöneticileri ve sivil toplum temsilcilerinin bulunacağı bildirildi.

5 Ağustos 2010

http://www.cumhuriyet.com.tr/?kn=7&hn=163656
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hukuk Terimleri ve Türkçe Karşılıkları Av.Cengiz Aladağ Hukuk ve Türkçe Çalışma Grubu 58 02-09-2011 11:51
Hukuk ve Türkçe İle İlgili Etkinlikler Doç. Dr. Özge Yücel Hukuk ve Türkçe Çalışma Grubu 19 20-09-2010 21:07
Hukuk ve Türkçe İle İlgili Yasal Düzenlemeler Doç. Dr. Özge Yücel Hukuk ve Türkçe Çalışma Grubu 7 30-04-2010 23:38


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06261396 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.