Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Parselasyon planının iptaline karşılık İzale-i şuyu Davası açılabilecek midir?

Yanıt
Old 08-01-2007, 11:48   #1
nefise

 
Soru İmar planının iptaline ilişkin dava devam ederken izale-i şuyu davası?

Sayın meslektaşlarım;
İmar planının iptaline ilişkin olarak belediyeye "iptal davası" açılmıştır.
Müşterek mülkiyete konu bir taşınmazın İmar Kanunu 18. maddesine göre parselasyon işlemine tabi tutulması halinde, oluşacak tüm imar parsellerinin yine müştereken verilmesi gerektiği, mevzuata aykırı olarak, müşterek malik hisselerinin ayrı kadastral parsellerden verilmesi suretiyle ferdileştirmeyi öngören parselasyon planının iptali istenmektedir.
Davayı açanlar, müşterek maliklerin bir bölümüdür, diğer müşterek malikler ayrı parsellerden hisselendirme hususunda şikayetçi değillerdir. Ayrıca planın iptali karışıklığa yol açacaktır.
Burada sorum şu; davacıların talebine karşılık, diğer (müşterek) malikler İzale-i şuyu davası açarak planın iptalini önleyebilir mi?
Yani burada İzale-i şuyu davası açılması na herhangi bir engel var mıdır?
Bu konuda bana yardımcı olabilecek meslektaşlarımın yanıtlarını bekliyorum, ilgilenirseniz çok sevinirim. Saygılarımla
Old 11-01-2007, 14:30   #2
nefise

 
Varsayılan

Burada öğrenmek istediğim husus şu;

İlgili mevzuata göre; "Müşterek mülkiyete konu olan bir taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulması halinde, oluşacak tüm imar parsellerinin paydaşlara yine müşterek mülkiyet şeklinde tahsis edilmesi gerektiği" belirtilmektedir.
Buna göre, iptal davası sırasında, izale-i şuyu davası açıldığını farzedersek, izalei-şuyu davası, iptal davasının akıbetini etkileyecek nitelikte olabilecek midir? Yani, paydaşlığın giderilmesi neticesinde, artık müşterek mülkiyetten söz edilemeyeceğinden, iptal davasının konusuz kalması söz konusu olmayacak mıdır?
yardımcı olabilecek meslektaşım varsa çok sevinirim
Old 11-01-2007, 15:28   #3
av.m.a.g

 
Varsayılan

sayın nefise,

merhabalar, bu konuda pek bilgim olmamakla birlikte kanımca ilk önce iptal davasının sonucunu beklemeniz gerekecek, izalei- şuyu davası açsanızda iptal davasının sonucu beklenir diye düşünüyorum. Bu konuyu bende araştırıp en kısa zamanda cevaplamaya çalışırım.

saygılar
Old 11-01-2007, 15:50   #4
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

İmar K.nun 18 maddesine göre idarece yapılan işlem "şuyulandırma " olarak isimlendirilen imar uygulamasıdır. Belediyeler aşağıdaki maddede de yazılı olduğu gibi , müstakil olsun veya paylı olsun uygun parselleri birleştirmeye , yeni ada ve parsellere ayırmaya yetkilidir. Burada müstakil parsel, paylı parsel ayırımı mevcut değildir. Müstakil de olsa şuyulandırma işlemine dahil edilir. Dolayısı ile , paylı taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu müstakil taşınmaza dönüşmesi imar uygulamasını etkiliyen bir olay değildir.

Madde 18
- "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri
malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır."

Buna karşın, ortaklığın giderilmesi davasını gören mahkeme , imar uygulaması (şuyulandırma ) işleminin kesinleşmesini beklemek durumundadır. Mülkiyet durumu idari işlemin sonucunda belli olacaktır.
(Simali 2) nin vardığı sonuç doğrudur.
Saygılarımla.

T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1193
K. 2003/1293
T. 11.3.2003

DAVA :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paylaşma davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 3060 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalılar dava konusu edilen parselinde içinde yer aldığı ıslah imar planının İstanbul 6.İdare Mahkemesince iptal edildiğini, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya ibraz edilen belge ve bilgilerden ortaklığının giderilmesi istenen 3060 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli 23.08.1988 tastikli Sütlüce-Hasköy gecekondu ıslah imar revizyon planında kalmakta iken, ıslah imar planı parselasyonlarının tamamının (şuyulandırmanın) İstanbul 6.İdare Mahkemesinin 1999/48 esas 2000/1098 sayılı kararı ile iptal edildiği, bu kararın temyiz edilerek dosyanın Danıştaya gönderildiği, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Islah imar planı parselasyonunun iptali halinde ortada dava konusu kalmayabileceğinden idare mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, bundan zuhul olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasıicap etmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.03.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Old 11-01-2007, 16:00   #5
nefise

 
Varsayılan

sayın simali2;
öncelikle yardımıma yetiştiniz için teşekkür ederim
burda önemli husus plan iptalinin önlenmesi, o nedenle, iptal davası sonuçlanmadan, izale-i şuyu davası açılırsa, iptal davasının akıbetini etkileyebilecek midir ya da nasıl bir sonuç doğuracaktır? bu husustaki bilgi edinebilirsem, ona göre hareket etmem gerekecektir izale-i şuyu davası açısından.
ben de her zaman yardıma hazırım, ilginize teşekkürler tekrar
Old 11-01-2007, 16:20   #6
av.m.a.g

 
Varsayılan

sayın nefise,

iptyal davası devam ederken izalei-şuyu davası açmanız, iptal davasının sonucunu etkilemeyecek gibi gözüküyor, bilakis iptal davasının sonucu açacağınız izalei şuyu davası etkileyecektir. Özellikle sayın Yücel Kocabaş ın gönderdiği karar daha bir açıklayıcı oldu. iptal davası reddeilirse açacağınız şuyu davası konusuz kalacak.bu konuda şuan için kesin bişeyler söyleyemiyorum.
Old 11-01-2007, 16:56   #7
nefise

 
Varsayılan

sayın simali2 ve Yücel Kocabaş;

burada şöyle bir durum var; izale-i şuyu davası, imar planının iptalini önlemek için açılmak istenmektedir. Şöyle ki;
iptali istenen plan, daha önceden aynı alanla ilgili olarak mevcut bulunan uygulama planının mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, mahkeme kararının uygulanması suretiyle hazırlanmış bulunan uygulama imar planıdır.
iptali istenen yani planda, müşterek maliklerin hisselerinin tahsisi, ayrı kadastral parsellerde gerçekleştirilmiştir. bunun üzerine, müşterek maliklerin bir kısmı, yeni planın müşterek mülkiyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile iptal davası açmışlardır.
Burada, izale-i şuyu davasının açılması, imar planının iptalini önlemek amacı taşımaktadır. Yani diğer müşterek malikler, hisselerinin (yeni plan ile) ayrı parsellerde hisselendirilmiş olmasından şikayetçi değildir.
Ancak, İmar Kanunu 18. md ye göre; müşterek mülkiyete konu bir taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulması halinde oluşacak tüm imar parsellerinin yine müştereken verilmesi gerektiği belirtilmiş; böylece, planda parsellerin ayrı yerlerden şuyulandırılması mevzuata aykırılık teşkil edecektir.
benim kafama takılan şu; planın iptalini istemeyen müşterek malikler, izale-i şuyu davası açarsa, iptal davasının sonuçlanmasının bekleneceği kesin midir? izale-i şuyu davasının konusuz kalması önemli olmicaktır, çünkü bu davayı açacak malikler zaten plan ile ayrılmış olmaktan şikayetçi değildir ancak sorun bunun hukuki dayanağının olmamasıdır.
Bilemiorum benim de kafam karıştı galiba şimdi
Old 11-01-2007, 17:15   #8
pallanco

 
Varsayılan Bekletici mesele olur

Parselasyon planı iptal olursa, ortaklığın giderilmesi davası da konusuz kalacaktır. Benim açtığım bazı ortaklığın giderilmesi davalarında dava açıldıktan sonra plan iptali davası gündeme geldi ve SHM hakimi tarafından bekletici mesele yapıldı. Neticede plan iptal edilirse, konusuz kalan davanın reddine karar veriliyor, yeni parsel numaraları üzerinden devam edilmiyor. Çünkü, parsel numaralarının yanında hisse oranları ve hatta hissedarlar da değişebiliyor. Bu konuda oldukça fazla yargıtay kararı da mevcut.
Old 11-01-2007, 17:27   #9
nefise

 
Varsayılan

yanıtlarınız için çok teşekkür ederim,
ben de bu şekilde düşünmekle beraber, planın müşterek mülkiyet esaslarına aykırı olduğu iddiasına karşılık son ümidimi de kaybetmiş oluyorum böylece
herkese iyi çalışmalar...
Old 11-01-2007, 17:38   #10
Gamze Dülger

 
Varsayılan

İmar Kanunu 18 madde uygulaması sonucu oluşan ortaklığın dayanağı bir idari işlemdir.
Bu idari işlem aleyhine iptal davası açılıp,dava mahkemece kabul edildiğinde ilgili 18 madde işlemi iptal edilecek ve dava açsın açmasın bu imar uygulaması kapsamında olan tüm şahıslar dava sonucundan etkilenecektir.(İmar kanunu 18 madde bir kadastral parsele ilişkin olabileceği gibi birden fazla parselinde uygulama içine alınması mümkündür)
Şahısların ortaklığının sebebi 18 madde yani bir idari işlem olduğundan,bu idari işlem iptal edildiğinde tapu kaydı hiç bir anlam ifade etmeyecek ve kayıt yolsuz tescil halini alacaktır.Daha açık ifade etmek gerekirse,elinde 18 uygulaması sonucu hisseli tapusu olan şahıs,18.maddenin iptali ile yeni uygulama yapılana kadar nerede ve hangi mevkide hisse sahibi olduğu belli olmayacaktır.
Bu nedenle,izaleyi şuyu davası açılıp,dava sonucunda satışa gidilse dahi,yeri ihaleden satın alan şahıs aynı akibete uğrayacaktır.
Bu uygulamayı yapan belediyeler,ilgili tapu sicil müdürlüklerine,tapunun beyanlar hanesine "Bu taşınmazda İmar kanunu 18 uygulaması yapılmaktadır-yapılacaktır" gibi şerh düşmek zorundasalar da genelde (yada benim tanık olduğum olaylarda) bu yükümlülüklerini ihmal etmekteler.
Eğer bu şerh beyanlar hanesinde mevcut ise,davanın 18 uygulaması kesinleşene kadar (ki bu uygulamanın kesinleşmesi o kadar kolay değildir) beklemesi,İdare Mahkemesinin ilgili dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmektedir.
Ancak bu kayıt bir şekilde beyanlar hanesine düşülmemişse,dava sonuçlansa da,ihale sonucu yeri satın alan şahsı da aynı sonuç beklemektedir.Yani,ilgili şahıs örn denize 100 metrede x kaydını alıyor iken denize 140 metrede yada parselin farklı bölümünde y yerini almış olacaktır.
Bu nedenle soru sahibinin cevabına göre yapılacak işlemler değişmektedir.
Her ne olursa olsun,bu yerden müvekkil kurtulmak istiyorsa ve tapuda beyanlar hanesinde kayıt yoksa dava açılıp sonuçlandırılacak ve şuyulu mülkiyet sona erecek ancak satın alan şahsı uzun yıllar yeni karışıklıklar bekleyecektir.(Yolsuz tescil iddiaları ile ihalenin feshi vs davaları dahil )
Yada imar uygulamasının kesinleşmesi beklenecek oluşacak sonuca göre işlem yapılacaktır.

Sayın Kocabaş doğru bir karar sunmuştur.Bana göre davanın sonucunun beklenmesi hak kayıplarının önlenmesine yardımcı olur.

Saygılarımla
Old 11-01-2007, 19:40   #11
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,
Davanızla direk ilgili olmasa da yol gösterici olabileceğini düşündüğüm bir karar ekliyorum.
Saygılarla

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 1994/1514

K. 1994/1963

T. 18.2.1994

• İDARİ İŞLEM

• İDARİ YARGI YERİ

• ADLİ YARGI YERİ

• ELATMANIN ÖNLENMESİ

743/m.618

3194/m.18

ÖZET : İmar Yasasına göre; belediyeler tarafından gerçekleştirilen şuyulandırma ( parselasyon ) işlemleri, idari nitelik taşıyan işlemlerdendir. Bu türdeki işlemlere karşı idari yargı yerinde dava açılır ve işlemin iptali sağlanırsa, buna göre oluşturulan imar tescilleri sebepten ve illetten yoksun hale gelir ve geçmişi de kapsayacak şekilde yolsuz tescile dönüşür. Böyle bir durumun ortaya çıkması ile de kadastral mülkiyet durumunun ihyası ( eski haline getirilmesi ) ve kadastral mülkiyete dayanılarak adli yargı yerinde elatmanın önlenmesi davalarının açılabilmesi olanağı doğar.
DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki davadan dolayı, ( Kayseri Birinci Asliye Hukuk Hakimliği ) nden verilen 6.4.1993 gün ve 69/178 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 11.11.1993 gün ve 9965/13563 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ KARARI:
Davacılar, 1005 kadastral parsel sayılı taşınmazlarının bu kısım yerine el atıldığını ileri sürmüşler; elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Gerçekten, çekişmeli yerin 1005 sayılı kadastral parselin kapsamında kaldığı yapılan uygulama ile saptanmıştır. Ne var ki, bu yeri ( çekişmeli yeri ) de kapsayan arazinin sonradan 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi hükmüne dayanılarak imar şuyulandırma ( parselasyon ) işlemine tabi tutulduğu, yeni imar parsellerinin teşekkül ettirildiği ve nizalı yerinde teşekkül ettirilen imar parsellerinden 5542 sayılı olanına katıldığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi hükmünce belediyeler tarafından gerçekleştirilen işlemler, idari nitelik taşıyan işlemlerdir. Kuşkusuz, değinilen türdeki işlemlere karşı idari yargı yerinde dava açılır ve işlemin iptali sağlanırsa, buna göre oluşturulan imar tescilleri sebepten ve illetten yoksun hale gelir ve geçmişi de kapsayacak şekilde yolsuz tescile dönüşür. Böyle bir durumun ortaya çıkması ile de, kadastral mülkiyet durumun ihyası ( eski haline getirilmesi ) ve kadastral mülkiyete dayanılarak elatmanın önlenmesi davalarının açılabilmesi imkanı doğar.
Hemen belirtilmelidir ki, idari yargı yerinde görülecek olan davada, belediyenin kendi yetki alanı dışına taşarak imar parselasyon işlemini gerçekleştirdiği ve idari nitelikteki işlemin çekişmeli, kadastral parseli etkileyemiyeceği anlaşıldığı takdirde, adli yargıda kadastral mülkiyet durumunun ihyası ( eski haline getirilmesi ) için ayrı bir dava açılmasına gerek kalmayacak ve sicilde yazılı kadastral hak, ilgisine veya ilgililerine her zaman talep ve dava hakkı verebilecektir. Diğer bir deyişle, hukuki varlığı etkilenmiyen kadastral mülkiyetin sahibine veya sahiplerine tanıdığı mutlak hak zamanaşınına uğrayamayacağından zamana bağlı kalınmaksızın kullanabilecektir.
Somut olayda, davacıların idari yargı yerine imar parselasyon ( şuyulandırma ) işleminin iptaline yönelik olarak dava açtıkları da belgelenmiştir. Öyle ise, idari davanın ve o davaya konu imar parselasyon işleminin akibetleri kesin biçimde belli edildikten sonra işbu ( eldeki ) davanın dinlenebilme olanağı ( istima kabiliyeti ) ortaya çıkar. Hal böyle olunca, mahkemenin davayı reddetmesi belirtilen gerçeklerden ötürü sonucu bakımından doğrudur. Anılan hususlar, karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalının isteğinin HUMK.’nun 440. maddesi uyarınca kabulüne ve Dairenin 11.11.1993 tarih 9965/13563 sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, Kayseri Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 6.4.1993 tarih 69/178 sayılı hükmün ( ONANMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.
Old 11-01-2007, 23:11   #12
nefise

 
Varsayılan

Sayın Gamze Dülger;

Durum kafamda netleşti sanırım, ilginize çok teşekkür ederim
Yanıtlayan ve yardımcı olan diğer meslektaşlarıma da çok teşekkürler, herkese iyi çalışmalar
Old 01-03-2007, 15:30   #13
aequitas

 
Varsayılan

merhabalar sayın mesleştaşlarım,
benim de bir sorum olacak ve acele cevap alabilirsem çok sevinirim:
açtığımız izalei şuyu davasında, karar lehimize olarak ihdas edilmiş; ancak davalı taraf, dava konusu taşınmazın parselasyon planını iptal edilmiş ve yeni parselasyon planı çalışmaları yapılıyor olduğunu, Belediye'den gönderilen müzekkereden de destek alarak kararı temyiz etmiştir. Fakat, söz konusu parselasyon çalışmasının iptalini müteakip bir yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen, sonradan yine aynı yerden alınan yazılarda da yeni parselasyon çalışmalarına dair bir bilgi verilmemekte ve sanki bu iptal hiç olmamış izlenimi verilmektedir. sorum şu: belediye'ce gönderilen tutanak başlığı altındaki yazı, parselasyon iptalinin gerçekliğine dair kesin delil ifade eder mi ve iptal gerçek olsa dahi, bu durum hisse miktarlarında sonradan bir değişiklik yaratır mı? bu konulara dair elinizde lehime olacak yargıtay kararlarını gönderirseniz inanılmaz derecede müteşekkür kalırım.
şimdiden çok teşekkür ederim
Kolay gelsin
Old 24-04-2009, 16:34   #14
f_eylül

 
Varsayılan

mrb...
imar kanunu 18.md.gereği yeniden parselizasyon yapılıyor fakat bu sırada iştirak halinde olan mülkiyet paylara ayrılıp fiiilen belirleniyor burdaki sorun herkes aynı değerdeki payı almıyor biri yol kenarından yer sahibi olurken diğeri iç taraftan yer alıyor.şimdi bu tescilin iptalini isteyecem ama ilan süresince itiraz edilmedi ve yeni haberdar olundu idari bir işlem olduğu için öncelikle belediyeye dilekçeyle başvuru yapıymalımı?yoksa direk idari mahkemelerde dava açılabilirmi?
yanıtlarınız için şimdiden tşkkürler...
Old 02-02-2012, 13:59   #15
Av. Eugen Huber

 
Varsayılan Süre

Şuyulandırmanın iptali davalarında bir süre öngörülmüş müdür? Varsa ne kadardır?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
asliye hukuk mahkemesinde açılabilecek alacak davası mı özge_law Hukuk Soruları Arşivi 3 07-01-2007 01:47
Belediye Encümen Kararı - Parselasyon Av.Selim HARTAVİ Meslektaşların Soruları 3 28-12-2006 23:40
İzalei Şuyu Davası nejan Meslektaşların Soruları 0 16-05-2003 15:31
İzale-i Şuyu Satış Hasan BAKIRCI Hukuk Soruları Arşivi 2 18-02-2002 01:49


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05683589 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.