Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Site Lokali Edebiyat, Müzik, Spor, Sinema, Bilgisayar.. Site üyelerimizin hukukla ilgisiz konularda sohbetleri için. [Siyaset ve din bu sitede konu dışıdır!]

Yaşama Keyfi:))

Yanıt
Old 15-08-2004, 23:34   #31
ragıp

 
Varsayılan

Bu forumun kesilmesine içim elvermiyor. hoş bir şiirle forumu devam ettirmeyi öneriyorum

Yelken açtım hayata
cebimde bir avuç umutla
yıkılmadım yorulmadım
senden bıkmadım hayat

İki verdim bir aldım
yine de senden umutluyum hayat
çok sevgi verdim
az ilgi gördüm
Yine de senden bıkmadım hayat

Çok ağladım sızlandım
Yine de senden vaz geçmedim hayat
SENDEN VA GEÇMEYECEĞİM HAYAT

Aysel Erdal
Old 22-08-2004, 19:47   #32
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhabalar,

Tatile gitmeyi o kadar çok istiyordum ki,tatile giderken siteye bir not bırakmayı bile unutmuşum)

Onbeşgünlüğüne kesintisiz tatil yapmak.Çoktur bunu yapamamıştım.Şimdi şu anda bunu yapabilmiş olmanın şahane duygusunu yaşıyorum.İş ,gündelik görevler ile bağlantıyı en aza indirmek,mümkünse şalteri tamamen kapatmak ,koşturmaca içinde yapmaya imrendiklerimize ulaşabilmek olağanüstü bir duygu.

Yaşamak çok güzel)

Sevgiler...
Old 19-09-2004, 16:24   #33
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Islik Çalmak

Pazar günü,hiç bir şey yapmaya mecbur hissetmeden geçirilebilecek tek gün benim için.

Birçok "şey" yi ya önceden yapılabilir,ya da sonraya bırakılabilirim..Zamanı iyi organize etmeye alışkın kişiler için bu hiç de zor değil.

Zorunluluklar ortadan kalkınca pazar günleri "benim" günüm haline gelir.

Sonrasında içi nasıl doldurulursa doldurulsun ,serbest pazar günlerinin duygusunu en iyi anlatan bir kaç satır biliyorum.Unutmamaya çalışıyorum)

Islık Çalmak
.
Balıklar için deniz lazım,
Sevişmek için işsiz olmak
Ve geceleri yatakta
Duymamak için tabanların sızısını
Zengin olmak lazım.
Halbuki ıslık çalmak için
Birşey lazım değil.
.
Melih Cevdet Anday

Islık çalınabilecek güzel pazarlar diliyorum herkese.
Old 19-09-2004, 19:43   #34
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Islık çalmak için de henüz çıkmamış bir nefes lazım... Yani hayat lazım.
Old 20-09-2004, 09:27   #36
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Haklisiniz. Islik çalmak için bile "niyet" gerek.
Old 19-10-2004, 09:41   #37
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Şiir gibi İstanbul, İstanbul gibi şiir ile günaydın)




Çok Güzel Sey
.
Yasamak güzel sey dogrusu
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmussa birde
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnin
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inaniyorsan
üstelik hava da güzelse
Yasamak güzel sey,
Çok güzel sey dogrusu!


.
Melih Cevdet Anday
Old 06-03-2005, 22:22   #38
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Ne yiyor ne içiyorsun, elde degıl aklım sende

Ne yiyor ne içiyorsun, elde degıl aklım sende

Gece çok gec yatıyorsun,gel de bi demlı cay iç bende

Olmadı akşam yemeğe yetış barı,yollarını özlüyor Perihan hanım

Bu ayrı ev işine alışamadım,sızlıyor ince ince sol yanım



A neni neni kınalı kuzum,büyüdün adam mı oldun

Yanağı pembem ,dudağı kırazım,gözü okyansum

İyiki doğdun



Bu yürek çarpıntısı ömürlük biliyorsun

Büyümedin hiç gözümde bebeğim ,sen ne diyorsun

Bir duvak mesafedeyim ,ne zaman sıkışırsan yanındayım

Ha bu arada soğudu havalar,üşütme yine kurban olayım

------------------------------------------------------------------------

Yukarıdaki satırlar,Sezen Aksu 'nun yeni albümünden.Bütün anneler ve babalar için pamukşekeri bir çalışma. Çok masum.Çok sahici.Çocukların hiç bilemeyeceği kadar.

Paylaşmak istedim.

Sevgiler
Old 22-03-2005, 13:44   #39
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Bahar Geldi,İstanbul Çağırıyor:))

Derya içinde olup deryayı bilmeyen balıklar gibiyiz İstanbul da.Her köşesi tarih ve her köşesi renk dolu.Sonsuz bir keşif gezisi mekanı İstanbul u "bildim,tanıdım" demek için çaba gerekiyor.İstanbul u keşfetmeye istekliysenız bir haftasonu seçeneği yazmak istiyorum.

Cumartesi günü için:

BEYOĞLU.. BİR LEVANTEN ŞEHRİ..

26 Mart Cumartesi

Sanat Tarihçisi Atilla Tuna

B. yeri: Taksim, Cumhuriyet Abidesi önü
B. saati: 10.00
AKM, Taksim, Culhuriyet Anıtı, Taksim maksemi, Eptalofos Kahve ve Gazinosu (günümzde yok), Fransız Başkonsolosluk Binası, Ayias Trias Kilisesi, Zapyon Kız Okulu, Esayan Kız Ermeni Lisesi, Surp Harutyun Ermeni Kilisesi, St Jean Baptiste Erkek Okulu, St. Pulcherie Cizvit Okulu, Afrika Hanı, Rasathane-i Amire, Rumeli Pasajı, Ağa Camii, Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik kilisesi, Odeon Tiyatrosu(yok), Cercle d'Orient binası, Emek Sineması, İnci Pastanesi, Alkazar Sineması, Anadolu Pasajı, Anadolu Birahanesi, 3. Vakıf Han, Yunanistan Başkonsolosluğu, İtalyan Kız Ortaokulu, Zoğrafyon Rum Erkek Lisesi, Halep Pasajı, Tokatlıyan Oteli, Galatasaray Lisesi, Galatasaray Postanesi, Çiçek Pasajı, Balık Pazarı, Ermeni Üç Horan Kilisesi, Avrupa Pasajı, Krepen Pasajı, Pera House (İngiltere Elçiliği), Hacopulo Pasajı, Panayia İsidion Kilisesi, Olivo Geçidi, Rejans, Aznavur Pasajı, Elhamra Hanı, Elhamra Sineması, Concordia Tiyatrosu(günümzde yok), St. Antuan Kilisesi, Lion Mağazası (günümzde yok), İngiliz Kız Okulu, Franz Mist'in Evi, Masonlar Büyük Locası, Maison de France, St. Luis Kilisesi, İtalyan Lisesi, Venedik Sarayı, Fransız Kapitülasyon Mahkemesi, İspanyol Sefareti, Glavany Apartmanı, Hollanda Şapeli, Hollanda Sefareti, Santa Maria Draperis Kilisesi, Suriye Hanı, Markiz Pastanesi, Lebon Pastanesi, Rus Sefareti, Botter Apartmanı, Narmanlı Hanı, İsveç Sefareti, Tünel Pasajı, Metro Hanı, Altıncı Daire-i Belediye Reisliği, Union Française, ABD Sefareti, Pera Palas.
35 YTL (35.000.000.-TL)
• Rehberlik,
• Öğle yemeği,
• Kilise ve camilerdeki bağışlar.


Pazar günü için:

FENER-BALAT-AYVANSARAY

27 Mart Pazar

Doç.Dr. M. İhsan Tunay

B. yeri: Unkapanı Tekel önü
B.-bitiş saati: 10.00-16.00
HALİÇ'İN GÜNEY KIYISI:
Cibali Tütün Fabrikası, Porta İspigas (Porta Putea), Küçük Mustafa Paşa Hamamı, Gül Camii (Aya Theodosia Kilisesi), Yeni Ayakapı, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, Aya Yorgi Kilisesi, Fener Mahallesi, Fener Rum Erkek Lisesi (dışarıdan), Panagia Muhliotissa Kilisesi, Yuvakimyon Rum Kız Lisesi(dışarıdan), Dimitri Kantemir'in Evi (dışarıdan), Ayios Yeorgios Metokhion Jerusalem (dışarıdan), Panagia Paramithias Kilisesi(dışarıdan), Kadın Eserleri Kütüphanesi, Bulgar Kilisesi, Tur-i Sina Metokhionu(dışarıdan), Balat Meydanı, Ahrida Sinagogu(dışarıdan), Surp Hresdagabet Kilisesi, Ferruh Kethuda Camii, Ayvansaray Panayia Balinu Kilisesi (dışarıdan), Ayios Dimitrios Kanebu Kilisesi, Atik Mustafa Paşa Camii (Sen Peter ve Mark Kilisesi-Aya Tekla Kilisesi), Blaherna Ayazması, İvaz Efendi Camii, Blaherna Sarayı, Anemas Zindanları.
40 YTL (40.000.000.-TL)
• Rehberlik,
• Öğle yemeği
• Çay ikramı,
• Bağışlar,
• Giriş ücretleri.

GeziciYAK

İletişim ve rezervasyon:


Receppaşa Caddesi 14 / 10 Taksim, Ístanbul, Türkiye
: +90 212 238 51 07 • +90 212 238 51 08
: +90 212 238 39 74 • +90 212 238 44 37
: +90 532 345 08 32 • +90 544 316 05 02
Old 10-04-2005, 12:10   #40
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

İçli Köfte deyince...

Kağıt kalemi hazırlayın.Dünyanın en lezzetli içli köfte tarifini veriyoruz.Bir kadın,bir erkek ve altı çocuk alınır.Yaşamın sıkıntılarıyla iyice yoğrulur.İçine bolca dayanışma,tutam tutam sabır ve azim katılır.Bu harca göz kararı yokluk,zorluk ve gece gündüz çalışma eklenir.Harç nasırlı avuçlarda biçimlenir.Fünya denen şu kızgın tavada bir güzel pişirilir.İşte size içli köfteci Ali Bey 'in içli köfte tarifi.

Yer İstanbul Beyoğlu.Taksim'den Tünele doğru yürüyorsunuz.Yavaşlayın.Sinem Kitapevi'nin girişine bakın.Görmemek mümkün değil.Çünkü bembeyaz.O kadar temiz.Sonra önünde duran küçük ve yine bembeyaz tezgah.Üzerinde şöyle yazıyor: Sabırtaşı Topçuoğlu

Ali Bey 1936 doğumlu.K.Maraş'ta işleri bozulunca elinde avucunda ne varsa satarak altı çocukla İstanbul'a gelmiş.Çareler aramış,hayat arkadaşı Fatma Hanım ile kafakafaya verip içli köfte yapmaya karar vermişler.İşte içli köftenin hikayesi böyle başlamış.

Tam 14 yıldır bir evde bir kadın içli köfte yapmış,Ali Bey satmış.Çiçek Pasajında,kahvelerde.O kadar beğenilmiş ve tutulmuş ki Hilton ve Hyatt otelleri siperiş vermiş.

Ve nihayet Ali Bey,yıllarca içli köfte sattığı İstiklal Caddesinde Taksim ve Tünel manzaralı bir restaurant açmış.

İstaiklal Cad.No:216-218 Kat 5 Yapı-Kredi Bankası Karşısı
Galatasaray-İstanbul 0212-244 82 23

Ali Bey i gördüm,içli köfteyi bu hikaye eşiliğinde tattım.
Anlatılanlar az bile.Sadece içli köfte değil,fesleğenli mantı denenmeye değer. Yerken ve dinlenirken hafiften duyulan taş plak nameleri alıp nereye gitmek isterseniz oraya götürüyor.

Afiyet olsun)
Old 26-04-2005, 14:17   #41
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba,

Paltoları atın,ceketleri atın,kendiniz kalın bu bahar gününde.
Geçmişi ve geleceği hatta şimdiyi atın.Zamansızlıkta kalın bu bahar gününde.Şöyle bir yavaşlayıp tazecik yeşile bakın,tozpembeye,şımarık beyaza ve kırmızıya.
Sesi duyun,sessizliği duyun.Kendinizi duyun.Gülümseyen yüzünüze dokunun,ellerinize ve rüzgarla flört eden yüreğinize dokunun.Balıkçı motorlarının sesine,yalıların suskun ihtişamına,tembelce dalgalanan denize ve martı çığlıklarına bakın.Çayı yavaşça için ve kahveyi tören havası içinde.

Yaşamak çok güzel.yaşamak bir usul türkü gibi.İnsan olmanın bütün sorunları ile başetme gücü veren bir zamandayız.Tek kendiniz kalın ,.farkedin ,hissedin..Nasıl bir yaz olmak istiyorsanız ona uygun bir bahar olun.Bahar siz olun.

Yeniden yeşermenin tam zamanı )

Hadi!!!!
Old 26-04-2005, 14:25   #42
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

1) Önerinize uydum hemencecik "hadidim" ama çok üşüdüm. )
Old 28-06-2005, 22:24   #43
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Dünyanın en güzel çorbası.

------

Bir kadın,aniden kalktı,telefona uzandı,numarayı tuşladı.

--Doktor,operasyona hazırım.Beklemeyelim ağustos ayını.O zamana kadar kimbilir kaç saatim mutsuz geçecek.Bunu istemiyorum.

Tamam dedi doktor.Gün saat yer kararlaştırıldı.

Aynı kadın,başka tel numaraları tuşladı.Operasyonda sırasında ve sonrasında yardım alacağı kişileri aradı .Sonra işi ile ilgili kusursuz bir plan hazırladı.Yapılacak işleri sıraya koydu ,1.5 günü vardı.

Perşembe,soluk soluğa geçti.Herşey yolunda.Öğle arası yediği tosttan başka bir şey yemedi.

Cuma :Kahvaltıda bir bardak çay.Yine işler,işler...Eve geldiğinde 11.30 .Hastane için gerekli eşyaları hazırladı.Yola çıktı.

Saat 13.00.Doktor bekliyor.Son talimatlar.İmzalar.
Telefonlar;muzip bir ses,imzanın yanına bana bırakacaklarını da not et lütfen diyen ,

Mecburen vasiyet konusu açılıyor.Kadın tek bir konuda ( bu gün veya başka bir zamanda kaydıyla ) çocuğuna sevgiyle bakılması konusunda isteği olduğunu söylüyor..

Saat14.00
Ameliyathane,ışıklar,maske ve yeşil giysiler.Uyuyor.Çok güzel bir uyku.

Saat 14.20 Uyanıyor.Keyifli bir uyanış.Oysa daha yeni uyumuştu.Bitti diyorlar, Konuşarak odasına alıyorlar.

Mutlu bir uyku.1 saat.Sesleri duyan ama uyanmaya yüzvermeyen bir uyku.

Doktor geliyor.Nasılsın diyor.Kadın başka hiç bir şikayeti olmadığını söylüyor.Sadece"çok açım,çok " diyor.

Gülüyor doktor.Seni taburcu ediyorum ama hastaneden çıkmadan bir çorba iç.

Harika bir zaman.En beklenen ise yemek arabası.Kapıda sabırsızlıkla bekliyor ameliyat olan kadın.Odaya servis yapıldığında dünyanın en mutlusu olarak dünyanın en güzel çorbasını içiyor.


O kadın şimdi bu satırları yazan kadındı...))))

Sevgiler.
Old 29-06-2005, 19:49   #45
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan

dostlar üyelerin girebildiği bir sohbet odasına ne dersiniz?
Old 30-06-2005, 10:50   #46
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn. muzaffererdogan


Sağ üst köşede bulunan "sohbet odası" nı ziyaret edebilisiniz.

Saygılar
Old 15-12-2005, 22:03   #47
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

4.5 yaşında çocuğu olan 4 günlük anne)

Bir arkadaşımın hayatını sizinle paylaşmak istiyorum.

Nasıl anlatırım diye düşünmek yerine söyleyivermek istiyorum,doğrudan.

Arkadaşım anne oldu.4 günlük henüz.Kızı da 4.5 yaşında.Şaşırmayın , bir çocuğun koruyucu annesi olunca böyle olabiliyor.

Evine gittiğinde artık daha kalabalık,ev daha dağınık ve hayat dolu

Çocuğun hayatı değişti,arkadaşımın hayatı ve yüzündeki ifadesi değişti.İkisi de çok mutlu.

En çok da etrafındaki bizler mutluyuz.Onu şahane bir şey yaptığı için kutluyoruz ve her zaman yardıma hazır olduğumuzu ona söylüyoruz.

Paylaşmak istedim.

Sevgiler.
Old 27-01-2006, 16:24   #48
Av.AygülKat

 
Varsayılan

istanbul kar altında...

sokaklardan toplanan evsiz barksızlara dair haberler buruk bir gülümseme yaratsa da dudaklarımda; çabucak ve kabaca sayıyorum görüntüdeki salonda bulunan yatakları...
koskoca istanbul'da 20 (hadi bilemedin 30 olsun) tane mi evsiz barksız var!!?

"deniz yıldızları"nın hikayesi geliyor aklıma ( hani binlerce deniz yıldızı sahile vurmuştur, öykünün kahramanı onları tek tek suya geri atmaktadır. bunu gören arkadaşı; kıyıda binlerce var, birkaç tanesini kurtarman ne değiştirecek ki, dediğin de.
kahramanımız bir deniz yıldızını daha suya atarak; bak, onun için çok şey değişti, der.)
işte, bu bile birşeydir, diyorum televizyondaki görüntüye.

sonra mahsur kalmış bir kediciği gösteriyorlar...kediciğin yardım isteyen çığlıklarını...doluyor gözlerim...

ağlarım, ağlarım işte, henüz büyümedim ben.
Old 18-02-2006, 10:05   #49
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Türküye doymak için...Patika

Ben yeni keşfettim.İstanbul Ortaköy de Etilere giden yol üstünde,boğazın nefis manzarası eşliğinde türkü dinlemenin hoşluğunu Patika da yeni keşfettim.

Mekan sade,temiz,düzenli.Kadro çok iyi.Sürekli değişen ritm araçları, çok iyi eğitimli bir vokal-solist ve elbette parlayan yıldız Soner Olgun.4 saat aralıksız sahne devam ediyor.Her defasında farklı bir repertuar..

Daimi,Pir Sultan Abdal,Aşık Veysel,Karacoğlan....
Cem karaca,Erkin Koray .......

Evlerinin önü mersin,
Ah sular akmaz kadınım,tersin tersin..........

Altın hızma mülayim,seni haktan dileyim.......

Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim.............

Türkçenin ve türkülerin tadına varmak isteyen olur ise...

Patika
Tel: (212) 260 96 53-260 40 42.

www.sonerolgun.com

Paylaşmak istedim
Sevgiler
Old 28-04-2006, 23:11   #50
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Kakava Şenliği /Haydi Edirneye

İlk baharı karşılamak için yapılan eğlencelerden biri olan Kakava Şenlikleri ve Hıdırellez Kutlamaları her yıl Mayıs ayının 5. ve 6. günlerinde düzenlenmektedir.

Hıdırellez gününden 1 gün önce 5 Mayıs’ta genellikle Romanların oluşturduğu bir grubun katıldığı ve seyrine hemen hemen bütün Edirne’lilerin geldiği Kakava eğlencesi yapılır. Akşam aralarından birini Çeribaşı seçerler. Oyunlar oynanır, çeşitli eğlencelerle güzel bir gün geçirilir. Eğlence dönüşü her sokak başında eski hasır yakılır. Yörede bu ateş üzerinden 3 kez atlamak uğur sayılır. Akşam herkes dileklerini yazıp niyet çömleğine atar.

Ertesi gün bütün Türkiye’de kutlanan Hıdırellez çok ilginç bir şekilde de Edirne de de yapılır. O gün herkes sabahın erken saatlerinde kalkıp nehir kenarına giderler. Ellerinde su kaplarıyla yüzlerini yıkarlar. Genç kızlar gelinlik veya en yeni elbiselerini giyerek Sarayiçi’nde söğüt dallarıyla yürüyüş yaparlar. Bazıları şafak vaktinde günahlardan arınmak, zinde kalmak ve yılın bereketli, bolluk içinde geçmesi için nehrin sularında yüzerler. Koparılan söğüt dalları kapılara asılır. Akşamdan hazırlanan niyet çömleklerinin başlarına toplanıp maniler ve gerçekleşmesi dileğiyle niyetler söylenir.

Kaynak: http://www.cingene.org
Old 08-06-2006, 12:24   #51
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

"Ama öyle güzel baba diyor ki"

Bir güzel öykünün daha tanığı olmaktan mutluyum.

Öykümüzün anne-baba kahramanları kuruma başvururler ve derler ki: Hiç bir ön şartımız yok.Sadece sevecek bir çocuğumuz olmasını istiyoruz.Sağlıklı olması gibi bir şartımız da yok.Yeter ki altından kalkabileceğimiz bir durumda olalım.

Bir gün kurumdan ararlar,Uzun süre beklemeye kendilerini hazırlamış olan öykü kahramanlarımız,görüşmeye giderler.Görüşme sonrası "tamam "denir,çocuğu götürebilirsiniz. Kahramanlarımız çok şaşırır.Haftasonudur .İzin isterler.Çocuğun odasını hazırlamak için pazartesi gününe kadar izin alırlar.

Sevinçli bir telaş içinde aynı gece hazırlıklar başlar ısık hızıyla,geceyarısı ustalar çalışmaya başlar ve haftasonu her şeyi hazırlamakla geçer.

Pazartesi günü muhteşem bir karşılamayla bebek eve gelir.Sevinçli,mutlu olan sadece anne-baba değil,anneanne-babaanneler de mutlu ve sevinçlidir.Bebeğin anne babaya benzemesi ise pastanın kreması gibi gelir herkese.

Yakında hediyemizi alıp bebek görmeye gideceğiz.

Şimdi çok mutlular,ben her gördüğümde "hadi yeniden söyleyin "dediğimde arkadaşım hep aynı iç sevinciyle şu yanıtı veriyor:
AMA ÖYLE GÜZEL BABA DİYOR Kİ

))
Old 06-11-2006, 12:20   #52
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Merhaba,

17 aylık bir bebeğe tecavüz olasılığı günlerdir konuşulurken,

Herhangi bir insanın böyle bir suçun olası sanığı ve olası mağduru olmanın nelere yol açabileceğinin korkunç sonuçlarını hemen kestirirken,

Mağdurun anlatılamamış çığlıklarını ta içimizde hissederken,

Ya bizim çocuğumuzun başına gelseydi olasılığının dayanılmaz duygusuyla başetmeye çalışırken,

Ve sanki her iyi şeyin kuşatılmış gibi hissedildiği,

Her an anlaşılmaz ve açıklanamaz biçimde elimizde ne varsa kaybedebileceğimiz korkusunu yaşadığımız günlerden bir gün

Sakinleşmeye,
Normalleşmeye
Hayata tutunmanın bir sebebini bulmaya
Küçük sevinçlerle çabalama niyetiyle

İnsan olmanın ,var olmanın bir işaretini etrafımızda aramak için

Pazar günü
Çocuğuma daha çok ve daha sıkı sarıldım
Sevgi en çok iyi gelir diye,
Bu depremde en dayanıklı tarafımız diye

Balkonuma renk renk kasımpatı ektim,
Soğuğa dayanıklı diye
Her sabah gülen bir çocuk yüzü ve çıçekleri görüp
Hayata inanmak için..

Başka bir yolu var mı?

Sevgiler...
Old 18-12-2007, 11:41   #53
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan 2008 Yılbaşı Treni

Ve rayların üzerinde bir yeni yıl gecesi!..
“eski yılı rayların üzerinde uğurlayıp
Yeni yılın ilk saatlerini göl kenarında koca bir ateşin başında karşılamak,

2008’e sınırsız gökyüzünün altında dev bir ateşin başında girelim mi?
Trenin geçmişten gelen düdüğü ile geçmişe uzayıp ateşin alevlerinde geleceğe umutlanmak... Farklı bir yıla farklı başlanır.
Bu program sadece ve sadece, taa derinden duyan, düşünen, küçücük şeylerden mutluluklar yakalayıp yıldızlara değebilen, bir ateşin kıvılcımında binlerce duygu yakalayabilen, pırıltılarla süslenerek satılanların arasından sevgi ve duygu ile sunulanları fark edebilenler içindir.
Canlı cıvıl, cıvıl bir yılbaşı akşamında istediğimiz zaman istediğimiz gibi "kendi kendimize kalabilme" özgürlüğümüzü hiç yitirmeden.



Ayrıntılar için:

http://www.geziciyak.com/yilbasitreni.html
Old 18-12-2007, 11:56   #54
Ulaş Demiray

 
Varsayılan Tren

Yeni yıla böyle girebilmeyi hayal etmek bile güzeldi..
Teşekkürler.
Old 19-12-2007, 19:22   #55
Utkuhan Demirbozan

 
Varsayılan

İstanbul aşık olunmaması gereken ama aşık olmaktan kendinizi asla alıkoyamayacağınız yanlış bir sevgili.Üzer,kırar,bunaltır ama öyle anlar yaşarsınız ki onunla bile bile yanlış olduğunu devam edip gider ilişkiniz.
Old 26-09-2009, 15:39   #56
avrupayakası

 
Varsayılan

Martıların gözlerinden dinledim
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
Yıldızlar şahitlik etmiş
Güya suçlu benmişim
Oysa can yemin olsun yanağımdan süzülen denize,
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim.
Göklerden hicran yağdı,
İstanbul'lu bir geceydi.
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarıma idamlık bir bilmeceydi.
Yalansa kahrolayım sen İstanbul kokardın.
Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda,
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi,
Utanır intihar ederdi ölüm,
Hayata rest çekip ağladığımda.
Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi.
Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
Toprak gibi, yaprak gibi, candan öte can gibi
Kuş uçmaz kervan geçmez dağında,
Kah aşkı yağan kar tanesi kah leyla tüter rüzgarlarda
Zambak gibi, leylak gibi, cigaramda duman gibi,
Sevdiğim sen İstanbul kokardın.
Old 26-09-2009, 15:40   #57
avrupayakası

 
Varsayılan

evin içinde bir oda , odada istanbul
odanın içinde bir ayna , aynada istanbul
adam sigarasını yaktı , bir istanbul dumanı
kadın çantasını açtı , çantada istanbul
çocuk bir olta atmıştı denize , gördüm
çekmeğe başladı , oltada istanbul
bu ne biçim su , bu nasıl şehir
şişede istanbul , masada istanbul
yürüsek yürüyor , dursak duruyor , şaşırdık
bir yanda o , bir yanda ben , ortada istanbul
insan bir kere sevmeye görsün , anladım
nereye gidersen git, orada istanbul.
Old 26-09-2009, 15:53   #58
Academic

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avrupayakası
evin içinde bir oda , odada istanbul
odanın içinde bir ayna , aynada istanbul
adam sigarasını yaktı , bir istanbul dumanı
kadın çantasını açtı , çantada istanbul
çocuk bir olta atmıştı denize , gördüm
çekmeğe başladı , oltada istanbul
bu ne biçim su , bu nasıl şehir
şişede istanbul , masada istanbul
yürüsek yürüyor , dursak duruyor , şaşırdık
bir yanda o , bir yanda ben , ortada istanbul
insan bir kere sevmeye görsün , anladım
nereye gidersen git, orada istanbul.

İstanbul da şişede durduğu gibi durmuyor mu yoksa?)
Old 02-11-2010, 21:59   #60
ORHAN DUMAN

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Dünyanın en güzel çorbası.

------

Bir kadın,aniden kalktı,telefona uzandı,numarayı tuşladı.

--Doktor,operasyona hazırım.Beklemeyelim ağustos ayını.O zamana kadar kimbilir kaç saatim mutsuz geçecek.Bunu istemiyorum.

Tamam dedi doktor.Gün saat yer kararlaştırıldı.

Aynı kadın,başka tel numaraları tuşladı.Operasyonda sırasında ve sonrasında yardım alacağı kişileri aradı .Sonra işi ile ilgili kusursuz bir plan hazırladı.Yapılacak işleri sıraya koydu ,1.5 günü vardı.

Perşembe,soluk soluğa geçti.Herşey yolunda.Öğle arası yediği tosttan başka bir şey yemedi.

Cuma :Kahvaltıda bir bardak çay.Yine işler,işler...Eve geldiğinde 11.30 .Hastane için gerekli eşyaları hazırladı.Yola çıktı.

Saat 13.00.Doktor bekliyor.Son talimatlar.İmzalar.
Telefonlar;muzip bir ses,imzanın yanına bana bırakacaklarını da not et lütfen diyen ,

Mecburen vasiyet konusu açılıyor.Kadın tek bir konuda ( bu gün veya başka bir zamanda kaydıyla ) çocuğuna sevgiyle bakılması konusunda isteği olduğunu söylüyor..

Saat14.00
Ameliyathane,ışıklar,maske ve yeşil giysiler.Uyuyor.Çok güzel bir uyku.

Saat 14.20 Uyanıyor.Keyifli bir uyanış.Oysa daha yeni uyumuştu.Bitti diyorlar, Konuşarak odasına alıyorlar.

Mutlu bir uyku.1 saat.Sesleri duyan ama uyanmaya yüzvermeyen bir uyku.

Doktor geliyor.Nasılsın diyor.Kadın başka hiç bir şikayeti olmadığını söylüyor.Sadece"çok açım,çok " diyor.

Gülüyor doktor.Seni taburcu ediyorum ama hastaneden çıkmadan bir çorba iç.

Harika bir zaman.En beklenen ise yemek arabası.Kapıda sabırsızlıkla bekliyor ameliyat olan kadın.Odaya servis yapıldığında dünyanın en mutlusu olarak dünyanın en güzel çorbasını içiyor.


O kadın şimdi bu satırları yazan kadındı...))))

Sevgiler.



Geçmiş olsun
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Şiir Keyfi:)) Av.Habibe YILMAZ KAYAR Site Lokali 884 07-02-2017 13:30
Tatil Keyfi :))) Av.Habibe YILMAZ KAYAR Gezi, Tatil ve Eğlence 128 26-01-2013 20:06
Uzun yaşama sorunu ISIL YILMAZ Site Lokali 15 31-08-2009 22:09
Ötenazi Ve İsteyerek Yaşama Hakkına Son Verme üye605 Hukuk Sohbetleri 4 04-06-2002 22:24
İnsanca Yaşama Hakkı,hürriyet murat özbulgur Hukuk Soruları Arşivi 3 17-02-2002 01:11


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06661797 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.