Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Felsefe Hukukun felsefi yönüne dair sohbetler. Hak, Hakkaniyet, Adalet, Eşitlik kavramlarına hukuk felsefesi gözüyle bakış

İnsanimizin Hukuktan ÖdÜ Kopuyor ( Mu...? )

Yanıt
Old 04-11-2006, 16:28   #1
avien

 
Varsayılan İnsanimizin Hukuktan ÖdÜ Kopuyor ( Mu...? )

Çok gözlemlemişimdir. Sıradan insanlar sıradan sohbetlerinde ahkam kesip dururlarken, biri çıkıp şu kanunun şu hükmünde şu denir, ifadesini kullandığında herkesin omuzları düşer, birden bir sessizlik kaplar oratlığı. Ve az sonra, daha demin ellerinde maşalarla karıştırıp durdukları kızgın kor alevi izlemeye koyulurlar. Artık, yalnızca işi ya Tanrıya ya da adli makamlara havale etmekle yetinirler. "inşallah hak yerini bulur.hadi susalım"
Nedir?
"Yanar elimiz, neme lazım" mı oluyoruz. Bilmediğimiz sularda yüzmeye kalkışırsak boğuluruz diye mi endişeleniyoruz? Ya da yüzyıllardır hep bir şeylerle korkutulan insanımızın bilinçaltı, susmaya mı evrildi?
(Neyse ben de susayım.)
Old 07-11-2006, 13:39   #2
tosbaa

 
Varsayılan

kesin hükümler herzaman insanları susturmak da öncüdür. kişi hukukla ilgili bir konuda pek bilgili olmasa da toplumda hukukla iç içe yaşadığının farkında bile olmayıp hukuku hep başkalarının dedikleriyle öğrenen kişiler çoğunluğu oluşturduğundan konuşur, konuşur , konuşur..karşısına da kanunları öne sürerek konuşan biri (genellikle hukukçu) çıkınca da susmayı tercih eder. bu hep böyledir.
Old 07-11-2006, 18:51   #3
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan uzmanlar ve dehşetler

Doğrusu Sn.avien veSn.tosbaa'nın ne demek istediğini pek anlamış değilim, ama Sn.avien'in yazısına koyduğu başlık hem güzel hem düşündürücü.

Adam Philips'in kitabıydı sanırım ( tam hatırlayamadım ama ) : Uzmanlar ve Dehşetler.
Philips'in tezi ( psikiyatri üzerineydi) dehşetin genellikle uzmanlar tarafından yaratıldığı idi. Çünkü uzmanlar varlıkları için buna ihtiyaç duyarlar mealinde bir açıklaması vardı. " Öd Patlaması" tabirini görünce ister istemez bu aklıma geldi.

Kuşkusuz insanların "her alanda" konuşma ve/veya "ahkam kesme" eğilimleri ile de konu açıklanabilirdi, ama dehşeti yaratan uzman mı görüşü de üzerinde durulmaya değer.

Saygılar.
Old 09-11-2006, 14:08   #4
avien

 
Varsayılan

Sn Işın Yılmaz..

forumda bu başlığı açarken ben aslında "insanlarımızın hukuk bilgisinin çok az olduğunu, buna rağmen hukuki konularda kendi lisanıyla ahkam kesmekten geri durmadığını, ancak hukukun kendi gerçek sesini duyduğunda susmayı tercih ettiğini, bunun ise bir tercih olmayabileceğini belki de derin ve kötü deneyimlerinden dolayı ortaya çıkan toplumsal bilinç altına ait bir korku biçimi olduğunu.. ve nihayetinde insanımızın hukuktan ödünün koptuğunu; kopup kopmadığını, yanılıp yanılmadığımı" anlamaya çalıştım..ve konu tartşılıp açıldıkça "insanımız adalete inanıyor mu yoksa ondan korkuyor mu" sorusuna bir yanıt alabilirim diye ummuştum..

öte yandan 'DEHŞETİ YARATAN UZMAN MI' sorusu ise daha değerli bir soru oldu şimdi benim için.lakin hukuk alanında yetkin olmadığım için bu başlık altında bir forum açmaya cesaret edemeyeceğim..ki hukuk alanında 'dehşeti yaratan uzman' kavramının var olma ihtimali bile tüylerimi diken diken etti..(ödüm koptu.)
belki siz...
Old 09-11-2006, 15:24   #5
ggörkemg

 
Varsayılan

bence evet insanlar hukuktan korkuyorlar, kaçıyorlar. bunun bir çok nedeni olabilir. duydukları bir olay; genelde hep kötü olan duyulur. hukuk mantığını bilmediklerinden dolayı hukuk hakkında fazla hüküm veremiyorlar ve bu sebeble kaçıyor korkuyor olabilirler.
bunun dışında sn.avien'in değindi ahkam kesme olayına gelirsek; bu bir kültür meselesi bence. insanlar bilmedikleri şeyler hakkında kolayca fikir yürütür. bir iki şey bilir, yazı okumuştur, kendini bu konuda bilgiliymiş gibi hissederek ahkam keser. eğer karşısına kendinden bilgili biri çıkarsada anında susar. bu bir kültür veya görgü meselesi bence..
Old 09-11-2006, 16:36   #6
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.avien,

Ne demek istediğinizi daha iyi anladım, açıklamanız için teşekkür ederim.

Dehşeti yaratan uzman mı düşüncemi başlığınız tetikledi, doğrusu. Uzmanlık, herhangi bir alanın giderek daha çok ince ayrıntılara boğulması, rafineleştirilmesi nedeniyle de önemli bir tartışma konusu aslında. Hukukta uzmanlaşma ile ilgili bir forumu THS'de biryerlede okuduğumu hatırlıyorum sanki, ama içeriği buradakinden çok daha farklıydı (diye kalmış aklımda.)

Bence insanımızın hukuktan ödü kopmuyor. Hukuktan ödü kopan bir toplum daha farklı bir yaşayış pratiği sergilerdi ( Bkz. trafikte seyrüsefer halindeki araçlar )

Sizin söylediğiniz bana daha çok, küçük düşme korkusu gibi geldi. Yani, biri "ahkam kesiyor" iken konuyu "bilen" başka biri ona lafı yapıştırırsa düşeceği durum kötü olabilir Aslında "bilen" lafı yapıştırmasa da yanlışı anlatsa ve düzeltse bu pozisyon hoş bir sonuç bile doğurabilir. Herkesin sustuğu bir dünyada yaşamak daha sıkıcı olurdu

Kaldı ki, sosyal bilimlerin kaçınılmaz kaderi budur. İşbölümü ve uzmanlaşmanın artmış olmasının etkisi bu alanda kendini pek de hissettirmemiştir. Hele hele "herkesin bir doğrusu var canım" gibi o da oluuur bu da olur türü yaklaşımlar "doğru"ya ait zemini bu kadar kayganlaştırmışken, bilgi yerine enformatik ile yetinme eğilimi pik yapmışken, internet denen şeyin ( ve özellikle google'ın ) varlığı sayesinde herkes kendine tıbbi bir teşhis koymaya cesaret edebilirken millet canının istediğini söylemesin de ne yapsın?

İnsanlar adalete inanıyor mu / ondan korkuyor mu, konusu ile anlattığınızı bir şekilde bağlamışsınız. Ama, bunu ayrıca söylemeseydiniz, ilk yazınızın içeriği ve bu içeriğe ilişkin açıklamanız beni pek de bu mecraya götürmezdi doğrusu.

Size birşey daha söyleyeyim, insanımızın (insanımız derken sizin tabirinizi ödünç alıyorum müsaadenizle ) hukuku bilmemesine rağmen hukuk konuşması beni hiç rahatsız etmiyor. Hukuk konuşmak, hukukçuların tekelinde değil, olmamalı. Beni rahatsız eden hukukçuların hukuk konuşurken atıp tutmaları. Hukukun felsefesi ve sosyolojisine fevkalade ilgisiz olmaları, ilginin boyutunun üç-beş kitapla, bir-iki belgeselle, fakültede son derece dar olarak okunan dersle sınırlı kalması.

Hukuku bilen/bilmeyen insan istediğini söylesin, birileri birşeyler söyledi diye "hakikat" değişmez, bence. Ama ne zaman ki hukukçunun ta kendisi zırvalamaya başlar o zaman oturup ciddi ciddi düşünmek gerekir, hakikat hakkında değil de hukukçular hakkında elbet.

Sn.tosbaa, kişi karşısına kanunları öne sürerek konuşan biri çıkınca genellikle susar demiş. Bence, Sn.avien mevzuatla ilgili bir soru sormuyor, yanılıyorsam düzeltsin. Ben de karşıma biri geçip de bilmediğim kanun maddelerini sıralarsa susar, bakarım, ne yalan söyleyeyim Sn.avien hukukun gerçek sesi demiş, bunun mevzuatı bülbül gibi şakıyan bir avukat olduğunu düşünmek istemiyorum doğrusu. Belki bize "hukukun gerçek sesini" biraz daha açarsa bu konu da ayrıca iyi bir yere gitmeye gebe olabilir. Mesela, benim karşısında susmayı tercih ettiğim ya da kendimi susmaya mecbur hissettiğim "hukukunn gerçek sesi" baskıcı bir hukuk düzeninin ta kendisi veya tiran ruhlu bir uygulayıcısı olabilir.

Sn.avien,
Görüyorsunuz ya, yazınız ile ilgili kavramları kavrama problemim var. Bana biraz daha yardımcı olun

Saygılar.
Old 09-11-2006, 20:06   #7
avien

 
Varsayılan

( Mutlu insanın yüz ifadesi.ayrıca temiz bir yüzdür. bu değil..bunda biraz kurnazlık var)

Sayın Işıl Yılmaz..
Beni anladığınız için teşekkür ederim..aslında beni benden de iyi anladığınız için biraz da bu var:
hayır..yazımla ilgili bir kavrama probleminiz yok..bilakis satır aralarını kendi cümlelerinizle doldurmakla, ben de daha evvel ne demek istediğimi şimdi daha iyi anlıyorum..evet. tam da böyle oldu..ne demek istediğimi şimdi daha iyi anlıyorum..
ve.. öğrencilerimden biliyorum..bazen kalkıp bir konu hakkında konuşurlar..diğer öğrenciler gözlerini açar ona bakarlar..anlatan ise bilmektedir, bunu düşünmüştür, anlatmaya çabalamaktadır lakin kendi anladığı gibi anlatamamaktadır..bense, o konuşmasını bitirdikten sonra onun anlatmaya çalıştığı şeyi tam da anlatmak istediği ve kendisinin anladığı gibi tekrar anlatırım..anlatan ise biraz şaşkın ve 3 gündür nasıl çalıştıracağını bulmak için uğraştığı yeni oyuncağının, kuzeni tarafından -bak böyle yapacaksın- diyerek bir çırpıda çalıştırılmasına şahit olmuş bir çocuğun yüz ifadesi ile yerine otururken memnun olup olmamaktaki kararsızlığını gizleyememektedir..(mavi yüz ifadesi budur)

ve.. herşeye rağmen anlaşılmış olmak güzel bir duygu..tekrar teşekkür ederim..

(ben şimdi teneffüse çıkıp kantinin en köşesindeki masada tek başıma oturup çay içeceğim )
Old 10-11-2006, 13:48   #8
minee.mine

 
Yeni Fikir

İnsan olarak hepimiz çeşitli konularda (bu hukukda olabilir tıp da) kendimizce konuşup yorumlar yapıyoruz. Ama işin içine konuya vakıf olan bu konuda eğitimli bir ses girdiğinde, konunun uzmanı olmadığımız için yanılma ihtimali olan kişinin kendimiz olduğunu bildiğimizden yada karşımızdaki kişinin titrine olan saygımızdan susuyoruz. (çünkü konuya vakıftır)
Korkanlar varsada korkularının nedeni bilinçaltında susma eğiliminde oluşumuzdan değil belki türkçe olmadığı için anlaşılamayan hukuk dilindendir.


saygılar
Old 11-11-2006, 20:41   #9
avien

 
Varsayılan

İnsanımız adalete inanıyor mu ondan korkuyor mu?

Sayın Muzaffer Erdoğan'ın THS'de başka bir forumda açtığı konu başlığı :
'Savcılık Yerine Televizyon Programlarına Müracaat Eden İnsanlarımız '

Bu soru sanırım, insanımız adalete inanıyor mu ondan lorkuyor mu soruları ile paralellik gösteriyor.
Old 12-01-2007, 17:59   #10
cesur_yürek

 
Varsayılan

Hatta halk arasında yaygın bir şekilde söylenen artık anonim olmuş bir söz vardır allah kimseyi mahkemeye ve hastaneye düşürmesin .
Old 13-01-2007, 00:38   #11
calikusu_kamuran

 
Varsayılan

SUSMAK SONUCUNDA BİR KAR"INIZ OLURSA SUSARSINIZ, YOK EĞER KONUŞMADAN BU KAR"A ULAŞAMIYORSANIZ KONUŞURSUNUZ. Genel olarak şunu söylemek mümkündür ki susmak çoğu zaman iyi sonuç vermiştir ki konuşan çıban başı olarak görülür bazı kültürlerde ve güçlü tarafından yılanın başı çabuk ezilir.

Hep öyle değil mi? MUHALEFET KÜLTÜRÜNÜN VAR OLDUĞU BİR DÜNYADA HEP ÖYLE DEĞİL Mİ?

Üniversite yıllarımda bile, hocaya bir soru sorup karşılığında azar işittiğim olmuştur. Ama öyle ki bilgisinden emin hocalarım ise arkadaşlar bu konuda bilgisi olan var mı demekten hoş bir tat almışlardır. Diktatörlük bazen eksiklerimizi gizlemek için kullanılır.

Ama iyiler her zaman bütünleşmeyi bilenlerdir. Çok sevdiğim hocalarım olmuştur bu anlamda.

SAYGILAR
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hukuktan Kaymakam Olmak ankara7406 Hukuk Lisans Eğitimi 25 21-08-2010 16:25


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04158211 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.