Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

kira sözleşmesi olmaksızın kira ilişkisinde kiracının taşınmazı tahliye etmesi

Yanıt
Old 16-11-2009, 14:12   #1
SYAZICI

 
Varsayılan kira sözleşmesi olmaksızın kira ilişkisinde kiracının taşınmazı tahliye etmesi

çok acil bu konuda bilgilerinize ihtiyacım var. müvekkil evini kiraya veriyor. kiraya verdiği tanıdık olması sebebiyle sözleşme yapılmıyor. ancak kiracı 3 ay sonra ev aldığından bahisle evi tahliye etmek istiyor bu konuda bizim haklarımız neler. ayrıca kiracı çıkmadan müvekkilin mağdur olmaması için yakıt parasını vermeyi teklif ediyor. müvekkil bu teklifi kabul ederse daha sonra açacağı alacak davasında bunun varlığı sıkıntı yaratır mı? şimdiden teşekkürler
Old 16-11-2009, 15:36   #2
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

Erken tahliye nedeni ile BK.252 uyarınca tazminat davası açabilirsiniz. Borçlar Kanunu'nun 252/1. maddesi hükmü uyarınca, kiracı kiralayanın kusuru olmaksızın, kiralananı kullanamaması durumunda, kira parasından sorumludur. Bu hüküm gereğince ve kural olarak kiracı, kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verileceği tarihe kadar geçen dönemdeki kira parasını ödemekle yükümlüdür. Ne var ki, Borçlar Kanununun 98. maddesi hükmü yollamasıyla 44. madde hükmü uyarınca, kiralayanın da zararın artmasına sebebiyet vermemesi gerekir.

Kiralayan , erken tahliye nedeni ile kural olarak kira dönemi sonuna kadar olan kira bedelini kiracıdan isteyebilir.Ne var ki kiralayanın da zararın artmasına sebebiyet vermemesi gerekir. Kiracının kiralananı boşalttığı tarihden itibaren kiralayan , BK.nun 98. maddesi delaletiyle aynı kanunun 44. maddesi gereğince zararın artmasını önlemek için gerekli çabayı göstermek zorunda olduğundan kirayananın , kiralananın boşaltıldığı tarihten itibaren aynı şartlarla ne kadar makul sürede taşınmazı kiraya verebileceği hususu bilirkişi aracılığı ile araştırılacak ve yeniden kiraya verebilmek için geçecek makul sürede işleyecek kira , tazminat olarak hüküm altına alınacaktır.
Ancak, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. ilk uyuşmazlık sözlü kira sözleşmesinde kira ilişkisinin süreli olup olmadığı noktasındadır. Bu durumda müvekkiliniz kira süresini kanıtlamak zorundadır. Kira başlangıcının, belirli süreli olup olmadığının, belirli süreli ise süresinin tarafınızdan ispat edilmesi gerekir. Belirteceğiniz süre itibariyle ortaya çıkacak yılık kira miktarı HUMK .290. maddede yazılı sınır içinde kalıyorsa tanıkla ispakt etmeniz olanaklıdır ancak, bu sınırı aşıyorsa HUMK. nun 288. maddesi uyarınca tanık dinlenmesine olanak bulunmamaktadır.
İyi çalışmalar dilerim.
Old 16-11-2009, 15:43   #3
SYAZICI

 
Varsayılan

çok teşekkür ederim peki bu davayı alacak davası değil de tazminat davası olarak açıyorum değil mi. bir de bu kiracı yakıt ücretini ödemeyi taahhüt ediyor eğer kiralayan kabul ederse bu durumda açacağımız davada bu kabul ettiği miktar iner mi veya reddedilir mi? almalı mı almazsa bu sefer de temerrüde düşmüş olur mu
Old 16-11-2009, 15:50   #4
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

Evet tazminat olarak açıyorsunuz. Ancak, BK.252. madde uyarınca yukarda sözünü ettiğim tazminat davasını açabilmek için ,kira akdinin süresi bitmeden taşınmazın tahliyesi konusunda kiralayanın muvafakatinin bulunmaması gerekmektedir. Yakıt ücretini almak süresinden önce tahliyeye muvafakat anlamına gelebilir. Bunun için yakıt ücretini alırken belge düzenlenmesi ve belgeye süresinden önce tahliyeye muvafakatın bulunmadığı, taşınmazın yeniden kiraya verebilmek için geçecek makul sürede işleyecek kira tazminat haklarının saklı tutulduğu ibaresi yazılmalıdır. Dava sonucunda ortaya çıkacak zarardan, alınan miktar mahsup edilecektir.
Old 16-11-2009, 15:59   #5
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

Yargıtay'ın bu konuda mecurun yeniden kiraya verileceği makul süreyi ortalama 45-60 gün olarak kabul ettiği kararları mevcut. Yakıt parası iki aylık kira parası tutarında ise hiç uğraşmadan yakıt parasını almanızı öneririm. Ayrıca kira süresinin ispatı hususunda yaşacağınız sıkıntıyı nazara aldığınızda bu önerim makul diye düşünüyorum. Kolay gelsin...
Old 16-11-2009, 16:01   #6
SYAZICI

 
Varsayılan

O zaman yakıt ücreti olarak alınan meblağ da kira tazminatı olarak kabul ediliyor. yani kiralayanın zararı burda sadece kira alacağı olmuyor bir de yakıt üücreti de kiralayana yükletiliyor ancak söz konusu kira alacağı olduğu için bu zarar istenemiyor. peki burda alacak davası açılsa kira alacağı dışında uğranılan diğer zararlarda istenebilir mi? benim esasen aklımı karıştıran yakıt alacağı kiracının ek yükümlülüğü ve bu kira sözleşmesi içeriğin de kararlaştırılmasa da kiracını erken tahliyesi sonucu kiralayanın hem yoksun kalınan kazancı hem de yakıt masrafı zararı söz konusu oluyor. ancak anladığım kadarıyla mahkemelerin kararları sadece kira alacakları yönünde yani sadece asli edimler.
Old 16-11-2009, 16:08   #7
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
13.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/554
Karar: 2005/9217
Karar Tarihi: 27.05.2005

ÖZET: 6183 sayılı yasaya göre yapılan takibin iptaline ilişkin davanın, menfi tespit davasından tefriki ile yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.


(2004 S. K. m. 72) (506 S. K. m. 80) (1086 S. K. m. 1)

Dava: Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.

Karar: Davacı, davalı kurumun 1.025.819.600 TL alacaklarının ödenmediği iddiasıyla aleyhlerine 2001/6659 sayılı ödeme emri ile 6183 sayılı yasaya göre takip yaptığını; davalı kurumdan kiralanan büronun 15.01.1998 tarihinde tahliye edilerek teslim edildiğini, tüm kira bedellerinin ödendiğini; davalıya kira borcu olmadığı gibi ortada tazmini gereken bir kurum zararı da bulunmadığını ileri sürerek icranın durdurulmasını, borçlu bulunmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptalini; davalı kurumun %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı vekili, büroların erken tahliyesi nedeniyle kira sözleşmesinin 16. maddesine istinaden tahliye tarihinden tekrar kiraya veriliş tarihine kadar geçen süre içinde oluşan borç için takip yapıldığını, davanın reddi ile alacağın %10 oranında zamla tahsilini istemiştir.

Mahkemece, ödeme emrinin iptaline ilişkin davanın kabulüne 18.06.2001 tarihli 2001/6659 takip sayılı ödeme emrinin ve bu sayı üzerinden başlatılan takibin iptaline; menfi tespit istemine ilişkin dava bölümünün kısmen kabulüne, davacıdan asıl alacak olarak talep edilen 363.043.000 TL'lik talebin 94.498.000 TL kısmına ilişen davanın kabulü ile, bu miktar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; 6183 sayılı yasa hükümlerine göre talep olunan aylık %10 gecikme zammı istemi yönünden de davanın kabulüne, talep olunan 662.776.600 TL'lik gecikme cezasına ilişkin takipte belirtilen bu kısım nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davalı tarafın menfi tespite konu edilen ve kabul edilen değerin dışında kalan 268.545.000 TL'lik bölüme ilişen faiz istemekte muhtariyetine, davacı tarafın %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti yanında, davalı kurumun 6183 sayılı yasaya göre yaptığı takibin iptalini de istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı S.S. Kurumunun pirim vs. alacağından doğmayıp, kira alacağından doğmaktadır. Bu nedenle 3917 sayılı yasa ile değişik 506 sayılı yasanın 80/6 maddesi gereğince uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesi değildir. Esasen bu yön İş Mahkemesinin görevsizlik kararı ile de kesinleşmiştir. Ancak, 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre yapılan takibin iptalini inceleme görevi idari yargıya aittir.

Mahkemece, 6183 sayılı yasaya göre yapılan takibin iptaline ilişkin davanın, menfi tespit davasından tefriki ile yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3- Davalı kurum, davacıdan 24.04.1998 tarihine kadar, kira borcu, yakıt bedeli ve işletme masrafları ile Haziran ve Temmuz 1997 yılı kira farklarını istemiş, mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek kira bedeli ile kira farkına hükmedilmiş; bu dönem için yakıt ve işletme gideri ödeneceği yolunda bir hüküm bulunmadığı kabul edilerek yakıt ve işletme giderine hükmedilmemiştir. Kiracı, kira dönemi sonunu beklemeden kiralananı süresinden önce tahliye etmiş olmakla, yeniden kiraya verilinceye kadar makul bir süre kira bedelinden sorumlu olacağı gibi bu süredeki yakıt ve işletme giderlerinden de sorumludur. Kiralananın davacı tarafından 15.01.1998 tarihinde tahliye edildiği ve 01.04.1998 tarihinde yeniden kiraya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle 01.01.1998 ile 01.04.1998 arası yakıt ve işletme giderlerinden de davacı sorumlu olup, aksine düşünce ile bu kalem için davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte gösterilen nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 27.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 16-11-2009, 16:09   #8
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

Yakıt parasını da aynı dava içinde isteyebilirsiniz. Örnek argıtay kararını yukarı ekledim. İyi çalışmalar
Old 16-11-2009, 16:13   #9
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

Kiracı, kira dönemi sonunu beklemeden kiralananı süresinden önce tahliye etmiş olmakla, yeniden kiraya verilinceye kadar makul bir süre kira bedelinden sorumlu olacağı gibi bu süredeki yakıt ve işletme giderlerinden de sorumludur.
Old 16-11-2009, 16:36   #11
Admin

 
Varsayılan

Öncelikle bu konu defalarca forumda tartışıldı (mesela bir örneği sayfanın altındaki benzer konular içinde var), lütfen site içi arama motorunu kullanarak eski konuları okuyunuz.

İkinci olarak sözleşmenizin şifahi olduğunu düşünürsek benim önerim yakıt parasını alın ve işin ucunu bırakın gitsin. Sözleşmenin yazılı olsaydı aynı şeyi söylemezdim zira "keyfi olarak akitten dönen tarafa" hiç acımam yoktur ama sizin olayınızda ispat konuları vs. sorun olabileceği ve sözleşmesi olmayan kiracının çok üstüne giderseniz size sorun çıkartabileceği için sizin olayınızda uğraşmanızı önermiyorum.

Müvekkilinizin bu olaydan en büyük kazancı bir daha sefere yazılı sözleşme yapması gerektiğini öğrenmesi olmalıdır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
kira sözleşmesi olmaksızın kira tespiti talep edilebilir mi putto Meslektaşların Soruları 14 25-11-2015 15:56
kira sözleşmesi bitmeden kiracının taşınmazı tahliye etmesi avzeynepcan Meslektaşların Soruları 23 21-11-2009 10:06
kira dönemi sona ermeden kiracının dükkan sahibinin taşınmazı boşaltmak istemesi şefika demirel Meslektaşların Soruları 5 04-08-2009 13:18
Alt Kira mı olur? Yada zımni Kira sözleşmesi mi oluşmuştur. Nasıl Tahliye edebiliriz? Av. Hamza Meslektaşların Soruları 2 02-02-2009 08:38
Kiralayan olmayan (kira sözleşmesi tarafı olmayan) malikin kira ücretini talep etmesi serdarserdar Meslektaşların Soruları 2 04-12-2008 12:14


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04110193 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.