Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Icra Dairelerinin durumu

Yanıt
Old 08-06-2007, 13:10   #31
Av.Sedat Yahşi

 
Varsayılan

Türkiye'de küçük il ve ilçelerde bulunan icra daireleri haricinde kalan tüm icra müdürlüklerinde aynı problem yaşanıyor maalesef.Konu ile ilgili hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir.Sorunun bu kadar büyümesinde hepimizin az veya çok katkısı bulunduğunu kimse inkar edemez.
Sayın Köktaş çözümü mesleği bıraktığında içindeki nefreti haykırarak kapıyı çarpıp gitmekte buluyor.Acaba içimizde yıllarca nefreti biriktirmek yerine şikayet yolunu kullanmayı düşünemezmiyiz?Unutmayalım ki avukatlar hancı,çalışan memurların büyük çoğunluğu yolcu.Problem çıkaran memur tayin olup başka bir yere gittiğinde oradaki sorun bitiyor mu?Ya da sizin mesleği bıraktığınız ve içinizdeki nefreti haykırarak kapıyı çarpıp çıktığınız gün oradaki icra memurları " AMAN ALLAHIM BİZ NELER YAPMIŞIZ,AVUKAT BEY NE KADAR HAKLI,YAZIKLAR OLSUN BİZE" diyerek işleri bir anda güllük gülistanlık hale mi getireceklerdir?
Yasal taleplerimizi yasada belirtilen süreler içersinde yerine getirmeyen memurlar hakkında şikayet mekanizmasını işimi aksatırlar,ben zarar görürüm düşüncesi olmadan ve sürekli biçimde kullanmayı öğrendiğimizde inanıyorumki çözüm daha kolay olacaktır.
İcra dairelerinin fiziki koşullarının yetersizliğini,memur sayısının azlığını,dosya sayısının çokluğunu,işini bir an önce halletmek için saygısızca davranan meslektaşlarımın varlığını inkar edecek değilim.Ama bana göre,sorunun bu kadar çözümsüz hale gelmesinde hepimizin katkısı var ve çözümde yine hepimizin katkısı ile olacaktır.En büyük katkıyı da tek tek avukatlar yerine meslek örgütlerimiz olan barolar ve barolar birliği yapmak zorunda.Baro,icra müdürlüklerinde yaşanan problemi bu avukatın kişisel problemidir beni ilgilendirmez tavrını devam ettiremez.Tek bir avukatın şikayeti avukatı belki zor durumda bırakabilir ancak baronun şikayetçiye sahip çıkması ve gerektiğinde müdahil olması daha etkili olacaktır kanaatindeyim.
Saygılarımla
Old 11-06-2007, 13:18   #32
avseher

 
Varsayılan

Galiba istanbuldaki icra daireleri ile diğer şehirdeki icra dairelerinin ayrilmasi gerekiyor. Ben 5 yildir istanbulda avukatim, ve 3 yil çorumdada avukatlik yaptim. çorumda denilen paranin p si dahi geçmiyordu. Ama istanbulu bilen bilir. Fazla söze hacet yok, adim atamazsiniz.

Birgün stajdayiz. Arkadaş borçlunun adresine gidiyor. İcra memurlari bölgelerindeki çoğu borçluyu taniyor. borçlu adreste yok. Arkadaşta bende bu paralari vermiyeceğiz diye direniyoruz staj döneminde. Memur durmuş zapti yazarken "Avukat Hanim aslinda ben borçlunun nerede olduğunu yeni adresini biliyorum ama size söylemem( söylemek zorundami hayir orasi ayri bir konu) sebebini de siz bilirsiniz" deyince arkadaş "Tamam sen söyle bakariz" deyince borçluyu da bulmuşlar elleriyle koynmuş gibi.
Old 11-06-2007, 15:38   #33
ParanoidAndroid

 
Varsayılan

Ben üç şehirde çalıştım; üçünde de para bırakmadığım icra dairesi olmadı. Hatta stajımın ilk gününde iki olay üst üste yaşadım ve karşı çıktığım vakit, "sen yenisin galiba" türünden saygı sınırlarını aşan bir cevapla karşılaştım. Yanında staj yaptığım avukatı arayarak, "benden para istiyorlar; ama hiçbir yasal dayanağı yok bu paranın" dediğimde, "hiç düşünme hemen öde ki, işimiz görülsün", dedi.. Ben sevmedim bu uygulamayı.. Suçu icra memurlarına atmak doğru değil; çok değerli icra müdürleri tanıdım; onların iş yüklerini de anlamak gerek; ama saygı çerçevesinde iş yapmayan hiç kimseye tahammül gösteremem.
Old 21-09-2007, 14:06   #34
apple pie

 
Varsayılan

Ben , iki stajerim ve icra işlerini gayet iyi yürüten büro katibimiz zamanımızın çoğunu icrada geçiriyoruz. Her şeyden önce icra dairelerinin fiziki koşulları bir iş yapmaya uygun değil, dosyanıza bir talebinizi yada gelen müzekkereyi, tebligat parçasını takmak, (tamamı tarafımızca hazırlanmış müzkkerelere) kaşe, mühür,tarih
basmak bile herhangi bir yer yada masa bulamadığınızdan çok zor oluyor.

Tüm bu zorlukları aştıktan sonra; 2.etap imza attırmak için kendisi adliyede olan ama nerede gezdiği belli olmayan (icrada olmadığı kesin!)memuru beklemek, gelince de peşinden uzuuuunca bir süre zaman zaman biyerlere gidip gelerek tekrar tekrar ricada bulunmak. Aynı ricaları talebinizi bazen 1 hafta bazen 1 ay önce açmış olduğunuz haciz dosyalarında ( her ne kadar 3 gün süre olsa da;özellikle talebe tarih attırmadıklarından) yinelemek.İcra mahiyeti itibariyle zor bir dal. Borçlularla( normalde dahi borçlu olmanın psikolojisi ile fevri olabilen,kimi zaman alkol kullanmış, kimi zaman herhangi bir ahlak ve kanun kaidesi tanımayan,insan hayatını dahi önemsemeyebilecek farklı insanlarla) muhatap olmak, sizin dışınızda uzayan,sonuçlanamayan işler yüzünden sizi henüz bir para dahi vermediği, tahsilat olmaz ise; siz de bir sürü emek ve mesai harcadığınız halde elinize birşey geçmemesine rağmen,cüz-i alacakları için her gün arayıp soran, takip açıldıktan sonra 4.gün henüz tebligat borçlunun eline dahi geçmemişken ne oldu bizim iş, neden bu kadar uzun sürdü, yoksa savsaklanıyor mu diyen müvekkilleriniz ( Üstelik kendilerine işin başında icradaki prosedürü, süreler,, işlemlerin ne şekilde gerçekleşeceğini tüm teferruatıyla anlatmanıza rağmen)varken bir de üstüne
-yine mi siz geldiniz , o kaşeye dokunma... v.s. sözleri, uyaptan dosya hesabı çıkacak ise;- tabi her işi kendimiz yapmamıza rağmen burada uyap zorunlu olduğundan icraya mecburuz- saatlerce hesap çıkarmak için beklememiz,her ne kadar gerektiğinde yetişmiyor diye şehrimizdeki birçok avukat gibi ara sıra icraya kırtasiye malzemeleri alsak ta, sürekli talepler, verilmeyen para üstleri, önceden kapıdan girer girmez hadi dosyan yok mu çıkar hacze gidelim derken,400,00.-YTL. sınırı geldikten sonra hacze bile gitmek istemeyen memurlar....

İşte tüm bunlar bazen bu icra dairelerinde ömrüm tükenecek diye düşünmeme yol açıyor.Zaten uyap olayı da memurlara harika bir bahane. Uyap durdu, bağlantı yok diye kayıt yapmayanlar, o arada başka bir işle uğraşmak yerine bu durma olayı 2 saat, 3 saat te sürse adliye içinde tüm eş-dost ziyaretlerini yapıp, telefonla uzun süreli sohbet yapma yada boş boş oturma işi ile yakınen ilgileniyorlar. Ayrıca işleri yoğun olmasına rağmen BAZI!! avukatlar sözkonusu olduğunda emirlerine amade memurlar da görüyoruz.

Bu sorunların çözümlerinden biri olarak önerilen icra memurlarının çok para ile içiçe oldukları, maaşlarının artırılması gerektiği kısmına da asla katılmıyorum. Bu ülkede birçok yerde kazancı hakkettiği olmayan insanlar var yada bankalarda, şirketlerde milyonlarca doları bir arada gören insanlar var ve bunların birçoğu da maaşları az diye farklı yollar denemiyor yada işi yavaşlatma gibi bir davranışta bulunmuyorlar. Misal; biz avukatlar hepimiz büyük paralar kazanıyor değiliz, yada birilerinin yanında maaşla haftanın 6 günü, günde 10 saat çalışıyoruz, çok fazla para almıyoruz diye ahlaki, etik değerlerden taviz veriyor, icrada küçük bir dosyadan 125,00.-YTL. alıyoruz diye o dosyada işlemleri daha mı az titizlikle takip ediyor yada hiç işlem yapmıyoruz. Mutlaka çalışan herkes çalıştığının karşılığını almalı ama almamanın sonucu bu olmamalı.

Tabi burada asla tüm müdür yada memurları kastetmiyorum. Çünkü tecrübesi ile genç-yaşlı, iyi kazanan, kazanamayan ve özellikle de genç avukatlara yardımcı olan, işi iyi bilen ve çalışan, çok saygı duyduğum müdür ve memurlar da tanıdım. Ama maalesef,onlar azınlıkta kalmaya başladı.
Son derece uzun oldu, farkındayım ama siteye ilk mesajım olduğundan da olabilir, sanırım bu; "bir dokun bin ah işit" deyiminin canlı bir örnekle anlatılmasıydı.

Umarım canlı yayın performansım çok kötü değildir,üyelerin bazılarının çok uzun diyerek baştan okumaktan vazgeceğini, yada kalanı başka gün okurum diyeceklerini yada en acısı uykudan önce okunacaklar listesine gireceğini düşündüm de bir an Ama ortak sorunumuz. Okunur herhalde))
Old 21-09-2007, 14:17   #35
hukukcu1985

 
Varsayılan

"sayın apple pie"
Yazınız gerçeklerle o kadar bire bir anlatılmış ki neredeyse benim yaşadıklarımla aynı...
Old 21-09-2007, 21:38   #36
OLCAYK

 
Varsayılan

Sorun sadece icra dairelerinde değil ki, sorun hukuk sistemimizde. Sorun ülkemizde hukukun değerinin bilinmemesinde ve bunun bir politika,belli bir tercih olarak yürütülmesinde. Sorun alışkanlıkların ve belli makam, yada sınıflara hukukun üstünde güç tanımanın derinliğinde.
Old 24-09-2007, 16:16   #37
SHODAN

 
Varsayılan

Baştan sona yazılanları okudum malesef hiçbiri çözüm değil.
Old 24-09-2007, 17:58   #38
Av.Nur

 
Varsayılan

Sayın apple pie, okundu efendim, hem uykudan önce de değil.
Yazdıklarınıza katılıyorum. Benzer sorunları yaşıyorum.
Çook eski tarihlerde bir zamanda staj yaparken, o zamanın büyüğüm avukatlar "biz zaman fakiriyiz" derlerdi. Bu günleri görenler acaba ne düşünüyor bilmem ama, ben de şimdi öyle düşünüyorum.
Zaman kaybediyoruz, bazen diyorum, o memur işini-mesaisini tamamlamış ama benim zamanımı çalmış olarak evine gidiyor. Fakat sonra, iyiniyetli olanların da çoğunlukta olduğuna inatla inanarak, düşünüyorum. Peki o ortamda, onca dosya, yeni getirilen uygulamalar, farklı talep ve karakterdeki vatandaş ve avukatlar karşısında kalıverseydim?
Gerçekten sistemin eksiklerinin, sorunların kaynağı ve çözümünün ele alınacağı özel bir çalışma gerek kanısındayım. Hukuk sistemi bu şekilde her yönü ile düşünülüp yenilenmeli.
Old 24-09-2007, 22:57   #39
Godfather

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.FıratEmreYILMAZ
Baştan sona yazılanları okudum malesef hiçbiri çözüm değil.

çözüm neymiş o zaman??
Old 01-10-2007, 13:19   #40
monet

 
Varsayılan

sayın apple pie,
İcra Müdürlüklerinde yaşadıklarınızın, size çok dokunduğunu tahmin ediyorum.Bize de dokunmuştu, sonra kanıksadık. Kanıksadık derken, bundan dolayı gerilmemeyi ve stres olmamayı öğrendik. Zaten yapılacak da sistem tamamen değişmedikten sonra fazla birşey yok.
Tavsiye niteliğinde ekleyeciğim tek şey var;yaptığınız işin hukuki yönünü iyi bilmeniz ve talebinizde haklı olduğunuzdan emin olmanız , olaya hakim olmanız ve bunu karşı tarafa net olarak hissettirmeniz lazım. Haklı olan talebinizin sudan sebeplerle yapılmadığı ve ya ertelendiği ya da saygısızca davranıldığı durumlarda yasal hakkınız olan şikayet yoluna gitmelisiniz. Şikayet yolu elbette sıklıkla kullanılacak bir yol değildir. Yalnızca, haklı işi yokuşa süren karşı tarafın, gerektiğinde bu yola gideceğinizi biliyor olması yeterlidir. Üstadlarımızın kullanmaya kullanmaya unutturdukları şikayet yolunun gayet rahat kullanılabilecek bir yol olduğunu karşınızdaki insanın hissetmesinde fayda vardır.
Elbette ki çok iyi çalışan icra müdürleri gördük, görüyoruz. Bu yazılar onlar için değil. Üstlerine alınmasınlar. Söz meclisten dışarı.
Old 14-05-2008, 11:49   #41
Av. Naif ŞAŞMA

 
Varsayılan herkese saygılar...

geçen gün, tanık olduğum olayı aynen aktarıyorum... (isimler hayalidir.)
Durmaz HİÇDURMAZ isimli avukat, yapacağı icra takibi için İcra müdürlüğüne gelmiş ve oradaki (görevinin bilincinde olmayan) görevli Durdu HEPDURUR un şu sözlerine maruz kalmıştır.
"siz kadıköyde bürosu olan avukatmısınız, hani o beni şikayet eden!!!"
avukat Durmaz ise "benim bürom aksaray dadır, dediğiniz kişiyi tanımam" demiş,
görevli ise "allahtan kadıköydeki Durmaz HİÇDURMAZ değil de aksaray dakisiniz. o olsaydınız, bugün git yarın gel derdim" demiş,
işte böyle. masalımız, sorunumuz bundan ibarettir, kurtarıcı mahiyetinde bir "robin hood" değil bin "cesur yürek" gerek diye düşünüyorum....
Old 14-05-2008, 15:53   #42
emrahcevik

 
Varsayılan

bundan birkaç ay önce başbakanlık şikayet merkezine bir mail attım. icra dairesinde bu başlık altında bahsedilen türden bir sorun yaşadığım için. ama mailde sadece icra değil genel olarak adliyelerden ama daha çok da icralardan şeklinde bir şey yazdım. çok sinirlenmiştim. zaten kavga da ettim.

yazımda isim belirtmedim. genel bir soruna dikkat çekmek istedim. dilekçemi işleme koymuşlar. bikaç gün önce savcılığa ifade vermeye gittim.

savcıya verdiğim ifadede; genel bir soruna dikkat çekmek istedim, herhangi bir kişiyi suçlama kastım yoktur. bu tür olumsuzlukları sıkça yaşadığım için bakanlığın dikkatini buraya çekmek istedim şeklinde ifade verdim.

savcıyla biraz konuştuk da. savcı yaptığımın yanlış olduğunu söyledi. soyut birtakım suçlamalar olduğu için. ben de katıldım savcının dediğine. ama bana belge verin o adamların canına okuyum dedi. bu tür şikayetlerde ispat sorunu var.

istanbul dışında bu tür olaylar başıma gelmedi. ama istanbul tam bir felaket. insanın sadece mesleğe olan inancını sarsmakla kalmıyor, memurlara olan güvenini de kaybetmesine neden oluyor.

insan bir süre sonra bir memurdan hayır cevabını aldığı zaman tatmin olmamaya başlıyor. aslında o işin bir şekilde halledilebileceğini düşünmeye başlıyor. esas kötü olan bu.

ama tabi yoğunluk veya başka sebepler bu yollara başvurmak için neden olamaz. kafalardaki iş bitirici avukat tipinin, usule uyan avukat tipiyle yer değiştirmesi gerekir.

yoksa hepimiz paranın alamayacağı şeyler kaybediyoruz bu süreçte.
Old 17-09-2008, 21:06   #44
avukat1980

 
Varsayılan

Arkadaşlar ben hiç para bırakmadım,tevessül dahi etmedim.Herkes işini layıkıyla yapmak zorunda,bunu hissettirin gayet rahat edersiniz..
Old 18-09-2008, 22:12   #45
mehmetsahsimsek

 
Varsayılan

icra dairesi işlevinin sağlıklı yürümesi için .Adalet Bakanlığı yeniden yapılacak düzenleme ile. önce icra dairelerinde personel başına 1000 veya 1500 dosya düşecek şekilde kadro tahsisi ile işe başlamalı, (ben ücret artışının fazla fayda sağlayacağına inanmıyorum.) ancak tüm memurlar için geçerli ücretler makul düzeyde ve kişinin sorumluluk düzeyine göre olmalı, personel alımları sözleşmeli olmalı,İcra Müdür ve Yardımcılarının o na göre yaptırım gücü artar.düzenlenecek yasada ilgilileri hesaplarına paranın aktarılması hususu var bu 50-60 bin doyası olan yer için 3-4 personel ile nasıl uygulanacak,hepimiz çok iyi biliyoruzki ,icra daireler çok dosyası olan avukatların temin ettiği ve işlerinde kulandıkları kişiler sayesinde yürütülmektedir. Ben İcra dairelerinin resmi kurum olmaktan çıktığı düşüncesindeyim nasılmı ; alacaklılar kendi işlerini bizzat yürütmseler işler hiçte yürmez, nedeni personel yetersizliği,çözüm iyi ahlaklı yöneci olmanın yanında kişi başı 1000 ve 1500 dosya düşecek şekilde sözleşmeli personel alımı ile çözülebileğine inanıyoum önerileriniz varsa belirtin ileride yapılacak düzenlemede bu görüşlerden yararlanabilir saygılar.
Old 25-09-2008, 19:52   #46
younglawyer19

 
Varsayılan

Konuyu cevaplamamın sebebi; başta değinilen şu söz: "hiçkimsenin cevaplamaya cesaret yok galiba"
cesur olduğum göstermek için değil ama konunun çözümsüz olduğuna bir örnek olsun;
hiç ama hiç para bırakmadım icra dairelerine avukatlık hayatımda. belki de kamu avukatı olduğumdandır. ama vermemek çözümmü; en ufak işim bile en az 24 saat bekledi. ve üstüne o asık suratları gördüm hep.
Old 04-12-2008, 12:06   #47
HAKİM BOZKULAK

 
Varsayılan

İcra dairelerinden ve bu dairede çalışanlardan herkes yakınmakta. Bu dairelerde çalışanlar da işin çokluğundan memurun azlığından yakınmakta. Burada yazılanların hepsi yanlış olamaz. Yazanlar yaşadıklarını yazmıştır. Yılarca bu yakınmalar yapılır, ama düzelme olmaz. Fiziki mekanlar düzelir, ancak işlerin gidişatı aynı kalır. Bunun sebebi kabahatın kişilerde aranmasıdır. Oysa kabahat kişelerde değil sistemdedir. Kişiler ile uğraştığımız sürece sonuca ulaşamayız. Mesele yapının sistemin düzeltilmesinde yatmaktadır. Kanunu bu görev ve yetkileri icra müdürlükleri yerine NOTERLERE veya sadece bu işle adliyede yeter sayıda noterlere görev vermesi halinde bu formda yazılan ve yazılamayan bir çok yakanmanın ortadan kalkacağı ve işlerin düzgün gideceği görülecek tir.
Old 08-12-2008, 22:06   #48
seclarum

 
Varsayılan özelleştirme

Özelleştirin İcra dairelerini. Memurlar 657 yerine özel teşebbüsün elemanı olsun. Bakın bakalım o zaman avukatları kendi icra dairelerine çekebilmek için neler oluyor. Bakın bakalım o zaman bugün git yarın gel kaprisleri ya da hacze çıkmak için 1 ay sonraya gün veriliyor mu.
Old 08-12-2008, 23:30   #49
BaharB

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan seclarum
Özelleştirin İcra dairelerini. Memurlar 657 yerine özel teşebbüsün elemanı olsun. Bakın bakalım o zaman avukatları kendi icra dairelerine çekebilmek için neler oluyor. Bakın bakalım o zaman bugün git yarın gel kaprisleri ya da hacze çıkmak için 1 ay sonraya gün veriliyor mu.

Ne güzel olur. Hatta kampanya, çekiliş bile yapabilirler. Örneğin 10 hacze çıkandan 11. haczin yolluğu alınmaz veya her haciz için bonus veya mil kazanılır vs...
Old 09-12-2008, 09:00   #50
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Çok genel tanımlarsak;
Hak: Hukukça korunan ve sahibine bu korumadan yararlanma olanağı veren menfaat.
Adalet: Bir hakkın bir kişiden alınıp, hukuka göre sahip olması gereken kişiye verilmesi.

Bu tanımları anımsatma gereği duyuyorum. Çünkü adaletin özelleştirilmesinden sözediliyor. Oysa devlet olmanın gereklerinden biridir adaletin sağlanması.
Saygılarımla.
Old 16-12-2008, 09:37   #51
HAKİM BOZKULAK

 
Varsayılan

İcra dairelerinin görev ve yetkilerinin noterlere verilmesi adaletin özelleştirilmesiyle hiç ilgisi yoktur. Devlet olmanın yegane iki şartından biri adaletin diğeri silahlı güçlerin devlet tarafından yürütülmesidir.İcra müdürlüklerinin görev ve yetkileri noterlere verildiğinde İcra Mahkemelerin görev ve yetkileri ortadan kaldırılmıyor ki. Bu hizmetin yasa ile Noterlere devri durumunda noterler işlerin aksamaması için işe uygun ve yeter sayıda elamanı derhal yetiştirir ve temin ederler. Çünkü ne kadar çok iş bitirirse o kadar çok para kazanırlar. Bu nedenle işler elaman v.s yüzünden kesinlikle aksamaz. Birilerinin adamıdır diye de iş bilmeyenleri noterler istihdam etmez. Sonuç olarak işler hızlı yürür. Bir zamanlar belediyenin temezlik işlerinin, adliye saraylarının temezlik işlerinin de özel sektöre verilmesine devlet elden gidiyor diyerek karşı çıkıldı. Pratikte görüldü ki devletde vatandaşda bu uygulamadan karlı çıktı. En azandan pilot uygulama ile denenmeli, görülen aksaklıklar da zamanla giderimek suretiyle uygulama yaygınlaşır diye düşünmekteyim. Bu düşünceye elbette yeni ve daha mükkemmel düşünceler eklenecek ve bu hizmetlerin iyi gitmesi için bir yol ve yöntem bulunacaktır. Şikayetle yakınmakla bir yere varılamaz, yeni fikirlere yeni yöntemlere ihtiyaç var, bu sahada çalışanlar en iyi yolu bulmalıdır.
Old 23-04-2009, 23:06   #52
Nermet

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım; bakkal hesabından kurtulamadığımız sürece; eğilim ve eğitimimiz ile hukuku ve adaleti tanımlamamızdaki farklılığımız nedeniyle bu konular daha çok konuşulur. İllegal tutum ve davranışlarımızı akladığımızı sandığımız, "fiziki yetersizlikler” kisvesi, üstat(!)larımızın yıllar önce bıraktığı mirasla birleşmiş hala tartışılıyor.
Bugün hala bu sorunlar diridir. Konu kaç yıl önce açılmış ama ben bugün bu nedenlerle mesleğimden soğuduğum.
Rüşvet vermenin, para üstü almamanın gerekçesi hangi haklı neden olabilir?
Biz hukuk kurallarını neden koyduk?
Neden hukukun üstünlüğü diye vurulduk? Yaratmaya çalıştığımız toplum düzeni günbegün erirken, seyirci mi kalacağız?
Sürekli deldiğimiz kanunlar, bir gün bizim de canımızı yakmayacak mı?
Memurların üsluplarını nasıl düzeltebiliriz?
Avukatlık nedir?
İlk bakışta kopuk gibi görünen ama, birbiriyle alakalı yüzlerce soru var aklımda.
Stajerlerin durumu çok vahim. Her yeni dönem yapılan yanlışların telafisi için bir şans verir bize. Öğrenciliğin masum kokusu hala üstümüzde. Hala iri idealist bir yüreğimiz, hala diri imkansızı başarmaya kararlı azmimiz var, kınında çekilmeye hazır. Tüketmeyin bizi… Kendinize benzetmeyin. Umudumuzu kırmayın! Her şey bir yana çözümü başkalarında, başka şeylerde aramayın! Devlet biziz ve istersek her şey olur. Bu uğurda tüm meslektaşları dahi karşısına alacak bir kişi dahi yok mu?
Ya yeni avukatlar; yaşının küçüklüğünden mi, dosya sayılarının azlığından mı, yoksa işi bilmemelerinden mi bilinmez; yapmalarını istediği tek şey "görevleri" olan memurlardan bir imza alabilmek için neredeyse takla atmak durumunda kalıyor. Zoraki gülümsemeler ve duymamazlıktan gelinen laf sokuşturmalar, azarlamalar, akşam yorgan altında tekrar tekrar hatırlanıyor. İsyan etmemek, ağlamamak ve suç işlememek için kendini zor tutuyor. Karşı çıktığım husus: kurallara uyulmaması değil, benimle aynı durum ve konumda olan ve hatta olmayan kişilerin işlerinin, nedenini anlayamadığım şekilde daha hızlı görülmesi. Her memurun işinin çok olduğunu gayet saygısız bir şekilde söylemesi, başka zaman gelmemi istemesi...Tarih verme yok, sıraya alma yok, yüzüme bakma yok ve daha kötüsü: saygılı bir şekilde konuşmama rağmen insan gibi cevap verme yok. Saatlerce sırada beklesem niye bekliyorsun?, Sen daha önce geldin, Avukat Bey diyen yok. Adını yazmayı geçen sene öğrenmiş, kişilerin yüzlerce dosya tıkır tıkır, benim ki beklemede. Konuştuğumuz ve ya sorguladığımız zaman, sorunlu ve suçlu olduğumuz gibi, artık işimiz de yapılmıyor.
Günah keçisi olup, bütün memurlara karşı gerekenin ne olduğunu yüksek sesle söyleyim, diyorum. AMA YALNIZ KALMAYI, BAŞTA MESLEKTAŞLARIM OLMAK ÜZERE, TÜM PERSONEL TARAFINDAN DIŞLANMAYI GÖZE ALMALIYIM. Ha tersi de olabilir. Kara düzene uyup, bende kaç memuru, nasıl satın alırım çabasına gireyim. Bol keseden atıp, kişiliklerini satın aldığım, parayla herşeyi yapabileceğini itiraf eden, kişilerle abi abla olayım?
Ben neyim o zaman? Üstümdeki cübbe neyi ifade ediyor. En güvendiğim insanlar bile, “adamın olacak yapacak birşey yok, iyi geçinmeye bakacaksın” dediklerinde elimde neyim varsa atmak istiyorum. Meslek kuralları, ceza kanunları halihazırda, beni durdurduklarını sanıyorlar ama, beni durduran hukuka olan güvenim. Aynı zamanda getirmek istediğim kurala uyma inancı. “Sokrates’in adalet ve yargıya güvenilmeli” düşüncesindeki ısrarını hayatıyla ödemesi gibi bir şey. Ama düşünce ve kanaatlerinin gereğini yapmak, gibi haz var, ortada.
Yukarıda sorunlar sıralanmış, farklı linklerde öneriler sunulmuş ancak; BİZ AVUKAT OLARAK, DURUM VE KİŞİLERE GÖRE ŞEKLE GİREN ZAYIFLARDAN DEĞİL; YÖN VEREN, ZORLAYAN, AYKIRILIKLARI YÜKSEK SESLE TEKLEMEDEN SÖYLEYENLERDEN OLMALIYIZ.
ÇÖZÜMSÜZLÜĞE İNANMAK, HELE HELE BİRİLERİNİN MAĞDURİYETİNE, KURULAN DÜZENİN YANLIŞLIĞINA RAĞMEN; BUNLARIN DÜZELMESİNİ İSTEMEYENLERİN VARLIĞI, BAMBAŞKA BİR SORUN.
SORUN MESLEKTAŞ DEDİĞİMİZ, icra işinden başka, veraset ilamı dahi alamayan ve amacı para kazanmakla sınırlı kişilerdir. KORKAKTIR bunlar. İcra memuru önünde, pis kokularıyla o şerefli CÜBBEYİ kokuturlar. Stajer ya da takipçilerine ve hatta yeni avukat meslektaşlarına kol düğmelerinin işçiliğinden bahsederler. “PATRON” durlar.
Kültür ve kişiliği idealistliğe uzak, adamsendeciliğe yakın, dalalet ve rehavete bitişik olan bir toplumun DonKişot'u olarak bana göre; SUÇ VE SUÇLU bunlardır.
Old 11-06-2009, 14:58   #53
may

 
Varsayılan

İcra daireslerinde yaşadığım olaylardan sadece birini anlatacağım, bence sorunun nedenini anlamak için yeterli olacaktır. Memura haciz masraf yolluğu veriyorum, para üstünü vermedi bozup getirmem lazımmış, elimi uzatıp parayı almak istedim bozup getireceğimi söyledim, masanın üzerindeki parayı bir panter gibi aldı, bana sert ve terbiyesiz bir şekilde gitmemi söyledi müdür göz ucuyla bize bakıyor, aslında herkes bize bakıyor, etrafıma baktım biri yapacağım şikayette olaya tanıklık eder mi diye ve o an gerçek sorunu keşfetme imkanım oldu; diğer avukatlar bırakın tanıklık etmeyi yüzlerinde pis bir gülümseme bir haz alma ifadesi vardı. Meslek onuru mu? Hepsi hikaye.
Avukatlığa daha ne kadar devam ederim bilmiyorum ama tek düşman var o da kendimiz. Saygı görmüyoruz çünkü çoğu avukat için saygı önemli değil, asla meslek onuru için gerçek anlamda birlik olmak mümkün olmayacak. Günü kurtaralım gelecek ne olacak boş ver, memurlar yarın döverek alır paramızı. Saygılar...
Old 11-06-2009, 15:47   #54
seclarum

 
Varsayılan

Demedi deme ibrahim, bizde bu anlayışta meslektaşlar varken icra daireleri düzelmez. meslektaşlarını çekemeyen onların zor durumda kaldığını görmesine rağmen tek tanık bulamamak bu mesleğin cilvesi mi desem ne desem. Ağır yazarım da admin izin vermez.
Old 12-06-2009, 13:24   #55
çisil

 
Varsayılan

iyi günler.iş rüşvetten girdi genellemeden çıktı ama söylemeden duramayacağım.hernekadar süleyman bey takdirlik kelimeler sarfetsede istanbulda yüzdesi gayet yoğun icra usulsüzlükleri yaşanmakta.öyleki rüşvet pardon ikram vermeyenleri bazı müdürlerin bir dövmediği kalıyor.beni asıl rahatsız eden bu işi son derece pişkinlikle yapmaları.utana sıkıla dosya arasına koyulan paraları alıp masanın üzerine şaak diye indiriyorlar.para öyle açıkta duruyor.adam sanki ne münasebet bu benim en tabi hakkım. bunun gizlenecek utanılacak nesi var diyor.aynı müdürün 5 lirayı beğenmeyip fırlattığınada şahitimdir.şimdi işi bilenler kesin gülüyordur.canım koca müdürede 5 lira verilirmi diye.bu arada, evet, işini gayet nazik ve dürüstçe yapanlarada şahit oldum.hepsini saygıyla anıyor helal size diyorum.meslek onurlarını üç kuruşa (gerçi bu iş üç kuruşu buraz geçti ama sağlık olsun )değişmedikleri için.herkese iyi çalışmalar.
Old 15-06-2009, 13:09   #56
Av.M.Telli

 
Varsayılan

Benim icra dairelerinden şikayetim, para ile işlem yaptırılmasından ziyade ordaki görevlilere ağız eğmek zorunda kalışımızla alâkalı.
Herkesten çok rica ediyorum: lütfen gerek icra dairelerinde gerek mahkeme kalemlerinde ve adliye koridorlarında, görevlilerden yasalara ve sizin hakkınıza uygun işlem yapmalarını isterken fazlaca ezilip bükülmeyelim. Uygun bir dille, ordaki insanların da iş yüklerinin çok fazla olduğunu unutmadan; ancak işlem yaptırırken de Avukat sıfatınızı yitirmeden muamele edelim ki aynı şekilde muamele görelim. Birçok avukatın memurlarla konuşmalarının haddinden fazla samimi olduğuna tanık oldum. Sonra memurlar buna alışıyor ve aşırı bir özen-ihtimam bekliyorlar kendilerinden işlem yapmalarını istediğimizde. Bütün avukatlar böyle yapmıyor elbette, bütün memurlar da. Ancak bu tür davranışlara alışanlar "ya tutarsa" deyip bazen böyle bir davranışı hiç kaldıramayacak kişilere de öyle yaklaşmaya çalışıyorlar. Boş yere tatsızlık çıkmasın. Avukat olduğumuzu kimselerin gözüne sokmadan ama duruşumuzla, konuşmalarımızla hissettirelim.
Old 15-06-2009, 13:24   #57
avseher

 
Varsayılan

Çok haklısınız Av. M. Telli.

Geçenlerde icra dairesinde bir banka memuru işlem yaptırıyor. parayı verdi müdüre dosyaya para yatırdı ve bekliyor. Müdür tamam dedi kafasını kaldırıp banka memuru gayet safça( ki maalesef biz alışık değiliz paranın üstünün beklenmesine ve biz bile garipsiyoruz) ee üstü dedi mahçup şekilde şaşkınlıkla. Müdür döver gözlerle baktı ne üstü yokki dedi. sonra utana sıkıla yanlışmı acaba diye banka memuru dosyaya eğildi. Müdürde baktı peeh 1 liramı dedi. Bumu üstü. laızmsa vereyim diyerek fırça basar şekilde söylendi. Memur yoo tamam tamam yoksa kalsın diyerek kaçarcasına ayrıldı. Asıl sorun bundan sonrası. Miktar küçük bile olsa memurun nesine gerek 1 lirayı cepten vermek ama ardından bakarak müdür söylendi yinede. Ve sırada bekleyen bir avukatta müdüre eşlik etti. Yok daha neler büyük para gibi ayıp ya vs diyerek katkıda bulundu. zaten kendinden emin olan müdür ne günlere kaldık terbysiz der edasıyla söylenerekde bir taraftan kafa sallayarak iki yana işine devam etti.
Benim içim içimi yedi cevap vermedim hakkı olan parayı neden istemek suç olsun diyemedim bile.( Zira müdürle arayı bozmak olurki yağcılık yalakalık gırla gittiği bir kurumda böyle haksız bile olsa suçlayıcı çıkışlar demek işinizin yavaşlamasına verdiğiniz rüşvetin bile değersiz kalmasına vesile olur zira zaten senden almazsa başkasından alır .. verilen bahşişler yetmiyo maalesef yağcılık, şakşakcılık,- absürd esprilerde gerekiyo. Kisme alınmaısn kırılmasın durum bu.
Old 15-06-2009, 15:10   #58
Av.M.Telli

 
Varsayılan

Stajyerken vezneye yatırdığım paranın 1 lira üstünü ben de beklemiştim saf bir ifadeyle. Neyse ki beni tersleyen olmadı. Ama olsaydı önce kibar bir şekilde izah ederdim, sonra görevlinin kabalaşma katsayısına göre ağzımı bozmadan karşılık verirdim diye düşünüyorum.

@avseher: sizin orda tepki göstermeniz %99 size olumsuz dönerdi. Hele ki işin içinde bir icra müdürü varken. Böyle bir durumda sizin yaptığınızdan başka bir şey yapmak maalesef ben dahil hemen hemen hiçbir avukatın mevcut şartlar yüzünden yapamayacağı bir şey olsa gerek. İcra müdürüne uyan avukat arkadaşımızı ise sadece kınıyorum...
Old 18-06-2009, 17:20   #59
av.sgenc

 
Varsayılan

Her yer aynı. her şey aynı..
dünya dönüyor siz ne derseniz deyin
Old 19-06-2009, 10:58   #60
hülya eren

 
Varsayılan icra daireleri

Bu konu hiç gündemden kalkmaz bence,bu canavarı biz avukatlar yarattık,kimsenin bu canavarla uğraşmak gibi bir derdi yok .ben bu canavara bir dur demek istedim başıma gelmeyen kalmadı.2007 yılında yolluk dahil tüm masraflarını yatırarak haciz talep ettiğim dosyalarda halen haciz yapamadık.
Müdürlük taleplerimi öylece bıraktı,ne red,ne kabu görevlendirme dahi yok gerekçe mi "randevu alacakmışım diğer avukatlar gibi" yasal 3 günlük süre yeni haciz takip defteri,alacaklının hacizde bulunmak zorunda olmaması,gibi yasal gerekçeler kağıt üstünde kaldı
şikayet üzerin görevi kötüye kullanmaktan yargılandı(maalesef avukatların da
tanıklığıyla)randevu almadığım için beraat etti dosya temyizde
neden mi bunlar oldu,hacze götürülecek araç ücretlerini icra müdürü tarafından değil anlaştığımız şekilde ödeme istediğimden 30 TL yerine 10 TL araç ücreti ödenmesi herkesi rahatsız etti.
arı kovanı-çomak meselesi
bu arada haczi HALEN yapılmayan dosyalar için artık bakanlık talimatı bekliyorum
sizlere tavsiyem haklıysanız bir adım dahi geri adım atmayın
unutmayın hakıl olan en güçlüdür tek başına kalsa bile
sevgiyle dostlukla
sevgiyle dostlukla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Zorunluluk durumu üzerine mutlakadalet Hukuk Sohbetleri 10 22-09-2006 23:17
Kiracının Durumu Acil kuzeyman Hukuk Soruları Arşivi 3 23-01-2006 18:57
Gsm Aboneligi Ve Tüketicinin Zor Durumu Av.Özcan Meslektaşların Soruları 1 22-11-2004 09:33
Çek Yasasının Durumu ayhan_bostan Hukuk Soruları Arşivi 0 30-09-2002 13:14
Eş Durumu Nedeniyle Tayin ELDA MUTLU Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 23:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06727004 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.