Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Felsefe Hukukun felsefi yönüne dair sohbetler. Hak, Hakkaniyet, Adalet, Eşitlik kavramlarına hukuk felsefesi gözüyle bakış

CERN ''Big Bang Deneyi'' yapacaksa hukuk ne yapacak?

Yanıt
Old 10-04-2008, 23:44   #1
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan CERN ''Big Bang Deneyi'' yapacaksa hukuk ne yapacak?

İnsanlık ilerleme yolunda bebek adımları atıyor. Nereye gittiğini bilmeden ayağını bulanık suya basıyor.

CERN dünyanın sonunu getirebilecek bir deney yapmaya hazırlandı. Bu deneyle belki yeni evrenler oluşacak, belki zaman içinde yolculuk mümkün olacak. Ama belki de dünya bir kara delikte kaybolacak.

1- CERN için bakınız: İngilizce veya Fransızca biliyorsanız
http://public.web.cern.ch/Public/Welcome.html

2- CERN için bakınız: İngilizce veya Fransızca bilmiyorsanız arama motorlarına CERN yazarak aratınız. Karşınıza pek çok Türkçe haber ve yorum çıkacaktır. Aşağıdaki adreslerden yararlanabilirsiniz:
http://www.taek.gov.tr/uluslararasi/cern/cern.htm
http://www.bildirgec.org/etiket/cern
http://h41131.www4.hp.com/tr/tr/stories/HP_CERNin_evrenin_srlarn_zmesine_yardm_ediyor_HP_z el_Makale_Temmuz_2007.html

Bu büyük proje insanı heyecanlandırıyor. Çözemediğimiz güncel pek çok sorun bu proje karşısında önemini kaybediyor. ''İnsanlık'' denen henüz gelişmemiş bebeğin daha neler yapabileceğini hep birlikte göreceğiz.

Sonucu belirsiz bu büyük deneyin durdurulması için dava açılırsa hukuk ne yapacak acaba? Bilirkişi Raporu istemenin tam sırası bence.

Saygılarımla
Old 11-04-2008, 13:03   #2
av.zuhala

 
Varsayılan

Sayın Konyalı ; bence bilirkişi raporu gelinceye kadar dünya kara delikte kaybolmuş olabilir .
Old 05-07-2008, 06:02   #3
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan CERN ''Big Bang Deneyi'' yapacaksa hukuk ne yapacak?

Bence sayın Konyalı'nın öncelikle davalı ile anlaşarak bilirkişiyi seçme konusunu sağlama bağlaması gerekir. Böylelikle bilirkişi raporu erken alınabilir.

Saygılar.
Old 05-07-2008, 11:12   #4
Av.Barış

 
Varsayılan

Bu deneyi bir kaç yerde duymuştum.Hatta üzerinde değişik teoriler bile yapılmış durumda.
Kimileri bu deney olusa oluşacak enerji ile kara delik oluşur ve gezegen yok olur kimileri ise gerekli bir deney ve hiçbir şey olmayacak diyor.big bang sayesinde bildiğimiz bir kavramı yaklaşık 7 milyar $ ve esrarengiz bir biçimde ölen ve bu işin proje mimarlarının esrarengiz bir biçimde ölmesi.
"Gereklimi yoksa saçmalık mı?Dünya açlık ile savaşırken bu kaynak başka yerlere aktarılamaz mı?" şeklinde sorular ister istemez akıllara geliyor.
Dava açılır ise bilirkişi raporu kesinlikle "zararı yok deneye devam" şeklinde olur
Old 01-09-2008, 09:31   #5
halit pamuk

 
Varsayılan

Fizik alanında bir devrim olacağını düşünüyorum. Eğer deney başarılı olursa..

Ancak Hukuk'un ilgilenmesi gereken CERN'de çalışan ve bir şekilde uçak kazası, kalp krizi gibi nedenlerle ölen bilim adamları.
Old 01-09-2008, 13:13   #6
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan CERN ''Big Bang Deneyi'' yapacaksa hukuk ne yapacak?

AİHM davayı reddetmiş
Old 03-09-2008, 00:18   #7
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
AİHM davayı reddetmiş
AİHM davayı görmeyi iyi ki reddetmiş. Kabul etseydi AİHM'nin karar vermesi 8 yıl sürecekti. ''Deneyin insan haklarına aykırı bulunduğuna'' ilişkin gerekçeli karar CERN'e başka bir evrende tebliğ edilecekti.

Saygılarımla
Old 03-09-2008, 00:28   #8
Av.Barış

 
Varsayılan

sadece 7 gün kaldı.
değişik senaryolar gerçekleşir ise sadece 7 günlük ömrümüz kaldı.Aniden kara deliğe girip kendimizi başka bir sistemde bulabiliriz
Old 05-09-2008, 00:05   #9
Gemici

 
Varsayılan Kehanet!

CERN devletlerarası bir bilimsel araştırma organisasyonu. Üye devletlerin sayısı 20. Bu devletler : İsviçre, Almanya, Italya, Belçika, Danimarka, Fransa, Yunanistan, İngiltere, Norveç, İsveç, Hollanda, Avusturya, Finlandiya, Portekiz, İspanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Slovakya, Macaristan.

Üye devletlerin yanında bir de gözlemci devletler ve milletlerarası organızasyonlar var: Avrupa Komisyonu, Unesco, Hindistan, İsrail, Rusya, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri.

Bunların dışında bir de üye olmayıp ta CERN Programlarına katılan 35 devlet var. Ekim 2007 de CERN’de 3000 e yakın bilim adamı çalışıyormuş. Bunun dışında 6500 bilim adamı CERN denemelerine katılıyormuş.


En büyük özelliklerinden birisi ‚merak etmek’ olan ve bu merakını gidermek için kafa yoran, araştırmalar yapan insan oğlu için büyük bir proje CERN. İnsanın içinden ‚bunlar kafayı mı yedi, dertleri nedir’ bu kadar masrafa ve uğraşmaya değer mi demek geliyor. Bu türden düşünenler haklı belki de. Olayın bir de diğer bir yönü var ama, insanoğlu bugünkü konumuna bu düşünce ve davranış tarzı ile geldi. ‚Geldi de noldu, insanlar eskisinden daha mı mutlu’ diyenlere de hak vermek gerekir. Bilim ve teknik durmadan yaşamımızı kolaylaştıran keşiflerde bulunuyor. Ama bu keşifler sadece yaşamımızı kolaylaştırmıyor, kolaylaştırmanın yanında insanlığın kendi sonunu ve dünyanın sonunu getirebilecek risklere de yol açıyor. Alın size kitlesel imha silahları, alın size dünyayı yavaş yavaş yaşanmaz hale getirbilecek çevre kirliliğini, iklim değişikliklerine yol açan sorumsuzca yaşama tarzını.

Peki tüm bu riskler var diye bilim duracak ve ilerlemiyecek mi? Zannetmiyorum, bilim şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da araştırmalarda bulunacak ve deneyler yapacak. Çünkü ‚neden’ ve ‚nasıl’ sorularına cevap aramak insanlığın belli başlı özelliklerindendir ve insan olduğumuz sürece merak ederiz ve merak ettiğimiz sürece de insanızdır.

Önemli olan hukuk ve etik kuralları ile bilime bir sınır koymak ve onu insanlık yararı için çalışmaya yönlendirmektir. Kim koyacak peki bu sınırları? Devletler, Hukuk, Politika, kamu oyu ve bilimin kendisi bence.

CERN yakında büyük bir deneme yapacak. Projeyi yürüten ve orada çalışan bilim adamları bu denemeye karşı çıkmıyor. Üye devletler, gözlemci devletler, diğer devletler, milletlerarsı kuruluşlar, denemelere katılan diğer kuruluş ve bilim adamları, bu arada Nobel ödülü sahibi fizikçiler birşey demiyor bu denemelere. Birde bir CERN komisyonunu ve bir Alman komisyonunu dinledikten sonra bir kaos araştırmacısı profesörün açtığı deneme tarihinin geriye alınması davasını red eden AİHM var.
Tüm yazdıklarımdan sonra ‚Dünya batacak, kara delikte kaybolacak’ kehanetinde bulunanlara inanmak gelmiyor içimden nedense!
Nostradmus’ta 11. Ağustos 1999 tarihinde dünyanınn sonu gelecek, kıyamet kopacak demişti.

Saygılarımla
Old 05-09-2008, 01:03   #10
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
deneme tarihinin geriye alınması davasını red eden AİHM var.

AİHM davayı esasa girmeden, usulden reddetmiş. Bilindiği gibi, ''Usul esastan önce gelir.'' Dünya yıkılacak bile olsa önce usul gelir.

Esasa girilseydi böylesi bir fizik sorusunu mahkeme nasıl çözecekti?
Böylesi bir konuda Bilirkişi Raporunu anlamak bile mümkün olmayacaktır. Raporun karara esas alınabilecek olup olmadığı bile anlaşılamaz kanısındayım.

Çözüm şu ki, bilim ilerledikçe hukuk da ilerlemeli. Yoksa bilim serseri olur; kötü yola düşer...

Saygılarımla
Old 05-09-2008, 05:14   #11
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan CERN ''Big Bang Deneyi'' yapacaksa hukuk ne yapacak?

Alıntı:
Ama bu keşifler sadece yaşamımızı kolaylaştırmıyor, kolaylaştırmanın yanında insanlığın kendi sonunu ve dünyanın sonunu getirebilecek risklere de yol açıyor. Alın size kitlesel imha silahları, alın size dünyayı yavaş yavaş yaşanmaz hale getirbilecek çevre kirliliğini, iklim değişikliklerine yol açan sorumsuzca yaşama tarzını.

Okuduğum bir yazıya göre dünyanın en eski kıtası Avrupa imiş. Avrupa 3 4 buzul çağı yaşamış. İnsanlar son buzul çağından sonra, son ısınmada yeryüzünde belirmiş. Peki eski buzul çağlarını kim yarattı?

Saygılar
Old 05-09-2008, 05:28   #12
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Muzaffer ERDOĞAN
Peki eski buzul çağlarını kim yarattı?

Buzlar olmasın?
Ya da benim esprilerim.
Old 14-09-2008, 17:10   #14
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Kötülük çiçeklerinden sonra bu forumu okumam umarım yalnızca bir tesadüftür

Eklediğiniz linkteki görüntüler gerçek mi? Gerçekse bu deliğin giderek büyümesi olasılık dahilinde değil mi? Yine deneyin yapıldığı İsviçre-Fransa sınırındaki 27 km.lik alanın akibeti hakkında bilgisi olan? İnternette bulamıyorum. Korkarım yakında kimse birbirini bulamayacak...
Old 14-09-2008, 17:19   #15
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

"Dünyanın en büyük en geniş kapsamlı deneyi başladı. İlk denemeler başarılı, tüm dünyada gözlerin üzerinde bulunduğu Cenevre'de yerel basın.'Şimdilik ölmeyecegiz' diye duyurdu..."


En iyi ihtimalle ilk çarpışmalar iki hafta içinde gerçekleşecekmiş. Yani 24.09.2008 tarihine dek ilk acaipliklerle karşılaşmaya hazır olalım. Amaç, ölüme saliseler de kalsa, ölümcül meraklarımızı giderebilmek galiba...
Old 14-09-2008, 20:00   #16
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

CERN ve deneyin güvenliği hakkında aşağıdaki haber ilgi çekici:
Alıntı: http://content.hurriyet.com.tr/?path...41&mid=9893804

Asrın deneyini gerçekleştiren CERN'in bilgisayar sisteminde "kara delik" çıktı, hackerler dalgasını geçti. CERN'in bilgisayar güvenliği alarm durumuna geçti.

Kendilerine “Yunan Güvenlik Takımı” diyorlar. İnternet aleminde bir ilke imza attılar. Yunan hacker takımı, dünyanın en sıkı korunan sistemlerinden biriyle çalışan CERN'in sistemine saldırdılar. CERN, olayla ilgili açıklamada bulunmadı ancak bilgisayar güvenliğinin gözden geçirilmesine başlandı.

Hacker grubu, CERN’in "Asrın Deneyi" için 10 Eylül’de çalıştırdığı LHC’ye (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) bağlı CMS detektörünün www.cmsmon.cern.ch adlı sitesine saldırıp dalgalarını geçti. Olay "asıl kara delik CERN'n bilgisayar sisteminde" dedirtti.

Protonların dev dedektörlerden geçtiği sırada CERN bilgisayarlarına giren hackerlar gönderdikleri mesajlarla uyarıda bulunup güvenlik zaafıyla alay etti.

LHC deneyine zarar vermek gibi bir amaçları bulunmadığını belirten hackerlar bu saldırıyı güvenlik açığını göstermek için yaptıklarını söyledi. Dünyanın en büyük deneyini yapan CERN çalışanı bilim adamları daha önce yaptıkları açıklamada, tehdit mailleri aldıklarını söylemişlerdi
Old 15-09-2008, 20:40   #17
caner87

 
Varsayılan

Dünya zaten nasıl birşeyse algımıza göre değişiyor.İnsanlar gökyüzünü mavi görüyor çünkü duyu organımız buna göre programlı.Köpekler gri görürken, sürüngenler aynı gökyüzünü iki boyutlu görürmüş.Dünya aynı dünya.Mısır piramitlerinin de sırrı hala çözülemediğine ve bizden çok daha gelişmiş canlılarca yapıldığı maya takvimine göre de iddia edildiğine göre, aynı maya takvimi , takvimlerin 1 i göstereceği yıla gelmiş bulunuyor. 1 sayısı için de hepimizin bildiği mimar astrolog Rezzan Kiraz hanım da, 1 maya takvimine göre başlangıçtır diyor. Yani bu sistemin sona ermesi ve yeni bir sisteme adım atış.
Aslına bakarsanız, milenyum diye 2000 yıla girerken kıyametin kopacağı yani dünyanın, evrenin sonunun geldiğine dair bir yığın kehanet vardı. Hala bu hayattayız maalesef Sanırım zaman zaman artık dünyanın sonu geldi diye yaygara koparan bir grup ve şimdi de bu deney var.
Bilgi sınırımı çok fazla aştığı için konuşamıyorum.
içmizde fizik prof. vs olan varsa, gündemdeki konuşulanları anlayacağımız dilden anlatır ise çok sevineceğim.
Old 18-04-2009, 00:42   #18
Gemici

 
Varsayılan

Dünya kara delikte kayboldu mu?
Kara delikteyizde haberimiz mi yok?
Yoksa kara delik daha gelecek mi?
Cern konusundaki haberlere de mi 'Ağır Ceza Hakimine Rüşvet Gözaltısı' konusunda olduğu gibi yayın yasağı geldi?

Tehlikenin geçip geçmediğini öğrensem içim rahat edecek. Konu hakkında bilgisi olan var mı acaba?

Saygılarımla
Old 18-04-2009, 10:14   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Gemici
Dünya kara delikte kayboldu mu?
Kara delikteyizde haberimiz mi yok?
Yoksa kara delik daha gelecek mi?
Henüz ''aydınlık delik''teyiz.

CERN basın bildirisine göre 2010 yılında sonuçları göreceğiz/göremeyeceğiz.

Kaynak: http://press.web.cern.ch/press/Press.../PR02.09E.html
Old 07-08-2009, 20:02   #20
fikirbay

 
Varsayılan

Kainatın, kimi zaman "tabiat kanunları" adını da verdiğimiz, bir "kurallar manzumesi"ne dayalı olarak oluştuğu ve işlediği idrak edilebildi.

Enerji-madde ikilisini esir almış görünen kurallar manzumesi bir mana mıdır?

Şöyle ki; Paris'teki müzede saklanan platin-iridyum alaşımı metal çubuğun uzunluğu insanoğlu tarafından 1 metre olarak kabul edilmiştir. Bu duruma platin-iridyum çubuk razı mıdır? Platin-iridyum çubuğun iradesi insanoğluna norm olmayı kabul eder mi?

Şu uzunluk 1 metre olsun demek, insanoğlu'na özgü bir iradedir. Bu bir insan normudur. Buna karşın, Platin ve İridyum'un da, kendi iradeleri dışında, tabi oldukları "evrensel" kurallar vardır. Bu kuralları, ne insanoğlu vazedebilmekte ne de platin ve iridyum seçebilmektedir.

Daha açık söylersek, artı elektrik eksi elektriği çekmektedir ve biz bunu kurallar manzumesini öğrenirken "bilim ve teknik" adı altında şöyle öğreniriz (belleriz):

(+) elektrik (-) elektiriği çeker...

Niye çeker? Aksi mümkün müdür? Mümkündür aslında? Ama kainat bu versiyon üzerine kuruludur.

Bir gece aniden (+) ile (-) birbirini çekmekten vazgeçseler ne olur? Tüm uygarlık ve insanlık yok olur.

Kainat bir konsepte göre mi kurulmuştur? Yoksa, elementler birbirleriyle ilişkiye girdikçe ve basit elementler birbirine denk düştükçe, kendiliğinden, yani a-priori olarak, bizim bir konsept zannettiğimiz durum mu hasıl olmuştur?


Çapı daha küçük olan bir çemberin içinden, çapı daha büyük olan bir çemberin geçmemesi, kendiliğinden böyle olan hesaplanmamış ve kurgulanmamış bir durum mudur? Yoksa, biri veya birileri, küçük olandan büyük olanın geçmesini istemediği için mi bu geometri böyle kurgulanmıştır?

Biz (insanoğlu) bu kendiliğindenliği (eşyanın masum geometrisini) fark ederiz ve bunu makinalar yapmakta kullanırız.

Artı elektriğin eksi elektriği çekmesi de, acaba küçük çemberden büyük çemberin geçememesi gibi "kendiliğinden öyle"lik ile açıklanabilen bir şey midir?

Görecelik öyle bunaltıcı ki... Bu bilgiler CERN deneyinin selameti için yeterli midir?

Keşke mutlak gerçeği idrak edebilecek teçhizatımız olsaydı.

Hukuka gelince, çubuk uzunluğundan kendisine norm yapan insanoğlunun bu kadar kolay ahlak normu koyamadığına tarih şahittir.

İnsan ahlakı için model olmak iddiasındaki "ilahi" normlar dahi yetmiyor. Zira, kendi normlarını kendi koymaya ve yine kendi değiştirmeye meraklı öyle bir varlık ki bu insanoğlu, norm dayanmıyor...

Kendisinin farkında olan bu varlık, kendi kendisi ile nasıl başedeceğini tam olarak bilemiyor. Ortalama 50-100 kiloluk bir et topunun içine sıkıştırılmış ve kendini ordan oraya atıyor, ama bir türlü içi içine sığmıyor. Aslında yalnız... Bir et topu neticede ve ne kökü var ne sapı. İpsiz sapsız dolanıyor yeryüzünde...

Gah çıkıyor gökyüzüne seyrediyor alemi, gah iniyor yeryüzüne ve hatta yerin altına kuruyor CERN'i...

Arıyor, arıyor ve arıyor...

Ama neyi?

Mutlak gerçeği mi?

Bulsa ne yapacak dersiniz..?
Old 10-11-2009, 22:39   #21
Gemici

 
Varsayılan

CERN konusunda uzun bir süredir herhangi bir haber çarpmamıştı gözüme. Birileri sorsaydı, 'şu ateşli tartışmalara konu olan CERN ne oldu, kara delik oluşturp dünyayı yutacakken kendisi mi kara bir delikte yok oldu'? diye, verecek cevap bulamazdım.

Bugünkü haberlerde okudum, CERN herhangi bir deliğin kara boşluğunda kaybolup gitmemiş, halen varmış ama korkunçluğunu kaybetmiş. 2008 senesinin Eylül ayında açılışı yapıldıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan bir arıza neticesi aylar boyunca yoğun bakıma alınan CERN bu süreden sonra yeniden hizmete girmiş. Ve o günden bir hafta öncesine kadar da çalışmasına devam edip durmuş. 'Korkunç öcü' olma karakterini kaybettiği için de bu süre içinde kamu oyunun dikkatini çekmemiş.

Evet, ne olduysa bundan bir hafta önce küçük bir kuşun gagasından düşen ekmek kırıntısı yüzünden olmuş ve CERN'in alay konusu olmasına yol açmış.

Basında çıkan haberlere göre söz konusu kuşun ağzından düşen bir ekmek kırıntısı, yer altında 27 kilometrelik bir uzunluğa sahip olan LHC'nin (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) yer üstü elektrik kaynağının üzerine düşüp kısa devreye yol açmış. Sonuçta soğutma sistemindeki ısı eksi 271 dereceden eksi 268 dereceye düşmüş. Bu sefreki kaza ucuz atlatılmış, olayın cereyan etmesinden birkaç saat sonra tesis yeniden faaliyete geçmiş, yazılanlara göre.

Beni uğraştıran konu: 'kim ve nasıl tespit etmiş, kuşun ağzından düşen ekmek kırıntısının kısa devreye yol açtığını?' Ya kuştan düşen müssebip ekmek kırıntısı değil de, kuşun pisliği ise!

CERN'in başına devlet kuşu kondu derim ben. Kısmeti açıldı.

Saygılarımla
Old 27-11-2009, 22:08   #22
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Ceza Hukuku'nu kitabından öğrendiğim Sayın Hocamız Prof.Dr.Faruk EREM'in anısına kurulmuş olan Faruk Erem Kültür ve Sanat Vakfı sitesinden alıntıdır:
http://www.farukeremvakfi.org.tr/11/s1.html

''Kanuna göre Avukatlık "Kamu hizmeti niteliğinde Serbest Meslekler"den biridir. Böyle olunca çağımızda serbest mesleklerin genel görünümü ve geleceği nedir? Bu konuda "Fransız Avukatları Milli Derneği" 1974'de Marsilya'da 46. kongresini yaptı. Aşağıdaki bilgiler, bu toplantıların tutanaklanndan derlenmiştir.'' (Gazete du palais, 1973 n. 360, 16 Temmuz 1974, n. 195):

''...teknik ilerlemekte, bunun sonucu bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. İnsanlık şimdiye kadar görülmemiş türde bir "tutsaklık tehlikesi" ile karşı karşıya mıdır? Sosyal bilimIer tekniği insanın emrinde tutmak için yeni kurallar getirmek zorunda değil midir? ''
.......

Bence Sayın Hocamız yıllar öncesinden bizlere doğru yolu göstermektedir:

Fransız avukatlarının 1974'de sordukları soruyu 2009 yılında henüz kimse yanıtlamadı. Teknik 1974 yılından bu yana ergenlik çağına girdi ve birden boy attı; büyüyünce çok daha tehlikeli hale geldi. Hukuk da artık bir ergenle uğraşacak kadar olgun olmalı.












Old 30-12-2009, 11:41   #23
üye25928

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Gemici
CERN konusunda uzun bir süredir herhangi bir haber çarpmamıştı gözüme. Birileri sorsaydı, 'şu ateşli tartışmalara konu olan CERN ne oldu, kara delik oluşturp dünyayı yutacakken kendisi mi kara bir delikte yok oldu'? diye, verecek cevap bulamazdım.

Bugünkü haberlerde okudum, CERN herhangi bir deliğin kara boşluğunda kaybolup gitmemiş, halen varmış ama korkunçluğunu kaybetmiş. 2008 senesinin Eylül ayında açılışı yapıldıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan bir arıza neticesi aylar boyunca yoğun bakıma alınan CERN bu süreden sonra yeniden hizmete girmiş. Ve o günden bir hafta öncesine kadar da çalışmasına devam edip durmuş. 'Korkunç öcü' olma karakterini kaybettiği için de bu süre içinde kamu oyunun dikkatini çekmemiş.

Evet, ne olduysa bundan bir hafta önce küçük bir kuşun gagasından düşen ekmek kırıntısı yüzünden olmuş ve CERN'in alay konusu olmasına yol açmış.

Basında çıkan haberlere göre söz konusu kuşun ağzından düşen bir ekmek kırıntısı, yer altında 27 kilometrelik bir uzunluğa sahip olan LHC'nin (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) yer üstü elektrik kaynağının üzerine düşüp kısa devreye yol açmış. Sonuçta soğutma sistemindeki ısı eksi 271 dereceden eksi 268 dereceye düşmüş. Bu sefreki kaza ucuz atlatılmış, olayın cereyan etmesinden birkaç saat sonra tesis yeniden faaliyete geçmiş, yazılanlara göre.

Beni uğraştıran konu: 'kim ve nasıl tespit etmiş, kuşun ağzından düşen ekmek kırıntısının kısa devreye yol açtığını?' Ya kuştan düşen müssebip ekmek kırıntısı değil de, kuşun pisliği ise!

CERN'in başına devlet kuşu kondu derim ben. Kısmeti açıldı.

Saygılarımla

O deneyin tam anlamıyla gerçekleştirilmesi kişisel kanaatimce on yılı filana alacaktır.
Old 05-03-2010, 15:49   #24
NurTuna

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan fikirbay
...
İnsan ahlakı için model olmak iddiasındaki "ilahi" normlar dahi yetmiyor. Zira, kendi normlarını kendi koymaya ve yine kendi değiştirmeye meraklı öyle bir varlık ki bu insanoğlu, norm dayanmıyor...
...

Arıyor, arıyor ve arıyor...

Ama neyi?

Mutlak gerçeği mi?

Bulsa ne yapacak dersiniz..?
Ya kabul edecek boşuna karmaşık çözümler peşinde koştuğunu ya da reddecek, kendi normlarını getirmeye alışık bir bünye için itaat zordur çünkü yazınızda yer alan "kendi iradeleri dışında, tabi oldukları "evrensel" kurallar"a.
Old 15-07-2010, 16:17   #25
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan


Türkiye şimdiye kadar "gözlemci" olduğu CERN'de ortak üye (associate member) olacak. Ama yine gözlemci üyeler gibi oy kullanma hakkı olmayacak ve yine gözlemci ülkeler gibi bir aidat verecek.
Kaynak: http://www.telegraph.co.uk/science/l...countries.html

"O halde gözlemci olmaktan çıkıp ortak üye olmanın ne yararı var?" diyeceksiniz: Ortak üyelik (associate membership) tam üyelik (full membership) yolunda aşılması gereken bir aşama olarak kabul ediliyor.

Özetle, ülkemizde bir an önce bilim konusunda hukuk üretilmeli.
Old 19-11-2010, 21:01   #27
Av.Barış

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
CERN ekibi antimaddeye ulaştı, hapsetti, gözledi.
http://www.milliyet.com.tr/cern-de-t...00/default.htm
Biraz daha uğraşırlarsa Admin'e de ulaşacaklar.



adminden projeyi siler o zaman
Old 19-11-2010, 21:10   #28
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Barış


adminden projeyi siler o zaman

Anlamadım.
"Admin de projeyi siler o zaman" mı?
Old 19-11-2010, 21:42   #29
fikirbay

 
Varsayılan anti madde ve anti hukuk üzerine

CERN'deki bilim adamları "antimadde"yi hapsedip 1 saniyeden az bir süre gözlemlemiş.

O da iş mi Allah aşkına?!

Biz yıllardan beri "antihukuk"u ülkemize hapsetmişiz de gözlemleyip duruyoruz.

Kimileri "Allah'ın ipine sarılın!" derler ya hani. Bizim vatandaşlarımız da AİHM'in ipine sarılmalı...

Yoksa ipsiz sapsız hukukçuların "adamına göre hukuk" ve "kişiye özel karar"larının esiri olarak çürür giderler.
Old 21-01-2011, 21:56   #30
ömergünay

 
Varsayılan

Değerli Dostlar,
Fen Bilimlerinde gelişmeler şöyle, kaba fizik (Newton fiziği) dünyayı açıklamakda yetersiz kalıyor. Bizim dünyamızın ölçek olarak altına düştüğümüzde (atomaltı parçacıklar dünyası), ya da üstüne çıktığımızda (ışık hızı ile ölçülebilecek uzaklıklar) kaba fizik yetersiz kalıyor ve tersine dönüyor.

Günümüzde ki hukuk kaba olarak kolay davalarda genel olarak adaleti sağladığı varsayılıyor; ancak zor davalarda günümüz hukuku hem karar vermekte zorlanıyor, hemde adaleti çok fazla eleştiriliyor. Böyle bir benzerlik var.
Ayrıca tanecik fiziğinin felsefi anlamda kazançları ise
1- Hiçbir şey mutlak değildir. Mutlak Siyah ve Beyaz yoktur. Evren gri ve tonlarıdır.
2-Evrendeki her şey illiyet bağı ile birbirine bağlıdır.

Cern de ise bu teorik anlamdaki varsayımlar denenecek test edilecek.

Belki, hukukda ki varsayımlarımız, mülkiyet ve mirasda olduğu gibi yeniden yargılanacak.
Mülkiyet hakkına,kazancın kutsallığına sığınarak, atmosfer kirletilebiir mi ?
Aynı gerekçelerle meksika körfezi petrolle kirletilebilr mi? Bunlar hak mıdır ?
Petrol tüm insanlığn serveti değil midir?

Cern de ki araştırmaları bunun için önemsiyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Almanya`da Avukat olarak çalışan kişi Türkiyede avukatlık yapacaksa staj zorunlu mu? üye15969 Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 7 16-10-2009 16:04
izmirde staj yapacak avukat arıyorum yer-sub Adliye Duvarı 1 06-02-2008 17:51
staj yapacak büro arıyorum(izmir) praetortribunus Adliye Duvarı 3 06-11-2007 15:01
Antalya Bölgesinde Staj Yapacak Büro Arıyorum şule BEDER Adliye Duvarı 0 15-02-2007 19:12
Mahkeme , 04.50'de keşif yapacak PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 0 08-08-2006 23:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08588791 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.