Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Felsefe Hukukun felsefi yönüne dair sohbetler. Hak, Hakkaniyet, Adalet, Eşitlik kavramlarına hukuk felsefesi gözüyle bakış

Hukukçu ''Dahi'' Olabilir Mi?

Yanıt
Old 12-04-2003, 09:50   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Hukukçu ''Dahi'' Olabilir Mi?

Merhaba arkadaşlar,

Sayın Av. Adil Giray Çelik' in yazısını okurken bir cümlesi farklı algılama ve akabinde aklıma başka bir soru getirdi.

Alıntı:
Değerli meslektaşlarım öncelikle bir hukuk mezunu AVUKAT DAHİ OLAMAYACAK MI?


cümlesinde kasıt elbetteki '' DAHİLİK'' değil. Ama, ben hukuk mesleğinde deha denilecek bir meslektaşımızı, akademisyenimizi, hakimimizi yada savcımızı görmedim, duymadım bilmiyorum.

Her meslekte öyle ya da böyle bir dahi çıkıyor. Bizim meslekte dahi çıkar mı?

Saygılarımla.
Old 12-04-2003, 11:03   #2
Admin

 
Varsayılan

Bence biraz zor.

1- Hukuk yaratıcılığa açık bir bilim değil. Hele hele avukatlar açısından ve özellikle de Türk Hukuku söz konusu olduğunda. Zira hukukta bir "keşif" yapmanız vb. mümkün değil. Bizim keşif anlayışımız "mahallinde keşiften" ibaret. Neticede hukuk başkasının belirlediği kuralları bilmekten ibaret bir bilim dalı. Konunuzda iyiyseniz meslektaşlarınızdan daha fazla kuralı daha iyi biliyorsunuzdur o kadar. Dolayısıyla bu bilimde dehaya yer yok gibi gözüküyor.

2- Aksi olsa dahi mevcut üniversite sınav sistemi dehaları hukuktan biliminden uzak tutuyor. Mevcut sistemde "dehalar" en yüksek puanlı yerlere yerleştirildiğinden ve hukuk fakülteleri de skalada o kadar yukarıda yer almadığından bu fakülteler ancak geriye kalan öğrencileri alabiliyor. Dolayısıyla "dehaları" başka fakülteler kapmış oluyor.

3- Hukuk meslekleri arasında dehaya en geniş alan tanıyan akademisyenlik olsa gerek. Diğer meslekler mevcut kuralları "ezberlemeye" yönelik ihtisas yaparken, akademisyenlerin en azından bu kuralları belirleme noktasında bir çalışması olabiliyor ki bu da hukuk söz konusu olduğunda en yaratıcı mesleki faaliyet gibi gözüküyor. Ancak akademisyenlere tanınan maddi manevi imkanların yetersizliği nedeniyle bu meslek de dehayı kendinden uzaklaştırıyor ve diğer meslekleri yapamayacaklarını düşünen hukuk fakültesi mezunlarının girmeye çalıştığı bir meslek haline getiriyor.

4- Tüm bunları aşan "dehaları" ise sistem dışarı atıyor: Yolsuzluk, işlemeyen adalet mekanizması, sistemdeki haksızlıklar, sistemde görev yapanların adalet konusundaki duyarsızlık ve cehaleti dehayı içinde barındırmıyor. "Dahi" sistemi bilmediğinden kazayla hukuk fakültesine girip bu işe başlamışsa bile, sistemi görünce "dehasını" kullanıyor ve kendine çalışacağı başka bir sektör buluyor.



Saygılarımla,
Old 12-04-2003, 14:20   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan



Benim düşünceme göre de hukuk mesleği ''deha'' sız ve ''dahi'' siz bir meslek olarak günümüzedek gelmiştir...

Dahi insan; kuralsızdır. Kuralı çiğneyerek kural yaratır. Oysa hukuk bizatihi kurallar bütünüdür. Dahi; bir kuralı çiğneyerek yeni bir kural koyarken, iç içe geçmiş kuralların da tümden değişmesine neden olabilecektir. Bu ise, bana göre yıllar hatta asırlar boyu süzülerek özünü bulan kurallar sisteminin anlamsızlaşmasına, yok olmasına neden olabilecek bir husustur.

Kavram yaratmak, kural tesis etmek '' oldukça ekstrem ve çarpıcı da olsa'' tek bir kelime ile geçiştirilerek '' kanun'' olarak algılanacaktır.

Aslında zaman içinde bazı hukuki kavramlar ortaya çıkarılmakta, öyle ki daha öncesinde hiç düşünülmeyen veya uygulamasına rastlanmayan hukuki müeesseseler oluşturulmaktadır. Bu kuralların ortaya çıkması bazan kendiliğinden olsa bile farkında olmadan bir hukukçunun yahut hukukçu olmayan bir kişinin fiili uygulaması ile de orta çıkabilmektedir.

Factoring, akreditif gibi kavramlar uygulamaya bağlı olarak ortaya çıkmıştır.

Ancak bu uygulamaları ilk başlatanlar yada başlatan şahıs da neticede bir insandır. Belki bir hukukçu belki değil.

Hukuk kuralları, ihtiyaçtan ve kendiliğinden doğar. Olan, fiilen uygulanan bir şey kural haline getirilebilir. olmayan, bilinmeyen bir hukuki hüküm olamaz. Görüş, faraziye hatta tahayyül mümkündür.

İlerleyen zaman diliminde hukukçulardan da ''deha'' lara rastlayacağımızı düşünüyorum.

Saygılarımla.

Alıntı:
İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek kerte, dâhilik:


Old 06-05-2003, 14:09   #4
hukukbilgisi

 
Varsayılan

Merhaba,

Deha konusunda Einstein' in şu sözlerini hep aklımda tutarım: Dehanın ondabiri buluş, geri kalanı çalışmakdır!

Hukukçulardan deha çıkar mı sorusunu a gelince.. Bir suikaste kurban giden Muammer Aksoy için böyle bir niteleme okumuştum. Nedeni ise şuydu: 1974 affında Erbakan kendi görüşüne yakın olanları affetiririr. Sol görüşlüler cezaevlerinde kalmıştır. Ancak, -bu nitelemeyi yapanın kelimeleriyle- 'iğne delği kadar bir deliği genişleterek' konuyu Anayasa Mahkemesi' ne götürmüş ve affın kapsamının genişletilmesine bir hukukçu olarak katkıda bulunmuş.

Hukukçu, işi gereği statükocu olduğundan DEHA kavramına uzak gibi duruyor. Ancak, hakları genişleten hukukçuları dahi olarak nitelememiz mümkün olabilir gibi geliyor bana....
Old 06-05-2003, 23:33   #5
Batu Han

 
Varsayılan

ben hukuk kavramının tamamen dahice bişey olduğuna inanıyorum.ister toplumsözleşmesini ister başkabişeyi kabul edin bunca insanı,insan mantığıyla oluşmuş devasa bi sistem içinde yönetmek hemen hemen akla gelebilecek her uyuşmazlıkla ilgili sistemli bir kurallar bütünü oluşturmak bence başka türlü açıklanamaz.bu sistemide biz hukukçular işlettiğine göre elbette içimizde dahiler vardır.sadece bu sosyal zeka ile ilgili bişey olduğundan zekanın farkına varmak çok kolay olmuyor.ama bazen okadar mükemmel yorumlar okuyorumki kitaplarda, kendi kendime oturduğum yerde mest oluyorum.hatta bazen o mükemmel yorumlar hakkında başka kitaplarda okadar mükemmel aksi yorumlar oluyorki bakınca iki yorumda uygulanabilir ama iki yorumda birbirini çürütemez gözüküyor.yani şöyle düşünüyorum.bizans imparatoru yıkılmaz alınamaz istanbulda akşam yatıyor sabah kalktığında yanıbaşında aynı yıkılmazlıkta başka bir istanbul ,düşman bir devletin istanbulunun kurulduğunu görüyor.o istanbulun kurulabileceğine kurandan başka kimse,kurulana kadar inanmaz.işte aynı şeyi hukuk içinde ben yaşadım.bu zekaya bu fikre deha diyorum bilmiyorum kavram kargaşasımı yaşıyorum
Old 01-09-2003, 15:45   #6
AllMcBeal

 
Varsayılan deha mı, o da ne

dahi'lik hukukun özüne ters bence. çünkü karşınıza çıkan olayları kanunların size verdiği imkan dahilinde çözümleyebilirsiniz. olayı sonlandıracak olan sizin yaratıcı fikirleriniz değil kanunun bilmemkaçıncı maddesi
Old 01-09-2003, 18:21   #7
Marmara24

 
Varsayılan

Aramızdan deha çıkar mı sorusuna verilecek cevap biraz da deha kelimesinden ne anladığımıza bağlı görünüyor. Hukuk fakültesini 15 yaşında bitirmiş birini, hukuğun bünyesine uygun değil diyerek, deha olarak algılamamak mümkün değil gibi geliyor bana. Bence deha, her ne kadar ortaya çıkması ya da çıkarılması sonraki şartlara bağlı ise de, doğuştan gelen bir özellik. Bu sebeple hukukta da dehaların var olması kuvvetle muhtemel.Ancak Sayın Admin'in de belirttiği haklı sebeplerden potansiyel dehaların çocukluklarında dahi keşfedilmeleri zor, üniversite yıllarında veya sonrasında ise daha zordur.

Tabi Einstein'ın sözünü göz önüne aldığımızda mesleğimizde dehaya rastlama olasılığımız çok daha yükseliyor. Bence genel kabul gören doktrin yaratan hukukçular kolaylıkla birer deha olarak kabul edilebilir.

Alıntı:
dahi'lik hukukun özüne ters bence. çünkü karşınıza çıkan olayları kanunların size verdiği imkan dahilinde çözümleyebilirsiniz. olayı sonlandıracak olan sizin yaratıcı fikirleriniz değil kanunun bilmemkaçıncı maddesi


Bu açıdan bakıldığında yalnız hukukta değil diğer bilim dallarında da dehaya rastlama olasılığımız yok çünkü diğer bilimlerde de bilim adamları doğa kanunlarının kendilerine verdiği imkan dahilinde çözümler üretebilirler.

Hoşçakalın,
Old 03-09-2003, 08:46   #8
AllMcBeal

 
İyi

kastettiğim şudur ki, elbette hukukçular arasında çok zekiler ve hatta dahiler vardır ancaaaak yaratıcılığınızı kullanmak için uygun bir platform değildir hukuk, hukuk sadece bilginizi kullanmanıza yarar ve siz hukukta karşılaştığınız olayların çözümünde bildiğiniz kanun maddesini uygularsanız sonuç alırsınız diye düşünmekteyim.
Old 20-09-2003, 16:51   #9
Gemici

 
Varsayılan

Bence soruyu, hukuk "dahi" cikarabilirmi diye sormak gerekir. Bunun icin de dahinin kim oldugu ve hangi toplumsal kosullarda ortaya ciktigi konusunun aciklanmasi gerekir.

Dahi olan cocuk, bence o herksce bilinen seyinden ve belirli bir konuya olan merakindan/yeteneginden belli olur. Resim, müzik, edebiyat, matematik insanlarin daha kücük cocukken karsilastiklari ve bu ilk karsilasmadan sonra da devamli iliski halinde olduklari alanlardir. Böyle olunca da belirli yetenekleri zanmaninda kesfetme ve destekleme imkani dogar. Hukuk ise tam tersine, daha gec yaslarda ve belirli bir egitimden sonra karsilastigimiz bir ugrasi alanidir.

Ayrica: a- Dahi dehasini gösterdigi konuya hakim olan, teorik ve pratik birikimi olan kimsedir, ve/veya b- bu pratik ve teorik birikimden dolayi SINIRLARI ve kurallari zorlayan ve onlarin disina cikan kimsedir.

Ilk iki kosulun gerceklesmesi icin de: d- toplumsal kosullarin ve zamanin bunlari gelistirmeye uygun olmasi gerekir.

1. Resim, müzik, heykeltraslik, edebiyat, müzik, ve dahi cikaran daha bircok meslek veya ugrasi alani para getiren veya parasi olanlar tarafindan tesvik edilen dallardir. Bu tesvik icin de toplumun kültürel düzeyi ve yapisi önemli rol oynar.
2- Hukuk un adi gecen dallardan bir farki var; hukuk toplumsal yapisi geregi, devamli olarak bir kesimin diger kesimler üzerinde baski araci olarak olarak kullanilmistir. Bence bu bir gercek. Böyle olunca da SINIRLARI zorlayan, yani düzene ters düsen, hukukcunun destek görebilecegini düsünemiyorum. Sunuda unutmamamiz gerekir; dahi muhakkak düzen karsitidir diye bir kural da yoktur. Düzen taraftari dahi de olabilir.
3. Dahi cikarmaya elverisli baska bir ortam; siradan olmayan, olaganüstü durumlar veya toplumsal krizlerdir. Hukukumuzda böyle bir ortam ortaya cikarmi, veya cikti da dahilerimiz ve bizmi farkina varmadik, bilmiyorum.
4. Belirttigim kosullar gerceklestikten sonra, neden hukuk "Dahi" cikarmasin diye düsünüyorum.
Saygilar
Old 22-09-2003, 08:01   #10
Marmara24

 
Varsayılan

Alıntı:
- Hukuk un adi gecen dallardan bir farki var; hukuk toplumsal yapisi geregi, devamli olarak bir kesimin diger kesimler üzerinde baski araci olarak olarak kullanilmistir.


Doğru. Hukuk güçsüz fakat haklı olanların güçlü fakat haksız olanlar üzerinde baskı aracı olarak kullanılagelmiştir. Bu gerçeğin rahatsız edici bir yanı oyk bence.
Alıntı:
Böyle olunca da SINIRLARI zorlayan, yani düzene ters düsen, hukukcunun destek görebilecegini düsünemiyorum

Bir hukukcunun deha olabilmesi için düzene ters düşmesi gerekmez. Hukukçu bir çok ilke, prensip ve kurallar ile bağlıdır. Dehasını bunlar arasında daha önce kimsenin kurmadığı hukuk mantığına uygun teori ya da doktrini ile ortaya koyabilir.

Deha olarak ortaya çıkmanın bir kriz ortamını gerektirmesi fikrine ise katılmıyorum. Böyle bir ortam olmasa da bir dehanın ortaya çıkması muhtemeldir. Kanımca, kriz ortamı, söz konusu dehayı yalnızca hukuk camizasının değil de tüm toplumun tanımasını sağlayabilir fazladan.

Hoşçakalın,
Old 05-03-2006, 23:05   #11
Gemici

 
Varsayılan

Sayın Admin,

Sitenin yeni düzeninin getirdiği dalgalanma arşivin diplerine çökmüş bazı konuları da yeniden üst tabakalara taşıdı. Bunlardan birisi de Hukukçu ''deha'' Olabilir Mi? konusu.

Konuyu biraz önce yeniden okurken aklıma takıldı. Soruyu tersine çevirip sorarsak verilebilecek veya verilecek cevaplarda bir değişiklik olur mu acaba?

Soru: Dahi hukukçu olabilir mi?
veya: Dahi Hukukçu olur mu?


Saygılarımla
Old 05-03-2006, 23:27   #12
Admin

 
Varsayılan

Sayın Gemici,
Alıntı:
Yazan Gemici
Sayın Admin,

Sitenin yeni düzeninin getirdiği dalgalanma arşivin diplerine çökmüş bazı konuları da yeniden üst tabakalara taşıdı. Bunlardan birisi de Hukukçu ''deha'' Olabilir Mi? konusu.

Konuyu biraz önce yeniden okurken aklıma takıldı. Soruyu tersine çevirip sorarsak verilebilecek veya verilecek cevaplarda bir değişiklik olur mu acaba?

Soru: Dahi hukukçu olabilir mi?
veya: Dahi Hukukçu olur mu?
Yeni forum düzeninden ben sorumlu olduğum için sorunuz da galiba doğrudan beni hedef aldı?

Bu sorunuza benim yanıtım yukarıda belirttiğim görüşümle paralel olacak: Bence dahi olarak nitelendirilebilecek bir hukukçu olabilir ama yukarıda arz ettiğim üzere bu dehasının hukuk bilimininde uygulama şansı olmaz. Yani dahi hukukçunun dehasının ancak başka bir alanda kendini göstereceğine inanıyorum.
Old 11-03-2006, 13:39   #13
mineöge

 
Varsayılan

dahi midir değil midir bilemem elbette ama bu konuda sami selçuk ' un isminin anılması gerektiğini düşünüyorum.hukuk uygulayıcısının mer'i mevzuatla bağlı olduğı tartışmasız.ama yazdığı çok sayıda ve değişik konuda muhalefet şerhi bence sami selçuk ' un herkesten "farklı" bir bakış açısı geliştirdiğinin en güzel kanıtı.bu anlamda yani en azından mevzuatı yorumlama konusunda zihinlerde bir ışık yakıyor gibi geliyor bana
Old 14-03-2006, 20:09   #14
erdemlig

 
Varsayılan

Hukukta dahi çıkar mı! Ben bir hukukçu değilim ama görüyorum ki hukukçularımız müthiş bir moral çöküntü içindedir. Kendilerine bilmem ama sahalarına saygılarını da güvenlerini de yitirmiş görünüyorlar. Hukukta da deha çıkabilir elbet. Bu kişi büyük ihtimalle de hukuk eğitimi alan bir kişi olacaktır. Ancak deha domates, patlıcan gibi yetişmez. İstendi diye de çıkmaz. Hangi ülkede, ne zaman çıkacağı da kestirilemez. Bazen de bir deha yaşadıktan bilmem kaç asır sonra anlaşılır da yüz yılların ötesinden kendisine övgüler dizilir.
Unutmayınız, ABD patent müdürü profösör, 1898 yılında, insanlığın yapılabilecek bütün keşif ve icatları yaptığını; artık yeni bir icadın yapılabilmesinin mümkün olmadığını dünyaya ilan ediyordu.
İnsanlığın geçmişine lutfen göz atınız. Binlerce yıllık tarihte çıkan dahi sayısı ne kadar azdır. Ancak her dahi bazen insanlığın, bazen mensubu olduğu milletin kaderini veya anlayışını değiştirmiştir. Elbette bundan sonra da hem de her sahada dahiler çıkacaktır. Hayatın tabiatının gereği de budur.
Bir de şunu belrtmekte fayda görüyorum. Bazı arkadaşlarımız 'dahi' kavramına başka anlamlar yüklüyor. Bu da kavram kargaşası yaratır. Saygılar.
Old 15-03-2006, 09:28   #15
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın erdemlig,

Hukukçularda moral çöküntü olduğu tespitiniz yanlış sayılamaz.

Uygulamacı hukukçu olan avukat - yargıç ve savcılar, günün her saatinde, diğer insanların sorunlarına çözüm ararken, kendilerini sorunlarla iç içe bulurlar.

Hukuk, sabır işidir. Rahat ve huzurlu bir beyin ile ancak yararlı sonuç çıkabilir. Türkiye'de hemen hiç bir hukukçu, çok rahat değildir.Rahatlığın ölçüsü sadece para da değildir.Toplumun algılaması, yaklaşımı, mesleğe saygısı da bu rahatlıık ya da rahatsızlıkta etkendir.

Tespitin nedenlerine bakalım:

- Hukukçuların %99' u ekonomik sıkıntı içindedir.
- Hukukçuların büyük çoğunluğu mutsuzdur.
- Hukukçuların çoğunluğu depresyondadır.
- Hukukçuların çoğunluğu, kalp ve kalbe bağlı hastalıklarla boğuşmaktadır.
- Hukukçuların büyük çoğunluğu gereken saygıyı görmemektedir.
- Hukukçuların (özellikle avukatların) büyük çoğunluğu, ciddi emek ve gayret gösterdiği ve hiç hak etmediği halde yalancı, sahtekar, üçkağıtçı, güvenilmez muamelesi görüyor. Bu muameleyi bizatihi devletin çeşitli birimleri de sergiliyor!

Böyle bir tablo içinde moral çöküntüsü, neden olmasın?

Bu rahatsız edici yazılardan sonra şunu belirtmeliyim ki:

Herkes, hukukçulara çok şey borçludur. Bndan böyle de borçlu kalacaktır.

Dahi olayına gelince;

Hukukçuların dahi olamayacağını söylemek, onların yaratıcı zekaya sahip olmadıkları anlamına gelmez. Zira, çok yaratıcı hukukçular vardır fakat bu yaratıcılığı sergilemesi, katı ve kemikleşmiş evrensel hukuk kuralları karşısında çok ama çok zordur.

Fizik biliminde, doğru sanılan şey çürütülüp, doğru olmaktan çıkabilir. Çünkü, fizikte sonuç gözle görülebilir, elle tutulabilir ya da hissedilebilir. Maddi tezahürü olur.

Hukukda bu neredeyse mümkün değildir. Kavramlar üzerinde döner hukuk. Siz kavramı yorumlayabilirsiniz, hatta yeni bir kavram da ortaya koyabilirsiniz.Ancak bu kavram kanunlaşmadıkça hiç bir şey ifade emez.Kanunu ise, ne yazık ki mecliste bulunan mühendis, doktor, mimar, iş adamı, kabzımal gibi çeşitli meslek alanlarından gelen ve genelde hukuku bilmeyen kişiler, günlük menfaatlere göre ihdas ederler.

Komisyonlar kurulur, taslaklar hazırlanır bir şekil çıkar ama genelde bu taslaklar kuşa çevrilir ve kanun kanun olmaktan çıkar. Diğeri gelir, o daha başka bir hale sokar. Hukuka saygı olmadan, hukukçudan dahi çıkması mucize olur!

Ama bu tartışma konusu sabun gibidir.
Old 15-03-2006, 23:49   #16
erdemlig

 
Varsayılan

Sayın Dikici, cevabınızı konu üzerinde ciddiyetle durmanızdan kaynaklanan memnuniyetin yanında kaygılanarak okudum. Bu kaygı üzülerek belirtmeliyim ki sahanıza olan yaklaşımınızdan kaynaklandı. Şunu belirtmeliyim ki gösterdiğiniz gerekçeler maalesef doğrudur. Ancak son madde hariç hepsi tüm sahalardaki çalışanlar için de geçerlidir. Şunu unutmayınız: Derler ki hiç kimse mesleğinden memnun değilmiş. Ancak tüm meslekler pazara çıkarıldığında nedense herkes memnun olmadığını söylediği kendi mesleğine talip olurmuş.
Şöyle çevrenize bir bakınız. Sanayicisi, iş adamı da dahil, üniversite mensubundan sıradan bir çalışana kadar kim yaptığından ve işinden memnun ki! Yıllar önce Ankara'da bir ziraat profösörü milletvekili adayı gösterildiğinde, çörçöple uğraşmaktan kurtuluyorum diye adeta zil takıp oynamıştı.
Her meslek ve sahanın az veya çok sıkıntıları vardır ve bunlar hiç bir zaman da tamamen ortadan kalkmayacaktır. Ancak -hangi sahada olursak olalım- bize düşen,sabır ve inançla mesleğin gereğini en iyi şekilde yapmaktır diye düşünüyorum. Cesaret başta olmak üzere başka bazı meziyetler de sanırım olmazsa olmazlardandır.
Dahi ve deha meselesine gelince elbette o tamamen farklı bir şeydir. Ayrı bir başlık altında mütalaa edilmelidir fikrindeyim ve önceki değerlendirmemde belirttiğim görüşlerimde ısrarlıyım.
Saygılarımla.
Old 10-04-2006, 13:50   #17
M.PORTAKAL

 
Varsayılan

Sınırların dışına çıkmış , farklılık yaratan dahi ise, kanımca hukukçudan dahi olmaz.
siz yeni bir şey üreten hukukçu gördünüzmü? sadece var olanı iyileştirir. hal böyle oluncada belli sınırların dışına çıkamaz. Çünkü belli normların üzerinde düşünür ve hareket eder. deha-dahi yeni bir şey, bir hukukçu var ise olan üzerinde durur. Yada şöyle denebilir; Temelden, sıfırdan bir norm yaratılabilirmi? yaratılsa bile ne kadar kale alınır.hukuk normları genel ahlak ve örf-adetlerin yazılı bir hal almış şekli ise hukukçunun böyle bir amacı da yok olmalıdır zaten.. Hukukçu felsefeyi sever, deha da yeniliği, ben ce çok zıt kavramlar.
sayın dikici saygılarımla
m. portakal
Old 10-04-2006, 16:05   #18
av.yıldıray

 
Varsayılan

eğer dahi olursak, avukat olamayız. avukatlar sıradan insanlar olmalı
Old 10-04-2006, 19:14   #19
Desarac

 
Varsayılan

hukukçudan "dâhi" olmaz..ancak hukukçuların icraatları karşısında dehalarını sergileme fırsatını yakalamış nice isimsiz kahraman mahiyetinde, davalı,davacı,mübaşir,zabıt katibi hatta adliye çaycısı sisteme sızmış,sızmakla da kalmayıp "what is the matrix?!" sorusuna biz hukukçuların duyamayacağı bir frekansta cevab vermeyi başarabilmişlerdir!!
Old 10-04-2006, 23:23   #20
erdemlig

 
Varsayılan

Arkadaşlar, galiba işe sözlükten başlamak gerekiyor. Nedense 'deha, dahi' kavramları size hukuk mesleği ile ilgili sıkıntıları ve pratik çözümleri hatırlatıyor. Türk Dil Kurumu'nun tanımına itiraz etmezsiniz sanırım.

Dâhi: Olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan (kimse) TDK
Deha: 1. Bilimde, sanatta, edebiyatta vb. alanlarda insan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek kerte, dâhilik. 2. Dâhi. TDK

Yoksa sizler hukuku bir bilim olarak görmüyor musunuz!

Sonuç olarak her bilim dalında olduğu gibi hukuk alanında da elbet dahi çıkar. Ancak bu dahi hukuk alanında uzman bir kişi olabileceği gibi hiç hukuk eğitimi almamış bir kişi de olabilir. Saygılarımla.
Old 11-04-2006, 09:53   #21
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın erdemlig,

Galiba haklısınız. bizim bu başlıkta vurgulamak istediğimiz "var olan kalıpları yıkıp, olmayanı kabul ettirmek" manasındadır. Bu durumda, TDK sözlüğüne göre "deha" ya da "dahi" sözcüğü maksadımızı ifade etmek için yeterli sözcükler olmamaktadır...

Bizim yazdıklarımızdan düşüncemizdeki kastımızın "mucit" olduğu gibi bir durum ortaya çıktı.

Saygılarımla.
Old 11-04-2006, 12:38   #22
av.yıldıray

 
Varsayılan

hukuk gerçekten bilim midir? önce bunu tartışalım sonra hukuçu dahi olurmu ve alt başlık olarak ta avukat dahi olur mu'yu konuşalım bence
Old 11-04-2006, 21:42   #23
erdemlig

 
Varsayılan

Sayın Dikici, filozoflar 'ön yargıların atom bombası ile dahi yıkılamayacak kadar güçlü olduğundan' bahsederler. Hepimizin zihninde değişik konularda şöyle veya böyle, az veya çok ama muhakkak ön yargılar vardır.

Nedense çoğu kişi bilimi teknoloji ile neredeyse eş anlamlı tutar ve deha, dahi gibi kavramları da onlarla ilişkilendirir. Bu yaklaşım maalesef ülkemizde sanıldığından daha fazla yaygındır.

Sizin son tutumunuz meseleye bilimsel yaklaşım tarzınızı ortaya koyması açısından oldukça önemlidir ve bence asıl önemli olan da budur. Acı olan ise gerçek karşısında dahi -belki yanlış olduğunu da bilerek- ön yargılarda diretmektir ki; üzerinde dahi durmaya gerek görmüyorum.

Anladığım kadarıyla sizi muzdarip kılan ve asıl işlemeye çalıştığınız konu, hukukçuların yaşadıkları sıkıntılardı. Ancak şunu samimiyetle belirtmek isterim ki bu, tüm meslek dalları için geçerlidir ve sorunlar hemen hemen aynıdır. Ülkemizde refah arttıkça, eğitimde kalite ve düzey yükseldikçe tedricen ortadan kalkacak sorunlardır. Bize düşen de galiba yeni nesiller için bu ortamı oluşturmaya çalışmaktır.

Unutmayınız hepimizin öğrencilik yılarında fen veya fizik dersinde öğrendiğimiz bir birleşik kaplar kuralı vardır. İşte tıpkı o deneydeki gibi bizim de halimiz birbirine benzer. Bu hal bizlere yılgınlık vermek yerine, bizleri motive etmeli ve başarıya mahkum etmeli diye düşünüyorum.

Mesleğinizde ve haytınız boyunca el atacağınız her konuda başarılar diler, saygılar sunarım.
Old 16-06-2006, 10:44   #24
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

20 yaşında ruhsatımı aldım.Sizce ben dahi bir hukuçu muyum?
_HAYIR!!!!
Çünkü benim önümü kapayan bilmem hangi ülkenin hukuk sisteminden kodifikasyon yoluyla alınmış,Türk hukuk sistemine, sosyal düzen kurallarına göre değiştirilmiş,o dönemin parlamentosunun ideolojisine göre son halini almış,kanundaki boşluklarla esnetebileceği kadar çekenin elinde kalmış,hakimin takdir yetkisine bırakılmış kanunlar var ve ben bunları uygulamak zorundayım.
Bunun neresinde deha....!!!!
Old 04-07-2006, 22:36   #25
Ayşen GÜLER

 
Mesaj

"hukukçunun orta zekalısını severim" demişti hocalarımızdan biri.Bu nedenle konu özellikle final dönemlerinde çok düşündürmüştür beni.tüm yorumları okuyacağım özenle bu nedenle
kendi düşünceme gelince dahiden anladığım şeyi açıklamakla başlamak doğru olacak sanırım.Dahiliği konulara farklı açılardan bakabilme ve bu bakış açısıyla daha önce bakılamamış alanlar,şeyler görebilme yeteneği olarak algılıyorom.Herşeyden önce hukukçudan dahi olabilir ve olabilmelidir.Hukuk devletini,hukuku,hukukun uygulanmasını her zaman her yönüyle geliştirilmesi ideale yaklaştırılması gereken şeyler olduğunu ve öyle olmadıkları zaman varlıklarını koruyamayacaklarını düşünüyorum.Bu amacı her zaman hayatın akışına bırakmak da hem yavaş hem de tehlikeli bir yol bence.Bu nedenle katalizör hukukçular ne mükemmel olur hem de.Hukukun ,dahi hukukçulara ihtiyacı mutlaka var.
Eminim değinilmiştir forumda..Türkiyem'de ne kadar duyulur dehanın farklı sesi?örneğin kanun yapımında en temelinden...İşte burda dehalık konuşur derim,gencim ve henüz öğrenciyim ve belki bu nedenle iyimserim,dahi hukukçu olabileceği gerçeğinin yanında,ülkemizde de dahi hukukçuların olduğunu/olacağını kabul ediyorum.

saygılar..
Old 10-07-2006, 22:54   #26
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan

Ben diğer yanıtları okumadan yanıtlamak isterim

İsviçre MK. artık Türk İsviçre MK olarak ifade ediliyor. Türk hukukçuların katkısı çok fazla
Old 02-12-2006, 23:36   #27
pharaoh

 
Varsayılan

bilim ve teknik dergisini okurum(takip ederim)şu ana kadar karşıma hukuki bir yazı çıkmadı, kimya-biyoloji-botanik-zooloji-tıp-gökbilim-felsefe....vb yazılar okudum hep gelişmeler vs ama bi hukuk yazısı okuyamadım...

bence hukuk bilim değil çünkü hukuk değişmez ceza rakamları oynar sadece örneğin;adam öldüren şahıs gerekli cezaya çarptırılır, kalkıp bir hukukçu hayır bu adam ceza alamaz çünkü adam öldürmek iyidir diyemez ama felsefe bunu diyebilir çünkü felsefe bir bilimdir...saygılar
Old 05-12-2006, 16:09   #28
av.füsun kimiran

 
Varsayılan dahilik

Dahi mertebesine henüz ulaşamamış yetenekli arkadaşlarımız var aramızda.
Old 05-12-2006, 17:28   #29
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
bence hukuk bilim değil çünkü hukuk değişmez ceza rakamları oynar sadece örneğin;adam öldüren şahıs gerekli cezaya çarptırılır, kalkıp bir hukukçu hayır bu adam ceza alamaz çünkü adam öldürmek iyidir diyemez ama felsefe bunu diyebilir çünkü felsefe bir bilimdir...saygılar

Sayın pharaoh,

Siz bir Dahi'siniz, bir cümlede hukukun bilim olmadığını ve felesefnin bir bilim olduğunu ortaya koydunuz.

Bunu yapmakla da hukuk tarihinden, hukuk felsefesinden, hukuk sosyolojisinden ve hukuk bilmem nesinden bahseden ve hukuku fakültelerde öğrenen ve öğreten herkesin uğraşısının boşuna olduğunu açığa çıkardınız ve felsefenin ne olduğu üzerinde yüzyıllardan beri kafa yoran ve felsefenin değişik tarifleri üzerinde tartışan filosoflara da bir ders verdiniz.

Saygılarımla
Old 06-12-2006, 16:38   #30
pharaoh

 
Varsayılan

ben sadece görüşümü belirttim polemiğe girme niyetim yok hukukun bilim olduğunu iddaa edenlere de saygım var,benim görüşüm hukuku bilim olarak nitelemek yanlış,ayrıca hukuku bilim olarak iddaa edenlerin bu görüşlerini örneklerle açıklamaları daha yerinde olacak
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Her Hukukçu Avukat olabilir mi? av.yıldıray Konumuz : Hukukçular 26 30-12-2010 13:39
avukat sözleşmeli personel olabilir mi? füruzan Meslektaşların Soruları 3 28-01-2009 19:41
iştirak nafakasının şekli olabilir mi? imsel Meslektaşların Soruları 3 22-11-2006 20:50
öğrencilerle baro arasındaki bağ ne olabilir ibrahimkovanci Hukuk Lisans Eğitimi 5 02-09-2006 16:49
Dms İçin 25 Yaş Sınırı Olabilir Mi? Hüseyin Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 21:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06723905 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.