Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Boşanmış Gebe Kadınlara Doğuma Kadar Evlilik Yasak

Yanıt
Old 14-02-2008, 17:13   #1
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Boşanmış Gebe Kadınlara Doğuma Kadar Evlilik Yasak

Kadınlar İçin Bekleme Süresi başlıklı mesaj KAHDEM de yayınlandı.

Doğal olarak Kahdem destek amaçlı bir alan.Mesleki içerikteki tartışmaya çalışma grubunda devam etmeyi öneriyorum.

Mesaj şöyle:
Alıntı:
Kadınlar İçin Bekleme Süresi,Ayrımcılık Değil Mi?

--------------------------------------------------------------------------------

Selamlar

Eşim ile 2 yıllık bir ayrılıktan sonra boşanmaya karar verdik ve 4 ay önce boşandık.Karar kesinleşti.
Eşim kısa bir süre sonra sorunsuz bir şekilde evlendi.

Ben de evlenmeyi planlıyorum.Fakat boşanan kadınların boşanmadan itibaren 300 gün içinde yeniden evlenmesinin kanunen mümkün olmadığını,eğer evlenmek istersem hamile olmadığımı kanıtlayan mahkeme kararı gerektiğini öğrendim.

Ben beklemek de istemiyorum,hamile değilim ama hamile olup olmadığım konusunda doktora da gitmek istemiyorum.

Ne yapabilirim?


http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=24599

Ne dersiniz?
Old 14-02-2008, 18:33   #2
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Ben bu konuda tereddüt içindeyim. Kadının evlenme hakkının kısıtlandığı bir gerçek ama iki menfaat çatıştığında birinin seçilmesi hukuk politikasıdır. Birçok konuda karşımıza çıkar iki yarardan birinin seçilmesi. Hakkın kısıtlanmasında bir orantısızlık var mı, bilemiyorum. Eşitsizlik değil de hakkın kısıtlanması yönünden yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum ayrıca. Çünkü tercih edilen menfaat erkekler için aynı bekleme süresi konularak korunacak bir konu değil, kadın ve erkek farklılığı söz konusudur.
Old 14-02-2008, 18:59   #3
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Yücel

Bu yasal düzenleme karşısında önerim,erkeklerde 300 gün beklesin değildir.

Kadına yönelik kısıtlamanın kaldırılması ve sorunun başka çözum yollarının aranmasıdır.

Bu soru genellıkle dogurganlık yasındakı kadınların sorunu gıbı goruluyor.Menepoza gırmıs kadınlar,operasyon ile uterusu alınmış kadınlar, 70 yasındakı kadınlarvs.vs.vs.. örnekler öoğaltılabılır.

Hatta daha da ileri gıderek "mademki soybağı cok önemli",evlilik sırasında da gebelik takıbı yapılsın,doğan çocuk ,eş adayından mı degıl mı belli olsun denebılır..

Ayrıca kadının insan hakları ve hasta hakları ile yarışan nedir? Nesep hakkı diye bir hak var mı?

Nesep konusunda karışıklık çıkmasın diye kadınlar üzerinden yasal düzenleme yapmak haksız bir tutum.

Kaldı ki kadın gebe ise ne olacak.Evlenmesi yasaca bu durumda doğuma kadar yasak.



Devam edelim.
Old 14-02-2008, 19:07   #4
Doç. Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Farklı çözümlerin aranması konusunda ve bu düzenlemenin haklı olmadığı konusunda haklısınız. Nesep hakkı diye bir şey yok tabii ki, nesebin korunması olarak anlatılabilecek bir kamu yararı var. Evlilik içinde buna başvurulması karinenin ters çevrilmesi demek olur. Kadının hamile değilim beyanı üzerine evlenebilmesi ve doğan çocuğun nesebinin eski eşe ait olduğunu ileri sürenin dava açması halinde de çocuğun hasta hakları ne olacaktır? Bunun çıkar yolu nedir bilmiyorum. Tıbbi zorunluluk olmadığı halde rızası dışında kan alınmasının hasta haklarına aykırı olduğu ve dava sayısının artması ile insanların davalarla uğraşma olasılığı karşısında nasıl bir yol bulunabilir bilemiyorum.
Old 15-02-2008, 22:35   #5
Av.Görkem TURGUT

 
Varsayılan

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
Madde 16/1: Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, vatandaşlık ya da din bakımından hiçbir sınırlama ile karşılaşmaksızın, evlenmek ve yuva kurmak hakkına sahiptir. Kadın ve erkek, evliliğin kuruluşu, devamı ve sona erdirilişinde eşit haklara sahiptirler.

Kadınların evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmedikçe evlenememesi söz konusu 16.maddeye aykırılık teşkil etmekle beraber tıbben açıklanabilir bir durumda değildir.

Şöyle ki;kadınla erkek arasında ki fizyolojik farklılıklar tıbbın bu kadar geliştiği bir dönemde artık herhangi bir öneme sahip değildir.Çeşitli yöntemlerle kadının hamile kalma anı belirlenebildiği gibi çocuğun babasının da kim olduğu belirlenebilmektedir.

Alıntı:

BİN 550 YTL BULAMAZSA BABA OLACAK
SAMSUN’da 31 yaşındaki G.K., 2.5 yaşındaki kızının babasının 32 yaşındaki Yalçın Dural olduğunu iddia ederek şikayette bulundu. Samsun 2’nci Aile Mahkemesi’nde açılan ‘Babalık davası’nda genç kadın, “Kızımın babası bu adam. Ama bunu kabul etmiyor'' derken, Yalçın Dural ise, “İlişkimiz oldu. Fakat ilişkiye giren sadece ben değilim. Çocuk ilişkimizden 7 ay sonra dünyaya geldi'' diye kendini savundu. Mahkeme heyeti ifadelerin ardından, masrafları babalığı kabul etmeyen Dural’ın karşılaması kaydıyla 1 ay içerisinde DNA testi yapılmasına karar verdi. Yalçın Dural işsiz olduğunu, DNA testi için istenen toplam bin 550 YTL'yi bulmasının mümkün olmadığını belirterek karara tepki gösterdi. Eğer Yalçın Dural, bu parayı yatırmazsa, mahkeme ‘çocuğun babası’ olduğuna karar verecek.
http://www.milliyet.com.tr/2006/12/29/son/sontur17.asp

Madde16/3:Aile toplumun temel unsurudur; toplum ve devlet tarafından korunmak hakkına sahiptir.

Ancak bekleme süresi konusunda,alıntı yapılan olayda görülen durumların meydana gelme ihtimali de göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmalıdır.


Bekleme süresi ile ilgili olarak beni düşündüren başka bir konu ise:boşanan kadının 300 gün içerisinde kürtaj yaptırması durumunda boşanılan eşin bu konuda ne kadar söz sahibi olacağıdır?


Saygılarımla......
Old 18-02-2008, 22:49   #6
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın Av. Habibe Kayar'ın gerekçelerine katılıyorum.

Boşanan bir kadın;

1. Hamile ise ve bu durum rapora bağlanmış ise;
2. Hamile değilse ve bu durum rapora bağlanmış ise,

İddet müddetini beklemeden evlenebilmelidir.

Kanunun bu düzenlemedeki amacının "nesep" karışıklığını önlemek olduğu açıktır. o halde "Hamile olduğu belli olan " bir kadın için nesep karışıklığı artık mümkün olamayacağından, iddet müddetini beklemeden evlenebilmelidir.
Old 18-02-2008, 23:25   #7
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:

Sayın Av. Habibe Kayar'ın gerekçelerine katılıyorum.

Boşanan bir kadın;

1. Hamile ise ve bu durum rapora bağlanmış ise;
2. Hamile değilse ve bu durum rapora bağlanmış ise,

İddet müddetini beklemeden evlenebilmelidir.

Kanunun bu düzenlemedeki amacının "nesep" karışıklığını önlemek olduğu açıktır. o halde "Hamile olduğu belli olan " bir kadın için nesep karışıklığı artık mümkün olamayacağından, iddet müddetini beklemeden evlenebilmelidir.


Bir soru:


Ancak babanın boşanılan eş mi, yoksa müstakbel eş mi olduğu soru işareti yaratacağından, iddet müddetinin kaldırılması işlemi gebelik söz konusu değilse doktor raporu ile evrak üzerinde sonlandırılabiliyorken, gebelik sözkonusu ise devletin evlenme ehliyeti için, (muhtemelen) babalığın tespiti için dna testi istemesini de doğal karşılamak gerekir. Devletin bu noktadaki olası kuşkuculuğunu haksız bulabilir miyiz ve hangi yöntemle giderebiliriz?

Saygılarımla...
Old 18-02-2008, 23:36   #8
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

MK 132'deki bekleme süresi bir ayrımcılık değil, kadın ve erkek arasındaki biyolojik farklılığın sonuçlarından biridir sadece. Tıpkı İş Kanunu 74.madde ve benzeri hükümler gibi.
Old 19-02-2008, 00:08   #9
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Bir soru:


Ancak babanın boşanılan eş mi, yoksa müstakbel eş mi olduğu soru işareti yaratacağından, iddet müddetinin kaldırılması işlemi gebelik söz konusu değilse doktor raporu ile evrak üzerinde sonlandırılabiliyorken, gebelik sözkonusu ise devletin evlenme ehliyeti için, (muhtemelen) babalığın tespiti için dna testi istemesini de doğal karşılamak gerekir. Devletin bu noktadaki olası kuşkuculuğunu haksız bulabilir miyiz ve hangi yöntemle giderebiliriz?

Saygılarımla...


Tabii bu noktada şu soruyu da sormak gerekir:

İlk kez evlenecek olan kadınların, yahut boşanmış olup da üzerinden 300 gün geçmiş olan kadınların gebe olması evlenmelerine engel teşkil etmiyor, dahası araştırılmıyor, neden?
Old 19-02-2008, 00:51   #10
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Tabii bu noktada şu soruyu da sormak gerekir:

İlk kez evlenecek olan kadınların, yahut boşanmış olup da üzerinden 300 gün geçmiş olan kadınların gebe olması evlenmelerine engel teşkil etmiyor, dahası araştırılmıyor, neden?

Bir yanıt buldum Galiba kanun koyucu, yalnızca evli kadınların cinsel ilişkide bulunabileceğini öngörüyor.

Bu öngörü, gerek 300 günlük iddet müddetinin varlık nedenini ve gerek hiç evlenmemiş ya da boşanmanın üzerinden 300 gün (sonlanan evlilik süresince oluşmuş olabilecek gebelik olasılığı) geçmiş olan kadınların evlilik başvurusunda neden gebelik testi aranmadığı sorusunun yanıtını, tümüyle karşılıyor.

Saygılarımla...
Old 19-02-2008, 01:03   #11
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

"Aslında bardağı taşırmayan inanılamayacak kadar çok damla vardır." diyor Koca Tembel'de Romain Gary.

Sanırım sayın Demirel bu damlaları daha iyi görebiliyor.
Bu "doğru sorular", devletin insanların özel yaşamına gereksiz yere burnunu soktuğu gerçeği ile karşı karşıya bulunduğumuzu göstermesi açısından önemli.
Old 19-02-2008, 20:01   #12
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şehper Ferda DEMİREL
Tabii bu noktada şu soruyu da sormak gerekir:

İlk kez evlenecek olan kadınların, yahut boşanmış olup da üzerinden 300 gün geçmiş olan kadınların gebe olması evlenmelerine engel teşkil etmiyor, dahası araştırılmıyor, neden?

Aslında kanun koyucunun amacının yeniden evlenmeyi kolaylaştırmak olduğunu birisi çıkıp söylerse, şaşırmayacağız.

Sanki mevcut hükme göre, yeniden evlenme bahis mevzuu olursa, evlenecek erkeğin içi rahat etsin diye tanzim edilmiş gibi. Sayın Şehper Hanım'ın çok isabetli olarak tespit ettiği üzere, ilk defa evlenecek kişiler bakımından hamileliğe ilişkin bir rapor yahut tespit istenmemesi de bunu teyit eder mahiyettedir.
Old 20-02-2008, 14:32   #13
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Kadınların yaşadıkları eşitsizlik ve ayrımcılıklarda gösterilen en önemli bahane; genellikle kadının bedeni ve cinselliği olmaktadır.

Gelenekler,töreler,toplumsal değer sistemleri ve son olarak da yasalar yolu ile kadının cinselliği kontrol edilerek eşitsizlik ve ayrımcılık meşrulaştırılmaktadır.

Tartışılan konu da tam bunu açıklar niteliktedir.

Devam edelim....
Old 21-02-2008, 00:30   #14
Eda SAMYürek

 
Varsayılan

kadınlar için bekleme süresinin bir ayrımcılık olduğu konusuna katılmakla beraber çocuğun nesebinin belirli olması açısından başka bir çözüm var mıdır? gene bir karışıklık durumunda zorla bir test gerekmeyecekmidir. bence boşanma sırasında bu test yapılmalı ve kadın hamile değilse istediği an evlenebilmeli.yani gene aynı yola geldik zorla bir test buda hoş değil.
islam dininden geçmiş olsa gerek oradada var, ancak 3 ay.
Saygılarla
Old 22-02-2008, 13:28   #15
av.semire nergiz

 
Varsayılan

öncelikle iddet süresinin kadın açısından ayrımcılık olduğu konusunda tereddütümün olmadığını belirtmek istiyorum.Her konuda olduğu gibi bu konunun tartışılmasında da gördüğüm o ki kadın üzerinden hukuk ve aile düzeni tesisi sağlanmaya çalışılmaktadır.Kadına yönelik ayrımcılığın pekiştirilmesi ve mevcut erkek egemen hukuk kuralları sisteminin devamı için herzaman birçok bahane bulunabilir .Yok efendim bu süre olmazsa nesep karışır yok efendim kadın evlenmekle kütüğünün erkek kütüğüne taşınması ve erkek kütüğü üzerinden devam edilmesi soybağı kurulması açısından zorunlu,kadın evlenmekle eşinin soyadını alması keza zorunlu vs. vs. bahane örnekler çoğaltılabilir.

İddet süresi konusu da kadın açısından ayrımcılıktır ve yaşamını zorlaştırmaktadır.Bunu böyle kabul ettikten sonra bu mevcut istenmeyen düzenlemenin düzeltilmesi ve yasal açıdan kabul edilebilir yeni kurallar ihdas edilebilmesi için çeşitli hukukçu çevrelerin görüş ve önerileri alınarak soruna çözüm bulunabileceği kanaatindeyim.
Old 05-03-2008, 15:08   #16
av_sibelll

 
Karar

Kadının boşandıktan sonra tekrar evlenebilmek için 300 gün beklemesi veya doktor raporuyla hamile olmadığını kanıtlaması, erkeklerin evlenebilmek için 300 gün beklemek veya rapor alma sorununun olmaması devlet tarafından kadın üzerinde uygulanan ayrımcılığın açık bir göstergesidir. Her ne kadar bu maddenin konuluş amacı nesebsiz çocukların doğmasının önüne geçilerek aile ve toplum yapısının korunmak istenmesi olsa da bu durum kadınların haklarının kısıtlanmasından ve ayrımcılığa tabi tutulmasından başka bir şey değildir.
Evilik kurumundan kaynaklı ülkemizde bir çok sorun yaşanmaktadır. Evlenirken bir yığın, insanı yıldıran muameleler, boşanırken tamamen yorucu, usandırıcı zamanında birbirini seven insanları birbirine düşman hale getiren işlemler....
Evlilik kurumunun bir sonucu olarak pek tabi ki kadının boşandıktan sonra tekrar evlenbilmek için 300 gün beklemesi veya rapor almak zorunda oluşu...İşte bu sebeplerden acaba diyorum başlangıcı ve bitişi formalite yığınından ibaret olna bu evlilik kurumu kalksa o zaman sevmek ve ayrılamk daha rahat ve çilesiz olmaz mı? siz ne dersiniz?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kadınlar İçin Bekleme Süresi,Ayrımcılık Değil Mi? Gülendam Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 5 08-03-2008 16:41
Üşüyorum diyen kadınlar için av_aykut Site Lokali 40 03-11-2007 17:24
tekel işçisi için itibarı hizmet süresi parézer Meslektaşların Soruları 3 25-06-2007 12:56
taşınır haczinde haczin düşmesi için 1 yıllık zamanaşımı süresi ne zaman başlar? nil-nil Meslektaşların Soruları 11 25-04-2007 10:46
Kadın için 300 günlük bekleme süresi arzaplı Hukuk Soruları Arşivi 8 18-07-2006 03:36


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05674791 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.