Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Avukatın Görevi İhmal Sebebi İle Yargılanması

Yanıt
Old 27-08-2009, 10:31   #1
OZDEMİR

 
Varsayılan Avukatın Görevi İhmal Sebebi İle Yargılanması

Sevgili meslektaşlarım,hiç birimizin başına gelmemesini temenni ederek bir konu hakkında acil olarak fikirlerinizi bizimle paylaşmanızı rica ediyorum.Bir ceza davasında kararın temyiz edilmemesi için müvekkili sözlü olarak talimat veren meslektaş bir arkadaşımı bu müvekkil bir yıl sonra şikayet etti,Adalet Bakanlığı soruşturma açılmasına onay verdi ve suçun işlendiği yer savcılığına dosyayı gönderdi..Savcılığın soruşturma açmaya lüzum yoktur görüşüne rağman bakanlık tekrar soruşturma açılsın oluru ile dosyayı bu defa suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesine gönderdi ve son soruşturma açıldı.Bu aşamadan sonrası için bilgisi tecrübesi olan var mı ?Kararın dava açılmasın yönünde olması durumunda savcı itiraz ederse bu itiraz nerede incelenir dosya tekarar bakanlığa gidecekmi v.s.?İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.
Old 27-08-2009, 18:27   #2
mdelen82

 
Varsayılan

AVUKATLAR HAKKINDA YAPILAN İNCELEME VE SORUŞTURMA İŞLEMLERİ HAKKINDA GENELGE ( CEZA İŞLEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ)

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı: B.03.0.CİG.0.00.00.05/010.06.02/ 12 01/01/2006

Konu : Avukatlar hakkında yapılan inceleme

ve soruşturma işlemleri

GENELGE

No : 13

Avukatların görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları ile kişisel suçları nedeniyle haklarında yapılan inceleme ve soruşturmalarda; hatalar yapıldığı, yakınmalara sebebiyet verildiği ve evrakın usulüne uygun olarak düzenlenmediği Bakanlığımıza intikal eden bilgilerden anlaşılmakla bazı hususların teşkilâta duyurulmasında yarar görülmüştür.

Bilindiği üzere; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda avukatlar hakkında özel soruşturma şekli benimsenmiş ve yapılacak olan soruşturma usulleri düzenlenmiştir.

Anılan Kanun'un;

1'inci maddesinde; "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.

Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder."

58'inci maddesinde; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında avukatın üzeri aranamaz.

Hukuk Usulü Muhakemeleri ile Ceza Muhakemesi ' Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında hafif hapis veya hafif para cezası da verilemez."

59'uncu maddesinde; "58'inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir.

Cumhuriyet savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.

İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemesi hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.

Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir."

Öte yandan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Avukat bürolarında arama, elkoyma ve postada elkoyma" kenar başlıklı 130'uncu maddesinde; "(1) Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur.

(2) Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmidört saat içinde verilir.

(3) Postada elkoyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen usuller uygulanır."

Hükümlerine yer verilmiştir.

Bu itibarla;

I- Avukatların; avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı yapılacak olan inceleme ve soruşturmaların kolluk makam ve memurlarına bırakılmayarak bizzat Cumhuriyet başsavcısı ya da bu konuda görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması,

II- Avukat büroları (yazıhaneleri) ve konutlarında mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak yapılabilen aramaların, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro başkanı veya vekili sıfatıyla görevlendireceği bir avukatın katılımının sağlanması suretiyle gerçekleştirilmesi,

III- İhzarî nitelikteki incelemelerde;

1)Hakkında ihzarî inceleme yapılan avukatın adı, soyadı, kullanılıyorsa kızlık soyadı, kayıtlı bulunduğu baro ve sicil numarası, tebligata yarar açık adresi ile müştekilerin açık adreslerinin fezlekede belirtilmesi,

2)Avukatın şikâyet konusu olayla ilgili vekâletnamesinin onaylı örneğinin soruşturma evrakına eklenmesi,

3)Hakkında inceleme yapılanın; avukat, stajyer, dava takipçisi veya dava vekili olup olmadığının ilgili barodan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ile ilgili avukatın isnat edilen eylemin yapıldığı tarihte hangi baroya kayıtlı olduğu ve sicil numarasının tespit edilmesi,

4)Kamu kurumlarında görev yapan avukatların 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haklarında yapılmış herhangi bir kanunî işlem bulunup bulunmadığı ile ilgili kurumdan alınacak cevabın inceleme evrakına eklenmesi,

5)1136 sayılı Kanun'un 58'inci maddesi uyarınca, Bakanlık tarafından soruşturma izni verilmeden önce avukatın savunmasının alınmaması, ancak kendi isteğiyle açıklama yapmak veya dosyaya yazılı belge sunmak istediği takdirde, ihzâri mahiyetteki incelemeye esas olmak üzere "beyanda bulunan" sıfatıyla açıklamalarının tutanağa kaydedilmesi ve ibraz ettiği belgelerin alınması,

6)İhbar veya şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına yapılması durumunda doğrudan inceleme yapılması, bu konuda Bakanlıktan izin talep edilmemesi, inceleme sonunda düzenlenecek fezlekeli evrakın Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi,

7)Ağır Ceza Cumhuriyet başsavcılarınca, merkez ve mülhakat Cumhuriyet savcıları tarafından hazırlanan fezlekelerin usul ve kanuna uygun bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığının kontrol edilmesinden sonra, bir üst yazı ile Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne aynı konuda yeniden fezleke düzenlemeden intikal ettirilmesi,

8)Şikâyet konusu işlemlere ilişkin evrakın, iddialar açıklığa kavuşturulacak şekilde incelenip gerekli görülen belgelerin onaylı bir suretinin evrakına eklenmesi,

9)Avukatla birlikte şikâyet olunan kişiler hakkındaki evrakın ayrılarak, tâbi olduğu usule göre soruşturmanın yürütülmesi,

10)Yapılan inceleme sonunda düzenlenen fezlekenin sonuç kısmında, Cumhuriyet savcısının soruşturma izni verilip verilmeme konusundaki düşüncesini açıkça belirtmesi,

11)Şikâyet dilekçesinde gösterilen ya da müştekinin ifadesinde belirtmiş olduğu tanıkların dinlenmesi, delil olarak ibraz edilen belgelerin Suç Eşyası Yönetmeliği hükümlerine göre emanete alınması, bu belgelerin postada kaybolmasının önlenebilmesi için onaylı bir suretinin inceleme evrakına eklenmesi,

12)İnceleme evrakının dizi pusulası düzenlenip, fezlekeye bağlı olarak Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

IV- Bakanlık tarafından verilen izin üzerine yapılan soruşturma sırasında;

1) Soruşturma izni hangi Cumhuriyet başsavcılığına verilmişse, soruşturmanın o yer Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülmesi,

2) Soruşturma iznini havi düşünce örneğinin, hakkında soruşturma yapılan avukatla ilgili bölümünün 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca, "yasal süre içinde gelmediği ya da savunma yapmadığı takdirde bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı" meşruhatını içeren davetiye ile ilgili avukata tebliğ edilmesi, başvurduğu takdirde savunmasının, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147 ve devamı maddelerine uygun olarak alınması,

Usulüne uygun tebligata rağmen yasal süre içinde savunma yapılmaması veya delillerin sunulmaması hâlinde evrakının bekletilmeyerek Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

3) Soruşturmanın tamamlanmasından sonra fezlekeli evrakın dizi pusulasıyla birlikte ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığı aracı kılınarak Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

4) Yapılan soruşturma sonunda düzenlenen fezlekenin sonuç kısmında, Cumhuriyet savcısının kovuşturma izni verilip verilmeme konusundaki düşüncesini açıkça belirtmesi,

5) Bakanlıkça ilgili avukat hakkında genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği yönünde düşünce bildirilerek soruşturma dosyasının gönderilmiş olması hâlinde, sadece evrakın teslim alındığının bildirilmesi, buna ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın aşama sonuçları hakkında ayrıca bilgi verilmesi yoluna gidilmemesi,

6) Kovuşturma izni üzerine, suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından beş gün içinde düzenlenen iddianame üzerine, ilgili mahkeme tarafından verilecek olan son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına ilişkin kararın bir suretinin Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi,

V- Avukatların, Avukatlık Kanunu'nun 58'inci maddesinin birinci fıkrası dışında kalan eylemleri hakkındaki soruşturmalarının, isnat edilen suçun tâbi olduğu soruşturma usulüne göre yapılması, bu kapsamda avukatların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eylemleri sebebiyle aynı Kanun'un 251'inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince Bakanlıktan izin talep edilmeksizin Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından doğrudan soruşturma yapılması,

Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.

Cemil ÇİÇEK

Bakan
Old 28-08-2009, 17:54   #4
OZDEMİR

 
Varsayılan

son soruşturma açıldıktan sonrası genelgede belirtilmemiş .bizim için önemli olan aşama artık bu kısım.Bu sebeple özellikle bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan ilgilerini rica ederim.
Old 28-08-2009, 18:25   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan OZDEMİR
son soruşturma açıldıktan sonrası genelgede belirtilmemiş .bizim için önemli olan aşama artık bu kısım.Bu sebeple özellikle bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan ilgilerini rica ederim.

Son Soruştrmanın açılmasına karar verilmişse ve karar kesinleşmişse; bu durumda dosya suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine gönderilir ve duruşma günü verilir.

Son Soruşturmanın açılmasına veya açılmamasına yönelik kararlara yönelen itirazları ncak Savcı yapabilir, bu itirazı taraflar yapamaz. (Av. 58 vd.mdlere bakınız) İtiraz, kararı veren mahkemeye en yakın Ağır ceza mahkemesinde dile getirilir.

Diye biliyorum.
Old 23-07-2011, 14:36   #6
av.yarensu

 
Varsayılan

Arkadaşlar hakkımda açılan bir soruşturmayı sizinle paylaşmak ve nasıl savunma yapmam gerektiği hususunda bilgi ve fikirlerinizi almak istiyorum.Savcılık aşamasında cmk dan şüpheli bir kişiye görevlendirildim .Savcılıkta ifadesine ve daha sonra sorgu işlemlerine de girdim.Daha sonra bu kişiden vekalet aldım.Gizlilik kararı olan savcılıktaki dosyaya vekaletnamemi ibraz ettim ve baroyada vekalet aldığımı bildirdim ve CMK dan olan ücreti almadım.Tutuklanan bu şüpheli ile ilgili tutuklamaya 3 kez de itiraz ettim.Gizlilik kararı alınamayacak ifade ve bilirkişi raporlarının tarafıma verilmesi için yazılı beyanlarımda var dosyada.
Vekaleti alırken anlaşmamız savcılık aşaması, yani soruşturma safhası için anlaşma yaptık.Ancak yazılı değil sözlü bir anlaşma .Bir kısım ücretimide ilk etapta aldım.Ve buna ilişkin makbuzumu .... savcılığı ...... soruşturma numarası diye belirterek makbuzumu da kestim.müvekkil ile ilgili fezleke hazırlanıp dosya bulunduğum ilçeden görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmeden tutuklu olan müvekkil cezaevindeki tellefon hakkı görüşmesinde tarafıma görevimden dolayı küfür ve hakaret ettiğini ve buna ilişkin soruşturma başlatıldığını öğrendim.bu olaydan dolayı müvekkillden şikayetçi olmadım ancak uzlaşmak istemediğimi belirttim.
Bütün bu olayların üzerinden 1.5 sene geçiyor,ağır cezada müvekkile zorunlu müdafii atanıyor ilk celseden itibaren.Yani yargılamanın hiçbir aşamasında avukatsız kalmamış yada bir mağduriyeti söz konusu değil.Ne zamanki hakkında mahkumiyet kararı çıkıyor bunun faturasını da bana çıkarmak için savcılığa şikayet dilekçeleri gönderiyor.Avukat paramı yedi ve davama bakmadı diye.soruşturma izni için dosya bakanlığa gitti ve bakanlık soruşturma izni verdi .soruşturma safhasında yukarıda belirttiğim durumları da izah ederek yazılı bir savunma verdim.Ancak dosyanın davasının açılabilmesi için tekrar bakanlığa izin için gönderildiğini öğrendim .
Savcı bana avukat hanım keşke bir ihtarname çekseydiniz dedi.Bende savcı beye bizim sadece soruşturma safhası için anlaştığımızı söyledim .savcılık aşamasının ayrı ,mahkeme aşamasının ayrı safhalar olduğunu bunun için ihtar çekmeyi gerek görmediğimi ve ayrıca zaten mahkeme aşamasına geçmeden evvel müvekkilin bana görevimden dolayı hakaret ve küfür ettiğini ve bu nedenle soruşturma açıldığını ,arada menfaat çatışması olduğunu söyledim .Ancak savcı ısrarla ihtarname diye tutturdu.
Vekaletname aldığım bu kişi beni yaralayabilir di de ,öldürebilirdi de vs o zamanda sırf şekil şartı yerine gelsin ben gidip bir ihtarname çekeyim demem mi icap ederdi ki
Bu soruşturma dolayısıyla çok yıprandım,yardımınıza ve desteğinize ihtiyacım var.Savcılık ve mahkeme aşamalarının ayrı safhalar olduğu yönünde yargıtay kararı bulabilirsem işime yarar sanırım .Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum herkese iyi çalışmalar.
Old 27-01-2012, 14:27   #7
nizar

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşlarım,

Ben de müvekkilimin meslek onur ve haysiyetine aykırı davranış ve sözlerinden dolayı hakkında suç duyurusunda bulundum. Ardından vekilliğini sürdürdüğüm dosyadan HAKLI NEDENLE VEKİLLİKTEN ÇEKİLDİĞİME İLİŞKİN DİLEKÇE SUNDUM.

Müvekkil, sözkonusu dosyanın son duruşmasından önce benim vekilliğinden çekildiğimi biliyordu. 3 gün önce duruşması vardı. Girmedim ancak müvekkil kendisine girdi. Elinde davaya ilişkin bir dilekçe ile.

Hakim, vekiliniz davadan çekilmiş deyince EVET BİLİYORUM. BİR DİYECEĞİM YOKTUR demiş, keşif günü verilmesini istemişse de mevsim itibariyle keşfin mümkün olmadığını da eklemiş.

Dolayısıyla müvekkil haksız eylemi nedeniyle benim dosyasından çekildiğimi duruşmadan önce biliyordu. Ben duruşmada müvekkilin sınırı aşan sözleri olabileceği ve hakimin karşısında bunları yaşamaktan utandığım için DURUŞMAYA GİRMEDİM.

Vekillikten çekilmeden itibaren 15 gün daha vekilin sorumluluğu devam eder, kuralı burda mutlaka işletilir mi? Zira duruşmaya vatandaş kendisi katıldı ve herhangi bir mağduriyeti de yok?

Vekillikten çekilmişse de 15 gün daha sorumluluğu devam ettiği halde duruşmaya girmedi diye görevi ihmal suçu oluşurmu?

Yanıtlarınız benim için çok önemli.

Saygılarımla....
Old 27-01-2012, 22:32   #8
furugferruhzad

 
Varsayılan

Görevi ihmal suçu oluşmaz çünkü zarar yok,5237 sayılı yasada bu suç zarar suçuna indirgenmiştir,müvekkil şikayet etse bakanlık izin verse savcı dava açsa bile şeklen bir ihmal olsa bile suç oluşmaz zarar yok çünkü.
Old 01-04-2016, 14:19   #9
kantar

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım, sizce bir avukatın davalı ve karşı davacı vekili olduğu, 7 yıl devam eden bir davada toplamda 16 kez mazeret dilekçesi vermesi görevi ihmal suçu oluşturur mu?

Mazeret dilekçesi vermeden tek duruşmaya dahi girmemesi bazı Yargıtay kararlarında görevi ihmal olarak değerlendirilmiş. Ancak üst üste mazeret dilekçesi verilmesi konusunda bir karar bulamadım.
Old 02-04-2016, 10:44   #10
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan kantar
bir avukatın davalı ve karşı davacı vekili olduğu, 7 yıl devam eden bir davada toplamda 16 kez mazeret dilekçesi vermesi görevi ihmal suçu oluşturur mu?

Avukat hukuki görüşüne uygun olan her şeyi yapabilir. Eğer müvekkilinin yararına ise sayısız mazeret dilekçesi de verebilir. Ama eğer çok sayıda mazeret müvekkilinin zararına ise görevi ihmal suçu oluşur.

Bir olayda görevi ihmal sayılan bir eylem, başka bir olayda mesleki başarı sayılır.

Saygılarımla
Old 20-04-2018, 18:56   #11
d012uk

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım ben de benzer bir durumla karşı karşıya kaldım. Bir bosanma davasinda cevap dilekcesi icin süre tutum kararı aldiktan sonra verilen sure içerisinde cevap dilekçesini sunamadim. Muvekkile mazeretimi bildirsem de kabul etmedi ve sikayette bulundu. Bu durumda boşanma davasının lehe sonuçlanması ya da aleyhe sonuçlanmasinda cevap dilekcesinin sunulmamış olmasinin etkisinin olmamasi duruma etki eder mi?
Old 24-04-2018, 12:03   #12
haksun

 
Varsayılan

sayın do12uk: katıldığım bir seminerde Yargıtay (imini vermeyim) daire başkanlarından Prof.Dr. cevap dilekçesinin çok önemli olduğunu,verilmemesinin hak kaybına sebep olacağını,müvekkilin şikayetine maruz kalırsak işimizin zor olacağını söylediğini hatırlıyorum.
Old 24-04-2018, 12:19   #13
Av.Rıdvan Ergün

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan OZDEMİR
Sevgili meslektaşlarım,hiç birimizin başına gelmemesini temenni ederek bir konu hakkında acil olarak fikirlerinizi bizimle paylaşmanızı rica ediyorum.Bir ceza davasında kararın temyiz edilmemesi için müvekkili sözlü olarak talimat veren meslektaş bir arkadaşımı bu müvekkil bir yıl sonra şikayet etti,Adalet Bakanlığı soruşturma açılmasına onay verdi ve suçun işlendiği yer savcılığına dosyayı gönderdi..Savcılığın soruşturma açmaya lüzum yoktur görüşüne rağman bakanlık tekrar soruşturma açılsın oluru ile dosyayı bu defa suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesine gönderdi ve son soruşturma açıldı.Bu aşamadan sonrası için bilgisi tecrübesi olan var mı ?Kararın dava açılmasın yönünde olması durumunda savcı itiraz ederse bu itiraz nerede incelenir dosya tekarar bakanlığa gidecekmi v.s.?İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.

Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Maalesef müvekkillere güvenip, sözlü beyana istinaden hiç bir şey yapmamak gerekiyor. Ne yazık ki müvekkil avukatın velinimeti olduğu kadar, "kurdu"dur da.
Temyiz sonucunda kararın bozulmayacağı ve hukuka uygun olduğu anlaşılırsa, zarar şartı yerine gelmeyeceğinden görevi ihmal/suiistimal suçu oluşmayacaktır.
Ancak yazılı onay almaksızın temyiz etmemek disiplin suçunu oluşturur.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Görevİ İhmal-İş yoğunluğu Av.Hale Meslektaşların Soruları 9 02-08-2008 01:04
TÜketİcİ Mahkemesİnİn GÖrevİ Berre Hint Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 2 27-03-2008 10:40
Netİcesİ Sebebİ İle AĞirlaŞmiŞ Yaralama Avukat Neslihan Meslektaşların Soruları 1 18-03-2008 22:28
Görevİ İhmal 257/2 beyazbulut Meslektaşların Soruları 5 05-02-2008 16:01
Senet Sebebİ Tal'İl H.ALİ KAŞIKARA Meslektaşların Soruları 11 09-03-2007 09:00


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04817605 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.