Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Felsefe Hukukun felsefi yönüne dair sohbetler. Hak, Hakkaniyet, Adalet, Eşitlik kavramlarına hukuk felsefesi gözüyle bakış

Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi ile ilgili kafama takılan iki soru var

Yanıt
Old 04-04-2009, 12:50   #1
Av.Alper Kulcu

 
Varsayılan Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi ile ilgili kafama takılan iki soru var

Öncelikle sosyolojiden başlanamak istiyorum :

Sosyal hukuk anlayışı hukukun amacını toplumsal menfaatlerin dengelenmesi olarak belirlemekle bilimsellikten uzaklaşsa bile, bu, amaç ve değer sorusunu bilimsel hukuk düşüncesinin dışında bıraktığı için hukuk alanında tek bilimsel akımı temsil ettiğini iddia eden saf biçimci teorilerin haklılığının kesin kanıtı değildir.

Bunun açıklaması nasıl olabilir?



İkinci sorum ise felsefi hukukla ilgili :

Sözleşme, gelenek, yasama işlemlerinden bağımsız olduğu için apriori niteliğine sahip tabii hukukun bir türdoğal olgu diye nitelendirilebileceği yolundaki düşünceyi açıklayınız ve eleştiriniz....

Tabii hukukun deneye tabii olmaması akıl ve gözlemle çözülebileceğinden mi yola çıkılmalı? ŞAhsen ben böyle düşünmüştüm


Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. İyi Forumlar.
Old 06-04-2009, 11:51   #2
wellan

 
Varsayılan

İlk sorunuz gerçekten felsefi ve sosyolojik açıdan çok önemli bir nokta niteliğinde.Hukuk bilimsel bir olgu değildir,deney ve gözleme dayanmaz ve sabit olmamakla beraber devingen bir yapıdadır çünkü altyapısını toplum oluşturur.Toplum zaman içinde geçmişten günümüze birçok değişim göstermiştir.Bu değişimde gelenek ve göreneklerin sosyal ilişkilere ve dolayısı ile bu ilişkileri düzenleyen kurallara(HUKUKA) etkisi yadsınamaz.Hukuk bilimsel değildir,olmazda çünkü bilimsellik genel ve geçer olmakla beraber deney ve gözleme dayanan bir daldır.Bu nedenle bilimselliğin kesin kanıtı olarak düşünmüyorum.UMARIM YARDIMCI OLABİLMİŞİMDİR..SAYGILARIMLA..


"Adaletsizliği engelleyecek gücün herzaman olmayabilir,itiraz edecek zamanın mutlaka olmalı"
Old 15-11-2011, 01:48   #3
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan wellan
İlk sorunuz gerçekten felsefi ve sosyolojik açıdan çok önemli bir nokta niteliğinde.Hukuk bilimsel bir olgu değildir,deney ve gözleme dayanmaz ve sabit olmamakla beraber devingen bir yapıdadır çünkü altyapısını toplum oluşturur.Toplum zaman içinde geçmişten günümüze birçok değişim göstermiştir.Bu değişimde gelenek ve göreneklerin sosyal ilişkilere ve dolayısı ile bu ilişkileri düzenleyen kurallara(HUKUKA) etkisi yadsınamaz.Hukuk bilimsel değildir,olmazda çünkü bilimsellik genel ve geçer olmakla beraber deney ve gözleme dayanan bir daldır.Bu nedenle bilimselliğin kesin kanıtı olarak düşünmüyorum.UMARIM YARDIMCI OLABİLMİŞİMDİR..SAYGILARIMLA..


"Adaletsizliği engelleyecek gücün herzaman olmayabilir,itiraz edecek zamanın mutlaka olmalı"

Hukuku bir bilim olarak değerlendirenlerin düşüncesini ve kendilerini bilim adamı olarak tanıtan bu kişilerin hangi düşünceden yola çıkarak hukuku bilim olarak değerlendirdiklerinı merak edenlere Kemal Gözler"in 'HUKUKUN GENEL
TEORISINE GIRIŞ' adlı eserini tavsiye ederim: http://www.anayasa.gen.tr/hgt-1-s-1-148.pdf


Saygılarımla
Old 18-11-2011, 02:37   #4
yusuf buzgan

 
Varsayılan

Sosyal hukuk anlayışı hukukun amacını toplumsal menfaatlerin dengelenmesi olarak belirlemekle bilimsellikten uzaklaşsa bile, bu, amaç ve değer sorusunu bilimsel hukuk düşüncesinin dışında bıraktığı için hukuk alanında tek bilimsel akımı temsil ettiğini iddia eden saf biçimci teorilerin haklılığının kesin kanıtı değildir.

Bunun açıklaması nasıl olabilir?
soru:
sosyal hukuknalayısının hukukun amacının toplumsal menfaatlerı dengelemek olarak acıklaması hukuku neden bılımsellıkten uzaklastırsın kı?
hukuk alanında bilimsel (biçimci)teoriler yahut terorisyenler hukukun amacını nasıl acıklıyorlar ki?
Dogal hukuk deneye tabi olmayan dogal kendiliğinden değil de; modern hukuk, yahut hukukun aslında bılımsel temellere(akla mantıga ve deneye tabı tutulabılen ve her kosulda, zamanda aynı sonucu veren bır dısıplın oldugunu dusunenler) HUKUKU DENEYE MI TABI TUTUYORLAR
Old 18-11-2011, 16:43   #5
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

Konu, inceleme ve araştırmayı gerektirdiği gibi,kapsamlı olup, tartışmaya açık bulunduğundan, merhum Prof. Adnan Güriz'in Hukuk Felsefesi ile Prof. Hamide Topçuoğlu'nun Hukuk Sosyolojisi isimli dev eserlerinin söz konusu olduğunu ifade etmek isterim. Kolay gelsin...
Old 19-02-2015, 10:36   #6
Töre

 
Varsayılan

-vicdanları rahatlatmayan hukuk mülgadır.
-hukuk, adaleti amaçlamalıdır.
-olması gereken, adalet, doğal hukuk asıldır. mer'i kanunlar (hukuk) sadece ve sadece düzenlemedir, adil olmaları gerekmez... devlet zoru ile halkı şekillendirirmenin bir aracıdırlar.
-hukuk milletlere özgüdür, yani her milletin hukuku farklıdır, farklı olmalıdır. bu tarihsel bir sürecin sonucudur. her milletin başından geçenler farklı olduğu için verdikleri cevaplar da farklıdır. bu da hukukun farklılaşmasını sağlar. Evrensel hukuktan kastedilen "insan vicdanı" ise bu çok kısıtlı bir alanı kapsar. geri kalanı milletlerin kültürleri, tarihsel süreçleri doldurur.
son zamanlarda "evrensel hukuk" adı altında tüm dünya milletlerini aynılaştırma, bir birine benzetme çalışmaları yapılmaktadır.
örneğin;
A milleti hırsızlığa çok ağır cezalar verirken, B milleti çok hafif ceza verebilir veya hiç vermeyebilir. bu farklılık milletlerin tarihinde başlarından geçen olaylarla alakalıdır...
evrensel hukuk safsatasıyla, bu milletlere aynı cezaları verdirmeye, onların farklılıklarını yok etmeye, bir birlerine benzeştirmeye çalışılmamalıdır.
bu tip zorlamalar, Dünya vatandaşlığı hesabı yapan, küresel hegomonyanın bir oyunundan başka bişey değildir...
-hukuk, milli olmalıdır. her hukuk kuralı, halkta karşılığını bulmalı ve vicdanları tatmin etmelidir. hukuk, devlet zoruyla halkı dönüştürmenin aracı olarak kullanılmamalıdır. hiç bir millet başka bir millete benzemek zorunda değildir. bir suça aynı cezayı vermek hatta, o eylemi suç sayıp saymamak konusunda diğer milletler gibi davranmak zorunda da değildir !
Old 20-02-2015, 10:07   #7
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Töre
-vicdanları rahatlatmayan hukuk mülgadır.
-hukuk, adaleti amaçlamalıdır.
-olması gereken, adalet, doğal hukuk asıldır. mer'i kanunlar (hukuk) sadece ve sadece düzenlemedir, adil olmaları gerekmez... devlet zoru ile halkı şekillendirirmenin bir aracıdırlar.
-hukuk milletlere özgüdür, yani her milletin hukuku farklıdır, farklı olmalıdır. bu tarihsel bir sürecin sonucudur. her milletin başından geçenler farklı olduğu için verdikleri cevaplar da farklıdır. bu da hukukun farklılaşmasını sağlar. Evrensel hukuktan kastedilen "insan vicdanı" ise bu çok kısıtlı bir alanı kapsar. geri kalanı milletlerin kültürleri, tarihsel süreçleri doldurur.
son zamanlarda "evrensel hukuk" adı altında tüm dünya milletlerini aynılaştırma, bir birine benzetme çalışmaları yapılmaktadır.
örneğin;
A milleti hırsızlığa çok ağır cezalar verirken, B milleti çok hafif ceza verebilir veya hiç vermeyebilir. bu farklılık milletlerin tarihinde başlarından geçen olaylarla alakalıdır...
evrensel hukuk safsatasıyla, bu milletlere aynı cezaları verdirmeye, onların farklılıklarını yok etmeye, bir birlerine benzeştirmeye çalışılmamalıdır.
bu tip zorlamalar, Dünya vatandaşlığı hesabı yapan, küresel hegomonyanın bir oyunundan başka bişey değildir...
-hukuk, milli olmalıdır. her hukuk kuralı, halkta karşılığını bulmalı ve vicdanları tatmin etmelidir. hukuk, devlet zoruyla halkı dönüştürmenin aracı olarak kullanılmamalıdır. hiç bir millet başka bir millete benzemek zorunda değildir. bir suça aynı cezayı vermek hatta, o eylemi suç sayıp saymamak konusunda diğer milletler gibi davranmak zorunda da değildir !
Sayın Töre,
* linç vicdanları rahatlatan bir eylemdir. Bir hukuk sistemi vicdanları rahatlatıyor gerekçesi ile linci legal olarak mı görmelidir.
* olması gereken, adalet, doğal hukuk asıldır. diye belirtiyorsunuz. Daha sonra hukuk milletlere özgüdür, yani her milletin hukuku farklıdır, farklı olmalıdır. diye yazıyorsunuz. Bu iki ifade arasında bir çelişki mi var, yoksa 'her milletin kendisine has bir doğal hukuku' mu var sizce?
* yazdıklarınızın doğru olduğundan yola çıkarsak: Suudi Arabistan, Arabistandaki Emirlikler, Mısır, Irak, Suriye ve daha birçak Arap devleti değişik devletlerdir ama millliyet olarak hepsi Araptır. Hepsinin ortak bir 'Arap Milli Hukuku' olması gerekmez mi? Neden herbirisinin diğerinden ayrı hukukları var?
* Bir önceki soruya İslam hukuku cevabını mı vereceğiz?
* zannetmiyorum, çünkü bu cevap teorinizle çatışır?
* Ayrıca: Bir İslam Hukuku olabileceğini teoriniz zaten kabul etmiyor?
* Bir devlet içinde değişik milletlerden halk grupları varsa, bunların hangisinin hukukları geçerli olacak?
* Yazdıklarınız kendisine has özel bir teoriye mi dayanıyor, yoksa hukuk fakültesinde mi öğrendiniz?
* Yazdıklarınızı destekliyen başka teorik bir kaynak var mı?

Saygılarımla
Old 10-03-2015, 01:02   #8
KAR

 
Varsayılan

Tabi hukuk bir ütopyadır. Dünya durdukça, hukukun değişimi durmayacaktır. Bu sebeple, ikinci sorunun cevabı afaki olur.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
işe iade ile ilgili kafama takılanlar var ali ekmekçi Meslektaşların Soruları 7 05-12-2008 01:09
hukuk felsefesi ve sosyolojisi hukukankara Hukuk Lisans Eğitimi 5 22-02-2008 20:07
hukuk sosyolojisi açisindan hukuk ve ideoloji lawyergirl Hukuk Soruları Arşivi 5 25-12-2006 23:07


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03668189 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.