Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Usulüne uygun tutulmayan defterlerin kanıt olması hakkında...

Yanıt
Old 03-08-2011, 13:58   #1
Av.Hatice Sarıbardak

 
Varsayılan Usulüne uygun tutulmayan defterlerin kanıt olması hakkında...

Müvekkil ve davalı Ltd.şirket.Delil olarak müvekkilin ticari defterlerine dayanamıyorum çünkü yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tastikleri yok.Karşı tarafın defterlerine dayandığım noktada da çok yüksek bir ihtimalle yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tastikleri yok,dolayısıyla usulüne uygun olarak tutulmamış. Ancak bu durumda karşı tarafın defterlerinde karşı tarafın lehine bizim aleyhimize bilgiler mevcut ise defter kayıtlarının aksini sırf karşı tarafın defterleri kanuna uygun bir şekilde tutulmamıştır diyerek başka delil sunarak ispatlayabilir miyiz?Bu konuda Yargıtay Kararı bulamadım.Şimdiden teşekkür ederim.
Old 03-08-2011, 15:17   #2
Hasan Coşkun

 
Varsayılan

YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ

Tarih : 13.10.1997

Esas No : 1997/6251
Karar No : 1997/6871

KAR PAYI ALACAĞI
TİCARİ DEFTERLERİN İSPAT KÜLFETİ
USULSÜZ TUTULAN DEFTER KAYITLARI
ŞİRKETE AİT BELGELERİN İSPAT DEĞERİ

ÖZET
USULSÜZ TUTULAN DEFTER KAYITLARI, DAVALI LEHİNE DELİL TEŞKİL ETMEZ.

DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesince verilen 19.6.1996 tarih ve 1665-148 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, birleşen dava ile müvekkilinin davalı şirketin %l0 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalı Neşat'ın ise %90 payına sahip olmakla beraber, 1990-1991-1992-1993-1994 ve 1995 yıllarının kar payını müvekkiline vermediğini ileri sürerek şimdilik 500 milyon TL kar payı alacağının davalılardan reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, kar dağıtımına ortaklar kurulunun karar verebileceğini, şirketin davacının konut, araç bedellerini, sigorta primlerini ödediğini, alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 1990-1995 yıllarındaki kar payı dağıtımının yapılmadığı, davacının toplam kar payı alacağının 14.468.825 TL olduğu gerekçesiyle, asıl davada 2.911.099 TL'nın 23.11.1994 tarihinden itibaren %64 ve değişen oranlarda, birleşen davada 11.557.727 TL'nın 8.3.1996 tarihinden itibaren %57 reeskont faiziyle davalı şirketten tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, davacının itirazları üzerine alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda, şirketin giderlerine ilişkin faturaların ibraz edilmediği, davalı şirket DEFTERlerinin USULSÜZ tutulduğu belirtilmiştir. TTK'nun 69/2.maddesi uyarınca USULSÜZ tutulan DEFTER kayıtları, davalı lehine delil teşkil etmez. Nitekim davacı 7.12.1995 ve 20.5.1996 tarihli dilekçeleriyle şirket giderlerinin USULSÜZ olarak yüksek gösterilmek ve müvekkilinin kar payını düşürmek üzere alınmış gider belgeleri olduğunu ileri sürmüş, belgeler ibraz edilmediğinden de bu hususta inceleme yapılamamıştır.

O halde gider belgelerinin de ibrazı için davalı tarafa süre verilerek, bu belgelerin ibrazı istenilmeli, aksi halde belge ibrazından kaçınmış sayılacağı ihtarla ibrazı halinde de uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, gider belgelerinin şirket giderlerine ilişkin olup olmadığı, miktarları itibarı ile kadri marufunda olup olmadığının gözönünde tutularak iddia ve savunma çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.1997 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 04-08-2011, 09:22   #3
yılmazkan

 
Varsayılan

Ticari defterler ancak usulune uygun tutulmuşsa sahibi lehine delil oluşturur. Defter usule uygun olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil oluşturur. Olayınızda her iki tarafında defterleri usule uygun olmadığından kendi lehlerine delil oluşturmayacak, aleyhlerine ise delil oluşturabilecektir. Ticari defterlerdeki kayıtların aksi diğer yasal delillerle ispatlanabilir. Olayınızda iddialarınızı defterler haricindeki yasal delillerle ispatlamak imkanınınız vardır. Ancak yeni Hukuk Muhakemeleri Kanununda ticari defterlere ilişkin yeni hükümler getirdiler. Madde 222 ve devamını incelemeniz faydalı olabilir.
Old 08-08-2011, 04:32   #4
AV.HARUN UYANIKOĞLU

 
Varsayılan

Her ne kadar kapanış tasdiki yapılmamış ise de kendi defterlerinize delil olarak muhakkak dayanın.Şirketler genelde kapanış tasdiki yaptıramıyor.Karşı tarafınızda yaptırmamış olabilir.Bu durumda mahkemeler tamamlayıcı yemin yaptırarak ticari defterlerinize itibar etmektedir.TTK tamamlayıcı yemin maddesine bakınız.Size yardımcı olabilir kanaatindeyim
Old 08-08-2011, 22:23   #5
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın Av. Hatice Çolak,

Alıntı:
Yazan Av.Hatice Çolak
Müvekkil ve davalı Ltd.şirket.Delil olarak müvekkilin ticari defterlerine dayanamıyorum çünkü yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tastikleri yok.Karşı tarafın defterlerine dayandığım noktada da çok yüksek bir ihtimalle yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tastikleri yok,dolayısıyla usulüne uygun olarak tutulmamış. Ancak bu durumda karşı tarafın defterlerinde karşı tarafın lehine bizim aleyhimize bilgiler mevcut ise defter kayıtlarının aksini sırf karşı tarafın defterleri kanuna uygun bir şekilde tutulmamıştır diyerek başka delil sunarak ispatlayabilir miyiz?Bu konuda Yargıtay Kararı bulamadım.Şimdiden teşekkür ederim.

Koyulaştırdığım kısımdan kastınız TTK m.83 anlamında (...Taraflardan biri hasmın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş iken hasmı ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse, mahkeme, defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir. ) kanıt hasrı ise; "...Davacı karşı yanın ticari defterleriyle yetineceğini bildirmekle artık bu bildirimi dışındaki kayıtların tersini başka kanıtlarla tanıtlama (ispat) olanağından yoksun kalmıştır. Böylece davacı, davalı defterlerinde ifadesini bulan bildirimlere itibar edeceğini kabul etmiş olmaktadır... (Yargıtay 19 HD, 31.10.2000 T., 2000/4525 E., 2000/7301 K.)".

Saygılar...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Usulüne uygun kefalet ve taahhüt örneği ?kefalet harcı hesaba eklenmeli mi? denipre Meslektaşların Soruları 5 14-10-2010 11:56
usulüne uygun açılmayan davada feragat geçerli mi? Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 04-06-2007 15:40
Usulüne Uygun Mal Beyanı Dilekçesi Brusk Meslektaşların Soruları 4 16-04-2007 14:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04209590 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.