Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Manevi Tazminat Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Yanıt
Old 14-03-2009, 15:08   #1
avcerensenatelli

 
Varsayılan Manevi Tazminat Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Sayın meslektaşlarımiayrıntılı bir şekilde bakmış olmama rağmen cevabı bulamadım. Manevi tazminat kararları kesinleşmeen icraya konulabilir mi?(Sözkonusu manevi tazminat basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklı bir manevi tazminat kararı)
Şimdiden teşekkür ederim
Old 14-03-2009, 16:45   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avcerensenatelli
Sayın meslektaşlarımiayrıntılı bir şekilde bakmış olmama rağmen cevabı bulamadım. Manevi tazminat kararları kesinleşmeen icraya konulabilir mi?(Sözkonusu manevi tazminat basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklı bir manevi tazminat kararı)
Şimdiden teşekkür ederim

Sözettiğiniz ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Manevi tazminat, boşanma davasının eki niteliğinde olsa idi, konulamayacaktı.

Örnek içtihatlar:

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2005/19877
K:2005/23349
T:28.11.2005

1086 s. Yasa m. 443/4
2004 s. Yasa m. 32


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği gorüşülüp düşünüldü:
KARAR : Kural olarak boşanma ilamıyla birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, boşanma kararının eklentisi olması sebebiyle ilam kesinleşmeden takibe konu edilmesi mümkün değildir. somut olayda, takibe konulan ilamın boşanmadan ayrı ve ondan sonra acılıp karara bağlanan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Takip dayanağı olan Bagcılar Aile Mahkemesi'nin 29.04.2005 tarih ve 2004/526 esas 2005/529 karar sayılı ilamda icra mahkemesinin kabulünün aksine boşanma ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu ilamın boşanma hükmünun kesinlesmesınden sonra verilen ve sadece tazminata ilişkin olduğunun saptanması halinde onun infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerekli değildir. alacaklı vekili temyiz dilekçesinde boşanma davasının daha önce Bağcılar Aile Mahkemesi'nin 2003/1711 esas sayılı dosyası ile gorüldüğünu ve boşanmaya ilişkin verilen kararın 09.02.2004 tarihinde kesinleştiğini açıklamıştır.
O halde, mahkemece durusma acılıp takip dayanagı ılamda boşanmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı da gözetilerek önceden verilen ve kesinleşen bir boşanma kararının bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 28.11.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2001/12-206
K:2001/217
T:28.02.2001

DAVA: Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dölayı yapılan yargılana sonunda; İzmir 2. İcra Tetkik Merciince şikayetin reddine dair verilen 08.06.2000 gün ve 2000/334 E-560 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetci borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 21.09.2000 gün ve 2000/12169-13235 sayılı ilamiyle; ... Manevi tazminat yonünden karar bozulmuş olmakla takip tarihinde bu konuda hüküm bulunmadığından şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece onceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Şikayetçi Borclu vekili
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlasıldıktan ve dosyadakı kagıtlar okunduktan sonra geregi gorüşüldü:
KARAR: Dava şikayete ilişkindir.
Somut olayda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin karar kesinleşmeden takibe konulmuş şikayetci bu nedenle takibin iptalini istemiştir.
Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen manevi tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle boşanma ilamı kesinlesmeden takıp yapılması mümkun değildir. Ancak; somut olayın özelliğine göre takibe konu ilamın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınması karşısında kesinleşmesi gerekmediğinden usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Şikayetçi-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 28.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.


Old 16-03-2009, 09:22   #3
av.semire nergiz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avcerensenatelli
Sayın meslektaşlarımiayrıntılı bir şekilde bakmış olmama rağmen cevabı bulamadım. Manevi tazminat kararları kesinleşmeen icraya konulabilir mi?(Sözkonusu manevi tazminat basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklı bir manevi tazminat kararı)
Şimdiden teşekkür ederim

Gayrımenkulun aynına ilişkin davalar ile nüfus davaları dışında verilen tüm kararlar kesinleşmeden de icraya konulabilir.
Tazminata ilişkin kararınızı icraya koyabileceğiniz gibi kararın kesinleşmesini de bekliyebilirsiniz.
Old 16-03-2009, 13:11   #4
fozyilmaz

 
Varsayılan

Manevi tazminat davanıza ilişkin ilam kesinleşmeden icraya konulabilir.Fakat kesinleşmesi gereken kararlardan olmamasına rağmen icra yetkilileri kararı kesinleştirelim şeklinde beyanlarda bulunabiliyor.saygılarımla
Old 23-03-2016, 17:27   #6
alphukuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Sözettiğiniz ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Manevi tazminat, boşanma davasının eki niteliğinde olsa idi, konulamayacaktı.

Örnek içtihatlar:

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2005/19877
K:2005/23349
T:28.11.2005

1086 s. Yasa m. 443/4
2004 s. Yasa m. 32


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği gorüşülüp düşünüldü:
KARAR : Kural olarak boşanma ilamıyla birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, boşanma kararının eklentisi olması sebebiyle ilam kesinleşmeden takibe konu edilmesi mümkün değildir. somut olayda, takibe konulan ilamın boşanmadan ayrı ve ondan sonra acılıp karara bağlanan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Takip dayanağı olan Bagcılar Aile Mahkemesi'nin 29.04.2005 tarih ve 2004/526 esas 2005/529 karar sayılı ilamda icra mahkemesinin kabulünün aksine boşanma ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu ilamın boşanma hükmünun kesinlesmesınden sonra verilen ve sadece tazminata ilişkin olduğunun saptanması halinde onun infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerekli değildir. alacaklı vekili temyiz dilekçesinde boşanma davasının daha önce Bağcılar Aile Mahkemesi'nin 2003/1711 esas sayılı dosyası ile gorüldüğünu ve boşanmaya ilişkin verilen kararın 09.02.2004 tarihinde kesinleştiğini açıklamıştır.
O halde, mahkemece durusma acılıp takip dayanagı ılamda boşanmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı da gözetilerek önceden verilen ve kesinleşen bir boşanma kararının bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 28.11.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2001/12-206
K:2001/217
T:28.02.2001

DAVA: Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dölayı yapılan yargılana sonunda; İzmir 2. İcra Tetkik Merciince şikayetin reddine dair verilen 08.06.2000 gün ve 2000/334 E-560 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetci borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 21.09.2000 gün ve 2000/12169-13235 sayılı ilamiyle; ... Manevi tazminat yonünden karar bozulmuş olmakla takip tarihinde bu konuda hüküm bulunmadığından şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece onceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Şikayetçi Borclu vekili
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlasıldıktan ve dosyadakı kagıtlar okunduktan sonra geregi gorüşüldü:
KARAR: Dava şikayete ilişkindir.
Somut olayda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin karar kesinleşmeden takibe konulmuş şikayetci bu nedenle takibin iptalini istemiştir.
Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen manevi tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle boşanma ilamı kesinlesmeden takıp yapılması mümkun değildir. Ancak; somut olayın özelliğine göre takibe konu ilamın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınması karşısında kesinleşmesi gerekmediğinden usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Şikayetçi-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 28.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.



T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/5757
K. 2013/9646
T. 20.6.2013

* TAKİBİN İPTALİ (Aile ve Kişiler Hukukuna Dair Hükümlerin Kesinleşmedikçe İcra Edilemeyeceği - Takibe Dayanak İlamda Şahsın Hukuku Babında Düzenlenen Kişilik Haklarına Saldırı Sebebiyle Manevi Tazminata Hükmedildiği/Şikayetin Kabulüne Karar Verileceği)

* KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLEN İLAMIN İCRAYA KONULMASI (Kişiler Hukukuna Dair Hükümlerin Kesinleşmeden İcraya Konamayacağı - Takibin İptaline Karar Verilmesi Gerektiği/İlamın Kesinleşmediği)

* AİLE VE KİŞİLER HUKUKUNA DAİR HÜKÜMLER (Kesinleşmedikçe İcra Edilemeyecekleri - Kişilik Haklarına Saldırı Sebebiyle Manevi Tazminata İlişkin İlamın Kesinleşmeden İcraya Konamayacağı/Borçlunun Takibin İptali Şikayetinin Kabulü Gerektiği)

* KARARIN KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAĞI (Aile ve Kişiler Hukukuna Dair Hükümlerin Kesinleşmedikçe İcra Edilemeyeceği - İlamda Şahsın Hukuku Babında Düzenlenen Kişilik Haklarına Saldırı Sebebiyle Manevi Tazminata Hükmedildiği)

4721/m.24

1086/m.443

ÖZET : Dava, takibin iptaline ilişkindir. Takibe dayanak ilamda, şahsın hukuku babında düzenlenen kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminata hükmedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Aile ve kişiler hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:

KARAR : Borçlu aleyhine Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/2 Esas ve 2012/336 Karar sayılı manevi tazminat ilamına dayalı olarak ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, müvekkili aleyhine hükmedilmiş olan manevi tazminat kararının henüz kesinleşmediğini, kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, ilamın kişilik haklarına saldırı sebebiyle açılan tazminat davası sonucu hükmedilen manevi tazminat alacağı olduğu, kesinleşmesinin gerekmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

H.U.M.K.nun 443. maddesinde belirtildiği üzere, ancak gayrimenkule ve buna müteallik ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler katiyet kesbetmedikçe icra olunamazlar.

Takibe dayanak ilamda, şahsın hukuku babında düzenlenen M.K.nun 24 vd. maddelerine göre kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminata hükmedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Aile ve kişiler hukukuna (M.K. 8-494 md.) dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez (H.U.M.K. 443/4 md.). Bu durumda Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366. ve 6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca H.U.M.K.nun 388/4. (H.M.K.m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 26-06-2016, 17:12   #7
alphukuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Sözettiğiniz ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Manevi tazminat, boşanma davasının eki niteliğinde olsa idi, konulamayacaktı.

Örnek içtihatlar:

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2005/19877
K:2005/23349
T:28.11.2005

1086 s. Yasa m. 443/4
2004 s. Yasa m. 32


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği gorüşülüp düşünüldü:
KARAR : Kural olarak boşanma ilamıyla birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, boşanma kararının eklentisi olması sebebiyle ilam kesinleşmeden takibe konu edilmesi mümkün değildir. somut olayda, takibe konulan ilamın boşanmadan ayrı ve ondan sonra acılıp karara bağlanan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Takip dayanağı olan Bagcılar Aile Mahkemesi'nin 29.04.2005 tarih ve 2004/526 esas 2005/529 karar sayılı ilamda icra mahkemesinin kabulünün aksine boşanma ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu ilamın boşanma hükmünun kesinlesmesınden sonra verilen ve sadece tazminata ilişkin olduğunun saptanması halinde onun infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerekli değildir. alacaklı vekili temyiz dilekçesinde boşanma davasının daha önce Bağcılar Aile Mahkemesi'nin 2003/1711 esas sayılı dosyası ile gorüldüğünu ve boşanmaya ilişkin verilen kararın 09.02.2004 tarihinde kesinleştiğini açıklamıştır.
O halde, mahkemece durusma acılıp takip dayanagı ılamda boşanmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı da gözetilerek önceden verilen ve kesinleşen bir boşanma kararının bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 28.11.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2001/12-206
K:2001/217
T:28.02.2001

DAVA: Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dölayı yapılan yargılana sonunda; İzmir 2. İcra Tetkik Merciince şikayetin reddine dair verilen 08.06.2000 gün ve 2000/334 E-560 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetci borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 21.09.2000 gün ve 2000/12169-13235 sayılı ilamiyle; ... Manevi tazminat yonünden karar bozulmuş olmakla takip tarihinde bu konuda hüküm bulunmadığından şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece onceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Şikayetçi Borclu vekili
Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlasıldıktan ve dosyadakı kagıtlar okunduktan sonra geregi gorüşüldü:
KARAR: Dava şikayete ilişkindir.
Somut olayda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin karar kesinleşmeden takibe konulmuş şikayetci bu nedenle takibin iptalini istemiştir.
Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen manevi tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle boşanma ilamı kesinlesmeden takıp yapılması mümkun değildir. Ancak; somut olayın özelliğine göre takibe konu ilamın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınması karşısında kesinleşmesi gerekmediğinden usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Şikayetçi-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 28.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.


Merhaba Kıymetli meslektaşlarım;
Sayın Cengiz Aladağın konu ile ilgili paylaştığı kararların aksi yönündeki kararı 2013 yılında paylaşmışım.Paylaştığım kararda manevi tazminatın (boşanmanın eki olup olmadığına bakılmaksızın) şahsın hukukunu ilgilendirdiğinden kesinleşmeden icraya konulamayacağı yönünde.Konu ile ilgili yeni tarihli bir karar var mıdır?Yardımlarınız için teşekkür ederim.
Old 01-07-2016, 21:35   #8
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin konuya ilişkin son kararı:
"..İlam; basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat alacağına ilişkindir.

Tarafların şahsı ya da ailevi yapılarına ilişkin hukuki durumlarında bir değişiklik yaratmayan, sonuçları itibariyle ancak tarafların mal varlığını etkileyen ilamlar, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi kesinleşmeden icraya konulması mümkündür.

Şikayetin reddine karar verilmelidir."
Şeklindedir.

Kararın tamamı için: http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=16500

Karar bence isabetlidir. Saygılarımla,
Old 23-03-2017, 10:38   #9
tiryakim

 
Varsayılan

Maddi-Manevi Tazminatın İcrası
17 Nisan 2009 ·

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

E. 2008/12-656
K. 2008/638
T. 22.10.2008

• BOŞANMA İLAMI ( Boşanma Yönünden Kesinleşen Karardaki Maddi ve Manevi Tazminat Alacakları İçin Kesinleşme Koşulu Aranmaksızın İcra Takibi Yapılabileceği )

• KESİN HÜKÜM ( Boşanma Yönünden Kesinleşen Karardaki Maddi ve Manevi Tazminat Alacakları İçin Kesinleşme Koşulu Aranmaksızın İcra Takibi Yapılabileceği )

• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Boşanma Yönünden Kesinleşen Karardaki Bu Alacaklar İçin Kesinleşme Koşulu Aranmaksızın İcra Takibi Yapılabileceği )

• İLAMIN KISMEN KESİNLEŞMESİ ( Boşanma Yönünden Kesinleşen Karardaki Maddi ve Manevi Tazminat Alacakları İçin Kesinleşme Koşulu Aranmaksızın İcra Takibi Yapılabileceği )

2004/m. 36
1086/m. 443, Geç.3

ÖZET : İstek, icra müdürlüğü işlemini şikayete ilişkindir. Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra edilemez. Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminat, boşanma kararının eklentisi olması sebebiyle boşanma ilamı kesinleşmeden icraya verilemez. Ancak boşanma yönünden kesinleşen karardaki maddi ve manevi tazminat alacakları için kesinleşme koşulu aranmaksızın icra takibi yapılabilir. Dosya kapsamından, boşanma hükmünün kesinleştiği, ancak boşanmaya bağlı olarak hükmedilen alacakların kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda maddi ve manevi tazminata ilişkin alacaklar için kesinleşmeden icra takibi yapılabilir. Açıklanan nedenlerle, borçlunun şikayetinin reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nce şikayetin kabulüne dair verilen 11.02.2008 gün ve 2008/59-57 sayılı kararın incelenmesi karşı taraf/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2008 gün ve 2008/7485-10219 sayılı ilamı ile;

( … Kural olarak boşanma ekinde verilen maddi-manevi tazminat HUMK’nun 443. maddesi gereğince kesinleşmeden takibe konulamaz. Ancak, boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi halinde tazminata ilişkin hükmedilen alacağın tahsili için kesinleşme aranmaz. Keza tedbir niteliğinde verilen nafakanın da tahsili için kesinleşmesi gerekmez. Mahkemece açıklanan nedenlerle istemin reddi yerine kabulü isabetsizdir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İstek, icra müdürlüğü işlemini şikayete ilişkindir.

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı takibe girişilerek, boşanma bölümü kesinleşen ilama dayanılarak ilamda yer alan 10.000,00.- YTL maddi ve 5.000,00..YTL manevi tazminat taleplerini içerecek şekilde, ancak bu kalemler açıklanmadan 15.000,00.- YTL asıl alacak ve 112,50.- YTL işlemiş faizi, 900,00.- YTL ilam vekalet ücreti, 162,40.- YTL yargılama gideri ve 2,00.- YTL bakiye karar harcı ve 8,00.YTL posta pulundan oluşan masrafları ile birlikte toplam 16.184,90.-YTL alacağın icra gideri, icra ücreti vekaleti, takip tarihinden başlayacak yasal faizi ile ve Perihan için her ay işleyecek aylık 100,00.-YTL yoksulluk nafakası ve küçük Nida için her ay işleyecek 100,00.- YTL iştirak nafakası ile birlikte tahsili istenmiştir.

Eldeki şikayet ile, kararın boşanma davası yönünden kesinleştiği, ancak maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün kesinleşmediği ve temyiz edildiği, dayanak mahkeme kararında maddi ve manevi tazminatın, kararın kesinleşmesinden sonra yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiği yolunda hüküm bulunduğu, buna rağmen karar kesinleşmeden icraya konulduğu, bu bakımdan yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden takibin iptali talep edilmiştir.

Mahkemece “İlama aykırı takip yapıldığı yönündeki şikayetin kabulü ile, Manisa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/879 esas sayılı dosyasında borçlu Recep hakkında yapılan ilamlı icra takibinin iptaline “karar verilmiştir.

Karşı taraf/alacaklı vekilinin temyizi üzerine özel dairece karar, “Boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi halinde tazminata ilişkin hükmedilen alacağın tahsili için kesinleşme aranmayacağı, keza tedbir niteliğinde verilen nafakanın da tahsili için kesinleşmesi gerekmediği, mahkemece açıklanan nedenlerle şikayetin reddi yerine kabulünün isabetsiz olduğu” gerekçesiyle, bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü temyize karşı taraf/alacaklı vekili getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; takip dayanağı ilamın boşanmaya ilişkin bölümünün kesinleşmiş olması karşısında, ilamda yer alan, ancak kesinleşmeyen maddi ve manevi tazminat ile tedbir nafakası vs kalemlerin kesinleşmeleri beklenmeden tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 443. maddesinin ortaya konulmasında yarar vardır. Anılan maddede:

“Temyizi dava icrayı tehir etmez. Ancak müstedi indettemyiz haksız çıktığı takdirde mahkümunbihi eda ve teslim edeceğine dair kefaleti kaviye göstermek veyahut mahkumunbih olan nukut ve eşyayı bir mevkii resmiye depozito etmek veya hasmı tarafından emval ve emlaki haczedilmiş olmak şartiyle mahkeme temyiz talep üzerine müstacelen icranın tehirine karar verebilir ( ilgili madde İİK m. 36 ).

Müstedi Devlet ise veya müzahereti adliyeye ( m. 465-472 ) nail olup da davanın ve hükmün mahiyetine ve ahvali saireye nazaran icranın tehiri icap ediyorsa bila teminat icranın tehirine karar verilebilir.

Nafaka hükümleri müstesnadır.

Gayrimenkule ve buna müteallik ayni haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler kat’iyet kesbetmedikçe icra olunamaz.

Hükmün kesinleştiği ilamın altına veya arkasına yazılıp, tarih ve mahkeme mührü konmak ve mahkeme başkanı veya hakimi tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir” hükmü yer almaktadır.

Görülmektedir ki, kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konu edilmesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 443. maddesi karşısında mümkün değildir.

Boşanma kararının kesinleşmesi halinde ise bu ilamla birlikte hükmedilmiş olsa bile kesinleşmeyen maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün, takibe konu edilmesi olanaklıdır. Yine, tedbir niteliğinde hükmedilen nafakanın da takibe konu edilmesinde buna ilişkin hükmün kesinleşmesi aranmaz.

Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2001 gün ve 2001/12-206 Esas, 2001/217 Karar sayılı ilamında da vurgulanmıştır

Somut olayda; Manisa 1. Aile Mahkemesi’nin 2006/1001 Esas, 2007/567 Karar sayılı kararı boşanma yönünden kesinleşmiş; hükmün diğer kalemleri yönünden ise, temyiz edilerek 22.01.2008 tarihinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gönderilmiş olmakla karar takip tarihinde tazminatlar yönünden kesinleşmemiştir.

Görüldüğü üzere, kesinleşmeden icra olunamayacağı belirgin olan boşanma hükmü kesinleşmiş; bu hükme bağlı olarak hükmedilen ancak temyize konu edilmekle kesinleşmemiş olan diğer alacak kalemleri ise, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile birlikte, kesinleşip kesinleşmediklerine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir.

Bu durum karşısında, mahkemece Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen bozma ilamına uyulmak gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle şikayetin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Karşı taraf/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.10.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Karar Kesinleşmeden Karşı Vekalet Ücreti İcra Takibine Konulabilir mi? av.suleyman Meslektaşların Soruları 47 15-01-2019 11:56
Boşanma-Kusur-Maddi -Manevi Tazminat Yargıtay Kararları Av.Habibe YILMAZ KAYAR Aile Hukuku Çalışma Grubu 64 10-01-2019 14:16
İcra hakimliği kararları kesinleşmeden icraya konulabilir mi? nihanbil Meslektaşların Soruları 19 14-11-2016 15:07
Vekalet ücreti kesinleşmeden icraya konulabilir mi? fatoskayaismi Meslektaşların Soruları 5 01-04-2014 10:07
Kesinleşmeden İcraya Konulan İcra Emri köktaş Meslektaşların Soruları 1 28-05-2008 10:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04966998 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.