Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Konumuz : Hukukçular Biz bizi konuşuruz! Konusu "hukukçular" olan ve diğer alanların konusu içine girmeyen sohbetlerimiz için.

Arzuhalcilere Karşı Birliktelik Çağrısı

Yanıt
Old 12-03-2007, 13:01   #1
ad-hoc

 
Önemli Arzuhalcilere Karşı Birliktelik Çağrısı

İstanbul Barosu'na ait birkaç baro meclis tutanağında denk geldim. Bazı meslektaşlarımız sürekli arzuhalcilerden yakınmakta ve baronun harekete geçmesini istemekteydiler. Bunun üzerine yine bazı meslektaşlarımızla görüştüm. Kendilerinin Baro'ya durumu bildirdiğini fakat baronun hiçbir şey yapmadığını belirttiler. Oysaki Baronun asli görevleri arasında arzuhalcilerle mücadele vardır ve aksi görevi ihmaldir. Birliktelik oluşturup hep beraber Arzuhalcilere karşı mücadelemizi başlatalım demek isterim. Bugün arzuhalciler hakkında Şişli Adliyesi'nde mevcut suç duyurusu başvuruları vardır. Elinizi taşın altına koyun ve mesleğinize sahip çıkın, çünkü gün gelecek arzuhalciler yüzünden biz de camlarımıza malesef bazı meslektaşlarımızın meslek etiğini hiçe sayarak astığı gibi "Dilekçe Yazılır" levhaları asacağız.
Old 13-03-2007, 03:38   #2
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Bir hukuk fakültesi öğrencisi olarak henüz avukatlık bilincini kavrayamamamla beraber bir kaç yorum getirmek ve soru sormak istiyorum..

1-Avukatın; camına "dilekçe yazılır" demesi neden etiğe aykırıdır.Sonuçta bu bir meslek ve para için yapılıyor.Ayrıca dilekçe yazmak bildiğim kadarıyla hayasızca bir iş de değil! Ne yapsınlar; aç mı kalsınlar? Peki uygun olmayabilir ancak etiğe aykırı demek fazla ağır bir söz!
2-Arzuhalcilere karşı ne gibi yaptırımlar öngörüyorsunuz Sayın "elini taşın altına koyacak kadar gözünü karartmış avukatlar" ?
3-Haydi arzuhalcileri kaldırttınız diyelim.Bunu bir amaç uğruna yapacaksınız.Nedir bu =>Para yada daha çok para kazanmak. Tabi ki "etik" bazı sebeplerde olacaktır ancak bir çoğunuz - çoğumuz için aslolan sebebin para olacağı malum. Peki dilekçeleri arzuhalciye yazdıramayan şahıs aynı dilekçe örneğini internetten bulamayacak mı?BULACAK! E o zaman ne gereği var arzuhalciyi kaldırtmanın?Globalizmi unutmayın.Her bilgi her yerde mevcut.
4-Baronun bir kolluk kuvveti yok bildiğim kadarıyla.Yani arzuhalciyle mücadeleyi kendi başlarına yapamazlar.Gerekli mercilere talepte bulunulmuş ancak sonuç alınamamış. Bu durumda hala baro görevini ihmal etmiş mi oluyor?


Son olarak; yorumlarımı sadece dilekçe yazmak eylemini gözönünde bulundurarak yazdım. Eğer başka bir eylemleri daha varsa arzuhalcilerin ; o konular için konuşmuyorum..
Old 13-03-2007, 09:40   #3
egelihukukcu

 
Önemli oğuzhan'ın dikkatine!!!

sevgili oğuzhan kardeşim;henüz öğrenci olduğun için ve çalışmaya başlamadığın için bizim mesleğe arzuhalcilerin(yazıcıların)nasıl bir darbe vurduğunu anlayabileceğini sanmıyorum...bu mesleği tabiki zevk için yapmıyoruz,kabul etsek de etmesek de para için yapıyoruz!!!hergün onlarca müvekkilin sorunlarını dinlemek,duruşma salonlarında saatlerce beklemek....bunlar zevk için yapılacak işler değil yani bana gelen müvekkillerimden bir kaçı önce arzuhalcilere gidip dilekçe yazdırmışlar ardından bu işin sadece dilekçeyle hallolamayacağını anlayıp bana getirdiler ancak açılan bir davaya sonradan katılıp yapılan işi temizlemek emin ol hiç de kolay olmadı!!!her işin bi ağırlığı olmalıdır ve herkes kendi bildiği işi yapmalıdır...sadece dilekçe yazmakla hukuki menfaatler kazanılamaz ve korunamaz!bende kendi adıma onların yaptığı işe karşıyım ve asla olmaması gerektiği kanısındayım!Aç kalsamda asla ama asla camıma "dilekçe yazılır" yazmam...avukatlık taşıması ağır bir meslektir umarım anlatabilmişimdir...saygılar
Old 13-03-2007, 09:45   #4
Admin

 
Varsayılan

Sayın Oğuzhan Dayar,

Konumuzdaki Avukat kavramını Doktor, Arzuhalci Kavramını da Üfürükçü olarak değiştiriyor ve sizin mesajınızı sizin kelimelerinizle tekrar yazıyorum:

Alıntı:
Yazan Oğuzhan Dayar
Bir tıp fakültesi öğrencisi olarak henüz doktorluk bilincini kavrayamamamla beraber bir kaç yorum getirmek ve soru sormak istiyorum..

1-Doktorun; camına "reçete yazılır" demesi neden etiğe aykırıdır.Sonuçta bu bir meslek ve para için yapılıyor.Ayrıca reçete yazmak bildiğim kadarıyla hayasızca bir iş de değil! Ne yapsınlar; aç mı kalsınlar? Peki uygun olmayabilir ancak etiğe aykırı demek fazla ağır bir söz!
2-Üfürükçülere karşı ne gibi yaptırımlar öngörüyorsunuz Sayın "elini taşın altına koyacak kadar gözünü karartmış doktorlar" ?
3-Haydi üfürükçüleri kaldırttınız diyelim.Bunu bir amaç uğruna yapacaksınız.Nedir bu =>Para yada daha çok para kazanmak. Tabi ki "etik" bazı sebeplerde olacaktır ancak bir çoğunuz - çoğumuz için aslolan sebebin para olacağı malum. Peki reçeteleri üfürükçüye yazdıramayan şahıs aynı reçete örneğini internetten bulamayacak mı?BULACAK! E o zaman ne gereği var üfürükçüyü kaldırtmanın?Globalizmi unutmayın.Her bilgi her yerde mevcut.
4-Tabibler Birliğinin bir kolluk kuvveti yok bildiğim kadarıyla.Yani üfürükçüyle mücadeleyi kendi başlarına yapamazlar.Gerekli mercilere talepte bulunulmuş ancak sonuç alınamamış. Bu durumda hala Tabibler Birliği görevini ihmal etmiş mi oluyor?


Son olarak; yorumlarımı sadece reçete yazmak eylemini gözönünde bulundurarak yazdım. Eğer başka bir eylemleri daha varsa üfürükçülerin ; o konular için konuşmuyorum..

Mesajınızın altına hala imzanızı atıyor musunuz?
Old 13-03-2007, 11:18   #5
Tiocfaidh

 
Varsayılan

Alıntı:
Oysaki Baronun asli görevleri arasında arzuhalcilerle mücadele vardır ve aksi görevi ihmaldir.

Genel olarak konu hakkındaki serzenişlere katılıyorum. Ancak sayın Ad-Hoc'un bu ifadesinden pek bir şey anlayamadım. Kendisinden rica etsek Baroların asli görevlerini bir kaç kalemde sayarak, 'arzuhalcilerle mücadele'nin bu asli görevler arasındaki yeri ve önemini kısaca açıklayabilir mi acaba?

Saygılarımla
Old 13-03-2007, 11:19   #6
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın Admin Görüşleriniz ve Konuyu Dile Getiriş Tarzınız İçin Teşekkür Ederim
Old 13-03-2007, 11:24   #7
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın Tiocfadhi,
Anayasamızın 90.maddesi hükmüne göre ülkemiz yönünden bağlayıcı nitelikte olan, bu bağlamda avukatlar ve barolarla birlikte yargıçlar, savcılar, yürütme ve yasama organı tarafından dikkate alınması zorunlu bulunan Birleşmiş Milletlerin Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler/Havana Kuralları hükmü gereğince, avukatların görevlerini gereği gibi yerine getirmelerini sağlamak ve geliştirmek yürütme organının görevi olduğu gibi, avukatların meslek örgütleri olan Barolar; mesleki standartların ve meslek ahlakının yüceltilmesi, üyelerinin baskıya, haklarının yersiz olarak kısıtlanmasına ve ihlal edilmesine karşı korunması, ihtiyacı bulunan herkese adli hizmet sağlanması hususlarında görevli ve bütün bu konularda hükümet ve diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle adaletin ve kamu yararının gerçekleştirilmesinde yetkili ve görevlidirler.
Madde 76 - (Değişik fıkra: 02/05/2001 - 4667/46. md.) Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

(Değişik fıkra: 18/06/1997 - 4276/3 md.) Barolar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Şimdi soruyorum, Avukatlık mesleğinin arzuhalcilerce yapılmasını engellemek baroların asli görevi değil midir?
Old 13-03-2007, 12:17   #8
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
Peki dilekçeleri arzuhalciye yazdıramayan şahıs aynı dilekçe örneğini internetten bulamayacak mı?BULACAK! E o zaman ne gereği var arzuhalciyi kaldırtmanın?Globalizmi unutmayın.Her bilgi her yerde mevcut.


Nerede bu global dilekçeler? İnternet böyle bir bilgi kaynağı değil ki. Arzuhalciler de değil. Bunlar "bilgi" değil, ayrıntısı olmayan enformasyonlar. Bilgi ile enfomasyonu karıştırmak adet oldu , internet çıkalı beri. Herhalde tembellikten.

Hiç arzuhalci dilekçesi okudunuz mu? Hemen anlaşılır. Benim önüme vatandaşın arzuhalciye yazdırdığı bir dilekçe geldiği zaman, o vatandaş adına üzülürüm. O kadar büyük yanlışlarla doludur ki o dilekçeler.

İşi paraya endekslemişsiniz ve elini taşın altına sokan gözüpek avukatlar bu işi ne için yapıyor, para için demişsiniz. Sizin aklınıza ilk gelen şey para olabilir de, gerçekler pek öyle değil. Yani bir vatandaş, arzuhalciye gitmeyecek de bana gelecek de ben sekiz - on dilekçe yazacağım da kesemi dolduracağım da... Ölme eşeğim ölme.

Öyle bir yazmışsınız ki, hukuk bilgisi olmayan arzuhalcinin yaptığı iş fena halde etik sınırlar içinde de ( karnını doyuruyor ya ) , arzuhalcilik kaldırılsın diyen avukatların gözbebeklerinde dolar işaretleri yakamozlanıyor, sanırsın. Bilgisi olmadığı halde, vatandaşta bilgisi varmış gibi izlenim yaratan ve kendisine başvuran kişiyi ciddi hak kayıplarına uğratan arzuhalciler gerçekten de kaldırılmalıdır. Sorunun özünü görmeyip, sen sen sen hepinizin gözünü para bürümüş, yılda 500 dilekçe yazıp kendinize boğazda yalı alacaksınız, bunu yaparken de zavallı, boynu bükük yetimin ( vatandaşı kendisini ehilmiş gibi göstererek para kazanan arzuhalcinin) ekmeğini elinden alacaksınız, demek pek iyi olmamış.

Alıntı:

Avukatın; camına "dilekçe yazılır" demesi neden etiğe aykırıdır.Sonuçta bu bir meslek ve para için yapılıyor

Avukat camına dilekçe yazılır, diye bir tabela asmaz. Kendine saygısı olan avukat bunu yapmaz. Avukatlık, başkaları bize gülsün diye icra ettiğimiz bir meslek değildir.

Mesajınızın neresinden tutsam, elimde kalıyor. Artık tutmayacağım ben de.
Old 13-03-2007, 12:43   #9
cesur_yürek

 
Karar

Alıntı:
Yazan Oğuzhan Dayar
Bir hukuk fakültesi öğrencisi olarak henüz avukatlık bilincini kavrayamamamla beraber bir kaç yorum getirmek ve soru sormak istiyorum..

1-Avukatın; camına "dilekçe yazılır" demesi neden etiğe aykırıdır.Sonuçta bu bir meslek ve para için yapılıyor.Ayrıca dilekçe yazmak bildiğim kadarıyla hayasızca bir iş de değil! Ne yapsınlar; aç mı kalsınlar? Peki uygun olmayabilir ancak etiğe aykırı demek fazla ağır bir söz!
2-Arzuhalcilere karşı ne gibi yaptırımlar öngörüyorsunuz Sayın "elini taşın altına koyacak kadar gözünü karartmış avukatlar" ?
3-Haydi arzuhalcileri kaldırttınız diyelim.Bunu bir amaç uğruna yapacaksınız.Nedir bu =>Para yada daha çok para kazanmak. Tabi ki "etik" bazı sebeplerde olacaktır ancak bir çoğunuz - çoğumuz için aslolan sebebin para olacağı malum. Peki dilekçeleri arzuhalciye yazdıramayan şahıs aynı dilekçe örneğini internetten bulamayacak mı?BULACAK! E o zaman ne gereği var arzuhalciyi kaldırtmanın?Globalizmi unutmayın.Her bilgi her yerde mevcut.
4-Baronun bir kolluk kuvveti yok bildiğim kadarıyla.Yani arzuhalciyle mücadeleyi kendi başlarına yapamazlar.Gerekli mercilere talepte bulunulmuş ancak sonuç alınamamış. Bu durumda hala baro görevini ihmal etmiş mi oluyor?


Son olarak; yorumlarımı sadece dilekçe yazmak eylemini gözönünde bulundurarak yazdım. Eğer başka bir eylemleri daha varsa arzuhalcilerin ; o konular için konuşmuyorum..

Sayın arkadaşım ,

1-Öncelikle her meslek para kazanmak için yapılır.Zira kişinin yaşamını sürdürebilmesi için para kazanması gerekmektedir.Cama dilekçe yazılır konusu çok da önemli bir konu değildir.Kişi avukatsa ve bu biliniyorsa dilekçe de yazabileceği anlamına gelir.Ayrıca dilekçe yazılır denmesine gerek yoktur.

2-Madem ki bilgi her yerde bulunuyor,dilekçeyi herkes yazabilir hukuk fakültesinde neden okuyorsunuz? Yormayın kendinizi. Böyle birşey olur mu allah aşkına ? Hukuk sadece kalıplaşmış,matbu dilekçe yazmak mıdır ? Eğer size öyle geliyorsa daha hukuku öğrenmek için daha çok yolunuz var denilebilir.

3- Para ya da daha çok para demişsiniz.Siz bütün avukatların paralar içinde yüzdüklerini mi sanıyorsunuz ? Geçimini sağlayamayan avukatlar var ,büro kirasını masraflarını ödeyemeyen avukatlar var.Etrafınıza bakarsanız
göreceksiniz.

4- Son olarak ; Sadece dilekçe yazma konusunda bunları yazmışsınız. Daha arzuhalciler ne yapsın ? bir de vekalet alıp duruşmalara girsinler !!! Olur mu böyle birşey ? ... Arzuhalcilik kaldırılmalıdır.Hukuk fakültesi öğrencisisiniz ve okul bitince anlayacaksınız bunları.Ayrıca hukuk kolay değil ,zor iştir ...

Başarılar .
Old 13-03-2007, 12:46   #10
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Sayın Admin; bilmiyorum neden ama; bu sitede avukatı herhangi bir olayda doktora benzetme alışkanlığı var. Doktor olamamak bilinçaltımıza mı işlemiştir nedir.Anlayamadım bu olayı.

Hukuk fakültesine devam etmeden okul bitirilebilir mi diye konu açarım; okula devam eden hukukçu cerraha, devam etmeyen kasaba benzetilir.

Sadece bir dilekçe söz konusu olur; dilekçe yazan arzuhalci üfürükçü olur, avukatlar doktor.

Hukuk Sohbetlerinde avukatlık ve doktorluk kıyaslanır , tartışılır..

İlk serzenişim bunlara..

İkinci olarak; arzuhalcileri savunmuyorum ancak; basit bir dilekçe için arzuhalcilerden çok daha yüksek bir meblağ talep eden sizler-bizler, bu para gibi konularda halk tarafından acımasız görülmüş; şeytanla bir tutulmuşuzdur.Ve de arzuhalcileri ortadan kaldırmak gibi bir çalışma oluşturmanız; toplumda zaten kan emici sıfatını üzerinde taşıyan avukatların imajını kökten yıkacaktır.

Sizin asli göreviniz savunma yapmaktır.Dilekçe yazmak değil.Tabi ki dilekçe yazmak ta görevlerinizden birisi ancak dilekçe yazmayı bütünüyle savunma olarak görmeniz ve mesleğin tamamı olarak algılamanız çok yanlış.

Sayın egeli hukukçu bir örnek vermiş.Bir müvekkili arzuhalcilere gitmiş daha sonra işin sadece arzuhalci dilekçesiyle hallolunamayacağını anlayıp avukata gitmiş ancak dilekçe sorunlu olduğundan davanın halledilmesi daha bir zorlaşmış.
Bakınız; bu durumdan yakınan bir avukatın;bu durumu etiğe aykırı görmeyip; camına dilekçe yazılır denmesini etiğe aykırı bulması da son derece tartışılır bir durumdur..

Peki o zaman.Bir de sizin gözünüzden bakalım.Hani ben arzuhalcilerin kaldırılmasını istemiyorum; siz de istiyorsunuz ya.Basit bir dilekçe yazdırıp şikayette bulunacağım.Örneğin tescil plakasına göre yazılmış bir trafik para cezası tutanağına itiraz.Çok şükür ben Türk Hukuk Sitesindeyim.Dilekçe yazmayı biliyorum ve bazı özel hallerde de usul konusunda siteden yardım alıyor ve dilekçemi yazıyorum.Ancak interneti ömrü hayatında bir kere kullanmamış kişi ne yapacak.Dedim size basit bir şikayet dilekçesi yazısı ve dil bilimi de iyi değil.Önünde iki seçenek var.Ya siz avukatlara gidecek yada arzuhalcilere.Arzuhalci bu işi ne kadara yapacak? En fazla 20-25 Lira.Peki avukatlar ne kadar yapacak?Fazla araştırmadım eski bir tarifeyi buldum.Aralık 2005’e göre 100 Lira.Sizce basit bir dilekçe için insanlar 100 Lira mı vermek ister yoksa 30 Lira mı.Ha siz de 100 liraya yazmam daha ucuza yazarım derseniz bu da yönetmeliğe aykırılık teşkil etmez mi?
Ama söz konusu önemli bir dilekçe olur, bir hukukçu tarafından yazılması önem arz eder ve bu durumda da kişi arzuhalciye dilekçe yazdırırsa bunun ceremesini de dilekçeyi yazdıran kişi zaten kendisi çeker.
Son olarak insanların keseleriyle alakalı bir konu bu etikten önce.Bu konuyu düzenlemek için ya söz konusu trafik tutanaklarına itiraz gibi basit dilekçeleri daha küçük meblağlara yazacaksınız ve bununla birlikte gerekli düzenleme yapılacak yada arzuhalcilerin basit dilekçeleri yazmalarına karışmayacaksınız.Dediğim gibi eğer onlar da ortadan kalkarsa imajımız-imajınız daha da kötü bir hal alır.
Düşünün Eminönü’nden balıkçıları kaldırdılar.Daha sonra ne oldu.Balıkçılar siz yürürken yanınıza gelip , sanki uyuşturucu madde satarmışçasına “abi balık ister misin” demeye başladılar.
Bu arzuhalcilik taa Osmanlı Devrinde kaldırıldı.Ancak bugüne kadar varoldu.Eğer kaldırılırsa onlar da balıkçılar gibi bu işleri el altından yapmaya devam edecekler.Bu hukuksuzluk değil.Yaşamın bir gerçeği

Çok basit bir soru; basit bir dilekçe için 100 lira almayı uygun buluyor musunuz?

Eğer bir şikayet yada trafik kanununa atıfta bulunularak yazılacak bir dilekçe için 100 lira almak uygun diyorsanız bundan sonra ne etik diyebilirim ne de başka bir şey!

Avukat tanıdığı olmayanlar ne yapacaklar hiç düşündünüz mü? Etik ya da üfürükçü doktor benzetmesi buna da bir cevap veriyor mu?

Ve de hala sözlerimin altına imza atarım tabii ki arzuhalci avukat konulu sözlerime; Sayın Admin'in yarattığı üfürükçü doktor benzetmesine değil..

SAYGILARIMLA
Old 13-03-2007, 13:19   #11
egelihukukcu

 
Varsayılan

"Sayın egeli hukukçu bir örnek vermiş.Bir müvekkili arzuhalcilere gitmiş daha sonra işin sadece arzuhalci dilekçesiyle hallolunamayacağını anlayıp avukata gitmiş ancak dilekçe sorunlu olduğundan davanın halledilmesi daha bir zorlaşmış.Bakınız; bu durumdan yakınan bir avukatın;bu durumu etiğe aykırı görmeyip; camına dilekçe yazılır denmesini etiğe aykırı bulması da son derece tartışılır bir durumdur" arkadaşım sanırım sen lafzi yorum metoduyla insanları değerlendiriyorsun,ben iki durumuda etiğe aykırı buluyorum bu yüzden tartışmana hiç gerek yok.Öncelikle basit dilekçe ne demektir?her dilekçenin bana göre zorluğu vardır ve hepsi için aynı özeni gösterir,gerekli araştırmamı yaparım...son olarak senin hukuk fakültesi öğrencisi olup arzuhalcileri bu kadar savunmana gerçekten çok üzüldüm!!!
Old 13-03-2007, 13:20   #12
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Sorumu bir adım daha ileri götürerek size yani arzuhalcilerin kaldırılmasını isteyenlere bir soru daha sormak istiyorum.

Arzuhalcilerin kaldırılmasını istemenizdeki amaç nedir?
Arzuhalcilere yazdırabileceği dilekçe yüzünden menfaati zarara uğrayacak tüketici mi yoksa arzuhalcinin yazacağı dilekçe yüzünden menfaati zarara uğrayacak avukatlar mı?

Hangisi daha ağır basıyor.
Eğer birinci sebep ise kişi eninde sonunda yanlış bir iş yaptığını anlayıp avukatlara geri dönecektir.
Eğer ikinci sebepse yapabileceğim bir şey yok.Yönetmelikte ki dilekçe yazma ücretinin azaltılması düşüncesindeyim.
Old 13-03-2007, 13:24   #13
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Sayın Egeli Hukukçu basit dilekçeyle kastettiğimi zaten örnekledim.Trafik Ceza Tutanağına itiraz dilekçesi.Bu dilekçeyi ben bile bazı yardımlar alarak hazırlayabiliyorum.Ancak bu dilekçeyi yazmam karşılığında 100 lira almayı da uygun bulmuyorum.Ama uygun buluyorsanız sözüm yok.SAnırım basit dilekçenin ne demek olduğunu anlamışsınızdır.
Bir Ağır Ceza Davasına dilekçe hazırlarken gösterdiğiniz itina ile az önce yukarda bahsettiğim itiraz dilekçesine gösterdiğiniz itinanın eş olmayacağı düşüncesindeyim.

E sonuç olarak da bu tür basit diye tabir ettiğim dilekçeleri yazmak karşılığında alacağım ücretin 100 liradan az olması geektiğini savunmaktayım.Yoksa bu konuda yakınmalar sonsuza kadar devam edecektir.
Old 13-03-2007, 13:26   #14
ad-hoc

 
Varsayılan

Trafik cezasına itiraz dilekçesinin önemsiz olduğunu ima etmeniz çok ama çok komik ve yersizdir. Zira biraz daha araştırdığınız da görülecektir ki ilgili konu üzerine bu portalda birçok mesajlaşma yapılmış ve derin tartışmalar gerçekleşmiştir. Sizin malesef mesleğinize saygınız olmadığını düşünüyorum. Bakın halk arasında size göre "basit" olarak nitelendirilebilecek dilekçelerin başında icra takiplerine karşı yapılan itiraz dilekçeleri gelmektedir. Borçlu eline gelen ödeme emrini alır panikle adliyeye gider ve daha icra dairesine girmeden arzuhalcilere rastlar. Malesef onlara başvurur ve şu cevabı alır:
"Biz senin o dilekçeni hazırlar seni bu işten kurtarırız"
Hiçbir hukuki sonuç anlatılmaz, izah edilmez, ne icra inkar tazminatı ne yargılama giderleri....
Alacaklı vekili itirazın iptali davasını açar ve davayı kazanır. Bunun üzerine borçlu hakkında hem takip süreci devam etmeye başlar hem de bir çok masrafa hükmolunur. Bundan ağzı yanan borçlu da akıllanır ve bir avukata gider. Şimdi; Size bu şekilde başvurmuş bir kişiyi nereye kadar hangi boyutta savunabilirsiniz?İlk müvekkilinizin arzuhalcilerden ağzı yanmış bir birey olmasını çok isterim. Bu yakarışlara o zaman bu denli dar bakış açısıyla yaklaşmayacağınızdan eminim
Old 13-03-2007, 13:28   #15
Admin

 
Varsayılan

Bir dilekçe yazmak sizin dediğiniz gibi basit bir işlemse arzuhalciye de gerek yoktur. O zaman dilekçe yazdırmak isteyen oturur, "İlgili Makama..." diye başlar ve ortaokul vatandaşlık bilgisi dersinde öğretilen dilekçe nasıl yazılır bilgilerini kullanarak kendi dilekçesini kendi yazar. Ancak dava dilekçesi yazmak basit bir iş değildir, tam aksine 4 yıllık hukuk eğitimi sonrası yapılabilecek ciddi bir iştir. Kaçıncı sınıf hukuk öğrencisiniz bilmiyorum ancak usul hukuku okuduğunuz zaman göreceksiniz ki, dava dilekçeniz hukuk davanızda sizin elinizi kolunuzu bağlar. Orada belirtmediğiniz bir hususu daha sonra ileri süremezsiniz, dava dilekçesi yazmak için savunmanın genişletilmesi yasağı, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre arasında farklar, iptidai itirazların ileri sürülme zamanı gibi yoğun hukuk bilgisi gerektiren hukuk yapılarını bilmeniz gerekir, yoksa dünyanın en haklı insanı da olsanız, davanızı "usuli nedenlerle" kaybedersiniz.

Ciddi bir hukuk bürosunda bir sayfalık bir dava dilekçesi yazılmadan önce günlerce konu araştırılır, kitaplar okunur, içtihatlar aranır, bir satranç maçında olduğu gibi 10 hamle sonrası düşünülür, kelimeler tek tek tartılır ve dilekçe öyle kaleme alınır.

İşte bu nedenle dava dilekçesi yazmak bu işin eğitimi almış kişilerin sorumluluğudur ve işte bu nedenle hukuk eğitimi almadan dava dilekçesi yazmak, tıp eğitimi almadan cerrahi müdahalede bulunmaya benzer.

Dilerseniz önce bir hukuk eğitiminizi tamamlayın ve "bilgi" sahibi olun, daha sonra böyle ciddi konularda bir "fikir" sahibi de olursunuz. Naçizane tavsiye..
Old 13-03-2007, 13:31   #16
ad-hoc

 
Varsayılan

Bahse konu olan "bir dilekçe" değildir. 4 senelik bir hukuk eğitimi ve mesleki tecrübedir. Duruşmaya girdiğinizde "Sadece 3 dakika içerdeydin onda da bişey konuşmadın" diyen müvekkilinize "evet haklısınız siz bana iyisi mi ücret vermeyin" mi diyeceksiniz?
Old 13-03-2007, 13:36   #17
egelihukukcu

 
Varsayılan

Sayın Oğuzhan;mesleğe başladığınızda eminim ki biz avukatları çok daha iyi anlayacaksınız!şuan öğrenci olduğunuz için herşey sizin için güllük gülistanlık ve paraya şiddetle karşısınız!!!bu mesleği her meslek gibi elbette para için yapıyoruz.büromuzu döndürebilmek için tabiki yaptığımız her iş için para talep edeceğiz.sonuç da burası hayır kurumu değil anlayış olarak arzuhalcilercilere sen nasıl karşı değilsen,bizde karşıyız...örneklemelerini sadece dilekçeler üzerine yapmışsın,tek bir dava için milyarlar talep eden avukatları da o zaman linç etmeliyiz ne de olsa alt tarafı bi davaya girip çıkıyorlar,öyle değil mi???
Old 13-03-2007, 13:53   #18
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Ders çalışıyordum bir kez daha düşündüm.eğer avukat olsaydım şu anda bende sizler gibi düşünürdüm.Ancak sebebim etik olmadı.Tamamen maddi kaygılardan olurdu.Benim itiraz ettiğim en önemli nokta söze etik diye başlamanız.
Ayrıca şunu da söyleyebilirim.Benim sözümde bahsettiğim basit dilekçeyi tekrar yineliyorum.Trafik cezasına itiraz dilekçesi.Bunu normal bir vatandaş ortaokul bilgisiyle yazamaz.Araştırması gerekmektedir.Ve ben eğer bir hukuk öğrencisi değil de normal bir vatandaş olsaydım ne yapacaktım.Ya arzuhalciye gidecektim ya da sizlere gelecektim.Ve siz benden ilgili mevzuat gereğince 100lira talep edecektiniz.Benim cezam zaten 70 lira.İnsan bu durumda neden bir avukata başvursun.Onun yerine gider bir arzuhalciye verir 10-20 lira yazdırır dilekçesini.İşte basit dilekçeyle kastettiğim buydu.Hala sözlerinizi söylüyor ve bu durumda dilekçe yazmak suretiyle 100 lira almam uygundur diyor musunuz? Olay bariz.Bu dilekçe ortaokul bilgisiyle yazılamaz.Bir hukuk bilgisi gerektirir.Ben bu davayı kazandım yazdığım dilekçeyle.Size gelsem sizde kazanacaktınız.Ama dediğiniz üzere önemli olan dilekçeyi yazmak.
Sonuç oalrak Sayın Admin'in bahsettiği türde bir dilekçeyi yazmak için arzuhalciye başvuran zaten sonucunu da görecektir avukatlara başvurmadığı için.
Old 13-03-2007, 14:01   #19
ad-hoc

 
Varsayılan

Söze etik diye başlıyoruz ve arkasındayız. Çünkü belirttiğim gibi arzuhalciler yüzünden meslek etiği zedelenme tehlikesi ile karşı karşıya. Belki siz de bir gün 100 YTL alamama kaygısından kaynaklı olarak 10 20 YTL'ye kapınızın önüne "dilekçe yazılır" tabelası asacaksınız. Sorarım size; peki o zaman hangi avukatlığın etiğinden bahsedeceksiniz, hangi kişi veya kurumun size saygı duymasını bekleyeceksiniz. Olayın sadece maddi kısmını ele alarak yorum yapmayınız. Bu meslek itibarlı ve onurludur. Ülke koşulları bugün itibarın zedelenmesine etkili oluyorsa bunda sorumlu hiçbir avukatın katkısı yoktur. Siz, mesleğinize sahip çıkmadıkça emin olun zaten bir gazetenin yapmış olduğu habere göre hayat kadınlarından bile daha güvenilmez olduğu iddia edilen avukatlık mesleğine başkaları hiiiiç sahip çıkmayacaktır. Sorumluluklarınızın farkında olunuz ve başınız dik şekilde mesleğinize sahip çıkınız.
Old 13-03-2007, 14:48   #20
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Sayın arkdaşlar ben söz yerine yapıcı eylemlerden bahsediyorum.İnsanlar 100 lira avukar ücreti vermektense ya davalarından vazgeçecekler yada arzuhalcilere gidecekler.Keşke toplumun maddi durumu uygun olsaydı da arzuhalcilere ihtiyaç duyulmasaydı ancak insanlar arzuhalcilere ihtiyaç duyuyor.Ve arzuhalcilerinde ortadan kaldırılması mahkemelerle halledilecek bir şey değil.Hukukun yanında toplum gerçeklerini de gözardı etmeyin lütfen.Doktor üfürükçü benzetmesinden ziyade; Eminönü'ndeki balıkçı benzetmesi daha uygun bu konuya kanımca.Balıkçıları en baş resmi olarak bir kararla toplatırsınız.1 ay sonra gizli gizli yaparlar ondan 1 ay sonra tekrar tezgah kurmaya başlarlar.Arzuhalcilerde böyle.Kaldırırsanız en baş gizli gizli müşteri arayacak daha sonra tekrar tezgaha açacaklardır.Ne yazapacaksınız arzuhalcilik yapana hapis cezası mı verilecek.Tabi ki hayır.O yüzden arzuhalcileri kaldırmak bir çözüm değil.Bu bir toplum gerçeği onun yerine mevzuatta uygun düzenlemeler yapılabilir.Nasıl ki Ağır ceza davası ile boşanma davasının ücreti farklıysa bir vesayet yada boşanma dilekçesiyle söz ettiğim basit bir trafik itiraz dilekçesinin ücreti de farklı olmalı.Bu dilekçe yazdırmanın 100 lira olması insanları hem hukuktan uzaklaştırır hem de arzuhalcilere yönlendirir.Ben yapıcı çözümler üretiyorum.Eğer dilekçe yazma ücreti tekrar düzenlenmezse insanlar arzuhalcilerin kapısını daha çok tırmalarlar.Ve de arzuhalcileri ortyadan kaldırırsanız toplumda zaten paragöz olarak bilinen avukatlar daha da kötü bir imaja bürünecek.

Ayrıca bana avukatlığa saygı konusunda tavsiye veren arkdaşımıza ve onunla aynı düşüncede olanlara sesleniyorum.Arzuhalcileri kaldırmanın mesleğinize saygı ve itbar kazandırıcağına mı inanıyorsunuz?Bence tam tersi olacaktır."Ah şu paragöz avukatlara bak bir dilekçe için amma para alıyorlar oysa arzuhalciler böyle miydi" diyecek halk.O yüzden sözümü yineliyorum.Çözüm arzuhalcileri kaldırmak değil.Mevzuatta yazan dilekçe yazma ücretini daha aşağı çekmektir.Aksi halde burada boş söz söylemekten başka bir şey yapamayacağız..
Old 13-03-2007, 14:56   #21
tiyerianri

 
Varsayılan

Üniversite öğrencisi arkadaşımız oğuz dayar'ı hemen eleştirmek yoluna gitmiş meslektaşlarımız.Hemen kendisine psikolojik baskı uygulamaya başlamışlar bile.Kendisi öğreni olduğu için ve çalışmaya başlamadığı için avukatlık mesleğini kavrayamazmış falan gibi cümleler.Arkadaşlar bence hiç kızmayalım oğuz kardeşime çok haklı söylediklerinde.Bu işi yıllardır yapan bir meslektaş bile birçok şeyin farkına varamıyor ama çok yeni bir meslektaş daha deneyimli olabiliyor yerine göre.Arzuhalcilere ben de karşıyım ama bizim birilerine karşı olacaksak birilerine tepki koyacaksak bunlar azru halciler değildir.Bizim önce kendi içimize tepki koymamız ve temizlememiz gerekir.Sonra adama derler ki kardeşim sen önce evinin önüne bak sonra bize laf de.Bilmem anlatabildim mi...
Saygılar...
Old 13-03-2007, 15:03   #22
ad-hoc

 
Varsayılan

Somut öneriniz nedir Tyriennari?
Arzuhalcilerin faaliyetlerine izin verip başka insanlara mı yönelelim? Somut ve icra kabiliyeti olan fikirlerinizi lütfen bizimle paylaşın. Salt eleştiri çözüm doğurmuyor malesef.
Old 13-03-2007, 15:32   #23
*sinequanon*

 
Varsayılan

Sevgili Oğuzhan kardeşim öncelikle geceni gündüzüne katarak devam ettirdiğin ve bir çok fakülteden kesinlikle daha zor olduğunu kabul edeceğin hukuk fakültesini bitirmek için senin ve ailenin sarfettiği emeği bu kadar değersiz gibi görmene çok üzüldüm.

Ben bu mesleğe başlayınca anladım ki dünyanın en zor şeyi bilgi satmak.Mal satmak daha kolay geliyor çünkü en azından karşılığında elle tutulur bir şey veriyorsun karşındaki insana.Oysa diğerinde durum böyle değil.Müvekkilin senin bilgine ve bu bilgin dolayısıyla kendisi için harcadığın emeğine veriyor parayı.Belki biraz ilginç bir örnek olacak ama ben avukatları kuğulara benzetiyorum.Dışarıdan baktığınızda süzülüyor,çok da çaba harcamıyor gibi geliyor ama suyun altında yukarıdaki o görüntü için ne kadar çırpındığını görüyorsun.

Hukukta kolay iş yoktur.Emek ve bilgi pahalı şeylerdir.100 YTL'ye bir palto almak pahalı gelmiyorsa seni büyük bir dertten kurtaracak avukata vermek de insanın canını acıtmamalı.

Saygılar...
Old 13-03-2007, 15:40   #24
Admin

 
Varsayılan

Sayın tiyerianri,
Alıntı:
Yazan tiyerianri
Arzuhalcilere ben de karşıyım ama bizim birilerine karşı olacaksak birilerine tepki koyacaksak bunlar azru halciler değildir.Bizim önce kendi içimize tepki koymamız ve temizlememiz gerekir.
Bir kural varsa uygulanır, bir yasaya aykırılık varsa giderilir, bir sorun varsa çözülür. Ortada A sorununun olması, sizin B sorununa çözüm aramanızı engellemez.

Türkiye'de çok fazla adam öldürme suçu işleniyorsa ve onların failleri cezalandırılamıyorsa, hırsızlık suçlarını takip etmekten de vaz mı geçelim?

Arzuhalcilik avukatlık yasasına aykırıdır ve avukatlık mesleğinin sorunlarından biridir. Bu sorunu önemli bir sorun olarak gören meslektaşlar da bu konu içinde buna çözüm aramaktadır. Siz farklı bir konuyu daha önemli bir sorun olarak görüyorsanız, forumda yeni bir konu açabilir ve o soruna o konu içinde çözüm arayabilirsiniz.

Ancak ortada avukatlık kanununa aykırılık teşkil eden bir durum varken, bunun eleştirilmesini eleştirmeniz veya cümlenize "ben de karşıyım AMA .. " diye başlayıp yasaya aykırı durumu adeta savunur bir tavır takınmanızı doğrusu ben anlayamıyorum.

Bu arada arzuhalciliği savunan arkadaşlara da naçizane bir hatırlatma: Arzuhalcilik Avukatlık Yasasına aykırılık teşkil eden bir eylemdir ve yasaya aykırılık teşkil eden bir eylemin desteklenmesi ve haklı görülmesi düşünülemez. Bu nedenle bu arzuhalciliğe sıcak bakan değerli üyelerimizin tezlerini yasaya aykırı eylemi değil, "yasanın görüşleri doğrultusunda değiştirilmesini" savunacak şekilde gözden geçirmelerini rica ederim. Ortada bir yasa varken, bunun uygulanmaması veya gözardı gerektiği savunmanın hukukçu kimliğimize, hukukun üstünlüğü ilkesine veya en azından THS ilkelerimize aykırı olduğu kanaatindeyim:

Alıntı:
Türk Hukuk Sitesi (THS) "Hukuk" ve "Adaleti" diğer tüm değerlerin üstünde kabul eder.
Sitenin doğası gereği hukuka saygısızlığa veya aykırılığa tahammül edilmez. Site "kuralcı"dır.

Bu ifadeyi bu konuya katılımda bulunan hiçbir üyemizi kastederek sarfetmiyorum, sadece genel bir hatırlatma olarak arz ediyorum..
Old 13-03-2007, 16:05   #25
tiyerianri

 
Varsayılan

Sayın admine teşekkürler gerçekten kimseyi kastetmemiş objektif davranmış.Değerli arkadaşlar yapmayın lütfen sadece arzuhalcilik mi avukatlık yasasına aykırı? Mesela bazı meslektsşların bürolarının tabelaları veya kartvizitleri sizce yasaya veya TBB yönetmeliğine aykırı değil mi? Benim demek istediğim şu ya yasaya aykırı olan herşeyle mücadele edilir yada önce özeleştiriler yapılır kendi aykırılıklarımızla mücadele edilir.Sonra dış mihraklar yok edilir tabiri caizse?Bir örnek daha bir avukat meslektaşın yanında çalışan diğer bir bağımlı avukat meslektaşımızın,hakkını alamamasının sebebi sanırın arzuhalciler değildir.İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım değerli hukukçular.
Saygılar...
Old 13-03-2007, 16:07   #26
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Peki o zaman düşüncelerimin mevzuata aykırı olduğu kanısı yerleşmiş durumda; o yüzden yorum yapmamayı seçiyorum bu konuya bir daha.Ancak biliniz ki arzuhalcileri kaldırmak hiçbirşeyi çözmeyecektir.Aksine avukatlar üstündeki negativizm daha da artacaktır.
Biliyorsunuz yaşam sadece kurallarla yürümüyor ve hukuk felsefesinde öğrenmişsinizdir pozitif hukuk ulaşılmazdır..
Yanlışı arzuhalcilerde değil avukatlık ücretlerini düzenleyen mevzuatta aramak daha doğrudur..
Ve hatırlatırım 100 liralık palto almak ülkemizde lükstür.Aynen avukata yazdırılabilecek bir dilekçe gibi.Avukatlık ücreti meblağsının yüksek olması hem hukuk işleyişini sekteye uğratmakta hem de kişileri yasadışı saydığınız arzuhalcilere yönlendirecektir.Böyle gelmişse ve pozitif bir düzenleme yapılmazsa böyle de gidecektir.Doğru başlık arzuhalcilere karşı birlik değil; arzuhalcilere karşı yapılabileceklerdir..

Son olarak şunu söylemek istiyorum.Bu ülkede asgari ücret 403 lira.Dilekçe yazdıramaksa 120 lira.Kurallar buna ne gibi bir yorum getiriyor.Sizce asgari ücretle geçinen bir aile gelirinin %30'unu harcayarak hukuka kullanır mı?İşte bahsettiğim -kuralların dışındaki gerçekler- bunlar.Evet kurallar buna ne gibi açılım getirecek ve insanların bu olay karşısında arzuhalciye yönlenmesini nası önleyecek merak ediyorum.

Kuralcı sitemizin ve devletimizin bu duruma uygun bir kuralı var mı?

İşte etiğin ve kuralın karşısında duran gerçekler bunlardır.

Dediğim gibi herşey kurallarla yürümüyor.

Bu gidişle daha çok yakınırız, yakınırsınız..

SAYGILARIMLA


Old 13-03-2007, 16:23   #27
av.yıldıray

 
Varsayılan

Sayın Dayar,

Meseleye bir avukat gözüyle bakmak yerine, düz bir mantık çerçevesinde sokaktaki insan gibi bakmışsınız. Bunu da anlayabiliyorum ve bu sebeple sizi ne kınıyor, ne de ayıplıyorum. Zira diğer meslektaşlarımında söylediği gibi, avukat olmadan bunu anlayabileceğiniz düşüncesinde değilim. Arzuhalciler korsan cd satan seyyar satıcılar gibidir. Aldığınız ürünün(hukuk hizmeti) garantisi yoktur, filmin kalitesinden haberiniz yoktur(bilgi güvenilir değildir) veya sinema çekimimi, dvd kaydımı belli değildir. Ne çıkarsa bahtınıza. Korsan cd alan kişide bundan zarar görür(hukuk hizmetini alan), cd'nin gerçek sahibide(avukat), devlette(kamu düzeni), halkın kültür anlayışıda(hukukdüzeni).Karlı çıkan sadece arzuhalcidir. Bu sebeple, işi sadece paraya indirgemek olaya dar bir çerçeveden bakmak demektir. Bu arada, bana sdece bir dilekçe yazdırmak için geleni kusra bakmayın değil yüz ytl, milyon ytl verse kabul etmem. Bu bence mesleğe, benim bilgi birikimime ve hukuka hakarettir. Saygılarıma.
Old 13-03-2007, 20:51   #28
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

1- Yasal Düzenleme
Yalnız avukatların yapabileceği işler:
Madde 35 - Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

2- Avukat 100,00YTL alabilirse bunun %18'i KDV %20'si de gelir vergisine gider neticede alınan aslında alınan 62.00YTL'dir. Bunu da büro gideleri, prim vs. giderlerden aylık toplam gelire oranlı bir hesabı yapılırsa Avukata kalan en fazla arzuhalciye kalan kadar bir şeydir. Bir yandaki vergilendirilmiş kazanç, diğer yandaki ise bir tabure ve bir daktilodan ibaret sermaye ile yapılan ve çoğunlukla başa beladan başka bir şey getirmeyen bir faaliyettir.
Old 13-03-2007, 21:00   #29
Av.Bülent Özkan

 
Varsayılan

Sevgili arkadaşlar ;
Ankara Barosunun arzuhalcilerle ilgili şikayette bulunduğunu
Yargılama sırasında ; Arzuhalcilerin Biz sadece söylenileni daktilo ediyoruz, hukuki yardımda bulunmuyoruz savunmasında bulunduklarını ve sonuç olarak hiçbirinin ceza almadığını yakın zmaanda duymuştum...
Saygılarımla...
Old 13-03-2007, 22:08   #30
Av.ZekiÖZSOY

 
Varsayılan Katip arzu halim

Katip arzu halim yaz İcra Müdürlüğü'ne böyle....
Avukatlıkta bu işten para kazanılmıyorsa bunca stressin yükü çekilmez tabi ki. Bir çok kişide memur olmaktansa serbest avukatlık yapmayı bu yüzden seçiyor.Avukatlık Dünya'nın heryerinde pahalı bir hizmettir ve çok kazanlılan bir meslektir. Son yıllarda Türkiye 'de hariç ..Neden kimse doktor muayene ücretine birşey demiyor veya dişçi ücretine . Bir çok kişi avukatları ücretsiz danışma şahsı görüyor zaten.Bir insanın avukata kaç kere ihtiyacı olur ki hemde sıradan vatandaşın siz 100 YTL çok diyorsunuz. Zaten ayıran ayırmıştır arzuhaliciyle avukatı ama halk bazı şeylerin farkında değil. Kambiyo senedi takibine itirazı arzuhalci yazarsa icra müdürlüğüne itiraz eder örneğini çok gördüm. Arzuhalcilerde bazı dilekçelerden 50 YTL alıyor bir avukatta 100 YTL alıyor vergi ve masrafları düş aynı hesap. Bazı arzuhalciler emin olun bir çok avukattan çok kazanıyor özellikle adliye karşısında iyi bir yerdelerse. Ben bunların böyle gördükçe sinir oluyorum çay ocağı -fotokobici-birde üste yazı dilekçe yazılır kolaydı yani demi...Ben yinede bunları savunacak kurumunun Barolar ve Birlik'in olduğunu savunuyorum
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatların Etikdışı Davranışlarına Karşı Eylem Çağrısı akif tütüncü Konumuz : Hukukçular 2 15-03-2007 15:03
TBB’den STK’lara 301 çağrısı ahmetsacit Hukuk Haberleri 0 30-01-2007 14:51
AB’den “301 kalksın” çağrısı ahmetsacit Hukuk Haberleri 1 24-09-2006 15:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,25479388 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.