Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

Zina Devlet memurluğunda suç mudur? Yüz kızartıcı suçlara mı girer?

Yanıt
Old 23-07-2012, 19:24   #1
doktor2002

 
Varsayılan Zina Devlet memurluğunda suç mudur? Yüz kızartıcı suçlara mı girer?

Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?
Old 01-08-2012, 00:12   #2
Av.Emin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?

Zina Türk Ceza Kanunu çerçevesinde suç olarak tanımlanmamıştır. Ancak Ceza kanunda var olmadığı gerekçesiyle Disiplin suçu da olmayacağını düşünmenin yersiz olduğu düşünüyorum. Şöyle ki,

Memurların tabi oldukları yasa açısından TCK kapsamında olsun ya da olmasın işledikleri fiilin bir disiplin suçu oluşturduğu kanısı varsa idari açısıdan disiplin soruşturması yapılabilir.

Bildiğim kadarıyla 657 sayılı devlet memurları kanunda ve 5510 sayıl kanunda zina disiplin suçu olarak tanımlanmamıştır. Ancak haysiyetsiz hayat sürme olarak değerlendirilebilir mi? Somut olaya göre değerlendirme yapmanın faydalı olacağını düşünmekteyim. Sanırım bazen ceza verilip bazen verilememesinde de etkili olan bu husustur.

Saygılarımla
Old 01-08-2012, 11:56   #3
GamYıl

 
Varsayılan

Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince ceza verilemeyeceğini düşünüyorum,suç olmaktan çıkarılan bir durumdur bilindiği üzere boşanma nedeni olarak gösterilmektedir.Bunu disiplin suçu olarak nitelendirmek özel hayata gereğinden fazla müdehale niteliği taşımaz mı?
Old 01-08-2012, 17:56   #4
doktor2002

 
Varsayılan

Kesinlikle özel hayata müdahaledir sayın GamYıl fakat hala ben yaptırımlar uygulandığını düşünüyorum...
Old 02-08-2012, 08:43   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Tıklayınız:

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=56565


Ayrıca:
Yargıtay'ın haysiyetsiz yaşam tanımını içeren iki adet kararı, konumuzla ilgisiz olmasına karşın, fikir verici olduğundan aşağıda sunulmuştur:

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1992/8579

K. 1992/9036

T. 5.10.1992

• BOŞANMA ( Haysiyetsiz yaşam )

• HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRMEK ( Boşanma )

743/m.131

ÖZET: Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi için, yaşartılan toplumun değer yargılarına ters düşen namus, şeref ve haysiyet gibi kavramlarla bağdaşmayan bir hayat biçimini benimsemek ve devamlılık arz edecek şekilde yaşamış olmak gerekir.
DAVA VE KARAR : N.M. ile F. M. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI:
Davacı, davalının bir başka erkekle gayri resmi yaşayan ablasında kaldığından ve değişik erkeklerle gezmek suretiyle haysiyetsiz bir hayat yaşadığından bahisle boşanma isteğinde bulunmuş.
Boşanma hükmüde haysiyetsiz hayat sürme hukuksal nedenine dayalı olârak kurulmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları davalıyı değişik erkeklerle gezdiğini, hatta 60.000 TL. karşılığında pazarlık yaparken görüldüğünü bildirmişlerdir. Buna karşılık davalı tanığı, davacı tanıklarının tarafsız olmadığını, davacının bu konuda hazırladığı Senaryoyu mahkeme önünde oynattığından söz etmiştir. Aynı iftiranın kendisi içinde düşünüldüğünü açıklamıştır. Davalı kocasıyla ayrı yaşadığı süre içinde sadece eş dost ve karşılaştığı okul arkadaşlarıyla konuştuğunu, haysiyetsiz hayat iddiasının iftira olduğunu değinmiştir.
Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi için; yaşanılan toplumun değer yargılarına ters düşen namus, şeref ve haysiyet gibi kavramlarla bağdaşmayan bir hayat biçimini benimsenmemek ve devamlılık arz edecek şekilde yaşamış olmak gerekir Öğretide haysiyetsiz hayata örnek olarak ve "genel ev çalıştırmak, muhabbet tellallığı yapmak, ayyaşlık, kumarbazlık, esrarkeşlik, doğal olmayan cinsel ilişki, evli bir kadının bir başkasıyla aşk hayatı yaşaması vs. gibi" gösterilmektedir. Bu itibarla haysiyetsizce hayatın bir unsuru toplumun değer yargılarıyla bağdaşmayan, toplumca hoş görülmeyen ve ayıplanan davranış, diğer unsur ise bu davranışların devamlılık arz etmesi, bu şekildeki davranışın bir hayat biçimi olarak benimsenmiş olmasıdır. Davacı tanıklarının sözleri, hayatın olağan akışı içindeki davranış biçimleriyle bağdaşmayacak düzeyde yalın sözlerden ibarettir. İnandırıcı değildir. Bu itibarla davalının haysiyetsizce yaşadığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Temyize konu hükmün açıklanan nedenle ( BOZULMASINA ) oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/1829

K. 2011/23825

T. 28.12.2011

• HAYSİYETSİZ YAŞAM SÜRME ( Boşanma Davası - Haysiyetsiz Hayatın Varlığından Söz Edilebilmesi ve Bu Sebeple Boşanma Kararı Verilebilmesi İçin Başkalarıyla İlişkinin Bir Yaşam Tarzı Olarak Benimsenmesi Gerektiği )

4721/m.163


ÖZET : Münhasıran "haysiyetsiz hayat sürme" sebebine dayalı boşanma davasında haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir. bir başka erkekle cep telefonu ile konuşan ve mesajlaşan davalı kadının eylemi, koca bakımından eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hale getirirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez.
DAVA : Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı-davacı ( kadın )tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı ( kadın )'ın kendi açtığı birleştirilen boşanma davası hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Kocanın boşanma davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı-davalı kocanın boşanma davası münhasıran "haysiyetsiz hayat sürme" sebebine ( TMK md. 163 )dayanmaktadır. Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir. Davalı-davacı kadının bir başka erkekle cep telefonu ile konuştuğu ve mesajlaştığı toplanan delillerle ve dinlenen tanık beyanlarıyla anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu eylem koca bakımından, eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hale getirirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez. Öyleyse davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesindeki boşanma sebebi sabit kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ( BOZULMASINA ), bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ( ONANMASINA ), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kaynak: Kazancı İçtihat Bilgi Bankası)
Old 02-08-2012, 09:00   #6
özfn_34

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?

Merhaba, zina nedeniyle memur hakkında disiplin cezası verilmesi hukuka uygun değildir. İdari işlemin iptali istemiyle açılacak davada bu işlem iptal edilecektir. Zina hem adli yönden suç teşkil etmemekte hem de idari yönden disiplin cezasını gerektiren bir eylem niteliğinde sayılmamaktadır.

Zinanın suç olarak kabul edildiği dönemde bile bu eylemin yüz kızartıcı sayılmamasına ilişkin bir karar ekliyorum:

Danıştay 5. Dairesinin 13.04.1989 tarihli ve E.1987/1931, K.1989/640 sayılı kararına göre:

"...Bu sebeple Yönetmeliğin 120/e maddesindeki "gibi" sözcüğünden hareketle bir suçun yüzkızartıcı sayılıp sayılmamasının mutlak surette idarenin takdirine bırakıldığını ve idarenin istek ve takdirine göre suçları nitelendirilebileceğini kabul etmek mümkün değildir. Zina suçunda, maddede sayılan diğer suçlardaki ortak nitelik bulunmadığından bu suçun yüzkızartıcı suç olarak kabul edilmesi suretiyle davacının görevine son verilmesinde mevzuata uyarlıktan söz edilemez. Bu nedenle bu yoldaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir."
Old 02-08-2012, 20:25   #7
doktor2002

 
Varsayılan

Yani benim anladığım bu durumda idare ceza vermeye kalksa da sonuçta idari işlemin iptali davasıyla memur lehine oluyor...
Old 03-08-2012, 08:33   #8
özfn_34

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Yani benim anladığım bu durumda idare ceza vermeye kalksa da sonuçta idari işlemin iptali davasıyla memur lehine oluyor...

Evet, ben öyle düşünüyorum.
Old 05-08-2012, 02:01   #9
Emre Can

 
Varsayılan

"Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak" ifadesi çok muğlak olduğundan zinanın bu kapsamda ele alınıp memura uyarı cezası verilebileceği düşünülebilir.Bu bir idari yaptırım olduğundan kanunilik ilkesinin mutlak surette katı şekilde uygulanması beklenmez.
Old 05-08-2012, 15:03   #10
doktor2002

 
Varsayılan

Peki sizce evlilik birliğinin korunması açısından zina tekrar suç sayılmalı mı?
Old 05-08-2012, 15:30   #11
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Peki sizce evlilik birliğinin korunması açısından zina tekrar suç sayılmalı mı?

Yasalar evlilik birliğini korumaya yetmez. Evlilik birliğini ancak eşler koruyabilir. Evlilik dışı ilişkilerin suç sayılması ise çağdaş dünyaya ait bir görüş değildir.
Old 05-08-2012, 20:09   #12
doktor2002

 
Varsayılan

Cengiz bey doğru söylüyorsunuz ama yasa da suç olmayınca sanki her alanda bu tarz suçlar artıyor gibi haksız mıyım?
Old 05-08-2012, 23:45   #13
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Cengiz bey doğru söylüyorsunuz ama yasa da suç olmayınca sanki her alanda bu tarz suçlar artıyor gibi haksız mıyım?

1- Hala suç diyorsunuz, oysa ilk mesajınızdan bunun suç olmadığını bildiğinizi anlıyorum.
2- Artış olup olmadığnı iddia edebilmek için elinizde bir veri (örneğin bir istatistik) olmalı.
3- Cezaların caydırıcı, cezasızlığın teşvik edici etkisinin çok az olduğunu düşünüyorum. Başka bir deyişle; cezaların artması suçu engelleyemediği gibi, cezanın azaltılması ya da kaldırılması da suçu önemli oranda arttırmaz. Örneğin, yağma suçunun cezası 2005'de yürürlüğe giren ceza yasamızda ortalama yarı yarıya azaltıldığı halde bu suçlarda olağandışı bir artış yoktur. Suç sayılan eylemleri azaltan ya da arttıran nedenleri sosyolojik alanda aramak gerekir.
Old 05-08-2012, 23:46   #14
Av. SEZGİ SARISALTIK

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?
gerek Ceza mevzuatında gerekse 657 sayılı mevzuatta cezalar kanunilik ilkesine bağlıdır. kanunda açıkça suç ya da disiplin cezası olarak düzenlenmeyen bir fiil için ceza verilemez. ancak kınama cezası veriliyor ise bunun tek dayanağı da büyük ihtimalle hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güvenini sarsmaktır. ancak yine de idare burada yorum yolu ile ceza vermektedir ki bu durum da hukuki değildir.
idare böyle bir durumda ceza verdiği takdirde iptal davası açmakta yarar var. ancak durumu anlatabileceğiniz bir mahkemeye düşmekte bir o kadar önemli.kolay gelsin
Old 06-08-2012, 10:27   #15
Admin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Peki sizce evlilik birliğinin korunması açısından zina tekrar suç sayılmalı mı?
Başka bir kişiyle birlikte olmak isteyen ve sadece "hapse girmemek için" olmayan bir eşiniz olması sizi mutlu eder mi?

Evlilik herşeyden önce "duygusal" bir birlikteliktir, hapis cezaları ile "korunmaya"(!) çalışılıyorsa zaten çoktan dağılmış demektir.

Tıpkı bu konunun "zina tekrar suç sayılmalı mı" sorusuyla dağıldığı gibi.
Old 06-08-2012, 11:07   #16
Av.MFD

 
Varsayılan Danıştay 5. Dairesi

BEŞİNCİ DAİRE 1992/2603K. 1989/2846E. 13/10/1992

KARAR METNİ TÜRK POZİTİF HUKUKUNDA ZİNA FİİLİNİ HAYSİYET VE ŞEREF KIRICI SUÇ OLARAK KABUL ETME OLANAĞI BULUNMADIĞINDAN ZİNA SUÇUNDAN 6 AY HAPSE MAHKUMOLAN DAVACININ MEMURİYET NİTELİĞİNİ KAYBETTİĞİNİN DÜŞÜNÜLEMEYECEĞİ HK.<

................
Ahlaka aykırı bir fiilin yaptırımı Türk Ceza Kanununda yer almadığına,ancak toplumun bazı kesimlerinde fiilin niteliğine göre "ayıp" yaptırımı ile karşılanan bir davranış olarak yer aldığı açık olduğuna göreTürk Pozitif Hukukunda zina fiilini haysite ve şeref kırıcı suç olarak kabul etme olanağı yoktur.


Bu durumda, davacının zina suçundan 6 ay hapse mahkum olması nedeniyle memurluk niteliğini kaybettiği düşünülemiyeceğinden bu nedene dayanılarak ilgilinin görevine son verilmesi işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir.


Açıklanan nedenlerle Ankara 2.İdare Mahkemesinin 31.5.1988 günlü, 1988/617 sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına karar verildi.

ŞT/NÇ


http://www.danistay.gov.tr/kerisim/o...tin&dokid=7413

Şahsi düşüncem: Evrensel hukuk ve çağdaş dünyada zina fiiline ilişkin müeyyidelerin(maddi-manevi) olmaması (hapis cezasını tasvip etmiyorum) bu fiillerin işlenebilirliğini toplumumuz ve kültürel kodlarımız uyarınca uygun bulduğumuz manasına gelmemelidir. Ki günden güne artan kadına şiddetin ve sevgili cinayetlerinin de bu uygunsuzluğun nisbeten göstergesi olduğunu da düşünüyorum.
Old 06-08-2012, 21:05   #17
doktor2002

 
Varsayılan

Saygıdeğer üyeler gerçekten yorumlarınız çok etkileyici bence de çağdaş bir toplumda zinanın suç kabul edilmesi evlilik birliğini korumaya yetmez bireyin kendi vicdanının ön planda olduğunu düşünüyorum.
Old 06-08-2012, 23:09   #18
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.MFD
Şahsi düşüncem: Evrensel hukuk ve çağdaş dünyada zina fiiline ilişkin müeyyidelerin(maddi-manevi) olmaması (hapis cezasını tasvip etmiyorum) bu fiillerin işlenebilirliğini toplumumuz ve kültürel kodlarımız uyarınca uygun bulduğumuz manasına gelmemelidir. Ki günden güne artan kadına şiddetin ve sevgili cinayetlerinin de bu uygunsuzluğun nisbeten göstergesi olduğunu da düşünüyorum.

Sayın Av.MFD,

karışık cümleleri anlamada zorluk çektiğim için alıntıladığım iki cümlenizi tam olarak anladığımdan emin değilim. Ne anladığımı anlatmaya çalışayım, yanlış anlamışsam ve anlıyorsam düzeltin lütfen.

'Evrensel hukuk'ta (bağlı olduğumuz kıta Avrupası hukukunu kast ediyorsunuz zannedersem)ve 'çağdaş dünyada' zina fiiline bir müeyyide uygulanmaması bizi alakadar etmez, çünkü bizim toplumumuz ve 'kültürel kodlarımız' zina fiilini kabul etmez mi demek istiyorsunuz ilk cümlenizle?
Not: Neden cümlenin ilk kısmında 'zina fiili', ikinci kısmında 'bu fiiller' kavramlarını kullandığınızı çıkaramadım. Zina fiilinden başka bir fiil de mi söz konusu olayda? Neden ikinci kısımda çoğul?

Bence durum, 'Ki günden güne artan kadına şiddetin ve sevgili cinayetlerinin de bu uygunsuzluğun nisbeten göstergesi olduğunu da düşünüyorum.' cümlenizin tam tersi. Benim düşünceme göre 'Kadına şiddetin' ve 'sevgili cinayetlerinin' en büyük körükleyicilerinden birisi, yargımızın (Yargıtayın) ceza olmaktan çıkarılmış bir fiili tazminat konusu yapması ve haksız fiil olarak nitelendirmesi gerçeğinde yatmaktadır. Zina ceza olmaktan çıkarıldığı halde bir müeyyidesi vardır Türk hukukunda. Zina yapan eşine şiddet uygulayanın veya eşini öldürenin cezasını ağır tahrikten dolayı azaltan yargı, bu gibi kişilere müsamaha gösterdiği sürece kadına karşı şiddetin önü alınamaz.

Olay, imam ve cemaat olayıdır. Yargı, kendisine ihanet eden hamile eşini öldüren kocaya ağır tahrik indirimi uygularsa cemaatin kadına karşı şiddet kullanması kaçınılmazdır.

Saygılarımla
Old 07-08-2012, 08:51   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
zinanın suç kabul edilmesi evlilik birliğini korumaya yetmez
Sayın doktor2002

Çok haklısınız:

Hukukun gücü insanlığın gelişmişliği ile sınırlı. İnsanların adalet anlayışı bencillik ve saldırganlık yüzünden henüz çok geri. Ayrıca, insanlar (hatta kadınlar) kadını erkeğin malı olarak görmekte.

Kadını mal olarak gören anlayış aşılmadıkça, hukuk, kadına karşı şiddetin önüne geçemez. Hukuk kuralları, kadın konusunda temenni olarak kalmakta.

Bu nedenle, hukuk çerçevesinde bir tartışma hukuku geliştirir belki ama insanlığı geliştirmiyor.

“Önce insan.” Sonra kendiliğinden hukuk gelişir zaten.

Meraklısına Örnek:
Türk Medeni Kanunu’nu 2001 yılında değiştirmekle kadın lehine pek çok kural getirildi. Bu lehe kurallardan pek çok kadın yararlandı. Bunlar hukuk adına gelişme olarak kaydedildi. Ne var ki, hukuktaki bu gelişme sadece az gelişmiş erkekler üzerinde etkili oldu. Kadını mal olarak gören gelişmemiş erkekler üzerinde etkili olmadığı her gün gazete haberlerinde yazıyor. Kanun değişikliğinden bu yana geçen on yıl boyunca kadın kanı akmaya devam etti.

Meraklısına Başka Örnek:
Zinanın suç sayıldığı dönemde akan kan daha az değildi.

Saygılarımla
Old 08-08-2012, 21:37   #20
doktor2002

 
Varsayılan

Sayın Armağan Konyalı mükemmel bir yorum olmuş teşekkürler..
Old 09-08-2012, 10:44   #21
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?

Evet veriliebilir. Fakat bu ceza idari nitelikte ve "idari makamlarca" verilen ve yine türleri ilgili yasasında gösterilen disiplin cezalarıdır ve bunlara karşı da idari yargı yolları açıktır. Disiplin cezaları yargısal kararlar değil idare hukuku anlamında idarenin idari işlemleridir. Bu ayırıma dikkat ediniz. Mahkemelerce verilen ceza değildir bunlar, zira zina suç değildir. Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralı buna engeldir.
Old 18-08-2012, 17:28   #22
mervealcik

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan GamYıl
Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince ceza verilemeyeceğini düşünüyorum,suç olmaktan çıkarılan bir durumdur bilindiği üzere boşanma nedeni olarak gösterilmektedir.Bunu disiplin suçu olarak nitelendirmek özel hayata gereğinden fazla müdehale niteliği taşımaz mı?


Söylediğinize katılıyorum özel hayata gereğinden fazla müdahale olup olmadığı hususu çok ince bir nokta ve somut olayın durumuna göre titizce değerlendirilmeli , müdahalenin orantılı olup olmadığı o memurun olaydaki tutum ve davranışları çerçevesinde, olayın nitelikleri göz önüne alınarak ölçülmelidir ama uygulamada ne kadar titiz davranılıyor o da bir muamma.
Old 22-08-2012, 21:56   #23
doktor2002

 
Varsayılan

Merve hanım olayın niteliğine göre müdahale demişsiniz.. Memur işinde gayet başarılı ise özel hayatı sorgulanıp yerine göre ceza mı verilmeli sizce? Çok özür dilerim ama kişilerin gece evde ne yaptıklarına ya da mesai saatleri dışındaki yaşantılarına karışılması ne kadar medeni sizce?
Old 22-08-2012, 22:02   #24
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Hakim kararı olmadan yapılamayacak iş ve işlemler vardır. Resmi hukuku gözetmeden sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz. Yapılırsa değer yargılarıyla ve insani bir yaklaşımla yapılmış olur ama hukuki olmaz...

Bir kamu görevlisi hakkında, mevzuatta açıkça yazılı bir disiplin cezası tesis edilecekse harici (dışa yansıyan, bariz) deliller ve varsa mahkeme dosyasındaki bilgiler değerlendirilmek ve diğer soruşturma yetkileri çerçevesinde usulüne uyularak, savunma hakkı tanınarak, bu sonuca varılır veya varılmaz.
Old 23-08-2012, 20:47   #25
doktor2002

 
Varsayılan

tabi ki kanıtlar önemli ama bir insana idari açıdan bu ceza verilse bile yargıdan kesinlikle geri döneceği kanaatindeyim sonuçta insanların özel hayatı koruma altında değil mi? Artı en çok tartışılacak konu bu durumun nasıl kanıtlanacağı telefonları mı dinlecek?
Old 24-08-2012, 00:47   #26
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan doktor2002
tabi ki kanıtlar önemli ama bir insana idari açıdan bu ceza verilse bile yargıdan kesinlikle geri döneceği kanaatindeyim sonuçta insanların özel hayatı koruma altında değil mi? Artı en çok tartışılacak konu bu durumun nasıl kanıtlanacağı telefonları mı dinlecek?

Disiplin soruşturmalarında telefon dinlenmesi gibi bir şey mümkün değildir. Ceza yargılamasında bile iletişimin tespiti ancak belirli suçlar sözkonusu olduğunda yapılabilir. (Bakınız: CMK 135)
Ancak gözden kaçırdığınız iki nokta var bence:
1- Disiplin soruşturması ile ceza yargılaması farklıdır. Ceza yargılamasında maddi gerçek aranır. Ancak disiplin soruşturmalarında "haysiyetsiz hayat sürmek" gibi muğlak bir disiplin suçunun oluşup oluşmadığı konusunda soruşturmaya yetkili kişi ya da kurulun kanaati rol oynar.
2- Böyle muğlak bir "suç"dan dolayı kanıtlara değil de kanaate dayanılarak ceza verilirse idari yargıdan döner mi? Bilmiyorum. En iyisi bir fıkra anlatayım: Bizim bakanlardan biri İsviçre'de denizcilik bakanlığı olduğunu öğrenince şaşırıp "Sizde deniz yok ki, bu bakanlık niye var?" diye sormuş. İsviçreli bakan da "E sizde de adalet yok ama bakanlığı var." demiş.
Old 24-08-2012, 22:29   #27
doktor2002

 
Varsayılan

Cengiz bey durumu o kadar güzel açıklamışsınız ki gerçekten teşekkür ederim size...
Old 07-12-2012, 21:58   #28
Teknik_Uzman

 
Varsayılan Yalın ve kısa iki nokta..

Alıntı:
SORU: Zina artık ceza yasamızda suç değil ama bazı yerlerde devlet memurlarına zina nedeniyle kınama verilirken bazı yerlerde verilmemektedir.. Yasalarımızda suç olmayan bir kavramdan dolayı yine de kişi ceza alabilir mi?.

YANIT:
Alıntı:
Yazan Av.Ömer Güntay
Evet veriliebilir. Fakat bu ceza idari nitelikte ve "idari makamlarca" verilen ve yine türleri ilgili yasasında gösterilen disiplin cezalarıdır ve bunlara karşı da idari yargı yolları açıktır. Disiplin cezaları yargısal kararlar değil idare hukuku anlamında idarenin idari işlemleridir. Bu ayırıma dikkat ediniz. Mahkemelerce verilen ceza değildir bunlar, zira zina suç değildir. Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralı buna engeldir.

Yalın ve kısa iki nokta.. Daha fazlasına, öncesine hiç gerek yok artık!
Konuyu, böylesine berrak, can alıcı noktasından alıp çözene çok teşekkürler.
Old 08-12-2012, 15:21   #29
Abalı

 
Varsayılan

Devlet memurları için tanımlanmış "zina" suçu yoktur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin suçlarını içeren maddeleri arasında zina yoktur. Ancak bazı Bakanlıklar ve kurumlar, çıkardıkları Yönetmelikle çeşitli düzenlemeler yapabiliyorlar.

Örneğin öğretmen, asker ve polislerin iç tüzüklerinde, nikahsız olarak karşı cins ile birlikte yaşamak kesinlikle yasaktır. Ancak bunun dışında zinaya, yani nikahsız gerçekleştirilen cinsel ilişkiye hiç bir yönetmelikte sınırlama getirilmemiştir.
Old 09-12-2012, 00:22   #30
Teknik_Uzman

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Abalı
Devlet memurları için tanımlanmış "zina" suçu yoktur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin suçlarını içeren maddeleri arasında zina yoktur. Ancak bazı Bakanlıklar ve kurumlar, çıkardıkları Yönetmelikle çeşitli düzenlemeler yapabiliyorlar.

Örneğin öğretmen, asker ve polislerin iç tüzüklerinde, nikahsız olarak karşı cins ile birlikte yaşamak kesinlikle yasaktır. Ancak bunun dışında zinaya, yani nikahsız gerçekleştirilen cinsel ilişkiye hiç bir yönetmelikte sınırlama getirilmemiştir.


Gerçekten de, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin suçlarını içeren maddeleri arasında zina", ismen yoktur. Ancak buna cevaz veren hâl ve tutumlar, zinâyı farklı düzeydeki ceza paketleri açısından bir disiplin suçu olarak görebiliyor.

[FONT='Verdana','sans-serif']
Alıntı:
Yazan Ahmet Kılınç, Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi
[/font]
Alıntı:
Yazan Ahmet Kılınç, Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi
[FONT='Verdana','sans-serif'](turkhukuksitesi .com / makale_97); Devlet Memurları Kanununda Düzenlenen Disiplin Suç Ve Cezaları - Hukuki İncelemeler Kütüphanesi)[/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']"DMK’nun 125 inci maddesinde disiplin suç ve cezaları sayılmıştır. Cezalar uyarma , kınama , aylıktan kesme , kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır."[/font]
[FONT='Verdana','sans-serif']UYARMA CEZASINI GEREKTİREN FİİLVE HAL: [/font][FONT='Verdana','sans-serif']“Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak (md. 125/A-e).
2670 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce bu hüküm “vakara uymayan durum ve davranışları görülmek” şeklindeydi . Bu hükümde önemli olan nokta , tek bir fiil eğer Devlet memuru vakarına yakışmayan davranış oluşturuyorsa, suçun oluşması için bu durum yeterlidir.
Suçun maddi unsuru, memurluk vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmaktır.
“Tutum", olaylar karşısında takınılan tavırdır. Hiçbir harekette bulunmamak, pasif kalmak ile de memurluk vakarına yakışmayacak bir “tutum” takınılmış olunabilir. Takınılan tutum memurluk ciddiyeti ile bağdaştırılamıyorsa bu suç oluşmuş demektir.
Memurluk vakarından anlaşılması gereken ; memurda , toplum toplum tarafından görülmesi istenen ağır başlılık ,ciddiyet ve aynı zamanda Devlet memurluğunun statüsü gereği kendisinden istenen standart davranış normlarıdır.” …[/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']KINAMA CEZASINI GEREKTİREN FİİLVE HAL: [/font][FONT='Verdana','sans-serif']“Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlara bulunmak(md.125/B-d)

DMK’nun 8 inci maddesine göre “ Devlet Memurları ,resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.” Bu zorunluluğu yerine getirmeyen memurlara md.125/B-d da belirtilen ceza verilecektir.
Bu hükümle memurun görev dışında da “Devletin bir memuru olduğunun” bilincinde olması istenmiştir.
Kanunumuz Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmayı “ hizmet içi”ve “hizmet dışında” olarak ikiye ayırmıştır.Bu düzen-lemede hizmet dışını, hizmet içindekine göre daha hafif müeyyide ile cezalandırmıştır.
Hangi fiillerin bu suçu oluşturduğu yolunda standart ölçüler yoktur ; yer ve zamana göre farklı değerlendirmeler olacaktır.” … [/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']“Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak,işaret,resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak(md.125/B-ı)
Genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ; toplumun benimsemiş bulunduğu ahlak kurallarına ters düşen ,edebe aykırılık niteliği taşıyan davranışlardır.” … [/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']AYLIKTAN KESME CEZASININ VERİLMESİNİ GEREKTİREN FİİL VE HAL: [/font][FONT='Verdana','sans-serif']“Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak(md.125/C-ı)
Fıkra da memurun hizmet içinde itibar ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmaları düzenlenmiştir.Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak suçu daha hafif cezayı gerektiren bir suçtur.
Bu fıkrada düzenlenen suç yoruma müsaittir.Davranışların itibar ve güven duygusunu sarsıcı sayılıp sayılmaması mesleğin özelliğine ve fiilin niteliğine göre değişmektedir.
2670 sayılı Kanun ile değişmeden önceki düzenlemede de bu kural vardı ve karşılığı kısa süreli durdurma cezasıydı. [/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']
Bir idari yargı kararında konu şu şekilde değerlendirilmiştir:
“Beden eğitimi öğretmeni olan davacıya kız öğrencilere karşı öğretmenliğe yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunarak devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak eylemlerde bulunması nedeniyle 657 sayılı yasanın 125/C-ı maddesi uyarınca verilen 1/8 oranında aylıktan kesme cezasının iptali istemiyle açılan davayı; öğrenci öğretmen ve okul müdürünün anlatımlarının birlikte değerlendirilmesinden davacının kız öğrencilere karşı tutum ve davranışlarının yanlış anlamalara meydan verebilecek nitelikte olduğu , öğretmen olarak okulda yanlış bir izlenim bıraktığı , hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsan eylemi nedeniyle verilen cezanın yasalara aykırı olmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 15.10.1991 gün ve 1580 sayılı kararının .... dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden de bulunmadığından,temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına.”” (Danıştay 8.D.3.3.1993 g.,1992/1723 E.,1993/1139) …[/font]

[FONT='Verdana','sans-serif']DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASININ VERİLMESİNİ GEREKTİREN FİİL VE HAL: [/font][FONT='Verdana','sans-serif']“Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak (md.125/E-g)
Fıkranın uygulanmasında en önemli nokta yüz kızartıcı hareketlerin neler olduğunun tespitidir. Çünkü Ceza Kanununda yüz kızartıcı suçların tanımı yapılmamıştır.
DMK’nun 48 inci maddesinde yüz kızartıcı suçlar olarak zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas suçları yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış ve bu sayma sonunda "gibi" sözcüğü kullanılarak bu saymanın tahdidi olmadığı ve benzer suçların da yüz kızartıcı suçlardan sayılabileceği anlamına gelen bir düzenleme mevcuttur.
Fıkrada ayrıca utanç verici hareketlerden de söz edilmektedir. Böylece yüz kızartıcı suç sayılmamakla birlikle utanç verici suçlardan sayılan hareketlere de Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilecektir.Utanç verici hareketler ,toplumda yerleşmiş yüksekahlaki değerlere tezat olan, adap ve aile düzenini tahribe yönelik olan cürümlerdir. Bu cürümler TCK’nun genel adap ve aile düzenine karşı cürümler şeklinde ayrı bir bapta düzenlenmiştir.”[/font]
[FONT='Verdana','sans-serif']
[/font]
Katkılar için THS üyelerine teşekkürler..
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Acil işçi alacağı devlet alacağıyla garamete girer mi rudy baylor Meslektaşların Soruları 3 23-10-2009 09:55
Avukatlar ve mali suçlara ilişkindir. Av. Muzaffer ERDOĞAN Hukuk Haberleri 0 17-04-2008 12:37
Dostluğa bakış açınız nedir? üye18721 Site Lokali 27 09-11-2007 21:37
Amerikalı Yargıçtan yüz kızartıcı ceza Seyda Hukuk Haberleri 0 09-12-2006 09:21
Yüz kızartıcı suç-boşanma davası Av.Zeynep Meslektaşların Soruları 5 09-05-2006 17:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08115602 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.