Mesajı Okuyun
Old 06-02-2009, 09:06   #71
Kilimanjaro

 
Varsayılan Yasal sorumluluk tutarı talebi için öncelikle çek aslı muhatap bankaya götürülmelidir

Öncelikle, bu konuyla ilgili şahşi görüşüm, ibraz esnasında kanuni sorumluluk tutarı talep edilmediyse, çek aslının mutlaka yeniden bankaya ibraz edilmesi gerektiği yönündedir. Zira bankaların çeklerle ilgili sorumluluğunu düzenleyen 3167 sayılı Kanun’un “ibraz ve ödeme” başlığını taşıyan 4.maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir bankanın 3167 sayılı Kanun’un 10.maddesinden kaynaklanan borcunu ifa edebilmesi için, öncelikle çek aslının hamil tarafından ilgili bankaya ibraz edilmesi ve bankanın çek aslını yedinde alıkoyarak ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisini hamile vermesi gerekmektedir. Bu hususla ilgili bir Yargıtay kararına yer vermek istiyorum:

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/13912
K. 2004/13781
T. 13.12.2004
• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( Ödenmesi için Çekin Bankaya Teslim Edilmesi ve Talebe Gerek Olduğu Halde Doğrudan Doğruya Tahsili Amacıyla Yapılan İcra Takibine Bankanın İtirazı Nedeniyle )
• ÇEKTE BANKANIN SORUMLULUĞU ( Çek Aslı Bankaya Teslim Edilmeden Ve Talepte Bulunulmadan Bankalara Karşı Kanuni Sorumluluk Tutarına İstinaden İcra Takibi Yapılamayacağı )
2004/m.67
3167-1/m.1,4,10
DAVA : Dava dilekçesinde 60.000.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davalı banka şubesine ait çekin süresinde bankaya ibrası üzerine çek akasına "karşılıksızdır" kaşesi basıldığı halde 3167 sayılı yasanın 10. maddesi uyarınca her çek yaprağı için ödenmesi gereken 60.000.000 lira çek yaprağı bedelinin, bu bedelin ödenmesi için çekin bankaya teslim edilmesi ve talebe gerek olmadığı halde ödenmediği için tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ise de takibe itiraz edildiğinden itirazın iptali, inkar tazminatının tahsili talep ve dava edilmiştir.
Dava banka vekili cevabında; ödeme için davacının 3167 sayılı yasanın 4. ve 10. maddesi gereğince aslını ibraz ederek onaylı fotokopisini alması ve talepte bulunması gerektiği halde bu şekilde başvuru yapılmadığından ödeme yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, muhatap bankanın karşılıksız çek yaprağı için sorumlu olduğu miktarı çek hamilinin talebi olup olmadığına bakılmaksızın ödemekle yükümlü olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3167 sayılı yasanın değişik 4. maddesi uyarınca; "çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğü, 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlıdır. 1. maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamiline verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi; Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.
Hükümet gerekçesine göre maddenin bu şekilde değiştirilmesinin amacı, keşideci ve hamilin anlaşarak bankayı dolandırmalarını önlemektir.
O halde, davacının çek asılını bankaya teslim etmediği ( teslim etmeyi de halen kabul etmediği )için davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Esasen yukarıdaki Yargıtay Kararında ve hükümet gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere, 3167 sayılı Kanun m.4/2 hükmünün bu şekilde düzenlenmesinin amacı, keşideci ve hamilin anlaşarak bankayı dolandırmalarını önlemektir. Bir an için kanuni sorumluluk tutarının tahsili için muhatap bankaya çek aslı teslim edilmeden bankalara karşı ilamsız takip yapılabileceği kabul edildiğinde, çek aslını alamadığı halde icra müdürlüğüne kanuni sorumluluk tutarını ödemek zorunda kalan bir bankanın, aynı çekle ilgili olarak mükerrer kanuni sorumluluk tutarı tahsil talepleriyle karşı karşıya kalabileceği, keza, ilamsız takip yoluyla bankadan kanuni sorumluluk tutarını tahsil etmesine rağmen çek aslını bankaya teslim etmemiş olan çek hamilinin, bu çekle ilgili olarak (bankadan tahsil ettiği meblağı çek tutarından düşmeksizin) keşideciden çek bedelinin tamamını tahsil ederek bankanın keşideciye rücu etme hakkını ortadan kaldırabileceği, vs. gibi ihtimallerin ortaya çıkması ve bu tarz yollarla bankaların dolandırılması söz konusu olabilecektir.

Öte yandan, Yargıtay 19. HD 2004/9172 E., 03.03.2005 tarih ve 2005/2222 sayılı Kararı ile aynı dairenin 2004/6909 E., 15.02.2005 tarih ve 2005/1234 sayılı Kararının da yukarıdaki sonucu değiştirmediği kanaatindeyim. Çünkü bu kararlardan ilkinde “ibraz sırasında istenmeyen kanuni sorumluluk tutarının daha sonradan istenemeyeceği” keza diğerinde de "bankanın sorumlu olduğu miktarın ödenmesine ilişkin talebin çekin ibraz edildiği anda yapılması gerektiği” şeklindeki görüşler Yargıtay tarafından gayet doğal bir şekilde haklı görülmemiştir. Özetle, kararların içeriğinde kanaatimi değiştirmemi gerektirecek bir husus bulunmuyor. Kaldı ki, yukarıda da belirttiğim gibi, kanuni sorumluluk talebi için çek aslının muhatap bankaya götürülmesi gerektiğini bizzat kanun emrediyor ve bu hükmün sebebini de "bankaların dolandırılmasının önüne geçmek" olarak açıklıyor. Buna rağmen Yargıtay'ın, içtihat yoluyla, kanunun açıkça ortaya koyduğu bu mükellefiyeti ortadan kaldıracak yahut anlamsızlaştıracak bir çizgi benimsemesinin zaten mümkün olamayacağını düşünüyorum.

Son olarak, çek kanuni sorumluluk tutarı talepleri için öncelikle ve mutlaka çek aslının muhatap bankaya ibraz edilmesi gerektiği yönündeki yukarıdaki açıklamaların takas yoluyla ibraz edilmiş çekler için daha da kuvvetli bir görünüm arz ettiğini de belirtmek isterim. Zira [FONT='Times New Roman','serif']3167 sayılı Kanun’un 6/son maddesi konuyla ilgili şu açık hükmü getirmiştir: “[/font][FONT='Times New Roman','serif']Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz…”[/font][FONT='Times New Roman','serif'] Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, takastan ibraz edilen çeklerle ilgili olarak Kanun ihtilafa meydan vermeyecek açıklıkta, takasta karşılıksız şerhi düşüldükten sonra çekin hamil tarafından muhatap bankaya fiilen ibrazına kadar (kanuni sorumluluk tutarı dahil olmak üzere) ödeme yapılmaması gerektiğini ifade etmiştir.[/font]