Mesajı Okuyun
Old 24-11-2002, 18:14   #1
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Kadının Soyadı Olacak Mı?

Yargıdan 'taş fırın' kararı


Anayasa Mahkemesi, kadının, eşinin soyadını almasını 'Bu kamu yararına bir gelenek' diye eşitliğe aykırı bulmadı. Gerekçesi yeni yayımlanan dört yıllık kararda Sezer'in de imzası var.


Anayasa Mahkemesi, Medeni Kanun'un 'Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır' maddesinin iptal istemini "Bu durum eşitliğe aykırı değil" diye reddetti.
Kadın-erkek eşitliği tartışmasında önemli yer tutan 'kadına kocasının soyadı' kuralı Anayasa Mahkemesi'ne taşınmış; bir yerel mahkeme geçen yıl yürürlükten kaldırılan Medeni Kanun'un buna ilişkin 153. maddesinin iptalini istemişti. Mahkemesi 29 Eylül 1998'de 3'e karşı 8 oyla iptal istemini reddetmişti. Ret kararına katılanlar arasında eski mahkeme üyesi olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de yer almıştı.
Ret kararının gerekçeleri dört yıllık gecikmeyle dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Mahkemenin onayladığı bu kural geçen yıl çıkarılan yeni Türk Medeni Kanunu'nda da yer almıştı. Dolayısıyla 'erkekler' lehine bu yorum bundan sonra da geçerli.


Mahkemenin, ret gerekçeleri şöyle:


"İtiraz konusu kural kimi sosyal gerçeklerin doğurduğu zorunluluklardan ve yasa koyucunun yıllar boyu kökleşmiş bir geleneği kurumsallaştırmasından kaynaklanmaktadır. Ale isminin kuşaktan kuşağa doğumla geçmesiyle aile birliği devam etmiş olacaktır. Kamu yararı, kamu düzeni ve kimi zorunluluklar soyadının kocadan geçmesinin tercih nedeni olduğunu göstermektedir. Kaldı ki itiraz konusu kuralda aile isminin sadece erkeğin soyadına bağlanacağı öngörülmeyip, kadın başvurduğunda kocanın soyadıyla birlikte kızlık soyadını da kullanma olanağı vardır.
Kadının evlenmekle kocasının soyadını almasının cinsiyet ayrımına dayanan bir farklılaşma yarattığı savı da yersizdir. Anayasa'nın 10'uncu maddesindeki eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler kimi kişiler için değişik kural ve uygulamaları gerekli kılabilir. Yasa koyucunun aile soyadı olarak kocanın soyadına öncelik vermesi, bu haklı nedenler karşısında eşitliğe aykırılık oluşturmaz."


Muhalifler: Bu ayrımcılık


Bu karara mahkeme başkanı Mustafa Bumin ile üyeler Yalçın Acargün ve Fulya Kantarcıoğlu muhalif kaldı. Türkiye'nin 1985'te katıldığı, 'Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nin 'farklı cinslerin eşit haklara sahip olması' ilkesini esas aldığına işaret eden üyeler, maddenin iptalini şu gerekçeyle istedi:


"Bu kural evlilik birliği içinde aynı hukuksal konumda bulunan taraflardan kocayı kadın karşısında üstün duruma getirmektedir. Bu 'eşitsizliği' kamu düzeni, kamu yararı gibi soyut kavramlarla açıklamak olanaksızdır. Evlenen kadının soyadı üzerindeki kişilik hakkını kimi olasılıklara dayanarak sınırlandırmak demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmaz.
Aile soyadının seçimini, evlilikte eşit haklara sahip eşlerin özgür iradesine bırakmayıp, kocaya mutlak bir üstünlük sağlayan kural, yalnız eşitlik ilkesine değil, kadının soyadı üzerindeki kişilik hakkına müdahale niteliği taşıdığından Anayasa'nın 17'nci maddesine de aykırıdır."

* 16.11 2002 tarihli Radikal gazetesinden alınmıştır.

Av.Habibe Yılmaz Kayar
İstanbul Barosu