Mesajı Okuyun
Old 05-10-2018, 13:28   #3
av__emrah

 
Varsayılan

Cevabınız için teşekkür ederim sayın meslektaşım. Araştırmalarım neticesinde ben de böyle bir karar buldum;



T.C YARGITAY
13.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/ 24273
Karar: 2018 / 5594
Karar Tarihi: 10.05.2018


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yaptırılan ... Toki Konutlarından daire satın aldığını, dairenin tesliminin birçok eksik ile yapıldığını ve taşındıktan sonra ayıplı imalat tespit edildiğini, bir kısmını kendi imkanları ile tamamladığını, buna rağmen tamamlanmayan eksik ve ayıplı imalatın mevcut olduğunu, bunun yanında apartmanın ortak kullanım alanlarında da eksik imalat bulunduğunu ileri sürerek daire içerisinde ve ortak kullanım alanlarındaki eksik iş ve ayıplı imalatların belirlenerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiş, ıslahla birlikte talep sonucunu 4.130,53 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.032,06 TL eksik imalat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacı temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı temyizi yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen miktar her bir davacı lehine ayrı ayrı hükmedilen 1.032,06 TL olup, karar tarihi (11.5.2016) itibariyle 2.190,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 282,15 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.