Mesajı Okuyun
Old 04-04-2008, 18:58   #5
üye14540

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY YASA YARARINA BOZMA
4. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLAMI
Esas No : 2007/8601
Karar No : 2007/8929
Tebliğname No : YYB/2007143280
Hakaret suçundan sanık Türk Ceza Yasasının 125/1-1. cümle,
125/3-a, 31/3, 52. maddeleri uyarınca 600.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2007 tarihli ve 2006/447 esas, 2007/214 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 19.06.2007 gün ve 32262 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2007 gün ve 143280 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 125/1-1. cümle 125/3-a maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasının anılan Yasanın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesinde 365 gün yerine, 45 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle sonuç para cezasının eksik tayin olunmasında isabet görülmemiştir" denilmektedir.
CYY'nın 260/1. maddesi uyarınca "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır."
1412 sayılı CYY'nın 305/2-1 maddesi ise;
" 1. Ikimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz." hükmünü öngörmektedir.
5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyannca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'nın 305/1.maddesi hükmüne göre, mahkemece hakaret suçundan verilen 600 YTL adli para cezası miktarı itibarıyla kesin ise de, Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarihli 2-187/222 sayılı kararında da belirtildiği gibi, YARGITAYIN DURAKSAMASIZ UYGULAMALARINA GÖRE TÜR VE MİKTARI İTİBARIYLA KESİN OLAN KARARLARIN DAHİ SUÇ VASFINA YÖNELİK TEMYİZİ HALİNDE YARGITAY DENETİMİNE TABİ TUTULACAKLARI, BU DURUMUN MADDİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILMASINI AMAÇLAYAN CEZA YARGILAMASININ DOĞAL SONUCU OLDUĞU BENİMSENMEKTEDİR. BUNA GÖRE SONUÇ ADLİ PARA CEZASI MİKTAR İTİBARİYLE TEMYİZ KESİNLİK SINIRININ ALTINDA KALMIŞ OLSA BİLE VASIF VE TÜRE YÖNELİK TEMYİZLER KESİNLİK SINIRININ AŞILMADIĞI GEREKÇESİYLE REDDOLUNAMAZ.
Açıklanan gerekçelerle yoklukta verilen kararın sanığa tebliği ve temyiz edilmemesi durumunda kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Sivas 1. Sulh Ceza mahkemenin 09.04.2007 gün ve 2006/447-2007/214 sayılı kararının
sanık tebliğ edilmediği ve dolayısıyla kesinleşmediği, anlaşıldığından
Tebliğnameye aykırı olarak Yasa Yararına Bozma isteminin REDDİNE, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 06.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Bu karardan da anlaşılacağı üzere suçun vasfına yönelik temyizlerde miktara bakılmıyor.